Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak canlı yayında gündeme ilişkin soruları cevapladı Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak canlı yayında gündeme ilişkin soruları cevapladı için yorumlar kapalı 832

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Habertürk, Show ve Bloomberg HT’nin ortak canlı yayınında, Veyis Ateş’in gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Hem oruç, hem de gecekondularda misafir olması gibi yoğun programlarına ilişkin soruya Erdoğan, bu programlara yabancı olmadığını belirterek, geçmişten bu yana yaşadıklarının, bu defa ramazan ayına denk geldiğini, havaların da güzel gittiğini, şu ana kadar bütün programlarda bugün tek, daha öncekileri çift miting olarak sürdürdüklerini söyledi.

Erdoğan, fırsat buldukça fakir evlerine gitmeye çalıştığını, dün akşam Balıkesir’de olduğu gibi toplu iftarlar yaptıklarını, bunun da ayrı bir keyif, heyecan verdiğini vurgulayarak, vatandaşların önlerini kestiğini, Balıkesir’de “Bir kahve içelim” diyen vatandaşı kırmayarak kafelerine girip beraberce çay ve kahve içtiklerini kaydetti.

Son olarak Bala’da 2 ev ziyareti yaptığını, bunların çok anlamlı olduğunu ifade eden Erdoğan, “Onların o gönülden gönüle bir bağ kurmaları, bağ kurmamız bize farklı anı yaşatıyor. Bu, bize bir şeyi daha getiriyor. O da nedir? Halkıyla bütünleşebilen bir cumhurbaşkanı. Onlar da halkına erişebilen, ulaşabilen cumhurbaşkanı olarak görüyor, tanıyor.” diye konuştu.

Erdoğan, ekonomi tahsili gördüğünü dile getirerek, şöyle devam etti:

“O günden bugüne, hocalarımız bize özellikle ‘Ekonomi cesaret ister’ derlerdi. Daha sonra ben siyasi yaşamımda, hayatımda buna şunu ilave ederdim; Ekonomi cesaret ister eyvallah ama hayat da bir cesaret işidir, hele hele siyaset tam bir cesaret işidir. Bunu göze alamayan, bunu yapamayan zaten bu işe hiç girmesin. E tabii ki belli bir bedeli ödemeyi de ne yapacaksın, göze alacaksın. Onun için biz 81 vilayetin 81’ini de defalarca dolaştık ama bakıyoruz ki muhalefetin böyle bir şeyi bugüne kadar olmadı.”

“GÜÇLÜ HÜKÜMETİ GÜÇLÜ MECLİSLE OLUŞTURACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 bakanın neden milletvekili adayı olmadığına ilişkin, şunları söyledi:

“Bu biraz da arkadaşlarımızın kendi tercihleri. Onlar farklı bazı düşünceler içerisinde de olmuş olabilirler. ‘Siz aday olmayın’, diye böyle bir danışıklı dövüş söz konusu değil. Gelecekte parlamento sayısı birçok şeyi de belirleyecek. Biliyoruz ki, parlamentodan kabineye alınacak olan arkadaşlar sebebiyle o sayı azalıyor. Çünkü parlamentodan istifade ederek kabineye eğer bakan alırsanız, onu kaybediyorsunuz. Nerede? Parlamentoda. Ağırlıklı olarak kabineyi nereden oluşturacaksınız? Daha çok dışarıdan oluşturacaksınız. Benim kafamdaki düşünce, parlamentodaki sayı çok önemli. Güçlü Meclis diyorsak, ikinci sloganımız güçlü hükümet. Güçlü hükümet diyorsak, o zaman güçlü hükümeti güçlü Meclisle oluşturacaksınız. Buradaki sayı bu bakımdan çok çok önemli. Halkıma özellikle istirhamda bulunuyorum. Eğer güçlü bir cumhurbaşkanı istiyorsanız, güçlü bir Meclise de ihtiyacımız var. Onun için AK Parti’yi, Cumhur İttifakı’nı da güçlü kılmanız lazım. Ak Parti eğer güçlü bir Meclis aritmetiği içerisinde yerini alırsa, o zaman şuna da inanacaksınız ki Cumhurbaşkanımız da o zaman çok çok daha güçlü olacaktır.”

Erdoğan, artık cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi olmayacağını, kararnameyle de her şeyin çözülemediğini dile getirerek, birçok şeyin kanunla çözüldüğünü, kanunla çözüleceği için de güçlü bir parlamento aritmetiği içerisinde yasal düzenlemelerin çok daha rahat, hızlı, seri yapılabileceğini anlattı.

AK Parti açısından güçlü parlamento sayısının asgari ne olduğuna ilişkin soru üzerine Erdoğan, bıçak sırtı değil 300’ün üzerinde bir rakamı yakalaması gerektiğini vurguladı. Cumhur İttifakı’nın da bir getirisi olduğunu kaldeden Erdoğan, bugüne kadar olan dayanışmanın bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğine inandığını, ittifakın şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi yürüyeceğini düşündüğünü ifade etti.

Kabinede yer alacak isimlerin belirlenip belirlenmediğine ilişkin soru üzerine Erdoğan, bu isimlerin açıklanmayacağını, bunun da doğru olmayacağını söyleyerek, “Bilinen veya belirlenen şu; biz dersimizi iyi çalıştık, iyi çalışıyoruz. Kaç kişiden oluşan bir kabine olacak? Bunun üzerinde çalışıyoruz. Bu bakanların dışında neler olacak? Mesela biz burada malum yardımcı bakanlar olacak. Yardımcı bakanların dışında, yeni sistemde bir ofis sistemini de oluşturacağız. Çok daha farklı birimleri bu ofis sistemi içerisinde aktive edeceğiz. Bunlar aslında görünmeyen ama direkt olarak cumhurbaşkanıyla ilintili olan birimler olacak. Bunların detaylarını, son düze çıktığımız anda çalışmalar da bitmiş olacak. O zaman da bunları açıklamış olacağız.” diye konuştu.

Başkan yardımcısı sayısının belirlenip belirlenmediğine ilişkin Erdoğan, “Anayasal düzenlemede de bu ortaya çıkmıştı. Bu bir olabilir, iki olabilir, daha fazla olabilir. Şu anda hedef burada bir ve ya iki başkan yardımcısı, bu işin ilk etabı.” dedi.

Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın kabineye gireceği iddialarını ilk defa duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda böyle bir düşünce söz konusu değil ama dünyada özellikle başkanlık sisteminin uygulandığı yerlerde, Genelkurmay Başkanları olsun, Milli İstihbarat Teşkilatları olsun çok büyük önem ifade ederler. Tabii ki şimdi bizim dönemimizde de bu birimler bu önemlerini koruyacaklar ama bunlar hangi sorumlulukları üstlenerek bunu koruyacaklar, şu anda yapılan çalışmalarla onların içeriğini de dolduruyoruz.” diye konuştu.

Yüksek Askeri Şura’nın daha farklı mı olacağı, bunların içerisinde kimlerin olup olmayacağı konusunda yapılan çalışmalarla Başkanlık sisteminin adımlarının atılacağını dile getiren Erdoğan, bakanlık sayısıyla ilgili olarak, şunları kaydetti:

“Yani kesinlikle bir defa 20’nin altında olacağı malum. Zaten bu işi 25’e falan başbakanlığım döneminde düşürmüştük. Hatırlarsanız, 37-38’di. Biz bunları oraya kadar indirdik. Bunlar hem devletin, hükümetin hakikaten işlevini ciddi manada ağırlaştırıyordu. Biz bunları buraya indirdikten sonra bir canlanma, hareketlenme geldi. Şimdi de biz başkanlık sisteminde, bir bakanlar -ki bu bakanlar 20’nin altında olacak- bu 13 olur, 15 olur, 17 olur böyle bir rakamlar kümesi, bir de bunların yanında bakan yardımcıları olacak. Bir de ofisler olacak ve bunlar aslında aynı bütün ama renkli. Böyle bir çalışmayla bunların bir kısmı zaten direkt Başkanla, Cumhurbaşkanıyla ilişkili olacak ve Cumhurbaşkanı istediği anda onları delege edeceği istihdam veya işle çok daha aktif hale getirebilecek.”

“DEMEK Kİ YOL ARKADAŞLARIM SÖYLENENLERİ İYİ KAVRADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstediklerinizi buldunuz mu, yoksa daha çok iş var mı?” sorusu üzerine, istediklerini büyük oranda bulduklarını söyledi.

2002’de yüzde 34,3 ile 363, 2007’de yüzde 46,6 ile 341, 2011’de yüzde 49,9 ile 327 milletvekili çıkardıklarını, sürekli bir artış yaşandığını ifade eden Erdoğan, sadece 7 Haziran’da bir düşüş söz konusu olduğunu, onu da Kasım seçimiyle yüzde 49,5 oy alarak 317 milletvekiliyle parlamentoda yerlerini aldıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Demek ki benim yol arkadaşlarım, bu mücadeledeki, davadaki arkadaşlarım söylenenleri iyi kavradılar ve buna önem verdiler. Bu neticeyi de böylece almış olduk. Fakat bizi milletimiz de çok iyi anladı. Milletimiz de çok iyi anladığı için hamdolsun bu neticeleri yakalamada çok daha önümüzü açtılar. Peki daha iyi olmaz mı? Ben daha iyi olacağına da inanıyorum. Bugün Akhisar şehir stadının içinin tıklım tıklım doluşu, sıcakta, aynı zamanda oruçlu olarak kadın, erkek, genç, hep birlikte orada oluşları insanı duygulandırıyor.”

Erdoğan, yine Balıkesir ve Isparta’nın da aynı şekilde olduğunu belirterek, yarın Tekirdağ mitingini de Çorlu’da yapacaklarını, bu mitingle de Trakya’ya mesajlarını vereceklerini anlattı.

Daha sonra Edirne mitinginin de yapılacağını dile getiren Erdoğan, “Bu yol arkadaşlığında sadece partimin aktif kadrolarını değil, halkımızı da yanımızda bulmanın heyecanını yaşıyorum.” dedi.

Erdoğan, 16 yılda bu aşamaya geldiklerini, ancak ayaklarında ve bileklerinde prangalar bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Birçok zaman maalesef o prangalar sebebiyle yapmak istediğimiz işleri yapamamamın, bürokratik oligarşinin önümüze çıkardığı engellerin bedelini ağır ödedik. Biz buralara çok daha önce gelebilirdik. Bu bürokratik oligarşi sebebiyle maalesef bu gecikmeli oldu. Biz diyoruz ki bu dünyada olduğuna göre bizde yüzde 50 artı 1 olarak şu anda uygulamaya koyalım. Benim halkım da ne yapacak? Burada dünyanın değişik yerlerinde, değişik sistemler var. Örneğin, Amerika, Meksika, Brezilya, Arjantin, buralardaki sistemler Avrupa’daki sistemler. Bazı yerlerde İtalya çok farklı bir sistem geliştirdi. Yüzde 40’la başkanlığı vereceği bir sistem geliştirdi ama bakın hükümet kuramadılar, hala daha kuramıyor. Niye? Mesele işi yüzde 51 artı 1’i zorlayacak noktaya halk, millet gelirse, o zaman bu iş çok daha belki sürece gidiş zor olacak ama sonucu çok çok hayırlı olacak. Yüzde 50 artı 1’i aldı, parlamentoda da eğer çoğunluk oluşursa o zaman zaten o ülkenin yönetimi çok daha farklı olacaktır.”

“Partiler arası acaba uzlaşma sağlanabilir mi?” diyen Erdoğan, bunun için parlamentonun oluşmasına bu işi bırakmadıklarını, seçim öncesi bir ittifak anlayışı getirerek, seçim sonrasında da büyük bir gayret ve dayanışma içerisinde süreci devam ettirmesi için Cumhur İttifakı’nın şimdiden kurulduğunu söyledi.

“TANIŞTIĞIM LİDERLER BÜROKRATİK OLİGARŞİDEN YAKINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bürokratik oligarşinin dünyada köşeye sıkıştırmadığı ülkenin olmadığını dile getirdi.

Dünyada tanıştığı liderler arasında kendisinin en kıdemli liderlerden biri olduğunu anlatan Erdoğan, “Birçoğu geldi, gitti, değişti. Burada Rusya’dan Sayın Putin kıdem noktasında hemen hemen bunun dışında pek yok diyebilirim. Bu süreç içerisinde de tanıştıklarımın hepsi bu bürokratik oligarşiden hep yakınmıştır. Ama bazı ülkeler var ki bu oligarşiyi onlar çökertmişlerdir. Çökertenler de büyümeyi hızlandırmışlardır. Bizde de sadece yargı olayı değil yargıda da hükümette de yani yürütmede de bu sıkıntılar hep yaşandı.” diye konuştu.

Erdoğan, yargıda yaşanan sıkıntıların yürütmeyi de ciddi manada bloke ettiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Tabii yürütmeyi bloke edince siz mesafe alamıyorsunuz. Şimdi peki bu FETÖ’nün yargı mensupları nerede? Niye bunlar bu ülkeyi terk edip gittiler? Çünkü suçlarını iyi biliyorlar. Bunlar öyle terk edip gittiler ki şimdi gittikleri ülkede Türkiye’yi onlara şikayet ediyorlar. Bizler bir araya geldiğimizde de o ülkelerin yöneticileri kalkıyor bize adeta FETÖ’yü müdafaa eder hale geliyorlar. Bu bürokratik oligarşi işte böyle bir şey. Bunlarda vatanseverlik, milliyetperverlik böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar hain, ihanet içerisindeler. Yoksa burada kalırdı. ‘Ben vatanımda kalırım, burada hizmetime devam ederim’ derdi. Şu anda kalanlar da durumları pek belli olmayanlar. Ama bu konuda da yine yargı olsun, yürütme olsun, kolluk kuvvetleri olsun, hepsi çalışmalarını sürdürüyorlar.”

Erdoğan, “Yurt dışında FETÖ örgütlerine yönelik operasyonların devam edip etmediği ve ne aşamada olduğu” sorusu üzerine ise “Devam ediyor, her an her şey olabilir, durmak yok yola devam.” dedi.

Erdoğan, vefat eden Prof. Dr. Semavi Eyice’ye Allah’tan rahmet dileyerek, Eyice’nin sanat tarihinde Türkiye’nin nadide ordinaryüs seviyesinde hocalarından ve İstanbul hayranı bir insan olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Semavi Eyice’yi, Belediye Başkanlığı döneminden bu yana tanıdığını aktaran Erdoğan, “20 gündür de maalesef makineye bağlı durumdaydı ama bugün rahmetli oldu. İnşallah ben de çarşamba günü öğle namazında cenazesi kalkacak, cenaze namazına katılmayı ben de planlıyorum. Her ne kadar o gün Milli Güvenlik Kurulu toplantımız varsa da cenazeye katılıp cenazeden sonra Ankara’ya Milli Güvenlik Kurulu’na yetişeceğim. Fatih Cami haziresine, inşallah defni gerçekleşecek. Kızlarıyla, torunuyla falan bu akşam görüşmemizi de yaptık.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem İnce’nin iddialarına ilişkin soru üzerine, sözlerine şöyle devam etti:

“Şimdi çok açık, net konuşuyorum ama açık net Sayın İnce’den cevap bekliyorum. Onun genel başkanının dürüstlüğü ortada. Dürüstlükle yakından, uzaktan alakası yok. Hatta ben sizden bu akşam bir şey daha isteyeceğim. O da şudur. Muharrem İnce’nin genel başkanına yönelik saygıyı aşan ifadeleri var. ‘Bir kere girdin olmadı, iki kere girdin olmadı, üç kere girdin olmadı.’ vesaire böyle sayan sayan tabii başı falan çok daha da ağır. Ben Pensilvanya’dan parti kurmak için izin almaya yönelecek kadar düşük bir siyasetçi değilim. Ben Gülen’i Belediye Başkanlığım döneminde ricai olarak tanıdım. Yüz yüze kendisiyle hayatımda iki veya üç kere görüştüm. Parti kurmak için, benim bu yoldaki dava arkadaşlarım, yol arkadaşlarım var.

Biz onlarla görüşmelerimizi yaptık ve ondan sonra da adımımızı attık. Niçin Pensilvanya’dan izin alacağım ki? Eğer bunu ispat etmezse Muharrem İnce namerttir. Ben bu tür şeylerde konuştum mu ağır konuşurum. Ben madem ki Pensilvanya’ya gittim, kimle gittim bunu ispat etmesi lazım. Öyle hayal meyal şeyler istemem. Çıkıp bunu açıklayacak, açıklamazsa namerttir. Veyahut da çekilip gitsin. Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değildir. Tayyip Erdoğan bir şeyi bir kere söyler altında da ezilip büzülmez. Öyle kalkıp sahnede el vurup savurmak bunlar kabadayılık işi değildir. Onun da dersini almak istiyorsa onun yeri bellidir. Bizim yanımızda biraz eğitim alması lazım.”

“ŞAHSIMLA İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMA, TEPEDEN TIRNAĞA YALANDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem İnce’nin daha önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili eleştirilerinin ekrana gelmesi üzerine, İnce’nin kendi genel başkanını yerin dibine soktuğunu söyledi.

Erdoğan, “Şimdi Cumhurbaşkanı adayı oldu. Onu takdim ederken hani diyor ya ‘Muharrem İnce gel’ ya kim bu Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı adayın ya. Onu bile çağırırken oraya genel başkan ‘Muharrem İnce gel’ sanki böyle yoldan geçen birisini çağırıyor. Şu anda Muharrem İnce’nin bir defa Kılıçdaroğlu’nun şahsındaki değeri bu. Ben milletin şahsında da değerinin ne olacağını benim milletim gayet iyi gösterecek. Zira şurada İnce kendi genel başkanına nasıl yaklaştığını çok açık net ortaya koyuyor. Genel Başkanına böyle yaklaşan bir insandan, bu ülkede Allah aşkına Cumhurbaşkanı olabilir mi? Cumhurbaşkanlığı makamını bu kadar küçük, bu kadar düşük gören bir genel başkandan da bu ülkede siyaset olur mu?” ifadelerini kullandı.

Kendilerinin bu yolda emin adımlarla yürüdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama şahsımla ilgili yaptığı açıklama tepeden tırnağa yalandır. Nasıl ki hani bizim 85 koli Amerika’ya gönderdiğimiz evraklarla ilgili ‘Gazete kupürüdür’ ifadesini kullandı. Bunu Milli İstihbarat’tan gelin Milli İstihbarat’la bu işi görüşün ya da Adalet Bakanlığı’na bunu tevsik edin dememize rağmen şu ana kadar bir gelişme yok, bir belge yok. Kim söyledi bunu size, yok. Hadi açıkla kim söyledi, hangi Amerikalı yetkili söyledi? Amerika’nın Adalet Bakanı mı söyledi, oradan herhangi bir güvenlik yetkilisi mi söyledi, kim söyledi? Eğer sen Amerika’daki CHP’nin orada ofis başındaki adamı söylediyse, bununla söylüyorsan bunu, hepten iflas ettin. Açıkla, istihbarata mı açıklayacaksın, Adalet Bakanlığına mı açıklayacaksın, açıkla, Türkiye’yi karalama. Biz Adalet Bakanlığı olarak 85 koliyi Sayın Obama döneminde bunlara gönderdik.” diye konuştu.

“GÜYA KENDİSİ ÖĞRETMENLİK YAPMIŞ AMA EĞİTİMDEN BİHABER”

Erdoğan, gönderilen kolilerin içerisinde iddianamelerin olduğunu, bu belgelerin yanında bu iddianamelerin yansıdığı yazılı medyanın bazı görsellerinin de bulunduğunu belirterek, “Ama sen neyi neyle ispat edeceksin bunu söyle. Böyle bir şey yok ve hayatı bunların yalan, iftira ama bunlara en güzel cevabı, 24 Haziran’da benim milletim verecek.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin seçim beyannamesine değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunların hepsi hayat, bunlar da yalan. Şimdi bugün konuşuyor ne diyor, ‘Eğitim ücretsiz olacak’ diyor. Şu anda eğitim-öğretim ücretli mi? Üniversite harcı yok, harç març kalktı. Kolejler falan bu işin dışında zaten, bitti. İlköğretim, ortaöğretim kitaplarını masaların üzerine koyuyor muyuz, ücretsiz olarak kitaplarını artık bütün yavrularımız alabiliyor mu? Alıyor. Bunlara devlet olarak ayrıca ilköğretimden itibaren burs veriyor muyuz? Veriyoruz. Ortaöğretimde göreve geldiğimde 45 liraydı burs. Şu anda burs 500 lirayı falan buldu. Güya kendisi öğretmenlik yapmış ama eğitimden bihaber. Neler olmuş Türkiye’de bu eğitim sektöründe bunu bilmiyor. Biz ne gibi adımlar atmışız ya çıkıyorsun meydanlara. Bu AK Parti iktidarı eğitimde neler yapmış, şunları bir incele, araştır, bak. Ne kadar derslik yapmış, ne kadar burs veriyor, lisans eğitiminde ne kadar burs veriyor, lisansüstünde ne kadar burs veriyor, doktorada ne kadar burs veriyor ayrıca ortaöğretimde ne kadar burs veriyor. Orada da annelere yardım yapıyoruz. Şunları bir incele. Kalkıyor diyorsun ki ‘Eğitim-öğretim bedava olacak’ zaten şu anda bedava, paralı değil ki. Devletin eğitim-öğretim sistemi ücretsizdir. Ondan sonra ‘Şu kadar öğretmen alacağız.’ Ya bir araştır bak, AK Parti iktidarında Milli Eğitim’e ne kadar öğretmen alındı ve sayı neydi nereye çıktı. Sürekli olarak kendini yenileyen bir eğitim-öğretim sistemi var. Bu öğretmenlerin adedi de ciddi manada bizim dönemimizde artmıştır ve artmaya da devam ediyor. Böyle kuru kuruya ‘Şu kadar öğretmen alacağım.’ demekle öğretmen alınmaz.”

“VATANDAŞI ALDATMAK İÇİN BÖYLE YALAN YANLIŞ RAKAMLAR ÜRETİLMEZ”

Kendi döneminde bir sınıfta 75 öğrenciyle eğitim-öğretim gördüğünü anlatan Erdoğan, Türkiye’de o dönemlerde mevcudu 100’ün üzerinde olan yerler olduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu anda mevcudu 30’un üzerinde olan sınıf kalmadığını belirterek, “Hepsi 30’un altına indi. Şu anda 30-25-20-18 kişilik sınıflar var. Şimdi bu kadar sınıflara siz de buna göre öğretmen alacaksınız. Kalkıp da ben öğretmen almak için, öğretmen buraya biz alamayız ki. Şimdi bu dönemde de 25 veya 30 bin öğretmen alımı söz konusu. Buna ihtiyaç oluştukça bu öğretmeni de alacaksın. Vatandaşı aldatmak için böyle yalan yanlış rakamlar üretilmez.” şeklinde konuştu.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.