“Bizim Siyasetimiz Daima Hizmet Siyaseti Olmuştur” “Bizim Siyasetimiz Daima Hizmet Siyaseti Olmuştur” için yorumlar kapalı 848

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Park AVM yanında düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Malatya’nın hızlı tren konforunu kullanacak illerin arasında yer aldığını belirten Erdoğan, Sivas-Malatya ve Malatya-Elazığ hızlı tren hatlarının proje çalışmalarının sürdüğünü, en yakın zamanda inşasına başlanacağını söyledi.

Erdoğan, Malatya Havalimanı’nın yolcu sayısının AK Parti iktidara geldiğinde 89 bin olduğunu, şimdi bu sayının 886 bine çıktığını bildirdi. Malatya’ya yeni bir havalimanı terminal binası kazandırdıklarını ve 2020 yılında hizmete alacaklarını kaydeden Erdoğan, Malatya’ya son 16 yılda yaptıkları yatırımları anlattı.

Devam eden projelerle 373 bin dekar alanı sulamaya açmaya hazırlandıklarını dile getiren Erdoğan, bugüne kadar Malatya’daki çiftçilere verdikleri destek miktarının 1,2 milyar lirayı bulduğunu ifade etti.

Erdoğan, kayısı başta olmak üzere meyve ve sebze ticaretinin artık babadan kalma usullerle yapılmadığına değinerek, “Çiftçilerimizin ürünlerini 12 ay boyunca değerlendirebilmeleri için lisanslı depoculuğu geliştiriyoruz. Bunun için depo yatırımlarının teşvikinden, depo kiralarının karşılanmasına kadar pek çok desteği hayata geçirdik.” dedi.

Malatya’nın kuru kayısıda lisanslı depoculuğun avantajlarından yararlanabilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını bildiren Erdoğan, çok yakında üreticilerin hizmetine sunulacağını açıkladı.

“ÜLKEMİZ, TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİNİN MERKEZİ HALİNE GELECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Ürün İhtisas Borsası kurulmasına karar verildiğini belirterek, “Böylece ülkemiz, tarım ürünleri ticaretinin merkezi haline gelecek. Bu borsadan en çok fayda göreceklerin başında, Türkiye’de Avrupa Birliği coğrafi işareti tescil belgesine sahip 3 tarım ürününden biri olan Malatya kayısısı geliyor. Şire pazarını da daha iyi şartlara sahip bir yere taşıyoruz. Böylece Malatya kayısısının şanına yakışmayan bu pazarı, üreticilerin de tüccarın da huzur içinde ticaretini yapabileceği, rençberin alın terinin hakkını alabileceği bir mekana kavuşturuyoruz.” diye konuştu.

Alandaki vatandaşlara, 24 Haziran’da tercihlerinin bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıp kullanmayacakları sorusunu yönelten Erdoğan, “24 Haziran’da ‘vakit birlik vakti, vakit Malatya vakti, vakit Türkiye vakti’ dedi. “Cumhurbaşkanlığında şahsımı, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz?” diye soran Erdoğan, alandakilerden “evet” yanıtını aldı.

Türkiye’ye hizmet etmenin, eserler ve projeleri hayata geçirmenin öyle bir faniye sahip olamayacağına işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bazıları vardır bu fırsatı yakalar ama kimi beceriksizliğinden kimi kifayetsizliğinden kimi ahlaksızlığından dolayı olanı da batırır gider. Tıpkı CHP’nin başındaki zat gibi. SSK’ya genel müdür yaptılar, batırdı gitti. İstanbul’u bu partiden nasıl teslim aldığımı ben bilirim, CHP’den aldım. İstanbul neydi? Çöp dağları, susuzluk, hava kirliliği… CHP zihniyetinin bu ülkede ne zaman iş başına gelse ülkeyi krizlerle, yoklukla, yoksullukla, gerilimle yerle yeksan ettiğini milletimiz çok iyi hatırlıyor.

Kendilerinin bu ülkede dikili ağacı olmadığı için şimdi çıkmış bizim eserlerimize ya çamur atıyor ya da sahip çıkmaya çalışıyorlar. Neymiş? ‘İstanbul’daki yeni havalimanına ne gerek varmış’. Bütün dünya nefesini tutmuş bu projeyi takip ediyor, bunlarsa ‘Ne gerek var?’ Ülkemizin başarısını küçültmeye çalışıyorlar. ‘Kanal İstanbul’a, Şehir Hastanelerine, Yerli Otomobil Projesine ne gerek var?’ diyorlar. ‘Bölünmüş yollara, otoyollara, hızlı tren hatlarına, tünellere, havalimanlarına ne gerek var?’ diyorlar.”

“BU KAFAYA TÜRKİYE EMANET EDİLİR Mİ?”

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2001’de “uçak inmeyen, yolcusu olmayan havalimanı” diyerek Sabiha Gökçen Havalimanı’nı eleştirdiğini anımsatarak, şunları söyledi:

“O zaman o havalimanına uçak inmiyordu, doğru ama biz geldik, geldikten sonra Sabiha Gökçen yetmez oldu. Büyüttük, şimdi yeni pist yapıyoruz, terminal binaları yapıyoruz. Ey Kemal, iş bilenin kılıç kuşananındır. Geçtiğimiz yıl Sabiha Gökçen Havalimanı’nı 21 milyonu iç hat, 10 buçuk milyonu dış hat olmak üzere 31 buçuk milyon yolcu kullandı. Ey Kemal efendi, senin buraların ne işe yaradığından haberin yok. Kılıçdaroğlu’nun ‘Uçak inmiyor.’ dediği bu yere sadece 2017’de inip kalkan uçak sayısı 220 bini geçti. Bu yılın ilk 4 ayındaki yolcu sayısı 11 milyona yaklaştı. Şu anda kapasite yetmediği için ikinci pisti inşa ediyoruz.

Milletime soruyorum, ‘Bu kafaya Türkiye emanet edilir mi? Bunların bir de cumhurbaşkanı adayı var, o da Genel Başkanıyla yarışıyor. Neymiş, ‘Köprü yapmak kolaymış, boğaza 4’üncü köprüyü de kendisi yaparmış’. Ya senin partinin ömrü, şu anda boğazda dizili o köprülerin inşasını engellemeye çalışmakla geçti. İlk köprüde Demirel’in karşısına dikildiniz, ikincisinde Özal’ın karşısına dikildiniz, son köprüde de benim karşıma dikildiniz. CHP’lilerin ‘Köprüyü yaptırmayız.’ kampanyalarını, mahkemeden çıkan kararı yanlış anlayıp ‘Artık burası 4 beton ayaktan ibaret bir yer.’ diyerek sevinç çığlıkları attıklarını unutmadık.”

“YA SENİN FİZİK ÖĞRETMENİ OLMAN, BU İŞLERİ HALLETMEYE YETMEZ”

Bugüne kadar Türkiye’ye yaptıkları köprüleri hatırlatan Erdoğan, “Bu partinin genel başkanı ve cumhurbaşkanı adayı sürekli bilimden, sanayiden, teknolojiden bahsediyorlar. Demek ki bu konuda iddiaları var, ben de arkadaşlarımı görevlendirdim, ‘Seçim bildirgelerine bakın.’ dedim. Madem bu konularda iddialılar, öyleyse seçim bildirgelerinde bu iddialarını dolu dolu ortaya koymuş olmaları lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir tarafa AK Parti seçim bildirgesini diğer tarafta CHP’nin seçim bildirgesini koyduklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sonuçta karşımıza şöyle bir tablo çıktı: Biz, kendi seçim bildirgemizi adeta baştan sonra teknoloji, sanayi, bilim, yatırım, girişim, yazılım kavramlarıyla donatmışız. Onlar, yasak savma kabilinden birkaç ifadeyle geçiştirmiş, hiç adını bile anmamış. Mesela savunma sanayinin yanından, yöresinden bile geçmemişler çünkü onların öyle bir derdi yok. Bunların kafasında ve gönlünde ne bilim ne teknoloji ne sanayi ne de benzer bir şey yok.

Ya senin fizik öğretmeni olman, bu işleri halletmeye yetmez. Birileri kulaklarına üflüyor, bunlar da çıkıp meydanda esip yağıyor. Arkası boş. Mesela biz, Türkiye’yi bilgi tabanlı ekonomiye geçirmekten söz ediyoruz, onlar yerli otomobil projesini durdurmayı taahhüt ediyor. Aslında bu projenin ne olduğuna dair bir fikirleri de yok.”

Erdoğan, Türkiye’nin beş kıtada 193 ülkeye otomotiv sanayi ürünü ihraç edildiğinden bu kişilerin haberlerinin bulunmadığını belirterek, “Ülkemizin son 10-12 yıldaki ihracat şampiyonunun otomotiv sektörü olduğundan da haberleri yok. Bugün 60 bin istihdamıyla, yüzde 88 kapasiteyle kullanım oranıyla, 124 AR-GE ve tasarım merkeziyle gurur verici bir otomobil sektörüne sahip olduğumuzu bilmiyorlar. Çünkü tembeller, parti içi kavgadan, hizip çekişmesinden fırsat bulup bu işlere zaman ayıramadıkları için öyle boş boş konuşuyorlar. Bu vesileyle kendilerini yerli otomobil projesi konusunda bilgilendirmiş olalım.” diye konuştu.

“YATIRIM BEDELİ 35 MİLYAR AVRO”

Bundan birkaç ay önce ABD’li uluslararası elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın kurucu ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk’ın kendisinin ziyaretine geldiğini hatırlatan Erdoğan, “Bu konuları onunla da konuştuk. Şimdi diyor ki (İnce) ‘Erdoğan, 20 yıl geriden geliyor’. Muharrem efendi, bizim hayatımız bu işleri yönetmekle geçti. Sen yönetilensin, biz yöneten. İşte siyasette 20 yıllık hayatımın 4,5 yılı İstanbul’u yönetmekle geçti, 11,5 yıl Türkiye’ye başbakanlık yaptım, 4 yıldır cumhurbaşkanlığı yapıyorum. Çıraklık, kalfalık, ustalık şimdi de baş ustalık için sizden vize istiyorum.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye’nin otomobil projesinde 5 şirketin ve TOBB’un bir araya gelip imza attıklarını, teknik ve mali analizlerin hazırlandığını belirterek, “Şirketin CEO’su belirlendi. Ben şimdi burada sizi meşgul etmeyeceğim. Bu akşam Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifinin iftarında, ben diyorum ki orada bunu inşallah işleyeyim, bunları anlatayım. Şu anda yatırım bedeli 35 milyar avro.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatyalıları selamlayarak “Maşallah bugün Malatya yine güzel. Bir taraftan rahmet, bir taraftan bereket. Sevginiz, muhabbetiniz, ahde vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” dedi.

Malatyalılara “Malatya, vakit birlik vakti diyor muyuz? Malatya, vakit Malatya vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?” sorusunu yönelten olumlu karşılık alan Erdoğan, “Maşallah. Unutmayın, yaparsa yine AK Parti yapar. Gelirken yolda bir tane şöyle pano gördüm, ‘Ortak paydamız Malatyaspor’ diyor. Malatya stadını kim yaptı? Biz yaptık.” diye konuştu.

Son 16 yılda Türkiye’yi her alanda 3,5 kat büyüttüklerini söyleyen Erdoğan, 20 yıl öncesinin Malatya’sıyla bugünün Malatyası arasında altyapı ve üstyapı olarak büyük fark olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 hedeflerimize ulaşarak ülkemizi iki kat daha büyütmeye talibiz. Bizim siyasetimiz daima hizmet siyaseti olmuştur. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz. Bugüne kadar hep bu anlayışla çalıştık. 24 Haziran’da da milletimizden yeniden hizmet için, yatırım için, proje için destek istiyoruz.” dedi.

Vatandaşlara “24 Haziranda güçlü Meclis için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi desteklemeye hazır mıyız? 24 Haziran’da güçlü hükümet için cumhurbaşkanlığında şahsımı desteklemeye hazır mıyız? Sizlerin desteği ile irade, erdem ve cesaretle hep beraber Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Malatya bu heyecanıyla, bu desteğiyle yanımızdaysa Allah’ın izniyle 24 Haziran akşamı sandıklar 6’da 6 diyecek mi?” diye soran ve olumlu yanıt alan Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.

Erdoğan, geçen yıl Malatya’ya gelişinde 1 milyar 162 milyon liralık yatırımın toplu açılışını yaptıklarını anımsatarak “Geçtiğimiz 16 yılda Malatya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların tutarı ne biliyor musunuz? 16,5 katrilyon. Bu CHP bu tür yatırımlar yaptı mı buraya? CHP’de laf var o kadar.” değerlendirmesini yaptı.

“ONLAR LAF ÜRETİR, BİZ İCRAAT ÜRETİRİZ”

Eğitimde 4 bin 552 yeni derslik yaptıklarını, Malatya’ya ikinci devlet üniversitesini kazandırdıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz yaparız. Onlar laf üretir, biz icraat üretiriz. Malatya Turgut Özal Üniversitesinin müjdesini yaklaşık 1,5 ay önce rahmetli Özal’ın vefat yıl dönümünde milletimizle paylaşmıştık. Yeni üniversitemizin bir kez daha Malatya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek öğrenim öğrencileri için 8 bin 221 kişilik yurt açtıklarını, Malatya stadyumunun 27 bin kişilik kapasitesi ve modern imkanlarıyla şehre ve takıma yakışan bir eser olduğunu aktardı. Eski stadın yerine millet bahçesi yapacaklarını dile getiren Erdoğan, “Yani İngiltere’de bir Hyde Park olacak da niçin benim Malatya’mda da böyle güzel bir millet bahçesi olmasın.” dedi.

Erdoğan, vatandaşların “Malatya seninle gurur duyuyor.” şeklindeki tezahüratlarına “Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Şu rahmete, şu yağmura rağmen maşallah dimdik duruyorsunuz.” karşılığını verdi.

TOKİ vasıtasıyla 12 bin 163 konut yaptıklarını, sağlık alanında 8’i hastane olmak üzere 45 tesisi Malatya’ya kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, bunlardan birinin de 800 yataklı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya’ya Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük karaciğer nakil enstitüsünü kazandırdıklarını bildirerek, şunları söyledi:

“Hedefimiz Malatya’yı sağlık turizminin en önemli şehirlerinden biri haline getirmek. Bunun için 300 yataklı Malatya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesiyle 217 yataklı onkoloji hastanesinin de aralarında bulunduğu 5 sağlık tesisisin daha inşası sürüyor. 300 yataklı Battalgazi Devlet Hastanesinin ihalesini önümüzdeki yapıyoruz. Doğanyol, Kale, Kuluncak, Arguvan ilçelerimizi de devlet hastanelerine kavuşturuyoruz.”

Vatandaşların, “Dik dur eğilme, Malatya seninle” şeklindeki tezahüratları üzerine Erdoğan, “Dimdik duruyorum. Beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik, sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik.” ifadesini kullandı.

Bu sırada şehir hastanelerini anlatan videonun ekrana verilmesi üzerine Erdoğan, vatandaşlara hastanelerin nasıl olduğunu sordu. Erdoğan, vatandaşların beğenilerini ifade etmeleri sonrasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemdeki hastane görüntülerini, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını izlettirdi.

Görüntülerde, Kılıçdaroğlu’nun “10 yıl önce SSK hastaneleri çok daha iyiydi.” şeklindeki ifadesi üzerine ise Erdoğan, “10 yıl önce daha iyiydi, şimdi benim genel müdürlüğümde daha kötü oldu… Zavallı, zavallı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun mevcut durumdan şikayetçi olduklarını söylemesine karşılık, “Şikayet makamında değilsin, şikayetleri düzeltme makamındasın Bay Kemal.” ifadesini kullandı.

Malatya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 36 kilometreden 417 kilometreye çıkardıklarına, aralarında Karahan ve Erkenek tünellerinin de bulunduğu 8 adet tünel ve 18 köprüyle tüm engelleri aştıklarına işaret eden Erdoğan, Malatya-Darende-Gölbaşı yolu, Malatya-Hekimhan yolu, Kömürhan Köprüsü ve kuzey çevre yolunun da aralarında bulunduğu 7 ulaşım projesini de birkaç yıl içinde tamamlayacaklarını kaydetti.

“Kömürhan Köprüsü Harput’a bakar, kör olası zalim Fırat ocaklar yakar, ahbaplarım gelmiş ağıtlar yakar, söyletmeyin beni anam yaram derindir” şeklindeki türkünün sözlerini okuyan Erdoğan, “İnşallah bundan sonra Fırat ocaklar yakarak değil, sevenleri buluşturarak türkülere konu olacak.” dedi.

Erdoğan, İnce’nin öne sürdüğü açıklamalara yönelik değerlendirmede bulundu.

“Ben AK Parti’yi Pensilvanya’dan icazet alarak kurmuşum. Sayın İnce, ‘eğer bunu ispat edemezsen namertsin.’ dedim. Hala ispat edemedi.” diyen Erdoğan, İnce’nin, dün bir yazarın kitabından bir cümle aldığını söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

“O yazar da cevap veriyor ve diyor ki, ‘Bu somut bir şey değil, soyut bir ifadeydi ve bana da ait değil. İnce, şimdi sen bu iddianı ispatlamadığına göre… Davayı açtım onu da söyleyeyim, şu anda dava açtım, tabii. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Öyle yok.

Çok saygın bir annesi var. Öyle zannediyorum ki annesi de bu yalandan dolayı rahatsız oldu. Niye yalan söylüyorsun? Senin Genel Başkanın yalancı diye sen de yalancı olmaya mecbur musun? Hadi bakalım ispat et. Ben şimdi sana davayı açtım. Ben Pensilvanya’daki adamdan niye icazet alacağım. Benim hayatım siyasetin içerisinde gelişti. Dolayısıyla yol arkadaşlarım, dava arkadaşlarım beraberce oturduk, konuştuk, kararımızı verdik, cezaevinden çıktıktan sonra da partimizi kurduk. Partimizi kurduktan 16 ay sonra da siz bizi iktidar yaptınız. Şimdi Sayın İnce, bana icazeti Pensilvanya değil bana icazeti halkım verdi, halkım. Ama onlar bu işlerden anlamaz. Onlar halk ifadesini partilerinin tabelasında kullanırlar. Hak nedir, halk nedir bilmezler. Onlar sadece yalanı bilir, iftirayı bilir, dün söylediğini bugün inkar etmeyi bilir. Kendi kendileriyle ve milletimizle kavga etmeyi bilir. Başka bir işe de yaramazlar. 24 Haziran’da bunlara anladıkları dilden bir cevap veriyor muyuz, güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye, vakit birlik vakti diyor muyuz?”

“CHP KAFASI, ÖZAL’IN BAŞBAKANLIĞINA ZATEN TAHAMMÜL EDEMİYORDU”

Erdoğan, vatandaşlarla “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” dedi.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in yaptığı yatırımlar hakkında da bilgi veren Erdoğan, “Rahmetli Menderes, Türkiye’yi gerçek anlamda yatırımlarla, kalkınmayla, refahla tanıştıran bir liderdi. CHP’liler kendisini sandıkta deviremeyince işi ne yaptılar, dar ağacına götürdüler. Rahmetli Özal, kendi deyimiyle ülkemizi çağ atlatmaya azletmişti. CHP kafası, Özal’ın başbakanlığına zaten tahammül edemiyordu. Cumhurbaşkanı olunca hepten zıvanadan çıktılar.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, konuşmasını vatandaşlarla “Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Malatya’yı hatırlatıyor.” diyerek tamamladı.

Erdoğan’ın konuşması öncesinde AK Parti Malatya milletvekili adayları tanıtıldı.

Erdoğan konuşmasının ardından adaylarla vatandaşları selamladı.

Mitinge Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Öznur Çalık ve Mahir Ünal ile milletvekilleri katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan mitinglerde kullandığı tırın içerisinde yer alan haritada vatandaşlara hitap ettiği Malatya’nın üzerini raptiyeyle işaretledi.

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge