“Türkiye’nin ekonomisini döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlara hep birlikte derslerini verelim” “Türkiye’nin ekonomisini döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlara hep birlikte derslerini verelim” için yorumlar kapalı 707

TESK Esnaf İftarı programında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm vatandaşlarımızın varlık barışından faydalanarak yurt dışında veya sistem dışında tuttukları paralarını bankalarımıza yatırmaya davet ediyorum. Aynı şekilde döviz hesabı olan vatandaşlarımızı da Türk Lirasına geçmeye davet ediyorum. Gelin, Türkiye’nin ekonomisini ve istikrarını döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlara hep birlikte derslerini verelim” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’da esnaf ve sanatkârlarla bir araya geldi. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun (TESK), Saray Havuzbaşı Restoranda düzenlediği iftarın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“MALATYA, TÜRK SİYASETİNDE SİLİNMEZ İZLER BIRAKAN SİYASETÇİLERİN ŞEHRİ”

Malatya’yı; merhum Turgut Özal gibi Türkiye’ye pek çok eser kazandıran ve Türk siyasetinde silinmez izler bırakan siyasetçilerin şehri olarak bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek 24 Haziran seçimlerinde Malatyalılardan, güçlü meclis, güçlü hükûmet ve güçlü Türkiye hedeflerine destek vermelerini beklediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişareyi ve farklı görüşleri dinlemeyi ilke edinen bir siyasi hareket olduklarını ifade ederek, Türkiye için attıkları tüm adımları toplumun çeşitli kesimleriyle görüştükten, onların talep ve beklentilerini dinledikten sonra pratiğe geçirdiklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halis niyetle hareket ettiğimiz için Rabbim de bizim önümüzü açtı, işlerimizi kolaylaştırdı, hiç ummadığımız yerlerden bizlere yardım etti” diye konuştu.

16 yılda Türkiye’nin ekonomide 3,5 kat büyüdüğünü, kişi başına düşen millî gelirin 3 bin 500 dolardan yaklaşık 11 bin dolara yükseldiğini, IMF kapılarında birkaç milyar dolar için yalvaran bir ülkeden, insani yardımlarda dünya birincisi bir ülkeye ulaştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine bu dönemde ihracatı 36 milyar dolardan 161 milyar doların üzerine çıkardıklarını, savunma sanayiinde yüzde 20’ler düzeyinde olan yerli üretim oranını yüzde 65’e çıkardıklarını aktardı.

“TERÖRİSTLERİN SOKAKLARDA CİRİT ATTIĞI AFRİN’DE BUGÜN HUZUR VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıl önce bölücü örgütle mücadelesinde dahi birilerinin yardımına, silah, mühimmat ve istihbarat desteğine muhtaç bir ülke olan Türkiye’nin, bugün yurt içinde ve yurt dışında dünyanın en başarılı operasyonlarını yürüttüğüne dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ tehdidini Türkiye sınırlarının ötesinden kazıdıklarını, Fırat Kalkanı Harekâtında 3 bin DEAŞ teröristini etkisiz hâle getirdiklerini ve bölücü terör örgütüne tarihinin en büyük, en ağır darbelerini indirdiklerini vurguladı.

Bölücü terör örgütü mensuplarının, bir dönem ellerini kollarını sallayarak gezdiği dağların şimdi mezarları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Harekâtında, 4 bin 500 teröristi etkisiz hâle getirildiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Terör örgütü yurt içinde ve yurt dışında sivilleri canlı kalkan olarak kullanacak kadar alçaklaşmasına rağmen, bir tek masumun dahi zarar görmesine müsaade etmedik. Daha beş ay öncesine kadar teröristlerin sokaklarında cirit attığı Afrin’de, bugün hamdolsun huzur var, emniyet var. Ülkemizin teröristlerden arındırdığı 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap kardeşlerimiz, Türkmen kardeşlerimiz barış ve güven içinde yaşıyor.”

“YENİ TÜRKİYE’NİN HAMURUNU İRADE, ERDEM VE CESARETLE EL BİRLİĞİ İÇİNDE YOĞURACAĞIZ”

Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin kapılarının aralandığına işaret ederek, “Bu dönem, Türkiye’nin şahlanış dönemidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye’nin hamurunu irade, erdem ve cesaretle el birliği içinde yoğuracaklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu üç prensip, 2053 ve 2071 Türkiye’sine yürürken yolumuza çıkan, çıkartılan engelleri aşmamızı sağlayacak en önemli hasletlerimiz olacaktır, çünkü iradesi olmayanı idare etmek kolaydır. İrade; kararlılıktır, sebattır, doğru bildiğin yoldan ayrılmamaktır. İrade, saldırılar karşısında yılmamak, boğun ermemektir. Erdem ise, her şeyin giderek yozlaştığı bu çağda ahlak, sadakat ve merhamet çınarlarına sarılmaktır. Erdem, kısa vadeli çıkarlar için adalet ve hakkaniyetten taviz vermemektir. Erdem, mazlumun elinden tutmak, garibin hal ve hatırını sorabilmektir. Cesaret de, savunduğun tüm bu değerler uğruna mücadeleyi etmeyi, gerekirse canını vermeyi göze almaktır. Bu üç değeri taşımayanların ülkemize ve milletimize verebilecekleri hiçbir şey yoktur.”

“ESNAF VE SANATKÂRLAR AHİLİK GELENEĞİNİN GÜNÜMÜZDEKİ TEMSİLCİLERİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkârların, ahilik geleneğinin günümüzdeki temsilcileri olduğunu ifade ederek, ahilik duasında yer alan, “inançta sebat, doğru yolda olgunluk, dilde açıklık, sözde düzgünlük, işte kuvvet, çalışmada dikkat, mal ve rızıkta bolluk, dostlara sevgi, akrabalara şefkat” temennilerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz işte yeni dönemi bu duada hayat bulan Ahilik ruhuyla inşa ve ihya etmek istiyoruz” diye ekledi.

Kendi nazarında esnafın sadece ticaret erbabı değil, aynı zamanda yeri geldiğinde dost, kardeş ve akraba olduğunu, dara düşüldüğünde sığınılan bir gönül kapısı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar daima esnaf ve sanatkârlara değer verdiklerini, geçen 16 yılda onların dertlerine derman olacak pek çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

Konuşmasının devamında artık ihtiyaçlara cevap vermeyen 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununu, günün şartlarına göre yenilendiğine, vergi mevzuatında, esnaf ve sanatkârlar lehine çok sayıda değişiklikler yapıldığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, makine, ekipman ve demirbaş alımlarında, iş yeri modernizasyonu ihtiyaçlarının karşılanmasında esnaf ve sanatkarlara 30 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullanma imkânı getirdiklerini hatırlattı.

“ESNAFLARIMIZA YENİ FİNANS MODELLERİYLE İŞLERİNİ GELİŞTİRME İMKÂNI SAĞLAYACAĞIZ”

Emeklilik sonrası esnaflık yapan esnaf ve sanatkârların ödedikleri Sosyal Güvenlik Destek Primini kaldırıldığını, sigorta primlerinde beş puanlık indirime gidildiğini, farklı alanda esnafın yükünü hafifletecek pek çok düzenlemeyi uygulamaya koyulduğunu da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde benzer teşvik ve paketleri yine esnaf ve sanatkârların istifadesine sunacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde esnaf ve sanatkârlar için yapılacakları şöyle sıraladı: “Asgari ücret üzerinden ücret, sigorta primi ve yükünü esnafımızla birer ay arayla karşılayarak istihdamını destekleyeceğiz. İmalat sektöründe faaliyet gösteren işverenlerimizin ilave olarak gençleri istihdam etmeleri durumunda, ayrıca prim, vergi ve ücret desteği sunacağız. BAĞKUR prim borcu olan esnafımızın da sağlık hizmeti almasını sağlıyoruz. Esnaflarımıza yeni finans modelleriyle işlerini geliştirme ve büyütme imkânı sağlayacağız. Esnaflarımızın ve küçük işletmelerimizin elektronik ticaretten faydalanabilmesini temin için bir destek programı başlatacağız.”

“SİYASETİN ÇIRAKLARINA TÜRKİYE EMANET EDİLMEZ”

Esnaf ve sanatkârların desteği, katkısı ve duası ile daha pek çok hizmeti Türkiye’ye kazandırmaya devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esnaf kardeşlerim şunu çok iyi bilirler; çırağa dükkân teslim edilmez. Siyasetin çıraklarına da Türkiye emanet edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayanlara ülkenin yönetimini asla veremeyiz. Girdiği her yarışı kaybedenlerin ne kendilerine, ne de milletimize verebilecekleri bir şey yoktur” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Tüm vatandaşlarımızın varlık barışından faydalanarak yurt dışında veya sistem dışında tuttukları paralarını bankalarımıza yatırmaya davet ediyorum. Aynı şekilde döviz hesabı olan vatandaşlarımızı da Türk Lirasına geçmeye davet ediyorum. Gelin, Türkiye’nin ekonomisini ve istikrarını döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlara hep birlikte derslerini verelim” çağrısında da bulundu.

Konuşmasının sonunda iftar sofrasını düzenleyenlere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, esnaf ve sanatkârlara hayırlı, bereketli, bol kazanç temennisiyle tamamladı.

Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87779

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.