“Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir” 0 400

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da kanaat önderleri ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir. Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır programı çerçevesinde kanaat önderleri ile iftar programına katıldı. TÜYAP Diyarbakır Fuar Merkezi’nde düzenlenen iftar sonrasında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan’ın mübarek olmasını dileyerek, bu kutlu ayın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da tarihe geçecek bir miting gerçekleştirdiklerini belirterek Diyarbakırlılara kendilerine gösterdikleri teveccüh dolayısıyla teşekkür etti.

“DİYARBAKIR, MİLLÎ İRADE GASPÇILARINA BUGÜN ÇOK GÜZEL BİR CEVAP VERDİ”

“Milletimizin kardeşliğine uzanan ellere esaslı bir cevap verdiğine inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin dört bir yanını kuşatan dayanışma iklimi, Kürt kardeşlerimin oyunu cepte görenlere indirilmiş ağır bir tokattır. Diyarbakır, terör örgütünün siyasi uzantıları başta olmak üzere millî irade gaspçılarına bugün çok güzel bir cevap verdi. Bugün Diyarbakır, birilerinin arka bahçesi olmadığını haykırmıştır. Bugün Diyarbakır istismar siyasetini kaldırıp çöpe atmıştır. Bugün Diyarbakır, Kürt kardeşlerimin iradesini elindeki viski şişesiyle ahkâm kesen bir avuç marjinale peşkeş çekenlere tavrını belli etmiştir. CHP ile bir olup siyaset mühendisliği yapanların hesabı inşallah önce Diyarbakır’da bozguna uğrayacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Burası artık kimlik siyaseti üzerinden bölücülük yapanların değil kardeşlerin, dayanışmanın şehridir. Burası artık terör örgütüne yandaşlık yapanların değil ülkesine aşkla hizmet edenlerin yönettiği bir şehirdir” dedi.

“BELEDİYE İMKÂNLARININ TERÖRİSTLERİN EMRİNE VERİLDİĞİ DÖNEM SONA ERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört bir yanı enbiya makamlarıyla nakşedilmiş bu mübarek şehirde Hans’a, George, İslam düşmanı emperyalistlere taşeronluk devri artık tamamen kapanmıştır. Diyarbakır’da artık milletin emanetini korumakla görevli olanların bodrum katlarında teröristlerin ayakçıları tarafından tokatlandığı, belediyenin imkânlarının teröristlerin emrine verildiği dönem sona ermiştir. Allah’ın izniyle Diyarbakır yeni bir başlangıcın, bir şahlanışın arifesindedir. 24 Haziran, Diyarbakır’ın önünde taze bir sayfanın açılacağı gün olacaktır.”

“24 HAZİRAN, KANDİL’DEKİ TERÖR BARONLARINA VURULAN BİR ŞAMAR OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran’ın kendileri zevk ve sefa içerisinde yüzerken Diyarbakırlı gençleri bile bile ölüme gönderen Kandil’deki terör baronlarına vurulan bir şamar olacağını ifade ederek, bu günün aynı zamanda Kürt vatandaşlarımızın inancıyla, değerleriyle, tarih ve medeniyet birikimiyle kavgalı siyaset tarzının mezara gömüldüğü gün olacağını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugüne kadar sizlerle daima gönül diliyle, samimiyetin diliyle konuştuk. Burada ne söylüyorsak, Diyarbakır’da nasıl bir siyaset anlayışını savunuyorsak, diğer 80 vilayetimizde de aynısını savunduk, aynısını söyledik. Bölücü örgütün siyasi uzantıları gibi doğuda farklı, batıda farklı bir dil kullanmadık. Onlar gibi çift dilli, çift kimlikli, hepsinden öte ikiyüzlü siyasi söylemlere başvurmadık. 16 yıllık iktidarlarımız döneminde bölgecilik yapmadık, ırkçılık yapmadık. Şehirlerimiz ve vatandaşlarımız arasında asla ayrımcılık yapmadık. Oy versin vermesin 81 vilayetimizin tamamını, 81 milyonun tüm fertlerini kökenine, bölgesine, inancına, meşrebine bakmadan kucaklamanın gayreti içerisinde olduk. Herkesin, her kesimin kendi kimliğini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi, bir atmosferi tesis ettik.”

İlk günden beri Türkiye’yi hak ve özgürlükler bakımından dünyanın süper ligine taşımanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte daha önce hayal dahi, telaffuz dahi edilemeyen nice reformu hayata geçirdiklerini belirtti.

“İNKÂR POLİTİKALARINI BİR DAHA ASLA GÜNDEME GELMEMEK ÜZERE RAFA KALDIRDIK”

Temel hak ve özgürlükler noktasında 28 Şubat darbecilerinin devrettiği enkazı temizleyerek demokrasinin standartlarını yükselttiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşına tepeden bakan, vatandaşını düşman gören ceberut devlet anlayışı yerine, vatandaşının hizmetkârı olan yeni bir yönetim paradigmasını uygulamaya koyduklarını ifade etti.

“Sizlerin sorunlarını çözmek için girdiğimiz bu mücadelede risk aldık, zaman zaman tehdit aldık, ancak hak bildiğimiz yoldan asla dönmedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski Türkiye’nin inkârcı, dışlayıcı, tahkir edici dilini ortadan kaldırarak yerine daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı, daha saygılı bir söylem inşa ettik. İnkâr politikalarını, ret politikalarını, baskı politikalarını bir daha asla gündeme gelmemek üzere rafa kaldırdık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Kuzey Suriye’den ülkemize saldıranların bu ülkenin dostları olmadığına, onların Kürtlükle de alakası bulunmadığına dikkat çekti. Amerika’nın verdiği beş bin tır dolusu silahı Kilis’teki, Urfa’daki vatandaşlarımıza karşı kullananlara yönelik gereğinin yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerimizin Afrin’de zafere ulaştığını, sıranın Kandil’e de geleceğini ifade etti.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYİ BAŞARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında iktidarları döneminde bölgedeki sorunları çözmeye yönelik yürüttükleri süreçlere değindi. “Analar ağlamasın, ocaklara şivanlar düşmesin, bu ülkenin körpe fidanları teröre kurban gitmesin diye demokratik açılımı, millî birlik ve kardeşlik projesini ve nihayetinde çözüm sürecini biz devreye aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör sorununu bu ülkenin gündeminden tamamen kaldırmak için bölücü örgütün sabotajlarına ve ihanetlerine rağmen bütün bu süreçleri kararlılıkla devam ettirdik. Bir dönem ötekileştirilmiş diğer vatandaşlarımızla beraber Kürt kardeşlerimin de sıkıntılarını çözmek için çalıştık. Kültürel haklardan eğitime, yerleşim birimlerinin isimlerinden seçmeli derslere, Kürt dili ve edebiyatı bölümlerine kadar hemen her alanda yüzlerce düzenlemeyi biz hayata geçirdik. Sadece Hakk’a ve halka güvenerek halis niyetle çıktığımız bu yolda hamdolsun Kürt sorununu çözmeyi başardık” şeklinde konuştu.

“ELİ KANLI KATİL SÜRÜLERİNE HAYAT HAKKI TANIMAYACAĞIZ”

2018’in Türkiye’sinde artık Kürt sorunu diye bir sorun olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü eski Türkiye’de Kürtlerin bizatihi kendileri bir sorun olarak görülüyordu. Bugünün Türkiye’si hiçbir vatandaşını sorun olarak görmüyor. Türkiye artık bu tür yersiz kaygıların tamamını aşmış bir ülkedir. Bizim önümüzdeki tek sorun, terör sorunudur. Sizlerin desteği, güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla terör sorununun da üstesinden geliyoruz, geleceğiz. 780 bin kilometrekare vatan toprağının bir karışında dahi eli kanlı katil sürülerine hayat hakkı tanımayacağız. Hele hele bir dönem olduğu gibi sokak çetelerinin bölge halkına musallat olmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları reformlar sayesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en büyük demokratik dönüşümünü gerçekleştirdiğinin altını çizerek, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir” dedi.

“BUGÜN 16 YIL ÖNCESİNE GÖRE DAHA ÖZGÜR BİR TÜRKİYE VAR”

İnsanlarına etnik kökeninden, dilinden, dış görünüşünden, sakalından, sarığından, başörtüsünden, feracesinden, poşusundan dolayı ayrımcılık yapan devlet anlayışının tamamen tedavülden kalktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Bu devlet artık milletin iradesiyle kurulan bir devlettir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var. Birileri rahatsız olsa da bugün geçmişe göre daha hür, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye var” değerlendirmelerinde bulundu.

Konuşmasının devamında, “İddiayla söylüyorum; 16 senede bu ülkede darbeciler, teröristler, terör seviciler dışında hareket alanı kısıtlanan hiç kimse yoktur. 16 yıl öncesine göre Türkiye’de millet, devlet ve demokrasi düşmanları dışında hiçbir vatandaşımızın özgürlük alanı daralmamıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıllık mücadelenin en büyük kaybedenlerinin bölücüler, FETÖ’cüler, fitneciler ve milletin sırtına kene gibi yapışan tefeciler olduğunu, bunların haricinde herkesin özgürlüklerinin alabildiğine genişlediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortalığı ayağa kaldıranlara Allah için şöyle bir bakın, yurt içinde ve yurt dışında sürekli demokrasimize kara çalmaya çalışanları şöyle bir gözden geçirin. Sadece imtiyazı elinden alınan seçkinleri göreceksiniz. Sadece çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden para kazanmaya çalışmış ve alışmış rantçıları göreceksiniz. Sadece Diyarbakır sokaklarında top koşturan çocukları annelerinden koparıp dağa kaçıran terör baronlarını göreceksiniz. Sadece camiye giden imamın, rızkının peşindeki esnafın, pırıl pırıl dimağları geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin kanını döken canileri göreceksiniz. Sadece 15 Temmuz gecesi insanlarımız vahşice katleden FETÖ’cü hainleri göreceksiniz. Sadece Kobani bahanesiyle 53 vatandaşımızın ölümüne neden olan siyasetçi kılıklı provokatörleri göreceksiniz. Sadece 28 Şubat döneminde imam hatipleri kapatan, dini kurumlarımızın kapısına kilit vuran, kızlarımızı üniversiteye sokmayan faşistleri göreceksiniz. Sadece tarihi şanlı kahramanlıklarla dolu bu aziz milleti takunyalı, makarnacı, kömürcü, irticacı diye aşağılayan kibir abidelerini göreceksiniz. Sadece baskı, zulüm ve dayatmayla milleti hizaya sokmaya çalışan jakobenleri göreceksiniz.”

“MANKURTLAR TOPLULUĞUNU ASLA DİKKATE ALMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Türkiye’nin artıkları dışında AK Parti iktidarlarından rahatsız olan, hazımsızlık duyan hiç kimse olmadığını vurgulayarak “Biz bugüne kadar aydın, sanatçı, gazeteci, siyasetçi, akademisyen görünümlü bu mankurtlar topluluğunu asla dikkate almadık. Ne yaptıysak, hangi başarıya imza attıysak bunlara rağmen yaptık. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın sürekli değişip yeni bir biçim kazandığını, değişen dünyayla beraber şartların ve taleplerin de değiştiğini belirterek ülkemiz geliştikçe, dünyaya açıldıkça vatandaşlarına sağladığı hak ve imkânlar noktasında çıtayı yükselttikçe insanımızın beklentilerinin de arttığına dikkat çekti.

“TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİN TALEPLERİNİ KARŞILAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“16 yıldır hiçbir zaman milletimizin taleplerine kulak tıkamadım. Hangi reformu yaparsak yapalım, kendimizi asla mükemmel bir noktada görmedik. Hep daha iyisini, daha güzelini, daha kalitelisini yapmayı hedefledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yeni dönemde de mevcut kazanımlarımızdan asla taviz vermeden başta siz kardeşlerim olmak üzere toplumumuzun bütün kesimlerinin taleplerini karşılamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin devam etmesi için bölgedeki kanaat önderleri ve vatandaşların desteğini istediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “Kürt, Türkmen, Arap ayrımı yapmadan bölgemizdeki tüm mazlum ve mağdurlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bizi bölmeye çalışanlara inat kardeşliğimizi perçinleyecek, safları sıklaştıracak, birbirimize çok daha kenetleneceğiz. Sizlerin duası ve desteğiyle de hiç kimsenin devletimizi girdiği bu yoldan saptırmasına asla izin vermeyeceğiz. CHP zihniyetinin bu ülkeyi tekrar eski baskıcı, antidemokratik günlerine geri döndürmesine müsaade etmeyeceğiz. CHP ile kol kola yürüyen bölücü örgütün siyasi uzantılarının sizlerin ismini istismar etmesine kesinlikle fırsat tanımayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda siyaset yolculuğuna ilk çıktığında gelip Diyarbakırlı vatandaşların hayır duasını, desteğini, icazetini aldığını, ülkenin tüm kritik aşamalarında da gelip istişare ettiğini hatırlatarak “Şimdi yeni bir dönemin arifesindeyiz. Bugün de sizlerin çok güçlü desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bugün de sizlerin hayır duasını almak istiyoruz. Diyarbakır’ın bizi mahcup etmeyeceğini biliyoruz” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ

Program sonrasında kentten ayrılmak üzere havaalanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzergâhında kendisini bekleyen vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davet üzerine bir kafede vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ANKARA SON 10 YILIN EN YÜKSEK İHRACAT ARTIŞINI GÖRDÜ 0 4511

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Başkent Ankara’nın son bir yılda 1 milyar dolarlık artışla 7,7 milyar dolar ihracat yaptığını, bu rakamla en fazla ihracat yapan beşinci il olduğunu söyledi. Başkan Allıoğlu Ankara’nın, son 10 yılın en yüksek ihracat artışını sağladığını da bildirdi.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’nin 2018 yılı ihracat verilerini değerlendirdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik sorunlara rağmen ihracatta önemli artış yaşandığını bildiren Başkan Allıoğlu, Başkent Ankara’nın da ihracatını yüksek oranda arttıran iller arasına girerek, aynı zamanda sanayi şehri olduğunu bir kez daha kanıtladığını söyledi. Allıoğlu; 2018 yılında bir önceki yıla göre ihracatını 1 milyar dolar arttıran Ankara’nın, 7,7 milyar dolara ulaşan ihracatıyla İstanbul, Kocaeli, Bursa ve İzmir’den sonra en fazla ihracat yapan beşinci il olduğunu bildirdi.

En Çok İhracatımız ABD, Almanya, Çin…

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, 2018 yılı ihracat verilerine göre Ankara’nın en fazla ihracatı ABD’ye yaptığını da söyledi. Başkent Ankara; ABD’ye geçtiğimiz yıl 699,7 milyon dolarlık ihracat yapsa da, bir önceki yılın gerisinde kaldı. Nezih Allıoğlu 2017 yılında Ankara’nın ABD’ye 713,4 milyon dolar olan ihracatının 2018’de yüzde 1,92’lik kayıpla 699,7 milyon dolara gerilediğini bildirdi. ABD’nin ardından en çok ihracat yapılan ülke ise Almanya oldu. Başkan Allıoğlu, Ankara’nın 2017’de Almanya’ya 616,8 milyon dolar olan ihracatının, 2018 yılında yüzde 11,5’lik artışla 687,7 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. GGYD Başkanı Allıoğlu, Çin’in ise en fazla ihracat yaptığımız üçüncü olduğunu ifade etti. 2017 yılında Çin’e 568,3 milyon dolar ihracat yapan Ankara, bir yılda yüzde 15,9’luk artışla bu rakamı 2018’de 658,8 milyon dolara çıkardı.

Kimyevi Maddeler, Otomotiv, Makine, Savunma…

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı sektörlerin başında ise kimyevi maddeler ve mamüllerinin geldiğini söyledi.  Allıoğlu, 2018’de bu sektörde bir önceki yıla oranla yüzde 16,2’lik artışla 1,2 milyar dolarlık ihracat yapan Ankara’nın, ikinci en fazla ihracatı ise otomotiv endüstirisi sektöründe yaptığını bildirdi. Ankara’nın 2017’de bu sektörde 906,4 milyon dolar olan ihracatı 2018’de yüzde 27,09’luk artışla 1.152 milyar dolara çıktı. Başkent’in geçen bir yılda ihracatını arttırdığı bir diğer sektör ise makine ve aksamları oldu. Başkan Allıoğlu, bir önceki yıl 943.2 milyon dolarlık ihracatın yapıldığı bu sektörde 2018’de yüzde 20,2’lik artışla ihracat rakamının 1.133 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Ankara, savunma ve havacılık sanayinde lider olduğunu da son ihracat rakamlarıyla bir kez daha gösterdi. GGYD Başkanı Allıoğlu, 2017’de bu sektördeki ihracatı 748,9 milyon dolar olan Ankara’nın, son bir yılda yüzde 29,4’lük artışla ihracatını 969,3 milyon dolara çıkardığını bildirdi.

Son 10 Yılın En Yüksek Artışı

GGYD Başkanı Nezih Allıoğlu TİM’in geçmişe dönük ihracat verilerine bakıldığında ise Ankara’nın, son 10 yılın en fazla ihracatını gerçekleştirdiğini bildirdi. Allıoğlu, şöyle devam etti: “2009 yılında 4,5 milyar dolar, 2010 ‘da 5,1 milyar dolar, 2011’de 5,9 milyar dolar, 2012’de 6,5 milyar dolar, 2013’de 7,2 milyar dolar, 2014 ‘te 7,5 milyar dolar, 2015’te 6,7 milyar dolar, 2016’da 6,2 milyar dolar, 2017’de ise 6,5 milyar dolarlık ihracat yapan şehrimiz, 10 yıl aradan sonra ilk kez yıllık ihracatını 1 milyar dolardan fazla arttırarak 2018’de toplam 7,6 milyar dolarlık bir hacme ulaşmıştır. Ankara, sanayideki gelişimini sürdürmekte, ihracatçımız içinde bulunduğu koşullara rağmen üretimden vazgeçmeden yolunda ilerlemektedir. İhracatçımıza minnettarız, önümüzdeki dönemden çok daha umutluyuz…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BMC Gelecek 50 Yıl Buluşması” programına katıldı 0 75006

“Türkiye, askerî kapasitesi, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorundadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Karasu’da BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün temel atma programına katıldı. Canlı bağlantıyla İzmir’de modernize edilen BMC fabrikasının açılışını ve İstanbul Teknik Üniversitesi test laboratuvarında Türkiye’nin ilk yerli 600 beygir gücündeki motorunun test çalıştırmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından BMC’nin düzenlediği “BMC Gelecek 50 Yıl” programının hayırlara vesile olması dileğiyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımla Türkiye, Sakarya ve gelecek adına tarihî nitelikte adımlar atıldığına dikkati çekti.

“TESİS FAALİYETE GEÇTİĞİNDE 10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiini bir üst lige taşıyacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün birinci kısmının temel atma törenini icra edildiğini belirterek, 222 hektar alan üzerine kurulan tesiste tank, zırhlı araç ve askerî kamyon, ticari araç, motor, hızlı tren ve metro fabrikaları gibi pek çok üretim hattının bulunduğuna işaret etti.

Toplam yatırım büyüklüğü 500 milyon dolara ulaşacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün tüm etaplarıyla faaliyete geçtiğinde 10 bin kişiye istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin Türkiye ekonomisine senelik 5 milyar dolar katma değer oluşturmasını beklediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler ‘Türkiye battı, bitti, yatırımlar durdu, üretim durdu’. Hepsine inat yatırımlar da devam ediyor, üretimler de devam ediyor. Bu ülkeyi hazmedemeyenler bu ülkenin duruşuna katlanamayanlar isteseniz de istemeseniz de bu millet, bu ülke dimdik ayaktadır, dimdik ayakta olarak yoluna devam edecektir” dedi.

KATARLI KARDEŞLERİMİZİN ÜLKEMİZLE SERGİLEDİĞİ DAYANIŞMAYI UNUTMAYACAĞIZ”

BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün hayata geçirilmesinde öncülük eden herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede Türkiye-Katar ortaklığı bulunduğunu anımsatarak, Katar Emiri Şeyh Temim’e de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz darbe girişiminden Ağustos ayında yaşanan kur saldırılarına kadar hemen her konuda Katarlı kardeşlerimizin ülkemizle sergilediği dayanışmayı asla unutmadık, unutmayacağız. Nasıl Türkiye, belli güçlerin Katar’ı kuşatma teşebbüsleri karşısında kara gün dostluğunu göstermişse, Katar da ülkemizin karşılaştığı tüm kritik süreçlerde kadirşinaslığını ispatlamıştır” dedi.

Bundan sonra da savunma sanayinden ticarete, turizmden enerjiye kadar Türkiye-Katar iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur.”

TÜRKİYE KENDİ VATANDAŞLARI YANINDA MAZLUM VE MAĞDURLAR İÇİN BİR EMAN YURDUDUR”

Sadece kardeş ve akraba topluluklar değil; beş asır önce İspanya’daki katliamdan kaçan Musevilerin de engizisyondan kaçan Hristiyanların da Nazi baskısından kaçan kimi Almanların da aradıkları emniyet, huzur ve güveni Türk topraklarında bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kendi vatandaşları yanında mazlum ve mağdurlar için bir ‘eman yurdu’ olmasının temel sebebi, hiç şüphesiz öncelikle milletimizin alicenaplığı ve yüce gönüllüğüdür. Mensubu olmakla iftihar ettiğimiz bu millet, paylaşmanın bereketine, dayanışmanın önemine inanan, iman eden bir millettir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin muhacire ensar olmayı, mazlumlara sahip çıkmayı, alan el olmaktansa veren el olmayı şeref payesi gören bir millet olduğunu dile getirerek, 3.5 milyon Suriyeli muhacire kapısını açan Türk milletinin, ensarın ne, muhacirin ne olduğunu çok iyi bilen bir millet olduğunu da sözlerine ekledi.

Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askerî bakımdan güçlü olduğu dönemlerde, Açe’den Habeşistan’a, Kırım’dan Nijerya’ya, Kafkaslara kadar çok geniş bir coğrafyada güvenlik ve istikrarın teminatı olduğunu vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem sınırları 22 milyon kilometrekareye ulaşan Osmanlı Devleti’nin sağladığı adalet şemsiyesi altında farklı ırklar, farklı kültürler, diller ve dinlerin yüzyıllarca barış içerisinde yaşadığını çok iyi bildiklerini aktardı.

SİLAH, MÜHİMMAT VE ASKERÎ TEÇHİZAT BAKIMINDAN DIŞA BAĞIMLILIĞIN ACISINI ÇOK ÇEKTİK”

Türkiye’nin savunma sanayini geri plana itme lüksü bulunmadığını, Türkiye’nin askerî kapasitesiyle, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millîlik oranı yüzde 20’lerde olan savunma sanayini yüzde 68 oranında millî hâle getirdiklerini, bunu da yeterli bulmayarak, bu oranı daha da artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Türkiye’nin silah, mühimmat ve askerî teçhizat bakımından dışa bağımlılığın acısını çok çektiğini, son olarak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda bunun acısının yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Stratejik ortaklarımız bizi yarı yolda bıraktılar. Muhabere askerde çok çok önemlidir. Muhabere sistemlerimiz çöktü. Stratejik ortaklarımız telsizlerimizi susturdular. Ama şimdi biz onlardan kurtulduk, artık kendi telsimizi kendimiz yapıyoruz. Onlara ihtiyacımız yok. Türkiye, Kıbrıs Türk’ünün Rum çeteler eliyle soykırıma uğramasına engel olduğu için bizzat müttefikleri tarafından cezalandırılmıştır. Şimdi de aynı oyunlar oynanıyor. Nerede? Suriye’de. Fakat şimdi bu oyunları oynayanlar şunu bilmeli ki kullandıkları enstrümanlar, insan olarak söylüyorum, yanlış enstrüman. Bu yanlış enstrümanlar onları aldatıyor ama bizi aldatamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç yıl boyunca, parasını peşin ödediği uçakları teslim alamadığı, bakım ve onarımları için gönderilen uçakları geri alamadığı dönemler yaşadığını anımsatarak, Türkiye’nin üç yıllık dönemde, milyarlarca dolarlık müttefik silahlarıyla donattığı ordusuna yedek parça dahi sağlayamadığı günler yaşadığını kaydetti.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YAŞADIĞI SIKINTILARIN GERİSİNDE TUZAKLAR, DAYATMALAR VE GAFLETLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde insansız hava araçları konusunu dönemin ABD başkanı ile görüştüğünü hatırlatarak, “Maalesef Kongre izin vermedi’ dedi. En sonunda zorla bize kiralama yöntemiyle böyle bir yol denendi O da sağlıklı çalışmadı. İstihbaratta bile aynı durumlara düştük. Biz stratejik ortağız… Stratejik ortak olarak bize bu destek verilmezken, stratejik ortaklığın ötesinde farklı ortaklıkları olan ülkelere çok farklı destekler verdiler” diye konuştu.

Türkiye’ye yönelik destek için öne sürülen şartlar arasında afyon ve kenevir ekimiyle ilgili kısıtlamaların yer almasının da konunun farklı boyutlarının görülmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye bir zamanlar afyon ekimini yasaklayanların kendi ülkelerinde afyon ektiğine dikkat çekti. İlgili bakanlıklara gerekli talimatları verdiğini ve Türkiye’de kenevir ekimi sürecinin başlatılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin bugün ilaçtan savunma sanayine kadar neredeyse her alanda yaşadığı sıkıntıların gerisinde, gizli-açık tuzaklar, dayatmalar, gafletler bulunduğuna işaret etti.

“SAVUNMA SANAYİNDE DIŞA BAĞIMLILIK ORANIMIZI YÜZDE 35’LER SEVİYESİNE DÜŞÜRDÜK”

“Bilhassa savunma sanayii alanında caydırıcılığımız mutlaka çok yüksek olmak durumundadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, savunma sanayii başta olmak üzere tüm kritik alanlarda, sadece kendisine yeterli olmakla kalmayıp, tüm dostlarının ihtiyaçlarını da karşılayabilecek düzeye gelmek mecburiyetindir. Nitekim attığımız adımlar sayesinde 2002 yılında yüzde 80’lere bulan dışa bağımlılık oranımızı yüzde 35’ler seviyesine düşürdük.”

Türk savunma sanayii şirketlerinin yurt dışına, zırhlı araçlar, hava savunma sistemleri, roket sistemleri, simülatörler, sahil güvenlik gemileri, haberleşme, komuta kontrol sistemleri ve yazılımları ihraç ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarının kamu imkânları ile özel sektörün tecrübe ve dinamizminin birleşmesiyle ortaya çıktığını da kaydetti.

Pakistan ile MİLGEM gemilerinin ihracatına yönelik 1,5 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandığı, Ukrayna ile altı tane İHA’nın satışına dair mutabakata varıldığı bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmiş ülkelerin hiçbirinin ürünün yüzde yüz üretimini kendisi yapmadığını, birçok farklı ülkeden farklı parça tedarik ettiğini ve F-35 uçaklarının belli parçalarının Türkiye’den gönderildiğini de sözlerine ekledi.

Sakarya’daki Birinci Ana Bakım Fabrikası’na ilişkin çalışma hakkında da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “19 Aralık’taki Cumhurbaşkanlığı Kararımızın ardından belli bazı kesimler, bu konuyu hemen istismar etmeye başladı. Türk Savunma Sanayinin temellerini atan merhum Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil gibi vatan-millet âşıklarının millî projelerini sabote edenler, şimdi aynı tavrı bizlere, bizim çalışmalarımıza karşı sergiliyorlar. Ülkemizin savunma sanayini on yıllardır bir avuç yabancıya mahkûm edenler, şimdi çıkmışlar utanmadan bizim politikalarımızı eleştiriyorlar.”

“SEKA ÖZELLEŞTİRİLMESİNDE İŞÇİLER MAĞDUR EDİLMEDİ”

Ana muhalefetin ülkeyle ilgili hayati konulardaki tutumunu da eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu provokasyonun başını da Türkiye’deki adı ana muhalefet ama ana muhalefetten başka ne derseniz var. Başını CHP çekiyor. Terör örgütleriyle ‘simbiyotik’” ilişki geliştiren, aynı kaynaklardan beslenen CHP’den, ülkemizin ve milletimizin menfaatine olan böylesi bir meselede elbette yerli ve millî bir tavır beklemiyoruz. 24 Haziran seçimlerindeki yegâne başarısı, bölücü örgütün siyasi uzantılarını Meclis’e taşımak olan bir parti, zaten başka türlü hareket edemez” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin SEKA kâğıt fabrikalarının özelleştirilmesine de karşı çıktığını anımsatarak, özelleştirme sonrasında hiçbir işçinin mağdur edilmediğini, işçilerin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde istihdam edildiğini, fabrikaların belli alanlarının müzeye dönüştürüldüğünü, bazı alanlarının da yeşil alan olarak vatandaşın kullanımına açıldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arifiye’deki mevcut personelin tasfiyesi, işinden, aşından, ekmeğinden edilmesi de asla söz konusu değildir. Burada çalışan kardeşlerimizin özlük haklarında herhangi bir eksilme olmayacaktır” dedi.

Aldıkları kararın fabrikanın verimliliğini, üretkenliğini, teknolojisini artırmak amacında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira orada yapılacak işler fabrika arazisindeki her türlü taşınmazın, üretim, bakım ve onarımda kullanılan her türlü teçhizatın mülkiyeti devlet aittir ve öyle kalacaktır” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki fabrikaya yönelik kararın “özelleştirme” değil, işletme hakkının belli şartlar, belli süreler, belli kısıtlamalar dâhilinde BMC’ye devredilmesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün Sakarya ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Vatanımızın bağımsızlığı uğrunda gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden hayatta olanlara Rabbimden sağlık ve afiyet niyaz ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.