“Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir” 0 370

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da kanaat önderleri ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir. Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır programı çerçevesinde kanaat önderleri ile iftar programına katıldı. TÜYAP Diyarbakır Fuar Merkezi’nde düzenlenen iftar sonrasında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan’ın mübarek olmasını dileyerek, bu kutlu ayın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da tarihe geçecek bir miting gerçekleştirdiklerini belirterek Diyarbakırlılara kendilerine gösterdikleri teveccüh dolayısıyla teşekkür etti.

“DİYARBAKIR, MİLLÎ İRADE GASPÇILARINA BUGÜN ÇOK GÜZEL BİR CEVAP VERDİ”

“Milletimizin kardeşliğine uzanan ellere esaslı bir cevap verdiğine inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin dört bir yanını kuşatan dayanışma iklimi, Kürt kardeşlerimin oyunu cepte görenlere indirilmiş ağır bir tokattır. Diyarbakır, terör örgütünün siyasi uzantıları başta olmak üzere millî irade gaspçılarına bugün çok güzel bir cevap verdi. Bugün Diyarbakır, birilerinin arka bahçesi olmadığını haykırmıştır. Bugün Diyarbakır istismar siyasetini kaldırıp çöpe atmıştır. Bugün Diyarbakır, Kürt kardeşlerimin iradesini elindeki viski şişesiyle ahkâm kesen bir avuç marjinale peşkeş çekenlere tavrını belli etmiştir. CHP ile bir olup siyaset mühendisliği yapanların hesabı inşallah önce Diyarbakır’da bozguna uğrayacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Burası artık kimlik siyaseti üzerinden bölücülük yapanların değil kardeşlerin, dayanışmanın şehridir. Burası artık terör örgütüne yandaşlık yapanların değil ülkesine aşkla hizmet edenlerin yönettiği bir şehirdir” dedi.

“BELEDİYE İMKÂNLARININ TERÖRİSTLERİN EMRİNE VERİLDİĞİ DÖNEM SONA ERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört bir yanı enbiya makamlarıyla nakşedilmiş bu mübarek şehirde Hans’a, George, İslam düşmanı emperyalistlere taşeronluk devri artık tamamen kapanmıştır. Diyarbakır’da artık milletin emanetini korumakla görevli olanların bodrum katlarında teröristlerin ayakçıları tarafından tokatlandığı, belediyenin imkânlarının teröristlerin emrine verildiği dönem sona ermiştir. Allah’ın izniyle Diyarbakır yeni bir başlangıcın, bir şahlanışın arifesindedir. 24 Haziran, Diyarbakır’ın önünde taze bir sayfanın açılacağı gün olacaktır.”

“24 HAZİRAN, KANDİL’DEKİ TERÖR BARONLARINA VURULAN BİR ŞAMAR OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran’ın kendileri zevk ve sefa içerisinde yüzerken Diyarbakırlı gençleri bile bile ölüme gönderen Kandil’deki terör baronlarına vurulan bir şamar olacağını ifade ederek, bu günün aynı zamanda Kürt vatandaşlarımızın inancıyla, değerleriyle, tarih ve medeniyet birikimiyle kavgalı siyaset tarzının mezara gömüldüğü gün olacağını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugüne kadar sizlerle daima gönül diliyle, samimiyetin diliyle konuştuk. Burada ne söylüyorsak, Diyarbakır’da nasıl bir siyaset anlayışını savunuyorsak, diğer 80 vilayetimizde de aynısını savunduk, aynısını söyledik. Bölücü örgütün siyasi uzantıları gibi doğuda farklı, batıda farklı bir dil kullanmadık. Onlar gibi çift dilli, çift kimlikli, hepsinden öte ikiyüzlü siyasi söylemlere başvurmadık. 16 yıllık iktidarlarımız döneminde bölgecilik yapmadık, ırkçılık yapmadık. Şehirlerimiz ve vatandaşlarımız arasında asla ayrımcılık yapmadık. Oy versin vermesin 81 vilayetimizin tamamını, 81 milyonun tüm fertlerini kökenine, bölgesine, inancına, meşrebine bakmadan kucaklamanın gayreti içerisinde olduk. Herkesin, her kesimin kendi kimliğini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi, bir atmosferi tesis ettik.”

İlk günden beri Türkiye’yi hak ve özgürlükler bakımından dünyanın süper ligine taşımanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte daha önce hayal dahi, telaffuz dahi edilemeyen nice reformu hayata geçirdiklerini belirtti.

“İNKÂR POLİTİKALARINI BİR DAHA ASLA GÜNDEME GELMEMEK ÜZERE RAFA KALDIRDIK”

Temel hak ve özgürlükler noktasında 28 Şubat darbecilerinin devrettiği enkazı temizleyerek demokrasinin standartlarını yükselttiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşına tepeden bakan, vatandaşını düşman gören ceberut devlet anlayışı yerine, vatandaşının hizmetkârı olan yeni bir yönetim paradigmasını uygulamaya koyduklarını ifade etti.

“Sizlerin sorunlarını çözmek için girdiğimiz bu mücadelede risk aldık, zaman zaman tehdit aldık, ancak hak bildiğimiz yoldan asla dönmedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski Türkiye’nin inkârcı, dışlayıcı, tahkir edici dilini ortadan kaldırarak yerine daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı, daha saygılı bir söylem inşa ettik. İnkâr politikalarını, ret politikalarını, baskı politikalarını bir daha asla gündeme gelmemek üzere rafa kaldırdık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Kuzey Suriye’den ülkemize saldıranların bu ülkenin dostları olmadığına, onların Kürtlükle de alakası bulunmadığına dikkat çekti. Amerika’nın verdiği beş bin tır dolusu silahı Kilis’teki, Urfa’daki vatandaşlarımıza karşı kullananlara yönelik gereğinin yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerimizin Afrin’de zafere ulaştığını, sıranın Kandil’e de geleceğini ifade etti.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYİ BAŞARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında iktidarları döneminde bölgedeki sorunları çözmeye yönelik yürüttükleri süreçlere değindi. “Analar ağlamasın, ocaklara şivanlar düşmesin, bu ülkenin körpe fidanları teröre kurban gitmesin diye demokratik açılımı, millî birlik ve kardeşlik projesini ve nihayetinde çözüm sürecini biz devreye aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör sorununu bu ülkenin gündeminden tamamen kaldırmak için bölücü örgütün sabotajlarına ve ihanetlerine rağmen bütün bu süreçleri kararlılıkla devam ettirdik. Bir dönem ötekileştirilmiş diğer vatandaşlarımızla beraber Kürt kardeşlerimin de sıkıntılarını çözmek için çalıştık. Kültürel haklardan eğitime, yerleşim birimlerinin isimlerinden seçmeli derslere, Kürt dili ve edebiyatı bölümlerine kadar hemen her alanda yüzlerce düzenlemeyi biz hayata geçirdik. Sadece Hakk’a ve halka güvenerek halis niyetle çıktığımız bu yolda hamdolsun Kürt sorununu çözmeyi başardık” şeklinde konuştu.

“ELİ KANLI KATİL SÜRÜLERİNE HAYAT HAKKI TANIMAYACAĞIZ”

2018’in Türkiye’sinde artık Kürt sorunu diye bir sorun olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü eski Türkiye’de Kürtlerin bizatihi kendileri bir sorun olarak görülüyordu. Bugünün Türkiye’si hiçbir vatandaşını sorun olarak görmüyor. Türkiye artık bu tür yersiz kaygıların tamamını aşmış bir ülkedir. Bizim önümüzdeki tek sorun, terör sorunudur. Sizlerin desteği, güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla terör sorununun da üstesinden geliyoruz, geleceğiz. 780 bin kilometrekare vatan toprağının bir karışında dahi eli kanlı katil sürülerine hayat hakkı tanımayacağız. Hele hele bir dönem olduğu gibi sokak çetelerinin bölge halkına musallat olmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları reformlar sayesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en büyük demokratik dönüşümünü gerçekleştirdiğinin altını çizerek, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir” dedi.

“BUGÜN 16 YIL ÖNCESİNE GÖRE DAHA ÖZGÜR BİR TÜRKİYE VAR”

İnsanlarına etnik kökeninden, dilinden, dış görünüşünden, sakalından, sarığından, başörtüsünden, feracesinden, poşusundan dolayı ayrımcılık yapan devlet anlayışının tamamen tedavülden kalktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Bu devlet artık milletin iradesiyle kurulan bir devlettir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var. Birileri rahatsız olsa da bugün geçmişe göre daha hür, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye var” değerlendirmelerinde bulundu.

Konuşmasının devamında, “İddiayla söylüyorum; 16 senede bu ülkede darbeciler, teröristler, terör seviciler dışında hareket alanı kısıtlanan hiç kimse yoktur. 16 yıl öncesine göre Türkiye’de millet, devlet ve demokrasi düşmanları dışında hiçbir vatandaşımızın özgürlük alanı daralmamıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıllık mücadelenin en büyük kaybedenlerinin bölücüler, FETÖ’cüler, fitneciler ve milletin sırtına kene gibi yapışan tefeciler olduğunu, bunların haricinde herkesin özgürlüklerinin alabildiğine genişlediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortalığı ayağa kaldıranlara Allah için şöyle bir bakın, yurt içinde ve yurt dışında sürekli demokrasimize kara çalmaya çalışanları şöyle bir gözden geçirin. Sadece imtiyazı elinden alınan seçkinleri göreceksiniz. Sadece çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden para kazanmaya çalışmış ve alışmış rantçıları göreceksiniz. Sadece Diyarbakır sokaklarında top koşturan çocukları annelerinden koparıp dağa kaçıran terör baronlarını göreceksiniz. Sadece camiye giden imamın, rızkının peşindeki esnafın, pırıl pırıl dimağları geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin kanını döken canileri göreceksiniz. Sadece 15 Temmuz gecesi insanlarımız vahşice katleden FETÖ’cü hainleri göreceksiniz. Sadece Kobani bahanesiyle 53 vatandaşımızın ölümüne neden olan siyasetçi kılıklı provokatörleri göreceksiniz. Sadece 28 Şubat döneminde imam hatipleri kapatan, dini kurumlarımızın kapısına kilit vuran, kızlarımızı üniversiteye sokmayan faşistleri göreceksiniz. Sadece tarihi şanlı kahramanlıklarla dolu bu aziz milleti takunyalı, makarnacı, kömürcü, irticacı diye aşağılayan kibir abidelerini göreceksiniz. Sadece baskı, zulüm ve dayatmayla milleti hizaya sokmaya çalışan jakobenleri göreceksiniz.”

“MANKURTLAR TOPLULUĞUNU ASLA DİKKATE ALMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Türkiye’nin artıkları dışında AK Parti iktidarlarından rahatsız olan, hazımsızlık duyan hiç kimse olmadığını vurgulayarak “Biz bugüne kadar aydın, sanatçı, gazeteci, siyasetçi, akademisyen görünümlü bu mankurtlar topluluğunu asla dikkate almadık. Ne yaptıysak, hangi başarıya imza attıysak bunlara rağmen yaptık. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın sürekli değişip yeni bir biçim kazandığını, değişen dünyayla beraber şartların ve taleplerin de değiştiğini belirterek ülkemiz geliştikçe, dünyaya açıldıkça vatandaşlarına sağladığı hak ve imkânlar noktasında çıtayı yükselttikçe insanımızın beklentilerinin de arttığına dikkat çekti.

“TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİN TALEPLERİNİ KARŞILAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“16 yıldır hiçbir zaman milletimizin taleplerine kulak tıkamadım. Hangi reformu yaparsak yapalım, kendimizi asla mükemmel bir noktada görmedik. Hep daha iyisini, daha güzelini, daha kalitelisini yapmayı hedefledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yeni dönemde de mevcut kazanımlarımızdan asla taviz vermeden başta siz kardeşlerim olmak üzere toplumumuzun bütün kesimlerinin taleplerini karşılamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin devam etmesi için bölgedeki kanaat önderleri ve vatandaşların desteğini istediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “Kürt, Türkmen, Arap ayrımı yapmadan bölgemizdeki tüm mazlum ve mağdurlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bizi bölmeye çalışanlara inat kardeşliğimizi perçinleyecek, safları sıklaştıracak, birbirimize çok daha kenetleneceğiz. Sizlerin duası ve desteğiyle de hiç kimsenin devletimizi girdiği bu yoldan saptırmasına asla izin vermeyeceğiz. CHP zihniyetinin bu ülkeyi tekrar eski baskıcı, antidemokratik günlerine geri döndürmesine müsaade etmeyeceğiz. CHP ile kol kola yürüyen bölücü örgütün siyasi uzantılarının sizlerin ismini istismar etmesine kesinlikle fırsat tanımayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda siyaset yolculuğuna ilk çıktığında gelip Diyarbakırlı vatandaşların hayır duasını, desteğini, icazetini aldığını, ülkenin tüm kritik aşamalarında da gelip istişare ettiğini hatırlatarak “Şimdi yeni bir dönemin arifesindeyiz. Bugün de sizlerin çok güçlü desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bugün de sizlerin hayır duasını almak istiyoruz. Diyarbakır’ın bizi mahcup etmeyeceğini biliyoruz” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ

Program sonrasında kentten ayrılmak üzere havaalanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzergâhında kendisini bekleyen vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davet üzerine bir kafede vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin icraata ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” 0 85004

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize, bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı icraat yapabilelim diye verdi. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLUNDA HER GÜNÜ, HER SAATİ DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasının başında grup toplantısının partileri ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı son parti grup toplantısından bugüne geçen süre içinde iştirak ettiği programlar, gerçekleştirdiği yurt dışı ve yurt içi ziyaretler ve yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarın, iki gün sürecek resmî bir ziyaret için Moldova’ya gideceğini, cuma günü İzmir’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le birlikte bir rafinerinin açılış törenine katılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda, her günü, her saati, her dakikayı değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Anlayışları içinde yorgunluğun, yılgınlığın, tembelliğin ve ataletin yeri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hizmet yolunda yürümek, bu büyük mücadeleyi sürdürmek için kendinde derman göremeyen varsa, yanlış yerde bulunduğunu bilmelidir. Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz; ama siyasette bu yol her zaman için açıktır” diye konuştu.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 38 YAŞINDA EMEKLİ OLMAYA İMKÂN SAĞLAYAN BİR UYGULAMA YOK”

Konuşmasında, erken emeklilik tartışmalarına da değinerek sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaşa bakıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999’daki değişiklikten sonra emeklilik için hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısının yanında kademeli olarak yaş şartının da getirildiğini hatırlattı.

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde de bu uygulamanın olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi, tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır” diye ekledi.

İlgili derneğin başında olan ve 1992’de sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil olan kişinin, eski sistemin devam etmesi halinde 2012’de 38 yaşında iken emekli olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş uygulaması dolayısıyla bu kişinin 2022 yılında, 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacağını kaydetti.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emekli olmaya imkân sağlayan bir uygulamanın olmadığını vurgulayarak, “20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi, 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dünyada hiçbir sosyal güvenlik sisteminin dayanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Ama bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız, 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi, yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir. Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. Bu rakam Avrupa ülkelerinde 65’tir. Türkiye, kademeli olarak henüz yeni yeni 65 yaş sınırına doğru çıkmaya çalışıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken, emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıl arasındadır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken, emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli, tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi altı yılda emekli maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi, mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı bir hâldedir.”

Emeklilikte yaşa takılanlar olarak anılan grupta 6,3 milyon kişinin bulunduğuna ve bunların 1 milyona yakının devlet memuru olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu teklifin ülkeye yıllık ilave maliyetinin 26 milyar lira olduğunu, erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakamın 750 milyar lirayı bulduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye ben bunu milletime soruyorum” şeklinde konuştu.

“BİR KESİMİ MEMNUN ETMEK ADINA ÜLKENİN TÜM DENGELERİNİN BOZULMASINA GÖNLÜMÜZ RIZA GÖSTEREMEZ”

Ekonomik olarak âdeta bir Kurtuluş Savaşının verildiği bir dönemde, bir taraftan stokçuluk veya başka uygulamalarla fırsatçılar türerken bir taraftan da böyle taleplerin geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken yaşta emekli olanların, bir taraftan devletten emekli maaşı alırken bir taraftan da çalışacağını, bunun da hak ve adalet olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Yanlış anlaşılmasın; bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yoktur” ifadelerini kullanarak, emekliler ile ilgili en büyük hizmetleri kendilerinin getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 68 lira emekli maaşı alanların olduğunu, bugün neredeyse asgari ücretin altında emekli maaşının kalmadığını, her iki dini bayramda emeklilere 1000’er liralık ikramiyenin verildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin imkânları arttıkça, tüm vatandaşlarla birlikte emeklilerin de durumlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir kesimi memnun etmek adına, ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına da gönlümüz rıza gösteremez. Kaldı ki bu adım veya bu kampanya, bir siyasi ranta dönüştürülmemelidir. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur” dedi.

“TÜRKİYE, GEÇMİŞTE POPÜLİST POLİTİKALARDAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ ATILAN ADIMLARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bugün ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü, emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmî veya gayrı resmî olarak çalışmayı sürdürecektir. Yani, bir yandan devletten maaş alacak, diğer yandan yine işlerine güçlerine bakacaklar. Hakikat bu iken, göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, yeni bir felaketin içine niye sürükleyelim? Meclis’te bu konuyu gündeme getiren partileri, bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye, geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım.”

“BİZİ YIKMAK İÇİN KURULAN TUZAKLARI UFAK TEFEK SENDELEMELERLE ATLATTIK”

Türkiye’nin, 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa da aşarak yakaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013 yılından itibaren, hep beraber şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle, kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi Olaylarıyla, özellikle bizi oradan sıkıştırmaya çalışanlar, son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen, ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları, ufak tefek sendelemelerle atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik” şeklinde konuştu.

Uyguladıkları Yeni Ekonomi Programına değinerek, “Hem bugüne kadarki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki muhtemel saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin ilk bütçesinin hazırlıklarını tamamlandığını ve 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifini, yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı.

“HER İCRAATIMIZI MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VE MİLLETİMİZİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Bu süreçte çok ciddi fedakârlıklarda bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için, yeri geldiğinde yutkunmak pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Biz bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik, saklamadık. Her icraatımızı milletimizle birlikte ve milletimizin gözü önünde gerçekleştirdik. Son dönemde de aynı yolu izledik” sözlerine yer verdi.

“Milletimizle aramızdaki gönül bağı, bazen her şeyi söze dökemesek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete, hasbiliğe sahiptir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin sabır dönemleri olduğunu, sabredip zafere ulaşılacağını vurguladı.

“ÜRKEKLİK SEBEBİYLE BÜROKRASİNİN TIKANMASI, DENİZİ GEÇİP DEREDE BOĞULMAYA BENZER”

Ülke yönetimini devraldıkları günden beri, bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ederken, hâlâ bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikâyetler işittiklerini aktardı.

Aradan dört aydan fazla zaman geçtiğine işaret ederek bu tür sıkıntıların süratle geride bırakılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere, tüm bürokratlar, şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması diye bir usul yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse, bizim görümüzde o kişi zaten ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tarz şikâyetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet hâlâ yapmamışlarsa yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı ve etkili icraat yapabilelim diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması, denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize, ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız.”

Konuşmasının son bölümünde gündemdeki diğer konulara da yer vererek Türk adalet sisteminin Rahip Brunson ile ilgili verdiği kararı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda atılan adımlara da değindi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA PKK’YA KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI EN ÜST DÜZEYDE ATACAĞIZ”

Suriye’nin kuzeyinde, Mümbiç’te atılan adımlara işaret ederek, Mehmetçiğin Mümbiç’te, ABD’li askerlerle birlikte müşterek eğitim sisteminin sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Tabii takvim 90 gündü, 90 günlük takvim ne yazık ki şu anda çalıştı diyemeyiz, çalışmadı. Çalışmazsa biz orada da göbeğimizi kesmeyi biliriz, gereğini yapacağız. Aynı şekilde Fırat’ın doğusunda gereken adımlar atılmaz, hâlâ bu gecikme süreci devam ederse, Fırat’ın doğusunda da özellikle bu YPG-PYD’ye, daha doğrusu PKK’ya karşı atılması gereken adımları en üst düzeyde atacağız ve gereğini de yapacağız.”

Bütün bu adımların sadece Türkiye’yi değil, oradaki halkı da koruma altına almaya yönelik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de attığımız adım neyse, Afrin’de attığımız adım da odur, Cerablus’ta attığımız adım da odur ve bütünüyle o terör koridorunda attığımız adımlar bunlardır. Bu adımları Türkiye kararlı bir şekilde atmıştır, bundan sonra da atmaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Emine Erdoğan, Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı 0 85003

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı.

Meyra Palace Otelde, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da hazır bulundu. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen törende Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“ANADOLU KADINI TARİHİN HER DÖNEMİNDE ÜRETİM HAYATININ PARÇASI OLDU”

Anadolu kadınının, tarihin her döneminde üretim hayatının bir parçası olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine, üretimin her alanında kadın çiftçilerin fark ortaya koymasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kadınların çabasının, sadece tarımsal faaliyetleri değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendirdiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınlara başladıkları işin sürdürülebilir olmasını ve ihracat hedefine yönelik etkin çalışmalar yapmalarını tavsiye etti. Kırsalda yaşayan kadınlara fırsat eşitliği sağlayan devlet desteğine vurgu yapan Emine Erdoğan, 2003-2017 yılları arasında 2 milyondan fazla kadın çiftçiye eğitim verildiğini aktardı.

ATA TOHUMU PROJESİ’NE DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında kadınlardan, Ata Tohumu Projesi’ne destek vermelerini isteyen Emine Erdoğan, “Tohum gıda kalitesinin başladığı yerdir. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa gıdanız da o derece sağlıklı olur” diye konuştu.

Şekerbank’ın sponsorluğunda 2015 yılında başlatılan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ödül töreninde, kırsal alanda tarım alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan girişimci kadınlara ödülleri verildi.