“Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir” 0 324

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da kanaat önderleri ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir. Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır programı çerçevesinde kanaat önderleri ile iftar programına katıldı. TÜYAP Diyarbakır Fuar Merkezi’nde düzenlenen iftar sonrasında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan’ın mübarek olmasını dileyerek, bu kutlu ayın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da tarihe geçecek bir miting gerçekleştirdiklerini belirterek Diyarbakırlılara kendilerine gösterdikleri teveccüh dolayısıyla teşekkür etti.

“DİYARBAKIR, MİLLÎ İRADE GASPÇILARINA BUGÜN ÇOK GÜZEL BİR CEVAP VERDİ”

“Milletimizin kardeşliğine uzanan ellere esaslı bir cevap verdiğine inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin dört bir yanını kuşatan dayanışma iklimi, Kürt kardeşlerimin oyunu cepte görenlere indirilmiş ağır bir tokattır. Diyarbakır, terör örgütünün siyasi uzantıları başta olmak üzere millî irade gaspçılarına bugün çok güzel bir cevap verdi. Bugün Diyarbakır, birilerinin arka bahçesi olmadığını haykırmıştır. Bugün Diyarbakır istismar siyasetini kaldırıp çöpe atmıştır. Bugün Diyarbakır, Kürt kardeşlerimin iradesini elindeki viski şişesiyle ahkâm kesen bir avuç marjinale peşkeş çekenlere tavrını belli etmiştir. CHP ile bir olup siyaset mühendisliği yapanların hesabı inşallah önce Diyarbakır’da bozguna uğrayacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Burası artık kimlik siyaseti üzerinden bölücülük yapanların değil kardeşlerin, dayanışmanın şehridir. Burası artık terör örgütüne yandaşlık yapanların değil ülkesine aşkla hizmet edenlerin yönettiği bir şehirdir” dedi.

“BELEDİYE İMKÂNLARININ TERÖRİSTLERİN EMRİNE VERİLDİĞİ DÖNEM SONA ERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört bir yanı enbiya makamlarıyla nakşedilmiş bu mübarek şehirde Hans’a, George, İslam düşmanı emperyalistlere taşeronluk devri artık tamamen kapanmıştır. Diyarbakır’da artık milletin emanetini korumakla görevli olanların bodrum katlarında teröristlerin ayakçıları tarafından tokatlandığı, belediyenin imkânlarının teröristlerin emrine verildiği dönem sona ermiştir. Allah’ın izniyle Diyarbakır yeni bir başlangıcın, bir şahlanışın arifesindedir. 24 Haziran, Diyarbakır’ın önünde taze bir sayfanın açılacağı gün olacaktır.”

“24 HAZİRAN, KANDİL’DEKİ TERÖR BARONLARINA VURULAN BİR ŞAMAR OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran’ın kendileri zevk ve sefa içerisinde yüzerken Diyarbakırlı gençleri bile bile ölüme gönderen Kandil’deki terör baronlarına vurulan bir şamar olacağını ifade ederek, bu günün aynı zamanda Kürt vatandaşlarımızın inancıyla, değerleriyle, tarih ve medeniyet birikimiyle kavgalı siyaset tarzının mezara gömüldüğü gün olacağını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugüne kadar sizlerle daima gönül diliyle, samimiyetin diliyle konuştuk. Burada ne söylüyorsak, Diyarbakır’da nasıl bir siyaset anlayışını savunuyorsak, diğer 80 vilayetimizde de aynısını savunduk, aynısını söyledik. Bölücü örgütün siyasi uzantıları gibi doğuda farklı, batıda farklı bir dil kullanmadık. Onlar gibi çift dilli, çift kimlikli, hepsinden öte ikiyüzlü siyasi söylemlere başvurmadık. 16 yıllık iktidarlarımız döneminde bölgecilik yapmadık, ırkçılık yapmadık. Şehirlerimiz ve vatandaşlarımız arasında asla ayrımcılık yapmadık. Oy versin vermesin 81 vilayetimizin tamamını, 81 milyonun tüm fertlerini kökenine, bölgesine, inancına, meşrebine bakmadan kucaklamanın gayreti içerisinde olduk. Herkesin, her kesimin kendi kimliğini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi, bir atmosferi tesis ettik.”

İlk günden beri Türkiye’yi hak ve özgürlükler bakımından dünyanın süper ligine taşımanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte daha önce hayal dahi, telaffuz dahi edilemeyen nice reformu hayata geçirdiklerini belirtti.

“İNKÂR POLİTİKALARINI BİR DAHA ASLA GÜNDEME GELMEMEK ÜZERE RAFA KALDIRDIK”

Temel hak ve özgürlükler noktasında 28 Şubat darbecilerinin devrettiği enkazı temizleyerek demokrasinin standartlarını yükselttiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşına tepeden bakan, vatandaşını düşman gören ceberut devlet anlayışı yerine, vatandaşının hizmetkârı olan yeni bir yönetim paradigmasını uygulamaya koyduklarını ifade etti.

“Sizlerin sorunlarını çözmek için girdiğimiz bu mücadelede risk aldık, zaman zaman tehdit aldık, ancak hak bildiğimiz yoldan asla dönmedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski Türkiye’nin inkârcı, dışlayıcı, tahkir edici dilini ortadan kaldırarak yerine daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı, daha saygılı bir söylem inşa ettik. İnkâr politikalarını, ret politikalarını, baskı politikalarını bir daha asla gündeme gelmemek üzere rafa kaldırdık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Kuzey Suriye’den ülkemize saldıranların bu ülkenin dostları olmadığına, onların Kürtlükle de alakası bulunmadığına dikkat çekti. Amerika’nın verdiği beş bin tır dolusu silahı Kilis’teki, Urfa’daki vatandaşlarımıza karşı kullananlara yönelik gereğinin yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerimizin Afrin’de zafere ulaştığını, sıranın Kandil’e de geleceğini ifade etti.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYİ BAŞARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında iktidarları döneminde bölgedeki sorunları çözmeye yönelik yürüttükleri süreçlere değindi. “Analar ağlamasın, ocaklara şivanlar düşmesin, bu ülkenin körpe fidanları teröre kurban gitmesin diye demokratik açılımı, millî birlik ve kardeşlik projesini ve nihayetinde çözüm sürecini biz devreye aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör sorununu bu ülkenin gündeminden tamamen kaldırmak için bölücü örgütün sabotajlarına ve ihanetlerine rağmen bütün bu süreçleri kararlılıkla devam ettirdik. Bir dönem ötekileştirilmiş diğer vatandaşlarımızla beraber Kürt kardeşlerimin de sıkıntılarını çözmek için çalıştık. Kültürel haklardan eğitime, yerleşim birimlerinin isimlerinden seçmeli derslere, Kürt dili ve edebiyatı bölümlerine kadar hemen her alanda yüzlerce düzenlemeyi biz hayata geçirdik. Sadece Hakk’a ve halka güvenerek halis niyetle çıktığımız bu yolda hamdolsun Kürt sorununu çözmeyi başardık” şeklinde konuştu.

“ELİ KANLI KATİL SÜRÜLERİNE HAYAT HAKKI TANIMAYACAĞIZ”

2018’in Türkiye’sinde artık Kürt sorunu diye bir sorun olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü eski Türkiye’de Kürtlerin bizatihi kendileri bir sorun olarak görülüyordu. Bugünün Türkiye’si hiçbir vatandaşını sorun olarak görmüyor. Türkiye artık bu tür yersiz kaygıların tamamını aşmış bir ülkedir. Bizim önümüzdeki tek sorun, terör sorunudur. Sizlerin desteği, güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla terör sorununun da üstesinden geliyoruz, geleceğiz. 780 bin kilometrekare vatan toprağının bir karışında dahi eli kanlı katil sürülerine hayat hakkı tanımayacağız. Hele hele bir dönem olduğu gibi sokak çetelerinin bölge halkına musallat olmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları reformlar sayesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en büyük demokratik dönüşümünü gerçekleştirdiğinin altını çizerek, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir” dedi.

“BUGÜN 16 YIL ÖNCESİNE GÖRE DAHA ÖZGÜR BİR TÜRKİYE VAR”

İnsanlarına etnik kökeninden, dilinden, dış görünüşünden, sakalından, sarığından, başörtüsünden, feracesinden, poşusundan dolayı ayrımcılık yapan devlet anlayışının tamamen tedavülden kalktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Bu devlet artık milletin iradesiyle kurulan bir devlettir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var. Birileri rahatsız olsa da bugün geçmişe göre daha hür, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye var” değerlendirmelerinde bulundu.

Konuşmasının devamında, “İddiayla söylüyorum; 16 senede bu ülkede darbeciler, teröristler, terör seviciler dışında hareket alanı kısıtlanan hiç kimse yoktur. 16 yıl öncesine göre Türkiye’de millet, devlet ve demokrasi düşmanları dışında hiçbir vatandaşımızın özgürlük alanı daralmamıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıllık mücadelenin en büyük kaybedenlerinin bölücüler, FETÖ’cüler, fitneciler ve milletin sırtına kene gibi yapışan tefeciler olduğunu, bunların haricinde herkesin özgürlüklerinin alabildiğine genişlediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortalığı ayağa kaldıranlara Allah için şöyle bir bakın, yurt içinde ve yurt dışında sürekli demokrasimize kara çalmaya çalışanları şöyle bir gözden geçirin. Sadece imtiyazı elinden alınan seçkinleri göreceksiniz. Sadece çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden para kazanmaya çalışmış ve alışmış rantçıları göreceksiniz. Sadece Diyarbakır sokaklarında top koşturan çocukları annelerinden koparıp dağa kaçıran terör baronlarını göreceksiniz. Sadece camiye giden imamın, rızkının peşindeki esnafın, pırıl pırıl dimağları geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin kanını döken canileri göreceksiniz. Sadece 15 Temmuz gecesi insanlarımız vahşice katleden FETÖ’cü hainleri göreceksiniz. Sadece Kobani bahanesiyle 53 vatandaşımızın ölümüne neden olan siyasetçi kılıklı provokatörleri göreceksiniz. Sadece 28 Şubat döneminde imam hatipleri kapatan, dini kurumlarımızın kapısına kilit vuran, kızlarımızı üniversiteye sokmayan faşistleri göreceksiniz. Sadece tarihi şanlı kahramanlıklarla dolu bu aziz milleti takunyalı, makarnacı, kömürcü, irticacı diye aşağılayan kibir abidelerini göreceksiniz. Sadece baskı, zulüm ve dayatmayla milleti hizaya sokmaya çalışan jakobenleri göreceksiniz.”

“MANKURTLAR TOPLULUĞUNU ASLA DİKKATE ALMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Türkiye’nin artıkları dışında AK Parti iktidarlarından rahatsız olan, hazımsızlık duyan hiç kimse olmadığını vurgulayarak “Biz bugüne kadar aydın, sanatçı, gazeteci, siyasetçi, akademisyen görünümlü bu mankurtlar topluluğunu asla dikkate almadık. Ne yaptıysak, hangi başarıya imza attıysak bunlara rağmen yaptık. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın sürekli değişip yeni bir biçim kazandığını, değişen dünyayla beraber şartların ve taleplerin de değiştiğini belirterek ülkemiz geliştikçe, dünyaya açıldıkça vatandaşlarına sağladığı hak ve imkânlar noktasında çıtayı yükselttikçe insanımızın beklentilerinin de arttığına dikkat çekti.

“TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİN TALEPLERİNİ KARŞILAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“16 yıldır hiçbir zaman milletimizin taleplerine kulak tıkamadım. Hangi reformu yaparsak yapalım, kendimizi asla mükemmel bir noktada görmedik. Hep daha iyisini, daha güzelini, daha kalitelisini yapmayı hedefledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yeni dönemde de mevcut kazanımlarımızdan asla taviz vermeden başta siz kardeşlerim olmak üzere toplumumuzun bütün kesimlerinin taleplerini karşılamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin devam etmesi için bölgedeki kanaat önderleri ve vatandaşların desteğini istediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “Kürt, Türkmen, Arap ayrımı yapmadan bölgemizdeki tüm mazlum ve mağdurlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bizi bölmeye çalışanlara inat kardeşliğimizi perçinleyecek, safları sıklaştıracak, birbirimize çok daha kenetleneceğiz. Sizlerin duası ve desteğiyle de hiç kimsenin devletimizi girdiği bu yoldan saptırmasına asla izin vermeyeceğiz. CHP zihniyetinin bu ülkeyi tekrar eski baskıcı, antidemokratik günlerine geri döndürmesine müsaade etmeyeceğiz. CHP ile kol kola yürüyen bölücü örgütün siyasi uzantılarının sizlerin ismini istismar etmesine kesinlikle fırsat tanımayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda siyaset yolculuğuna ilk çıktığında gelip Diyarbakırlı vatandaşların hayır duasını, desteğini, icazetini aldığını, ülkenin tüm kritik aşamalarında da gelip istişare ettiğini hatırlatarak “Şimdi yeni bir dönemin arifesindeyiz. Bugün de sizlerin çok güçlü desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bugün de sizlerin hayır duasını almak istiyoruz. Diyarbakır’ın bizi mahcup etmeyeceğini biliyoruz” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ

Program sonrasında kentten ayrılmak üzere havaalanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzergâhında kendisini bekleyen vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davet üzerine bir kafede vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı 0 66786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı. Canlı olarak yayınlanan programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize Güneysu’daki evinde gerçekleştirilen yayın, Anadolu’daki 100’e yakın yerel televizyon kanalında da canlı olarak ekrana geldi.

Programda Gazeteciler Murat Çiçek ve Ersoy Dede ile Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan’ın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ve gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

“TÜRKİYE ARTIK İNSANSIZ SİLAHLI VE SİLAHSIZ HAVA ARAÇLARI ÜRETİYOR”

Diğer cumhurbaşkanı adaylarının “Kendi tankımızı, topumuzu tüfeğimizi niye yapmıyoruz da yol, kaldırım, köprü yapıyoruz?” şeklindeki eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, söz konusu adayların yapılanları takip etmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, takip etseler, bilseler dahi doğruyu söylemediklerini ifade etti. Göreve geldiklerinde savunma sanayinde yerli sanayi üretiminin payının yüzde 20 olduğuna, şu anda ise bu oranın yüzde 65’e çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu noktada dışa bağımlılıktan kurtulduğunu, artık insansız silahlı ve silahsız hava araçlarını ürettiğini, tüfeklerde yerli üretime geçildiğini, tankta prototip yapıldığını ve yakında seri üretime geçileceğini, Atak helikopterlerinin üretildiğini ve ihracata başladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bunlardan haberleri yok ki. Türkiye’de savunma sanayinde neler yapılıyor haberleri yok” ifadesini kullandı.

Muhalefetin böyle bir derdinin ve hedefinin hiçbir zaman olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah rahmet etsin Nuri Demirağ yerli uçağı yaptı CHP zihniyeti o zaman Nuri Demirağ’ın bu üretiminin önüne geçerek o fabrikayı gaz ocağı fabrikasına dönüştürdü. Bunların mantığı, anlayışı bu. Bunlar Türkiye’de bir yerli, millî sanayi olması diye bir dertleri yok ki. Bir yerlerden aldıkları talimat neyse o talimatın gereğini yerine getiriyorlar” diye konuştu.

“S-500’LERİN ORTAK YAPILMASI KONUSUNDA RUSYA’YA TEKLİF YAPTIM”

Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 füzeleri ile ilgili bazı NATO ülkelerinin S-400’lerin NATO konseptine ters olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in bu kararın Türkiye’nin kendi tasarrufu olduğunu ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu açıklamalarda bulundu: “”Yunanistan’ın S-300’leri var. Şu anda onda S-300 varken ona böyle bir şeyi söylemiyorsun. Öbür tarafta NATO dışında aynı şekilde Suriye’de bunlar var, herhangi bir şey söylemiyorsun. Türkiye’ye gelince böyle bir takılma politikası, bunu anlamak mümkün değil. Biz savunma sanayiine yönelik kendi ihtiyacımız olan ne gerekiyorsa bunların gayreti içindeyiz. Paranız olsa bile vermiyorlar. Ben kendi silahlarımı niye yapmamayım? Biz dedik ki ‘Bunları beraber yapalım’, ona da gelmiyorlar. Rusya bize sağ olsun çok uygun şartlarda kredi verdi. Hem de işin ikinci, üçüncü kademesinde ortaklaşa bir üretime gireceğiz. Ayrıca S-500’lerin ortak yapılması konusunda Rusya’ya teklif yaptım.”

“TÜRK AKIMI, TANAP BİZE GÜÇ KATIYOR”

12 Haziran’da Azerbaycan, Ukrayna, Sırbistan ve KKTC Cumhurbaşkanları ile birlikte açılışını gerçekleştirdiği Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’na (TANAP) ilişkin bir soru üzerine, bunun Türkiye’nin ne kadar stratejik konumda olduğunu gösteren önemli bir proje olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Akımı Projesi ve TANAP’la birlikte artık Türkiye için doğal gaz konusunun tehlike veya tehdit olmaktan çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Akımı, TANAP bize güç katıyor. Batı, TANAP’tan kullanırken Türkiye ve Azerbaycan dayanışmasının en güzel örneğini de bulacak. Biz böylece burada stratejik bir konumda temsil görevini ifa edeceğiz” dedi.

“EKONOMİ SADECE CEPTEKİ PARA DEĞİLDİR”

Ana muhalefet partisi liderinin, gerçekleştirilen büyük alt yapı projeleri üzerinden getirdiği eleştirileri nasıl değerlendirdiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamlar ekonomiyi bilmiyor. Bunlar zannediyorlar ki ekonomi sadece cepteki paradır. Ekonomi sadece cepteki para değildir” sözlerine yer verdi.

Ekonomide ‘kaynakların çeşitlendirilmesi’ diye bir tez olduğunu, devletin bütçelerini kullanmadan, yap-işlet-devret ve kamu-özel ortaklığı modellerini devreye soktuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunları yapmak suretiyle parayı kim buluyor? İşi yüklenecek olan firma buluyor. Sadece bizden zaman zaman Hazine garantisi istedikleri oluyor. O da bizim için çok çok önemli bir yük değil. Biz bu şekilde yüklenici firmalar ile anlaşırken yüklenici firma çok seri olarak üretimi yapmak durumunda kalıyor. Ne kadar erken bitirirse kendisi de o kadar çabuk para kazanacak. Onun için işe önem veriyor, sıkı tutuyor. Hastanelerde, yollarda, köprülerde, Marmaray’da bu anlayışla Türkiye’yi ayağa kaldırdık. Yüksek Hızlı Trenler de aynı şekilde. Bazıları ‘Türkiye’de ekonomi zor durumda’ diyor. Türkiye’de ekonomi zor durumda olsa bu yüklenici firmalar bu kredileri, rakamları nereden bulacaklar?”

Erdoğan, Moody’s’in Türkiye hakkındaki kararlarına ilişkin, “İnşallah 24 Haziran’dan sonra o Moody’s’e bir operasyon biz çekeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye üyesi olmadığı hâlde ilgili kuruluşun Türkiye hakkında açıklamalar yaptığına değindi ve “Sıfır açıklaması yaptı, büyüme 7,4 çıktı. Ayıp denen bir şey var. Sen bu kadar önemli konumda bir firma olacaksın ve Türkiye’yi nasıl karalarım, onu nasıl zor duruma sokarım, diye adımlar atacaksın. Başaramayacaklar” şeklinde konuştu.

“BU OHAL, TERÖR TEHDİDİ ALTINDAKİ BÖLGELERİ TEHDİTTEN KURTARMAYA YÖNELİK BİR GÜVENLİK TEDBİRİ”

Muhalefetin OHAL nedeniyle rahat kampanya yapamadığı yönündeki eleştirileri hatırlatılarak, “OHAL 24 Haziran’dan sonra kaldırılacak mı?” sorusuna karşılık “24 Haziran’dan sonra bu göreve devamım hâlinde ilk işimiz inşallah OHAL’i kaldırmak olacaktır” açıklamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL’in seçim kampanyalara yansıyan en ufak yanın olmadığına vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tane örnek versinler, OHAL nerede hangi kampanyayı engelledi? Bir defa bu OHAL, bizim göreve geldiğimiz zamandaki OHAL değil. Bu OHAL, tam aksine şu andaki terör tehdidi altındaki bölgeleri, bu tehditten kurtarmaya yönelik bir güvenlik tedbiridir” değerlendirmesinde bulundu.

“BATI’NIN GÜÇLÜ ÜLKELERİNE GEREKLİ OLAN TAVIRLARI KOYACAĞIZ”

Yöneltilen bir soru üzerine, Batı’da yükselen yabancı ve İslam karşıtlığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabırla 24 Haziran’ı bir atlatalım. 24 Haziran’dan sonra özellikle Batı’nın güçlü ülkelerine gerekli olan tavırları, tedbirleri biz de koyacağız. Birinci derecede Almanya ile bunları konuşacağız. Bu gidiş, gidiş değil” ifadelerini kullandı. Şu anda Almanya, ABD, Hollanda ve Belçika’da çok sayıda FETÖ, PKK/PYD/YPG teröristlerinin olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara karşı aldığımız bizim de sinyaller, istihbarat teşkilatımızın tespitleri var. Eğer dost isek, NATO’da berabersek, AB’ye müzakereciysek gelin bu işleri çözelim diyeceğiz. Bu adımları da beraber atmayı planlıyoruz, başka çaremiz yok” dedi.

“TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE OLMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk turda siz Cumhurbaşkanı olur ve Meclis farklı olursa nasıl bir Türkiye olur?” sorusuna verdiği cevapta, bunları şu anda konuşmanın çok erken olduğunu ifade ederek, halkın Meclis’te kendisini yalnız bırakmayacağına ve iyi bir sonuç çıkacağına inandığını söyledi.

‘Güçlü Meclis’ derken bunu ifade ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü Meclis’te de işte Cumhur İttifakı’na özellikle halkımızın desteği şart. Cumhur İttifakı, halkımızdan beklenen desteği gördüğü anda evelallah biz yolumuza güvenle gideriz. Cumhurbaşkanlığı noktasında bu gücü halkımızdan aldıktan sonra biz inşallah çok daha farklı bir Türkiye’yi dünyada zeminine oturtacağız ve görmedikleri bir Türkiye’yi görecekler. Bu Türkiye artık eski Türkiye olmayacak. Bu Türkiye, artık böyle ikide bir tökezleyen ayağı prangalı Türkiye olmayacak” sözlerine yer verdi.

“MÜNBİÇ’TE ÇOK DAHA İYİ BİR MESAFE ALACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

Programda yer alan terörle mücadele konusunda, Münbiç’le ilgili yaşanan sürece de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Şu anda biz belirlenen takvimle Münbiç’te çok daha iyi bir mesafe alacağımıza inanıyoruz ve süratle de şu anda bu gidiyor. Onlar Fırat’ın doğusuna gitmek suretiyle bu işi rahatlatacaklar ve sözünü verdiler. Üstelik bir de tabi bu silahların üzerindeki kendi seri numaralarıyla filan geri toplayacaklar. Bunun sözünü verdiler. Eğer bunlar, bu seri numaralarıyla bunları geri toplarlarsa oradaki sıkıntı daha da aşılmış olacak. Bunu ben önemli bir gelişme olarak görüyorum. Bu kayıtlar Dışişleri Bakanımız da ve Bakanlıkta zaten var. Biz de burada gerek Sayın Putin gerek Sayın Ruhani, telefon diplomasisiyle süreci takip ediyoruz. Temennim odur ki, bu işi bir defa süratle bitirelim. Koalisyon güçleriyle Türkiye’ydi, Rusya’ydı, Ruhani’ydi aramızda bir sıkıntı yaşanmasın.”

Kimi cumhurbaşkanı adaylarının, Kandil’de bölücü terör örgütüne yönelik operasyon ile ilgili sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki muhalefet iş yaptırmama üzerine kurulmuş. Mesela terörle mücadele diye şu anda Bay Muharrem’den bir şey duydunuz mu? Bay Kemal’den terörle mücadele adına bir şey duydunuz mu? Kalkıyor Edirne’de cezaevinde terör örgütü PKK’nın arkasında durduğu bir kişiyi gidip ziyaret ediyor. Bu nasıl bir anlayıştır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin (BM) Filistin kararına ilişkin de, “Filistinli sivillerin korunmasıyla ilgili Güvenlik Konseyinde ABD’nin veto ettiği karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 120 oyla kabul edildi. Sekiz ret, 45 çekimser. Amerika yine hüsrana uğradı” değerlendirmesinde bulundu.

Programın sonunda vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da tebrik eden ve bayram dolayısıyla yapılan seyahatlerde dikkatli olunması tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aman ne olur sandıklar ihmal edilmesin. Bayramı her zaman yaparız ama sandığı her zaman karşımızda bulamayız” dedi.

TÜSİAV : Bayramlar paylaşmanın ve birlikteliğin teminatıdır 0 198

TÜRK Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu Tamay; Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladılar.

Sarıtoprak ve Tamay, mesajlarında ‘seçim’ atmosferine kitlenmiş ülke gündeminin bir ‘bayram arası’ yaparak insanların kucaklaşması ve sevginin, hoşgörünün daha çok artması temennilerini belirttiler. Açıklamada ayrıca, bayramların bir paylaşma ve birliktelik anı olduğu vurgulanırken “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır” denildi.

BAŞKAN SARITOPRAK “MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ BAYRAMLARIMIZDAKİ KUCAKLAŞMAYA BORÇLUYUZ”
Başkan Veli Sarıtoprak, TÜSİAV ailesi olarak yaptıkları her etkinlikle ve her organizasyonda paylaşmanın önemine dikkat çektiklerini belirterek, “Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir. Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Ramazan Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini tamamladı