“Bugün Diyarbakır’la birlikte tüm bölgemiz, 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur doludur” 0 327

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmada, “Diyarbakırlı huzurun kıymetini çok iyi biliyor. Biz istiyoruz ki Diyarbakır, diyar-ı huzur olsun. Bugün Diyarbakır’la birlikte tüm bölgemiz, 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur doludur. Hükûmetimiz, emniyet güçlerimiz, silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik korucularımız bölge halkının huzuru için ellerinden geleni yaptılar. Bugün devlet hiç olmadığı kadar halkının yanındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Diyarbakır mitingine katıldı. İstasyon Caddesi’nde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına Diyarbakırlıları selamlayarak başladı.

“BİZİM DİYARBAKIR’A OLAN SEVDAMIZ ASLA BİTMEZ”

“Bizim sizden başka kimimiz var. Bizim Diyarbakır’a olan sevdamız asla bitmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz aramıza girmeye çalıştılar, terör örgütüyle aramıza girmeye çalıştılar, hendeklerle aramıza girmeye çalıştılar. Sokaklarda sizleri birbirinize kırdırarak tehditle, yağmayla, haraçla aramıza girmeye çalıştılar. Sahabe emaneti olduğu için insanların abdestsiz girmekten çekindikleri bu şehirde Kurşunlu Camii’ni yakarak, Dört Ayaklı Minare’yi yıkmaya teşebbüs ederek aramıza girmeye çalıştılar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okula gitmesi gereken çocukları ailelerin ellerinden alıp dağa gönderdiklerini ve hayatlarını kararttıklarını söyleyerek, “Diyarbakır Belediyesi’nin önünde anaları ağlattılar. Sizleri tarihinizden, kültürünüzden, inancınızdan, ahlakınızdan, geleneklerinizden kopartıp marjinal örgütlerin kulu kölesi yaparak aramıza girmeye çalıştılar. Bunların çürük merdiveni ile dama çıkmaya çalışanlar da yerle yeksan oldular. Biz Diyarbakır’a gönlümüzü verdik. Biz Türkiye’ye gönlümüzü verdik. Rabbim bize sizlerin gönüllerini kazanmayı nasip eylesin” şeklinde konuştu.

“DİYARBAKIR, YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARLA GÜNEYDOĞU’NUN İSTANBUL’U HÂLİNE GELİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında meşreplerinde ayrımcılığın asla olmadığını, hizmet söz konusu olduğunda ise ayrımcılık bir yana, geri kalmış bölgelere daha çok imkân sağlayıp daha çok kaynak aktardıklarına dikkat çekti. “Yani pozitif ayrımcılık yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın bölgedeki illerin çoğu gibi uzun yıllar ihmal edildiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Biz İzmir’de, Bursa’da, Konya’da, Kayseri’de ne varsa Diyarbakır’da da o olsun dedik. Bunun için de son 16 yılda Diyarbakır’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 35,5 katrilyon lira yatırım yaptık. Yani biz Diyarbakır’ı bir kenara koymadık, ‘canımızdır’ dedik, ‘sevdamızdır’ dedik. ‘Burayı ayağa kaldıracağız’ dedik. Hamdolsun, Diyarbakır şu anda yaptığımız yatırımlarla Doğu’nun, Güneydoğu’nun adeta bir İstanbul’u, bir İzmir’i hâline geliyor.”

DİYARBAKIR’A YAPILAN YATIRIMLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın benzer nüfusa sahip şehirler arasında en çok yatırım yapılan illerden biri olduğunun altını çizerek şunları kaydetti: “Eğitimde 5 bin 325 adet yeni derslik kazandırdık. Hiçbir evladımız imkânsızlık sebebiyle eğitimden mahrum kalmasın diye ilköğretim öğrencilerimize 560 trilyon destek verdik. Yükseköğrenim öğrencileri için 5 bin 300 kişilik yurtlar inşa ettik. Diyarbakır gibi sporu seven, takımları iddialı bir şehre 33 bin seyirci kapasiteli bir stat yakışır dedik ve Diyarbakır Stadyumunu yaptık. Eski stadı da inşallah millet bahçesine çevireceğiz. Yani İngiltere’nin Hyde Parkı varsa biz de işte o stadı inşallah böyle bir Millet Bahçesi’ne çevireceğiz. Biz buyuz, biz yaparız, işte bu HDP yıkar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta Diyarbakır’a toplamda bin 242 yataklı 17 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi kazandırdıklarını, bunlardan birinin de 400 yataklı Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğunu söyledi. Diyarbakır’da ihtiyaç sahiplerine, şehit yakınlarına, gazilere, engellilere, yaşlılara, kimsesizlere, yetimlere 16 yılda 6,3 milyar lira destek verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “TOKİ, Diyarbakır’da bin 6847 konut projesini hayata geçirdi. Biliyorsunuz üç yıl önce Suriçi’nde gerçekten asla görmek istemediğimiz acı olaylar yaşandı. Bölücü terör örgütü Suriçi’nde yaşayan vatandaşlarımızın evlerini, iş yerlerini yıktı, sokaklarını çukurlarla kapattı. Camilerini, okullarını, hastanelerini tahrip etti. Güvenlik güçlerimize saldıran teröristler, kaçarken vatandaşlarımızı kendilerine canlı kalkan olarak kullanmaya çalıştı. Biz sadece bu teröristleri imha etmekle kalmadık, Suriçi’ni adeta baştan sona yeniden inşa ve ihya ettik. Diyarbakır’ın bu sembol bölgesini şehrin tarihine, kültürüne, medeniyet mirasımıza layık bir hâle getirdik.”

“BUGÜN DEVLET HİÇ OLMADIĞI KADAR HALKININ YANINDADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakırlıların huzurun kıymetini çok iyi bildiklerini söyleyerek Diyarbakır’ın ‘diyar-ı huzur’ olması beklentisi içinde olduklarını ifade etti. Bugün Diyarbakır’ın 40 yıldır olmadığı kadar huzur dolu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmetimiz ve başta İçişleri Bakanımız Sayın Soylu olmak üzere tüm Emniyet güçlerimiz, Silahlı Kuvvetlerimiz bölge halkının huzuru için ellerinden geleni yaptılar. Güvenlik korucularımız el ele verdiler, bölge halkının huzuru için hepsini yaptılar. Bugün devlet hiç olmadığı kadar halkının yanındadır. Uzun bir süreden beri hiçbir Kürt kardeşimiz sadece Kürt olduğundan dolayı mağdur edilmiyor. Her Kürt, bu memlekette her Türk’ün, her Arap’ın, her Laz’ın, her Çerkez’in, her Boşnak’ın sahip olduğu haklar neyse istisnasız hepsine sahiptir. Her kim herhangi bir Kürt kardeşimin herhangi bir hakkını gasp etmeye kalkarsa karşısında önce beni bulur” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık hiçbir teröristin gelip halkın yakasına yapışamadığını, haraç alamadığını vurgulayarak, “Artık hiç kimse gelip Kürt kardeşimin evlatlarını zorla alıp dağa götüremiyor. Artık Belediyenin önünde ağlayan Diyarbakırlı anneler var mı? Artık hiç kimse gelip esnafımızın kepengini kapattıramıyor, ticaretine engel olamıyor. Artık hiç kimse evde, sokakta, kahvede, hayatın her alanında Kürt kardeşimin tepesine binip ensesinde boza pişiremiyor. Kendisine zorla, tehditle herhangi bir şey yaptıramıyor” dedi.

“ARTIK KİMLİĞİNİZİN VE İNANCINIZIN ÖNÜNDE HİÇBİR YASAK YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan artık ret ve inkâr politikalarından eser kalmadığını da belirterek şunları kaydetti: “Artık kimliğinizin ve inancınızın önünde hiçbir yasak yok. Yasak olan tek şey var, o da sizin özgürlüklerinize, sizin hayat hakkınıza, sizin eğitim hakkınıza, iş yapma hakkınıza yönelik terörist saldırılardır. Biz buna izin vermemekte kararlıyız.”

Konuşmasının devamında, “Kürt kardeşlerimizin istisnasız tamamı da diğer vatandaşlarımız gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvencesi altındadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı siyasi taleplerin dile getirilme hakkı elbette vardır. Ama bunun da meşru yollar ve hukuki sınırlar içinde yapılması gerekiyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak beni bağlayan kurallar diğerlerini de bağlamak durumundadır. Öyle ben şuyum, ben buyum diyerek efelik yapmaya, kuralları, kanunları, milletin hak ve özgürlüklerini hiçe saymaya kalkarsanız kusura bakmayın, bu devlet buna da izin vermez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar yaptıkları hiçbir reformdan pişman olmadıklarını söyleyerek, “Hiçbir konuda sağladığımız hiçbir haktan geri dönmeyeceğiz” dedi ve attıkları adımların, halka sağladıkları imkânların tüm bu haksızlıkları ortadan kaldırmaya yönelik olduğuna dikkat çekti.

“Attığımız her adımı uzun uzun düşünerek attık. Eğer bir şeye karşı çıkmışsak, inanın bana çok sağlam ve sizlerin menfaatine yönelik sebepleri vardı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımız ötesinde oynanan oyunların hiçbiri Diyarbakır’ın da, Türkiye’nin de hayrına değildir. Yağ acı olunca, unutmayıp pilav da acı olur. Bu ülkenin, bu gücün öteki yapının güdümünde atılan hiçbir adımın sonu hiçbirimiz için özgürlüğe ve refaha çıkmaz. Selahaddin Eyyubi’nin torunlarından intikam almak için kurulan tezgâhlarla kimseyi kandıramazlar” dedi.

“KİMSE KÜRTLERE DEVLET ARAMASIN, KÜRTLERİN DEVLETİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Dün PKK’yı kullananlar bugün FETÖ’yu baş tacı yapıyorlar. Onların derdi Kürt’ün veya Türk’ün kendisi değil hep birlikte temsil ettiğimiz değerlerdir. İşte bunun için diyoruz ki; coğrafyamızda ne yapacaksak hep birlikte yapacağız. Türkiye hepimizin ülkesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hepimizin devletidir. Kimse Kürtlere devlet aramasın. Kürtlerin devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Biz Irak’ta, Suriye’de verdiğimiz mücadeleyle asırlardır bizleri birbirine düşürerek kurulan sömürü düzenine karşı çıkıyoruz. Biz, terör örgütleri kullanılarak insanlarımızın birbirine kırdırılmasına karşı çıkıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bir dönem ötekileştirilmiş, horlanmış, ezilmiş diğer vatandaşlarımız gibi Kürt kardeşlerimizi de köhne, ceberrut, baskıcı, eski vesayet düzeninin zulmünden kurtarmış olmaktan gurur duyuyoruz. Unutmayın, size zulmeden o vesayet düzeni bizi de yeri geldi hapse attı, yeri geldi partimizi kapatmaya çalıştı. Ülkemizin demokrasi yolculuğunda bugünlere nasıl geldiğini sizler çok iyi biliyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendilerinin “Kürt yoktur” demediklerini vurgulayarak Türkiye’nin artık bu noktadan geri dönüşünün mümkün olmadığının altını çizdi. “Biz Kürtlerin bizatihi kendilerini bir sorun olarak gören anlayışa nazire olarak ‘Kürt sorunu yoktur’ diyoruz” sözleriyle konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Herkes gibi sizlerin de özgürlüklerini güvence altına biz aldık. Bizim için asla değişmeyecek ve hep öyle kalacak olan resmî dilimiz Türkçe ne kadar değerliyse, anadiliniz Kürtçe de o kadar kıymetlidir. Kazanılmış diğer özgürlükler de aynı şekilde sizin ananızın ak sütü gibi sizlere helal olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok uzun bir süreden beri bu memlekette bombaların patlamadığını, yolların kesilmediğini, canların yanmadığını vurgulayarak bunu öncelikle güvenlik güçlerinin cansiperane çabaları sayesinde, ama asıl bölge halkının desteğiyle sağladıklarına dikkat çekti. “Bu durumun devamı yine sizlerin elinde” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdiye kadar bölücü terör örgütünün listelerini dağın başında yapıp Meclis’e gönderdiği milletvekilleri sizin hangi yaranıza merhem oldu? Çocuklarınızı terör örgütüne teslim etmekten, keyfinizi kaçırmaktan başka size nasıl bir hizmetle geldiler? Hangi gün, hangi zaman kapınızı çalıp hâl hatırınızı sordular. Sizi boş laflarla, sloganlarla kandırmaya çalışmak dışında ne iş yaptılar? Seçimde oyu senden alıp gidip batıdaki marjinal kesimlerin, terör örgütlerinin hizmetkârlığına soyunmaktan başka ne yaptılar?” şeklinde konuştu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı 0 66786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı. Canlı olarak yayınlanan programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize Güneysu’daki evinde gerçekleştirilen yayın, Anadolu’daki 100’e yakın yerel televizyon kanalında da canlı olarak ekrana geldi.

Programda Gazeteciler Murat Çiçek ve Ersoy Dede ile Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan’ın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ve gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

“TÜRKİYE ARTIK İNSANSIZ SİLAHLI VE SİLAHSIZ HAVA ARAÇLARI ÜRETİYOR”

Diğer cumhurbaşkanı adaylarının “Kendi tankımızı, topumuzu tüfeğimizi niye yapmıyoruz da yol, kaldırım, köprü yapıyoruz?” şeklindeki eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, söz konusu adayların yapılanları takip etmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, takip etseler, bilseler dahi doğruyu söylemediklerini ifade etti. Göreve geldiklerinde savunma sanayinde yerli sanayi üretiminin payının yüzde 20 olduğuna, şu anda ise bu oranın yüzde 65’e çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu noktada dışa bağımlılıktan kurtulduğunu, artık insansız silahlı ve silahsız hava araçlarını ürettiğini, tüfeklerde yerli üretime geçildiğini, tankta prototip yapıldığını ve yakında seri üretime geçileceğini, Atak helikopterlerinin üretildiğini ve ihracata başladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bunlardan haberleri yok ki. Türkiye’de savunma sanayinde neler yapılıyor haberleri yok” ifadesini kullandı.

Muhalefetin böyle bir derdinin ve hedefinin hiçbir zaman olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah rahmet etsin Nuri Demirağ yerli uçağı yaptı CHP zihniyeti o zaman Nuri Demirağ’ın bu üretiminin önüne geçerek o fabrikayı gaz ocağı fabrikasına dönüştürdü. Bunların mantığı, anlayışı bu. Bunlar Türkiye’de bir yerli, millî sanayi olması diye bir dertleri yok ki. Bir yerlerden aldıkları talimat neyse o talimatın gereğini yerine getiriyorlar” diye konuştu.

“S-500’LERİN ORTAK YAPILMASI KONUSUNDA RUSYA’YA TEKLİF YAPTIM”

Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 füzeleri ile ilgili bazı NATO ülkelerinin S-400’lerin NATO konseptine ters olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in bu kararın Türkiye’nin kendi tasarrufu olduğunu ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu açıklamalarda bulundu: “”Yunanistan’ın S-300’leri var. Şu anda onda S-300 varken ona böyle bir şeyi söylemiyorsun. Öbür tarafta NATO dışında aynı şekilde Suriye’de bunlar var, herhangi bir şey söylemiyorsun. Türkiye’ye gelince böyle bir takılma politikası, bunu anlamak mümkün değil. Biz savunma sanayiine yönelik kendi ihtiyacımız olan ne gerekiyorsa bunların gayreti içindeyiz. Paranız olsa bile vermiyorlar. Ben kendi silahlarımı niye yapmamayım? Biz dedik ki ‘Bunları beraber yapalım’, ona da gelmiyorlar. Rusya bize sağ olsun çok uygun şartlarda kredi verdi. Hem de işin ikinci, üçüncü kademesinde ortaklaşa bir üretime gireceğiz. Ayrıca S-500’lerin ortak yapılması konusunda Rusya’ya teklif yaptım.”

“TÜRK AKIMI, TANAP BİZE GÜÇ KATIYOR”

12 Haziran’da Azerbaycan, Ukrayna, Sırbistan ve KKTC Cumhurbaşkanları ile birlikte açılışını gerçekleştirdiği Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’na (TANAP) ilişkin bir soru üzerine, bunun Türkiye’nin ne kadar stratejik konumda olduğunu gösteren önemli bir proje olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Akımı Projesi ve TANAP’la birlikte artık Türkiye için doğal gaz konusunun tehlike veya tehdit olmaktan çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Akımı, TANAP bize güç katıyor. Batı, TANAP’tan kullanırken Türkiye ve Azerbaycan dayanışmasının en güzel örneğini de bulacak. Biz böylece burada stratejik bir konumda temsil görevini ifa edeceğiz” dedi.

“EKONOMİ SADECE CEPTEKİ PARA DEĞİLDİR”

Ana muhalefet partisi liderinin, gerçekleştirilen büyük alt yapı projeleri üzerinden getirdiği eleştirileri nasıl değerlendirdiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamlar ekonomiyi bilmiyor. Bunlar zannediyorlar ki ekonomi sadece cepteki paradır. Ekonomi sadece cepteki para değildir” sözlerine yer verdi.

Ekonomide ‘kaynakların çeşitlendirilmesi’ diye bir tez olduğunu, devletin bütçelerini kullanmadan, yap-işlet-devret ve kamu-özel ortaklığı modellerini devreye soktuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunları yapmak suretiyle parayı kim buluyor? İşi yüklenecek olan firma buluyor. Sadece bizden zaman zaman Hazine garantisi istedikleri oluyor. O da bizim için çok çok önemli bir yük değil. Biz bu şekilde yüklenici firmalar ile anlaşırken yüklenici firma çok seri olarak üretimi yapmak durumunda kalıyor. Ne kadar erken bitirirse kendisi de o kadar çabuk para kazanacak. Onun için işe önem veriyor, sıkı tutuyor. Hastanelerde, yollarda, köprülerde, Marmaray’da bu anlayışla Türkiye’yi ayağa kaldırdık. Yüksek Hızlı Trenler de aynı şekilde. Bazıları ‘Türkiye’de ekonomi zor durumda’ diyor. Türkiye’de ekonomi zor durumda olsa bu yüklenici firmalar bu kredileri, rakamları nereden bulacaklar?”

Erdoğan, Moody’s’in Türkiye hakkındaki kararlarına ilişkin, “İnşallah 24 Haziran’dan sonra o Moody’s’e bir operasyon biz çekeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye üyesi olmadığı hâlde ilgili kuruluşun Türkiye hakkında açıklamalar yaptığına değindi ve “Sıfır açıklaması yaptı, büyüme 7,4 çıktı. Ayıp denen bir şey var. Sen bu kadar önemli konumda bir firma olacaksın ve Türkiye’yi nasıl karalarım, onu nasıl zor duruma sokarım, diye adımlar atacaksın. Başaramayacaklar” şeklinde konuştu.

“BU OHAL, TERÖR TEHDİDİ ALTINDAKİ BÖLGELERİ TEHDİTTEN KURTARMAYA YÖNELİK BİR GÜVENLİK TEDBİRİ”

Muhalefetin OHAL nedeniyle rahat kampanya yapamadığı yönündeki eleştirileri hatırlatılarak, “OHAL 24 Haziran’dan sonra kaldırılacak mı?” sorusuna karşılık “24 Haziran’dan sonra bu göreve devamım hâlinde ilk işimiz inşallah OHAL’i kaldırmak olacaktır” açıklamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL’in seçim kampanyalara yansıyan en ufak yanın olmadığına vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tane örnek versinler, OHAL nerede hangi kampanyayı engelledi? Bir defa bu OHAL, bizim göreve geldiğimiz zamandaki OHAL değil. Bu OHAL, tam aksine şu andaki terör tehdidi altındaki bölgeleri, bu tehditten kurtarmaya yönelik bir güvenlik tedbiridir” değerlendirmesinde bulundu.

“BATI’NIN GÜÇLÜ ÜLKELERİNE GEREKLİ OLAN TAVIRLARI KOYACAĞIZ”

Yöneltilen bir soru üzerine, Batı’da yükselen yabancı ve İslam karşıtlığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabırla 24 Haziran’ı bir atlatalım. 24 Haziran’dan sonra özellikle Batı’nın güçlü ülkelerine gerekli olan tavırları, tedbirleri biz de koyacağız. Birinci derecede Almanya ile bunları konuşacağız. Bu gidiş, gidiş değil” ifadelerini kullandı. Şu anda Almanya, ABD, Hollanda ve Belçika’da çok sayıda FETÖ, PKK/PYD/YPG teröristlerinin olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara karşı aldığımız bizim de sinyaller, istihbarat teşkilatımızın tespitleri var. Eğer dost isek, NATO’da berabersek, AB’ye müzakereciysek gelin bu işleri çözelim diyeceğiz. Bu adımları da beraber atmayı planlıyoruz, başka çaremiz yok” dedi.

“TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE OLMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk turda siz Cumhurbaşkanı olur ve Meclis farklı olursa nasıl bir Türkiye olur?” sorusuna verdiği cevapta, bunları şu anda konuşmanın çok erken olduğunu ifade ederek, halkın Meclis’te kendisini yalnız bırakmayacağına ve iyi bir sonuç çıkacağına inandığını söyledi.

‘Güçlü Meclis’ derken bunu ifade ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü Meclis’te de işte Cumhur İttifakı’na özellikle halkımızın desteği şart. Cumhur İttifakı, halkımızdan beklenen desteği gördüğü anda evelallah biz yolumuza güvenle gideriz. Cumhurbaşkanlığı noktasında bu gücü halkımızdan aldıktan sonra biz inşallah çok daha farklı bir Türkiye’yi dünyada zeminine oturtacağız ve görmedikleri bir Türkiye’yi görecekler. Bu Türkiye artık eski Türkiye olmayacak. Bu Türkiye, artık böyle ikide bir tökezleyen ayağı prangalı Türkiye olmayacak” sözlerine yer verdi.

“MÜNBİÇ’TE ÇOK DAHA İYİ BİR MESAFE ALACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

Programda yer alan terörle mücadele konusunda, Münbiç’le ilgili yaşanan sürece de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Şu anda biz belirlenen takvimle Münbiç’te çok daha iyi bir mesafe alacağımıza inanıyoruz ve süratle de şu anda bu gidiyor. Onlar Fırat’ın doğusuna gitmek suretiyle bu işi rahatlatacaklar ve sözünü verdiler. Üstelik bir de tabi bu silahların üzerindeki kendi seri numaralarıyla filan geri toplayacaklar. Bunun sözünü verdiler. Eğer bunlar, bu seri numaralarıyla bunları geri toplarlarsa oradaki sıkıntı daha da aşılmış olacak. Bunu ben önemli bir gelişme olarak görüyorum. Bu kayıtlar Dışişleri Bakanımız da ve Bakanlıkta zaten var. Biz de burada gerek Sayın Putin gerek Sayın Ruhani, telefon diplomasisiyle süreci takip ediyoruz. Temennim odur ki, bu işi bir defa süratle bitirelim. Koalisyon güçleriyle Türkiye’ydi, Rusya’ydı, Ruhani’ydi aramızda bir sıkıntı yaşanmasın.”

Kimi cumhurbaşkanı adaylarının, Kandil’de bölücü terör örgütüne yönelik operasyon ile ilgili sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki muhalefet iş yaptırmama üzerine kurulmuş. Mesela terörle mücadele diye şu anda Bay Muharrem’den bir şey duydunuz mu? Bay Kemal’den terörle mücadele adına bir şey duydunuz mu? Kalkıyor Edirne’de cezaevinde terör örgütü PKK’nın arkasında durduğu bir kişiyi gidip ziyaret ediyor. Bu nasıl bir anlayıştır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin (BM) Filistin kararına ilişkin de, “Filistinli sivillerin korunmasıyla ilgili Güvenlik Konseyinde ABD’nin veto ettiği karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 120 oyla kabul edildi. Sekiz ret, 45 çekimser. Amerika yine hüsrana uğradı” değerlendirmesinde bulundu.

Programın sonunda vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da tebrik eden ve bayram dolayısıyla yapılan seyahatlerde dikkatli olunması tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aman ne olur sandıklar ihmal edilmesin. Bayramı her zaman yaparız ama sandığı her zaman karşımızda bulamayız” dedi.

TÜSİAV : Bayramlar paylaşmanın ve birlikteliğin teminatıdır 0 198

TÜRK Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu Tamay; Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladılar.

Sarıtoprak ve Tamay, mesajlarında ‘seçim’ atmosferine kitlenmiş ülke gündeminin bir ‘bayram arası’ yaparak insanların kucaklaşması ve sevginin, hoşgörünün daha çok artması temennilerini belirttiler. Açıklamada ayrıca, bayramların bir paylaşma ve birliktelik anı olduğu vurgulanırken “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır” denildi.

BAŞKAN SARITOPRAK “MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ BAYRAMLARIMIZDAKİ KUCAKLAŞMAYA BORÇLUYUZ”
Başkan Veli Sarıtoprak, TÜSİAV ailesi olarak yaptıkları her etkinlikle ve her organizasyonda paylaşmanın önemine dikkat çektiklerini belirterek, “Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir. Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Ramazan Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini tamamladı