“Bugün Diyarbakır’la birlikte tüm bölgemiz, 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur doludur” 0 348

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmada, “Diyarbakırlı huzurun kıymetini çok iyi biliyor. Biz istiyoruz ki Diyarbakır, diyar-ı huzur olsun. Bugün Diyarbakır’la birlikte tüm bölgemiz, 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur doludur. Hükûmetimiz, emniyet güçlerimiz, silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik korucularımız bölge halkının huzuru için ellerinden geleni yaptılar. Bugün devlet hiç olmadığı kadar halkının yanındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Diyarbakır mitingine katıldı. İstasyon Caddesi’nde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına Diyarbakırlıları selamlayarak başladı.

“BİZİM DİYARBAKIR’A OLAN SEVDAMIZ ASLA BİTMEZ”

“Bizim sizden başka kimimiz var. Bizim Diyarbakır’a olan sevdamız asla bitmez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz aramıza girmeye çalıştılar, terör örgütüyle aramıza girmeye çalıştılar, hendeklerle aramıza girmeye çalıştılar. Sokaklarda sizleri birbirinize kırdırarak tehditle, yağmayla, haraçla aramıza girmeye çalıştılar. Sahabe emaneti olduğu için insanların abdestsiz girmekten çekindikleri bu şehirde Kurşunlu Camii’ni yakarak, Dört Ayaklı Minare’yi yıkmaya teşebbüs ederek aramıza girmeye çalıştılar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okula gitmesi gereken çocukları ailelerin ellerinden alıp dağa gönderdiklerini ve hayatlarını kararttıklarını söyleyerek, “Diyarbakır Belediyesi’nin önünde anaları ağlattılar. Sizleri tarihinizden, kültürünüzden, inancınızdan, ahlakınızdan, geleneklerinizden kopartıp marjinal örgütlerin kulu kölesi yaparak aramıza girmeye çalıştılar. Bunların çürük merdiveni ile dama çıkmaya çalışanlar da yerle yeksan oldular. Biz Diyarbakır’a gönlümüzü verdik. Biz Türkiye’ye gönlümüzü verdik. Rabbim bize sizlerin gönüllerini kazanmayı nasip eylesin” şeklinde konuştu.

“DİYARBAKIR, YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARLA GÜNEYDOĞU’NUN İSTANBUL’U HÂLİNE GELİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında meşreplerinde ayrımcılığın asla olmadığını, hizmet söz konusu olduğunda ise ayrımcılık bir yana, geri kalmış bölgelere daha çok imkân sağlayıp daha çok kaynak aktardıklarına dikkat çekti. “Yani pozitif ayrımcılık yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın bölgedeki illerin çoğu gibi uzun yıllar ihmal edildiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Biz İzmir’de, Bursa’da, Konya’da, Kayseri’de ne varsa Diyarbakır’da da o olsun dedik. Bunun için de son 16 yılda Diyarbakır’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 35,5 katrilyon lira yatırım yaptık. Yani biz Diyarbakır’ı bir kenara koymadık, ‘canımızdır’ dedik, ‘sevdamızdır’ dedik. ‘Burayı ayağa kaldıracağız’ dedik. Hamdolsun, Diyarbakır şu anda yaptığımız yatırımlarla Doğu’nun, Güneydoğu’nun adeta bir İstanbul’u, bir İzmir’i hâline geliyor.”

DİYARBAKIR’A YAPILAN YATIRIMLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın benzer nüfusa sahip şehirler arasında en çok yatırım yapılan illerden biri olduğunun altını çizerek şunları kaydetti: “Eğitimde 5 bin 325 adet yeni derslik kazandırdık. Hiçbir evladımız imkânsızlık sebebiyle eğitimden mahrum kalmasın diye ilköğretim öğrencilerimize 560 trilyon destek verdik. Yükseköğrenim öğrencileri için 5 bin 300 kişilik yurtlar inşa ettik. Diyarbakır gibi sporu seven, takımları iddialı bir şehre 33 bin seyirci kapasiteli bir stat yakışır dedik ve Diyarbakır Stadyumunu yaptık. Eski stadı da inşallah millet bahçesine çevireceğiz. Yani İngiltere’nin Hyde Parkı varsa biz de işte o stadı inşallah böyle bir Millet Bahçesi’ne çevireceğiz. Biz buyuz, biz yaparız, işte bu HDP yıkar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta Diyarbakır’a toplamda bin 242 yataklı 17 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi kazandırdıklarını, bunlardan birinin de 400 yataklı Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğunu söyledi. Diyarbakır’da ihtiyaç sahiplerine, şehit yakınlarına, gazilere, engellilere, yaşlılara, kimsesizlere, yetimlere 16 yılda 6,3 milyar lira destek verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “TOKİ, Diyarbakır’da bin 6847 konut projesini hayata geçirdi. Biliyorsunuz üç yıl önce Suriçi’nde gerçekten asla görmek istemediğimiz acı olaylar yaşandı. Bölücü terör örgütü Suriçi’nde yaşayan vatandaşlarımızın evlerini, iş yerlerini yıktı, sokaklarını çukurlarla kapattı. Camilerini, okullarını, hastanelerini tahrip etti. Güvenlik güçlerimize saldıran teröristler, kaçarken vatandaşlarımızı kendilerine canlı kalkan olarak kullanmaya çalıştı. Biz sadece bu teröristleri imha etmekle kalmadık, Suriçi’ni adeta baştan sona yeniden inşa ve ihya ettik. Diyarbakır’ın bu sembol bölgesini şehrin tarihine, kültürüne, medeniyet mirasımıza layık bir hâle getirdik.”

“BUGÜN DEVLET HİÇ OLMADIĞI KADAR HALKININ YANINDADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakırlıların huzurun kıymetini çok iyi bildiklerini söyleyerek Diyarbakır’ın ‘diyar-ı huzur’ olması beklentisi içinde olduklarını ifade etti. Bugün Diyarbakır’ın 40 yıldır olmadığı kadar huzur dolu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmetimiz ve başta İçişleri Bakanımız Sayın Soylu olmak üzere tüm Emniyet güçlerimiz, Silahlı Kuvvetlerimiz bölge halkının huzuru için ellerinden geleni yaptılar. Güvenlik korucularımız el ele verdiler, bölge halkının huzuru için hepsini yaptılar. Bugün devlet hiç olmadığı kadar halkının yanındadır. Uzun bir süreden beri hiçbir Kürt kardeşimiz sadece Kürt olduğundan dolayı mağdur edilmiyor. Her Kürt, bu memlekette her Türk’ün, her Arap’ın, her Laz’ın, her Çerkez’in, her Boşnak’ın sahip olduğu haklar neyse istisnasız hepsine sahiptir. Her kim herhangi bir Kürt kardeşimin herhangi bir hakkını gasp etmeye kalkarsa karşısında önce beni bulur” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık hiçbir teröristin gelip halkın yakasına yapışamadığını, haraç alamadığını vurgulayarak, “Artık hiç kimse gelip Kürt kardeşimin evlatlarını zorla alıp dağa götüremiyor. Artık Belediyenin önünde ağlayan Diyarbakırlı anneler var mı? Artık hiç kimse gelip esnafımızın kepengini kapattıramıyor, ticaretine engel olamıyor. Artık hiç kimse evde, sokakta, kahvede, hayatın her alanında Kürt kardeşimin tepesine binip ensesinde boza pişiremiyor. Kendisine zorla, tehditle herhangi bir şey yaptıramıyor” dedi.

“ARTIK KİMLİĞİNİZİN VE İNANCINIZIN ÖNÜNDE HİÇBİR YASAK YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan artık ret ve inkâr politikalarından eser kalmadığını da belirterek şunları kaydetti: “Artık kimliğinizin ve inancınızın önünde hiçbir yasak yok. Yasak olan tek şey var, o da sizin özgürlüklerinize, sizin hayat hakkınıza, sizin eğitim hakkınıza, iş yapma hakkınıza yönelik terörist saldırılardır. Biz buna izin vermemekte kararlıyız.”

Konuşmasının devamında, “Kürt kardeşlerimizin istisnasız tamamı da diğer vatandaşlarımız gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvencesi altındadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı siyasi taleplerin dile getirilme hakkı elbette vardır. Ama bunun da meşru yollar ve hukuki sınırlar içinde yapılması gerekiyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak beni bağlayan kurallar diğerlerini de bağlamak durumundadır. Öyle ben şuyum, ben buyum diyerek efelik yapmaya, kuralları, kanunları, milletin hak ve özgürlüklerini hiçe saymaya kalkarsanız kusura bakmayın, bu devlet buna da izin vermez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar yaptıkları hiçbir reformdan pişman olmadıklarını söyleyerek, “Hiçbir konuda sağladığımız hiçbir haktan geri dönmeyeceğiz” dedi ve attıkları adımların, halka sağladıkları imkânların tüm bu haksızlıkları ortadan kaldırmaya yönelik olduğuna dikkat çekti.

“Attığımız her adımı uzun uzun düşünerek attık. Eğer bir şeye karşı çıkmışsak, inanın bana çok sağlam ve sizlerin menfaatine yönelik sebepleri vardı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımız ötesinde oynanan oyunların hiçbiri Diyarbakır’ın da, Türkiye’nin de hayrına değildir. Yağ acı olunca, unutmayıp pilav da acı olur. Bu ülkenin, bu gücün öteki yapının güdümünde atılan hiçbir adımın sonu hiçbirimiz için özgürlüğe ve refaha çıkmaz. Selahaddin Eyyubi’nin torunlarından intikam almak için kurulan tezgâhlarla kimseyi kandıramazlar” dedi.

“KİMSE KÜRTLERE DEVLET ARAMASIN, KÜRTLERİN DEVLETİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Dün PKK’yı kullananlar bugün FETÖ’yu baş tacı yapıyorlar. Onların derdi Kürt’ün veya Türk’ün kendisi değil hep birlikte temsil ettiğimiz değerlerdir. İşte bunun için diyoruz ki; coğrafyamızda ne yapacaksak hep birlikte yapacağız. Türkiye hepimizin ülkesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hepimizin devletidir. Kimse Kürtlere devlet aramasın. Kürtlerin devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Biz Irak’ta, Suriye’de verdiğimiz mücadeleyle asırlardır bizleri birbirine düşürerek kurulan sömürü düzenine karşı çıkıyoruz. Biz, terör örgütleri kullanılarak insanlarımızın birbirine kırdırılmasına karşı çıkıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bir dönem ötekileştirilmiş, horlanmış, ezilmiş diğer vatandaşlarımız gibi Kürt kardeşlerimizi de köhne, ceberrut, baskıcı, eski vesayet düzeninin zulmünden kurtarmış olmaktan gurur duyuyoruz. Unutmayın, size zulmeden o vesayet düzeni bizi de yeri geldi hapse attı, yeri geldi partimizi kapatmaya çalıştı. Ülkemizin demokrasi yolculuğunda bugünlere nasıl geldiğini sizler çok iyi biliyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendilerinin “Kürt yoktur” demediklerini vurgulayarak Türkiye’nin artık bu noktadan geri dönüşünün mümkün olmadığının altını çizdi. “Biz Kürtlerin bizatihi kendilerini bir sorun olarak gören anlayışa nazire olarak ‘Kürt sorunu yoktur’ diyoruz” sözleriyle konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Herkes gibi sizlerin de özgürlüklerini güvence altına biz aldık. Bizim için asla değişmeyecek ve hep öyle kalacak olan resmî dilimiz Türkçe ne kadar değerliyse, anadiliniz Kürtçe de o kadar kıymetlidir. Kazanılmış diğer özgürlükler de aynı şekilde sizin ananızın ak sütü gibi sizlere helal olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok uzun bir süreden beri bu memlekette bombaların patlamadığını, yolların kesilmediğini, canların yanmadığını vurgulayarak bunu öncelikle güvenlik güçlerinin cansiperane çabaları sayesinde, ama asıl bölge halkının desteğiyle sağladıklarına dikkat çekti. “Bu durumun devamı yine sizlerin elinde” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdiye kadar bölücü terör örgütünün listelerini dağın başında yapıp Meclis’e gönderdiği milletvekilleri sizin hangi yaranıza merhem oldu? Çocuklarınızı terör örgütüne teslim etmekten, keyfinizi kaçırmaktan başka size nasıl bir hizmetle geldiler? Hangi gün, hangi zaman kapınızı çalıp hâl hatırınızı sordular. Sizi boş laflarla, sloganlarla kandırmaya çalışmak dışında ne iş yaptılar? Seçimde oyu senden alıp gidip batıdaki marjinal kesimlerin, terör örgütlerinin hizmetkârlığına soyunmaktan başka ne yaptılar?” şeklinde konuştu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar; 0 7659

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar;

‘’Bayramların, manevi değerlerin geleneksel olarak yaşatıldığı, aile bireylerini bir araya getiren, toplumda sevgi ve hoşgörünün hakim olduğu günler olduğunu anımsatarak, “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz” dediler.

Şunu hiç unutmayalım ‘’Ülkemiz varsa biz varız, devletimiz varsa biz varız. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemi su alırsa hep beraber batarız. Gün birlik olma günüdür, gün hükümetimize ve devletimize sahip çıkma günüdür.’’

Döviz Kurları yakın gelecekte istikrarı sağlayıp, dengesini bulacaktır. Bu Ekonomik çalkantı sadece bizim değil tüm Dünya ülkelerinin sorunudur. Ben bu konuda iyimserim hükümetimiz ve devletimiz çok isabetli bir politika izliyorlar. Ekonomik savaş için ‘’tek vücut’’ olduk ve kenetlendik. Bu sevindirici bir durumdur. Bizim esas konuşmamız gerek konular Endüstri 4.0, inovasyon, arge, marka patent, teknoparklar, üniversite iş dünyası ilişkileridir. Gündemimizde bunlar olmalıdır.

Ayrıca; ‘’Bayramların bizim kültürümüzde çok özel bir yeri vardır. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır. Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir.’’ dediler.

SARITOPRAK ve TAMAY, “Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Kurban Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini noktaladılar.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Türkiye, kimseyle ekonomik savaş peşinde değildir” 0 88783

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, kamuoyu ile canlı olarak da paylaşılan toplantıda şunları söyledi:

“SINIR GÜVENLİĞİYLE İLGİLİ TEDBİRLER ETKİN BİR ŞEKİLDE ALINIYOR”

“Son dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın formüle ettiği şekliyle terörü kaynağında kurutma strateji çerçevesinde terör unsurlarına, örgütlerine, mensuplarına karşı her alanda ve sahada mücadelemiz kararlı bir şekilde bundan sonra da devam edecektir. Türkiye içinde, Türkiye dışında, Suriye’de, Irak’ta, Avrupa’da veya başka yerlerde hangi terör örgütünden gelirse gelsin bu tür saldırılara karşı devletimiz her türlü tedbiri bundan sonra da almaya devam edecek. Ve her platformda bu terör örgütlerine askerî operasyonlardan finansal tedbirlere kadar her alanda tedbirleri etkili bir şekilde hayata geçirmeye devam edecektir.

Bu vesileyle şunu da özellikle vurgulamak istiyorum: İç güvenlik noktasında bu terörü kaynağında yok etme stratejisi çerçevesinde son dönemde hakikaten önemli mesafeler almış bulunuyoruz. Özellikle katılımların azaldığını, teslimlerin giderek arttığını memnuniyetle ifade edebilirim. Dün de size söylemiştim, terör örgütüne katılım noktasında son 30 yılın en düşük sayısına ulaşmış bulunuyoruz. Burada İçişleri Bakanlığımızın, Millî İstihbarat Teşkilatımızın, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Jandarmamızın, korucularımızın eşgüdüm içerisinde verdiği mücadelenin neticelerini somut bir şekilde almaya başlıyoruz. Aynı şekilde sınır güvenliği ve diğer konularla ilgili de tedbirler etkin bir şekilde alınıyor.

“TÜRKİYE ÜÇ FARKLI TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI MÜCADELE EDEN TEK NATO ÜYESİ ÜLKEDİR”

Bildiğiniz gibi Türkiye üç farklı terör örgütüne karşı PKK, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere mücadele eden tek NATO üyesi ülkedir. Bu terör örgütleri farklı ideolojilere, farklı yöntemlere sahip olabilir. Fakat hepsinin ortak noktası Türkiye düşmanlığı, Türkiye karşıtlığıdır. Ve bunlar farklı yöntemler uygulayabilirler, ama yöntemlerinin nihai amacı Türkiye’ye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, devletine zarar vermektir. Bunu deneyebilirler, bu yönde çabalar sarf edebilirler, ama bunlar hiçbir zaman bizim azmimizi azaltmayacak, kırmayacak, tersine bu konudaki kararlılığımızı daha da güçlendirecektir.

Yine bunun somut göstergelerinden birisi olarak, bildiğiniz gibi dün Sincar bölgesinde bölücü terör örgütüne mensup çok üst düzey bir terörist etkisiz hâle getirildi. İlgili kurumlarımızın son derece başarılı bir şekilde yaptığı bu operasyonla Sincar ve civarında daha önce de Sayın Cumhurbaşkanımızın müteaddit kereler ifade ettiği şekilde terör örgütünün ve unsurlarının bertaraf edilmesi, etkisiz hâle getirilmesiyle ilgili stratejimiz etkin bir şekilde uygulanmaya devam ediyor. Dünkü operasyon Millî İstihbarat Teşkilatımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Jandarmamız, İçişleri Bakanlığımızın yoğun bir koordinasyonuyla son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirildi, bu tür operasyonlar devam edecek, bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın. Sayın İbadi’nin iki gün önce ülkemize yaptığı ziyarette de Sincar başta olmak üzere Kandil gibi, Mahmur Kampı gibi teröre destek veren mevkilerin terör unsurlarından tamamen temizlenmesi konusunda tam bir iş birliği içerisinde çalışmaya da bundan sonra devam edeceğiz.

“İKİ GÜNDÜR BİR İYİLEŞME SÜRECİNİN HIZLA YAŞANDIĞINI GÖRMEKTEYİZ”

Gündemimizdeki tabii bir diğer önemli konu arkadaşlar, bildiğiniz gibi son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler. Bu konuda hamdolsun aldığımız tedbirler neticesinde iki gündür bir iyileşme sürecinin hızla yaşandığını görmekteyiz. Bu süreçte öncelikle Cumhurbaşkanımızın bu ekonomik savaşa ve algı operasyonlarına karşı yaptığı millî seferberlik çağrısına olumlu cevap veren bütün vatandaşlarımıza, iş çevrelerimize, yatırımcımıza, sanayicimize, tüccarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Ayrıca, yurt içinden, yurt dışından konuyla ilgili gerekli açıklamaları yapıp destek veren paydaşlarımıza, ülkelere, kurum ve kuruluşlara da bu vesileyle teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz.

Bildiğiniz gibi dün Katar Emiri’nin ülkemize yaptığı ziyaretin somut çıktılarından bir tanesi de; Katar Devletinin ülkemize 15 milyar dolar civarında farklı sektörlerde yatırım yapma kararı almış olmasıdır.

Yine bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanımızın son bir haftada yaptığı yoğun temaslar neticesinde Kuveyt’ten, Almanya’dan, Fransa’dan, hatta Rusya’dan olumlu neticeler ve haberler almaya başlamış bulunuyoruz.

Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya Şansölyesi Sayın Merkel’le, bugün Sayın Macron’la yaptığı görüşmelerde de bu konu etraflı bir şekilde ele alındı. Özellikle iki lider de, Avrupa’nın iki önemli ülkesinin liderleri de Türk ekonomisinin güçlü olmasının, ekonomik istikrarın muhafaza edilmesinin sadece Türkiye için değil Avrupa ekonomisi ve dünya ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini ifade ettiler. Trump yönetiminin ticareti, doları, vergileri bir silah gibi kullanma eğiliminin ne kadar yanlış olduğunu, bundan kendilerinin de mustarip ve müşteki olduklarını da Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştılar. Bildiğiniz gibi Trump yönetiminin bu konuyla ilgili aldığı kararlar sadece Türkiye ile ilgili değil AB, Eurozone, Avrupa ülkeleriyle ilgili olarak da benzer ilave vergi kararları daha önce alınmıştı ve bunların dünyada bir adeta Çin’i de katacak olursak bir ticaret savaşına doğru evirildiği endişesi herkes tarafından dile getiriliyor. Bu ülkeler de Almanya, Fransa, dediğim gibi Rusya, Katar, Kuveyt ve diğer ülkeler bu süreçte Türkiye’nin yanında olduklarını bir kez daha ifade etmiş bulunuyorlar.

“HAYATA GEÇİRİLECEK TEDBİRLERLE TÜRK EKONOMİSİNİN GÜCÜ BİR KEZ DAHA İSPATLANMIŞ OLACAK”

Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın koordinasyonunda tüm kamu kurumları, kamu ve özel bankalar ve Merkez Bankası eşgüdüm içerisinde bildiğiniz gibi bir eylem planını hayata geçirdiler. Böylece Türk Lirası üzerinde spekülasyon yapılmasına imkan sağlayacak o ortam, o spekülatif ya da istismara açık ortam tamamen bertaraf edilmiş durumdadır. Bankalara likidite konusunda rahatlama sağlanmış durumda. Kurdan dolayı sıkıntı çeken reel sektörün sorunlarına çözüm olarak da bir dizi tedbir bildiğiniz gibi alınmış durumda, Merkez Bankamız da bununla ilgili geçenlerde açıklamalarını yaptı.

Bu vesileyle tekrar ifade edeyim, Türk ekonomisi oldukça güçlü ve sağlam temellere sahiptir. Hazine ve Maliye Bakanımızın bugün 4 bine yakın yatırımcıyla yaptığı telekonferansta da dile getirdiği gibi, Türk ekonomisi, Türkiye yatırıma elverişli bir ülke olarak herkese kapılarını açmış durumdadır. Bankacılık sektörümüz bugün dünyada en sağlam temellere sahip olan sektörlerden bir tanesidir. Bu çerçevede, hem bu kısada vadede hayata geçirdiğimiz tedbirler hem de orta ve uzun vadeli program çerçevesinde hayata geçirilecek tedbirlerle Türk ekonomisinin gücü bir kez daha ifade edilmiş olacak, ispatlanmış olacaktır.

“TÜRKİYE KİMSEYLE GERİLİMDEN YANA DEĞİL”

Sayın Cumhurbaşkanımızın da bugün Kabinenin açılış konuşmasında da ifade ettiği gibi, Türkiye bu krizi mutlaka fırsata çevirecektir, bu konuda da hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu konuda bizim ekonomimize, ekonomik kurumlarımıza olan güvenimiz tam ve bunun da inşallah neticelerini göreceğiz.

Tabi bu çerçevede şunu da ifade etmek isterim: Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz. Bu anlamda da Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bu kriz inşallah bir fırsata dönecek ve Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Bu süreç içerisinde şu ana kadar sergilediğimiz birlik, beraberlik ruhu da ayrıca önem arz etmektedir, onu da ifade edeyim.

Yine bu sürecin belki en önemli neticelerinden bir tanesi, Türkiye’nin alternatiflerini bundan sonra da çoğaltarak yoluna devam edeceği gerçeğidir, yani Türkiye alternatifsiz değildir, enerji konusunda olsun, ticaret konusunda olsun, yatırım konusunda ve diğer alanlarda dünyadaki küresel gelişmelerle uyumlu bir şekilde opsiyonlarını, alternatiflerini çoğaltarak bundan sonra da yoluna devam edecektir. Bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

“BAYRAM TATİLİ BOYUNCA ÜCRETLİ OLAN YOLLAR VE KÖPRÜLER ÜCRETSİZ OLARAK KULLANILABİLECEK”

Son olarak, belki sizin de sorularınız vardır, oraya da biraz zaman ayırmak için onu da ifade etmek istiyorum, bayram tatili yaklaştı, biliyorsunuz önümüzdeki hafta inşallah Kurban Bayramını hep birlikte sağlık ve huzur içerisinde idrak edeceğiz. Şimdiden bütün vatandaşlarımızın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

Hacca giden bütün hacılarımızın dualarını Rabbim makbul eylesin inşallah. Ve inşallah yapılan dualarla da Rabbim onları en güzel şekilde makamında kabul eylesin.

Tabi bayram tatili söz konusu olduğunda da özellikle vatandaşlarımızı seyahat konusunda uyarmak istiyoruz. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımızın aldığı, Ulaştırma Bakanlığımızın aldı birçok tedbir var, biliyorsunuz bu tedbirlere uyulması büyük önem arz ediyor. Zira her yıl maalesef bayram tatillerinde trafik kazalarında birçok insanımızı kaybediyoruz, bunun azaltılması için birçok tedbir alındı, ama vatandaşlarımızın bu kurallara uyması da büyük önem arz ediyor.

Yine bayram tatili boyunca bildiğiniz gibi ücretli olan yollar ve köprüler ücretsiz olarak kullanılabilecek.

Aynı şekilde emekli ikramiyeleri de bildiğiniz gibi erken verilmek üzere tedbirler alınmış durumda.

Bu vesileyle ben tekrar yaklaşmakta olan Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, tüm İslam âlemine hayırlar, huzur, sağlık ve esenlikler getirmesini diliyorum.”