“Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birinin siyasette başarı şansı yoktur” 0 421

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Hatay mitinginde yaptığı konuşmada, “Siyaset, aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işidir. Siyasetçi daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişidir. Siyasetçi milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla taşımayı göze alan kişidir. Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Hatay mitingine katıldı. İtfaiye Meydanında düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları selamlayarak, medeniyetler bahçesi, bir arada yaşama kültürü ve hoşgörünün temsilcisi Hatay’da olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

“HATAY, ÜZERİNDE YAŞAMIŞ NİCE GÖNÜL SULTANININ BİZE EMANETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 1939 yılında katılan Hatay’ın işgalin acısını, bağımsızlığın kıymetini en iyi bilen şehirlerden biri olduğunu belirterek, “Sizler yıllarca anayurda bağlanmanın hasretini çektiniz. Sizler senelerce özgürlük mücadelesi verdiniz. Zorluklar karşısında sabrettiniz, sebat ettiniz, hedefinizden bir milim dahi geri adım atmadınız. İşgalcilerin tehditlerine, şantajcıların şantajlarına, baskılarına rağmen bağımsızlık hayalinizden asla vazgeçmediniz. Sonunda her sabreden gibi zafer sancağını, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımızı Hatay semalarında dalgalandırmayı başardınız. Bunu siz yaptınız” şeklinde konuştu.

Bu yüzden Hatay’a bakınca sadece Türkiye’nin ahengine şahitlik etmediklerini, aynı zamanda hürriyet ve adalet için verilmiş o destansı mücadeleyi gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Hatay’a bakınca hoşgörü ve dayanışmayla beraber vefayı, cesareti, sadakati ve vatan aşkını da görüyoruz. Hatay bizim baş tacımızdır, gurur ve ilham kaynağımızdır. Hatay üzerinde yaşamış nice nice gönül sultanının bize emanetidir. Hatay, bize Gazi Mustafa Kemal’in emanetidir. Gazi Mustafa Kemal ‘Hatay benim namusumdur, Hatay’ı mutlaka alacağım’ diyerek son nefesine kadar Hatay’ın kurtuluşu, bağımsızlığı için mücadele etti. Her ne kadar Gazi’nin ömrü o güzel vuslatı görmeye yetmese de, Hatay 29 Haziran 1939 tarihinde özgürlüğüne kavuştu. Şu anda biz de Gazi gibi ‘Hatay bizim namusumuzdur, muhakkak Hatay’ı ayağa kaldıracağız’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRK, KÜRT, ALEVİ, SÜNNİ, SÜRYANİ, MUSEVİ, PROTESTAN, ORTODOKS, KATOLİK, HATAY’DA HER KİM VARSA AYRIM YAPMAKSIZIN BAĞRIMIZA BASTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, Hatay’ı ihya etmek için 16 yıldır aralıksız çalıştıklarını ve hizmet ürettiklerini belirterek, diğer partiler gibi şehri kökenlere, meşreplere, siyasi görüşlere göre asla ayırmadıklarını kaydetti. “Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Musevi, Protestan, Ortodoks, Katolik, Hatay’da her kim varsa, her kim bu şehirde yaşıyorsa ayrım yapmaksızın hepsini bağrımıza bastık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın kapısını seçim dönemlerinde çalan, Hataylıları yalnızca oy sandığı ufukta görününce hatırlayanlardan da olmadıklarını ifade etti. Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde dört kez Hatay’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Operasyonu sebebiyle de iki kez Hatay’a geldiğini dile getirdi.

“HATAY’DA 27,5 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK”

İş başında oldukları süre zarfında altyapısı, üstyapısı, yolları, sokakları, eğitim ve kültür merkezleri, turizmi, tarımı, sanayisiyle 16 yıl öncesiyle kıyaslanmayacak bir Hatay inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yılda 27,5 milyarlık yatırım yaptıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Evlatlarımız en güzel şekilde eğitim alsın diye Hatay’a 7215 yeni derslik kazandırdık. İlk ve orta eğitimdeki öğrencilerimize 162 trilyon lira burs verdik. Üniversite öğrencilerimiz için 5 bin kişi kapasiteli yurtlar açtık. Hatay’a 25 bin seyircili bir stadyum kazandırıyoruz. Stadyumun inşaatını inşallah bu yılın sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Hatay’a bir de müjdem var; ülkemizin farklı şehirlerine yaptığımız gibi Millet Bahçelerinden birini de Hatay’a kazandırıyoruz. Yani eski stadyumu Millet Bahçesi yapacağız. İngiliz’in Hyde Park’ı varsa, Amerikalının Central Park’ı varsa bizim de Millet Bahçemiz var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, kitaplarla döşeli, içinde çayı, kahvesi, keki olan Millet Kıraathaneleri kurmayı planladıklarını söyleyerek, “Burada gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek, hem kitabını alıp okuyacak, hem de oradan kekini alacak, çayını, kahvesini alacak ücretsiz. Yani buralar adeta hayata ruh katacak. Gençler, oralar sizin en önemli uğrak yeriniz olacak, Birinci derecede buralar sizin için. Kızlar, buralar birinci derecede sizin için, bunları yapacağız. İnşallah bunlarla yeni bir dinamizmi gençliğimize kazandıracağız, 24 saat buralar açık olacak” diye konuştu.

Hatay’da; 13’ü hastane olmak üzere toplam 42 adet sağlık tesisini yaptıklarını, 100 yataklı yeni Reyhanlı Devlet Hastanesiyle birlikte üç sağlık tesisinin de inşasının sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 600 yataklı İskenderun, 250 yataklı Dörtyol, Samandağ, Hassa ve Arsuz Devlet Hastaneleriyle birlikte toplam 43 adet sağlık tesisinin ise ihale ve proje aşamasında olduğunu belirtti.

“AMANOS DAĞLARI’NA TÜNEL AÇARAK HATAY’IN İKİ YAKASINI BİRLEŞTİRİYORUZ”

TOKİ vasıtasıyla Hatay’da 16 yılda 8 bin konut projesini hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “151 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 502 kilometreye çıkarttık. Kırıkhan-Reyhanlı yolundaki Karasu Köprüsünü, Özkızılkaya köprülerini ve Afrin Çayı Köprüsünü tamamladık. Toplam maliyeti 750 milyon lira olan 12 adet yol projemiz devam ediyor. Antakya-Yayladağı-Suriye yolu bu yıl, Antakya-Samandağ yolu, İslahiye-Hassa-Kırıkhan yolu, Kırıkhan-Reyhanlı yolu Kanal-2 ve Kanal-3 köprüleriyle İskenderun Organize Sanayi Bölgesi otoyol bağlantısı önümüzdeki yıl tamamlanıyor. Ferhat nasıl Şirin için dağları delmişse, biz de Hataylı kardeşlerimiz için Amanosları deliyoruz. Amanos Dağları’na tünel açarak Hatay’ın iki yakasını artık birleştiriyoruz. Hatay’ın çılgın projesi olan bu tünelin hayata geçmesiyle, Gaziantep-İskenderun arası 85 kilometre, Kahramanmaraş-İskenderun arası 35 kilometre, Kilis-İskenderun arası 40 kilometre kısalacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada etnik, mezhebi ve inanç temelli çatışmaların arttığı bu dönemde, Hatay modelini tüm dünyada tanıtacaklarını söyledi. Barış içinde bir arada yaşamanın şehri olan Hatay’ı çok daha cazip hâle getireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için ‘yaparsa yine AK Parti yapar’ diyoruz. İşte bunun için ‘durmak yok yola devam’ diyoruz. İşte bunun için sizlerden beş sene daha icazet istiyoruz. Biz muhalefetin adayları gibi yıkmak, kapatmak, durdurmak için değil çok daha büyük projeler için destek talep ediyoruz. Biz muhalefet gibi mevcutların kapısına kilit vurmak için değil Hatay’a yeni yatırımları kazandırmak için oyunuzu istiyoruz” şeklinde konuştu.

“SİYASETÇİ MİLLETTEN ALDIĞI EMANETİ LAYIKIYLA TAŞIMAYI GÖZE ALAN KİŞİDİR”

“Siyaset kalp işidir, sevda işidir. Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birisinin siyasette başarı şansı yoktur. Halka hizmeti hakka hizmet anlayışıyla yürütmeyen birinin ülkeyi idare etmesi mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanında siyaset, aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işidir. Siyasetçi daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişidir. Siyasetçi milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla taşımayı göze alan kişidir. Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir. Hâl böyleyken bakıyorsunuz CHP’nin Genel Başkanlık yarışını kaybetmiş şahıs hiç yüzü kızarmadan ülkeyi yönetmeye talip oluyor. Siyasi kariyerinde tek bir başarısı, tek bir becerisi, milletin faydasına tek bir dikili ağacı dahi olmayan birinden Türkiye’yi yönetmesini bekleyebilir miyiz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda ana muhalefet adayının bölücü örgüt mensuplarına karşı alabildiğine ezik davranırken, Afrin’i terörden temizlemiş komutana karşı ise son derece hoyratça hareket ettiğine dikkat çekerek, “Daha düne kadar biz sırtımızı PYD-YPG’ye dayadık diyerek devlete ve millete posta koyan terör sempatizanlarını baş tacı ederken, Türk ordusunun şerefli subaylarına dil uzatıyor. Zaten seçim bildirgelerinde de terörle ilgili, terörle mücadeleye yönelik doğru dürüst hiçbir şey bulamazsınız. Ne bölücü terör örgütü, ne FETÖ, ne diğer terör örgütleri yokmuş gibi davranıyorlar. Tam tersine, seçim beyannameleri terör örgütlerinin söylemlerinden mülhem ifadelerle dolu. Afrin’den yapılan saldırılar Reyhanlı’da can alırken siz hiç bu şahsın terör örgütünün aleyhine bir laf ettiğini duydunuz mu? Şayet biz bunların çağrılarına kulak verip Afrin’e girmeseydik, Hatay hâlâ huzura ve güvene hasret kalacaktı. Biz Afrin’i PYD’den temizlemeseydik teröristler buralarda kan dökmeye devam edecekti” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sürecindeki son 16 günün önemine işaret ederek, birlik beraberlik vurgusuyla sözlerini tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin icraata ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” 0 85004

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize, bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı icraat yapabilelim diye verdi. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLUNDA HER GÜNÜ, HER SAATİ DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasının başında grup toplantısının partileri ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı son parti grup toplantısından bugüne geçen süre içinde iştirak ettiği programlar, gerçekleştirdiği yurt dışı ve yurt içi ziyaretler ve yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarın, iki gün sürecek resmî bir ziyaret için Moldova’ya gideceğini, cuma günü İzmir’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le birlikte bir rafinerinin açılış törenine katılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda, her günü, her saati, her dakikayı değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Anlayışları içinde yorgunluğun, yılgınlığın, tembelliğin ve ataletin yeri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hizmet yolunda yürümek, bu büyük mücadeleyi sürdürmek için kendinde derman göremeyen varsa, yanlış yerde bulunduğunu bilmelidir. Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz; ama siyasette bu yol her zaman için açıktır” diye konuştu.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 38 YAŞINDA EMEKLİ OLMAYA İMKÂN SAĞLAYAN BİR UYGULAMA YOK”

Konuşmasında, erken emeklilik tartışmalarına da değinerek sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaşa bakıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999’daki değişiklikten sonra emeklilik için hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısının yanında kademeli olarak yaş şartının da getirildiğini hatırlattı.

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde de bu uygulamanın olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi, tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır” diye ekledi.

İlgili derneğin başında olan ve 1992’de sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil olan kişinin, eski sistemin devam etmesi halinde 2012’de 38 yaşında iken emekli olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş uygulaması dolayısıyla bu kişinin 2022 yılında, 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacağını kaydetti.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emekli olmaya imkân sağlayan bir uygulamanın olmadığını vurgulayarak, “20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi, 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dünyada hiçbir sosyal güvenlik sisteminin dayanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Ama bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız, 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi, yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir. Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. Bu rakam Avrupa ülkelerinde 65’tir. Türkiye, kademeli olarak henüz yeni yeni 65 yaş sınırına doğru çıkmaya çalışıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken, emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıl arasındadır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken, emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli, tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi altı yılda emekli maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi, mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı bir hâldedir.”

Emeklilikte yaşa takılanlar olarak anılan grupta 6,3 milyon kişinin bulunduğuna ve bunların 1 milyona yakının devlet memuru olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu teklifin ülkeye yıllık ilave maliyetinin 26 milyar lira olduğunu, erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakamın 750 milyar lirayı bulduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye ben bunu milletime soruyorum” şeklinde konuştu.

“BİR KESİMİ MEMNUN ETMEK ADINA ÜLKENİN TÜM DENGELERİNİN BOZULMASINA GÖNLÜMÜZ RIZA GÖSTEREMEZ”

Ekonomik olarak âdeta bir Kurtuluş Savaşının verildiği bir dönemde, bir taraftan stokçuluk veya başka uygulamalarla fırsatçılar türerken bir taraftan da böyle taleplerin geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken yaşta emekli olanların, bir taraftan devletten emekli maaşı alırken bir taraftan da çalışacağını, bunun da hak ve adalet olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Yanlış anlaşılmasın; bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yoktur” ifadelerini kullanarak, emekliler ile ilgili en büyük hizmetleri kendilerinin getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 68 lira emekli maaşı alanların olduğunu, bugün neredeyse asgari ücretin altında emekli maaşının kalmadığını, her iki dini bayramda emeklilere 1000’er liralık ikramiyenin verildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin imkânları arttıkça, tüm vatandaşlarla birlikte emeklilerin de durumlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir kesimi memnun etmek adına, ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına da gönlümüz rıza gösteremez. Kaldı ki bu adım veya bu kampanya, bir siyasi ranta dönüştürülmemelidir. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur” dedi.

“TÜRKİYE, GEÇMİŞTE POPÜLİST POLİTİKALARDAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ ATILAN ADIMLARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bugün ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü, emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmî veya gayrı resmî olarak çalışmayı sürdürecektir. Yani, bir yandan devletten maaş alacak, diğer yandan yine işlerine güçlerine bakacaklar. Hakikat bu iken, göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, yeni bir felaketin içine niye sürükleyelim? Meclis’te bu konuyu gündeme getiren partileri, bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye, geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım.”

“BİZİ YIKMAK İÇİN KURULAN TUZAKLARI UFAK TEFEK SENDELEMELERLE ATLATTIK”

Türkiye’nin, 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa da aşarak yakaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013 yılından itibaren, hep beraber şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle, kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi Olaylarıyla, özellikle bizi oradan sıkıştırmaya çalışanlar, son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen, ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları, ufak tefek sendelemelerle atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik” şeklinde konuştu.

Uyguladıkları Yeni Ekonomi Programına değinerek, “Hem bugüne kadarki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki muhtemel saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin ilk bütçesinin hazırlıklarını tamamlandığını ve 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifini, yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı.

“HER İCRAATIMIZI MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VE MİLLETİMİZİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Bu süreçte çok ciddi fedakârlıklarda bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için, yeri geldiğinde yutkunmak pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Biz bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik, saklamadık. Her icraatımızı milletimizle birlikte ve milletimizin gözü önünde gerçekleştirdik. Son dönemde de aynı yolu izledik” sözlerine yer verdi.

“Milletimizle aramızdaki gönül bağı, bazen her şeyi söze dökemesek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete, hasbiliğe sahiptir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin sabır dönemleri olduğunu, sabredip zafere ulaşılacağını vurguladı.

“ÜRKEKLİK SEBEBİYLE BÜROKRASİNİN TIKANMASI, DENİZİ GEÇİP DEREDE BOĞULMAYA BENZER”

Ülke yönetimini devraldıkları günden beri, bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ederken, hâlâ bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikâyetler işittiklerini aktardı.

Aradan dört aydan fazla zaman geçtiğine işaret ederek bu tür sıkıntıların süratle geride bırakılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere, tüm bürokratlar, şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması diye bir usul yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse, bizim görümüzde o kişi zaten ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tarz şikâyetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet hâlâ yapmamışlarsa yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı ve etkili icraat yapabilelim diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması, denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize, ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız.”

Konuşmasının son bölümünde gündemdeki diğer konulara da yer vererek Türk adalet sisteminin Rahip Brunson ile ilgili verdiği kararı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda atılan adımlara da değindi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA PKK’YA KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI EN ÜST DÜZEYDE ATACAĞIZ”

Suriye’nin kuzeyinde, Mümbiç’te atılan adımlara işaret ederek, Mehmetçiğin Mümbiç’te, ABD’li askerlerle birlikte müşterek eğitim sisteminin sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Tabii takvim 90 gündü, 90 günlük takvim ne yazık ki şu anda çalıştı diyemeyiz, çalışmadı. Çalışmazsa biz orada da göbeğimizi kesmeyi biliriz, gereğini yapacağız. Aynı şekilde Fırat’ın doğusunda gereken adımlar atılmaz, hâlâ bu gecikme süreci devam ederse, Fırat’ın doğusunda da özellikle bu YPG-PYD’ye, daha doğrusu PKK’ya karşı atılması gereken adımları en üst düzeyde atacağız ve gereğini de yapacağız.”

Bütün bu adımların sadece Türkiye’yi değil, oradaki halkı da koruma altına almaya yönelik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de attığımız adım neyse, Afrin’de attığımız adım da odur, Cerablus’ta attığımız adım da odur ve bütünüyle o terör koridorunda attığımız adımlar bunlardır. Bu adımları Türkiye kararlı bir şekilde atmıştır, bundan sonra da atmaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Emine Erdoğan, Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı 0 85003

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı.

Meyra Palace Otelde, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da hazır bulundu. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen törende Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“ANADOLU KADINI TARİHİN HER DÖNEMİNDE ÜRETİM HAYATININ PARÇASI OLDU”

Anadolu kadınının, tarihin her döneminde üretim hayatının bir parçası olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine, üretimin her alanında kadın çiftçilerin fark ortaya koymasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kadınların çabasının, sadece tarımsal faaliyetleri değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendirdiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınlara başladıkları işin sürdürülebilir olmasını ve ihracat hedefine yönelik etkin çalışmalar yapmalarını tavsiye etti. Kırsalda yaşayan kadınlara fırsat eşitliği sağlayan devlet desteğine vurgu yapan Emine Erdoğan, 2003-2017 yılları arasında 2 milyondan fazla kadın çiftçiye eğitim verildiğini aktardı.

ATA TOHUMU PROJESİ’NE DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında kadınlardan, Ata Tohumu Projesi’ne destek vermelerini isteyen Emine Erdoğan, “Tohum gıda kalitesinin başladığı yerdir. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa gıdanız da o derece sağlıklı olur” diye konuştu.

Şekerbank’ın sponsorluğunda 2015 yılında başlatılan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ödül töreninde, kırsal alanda tarım alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan girişimci kadınlara ödülleri verildi.