“Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birinin siyasette başarı şansı yoktur” 0 401

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Hatay mitinginde yaptığı konuşmada, “Siyaset, aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işidir. Siyasetçi daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişidir. Siyasetçi milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla taşımayı göze alan kişidir. Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Hatay mitingine katıldı. İtfaiye Meydanında düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları selamlayarak, medeniyetler bahçesi, bir arada yaşama kültürü ve hoşgörünün temsilcisi Hatay’da olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

“HATAY, ÜZERİNDE YAŞAMIŞ NİCE GÖNÜL SULTANININ BİZE EMANETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 1939 yılında katılan Hatay’ın işgalin acısını, bağımsızlığın kıymetini en iyi bilen şehirlerden biri olduğunu belirterek, “Sizler yıllarca anayurda bağlanmanın hasretini çektiniz. Sizler senelerce özgürlük mücadelesi verdiniz. Zorluklar karşısında sabrettiniz, sebat ettiniz, hedefinizden bir milim dahi geri adım atmadınız. İşgalcilerin tehditlerine, şantajcıların şantajlarına, baskılarına rağmen bağımsızlık hayalinizden asla vazgeçmediniz. Sonunda her sabreden gibi zafer sancağını, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımızı Hatay semalarında dalgalandırmayı başardınız. Bunu siz yaptınız” şeklinde konuştu.

Bu yüzden Hatay’a bakınca sadece Türkiye’nin ahengine şahitlik etmediklerini, aynı zamanda hürriyet ve adalet için verilmiş o destansı mücadeleyi gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Hatay’a bakınca hoşgörü ve dayanışmayla beraber vefayı, cesareti, sadakati ve vatan aşkını da görüyoruz. Hatay bizim baş tacımızdır, gurur ve ilham kaynağımızdır. Hatay üzerinde yaşamış nice nice gönül sultanının bize emanetidir. Hatay, bize Gazi Mustafa Kemal’in emanetidir. Gazi Mustafa Kemal ‘Hatay benim namusumdur, Hatay’ı mutlaka alacağım’ diyerek son nefesine kadar Hatay’ın kurtuluşu, bağımsızlığı için mücadele etti. Her ne kadar Gazi’nin ömrü o güzel vuslatı görmeye yetmese de, Hatay 29 Haziran 1939 tarihinde özgürlüğüne kavuştu. Şu anda biz de Gazi gibi ‘Hatay bizim namusumuzdur, muhakkak Hatay’ı ayağa kaldıracağız’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRK, KÜRT, ALEVİ, SÜNNİ, SÜRYANİ, MUSEVİ, PROTESTAN, ORTODOKS, KATOLİK, HATAY’DA HER KİM VARSA AYRIM YAPMAKSIZIN BAĞRIMIZA BASTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, Hatay’ı ihya etmek için 16 yıldır aralıksız çalıştıklarını ve hizmet ürettiklerini belirterek, diğer partiler gibi şehri kökenlere, meşreplere, siyasi görüşlere göre asla ayırmadıklarını kaydetti. “Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Musevi, Protestan, Ortodoks, Katolik, Hatay’da her kim varsa, her kim bu şehirde yaşıyorsa ayrım yapmaksızın hepsini bağrımıza bastık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın kapısını seçim dönemlerinde çalan, Hataylıları yalnızca oy sandığı ufukta görününce hatırlayanlardan da olmadıklarını ifade etti. Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde dört kez Hatay’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Operasyonu sebebiyle de iki kez Hatay’a geldiğini dile getirdi.

“HATAY’DA 27,5 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK”

İş başında oldukları süre zarfında altyapısı, üstyapısı, yolları, sokakları, eğitim ve kültür merkezleri, turizmi, tarımı, sanayisiyle 16 yıl öncesiyle kıyaslanmayacak bir Hatay inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yılda 27,5 milyarlık yatırım yaptıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Evlatlarımız en güzel şekilde eğitim alsın diye Hatay’a 7215 yeni derslik kazandırdık. İlk ve orta eğitimdeki öğrencilerimize 162 trilyon lira burs verdik. Üniversite öğrencilerimiz için 5 bin kişi kapasiteli yurtlar açtık. Hatay’a 25 bin seyircili bir stadyum kazandırıyoruz. Stadyumun inşaatını inşallah bu yılın sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Hatay’a bir de müjdem var; ülkemizin farklı şehirlerine yaptığımız gibi Millet Bahçelerinden birini de Hatay’a kazandırıyoruz. Yani eski stadyumu Millet Bahçesi yapacağız. İngiliz’in Hyde Park’ı varsa, Amerikalının Central Park’ı varsa bizim de Millet Bahçemiz var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, kitaplarla döşeli, içinde çayı, kahvesi, keki olan Millet Kıraathaneleri kurmayı planladıklarını söyleyerek, “Burada gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek, hem kitabını alıp okuyacak, hem de oradan kekini alacak, çayını, kahvesini alacak ücretsiz. Yani buralar adeta hayata ruh katacak. Gençler, oralar sizin en önemli uğrak yeriniz olacak, Birinci derecede buralar sizin için. Kızlar, buralar birinci derecede sizin için, bunları yapacağız. İnşallah bunlarla yeni bir dinamizmi gençliğimize kazandıracağız, 24 saat buralar açık olacak” diye konuştu.

Hatay’da; 13’ü hastane olmak üzere toplam 42 adet sağlık tesisini yaptıklarını, 100 yataklı yeni Reyhanlı Devlet Hastanesiyle birlikte üç sağlık tesisinin de inşasının sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 600 yataklı İskenderun, 250 yataklı Dörtyol, Samandağ, Hassa ve Arsuz Devlet Hastaneleriyle birlikte toplam 43 adet sağlık tesisinin ise ihale ve proje aşamasında olduğunu belirtti.

“AMANOS DAĞLARI’NA TÜNEL AÇARAK HATAY’IN İKİ YAKASINI BİRLEŞTİRİYORUZ”

TOKİ vasıtasıyla Hatay’da 16 yılda 8 bin konut projesini hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “151 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 502 kilometreye çıkarttık. Kırıkhan-Reyhanlı yolundaki Karasu Köprüsünü, Özkızılkaya köprülerini ve Afrin Çayı Köprüsünü tamamladık. Toplam maliyeti 750 milyon lira olan 12 adet yol projemiz devam ediyor. Antakya-Yayladağı-Suriye yolu bu yıl, Antakya-Samandağ yolu, İslahiye-Hassa-Kırıkhan yolu, Kırıkhan-Reyhanlı yolu Kanal-2 ve Kanal-3 köprüleriyle İskenderun Organize Sanayi Bölgesi otoyol bağlantısı önümüzdeki yıl tamamlanıyor. Ferhat nasıl Şirin için dağları delmişse, biz de Hataylı kardeşlerimiz için Amanosları deliyoruz. Amanos Dağları’na tünel açarak Hatay’ın iki yakasını artık birleştiriyoruz. Hatay’ın çılgın projesi olan bu tünelin hayata geçmesiyle, Gaziantep-İskenderun arası 85 kilometre, Kahramanmaraş-İskenderun arası 35 kilometre, Kilis-İskenderun arası 40 kilometre kısalacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada etnik, mezhebi ve inanç temelli çatışmaların arttığı bu dönemde, Hatay modelini tüm dünyada tanıtacaklarını söyledi. Barış içinde bir arada yaşamanın şehri olan Hatay’ı çok daha cazip hâle getireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için ‘yaparsa yine AK Parti yapar’ diyoruz. İşte bunun için ‘durmak yok yola devam’ diyoruz. İşte bunun için sizlerden beş sene daha icazet istiyoruz. Biz muhalefetin adayları gibi yıkmak, kapatmak, durdurmak için değil çok daha büyük projeler için destek talep ediyoruz. Biz muhalefet gibi mevcutların kapısına kilit vurmak için değil Hatay’a yeni yatırımları kazandırmak için oyunuzu istiyoruz” şeklinde konuştu.

“SİYASETÇİ MİLLETTEN ALDIĞI EMANETİ LAYIKIYLA TAŞIMAYI GÖZE ALAN KİŞİDİR”

“Siyaset kalp işidir, sevda işidir. Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birisinin siyasette başarı şansı yoktur. Halka hizmeti hakka hizmet anlayışıyla yürütmeyen birinin ülkeyi idare etmesi mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanında siyaset, aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işidir. Siyasetçi daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişidir. Siyasetçi milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla taşımayı göze alan kişidir. Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir. Hâl böyleyken bakıyorsunuz CHP’nin Genel Başkanlık yarışını kaybetmiş şahıs hiç yüzü kızarmadan ülkeyi yönetmeye talip oluyor. Siyasi kariyerinde tek bir başarısı, tek bir becerisi, milletin faydasına tek bir dikili ağacı dahi olmayan birinden Türkiye’yi yönetmesini bekleyebilir miyiz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda ana muhalefet adayının bölücü örgüt mensuplarına karşı alabildiğine ezik davranırken, Afrin’i terörden temizlemiş komutana karşı ise son derece hoyratça hareket ettiğine dikkat çekerek, “Daha düne kadar biz sırtımızı PYD-YPG’ye dayadık diyerek devlete ve millete posta koyan terör sempatizanlarını baş tacı ederken, Türk ordusunun şerefli subaylarına dil uzatıyor. Zaten seçim bildirgelerinde de terörle ilgili, terörle mücadeleye yönelik doğru dürüst hiçbir şey bulamazsınız. Ne bölücü terör örgütü, ne FETÖ, ne diğer terör örgütleri yokmuş gibi davranıyorlar. Tam tersine, seçim beyannameleri terör örgütlerinin söylemlerinden mülhem ifadelerle dolu. Afrin’den yapılan saldırılar Reyhanlı’da can alırken siz hiç bu şahsın terör örgütünün aleyhine bir laf ettiğini duydunuz mu? Şayet biz bunların çağrılarına kulak verip Afrin’e girmeseydik, Hatay hâlâ huzura ve güvene hasret kalacaktı. Biz Afrin’i PYD’den temizlemeseydik teröristler buralarda kan dökmeye devam edecekti” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sürecindeki son 16 günün önemine işaret ederek, birlik beraberlik vurgusuyla sözlerini tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar; 0 7659

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar;

‘’Bayramların, manevi değerlerin geleneksel olarak yaşatıldığı, aile bireylerini bir araya getiren, toplumda sevgi ve hoşgörünün hakim olduğu günler olduğunu anımsatarak, “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz” dediler.

Şunu hiç unutmayalım ‘’Ülkemiz varsa biz varız, devletimiz varsa biz varız. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemi su alırsa hep beraber batarız. Gün birlik olma günüdür, gün hükümetimize ve devletimize sahip çıkma günüdür.’’

Döviz Kurları yakın gelecekte istikrarı sağlayıp, dengesini bulacaktır. Bu Ekonomik çalkantı sadece bizim değil tüm Dünya ülkelerinin sorunudur. Ben bu konuda iyimserim hükümetimiz ve devletimiz çok isabetli bir politika izliyorlar. Ekonomik savaş için ‘’tek vücut’’ olduk ve kenetlendik. Bu sevindirici bir durumdur. Bizim esas konuşmamız gerek konular Endüstri 4.0, inovasyon, arge, marka patent, teknoparklar, üniversite iş dünyası ilişkileridir. Gündemimizde bunlar olmalıdır.

Ayrıca; ‘’Bayramların bizim kültürümüzde çok özel bir yeri vardır. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır. Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir.’’ dediler.

SARITOPRAK ve TAMAY, “Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Kurban Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini noktaladılar.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Türkiye, kimseyle ekonomik savaş peşinde değildir” 0 88783

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, kamuoyu ile canlı olarak da paylaşılan toplantıda şunları söyledi:

“SINIR GÜVENLİĞİYLE İLGİLİ TEDBİRLER ETKİN BİR ŞEKİLDE ALINIYOR”

“Son dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın formüle ettiği şekliyle terörü kaynağında kurutma strateji çerçevesinde terör unsurlarına, örgütlerine, mensuplarına karşı her alanda ve sahada mücadelemiz kararlı bir şekilde bundan sonra da devam edecektir. Türkiye içinde, Türkiye dışında, Suriye’de, Irak’ta, Avrupa’da veya başka yerlerde hangi terör örgütünden gelirse gelsin bu tür saldırılara karşı devletimiz her türlü tedbiri bundan sonra da almaya devam edecek. Ve her platformda bu terör örgütlerine askerî operasyonlardan finansal tedbirlere kadar her alanda tedbirleri etkili bir şekilde hayata geçirmeye devam edecektir.

Bu vesileyle şunu da özellikle vurgulamak istiyorum: İç güvenlik noktasında bu terörü kaynağında yok etme stratejisi çerçevesinde son dönemde hakikaten önemli mesafeler almış bulunuyoruz. Özellikle katılımların azaldığını, teslimlerin giderek arttığını memnuniyetle ifade edebilirim. Dün de size söylemiştim, terör örgütüne katılım noktasında son 30 yılın en düşük sayısına ulaşmış bulunuyoruz. Burada İçişleri Bakanlığımızın, Millî İstihbarat Teşkilatımızın, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Jandarmamızın, korucularımızın eşgüdüm içerisinde verdiği mücadelenin neticelerini somut bir şekilde almaya başlıyoruz. Aynı şekilde sınır güvenliği ve diğer konularla ilgili de tedbirler etkin bir şekilde alınıyor.

“TÜRKİYE ÜÇ FARKLI TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI MÜCADELE EDEN TEK NATO ÜYESİ ÜLKEDİR”

Bildiğiniz gibi Türkiye üç farklı terör örgütüne karşı PKK, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere mücadele eden tek NATO üyesi ülkedir. Bu terör örgütleri farklı ideolojilere, farklı yöntemlere sahip olabilir. Fakat hepsinin ortak noktası Türkiye düşmanlığı, Türkiye karşıtlığıdır. Ve bunlar farklı yöntemler uygulayabilirler, ama yöntemlerinin nihai amacı Türkiye’ye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, devletine zarar vermektir. Bunu deneyebilirler, bu yönde çabalar sarf edebilirler, ama bunlar hiçbir zaman bizim azmimizi azaltmayacak, kırmayacak, tersine bu konudaki kararlılığımızı daha da güçlendirecektir.

Yine bunun somut göstergelerinden birisi olarak, bildiğiniz gibi dün Sincar bölgesinde bölücü terör örgütüne mensup çok üst düzey bir terörist etkisiz hâle getirildi. İlgili kurumlarımızın son derece başarılı bir şekilde yaptığı bu operasyonla Sincar ve civarında daha önce de Sayın Cumhurbaşkanımızın müteaddit kereler ifade ettiği şekilde terör örgütünün ve unsurlarının bertaraf edilmesi, etkisiz hâle getirilmesiyle ilgili stratejimiz etkin bir şekilde uygulanmaya devam ediyor. Dünkü operasyon Millî İstihbarat Teşkilatımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Jandarmamız, İçişleri Bakanlığımızın yoğun bir koordinasyonuyla son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirildi, bu tür operasyonlar devam edecek, bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın. Sayın İbadi’nin iki gün önce ülkemize yaptığı ziyarette de Sincar başta olmak üzere Kandil gibi, Mahmur Kampı gibi teröre destek veren mevkilerin terör unsurlarından tamamen temizlenmesi konusunda tam bir iş birliği içerisinde çalışmaya da bundan sonra devam edeceğiz.

“İKİ GÜNDÜR BİR İYİLEŞME SÜRECİNİN HIZLA YAŞANDIĞINI GÖRMEKTEYİZ”

Gündemimizdeki tabii bir diğer önemli konu arkadaşlar, bildiğiniz gibi son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler. Bu konuda hamdolsun aldığımız tedbirler neticesinde iki gündür bir iyileşme sürecinin hızla yaşandığını görmekteyiz. Bu süreçte öncelikle Cumhurbaşkanımızın bu ekonomik savaşa ve algı operasyonlarına karşı yaptığı millî seferberlik çağrısına olumlu cevap veren bütün vatandaşlarımıza, iş çevrelerimize, yatırımcımıza, sanayicimize, tüccarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Ayrıca, yurt içinden, yurt dışından konuyla ilgili gerekli açıklamaları yapıp destek veren paydaşlarımıza, ülkelere, kurum ve kuruluşlara da bu vesileyle teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz.

Bildiğiniz gibi dün Katar Emiri’nin ülkemize yaptığı ziyaretin somut çıktılarından bir tanesi de; Katar Devletinin ülkemize 15 milyar dolar civarında farklı sektörlerde yatırım yapma kararı almış olmasıdır.

Yine bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanımızın son bir haftada yaptığı yoğun temaslar neticesinde Kuveyt’ten, Almanya’dan, Fransa’dan, hatta Rusya’dan olumlu neticeler ve haberler almaya başlamış bulunuyoruz.

Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya Şansölyesi Sayın Merkel’le, bugün Sayın Macron’la yaptığı görüşmelerde de bu konu etraflı bir şekilde ele alındı. Özellikle iki lider de, Avrupa’nın iki önemli ülkesinin liderleri de Türk ekonomisinin güçlü olmasının, ekonomik istikrarın muhafaza edilmesinin sadece Türkiye için değil Avrupa ekonomisi ve dünya ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini ifade ettiler. Trump yönetiminin ticareti, doları, vergileri bir silah gibi kullanma eğiliminin ne kadar yanlış olduğunu, bundan kendilerinin de mustarip ve müşteki olduklarını da Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştılar. Bildiğiniz gibi Trump yönetiminin bu konuyla ilgili aldığı kararlar sadece Türkiye ile ilgili değil AB, Eurozone, Avrupa ülkeleriyle ilgili olarak da benzer ilave vergi kararları daha önce alınmıştı ve bunların dünyada bir adeta Çin’i de katacak olursak bir ticaret savaşına doğru evirildiği endişesi herkes tarafından dile getiriliyor. Bu ülkeler de Almanya, Fransa, dediğim gibi Rusya, Katar, Kuveyt ve diğer ülkeler bu süreçte Türkiye’nin yanında olduklarını bir kez daha ifade etmiş bulunuyorlar.

“HAYATA GEÇİRİLECEK TEDBİRLERLE TÜRK EKONOMİSİNİN GÜCÜ BİR KEZ DAHA İSPATLANMIŞ OLACAK”

Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın koordinasyonunda tüm kamu kurumları, kamu ve özel bankalar ve Merkez Bankası eşgüdüm içerisinde bildiğiniz gibi bir eylem planını hayata geçirdiler. Böylece Türk Lirası üzerinde spekülasyon yapılmasına imkan sağlayacak o ortam, o spekülatif ya da istismara açık ortam tamamen bertaraf edilmiş durumdadır. Bankalara likidite konusunda rahatlama sağlanmış durumda. Kurdan dolayı sıkıntı çeken reel sektörün sorunlarına çözüm olarak da bir dizi tedbir bildiğiniz gibi alınmış durumda, Merkez Bankamız da bununla ilgili geçenlerde açıklamalarını yaptı.

Bu vesileyle tekrar ifade edeyim, Türk ekonomisi oldukça güçlü ve sağlam temellere sahiptir. Hazine ve Maliye Bakanımızın bugün 4 bine yakın yatırımcıyla yaptığı telekonferansta da dile getirdiği gibi, Türk ekonomisi, Türkiye yatırıma elverişli bir ülke olarak herkese kapılarını açmış durumdadır. Bankacılık sektörümüz bugün dünyada en sağlam temellere sahip olan sektörlerden bir tanesidir. Bu çerçevede, hem bu kısada vadede hayata geçirdiğimiz tedbirler hem de orta ve uzun vadeli program çerçevesinde hayata geçirilecek tedbirlerle Türk ekonomisinin gücü bir kez daha ifade edilmiş olacak, ispatlanmış olacaktır.

“TÜRKİYE KİMSEYLE GERİLİMDEN YANA DEĞİL”

Sayın Cumhurbaşkanımızın da bugün Kabinenin açılış konuşmasında da ifade ettiği gibi, Türkiye bu krizi mutlaka fırsata çevirecektir, bu konuda da hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu konuda bizim ekonomimize, ekonomik kurumlarımıza olan güvenimiz tam ve bunun da inşallah neticelerini göreceğiz.

Tabi bu çerçevede şunu da ifade etmek isterim: Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz. Bu anlamda da Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bu kriz inşallah bir fırsata dönecek ve Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Bu süreç içerisinde şu ana kadar sergilediğimiz birlik, beraberlik ruhu da ayrıca önem arz etmektedir, onu da ifade edeyim.

Yine bu sürecin belki en önemli neticelerinden bir tanesi, Türkiye’nin alternatiflerini bundan sonra da çoğaltarak yoluna devam edeceği gerçeğidir, yani Türkiye alternatifsiz değildir, enerji konusunda olsun, ticaret konusunda olsun, yatırım konusunda ve diğer alanlarda dünyadaki küresel gelişmelerle uyumlu bir şekilde opsiyonlarını, alternatiflerini çoğaltarak bundan sonra da yoluna devam edecektir. Bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

“BAYRAM TATİLİ BOYUNCA ÜCRETLİ OLAN YOLLAR VE KÖPRÜLER ÜCRETSİZ OLARAK KULLANILABİLECEK”

Son olarak, belki sizin de sorularınız vardır, oraya da biraz zaman ayırmak için onu da ifade etmek istiyorum, bayram tatili yaklaştı, biliyorsunuz önümüzdeki hafta inşallah Kurban Bayramını hep birlikte sağlık ve huzur içerisinde idrak edeceğiz. Şimdiden bütün vatandaşlarımızın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

Hacca giden bütün hacılarımızın dualarını Rabbim makbul eylesin inşallah. Ve inşallah yapılan dualarla da Rabbim onları en güzel şekilde makamında kabul eylesin.

Tabi bayram tatili söz konusu olduğunda da özellikle vatandaşlarımızı seyahat konusunda uyarmak istiyoruz. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımızın aldığı, Ulaştırma Bakanlığımızın aldı birçok tedbir var, biliyorsunuz bu tedbirlere uyulması büyük önem arz ediyor. Zira her yıl maalesef bayram tatillerinde trafik kazalarında birçok insanımızı kaybediyoruz, bunun azaltılması için birçok tedbir alındı, ama vatandaşlarımızın bu kurallara uyması da büyük önem arz ediyor.

Yine bayram tatili boyunca bildiğiniz gibi ücretli olan yollar ve köprüler ücretsiz olarak kullanılabilecek.

Aynı şekilde emekli ikramiyeleri de bildiğiniz gibi erken verilmek üzere tedbirler alınmış durumda.

Bu vesileyle ben tekrar yaklaşmakta olan Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, tüm İslam âlemine hayırlar, huzur, sağlık ve esenlikler getirmesini diliyorum.”