“Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birinin siyasette başarı şansı yoktur” 0 375

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Hatay mitinginde yaptığı konuşmada, “Siyaset, aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işidir. Siyasetçi daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişidir. Siyasetçi milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla taşımayı göze alan kişidir. Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Hatay mitingine katıldı. İtfaiye Meydanında düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları selamlayarak, medeniyetler bahçesi, bir arada yaşama kültürü ve hoşgörünün temsilcisi Hatay’da olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

“HATAY, ÜZERİNDE YAŞAMIŞ NİCE GÖNÜL SULTANININ BİZE EMANETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 1939 yılında katılan Hatay’ın işgalin acısını, bağımsızlığın kıymetini en iyi bilen şehirlerden biri olduğunu belirterek, “Sizler yıllarca anayurda bağlanmanın hasretini çektiniz. Sizler senelerce özgürlük mücadelesi verdiniz. Zorluklar karşısında sabrettiniz, sebat ettiniz, hedefinizden bir milim dahi geri adım atmadınız. İşgalcilerin tehditlerine, şantajcıların şantajlarına, baskılarına rağmen bağımsızlık hayalinizden asla vazgeçmediniz. Sonunda her sabreden gibi zafer sancağını, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımızı Hatay semalarında dalgalandırmayı başardınız. Bunu siz yaptınız” şeklinde konuştu.

Bu yüzden Hatay’a bakınca sadece Türkiye’nin ahengine şahitlik etmediklerini, aynı zamanda hürriyet ve adalet için verilmiş o destansı mücadeleyi gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Hatay’a bakınca hoşgörü ve dayanışmayla beraber vefayı, cesareti, sadakati ve vatan aşkını da görüyoruz. Hatay bizim baş tacımızdır, gurur ve ilham kaynağımızdır. Hatay üzerinde yaşamış nice nice gönül sultanının bize emanetidir. Hatay, bize Gazi Mustafa Kemal’in emanetidir. Gazi Mustafa Kemal ‘Hatay benim namusumdur, Hatay’ı mutlaka alacağım’ diyerek son nefesine kadar Hatay’ın kurtuluşu, bağımsızlığı için mücadele etti. Her ne kadar Gazi’nin ömrü o güzel vuslatı görmeye yetmese de, Hatay 29 Haziran 1939 tarihinde özgürlüğüne kavuştu. Şu anda biz de Gazi gibi ‘Hatay bizim namusumuzdur, muhakkak Hatay’ı ayağa kaldıracağız’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRK, KÜRT, ALEVİ, SÜNNİ, SÜRYANİ, MUSEVİ, PROTESTAN, ORTODOKS, KATOLİK, HATAY’DA HER KİM VARSA AYRIM YAPMAKSIZIN BAĞRIMIZA BASTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, Hatay’ı ihya etmek için 16 yıldır aralıksız çalıştıklarını ve hizmet ürettiklerini belirterek, diğer partiler gibi şehri kökenlere, meşreplere, siyasi görüşlere göre asla ayırmadıklarını kaydetti. “Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Musevi, Protestan, Ortodoks, Katolik, Hatay’da her kim varsa, her kim bu şehirde yaşıyorsa ayrım yapmaksızın hepsini bağrımıza bastık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın kapısını seçim dönemlerinde çalan, Hataylıları yalnızca oy sandığı ufukta görününce hatırlayanlardan da olmadıklarını ifade etti. Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde dört kez Hatay’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Operasyonu sebebiyle de iki kez Hatay’a geldiğini dile getirdi.

“HATAY’DA 27,5 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK”

İş başında oldukları süre zarfında altyapısı, üstyapısı, yolları, sokakları, eğitim ve kültür merkezleri, turizmi, tarımı, sanayisiyle 16 yıl öncesiyle kıyaslanmayacak bir Hatay inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yılda 27,5 milyarlık yatırım yaptıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Evlatlarımız en güzel şekilde eğitim alsın diye Hatay’a 7215 yeni derslik kazandırdık. İlk ve orta eğitimdeki öğrencilerimize 162 trilyon lira burs verdik. Üniversite öğrencilerimiz için 5 bin kişi kapasiteli yurtlar açtık. Hatay’a 25 bin seyircili bir stadyum kazandırıyoruz. Stadyumun inşaatını inşallah bu yılın sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Hatay’a bir de müjdem var; ülkemizin farklı şehirlerine yaptığımız gibi Millet Bahçelerinden birini de Hatay’a kazandırıyoruz. Yani eski stadyumu Millet Bahçesi yapacağız. İngiliz’in Hyde Park’ı varsa, Amerikalının Central Park’ı varsa bizim de Millet Bahçemiz var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, kitaplarla döşeli, içinde çayı, kahvesi, keki olan Millet Kıraathaneleri kurmayı planladıklarını söyleyerek, “Burada gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek, hem kitabını alıp okuyacak, hem de oradan kekini alacak, çayını, kahvesini alacak ücretsiz. Yani buralar adeta hayata ruh katacak. Gençler, oralar sizin en önemli uğrak yeriniz olacak, Birinci derecede buralar sizin için. Kızlar, buralar birinci derecede sizin için, bunları yapacağız. İnşallah bunlarla yeni bir dinamizmi gençliğimize kazandıracağız, 24 saat buralar açık olacak” diye konuştu.

Hatay’da; 13’ü hastane olmak üzere toplam 42 adet sağlık tesisini yaptıklarını, 100 yataklı yeni Reyhanlı Devlet Hastanesiyle birlikte üç sağlık tesisinin de inşasının sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 600 yataklı İskenderun, 250 yataklı Dörtyol, Samandağ, Hassa ve Arsuz Devlet Hastaneleriyle birlikte toplam 43 adet sağlık tesisinin ise ihale ve proje aşamasında olduğunu belirtti.

“AMANOS DAĞLARI’NA TÜNEL AÇARAK HATAY’IN İKİ YAKASINI BİRLEŞTİRİYORUZ”

TOKİ vasıtasıyla Hatay’da 16 yılda 8 bin konut projesini hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “151 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 502 kilometreye çıkarttık. Kırıkhan-Reyhanlı yolundaki Karasu Köprüsünü, Özkızılkaya köprülerini ve Afrin Çayı Köprüsünü tamamladık. Toplam maliyeti 750 milyon lira olan 12 adet yol projemiz devam ediyor. Antakya-Yayladağı-Suriye yolu bu yıl, Antakya-Samandağ yolu, İslahiye-Hassa-Kırıkhan yolu, Kırıkhan-Reyhanlı yolu Kanal-2 ve Kanal-3 köprüleriyle İskenderun Organize Sanayi Bölgesi otoyol bağlantısı önümüzdeki yıl tamamlanıyor. Ferhat nasıl Şirin için dağları delmişse, biz de Hataylı kardeşlerimiz için Amanosları deliyoruz. Amanos Dağları’na tünel açarak Hatay’ın iki yakasını artık birleştiriyoruz. Hatay’ın çılgın projesi olan bu tünelin hayata geçmesiyle, Gaziantep-İskenderun arası 85 kilometre, Kahramanmaraş-İskenderun arası 35 kilometre, Kilis-İskenderun arası 40 kilometre kısalacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada etnik, mezhebi ve inanç temelli çatışmaların arttığı bu dönemde, Hatay modelini tüm dünyada tanıtacaklarını söyledi. Barış içinde bir arada yaşamanın şehri olan Hatay’ı çok daha cazip hâle getireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için ‘yaparsa yine AK Parti yapar’ diyoruz. İşte bunun için ‘durmak yok yola devam’ diyoruz. İşte bunun için sizlerden beş sene daha icazet istiyoruz. Biz muhalefetin adayları gibi yıkmak, kapatmak, durdurmak için değil çok daha büyük projeler için destek talep ediyoruz. Biz muhalefet gibi mevcutların kapısına kilit vurmak için değil Hatay’a yeni yatırımları kazandırmak için oyunuzu istiyoruz” şeklinde konuştu.

“SİYASETÇİ MİLLETTEN ALDIĞI EMANETİ LAYIKIYLA TAŞIMAYI GÖZE ALAN KİŞİDİR”

“Siyaset kalp işidir, sevda işidir. Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birisinin siyasette başarı şansı yoktur. Halka hizmeti hakka hizmet anlayışıyla yürütmeyen birinin ülkeyi idare etmesi mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanında siyaset, aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işidir. Siyasetçi daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişidir. Siyasetçi milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla taşımayı göze alan kişidir. Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir. Hâl böyleyken bakıyorsunuz CHP’nin Genel Başkanlık yarışını kaybetmiş şahıs hiç yüzü kızarmadan ülkeyi yönetmeye talip oluyor. Siyasi kariyerinde tek bir başarısı, tek bir becerisi, milletin faydasına tek bir dikili ağacı dahi olmayan birinden Türkiye’yi yönetmesini bekleyebilir miyiz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda ana muhalefet adayının bölücü örgüt mensuplarına karşı alabildiğine ezik davranırken, Afrin’i terörden temizlemiş komutana karşı ise son derece hoyratça hareket ettiğine dikkat çekerek, “Daha düne kadar biz sırtımızı PYD-YPG’ye dayadık diyerek devlete ve millete posta koyan terör sempatizanlarını baş tacı ederken, Türk ordusunun şerefli subaylarına dil uzatıyor. Zaten seçim bildirgelerinde de terörle ilgili, terörle mücadeleye yönelik doğru dürüst hiçbir şey bulamazsınız. Ne bölücü terör örgütü, ne FETÖ, ne diğer terör örgütleri yokmuş gibi davranıyorlar. Tam tersine, seçim beyannameleri terör örgütlerinin söylemlerinden mülhem ifadelerle dolu. Afrin’den yapılan saldırılar Reyhanlı’da can alırken siz hiç bu şahsın terör örgütünün aleyhine bir laf ettiğini duydunuz mu? Şayet biz bunların çağrılarına kulak verip Afrin’e girmeseydik, Hatay hâlâ huzura ve güvene hasret kalacaktı. Biz Afrin’i PYD’den temizlemeseydik teröristler buralarda kan dökmeye devam edecekti” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sürecindeki son 16 günün önemine işaret ederek, birlik beraberlik vurgusuyla sözlerini tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı 0 66786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı. Canlı olarak yayınlanan programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize Güneysu’daki evinde gerçekleştirilen yayın, Anadolu’daki 100’e yakın yerel televizyon kanalında da canlı olarak ekrana geldi.

Programda Gazeteciler Murat Çiçek ve Ersoy Dede ile Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan’ın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ve gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

“TÜRKİYE ARTIK İNSANSIZ SİLAHLI VE SİLAHSIZ HAVA ARAÇLARI ÜRETİYOR”

Diğer cumhurbaşkanı adaylarının “Kendi tankımızı, topumuzu tüfeğimizi niye yapmıyoruz da yol, kaldırım, köprü yapıyoruz?” şeklindeki eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, söz konusu adayların yapılanları takip etmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, takip etseler, bilseler dahi doğruyu söylemediklerini ifade etti. Göreve geldiklerinde savunma sanayinde yerli sanayi üretiminin payının yüzde 20 olduğuna, şu anda ise bu oranın yüzde 65’e çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu noktada dışa bağımlılıktan kurtulduğunu, artık insansız silahlı ve silahsız hava araçlarını ürettiğini, tüfeklerde yerli üretime geçildiğini, tankta prototip yapıldığını ve yakında seri üretime geçileceğini, Atak helikopterlerinin üretildiğini ve ihracata başladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bunlardan haberleri yok ki. Türkiye’de savunma sanayinde neler yapılıyor haberleri yok” ifadesini kullandı.

Muhalefetin böyle bir derdinin ve hedefinin hiçbir zaman olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah rahmet etsin Nuri Demirağ yerli uçağı yaptı CHP zihniyeti o zaman Nuri Demirağ’ın bu üretiminin önüne geçerek o fabrikayı gaz ocağı fabrikasına dönüştürdü. Bunların mantığı, anlayışı bu. Bunlar Türkiye’de bir yerli, millî sanayi olması diye bir dertleri yok ki. Bir yerlerden aldıkları talimat neyse o talimatın gereğini yerine getiriyorlar” diye konuştu.

“S-500’LERİN ORTAK YAPILMASI KONUSUNDA RUSYA’YA TEKLİF YAPTIM”

Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 füzeleri ile ilgili bazı NATO ülkelerinin S-400’lerin NATO konseptine ters olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in bu kararın Türkiye’nin kendi tasarrufu olduğunu ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu açıklamalarda bulundu: “”Yunanistan’ın S-300’leri var. Şu anda onda S-300 varken ona böyle bir şeyi söylemiyorsun. Öbür tarafta NATO dışında aynı şekilde Suriye’de bunlar var, herhangi bir şey söylemiyorsun. Türkiye’ye gelince böyle bir takılma politikası, bunu anlamak mümkün değil. Biz savunma sanayiine yönelik kendi ihtiyacımız olan ne gerekiyorsa bunların gayreti içindeyiz. Paranız olsa bile vermiyorlar. Ben kendi silahlarımı niye yapmamayım? Biz dedik ki ‘Bunları beraber yapalım’, ona da gelmiyorlar. Rusya bize sağ olsun çok uygun şartlarda kredi verdi. Hem de işin ikinci, üçüncü kademesinde ortaklaşa bir üretime gireceğiz. Ayrıca S-500’lerin ortak yapılması konusunda Rusya’ya teklif yaptım.”

“TÜRK AKIMI, TANAP BİZE GÜÇ KATIYOR”

12 Haziran’da Azerbaycan, Ukrayna, Sırbistan ve KKTC Cumhurbaşkanları ile birlikte açılışını gerçekleştirdiği Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’na (TANAP) ilişkin bir soru üzerine, bunun Türkiye’nin ne kadar stratejik konumda olduğunu gösteren önemli bir proje olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Akımı Projesi ve TANAP’la birlikte artık Türkiye için doğal gaz konusunun tehlike veya tehdit olmaktan çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Akımı, TANAP bize güç katıyor. Batı, TANAP’tan kullanırken Türkiye ve Azerbaycan dayanışmasının en güzel örneğini de bulacak. Biz böylece burada stratejik bir konumda temsil görevini ifa edeceğiz” dedi.

“EKONOMİ SADECE CEPTEKİ PARA DEĞİLDİR”

Ana muhalefet partisi liderinin, gerçekleştirilen büyük alt yapı projeleri üzerinden getirdiği eleştirileri nasıl değerlendirdiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamlar ekonomiyi bilmiyor. Bunlar zannediyorlar ki ekonomi sadece cepteki paradır. Ekonomi sadece cepteki para değildir” sözlerine yer verdi.

Ekonomide ‘kaynakların çeşitlendirilmesi’ diye bir tez olduğunu, devletin bütçelerini kullanmadan, yap-işlet-devret ve kamu-özel ortaklığı modellerini devreye soktuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunları yapmak suretiyle parayı kim buluyor? İşi yüklenecek olan firma buluyor. Sadece bizden zaman zaman Hazine garantisi istedikleri oluyor. O da bizim için çok çok önemli bir yük değil. Biz bu şekilde yüklenici firmalar ile anlaşırken yüklenici firma çok seri olarak üretimi yapmak durumunda kalıyor. Ne kadar erken bitirirse kendisi de o kadar çabuk para kazanacak. Onun için işe önem veriyor, sıkı tutuyor. Hastanelerde, yollarda, köprülerde, Marmaray’da bu anlayışla Türkiye’yi ayağa kaldırdık. Yüksek Hızlı Trenler de aynı şekilde. Bazıları ‘Türkiye’de ekonomi zor durumda’ diyor. Türkiye’de ekonomi zor durumda olsa bu yüklenici firmalar bu kredileri, rakamları nereden bulacaklar?”

Erdoğan, Moody’s’in Türkiye hakkındaki kararlarına ilişkin, “İnşallah 24 Haziran’dan sonra o Moody’s’e bir operasyon biz çekeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye üyesi olmadığı hâlde ilgili kuruluşun Türkiye hakkında açıklamalar yaptığına değindi ve “Sıfır açıklaması yaptı, büyüme 7,4 çıktı. Ayıp denen bir şey var. Sen bu kadar önemli konumda bir firma olacaksın ve Türkiye’yi nasıl karalarım, onu nasıl zor duruma sokarım, diye adımlar atacaksın. Başaramayacaklar” şeklinde konuştu.

“BU OHAL, TERÖR TEHDİDİ ALTINDAKİ BÖLGELERİ TEHDİTTEN KURTARMAYA YÖNELİK BİR GÜVENLİK TEDBİRİ”

Muhalefetin OHAL nedeniyle rahat kampanya yapamadığı yönündeki eleştirileri hatırlatılarak, “OHAL 24 Haziran’dan sonra kaldırılacak mı?” sorusuna karşılık “24 Haziran’dan sonra bu göreve devamım hâlinde ilk işimiz inşallah OHAL’i kaldırmak olacaktır” açıklamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL’in seçim kampanyalara yansıyan en ufak yanın olmadığına vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tane örnek versinler, OHAL nerede hangi kampanyayı engelledi? Bir defa bu OHAL, bizim göreve geldiğimiz zamandaki OHAL değil. Bu OHAL, tam aksine şu andaki terör tehdidi altındaki bölgeleri, bu tehditten kurtarmaya yönelik bir güvenlik tedbiridir” değerlendirmesinde bulundu.

“BATI’NIN GÜÇLÜ ÜLKELERİNE GEREKLİ OLAN TAVIRLARI KOYACAĞIZ”

Yöneltilen bir soru üzerine, Batı’da yükselen yabancı ve İslam karşıtlığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabırla 24 Haziran’ı bir atlatalım. 24 Haziran’dan sonra özellikle Batı’nın güçlü ülkelerine gerekli olan tavırları, tedbirleri biz de koyacağız. Birinci derecede Almanya ile bunları konuşacağız. Bu gidiş, gidiş değil” ifadelerini kullandı. Şu anda Almanya, ABD, Hollanda ve Belçika’da çok sayıda FETÖ, PKK/PYD/YPG teröristlerinin olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara karşı aldığımız bizim de sinyaller, istihbarat teşkilatımızın tespitleri var. Eğer dost isek, NATO’da berabersek, AB’ye müzakereciysek gelin bu işleri çözelim diyeceğiz. Bu adımları da beraber atmayı planlıyoruz, başka çaremiz yok” dedi.

“TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE OLMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk turda siz Cumhurbaşkanı olur ve Meclis farklı olursa nasıl bir Türkiye olur?” sorusuna verdiği cevapta, bunları şu anda konuşmanın çok erken olduğunu ifade ederek, halkın Meclis’te kendisini yalnız bırakmayacağına ve iyi bir sonuç çıkacağına inandığını söyledi.

‘Güçlü Meclis’ derken bunu ifade ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü Meclis’te de işte Cumhur İttifakı’na özellikle halkımızın desteği şart. Cumhur İttifakı, halkımızdan beklenen desteği gördüğü anda evelallah biz yolumuza güvenle gideriz. Cumhurbaşkanlığı noktasında bu gücü halkımızdan aldıktan sonra biz inşallah çok daha farklı bir Türkiye’yi dünyada zeminine oturtacağız ve görmedikleri bir Türkiye’yi görecekler. Bu Türkiye artık eski Türkiye olmayacak. Bu Türkiye, artık böyle ikide bir tökezleyen ayağı prangalı Türkiye olmayacak” sözlerine yer verdi.

“MÜNBİÇ’TE ÇOK DAHA İYİ BİR MESAFE ALACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

Programda yer alan terörle mücadele konusunda, Münbiç’le ilgili yaşanan sürece de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Şu anda biz belirlenen takvimle Münbiç’te çok daha iyi bir mesafe alacağımıza inanıyoruz ve süratle de şu anda bu gidiyor. Onlar Fırat’ın doğusuna gitmek suretiyle bu işi rahatlatacaklar ve sözünü verdiler. Üstelik bir de tabi bu silahların üzerindeki kendi seri numaralarıyla filan geri toplayacaklar. Bunun sözünü verdiler. Eğer bunlar, bu seri numaralarıyla bunları geri toplarlarsa oradaki sıkıntı daha da aşılmış olacak. Bunu ben önemli bir gelişme olarak görüyorum. Bu kayıtlar Dışişleri Bakanımız da ve Bakanlıkta zaten var. Biz de burada gerek Sayın Putin gerek Sayın Ruhani, telefon diplomasisiyle süreci takip ediyoruz. Temennim odur ki, bu işi bir defa süratle bitirelim. Koalisyon güçleriyle Türkiye’ydi, Rusya’ydı, Ruhani’ydi aramızda bir sıkıntı yaşanmasın.”

Kimi cumhurbaşkanı adaylarının, Kandil’de bölücü terör örgütüne yönelik operasyon ile ilgili sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki muhalefet iş yaptırmama üzerine kurulmuş. Mesela terörle mücadele diye şu anda Bay Muharrem’den bir şey duydunuz mu? Bay Kemal’den terörle mücadele adına bir şey duydunuz mu? Kalkıyor Edirne’de cezaevinde terör örgütü PKK’nın arkasında durduğu bir kişiyi gidip ziyaret ediyor. Bu nasıl bir anlayıştır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin (BM) Filistin kararına ilişkin de, “Filistinli sivillerin korunmasıyla ilgili Güvenlik Konseyinde ABD’nin veto ettiği karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 120 oyla kabul edildi. Sekiz ret, 45 çekimser. Amerika yine hüsrana uğradı” değerlendirmesinde bulundu.

Programın sonunda vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da tebrik eden ve bayram dolayısıyla yapılan seyahatlerde dikkatli olunması tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aman ne olur sandıklar ihmal edilmesin. Bayramı her zaman yaparız ama sandığı her zaman karşımızda bulamayız” dedi.

TÜSİAV : Bayramlar paylaşmanın ve birlikteliğin teminatıdır 0 198

TÜRK Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu Tamay; Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladılar.

Sarıtoprak ve Tamay, mesajlarında ‘seçim’ atmosferine kitlenmiş ülke gündeminin bir ‘bayram arası’ yaparak insanların kucaklaşması ve sevginin, hoşgörünün daha çok artması temennilerini belirttiler. Açıklamada ayrıca, bayramların bir paylaşma ve birliktelik anı olduğu vurgulanırken “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır” denildi.

BAŞKAN SARITOPRAK “MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ BAYRAMLARIMIZDAKİ KUCAKLAŞMAYA BORÇLUYUZ”
Başkan Veli Sarıtoprak, TÜSİAV ailesi olarak yaptıkları her etkinlikle ve her organizasyonda paylaşmanın önemine dikkat çektiklerini belirterek, “Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir. Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Ramazan Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini tamamladı