“Milletimize en güzel bayramı 24 Haziran akşamı yaşatacağız” 0 64

İstanbul Valiliği tarafından organize edilen iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oy vererek, sadece ülkeye cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmiyorsunuz, aynı zamanda geleceğinizin kararını veriyorsunuz. Mutlaka sandığa gidip iradenizi yansıtın. Allah göstermesin, bir aksilik olursa o ‘ah’ların, ‘vah’ların, ‘keşke’lerin hiç kimseye faydası olmaz. Milletimize en güzel bayramı inşallah 24 Haziran akşamı yaşatacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen, İstanbul’da görev yapan muhtarların ve İçişleri Bakanlığı mensuplarının iştirakiyle gerçekleşen programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Davetlilerin Ramazan ayını ve Kadir Gecesi’ni kutlayarak, tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin hayır ve hasenatın kabul olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden bizleri, bu gece idrak edeceğimiz Leyle-i Kadir’in bereketiyle şereflendirmesini, affına ve mağfiretine nail kılmasını diliyorum” temennisinde bulundu.

“BUGÜNE KADAR MUHTARLARLA 47 TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hizmete girdiğinde, ilk bir araya geldiği kesimlerin arasında muhtarların olduğunu ve bugüne kadar muhtarlarla 47 toplantı gerçekleştirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerinin Türkiye’deki 50 bin aşkın muhtarın tamamıyla bir araya gelmek olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki salı günü sahurda, Ankara’daki muhtarlarla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içinde yeni hizmete açılan sergi salonunda bir araya geleceğini de açıkladı.

Muhtarları, demokrasi piramidinin ilk ve en yaygın basamağı olarak gördüklerini ve muhtarların milletle en çok iç içe olan, yapılan hizmetleri ve eksik kalan işleri en yakından bilen kesim olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için İçişleri Bakanlığı bünyesinde Muhtarlar Daire Başkanlığı kurduklarını, muhtarların talep ve sorunlarının iletilip çözüme kavuşturulduğu Muhtar Bilgi Sistemi’ni oluşturduklarını hatırlattı.

“MUHTARLARIMIZA VERDİĞİMİZ KIYMET, MİLLETİMİZE OLAN SAYGIMIZIN GEREĞİDİR”

“Bizim muhtarlarımıza verdiğimiz kıymet, milletimize olan saygımızın gereğidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin mahallesine muhtar olarak seçtiği kişinin artık demokratik sistemde farklı bir yere gelmiş olduğunu söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken siyasi yasaklı olduğu ve cezaevine girdiği dönemde kendi için “muhtar bile olamaz” şeklinde manşet atıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O başlıkları atanlar bu ülkede millî iradenin ne olduğunu bilmiyorlardı. Ama şimdi millî iradenin ne olduğunu bilmeye, anlamaya başladılar” diye konuştu.

“İstanbul, öyle sadece üç hecelik kelimeden ibaret bir yer değildir. İstanbul Türkiye’dir, İstanbul tüm bu bölgedir, hatta İstanbul dünyadır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle bir şehirde yaşamak, böyle bir şehirde sorumluluk üstlenmek kolay olmasa gerektir. Biz, bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanlığını yaptığımız için, İstanbul’da yönetici olmak ne demek çok iyi biliriz.”

“MAHALLENİZDEKİ GENÇLERE ESKİ TÜRKİYE’Yİ LÜTFEN ANLATIN”

Eğitim ve sağlık alanlarında bugün Türkiye’yi kavuşturdukları imkânları, eski dönemi yaşamayan gençlerin anlamadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin havsalasının; geçmişte insanların sağlam girip hasta çıktığı, kapısından içeri giremediği, girse de doktor bulamadığı, cihaz, ambulans, ilaç ve şifa bulamadığı sağlık sistemini algılayamadığını ifade etti.

Türkiye’nin, bugün eğitim ve sağlık alanlarındaki bu imkânlarla kendi dönemlerinde tanıştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz ulaşım diyoruz, bölünmüş yol diyoruz, hızlı tren diyoruz, havalimanı diyoruz, köprü diyoruz, tünel diyoruz. Geçmişte insanların tek şerit gidiş, tek şerit geliş olan yollarda İstanbul’dan Türkiye’nin 80 vilayetine ulaşmaya çalıştığını söylediğimizde, uçağı ancak havada görebildiğimizi anlattığımızda, gençlerimiz bize inanmaz gözlerle bakıyor.”

Her alanda benzer bir tabloyla karşılaşıldığını sözlerine ekleyerek, gençlerin Türkiye’nin geçmişte de böyle olduğunu zannettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan muhtarlara hitaben, “Hâlbuki öyle olmadığını en iyi sizler biliyorsunuz. Bunun için muhtarlarımızdan rica ediyorum, mahallenizdeki gençlerimize eski Türkiye’yi, eski İstanbul’u lütfen anlatın” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ BUGÜNLERE GETİREBİLMEK İÇİN ÇOK ÇALIŞTIK”

Muhtarlardan gençlere çöp dağlarının, hava kirliliğinin ve susuzluğun hâkim olduğu İstanbul’u ve bunlardan şehrin nasıl kurtulduğunu anlatmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en güzel şehri pisliğe, susuzluğa, hava kirliliğine, kötü kokuya, bakımsızlığa mahkûm edilmişti. Musluklardan su akmadığı için, mahallelerde su istasyonları açılmıştı. İnsanlar, tankerlerle getirilen suları buralardan doldurup ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Haliç’in yanından ancak burnumuzu tutarak geçebiliyorduk” sözleriyle o günleri hatırlattı.

Yaşanan bütün bu sorunların gençler tarafından bilinmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sorunların sihirli bir değneğin İstanbul’a ve Türkiye’ye dokunarak değişmediğini, kendisinin ve ekibinin gayretleri, çalışmaları, projeleri ve yatırımlarıyla çözüldüğünü vurguladı.

Türkiye’yi bugünlere getirebilmek için çok çalıştıklarını; önlerine vesayet güçlerinden terör örgütlerine, darbecilerden uluslararası güçlere kadar pek çok engelin çıktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi, tüm bu yaptıklarımızın adeta taçlandırılması olarak görebileceğimiz yeni bir dönemin eşiğine geldik” dedi.

“MUTLAKA SANDIĞA GİDİP İRADENİZİ YANSITIN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “İnşallah, 24 Haziran’da, bugüne kadar olduğu gibi bir kez daha milletimizden icazet alacak, 2023 hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda çalışmaya devam edeceğiz. Biliyorsunuz, bayramı takip eden pazar günü seçim var. Buradan sizlerle birlikte tüm milletime çağrı yapıyorum: Aman ha, memleket ziyaretini veya tatili uzatıp da sandıkları boş bırakmayın. Oy vererek, sadece ülkeye cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmiyorsunuz, aynı zamanda geleceğinizin kararını veriyorsunuz. Bunun için mutlaka sandığa gidip iradenizi yansıtın. Allah göstermesin, bir aksilik olursa, o ‘ah’ların, ‘vah’ların, ‘keşke’lerin hiç kimseye faydası olmaz.”

Millete en büyük bayramı, hep birlikte 24 Haziran akşamı yaşatacaklarını, o güne kadar durmadan, duraksamadan, yorulmadan çalışacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlara iftar yemeğine katılımları için teşekkür etti ve mahallelerindeki vatandaşlara selamlarını iletmesini istedi.

DEMİRÖREN AİLESİNE TAZİYE ZİYARETİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programının ardından, 8 Haziran’da tedavi gördüğü hastanede vefat eden Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören’in ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Demirören’in Kanlıca’daki evinde aileye başsağlığı dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve sanatçı Orhan Gencebay da eşlik etti.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin icraata ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” 0 85004

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize, bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı icraat yapabilelim diye verdi. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLUNDA HER GÜNÜ, HER SAATİ DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasının başında grup toplantısının partileri ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı son parti grup toplantısından bugüne geçen süre içinde iştirak ettiği programlar, gerçekleştirdiği yurt dışı ve yurt içi ziyaretler ve yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarın, iki gün sürecek resmî bir ziyaret için Moldova’ya gideceğini, cuma günü İzmir’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le birlikte bir rafinerinin açılış törenine katılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda, her günü, her saati, her dakikayı değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Anlayışları içinde yorgunluğun, yılgınlığın, tembelliğin ve ataletin yeri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hizmet yolunda yürümek, bu büyük mücadeleyi sürdürmek için kendinde derman göremeyen varsa, yanlış yerde bulunduğunu bilmelidir. Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz; ama siyasette bu yol her zaman için açıktır” diye konuştu.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 38 YAŞINDA EMEKLİ OLMAYA İMKÂN SAĞLAYAN BİR UYGULAMA YOK”

Konuşmasında, erken emeklilik tartışmalarına da değinerek sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaşa bakıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999’daki değişiklikten sonra emeklilik için hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısının yanında kademeli olarak yaş şartının da getirildiğini hatırlattı.

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde de bu uygulamanın olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi, tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır” diye ekledi.

İlgili derneğin başında olan ve 1992’de sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil olan kişinin, eski sistemin devam etmesi halinde 2012’de 38 yaşında iken emekli olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş uygulaması dolayısıyla bu kişinin 2022 yılında, 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacağını kaydetti.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emekli olmaya imkân sağlayan bir uygulamanın olmadığını vurgulayarak, “20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi, 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dünyada hiçbir sosyal güvenlik sisteminin dayanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Ama bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız, 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi, yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir. Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. Bu rakam Avrupa ülkelerinde 65’tir. Türkiye, kademeli olarak henüz yeni yeni 65 yaş sınırına doğru çıkmaya çalışıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken, emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıl arasındadır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken, emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli, tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi altı yılda emekli maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi, mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı bir hâldedir.”

Emeklilikte yaşa takılanlar olarak anılan grupta 6,3 milyon kişinin bulunduğuna ve bunların 1 milyona yakının devlet memuru olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu teklifin ülkeye yıllık ilave maliyetinin 26 milyar lira olduğunu, erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakamın 750 milyar lirayı bulduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye ben bunu milletime soruyorum” şeklinde konuştu.

“BİR KESİMİ MEMNUN ETMEK ADINA ÜLKENİN TÜM DENGELERİNİN BOZULMASINA GÖNLÜMÜZ RIZA GÖSTEREMEZ”

Ekonomik olarak âdeta bir Kurtuluş Savaşının verildiği bir dönemde, bir taraftan stokçuluk veya başka uygulamalarla fırsatçılar türerken bir taraftan da böyle taleplerin geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken yaşta emekli olanların, bir taraftan devletten emekli maaşı alırken bir taraftan da çalışacağını, bunun da hak ve adalet olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Yanlış anlaşılmasın; bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yoktur” ifadelerini kullanarak, emekliler ile ilgili en büyük hizmetleri kendilerinin getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 68 lira emekli maaşı alanların olduğunu, bugün neredeyse asgari ücretin altında emekli maaşının kalmadığını, her iki dini bayramda emeklilere 1000’er liralık ikramiyenin verildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin imkânları arttıkça, tüm vatandaşlarla birlikte emeklilerin de durumlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir kesimi memnun etmek adına, ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına da gönlümüz rıza gösteremez. Kaldı ki bu adım veya bu kampanya, bir siyasi ranta dönüştürülmemelidir. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur” dedi.

“TÜRKİYE, GEÇMİŞTE POPÜLİST POLİTİKALARDAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ ATILAN ADIMLARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bugün ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü, emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmî veya gayrı resmî olarak çalışmayı sürdürecektir. Yani, bir yandan devletten maaş alacak, diğer yandan yine işlerine güçlerine bakacaklar. Hakikat bu iken, göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, yeni bir felaketin içine niye sürükleyelim? Meclis’te bu konuyu gündeme getiren partileri, bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye, geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım.”

“BİZİ YIKMAK İÇİN KURULAN TUZAKLARI UFAK TEFEK SENDELEMELERLE ATLATTIK”

Türkiye’nin, 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa da aşarak yakaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013 yılından itibaren, hep beraber şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle, kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi Olaylarıyla, özellikle bizi oradan sıkıştırmaya çalışanlar, son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen, ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları, ufak tefek sendelemelerle atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik” şeklinde konuştu.

Uyguladıkları Yeni Ekonomi Programına değinerek, “Hem bugüne kadarki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki muhtemel saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin ilk bütçesinin hazırlıklarını tamamlandığını ve 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifini, yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı.

“HER İCRAATIMIZI MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VE MİLLETİMİZİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Bu süreçte çok ciddi fedakârlıklarda bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için, yeri geldiğinde yutkunmak pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Biz bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik, saklamadık. Her icraatımızı milletimizle birlikte ve milletimizin gözü önünde gerçekleştirdik. Son dönemde de aynı yolu izledik” sözlerine yer verdi.

“Milletimizle aramızdaki gönül bağı, bazen her şeyi söze dökemesek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete, hasbiliğe sahiptir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin sabır dönemleri olduğunu, sabredip zafere ulaşılacağını vurguladı.

“ÜRKEKLİK SEBEBİYLE BÜROKRASİNİN TIKANMASI, DENİZİ GEÇİP DEREDE BOĞULMAYA BENZER”

Ülke yönetimini devraldıkları günden beri, bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ederken, hâlâ bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikâyetler işittiklerini aktardı.

Aradan dört aydan fazla zaman geçtiğine işaret ederek bu tür sıkıntıların süratle geride bırakılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere, tüm bürokratlar, şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması diye bir usul yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse, bizim görümüzde o kişi zaten ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tarz şikâyetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet hâlâ yapmamışlarsa yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı ve etkili icraat yapabilelim diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması, denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize, ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız.”

Konuşmasının son bölümünde gündemdeki diğer konulara da yer vererek Türk adalet sisteminin Rahip Brunson ile ilgili verdiği kararı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda atılan adımlara da değindi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA PKK’YA KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI EN ÜST DÜZEYDE ATACAĞIZ”

Suriye’nin kuzeyinde, Mümbiç’te atılan adımlara işaret ederek, Mehmetçiğin Mümbiç’te, ABD’li askerlerle birlikte müşterek eğitim sisteminin sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Tabii takvim 90 gündü, 90 günlük takvim ne yazık ki şu anda çalıştı diyemeyiz, çalışmadı. Çalışmazsa biz orada da göbeğimizi kesmeyi biliriz, gereğini yapacağız. Aynı şekilde Fırat’ın doğusunda gereken adımlar atılmaz, hâlâ bu gecikme süreci devam ederse, Fırat’ın doğusunda da özellikle bu YPG-PYD’ye, daha doğrusu PKK’ya karşı atılması gereken adımları en üst düzeyde atacağız ve gereğini de yapacağız.”

Bütün bu adımların sadece Türkiye’yi değil, oradaki halkı da koruma altına almaya yönelik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de attığımız adım neyse, Afrin’de attığımız adım da odur, Cerablus’ta attığımız adım da odur ve bütünüyle o terör koridorunda attığımız adımlar bunlardır. Bu adımları Türkiye kararlı bir şekilde atmıştır, bundan sonra da atmaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Emine Erdoğan, Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı 0 85003

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı.

Meyra Palace Otelde, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da hazır bulundu. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen törende Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“ANADOLU KADINI TARİHİN HER DÖNEMİNDE ÜRETİM HAYATININ PARÇASI OLDU”

Anadolu kadınının, tarihin her döneminde üretim hayatının bir parçası olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine, üretimin her alanında kadın çiftçilerin fark ortaya koymasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kadınların çabasının, sadece tarımsal faaliyetleri değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendirdiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınlara başladıkları işin sürdürülebilir olmasını ve ihracat hedefine yönelik etkin çalışmalar yapmalarını tavsiye etti. Kırsalda yaşayan kadınlara fırsat eşitliği sağlayan devlet desteğine vurgu yapan Emine Erdoğan, 2003-2017 yılları arasında 2 milyondan fazla kadın çiftçiye eğitim verildiğini aktardı.

ATA TOHUMU PROJESİ’NE DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında kadınlardan, Ata Tohumu Projesi’ne destek vermelerini isteyen Emine Erdoğan, “Tohum gıda kalitesinin başladığı yerdir. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa gıdanız da o derece sağlıklı olur” diye konuştu.

Şekerbank’ın sponsorluğunda 2015 yılında başlatılan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ödül töreninde, kırsal alanda tarım alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan girişimci kadınlara ödülleri verildi.