“Müslümanlara yönelik baskılar her geçen gün artıyor” 0 467

Kadir Gecesi münasebetiyle, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikte vatandaşlarla buluşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de insanlar evlerinde, sokaklarında, çocuklar okullarında başlarına ne zaman bomba yağdırılacağını bilememenin korkusu içinde yaşıyor. Terör örgütleri Suriye’de hâlâ cirit atıyor. Müslümanlara yönelik baskılar Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya, Güney Asya’dan Avrupa’ya kadar her yerde, her geçen gün artıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler Belediyesi tarafından Kadir Gecesi münasebetiyle düzenlenen “10 Bin Hatim 100 Bin Dua Buluşması” programına katıldı. Esenler Dörtyol Meydanında ilçe halkının iştirakiyle gerçekleyen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Vatandaşların Ramazan ayını ve Kadir Gecesini kutlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek günlerin ve bu mübarek gecenin, hepimizin affına, mağfiretine vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” temennisinde bulundu.

“KARDEŞLERİMİZE ZULMEDİLMESİNE ASLA MÜSAADE ETMEYİZ”

Program vesilesiyle Esenler halkına, okudukları 10 bin hatim için teşekkür eden ve Ramazan ayını Kur’an tilavetleriyle, mukabeleler ve hatimlerle ihya edenlerin ibadetlerinin kabul olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimizden, bu mübarek gece hatırına, ülkemizin, milletimizin, tüm Müslümanların ve insanlığın huzuru için, esenliği için, güvenliği için, refahı için bizlerden rahmetini esirgememesini diliyoruz” diye ekledi.

Filistin’de her gün masum çocukların, kadınların, erkeklerin, tekerlekli sandalyedeki engellilerin, yaralılara yardım eden hemşirelerin katledildiğine işaret ederek, zalim ve Siyonist İsrail yönetiminin, Filistinlilere nefes aldırmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Suriye’de insanlar evlerinde, sokaklarında, çocuklar okullarında başlarına ne zaman bomba yağdırılacağını bilememenin korkusu içinde yaşıyor. Terör örgütleri Suriye’de hâlâ cirit atıyor. Müslümanlara yönelik baskılar Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya, Güney Asya’dan Avrupa’ya kadar her yerde, her geçen gün artıyor.”

Avusturya’nın şu anda Müslümanlara, camilere ve ibadethanelere yönelik tavrının, Avrupa’daki İslam düşmanlığının ve ırkçılığın sadece görünen yüzü olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tavrının Avusturya’nın Başbakanının başına çok işler açabileceğini dile getirdi. Avusturya’da camilerin kapatılıp din adamlarının ülke dışına atılmasının yeniden bir Haçlı-Hilal mücadelesini başlatabileceği uyarısında bulunan ve bunun sorumlusunun da Avusturya Başbakanının olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı ülkelerinin yetkililerine hitaben, şöyle seslendi: “Bu adamınıza çeki düzen verin, kendisine çeki düzen vermezse olay farklı yöne doğru gider. Çünkü bizim de kendimize göre argümanlarımız var, atacağımız adımlar var. Bu bakımdan orada benim 250 bin kardeşime zulmedilmesine asla müsaade etmeyiz, gereken neyse biz de onu yaparız” açıklamasında bulundu.

Arakan’daki Müslümanları yerlerinden yurtlarından etmekle, Avrupa’nın göbeğinde Müslümanların camilerini kapatmanın, zihniyet bakımından hiçbir farkının olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletler’in gereken tedbirleri almasını istedi.

“ADİL DAVRANANLARLA YOLUMUZA DEVAM EDERİZ”

Demokrasiyi, özgürlükleri, hakları sadece kendileri için isteyenlerin maskelerinin birer birer düştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi yetkililerinin “yurtdışında dostumuz kalmadı” şeklindeki sözlerine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu: “Eğer yurtdışında senin dost diye aradıkların, Avrupa’daki Avusturya’daki kulsa sen onlarla dost olmaya devam et. Bizim bu tür dostlarımız yok. Eğer Siyonist İsrail ise sen onlarla devam et, eğer Suriye’deki Esed ise sen Esed ile dost olmaya devam et. Bizim bu tür dostlarımız zaten yok. Bize zalimlerden dost olmaz, bize hiçbir zaman zulmedenlerden dost olmaz. Biz adil davrananlarla yolumuza devam ederiz.”

Bu yanlışlara engel olması gereken uluslararası kurumların, büyük bir atalet içinde başka işlerle uğraştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için Davos’ta “one minute” ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Dünya 5’ten büyüktür” dediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ey zalimler, şunu iyi bilin ki, zulümle abat olunmaz. Ve biz şunu da söyleriz: Zalimler için yaşasın cehennem. Dünya zalimlere kalmaz. Mazlumun ahı, eninde sonunda sizi alaşağı eder. Bizim itirazlarımız, bizim isyanımız kendimiz için değildir. Biz dünyadaki tüm mazlumların, mağdurların sesiyiz. Yürekten inanıyoruz ki, haklıyız ve kazanacağız. İnanıyoruz onun için üstünüz. İnşallah bu defa tarih, güçlünün değil haklının zaferini yazacak” şeklinde konuştu.

“DÜNYADAKİ TÜM GARİPLERİN VE YALNIZ BIRAKILMIŞLARIN YANINDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyadaki tüm gariplerin ve ezilmişlerin dertleriyle dertlendiklerinin, bölgedeki tüm horlanmışların, sürgün edilmişlerin ve yalnız bırakılmışların yanında olduklarının altını çizdi ve Türkiye’deki 81 milyon vatandaşın her birinin eğitiminden, sağlığından, huzurundan, geleceğinden sorumlu olduklarını dile getirdi.

Bu ağır yükü Allah’ın yardımıyla ve milletin desteğiyle taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu millet, işte bu gece burada olduğu gibi, şu alanı tıklım tıklım doldurduğu gibi, sizler yanımızda olduğu sürece, Allah’ın izniyle yedi düvelle de mücadele ederiz, hedeflerimize de ulaşırız, rakiplerimizin de üstesinden geliriz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara aldanılmaması gerektiğini ve Türkiye’yi bölmek isteyenlere gereken cevabın verileceğini vurgulayarak, bu milletin Malazgirt’te Çanakkale’de tek millet olduğunu söyledi. Artık birlik ve beraberlik vakti olduğunu ve bundan taviz verilmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bir olarak bir yere taşıyacak olan şeyin, ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan tek devlet’ ilkesi olduğunu dile getirdi.

“BU MİLLET, SÖĞÜT’TE DİKTİĞİ FİDANI ÜÇ KITA YEDİ İKLİMİ KUŞATAN BİR DÜNYA DEVLETİNE DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, İznik ve Konya’da Selçukluyla coğrafyamızın kaderini çizmiştir. Bu millet, Söğüt’te diktiği fidanı üç kıta yedi iklimi kuşatan bir dünya devletine dönüştürmüştür. Bu millet, İstanbul’u fethederek çağ kapatıp çağ açmıştır. Bu millet, Çanakkale’de küllerinden yeniden doğmuştur. Bu millet, İstiklal Harbinde kendisine biçilen gömleği yırtıp atmıştır. Bu millet, 15 Temmuz’da özgürlüğüne ve geleceğine canı pahasına sahip çıkacağını göstermiştir.”

Şimdi milletin önünde yeni bir tercihin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde, Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmekle kalınmayacağını, aynı zamanda gelecek bir asrın istikametinin de belirleneceğini kaydetti.

Vatandaşlardan güçlü Meclis, güçlü hükûmet ve güçlü Türkiye için destek isteyen 24 Haziran’da sandıkları millete emanet ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını vatandaşların Ramazan Bayramını kutlayarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı 0 66786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 TV ve 360 TV’nin ortak yayınına katıldı. Canlı olarak yayınlanan programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin soruları cevapladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize Güneysu’daki evinde gerçekleştirilen yayın, Anadolu’daki 100’e yakın yerel televizyon kanalında da canlı olarak ekrana geldi.

Programda Gazeteciler Murat Çiçek ve Ersoy Dede ile Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan’ın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ve gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

“TÜRKİYE ARTIK İNSANSIZ SİLAHLI VE SİLAHSIZ HAVA ARAÇLARI ÜRETİYOR”

Diğer cumhurbaşkanı adaylarının “Kendi tankımızı, topumuzu tüfeğimizi niye yapmıyoruz da yol, kaldırım, köprü yapıyoruz?” şeklindeki eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, söz konusu adayların yapılanları takip etmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, takip etseler, bilseler dahi doğruyu söylemediklerini ifade etti. Göreve geldiklerinde savunma sanayinde yerli sanayi üretiminin payının yüzde 20 olduğuna, şu anda ise bu oranın yüzde 65’e çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu noktada dışa bağımlılıktan kurtulduğunu, artık insansız silahlı ve silahsız hava araçlarını ürettiğini, tüfeklerde yerli üretime geçildiğini, tankta prototip yapıldığını ve yakında seri üretime geçileceğini, Atak helikopterlerinin üretildiğini ve ihracata başladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bunlardan haberleri yok ki. Türkiye’de savunma sanayinde neler yapılıyor haberleri yok” ifadesini kullandı.

Muhalefetin böyle bir derdinin ve hedefinin hiçbir zaman olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah rahmet etsin Nuri Demirağ yerli uçağı yaptı CHP zihniyeti o zaman Nuri Demirağ’ın bu üretiminin önüne geçerek o fabrikayı gaz ocağı fabrikasına dönüştürdü. Bunların mantığı, anlayışı bu. Bunlar Türkiye’de bir yerli, millî sanayi olması diye bir dertleri yok ki. Bir yerlerden aldıkları talimat neyse o talimatın gereğini yerine getiriyorlar” diye konuştu.

“S-500’LERİN ORTAK YAPILMASI KONUSUNDA RUSYA’YA TEKLİF YAPTIM”

Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 füzeleri ile ilgili bazı NATO ülkelerinin S-400’lerin NATO konseptine ters olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in bu kararın Türkiye’nin kendi tasarrufu olduğunu ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu açıklamalarda bulundu: “”Yunanistan’ın S-300’leri var. Şu anda onda S-300 varken ona böyle bir şeyi söylemiyorsun. Öbür tarafta NATO dışında aynı şekilde Suriye’de bunlar var, herhangi bir şey söylemiyorsun. Türkiye’ye gelince böyle bir takılma politikası, bunu anlamak mümkün değil. Biz savunma sanayiine yönelik kendi ihtiyacımız olan ne gerekiyorsa bunların gayreti içindeyiz. Paranız olsa bile vermiyorlar. Ben kendi silahlarımı niye yapmamayım? Biz dedik ki ‘Bunları beraber yapalım’, ona da gelmiyorlar. Rusya bize sağ olsun çok uygun şartlarda kredi verdi. Hem de işin ikinci, üçüncü kademesinde ortaklaşa bir üretime gireceğiz. Ayrıca S-500’lerin ortak yapılması konusunda Rusya’ya teklif yaptım.”

“TÜRK AKIMI, TANAP BİZE GÜÇ KATIYOR”

12 Haziran’da Azerbaycan, Ukrayna, Sırbistan ve KKTC Cumhurbaşkanları ile birlikte açılışını gerçekleştirdiği Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’na (TANAP) ilişkin bir soru üzerine, bunun Türkiye’nin ne kadar stratejik konumda olduğunu gösteren önemli bir proje olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Akımı Projesi ve TANAP’la birlikte artık Türkiye için doğal gaz konusunun tehlike veya tehdit olmaktan çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Akımı, TANAP bize güç katıyor. Batı, TANAP’tan kullanırken Türkiye ve Azerbaycan dayanışmasının en güzel örneğini de bulacak. Biz böylece burada stratejik bir konumda temsil görevini ifa edeceğiz” dedi.

“EKONOMİ SADECE CEPTEKİ PARA DEĞİLDİR”

Ana muhalefet partisi liderinin, gerçekleştirilen büyük alt yapı projeleri üzerinden getirdiği eleştirileri nasıl değerlendirdiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamlar ekonomiyi bilmiyor. Bunlar zannediyorlar ki ekonomi sadece cepteki paradır. Ekonomi sadece cepteki para değildir” sözlerine yer verdi.

Ekonomide ‘kaynakların çeşitlendirilmesi’ diye bir tez olduğunu, devletin bütçelerini kullanmadan, yap-işlet-devret ve kamu-özel ortaklığı modellerini devreye soktuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunları yapmak suretiyle parayı kim buluyor? İşi yüklenecek olan firma buluyor. Sadece bizden zaman zaman Hazine garantisi istedikleri oluyor. O da bizim için çok çok önemli bir yük değil. Biz bu şekilde yüklenici firmalar ile anlaşırken yüklenici firma çok seri olarak üretimi yapmak durumunda kalıyor. Ne kadar erken bitirirse kendisi de o kadar çabuk para kazanacak. Onun için işe önem veriyor, sıkı tutuyor. Hastanelerde, yollarda, köprülerde, Marmaray’da bu anlayışla Türkiye’yi ayağa kaldırdık. Yüksek Hızlı Trenler de aynı şekilde. Bazıları ‘Türkiye’de ekonomi zor durumda’ diyor. Türkiye’de ekonomi zor durumda olsa bu yüklenici firmalar bu kredileri, rakamları nereden bulacaklar?”

Erdoğan, Moody’s’in Türkiye hakkındaki kararlarına ilişkin, “İnşallah 24 Haziran’dan sonra o Moody’s’e bir operasyon biz çekeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye üyesi olmadığı hâlde ilgili kuruluşun Türkiye hakkında açıklamalar yaptığına değindi ve “Sıfır açıklaması yaptı, büyüme 7,4 çıktı. Ayıp denen bir şey var. Sen bu kadar önemli konumda bir firma olacaksın ve Türkiye’yi nasıl karalarım, onu nasıl zor duruma sokarım, diye adımlar atacaksın. Başaramayacaklar” şeklinde konuştu.

“BU OHAL, TERÖR TEHDİDİ ALTINDAKİ BÖLGELERİ TEHDİTTEN KURTARMAYA YÖNELİK BİR GÜVENLİK TEDBİRİ”

Muhalefetin OHAL nedeniyle rahat kampanya yapamadığı yönündeki eleştirileri hatırlatılarak, “OHAL 24 Haziran’dan sonra kaldırılacak mı?” sorusuna karşılık “24 Haziran’dan sonra bu göreve devamım hâlinde ilk işimiz inşallah OHAL’i kaldırmak olacaktır” açıklamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL’in seçim kampanyalara yansıyan en ufak yanın olmadığına vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tane örnek versinler, OHAL nerede hangi kampanyayı engelledi? Bir defa bu OHAL, bizim göreve geldiğimiz zamandaki OHAL değil. Bu OHAL, tam aksine şu andaki terör tehdidi altındaki bölgeleri, bu tehditten kurtarmaya yönelik bir güvenlik tedbiridir” değerlendirmesinde bulundu.

“BATI’NIN GÜÇLÜ ÜLKELERİNE GEREKLİ OLAN TAVIRLARI KOYACAĞIZ”

Yöneltilen bir soru üzerine, Batı’da yükselen yabancı ve İslam karşıtlığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabırla 24 Haziran’ı bir atlatalım. 24 Haziran’dan sonra özellikle Batı’nın güçlü ülkelerine gerekli olan tavırları, tedbirleri biz de koyacağız. Birinci derecede Almanya ile bunları konuşacağız. Bu gidiş, gidiş değil” ifadelerini kullandı. Şu anda Almanya, ABD, Hollanda ve Belçika’da çok sayıda FETÖ, PKK/PYD/YPG teröristlerinin olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara karşı aldığımız bizim de sinyaller, istihbarat teşkilatımızın tespitleri var. Eğer dost isek, NATO’da berabersek, AB’ye müzakereciysek gelin bu işleri çözelim diyeceğiz. Bu adımları da beraber atmayı planlıyoruz, başka çaremiz yok” dedi.

“TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE OLMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk turda siz Cumhurbaşkanı olur ve Meclis farklı olursa nasıl bir Türkiye olur?” sorusuna verdiği cevapta, bunları şu anda konuşmanın çok erken olduğunu ifade ederek, halkın Meclis’te kendisini yalnız bırakmayacağına ve iyi bir sonuç çıkacağına inandığını söyledi.

‘Güçlü Meclis’ derken bunu ifade ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü Meclis’te de işte Cumhur İttifakı’na özellikle halkımızın desteği şart. Cumhur İttifakı, halkımızdan beklenen desteği gördüğü anda evelallah biz yolumuza güvenle gideriz. Cumhurbaşkanlığı noktasında bu gücü halkımızdan aldıktan sonra biz inşallah çok daha farklı bir Türkiye’yi dünyada zeminine oturtacağız ve görmedikleri bir Türkiye’yi görecekler. Bu Türkiye artık eski Türkiye olmayacak. Bu Türkiye, artık böyle ikide bir tökezleyen ayağı prangalı Türkiye olmayacak” sözlerine yer verdi.

“MÜNBİÇ’TE ÇOK DAHA İYİ BİR MESAFE ALACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

Programda yer alan terörle mücadele konusunda, Münbiç’le ilgili yaşanan sürece de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Şu anda biz belirlenen takvimle Münbiç’te çok daha iyi bir mesafe alacağımıza inanıyoruz ve süratle de şu anda bu gidiyor. Onlar Fırat’ın doğusuna gitmek suretiyle bu işi rahatlatacaklar ve sözünü verdiler. Üstelik bir de tabi bu silahların üzerindeki kendi seri numaralarıyla filan geri toplayacaklar. Bunun sözünü verdiler. Eğer bunlar, bu seri numaralarıyla bunları geri toplarlarsa oradaki sıkıntı daha da aşılmış olacak. Bunu ben önemli bir gelişme olarak görüyorum. Bu kayıtlar Dışişleri Bakanımız da ve Bakanlıkta zaten var. Biz de burada gerek Sayın Putin gerek Sayın Ruhani, telefon diplomasisiyle süreci takip ediyoruz. Temennim odur ki, bu işi bir defa süratle bitirelim. Koalisyon güçleriyle Türkiye’ydi, Rusya’ydı, Ruhani’ydi aramızda bir sıkıntı yaşanmasın.”

Kimi cumhurbaşkanı adaylarının, Kandil’de bölücü terör örgütüne yönelik operasyon ile ilgili sözlerini nasıl değerlendirdiği sorusuna verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki muhalefet iş yaptırmama üzerine kurulmuş. Mesela terörle mücadele diye şu anda Bay Muharrem’den bir şey duydunuz mu? Bay Kemal’den terörle mücadele adına bir şey duydunuz mu? Kalkıyor Edirne’de cezaevinde terör örgütü PKK’nın arkasında durduğu bir kişiyi gidip ziyaret ediyor. Bu nasıl bir anlayıştır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin (BM) Filistin kararına ilişkin de, “Filistinli sivillerin korunmasıyla ilgili Güvenlik Konseyinde ABD’nin veto ettiği karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 120 oyla kabul edildi. Sekiz ret, 45 çekimser. Amerika yine hüsrana uğradı” değerlendirmesinde bulundu.

Programın sonunda vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da tebrik eden ve bayram dolayısıyla yapılan seyahatlerde dikkatli olunması tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aman ne olur sandıklar ihmal edilmesin. Bayramı her zaman yaparız ama sandığı her zaman karşımızda bulamayız” dedi.

TÜSİAV : Bayramlar paylaşmanın ve birlikteliğin teminatıdır 0 198

TÜRK Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu Tamay; Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladılar.

Sarıtoprak ve Tamay, mesajlarında ‘seçim’ atmosferine kitlenmiş ülke gündeminin bir ‘bayram arası’ yaparak insanların kucaklaşması ve sevginin, hoşgörünün daha çok artması temennilerini belirttiler. Açıklamada ayrıca, bayramların bir paylaşma ve birliktelik anı olduğu vurgulanırken “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır” denildi.

BAŞKAN SARITOPRAK “MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ BAYRAMLARIMIZDAKİ KUCAKLAŞMAYA BORÇLUYUZ”
Başkan Veli Sarıtoprak, TÜSİAV ailesi olarak yaptıkları her etkinlikle ve her organizasyonda paylaşmanın önemine dikkat çektiklerini belirterek, “Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir. Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Ramazan Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini tamamladı