Son dakika… Dev proje TANAP açıldı ve gaz akışı başladı! 0 514

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “TANAP ile Türkiye, transit bir ülke olmaktan çıkıp üreticiden nihai tüketiciye uzanan değer zincirinin her aşamasında rol oynayan kritik bir konuma geldi. Ülkemiz, bölgesel enerji hatlarının merkezi olma vizyonuna TANAP ile bir adım daha yaklaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’nın açılışını Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Sırbistan Cumhurbaşkanı Alexandar Vuçiç, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ile birlikte gerçekleştirdi. Türkiye’de gazın dağıtımının başlayacağı ilk nokta olan Eskişehir Kompresör ve Ölçüm İstasyonu’nda çok sayıda üst düzey davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma gerçekleştirdi.

“TANAP ÇOK TARAFLI İŞ BİRLİĞİNİN NİŞANESİ”

Güney Gaz Koridorunun belkemiği olan ve ‘Enerjinin İpek Yolu’ olarak tanımlanan TANAP’ın açılışını gerçekleştirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafirlerini; bu stratejik projenin açılışı vesilesiyle Eskişehir’de misafir etmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Devasa projenin, planlanan tarihten önce hayata geçirildiğine işaret ederek projenin gerçekleştirilmesinde emeği bulunanları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin gerçekleşmesinin, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki karşılıklı güvene dayalı ilişkilerin sayesinde mümkün olduğunu söyledi.

Üretici, transit ve tüketici ülkeler ile şirketlerin arasındaki uyum ve anlayış birliğinin de bu sürecin hızlandırılmasına katkı sağladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu açıdan TANAP aynı zamanda çok taraflı iş birliğinin de nişanesidir. Enerjiyi çatışma değil iş birliği zemini olarak gören anlayışımız, TANAP sayesinde bir kez daha ete kemiğe bürünmüştür” diye konuştu.

TANAP ile Hazar gazının ilk kez Avrupa’ya ulaştığına dikkat çekerek, Hazar Havzasındaki geniş enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınması fikrinin yeni olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce bu amaçla bir dizi dev projeyi hayata geçirdiklerini, bu yola yola Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattının inşasıyla başladıklarını hatırlattı.

“TANAP, ROTA ÜZERİNDEKİ ÜLKELERİN REFAH VE İSTİHDAMINA KATKI SAĞLAYACAK”

Türkiye’nin, Azerbaycan ve Gürcistan ile stratejik yol arkadaşlığının, Türkiye’ye ilk Azeri gazını getiren Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı ve daha sonra Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattının açılmasıyla devam ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TANAP, ortak vizyonumuzun en son meyvesidir. Enerji piyasalarında yaşanan değişime ve ihtiyaca cevap veren TANAP, aynı zamanda önümüzdeki yıllarda devreye alacağımız yeni projelerin de müjdesi niteliğindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “56 inçlik boru çapı ve 1.850 kilometrelik uzunluğu ile TANAP; Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa’nın en uzun doğal gaz boru hattıdır. TANAP; 20 il, 67 ilçe ve Çanakkale Boğazı’nı geçen bir güzergâha sahiptir. Bu projenin başlangıç kapasitesi yıllık 16 milyar metreküp doğal gazdır. Bunun 6 milyar metreküpü Türkiye’ye, 10 milyar metreküpü ise Avrupa’ya taşınıyor” bilgisini paylaştı.

Talebe bağlı olarak kapasiteyi önce 22 milyar metreküpe, devamında ilave yatırımlarla 31 milyar metreküpe çıkarmayı hedeflediklerini de belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan sınırına ilk gaz teslimatının ise Haziran 2019’da gerçekleştirmeyi planladıklarını duyurdu.

TANAP’ın, Hazar bölgesinden Avrupa’ya kadar tüm rota üzerindeki ülkelerin refah ve istihdamına da katkı vereceğine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun meyvelerini daha yatırım aşamasında alınmaya başlandığını, hat güzergâhındaki 20 ilde yaklaşık 10 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam oluşturulduğunu, başta KOBİ’ler olmak üzere çok sayıda müesseseye yeni iş imkânının sağlandığını aktardı.

“TANAP İLE TÜRKİYE KRİTİK BİR KONUMA GELİYOR”

TANAP ile Türkiye’nin, transit bir ülke olmaktan çıkıp üreticiden nihai tüketiciye uzanan değer zincirinin her aşamasında rol oynayan kritik bir konuma geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz, bölgesel enerji hatlarının merkezi olma vizyonuna TANAP ile bir adım daha yaklaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “TANAP, siyasi irade yanında aynı zamanda ekonomik istikrarın da ürünüdür. TANAP gibi büyük bir uluslararası alt yapı projesinin kısa sürede hayata geçmesinde Türkiye’nin son 16 yılda sağladığı siyasi ve ekonomik istikrarın çok önemli rolü vardır. Ülkemiz, bölgesindeki tüm sıkıntılara, çatışmalara, terör olaylarına, hatta FETÖ ihanet çetesinin kanlı darbe girişimine rağmen, 16 yıldır istikrarını korumayı başarmıştır. Bu süreçte Türkiye, ulaşım, ticaret, yatırım, enerji gibi çok farklı alanlarda pek çok önemli projeyi de gerçeğe dönüştürmüştür. Özellikle enerji alanında arz güvenliğimizi sağlamak ve kendi enerji kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak için ciddi yatırımlar yaptık. Millî Enerji ve Maden politikamızı oluşturarak arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa koşulları ile ülkemizin, yatırımlar için güvenli bir liman ve istikrar adası olduğunu gösterdik.”

“AKKUYU VE SİNOP NÜKLEER ENERJİ SANTRALİ PROJELERİNİ ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA ETAP ETAP DEVREYE ALACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yüzer LNG tesisi ve karadaki LNG tesislerinin kapasitesini artırarak son 2,5 yılda Türkiye’nin LNG’den doğal gaz sağlama kapasitesini günlük 36 milyon metreküpten 113 milyon metreküpe çıkarıldığını, doğal gaz ve petrol aramada da yeni bir dönemle millî ilk sondaj gemisi FATİH’in Akdeniz’de göreve başladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 16 yılda Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücünü 31 bin 845 megavattan 87 bin megavata yükselttiklerini aktardı.

Yenilenebilir enerji kaynakları kurulu gücünü 12 bin 305 megavattan 40 bin 838 megavata çıkarıldığını, rüzgâr, jeotermal ve güneş enerjisinin, önemli elektrik kaynakları hâline geldiğini de sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir enerji kaynağı olarak nükleeri enerjiyi de sepetimize dâhil edeceğiz. Akkuyu ve Sinop Nükleer Enerji Santrali projelerini inşallah önümüzdeki yıllarda etap etap devreye alacağız” şeklinde konuştu.

“AVRUPA’DAKİ TOY SİYASETÇİLERİN TARİHLERİNDEN DERS ALMALARI GEREK”

Kendileri bugün enerji gibi tarih boyunca rekabetin, gerilimin merkezi olmuş meseleyi iş birliği alanına çevirirken; Avrupa’da din, inanç ve ibadet hürriyetinin yeni bir çatışma alanına dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Müslümanları hedef göstermenin, yabancı düşmanlığını kışkırtmanın, ibadethanelerin kapısına kilit vurmanın hiç kimseye faydası yoktur. Gerilim politikalarından siyasi rant devşirmeye çalışmak basitliktir, basiretsizliktir, ateşle oynamaktır. İkinci Dünya Savaş’ında Museviler, Romanlar ve Sintilerin çektiği acılar, yaşadıkları katliam ve işkenceler, bu tür sorumsuz politikaların ne gibi utanç sahnelerine sebep olabileceğini açıkça göstermiştir. Avrupa’daki toy siyasetçilerin insanların sinir uçlarına dokunan manevralar yapmadan önce kendi tarihlerindeki derse bir baksınlar ve oradan da ders alsınlar. Aşırılıkla mücadele, meşru, legal yapıların kapısına kilit vurmakla olmaz. Terörle mücadele, Müslümanların inanç ve ibadet hürriyetleri kısıtlayarak da olmaz. Bu tür provakatif adımlar, sadece DEAŞ gibi, El Kaide gibi terör örgütlerine yeni istismar alanları sunar.”

Terör örgütü PKK’nın Avrupa başkentlerinde cirit attığı, her yıl milyonlarca Avro haraç topladığı bir manzarada, cami ve mescitleri terör yuvası gibi göstermenin akıl tutulması olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak Avusturya Hükûmetinin yanlışta ısrar etmek yerine bir an önce aklıselime dönmesine fayda görüyoruz” dedi.

“ÖNÜMÜZDE DAHA BÜYÜK HEDEFLER VAR”

TANAP ilk gündeme geldiğinde kimi çevrelerin projeyi rüya ve gerçekleşmesi imkânsız şeklinde değerlendirdiğini; ancak doğru bildikleri yolda ısrar ederek istikrarla yürüdüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi önümüzde daha büyük hedefler, yepyeni projeler var. Şimdi önümüzde buradan aldığımız ilhamla yeni başarı hikâyeleri yazmak var” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e projede göstermiş olduğu liderlikten dolayı, Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroşenko, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya, davete icabetlerinden dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje ile ilgili olarak AB ve ABD tarafından gösterilen destekten duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından konuk Cumhurbaşkanları ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’la birlikte Azerbaycan’dan Türkiye’ye gazın gelmesi için temsili olarak vanayı açtı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin icraata ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” 0 85004

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize, bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı icraat yapabilelim diye verdi. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLUNDA HER GÜNÜ, HER SAATİ DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasının başında grup toplantısının partileri ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı son parti grup toplantısından bugüne geçen süre içinde iştirak ettiği programlar, gerçekleştirdiği yurt dışı ve yurt içi ziyaretler ve yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarın, iki gün sürecek resmî bir ziyaret için Moldova’ya gideceğini, cuma günü İzmir’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le birlikte bir rafinerinin açılış törenine katılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda, her günü, her saati, her dakikayı değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Anlayışları içinde yorgunluğun, yılgınlığın, tembelliğin ve ataletin yeri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hizmet yolunda yürümek, bu büyük mücadeleyi sürdürmek için kendinde derman göremeyen varsa, yanlış yerde bulunduğunu bilmelidir. Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz; ama siyasette bu yol her zaman için açıktır” diye konuştu.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 38 YAŞINDA EMEKLİ OLMAYA İMKÂN SAĞLAYAN BİR UYGULAMA YOK”

Konuşmasında, erken emeklilik tartışmalarına da değinerek sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaşa bakıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999’daki değişiklikten sonra emeklilik için hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısının yanında kademeli olarak yaş şartının da getirildiğini hatırlattı.

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde de bu uygulamanın olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi, tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır” diye ekledi.

İlgili derneğin başında olan ve 1992’de sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil olan kişinin, eski sistemin devam etmesi halinde 2012’de 38 yaşında iken emekli olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş uygulaması dolayısıyla bu kişinin 2022 yılında, 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacağını kaydetti.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emekli olmaya imkân sağlayan bir uygulamanın olmadığını vurgulayarak, “20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi, 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dünyada hiçbir sosyal güvenlik sisteminin dayanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Ama bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız, 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi, yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir. Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. Bu rakam Avrupa ülkelerinde 65’tir. Türkiye, kademeli olarak henüz yeni yeni 65 yaş sınırına doğru çıkmaya çalışıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken, emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıl arasındadır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken, emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli, tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi altı yılda emekli maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi, mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı bir hâldedir.”

Emeklilikte yaşa takılanlar olarak anılan grupta 6,3 milyon kişinin bulunduğuna ve bunların 1 milyona yakının devlet memuru olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu teklifin ülkeye yıllık ilave maliyetinin 26 milyar lira olduğunu, erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakamın 750 milyar lirayı bulduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye ben bunu milletime soruyorum” şeklinde konuştu.

“BİR KESİMİ MEMNUN ETMEK ADINA ÜLKENİN TÜM DENGELERİNİN BOZULMASINA GÖNLÜMÜZ RIZA GÖSTEREMEZ”

Ekonomik olarak âdeta bir Kurtuluş Savaşının verildiği bir dönemde, bir taraftan stokçuluk veya başka uygulamalarla fırsatçılar türerken bir taraftan da böyle taleplerin geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken yaşta emekli olanların, bir taraftan devletten emekli maaşı alırken bir taraftan da çalışacağını, bunun da hak ve adalet olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Yanlış anlaşılmasın; bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yoktur” ifadelerini kullanarak, emekliler ile ilgili en büyük hizmetleri kendilerinin getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 68 lira emekli maaşı alanların olduğunu, bugün neredeyse asgari ücretin altında emekli maaşının kalmadığını, her iki dini bayramda emeklilere 1000’er liralık ikramiyenin verildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin imkânları arttıkça, tüm vatandaşlarla birlikte emeklilerin de durumlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir kesimi memnun etmek adına, ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına da gönlümüz rıza gösteremez. Kaldı ki bu adım veya bu kampanya, bir siyasi ranta dönüştürülmemelidir. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur” dedi.

“TÜRKİYE, GEÇMİŞTE POPÜLİST POLİTİKALARDAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ ATILAN ADIMLARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bugün ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü, emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmî veya gayrı resmî olarak çalışmayı sürdürecektir. Yani, bir yandan devletten maaş alacak, diğer yandan yine işlerine güçlerine bakacaklar. Hakikat bu iken, göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, yeni bir felaketin içine niye sürükleyelim? Meclis’te bu konuyu gündeme getiren partileri, bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye, geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım.”

“BİZİ YIKMAK İÇİN KURULAN TUZAKLARI UFAK TEFEK SENDELEMELERLE ATLATTIK”

Türkiye’nin, 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa da aşarak yakaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013 yılından itibaren, hep beraber şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle, kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi Olaylarıyla, özellikle bizi oradan sıkıştırmaya çalışanlar, son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen, ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları, ufak tefek sendelemelerle atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik” şeklinde konuştu.

Uyguladıkları Yeni Ekonomi Programına değinerek, “Hem bugüne kadarki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki muhtemel saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin ilk bütçesinin hazırlıklarını tamamlandığını ve 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifini, yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı.

“HER İCRAATIMIZI MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VE MİLLETİMİZİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Bu süreçte çok ciddi fedakârlıklarda bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için, yeri geldiğinde yutkunmak pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Biz bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik, saklamadık. Her icraatımızı milletimizle birlikte ve milletimizin gözü önünde gerçekleştirdik. Son dönemde de aynı yolu izledik” sözlerine yer verdi.

“Milletimizle aramızdaki gönül bağı, bazen her şeyi söze dökemesek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete, hasbiliğe sahiptir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin sabır dönemleri olduğunu, sabredip zafere ulaşılacağını vurguladı.

“ÜRKEKLİK SEBEBİYLE BÜROKRASİNİN TIKANMASI, DENİZİ GEÇİP DEREDE BOĞULMAYA BENZER”

Ülke yönetimini devraldıkları günden beri, bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ederken, hâlâ bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikâyetler işittiklerini aktardı.

Aradan dört aydan fazla zaman geçtiğine işaret ederek bu tür sıkıntıların süratle geride bırakılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere, tüm bürokratlar, şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması diye bir usul yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse, bizim görümüzde o kişi zaten ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tarz şikâyetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet hâlâ yapmamışlarsa yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı ve etkili icraat yapabilelim diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması, denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize, ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız.”

Konuşmasının son bölümünde gündemdeki diğer konulara da yer vererek Türk adalet sisteminin Rahip Brunson ile ilgili verdiği kararı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda atılan adımlara da değindi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA PKK’YA KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI EN ÜST DÜZEYDE ATACAĞIZ”

Suriye’nin kuzeyinde, Mümbiç’te atılan adımlara işaret ederek, Mehmetçiğin Mümbiç’te, ABD’li askerlerle birlikte müşterek eğitim sisteminin sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Tabii takvim 90 gündü, 90 günlük takvim ne yazık ki şu anda çalıştı diyemeyiz, çalışmadı. Çalışmazsa biz orada da göbeğimizi kesmeyi biliriz, gereğini yapacağız. Aynı şekilde Fırat’ın doğusunda gereken adımlar atılmaz, hâlâ bu gecikme süreci devam ederse, Fırat’ın doğusunda da özellikle bu YPG-PYD’ye, daha doğrusu PKK’ya karşı atılması gereken adımları en üst düzeyde atacağız ve gereğini de yapacağız.”

Bütün bu adımların sadece Türkiye’yi değil, oradaki halkı da koruma altına almaya yönelik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de attığımız adım neyse, Afrin’de attığımız adım da odur, Cerablus’ta attığımız adım da odur ve bütünüyle o terör koridorunda attığımız adımlar bunlardır. Bu adımları Türkiye kararlı bir şekilde atmıştır, bundan sonra da atmaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Emine Erdoğan, Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı 0 85003

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı.

Meyra Palace Otelde, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da hazır bulundu. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen törende Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“ANADOLU KADINI TARİHİN HER DÖNEMİNDE ÜRETİM HAYATININ PARÇASI OLDU”

Anadolu kadınının, tarihin her döneminde üretim hayatının bir parçası olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine, üretimin her alanında kadın çiftçilerin fark ortaya koymasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kadınların çabasının, sadece tarımsal faaliyetleri değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendirdiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınlara başladıkları işin sürdürülebilir olmasını ve ihracat hedefine yönelik etkin çalışmalar yapmalarını tavsiye etti. Kırsalda yaşayan kadınlara fırsat eşitliği sağlayan devlet desteğine vurgu yapan Emine Erdoğan, 2003-2017 yılları arasında 2 milyondan fazla kadın çiftçiye eğitim verildiğini aktardı.

ATA TOHUMU PROJESİ’NE DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında kadınlardan, Ata Tohumu Projesi’ne destek vermelerini isteyen Emine Erdoğan, “Tohum gıda kalitesinin başladığı yerdir. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa gıdanız da o derece sağlıklı olur” diye konuştu.

Şekerbank’ın sponsorluğunda 2015 yılında başlatılan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ödül töreninde, kırsal alanda tarım alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan girişimci kadınlara ödülleri verildi.