Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mitinginde konuştu 0 432

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yenikapı meydanında düzenlenen Büyük İstanbul Mitinginde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şehitlerimizin evlatlarının Babalar Günü’nü tebrik ediyorum. Böyle bir günde biz de en baba mitingimizi İstanbul’da yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul… Aşkım, sevdam, yarim İstanbul. Yoldaşım, sırdaşım, sığınağım İstanbul. Kardeşim, kaderdaşım, yoldaşım İstanbul. Sade bir semtini sevmenin bile bir ömre bedel olduğu İstanbul. Güleni şöyle dursun, ağlayanı bile bahtiyar İstanbul.” diyerek başladı.

İstanbul’un bugün yine muhteşem olduğunu ve destan yazdığını, güç ve cesaret verdiğini ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Gökkuşağı renklerini senden alır. Gümüş rengini senin yakamozlarından çalar. Şairler, asıl sana vurgundur, aşıklar sana tutkun. Mimarlar sana hayrandır, sultanlar sana meftun. Leyla sensin, Aslı sensin, Şirin sensin, gönülleri yakan kor ateş sensin İstanbul.

Malazgirt’te Alpaslan’ın yüreğinde senin aşkın vardı. Kudüs’ü alırken Selahattin sana sevdalıydı. Ertuğrul’un ufkunu aydınlatan yine sendin. Söğüt’te Osmangazi fidanı senin için toprağa dikti. Osmanlı çınarı senin ilhamınla dallarını tüm cihana yaydı. Çanakkale’de Mehmetler senin için toprağa düştü. İstiklal Harbi’nde Anadolu senin için kıyama kalktı. Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahinbey, Erzurum’da Nene Hatun senin için savaştı. Kastamonu’da Şerife Bacı yüreğine seni sardı. Pakistan’da Muhammed İkbal şiirlerini senin için yazdı. Afrika’da mazlumlar senin için dua etti. Sen, kırık kalplerin devasısın. Sen mazlumların umudusun. Sen istikbalimizin kutup yıldızısın İstanbul. Seni saygıyla, hürmetle, özlemle selamlıyorum İstanbul.”

Bugünün Babalar Günü olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Anneler, babalar hepsi bir arada maşallah. Tüm babaların, bu güzel gününü tebrik ediyorum. Babaları şehit olduğu için böyle bir günü boyunları bükük geçiren tüm evlatlarımıza diyorum ki sizin 81 milyon manevi babanız var. Milletim adına, şehitlerimizin tüm evlatlarının Babalar Günü’nü tebrik ediyorum. Böyle bir günde biz de en baba mitingimizi İstanbul’da yapıyoruz. Muhteşem bir İstanbul var. Maşallah, Rabbim nazardan saklasın inşallah.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime 6 gün kaldığını anımsatarak, “Buradan, bu muhteşem meydandan İstanbul’un tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime en kalbi sevgilerimi yolluyorum. Bugün bayramın 3. günü. Bayramınızı tekrar tekrar tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı’nın ilhamıyla, onun bize verdiği aşkla 6 günü evelallah başarılı bir şekilde sürdüreceğiz. Sonunda da Rabbimden niyazımız odur ki Ya Rab, inşallah bu Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’ni AK Parti ile bizlerle güçlendir.” dedi.

Sizlerin aracılığıyla fabrikasında, dükkanında, ticaret hanesinde ülke için, gelecek için, ailesinin iaşesi için çalışan tüm vatandaşları da selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kışın soğuğuna, yazın sıcağına, gecenin zifiri karanlığına aldırmadan vatanın huzuru için fedakarca görev yapan güvenlik güçlerini de selamladı.

21 yaşında bu aziz şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’ın mirasçıları olan genç yürekleri selamlayan Erdoğan, “Coğrafyamızın dört bir yanında özgürlük ve adalet mücadelesi veren Suriyeli, Filistinli, Iraklı, Türkistanlı kardeşlerimizi selamlıyorum. Dünya şehri İstanbul’dan her türlü baskı ve yıldırma politikasına rağmen, 7 Haziran’dan beri sandıklara koşan gurbetçilerimizi selamlıyorum. Ramazan Bayramı’nızı tekrar tebrik ediyorum. Bu mübarek günde, Rabbimden bize 24 Haziran akşamı bir bayram daha yaşatmasını niyaz ediyorum.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Rant odaklarının saldırılarını püskürttük Bay Muharrem… Bak, yolsuzluklardan falan bahsediyorsun, haddini bil. İstanbul’a bunca yatırımları yaptık. Hem yatırımlar, hem borç ödedik. Biz buyuz. Önce bizi tanıyacaksın. Sen bizim yaptığımız yatırımlara kör müsün, görmüyor musun bu yatırımları? Adam tam kör. Adam soygunlardan bahsediyor, haddini bil.” dedi.

Erdoğan, vatandaşlara “Hazır mıyız İstanbul?” diye seslendi.

Erdoğan’ın “24 Haziran’da güçlü hükümet, güçlü Meclis, güçlü Türkiye için kükremeye var mıyız? 24 Haziran’da bir destan daha yazıyor muyuz? İstanbul 24 Haziran’da vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit İstanbul vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İrade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz?” sözlerine, katılımcılar “Evet” diye karşılık verdi.

“Ben inanıyorum İstanbul’da bu iş bitmiş. İstanbul kararını Allah’ın izniyle vermiş. 24 Haziran demokrasi bayramımız şimdiden hayırlı olsun.” diyen Erdoğan, katılımcıların “Recep Tayyip Erdoğan” şeklindeki tezahüratları üzerine, “Sizlerle iftihar etmeyeceğim de, kimlerle iftihar edeceğim. Bu yağmura rağmen sizler dediniz ki, o Rabbimin rahmeti. Bu rahmetle beraber siz de Yenikapı Meydanı’nda buluştunuz. Bu milletin bir ferdi olmaktan iftihar ediyorum. Ya Rab bizlere böyle bir görevi lütfettin, bahşettin, hizmeti lütfettin, bahşettin. İnşallah bu bayrağı sonuna kadar dalgalandırmaya, bizleri güçlenerek bu yolda devam etmeyi nasip eyle.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un dünyanın merkezi olduğunu, bu şehre hizmetin sadece Türkiye’ye değil dünyaya hizmet etmek anlamına geldiğini söyledi.

İstanbul aynı zamanda bir başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’ye hizmet yolculuğuna bu kentten başladığını anlattı.

Konuşmasını bir bölümünde İstanbul’u anlatacağını, diğer bölümünde ise Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde neler yaptığını anlatacağını belirten Erdoğan, “Yani ben birileri gibi konuşmayacağım. Yalanın bini bin para. Hala atıyor. Çok da bu işte maharetliler. Çok maharetliler. Yani usta neyse çırağı da o. Milletimize dair hayallerimizin nüvelerini önce İstanbul’da hayata geçirdik.” diye konuştu.

“78 İLDE DOĞALGAZ VAR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da içme suyu olmadığını, gençlerin bunu bilemeyeceğini, 1994’te içme suyu bulunamadığını ifade ederek, çöp dağlarının yükseldiğini, kentte çöplükler, pislikler olduğunu söyledi.

Bunun yanında kirli havanın solunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Peki İstanbul’u kim yönetiyordu? İstanbul’u Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanı yönetiyordu. Şimdi buradan bir soru daha soruyorum. Ümraniye’de, Ümraniye çöplüğü patladı mı? Kim vardı orada? Gene CHP’li belediye başkanı vardı. 39 kardeşimiz orada öldü. CHP bu, CHP’nin olduğu yerde çöplük var, pislik var, susuzluk var, kirli hava var. CHP’nin olduğu yerde bu tür ölümler var. Türkiye’de 6 ilimizde doğalgaz vardı. Biz gelmeden önce. Biz geldik, şimdi 78 vilayetimizde doğalgaz var. 3 vilayet kaldı. Onları da bitireceğiz, inşallah. Niye? AK Parti temizliktir, AK Partihuzurdur, AK Parti mutluluktur. Biz bunu sağladık, başardık ve başarmaya devam ediyoruz.”

“HALİÇ’İ TEMİZLEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kokudan Haliç’in yanından geçmenin mümkün olmadığını, içinde neredeyse su kalmadığını, her tarafının pislik olduğunu belirterek, İstanbul’un yönetiminde de o dönemde CHP’nin bulunduğunu anlattı.

Belediye başkanlığını aldıktan sonra dünya ve Türkiye’deki özel firmalarla bu konuları görüşerek Haliç’teki bütün çamurun 9,5 kilometre mesafede bir taş ocağına pompa sistemiyle nakledildiğini dile getiren Erdoğan, Alibeyköy’deki çocuk oyun alanı Vialand’ın bulunduğu yerin bu çamurla doldurulduğunu söyledi.

Erdoğan, temizledikten sonra boğazın da Haliç’e bağladığını dile getirerek, şu anda Haliç’te balık olduğunu, yüzmek isteyenlerin de suya girebildiğini kaydetti.

“Biz buyuz Bay Muharrem, sen bu işlerden anlamazsın. Ben sana CHP’yi, CHP’nin yaptıklarını anlatıyorum ve bir de bizim yaptıklarımızı anlatıyorum.” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“İnsanların yaşamaktan usandığı bir şehri 4,5 yıl içerisinde Türkiye’nin huzur ve güven adasına çevirdik. İstanbul’a itibarını biz yeniden kazandırdık. Kültür, sanat, ulaşım, çevre, sosyal yardım ve diğer alanlarda İstanbul’u tarihinin en kaliteli belediyecilik hizmetleriyle tanıştırdık. Bay Muharrem şöyle Habitat’ı bir sor, soruştur. Habitat’a da sor. Habitat 2 toplantısında sonuç bildirgesine bir şey kaydedildi. Neydi biliyor musunuz? Dünyanın en temiz şehri İstanbul. Bak ben sana belge veriyorum. Nereden aldık nereye getirdik. Bir taraftan rant odaklarının saldırılarını püskürttük Bay Muharrem… Bak, yolsuzluklardan falan bahsediyorsun, haddini bil. 2,5 milyar dolar borçla devraldım ben İstanbul Büyükşehir Belediyesini. Bunun yanında da İstanbul’a bunca yatırımları yaptık. Hem yatırımlar, hem borç ödedik. Biz buyuz. Önce bizi tanıyacaksın. Sen bizim yaptığımız yatırımlara kör müsün, görmüyor musun bu yatırımları? Adam tam kör. Adam soygunlardan bahsediyor, haddini bil. . Biz Marmaray’ı neyle yaptık? Avrasya Tüneli’ni neyle yaptık? Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü neyle yaptık? Osmangazi neyle yaptık? Nissibi Köprüsü’nü neyle yaptık? Bizde icraat var, icraat, laf değil.”

İSTANBUL’A YAPILAN YATIRIMLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolun yapıldığı Türkiye’de 16 senede 20 bin kilometre bölünmüş yol yaptıklarını söyledi.

“Ey Bay Muharrem sen nerede geziyorsun?” diyen Erdoğan, 25 havalimanı varken buna 29 havalimanı daha ilave edildiğini vurgulayarak, “Bundan haberin var mı Bay Muherrem. İnsan utanır, sıkılır. Sen buralardan seyahat etmiyor musun?” şeklinde konuştu.

Bu adımlarla Türkiye’nin şanına yakışanı yakalayacağını ifade eden Erdoğan, İstanbul’dan aldıkları güç, cesaret ve vizyonla ülkeyi yönetmeye talip olduklarını, burada olgunlaştırılan hizmet anlayışının 2002’den itibaren tüm Türkiye’ye yaydıklarını kaydetti.

Erdoğan, “Bay Muharrem 23,5 milyar dolar IMF’ye borcumuz vardı, biz geldiğimizde.” diyerek, bu borcu sıfırladıklarını kaydetti.

Merkez Bankası’nın döviz rezervi 27,5 milyar dolarken, Başbakanlığı döneminde bir ara 138 milyar dolara kadar çıkardıklarını, şu anda 110 milyar dolar civarında olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Bu nasıl oldu? Soygunun yapıldığı bir ülkede böyle bir Merkez Bankası olabilir mi? Bu güç nereden geldi? Hatta IMF bizden borç istedi. Arkadaşlara dedim ‘verin.’ Ne istedi? 5 milyar avro. ‘Verin’ dedim. Biz verin deyince IMF vazgeçti. Baktı ki bu çılgın Türkler şaşırdı, verecekler bu parayı. Esnafın siftah yapamadığı için kepenk kapattığı bir ülkeyi, bölgesinin ticaret merkezine biz dönüştürdük. Maaş ödemelerinin dahi güçlükle yapabilen bir ülkeden memurunu enflasyona ezdirmeyen bir ülkeye biz getirdik. İşçisini unutmuş, emeklisine sırtını dönmüş, çiftçisini kaderine terk etmiş bir ülkeyi emeklisine, bayram ikramiyeleri veren bir ülkeye biz getirdik. Nasıl 4,5 yılda İstanbul’u yeniden yaşanabilir bir şehir haline getirdiysek, ülkemizi de 16 senede yepyeni bir çehreye kavuşturduk. 16 yılda İstanbul’a toplam ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Onu da söyleyeyim. Bay Muharrem ustana da söyle. Yaptığımız yatırım 236 katrilyon liralık yatırım yaptık sadece İstanbul’a. Bunlar nasıl yalan söylüyor. ‘Şöyle soydular, böyle soydular.’ Neyi soyduk? Bu ne hayasızlıktır. İstanbul’a toplam 34 bin yeni derslik kazandırdık. Eğitim ve kültürde şehrimizin vizyonunu genişlettik. İstanbul’da 21 olan üniversite sayısını 4’ü vakıf meslek yüksek okulu olmak üzere 57’ye ulaştırdık. Öğretmen ya, belki anlar.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlara sor, ‘Ne yapacaksın?’ diye. ‘Şunu yapacağım.’ dedikleri yok. Sadece Tayyip Erdoğan’a hakaret ediyor, başka bir şey yok.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 206 bin olan İstanbul’daki üniversite öğrencisi sayısının bugün 890 bini geçtiğini söyledi.

İstanbul’a 14 bin 500 kişilik yeni yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, gelecek 3 yıl içinde 14 bin 250 kişilik yeni yurt binalarının daha açılacağını belirten Erdoğan, “AKM, Atatürk Kültür Merkezi. Ne dedim? ‘Biz burayı yıkacağız’ dedim. Yıktık mı? Yıktık ama şimdi Türkiye’nin bir numaralı opera binasını oraya yapıyoruz.” diye konuştu.

Taksim’e yeni yapılan opera binasının animasyon görüntülerini dev ekranlardan izleten Erdoğan, mitinge katılanlara, nasıl bulduklarını sordu. Mitinge katılanlar da coşkulu bir alkışla Erdoğan’a karşılık verdi.

Aynı şekilde Taksim’de Maksem denilen İSKİ’ye ait bir yer bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bir tarafta biliyorsunuz İstiklal Caddesi’nin bitişinde sağ tarafta bir kilise var. Orada Ağa Cami’nin dışında hiçbir cami yok. Dolayısıyla Taksim, özellikle cuma günleri ciddi sıkıntılar yaşadı. Dedik ki buraya bir de büyükçe bir cami yapalım. Şu anda İstiklal Caddesi’nin çıkışında, yolun sol tarafına da yaklaşık 5 bin kişilik bir cami yapılıyor. Kaba inşaatı onun da şu anda bitmek üzere. Altında da yine aynı şekilde kitap, hat, ebru, bu tür şeyler de olacak. Ramazanın son günlerde gittim, her ikisini de gezdim, gördüm, baktım. Biz, dertliyiz dertli. Bunların hepsi olacak.” diye konuştu.

“BİZ YENİDEN İSTANBUL’U KÜLTÜR-SANAT NOKTASINDA BİR MERKEZ HALİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Rami Kışlası’na yapılacak kütüphane konusunda da bilgi veren Erdoğan, şöyle devam etti:

“İstanbul’a bunlar yakışır. Olacak ve 250 yıllık tarihi olan bir adım daha atıyoruz. Ne biliyor musunuz? Meşhur Rami Kışlası’nı biliyorsunuz değil mi? Şimdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne 5 milyon cilt kitaplı kütüphane yapıyoruz. Rami Kışlası’nı da aynı şekilde şimdi 7 milyon cilt kitaplık bir kütüphaneye çeviriyoruz. İnşaatı devam ediyor. Orayı da hallediyoruz. Niye? Ankara’da 5 milyon olursa İstanbul daha fazla olması lazım. Bunun için de bütün kitabevlerieri ile alakalı mücellithanesi, vesairesi bunların hepsi olacak. Şu anda devam ediyor. Biz yeniden İstanbul’u kültür-sanat noktasında bir merkez haline dönüştürüyoruz. Bu adımları biz atıyoruz. Bunlara sor, ‘Ne yapacaksın?’ diye. ‘Şunu yapacağım’ dedikleri yok. Sadece Tayyip Erdoğan’a hakaret ediyor, başka bir şey yok. Kuleli Askeri Lisesi’nin restorasyonunu yaparak onu da müze haline dönüştürüyoruz. Ülkemizin birçok şehrinde tematik müzeler yapıyoruz, inşallah. İstanbul’da müzik müzesi ve sikke müzesi kuracağız.”

“CHP ZİHNİYETİ MENDERES GİBİ İNSANLARI İPE GÖTÜRDÜ”

Yassıada için “O yaslı adayı, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na çeviriyoruz.” diyen Erdoğan, buraya ait son görüntüleri de dev ekranlardan katılımcılara izletti. Vatandaşlara projeyi beğenip beğenmediklerini soran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Onlar, o CHP zihniyeti Menderes gibi insanları ipe götürdü. Ey Muharrem; Menderes ve arkadaşları ipe götürülürken siz ne yaptınız? Arkadan siz de desteklediniz. Çünkü ‘Sizi buraya getiren zihniyet öyle emretti’ dediler ve ipe götürdüler. Siz, tarihe kendinize affettiremeyeceksiniz. İşte şu anda bu adayı biz bu hale getirdik, getiriyoruz, Allah’ın izniyle, burada biz uluslararası toplantılar yapacağız ve bu uluslararası toplantılarımızda adaya kapanacağız, 2 gün, 3 gün, 4 gün ve buradan netice alarak çıkacağız. Bu uluslararası camiada var ama bizde yoktu. Şimdi biz bunun ilk adımını burada atıyoruz ve adı da Demokrasi ve Özgürlükler Adası. Biz buyuz. Bay Muharrem, bak ben laf salatası yapmıyorum, icraattan bahsediyorum. Sen de bir şeyden bahset. ‘Şunu yapıyorum.’ de.”

ELAZIĞ’A MİLLET BAHÇESİ

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Elazığ mitingindeki millet bahçelerine ilişkin sözlerine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Geçenlerde orada biliyorsunuz maalesef şehitlerimiz oldu. Emniyet Müdürlüğünün önünde ve dün, TOKİ’ye talimat verdim. TOKİ orayı konut planına almıştı dedi ki orada konut filan yapmayacağız, orayı millet bahçesi yapacağız. Yaklaşık 26 dönümlük bir yer, o 26 dönümlük yeri Elazığ’da şu anda zaten Emniyet Müdürlüğü binası yıkılmış vaziyette, hemen süratle TOKİ yeni projesini hazırlıyor, çarşambaya kadar inşallah ilk taslağı bize de getirecek ve orayı da Elazığ’a bir millet bahçesi olarak kazandırıyoruz, ortasına da güzel bir yere bir şehitler anıtı da koyacağız. Biz buyuz. Biz icraat üstüne icraat yapıyoruz. Elazığ’ımıza bu millet bahçemiz de hayırlı olsun.”

“HALİÇ TERSANESİ’Nİ BİLİM VE TEKNOLOJİ MERKEZİ YAPIYORUZ”

Haliç’te bir bilim ve teknoloji merkezi kuracaklarını belirten Erdoğan, “Haliç Tersanesi’ni bilim ve teknoloji merkezi yapıyoruz. Hazırlıklar tamam. Süratle inşallah yıkımı yapılacak ve Haliç Tersanesi devasa bir bilim ve teknoloji merkezine dönüşecek ve bu Avrupa’nın en büyük bilim ve teknoloji merkezi oluyor.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sağlıkta İstanbul’a adeta çağ atlattıklarını, 53’ü hastane olmak üzere toplam 129 sağlık tesisi inşa ettiklerini, yatırım bedeli yaklaşık 5 katrilyon olan 14 sağlık tesisinin inşasının devam ettiğini, İstanbul’un iki yakasına toplamda 7 bin yataklı 2 dev şehir hastanesi yapıldığını, 2 bin 682 yataklı Başakşehir Şehir Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini ve buranın da inşasının 2 yıla kadar tamamlanacağını bildirdi. Erdoğan, 4 bin 200 yataklı Sancaktepe Şehir Hastanesi’nin ise şu anda YPK onayında olduğunu ifade etti.

İstanbul’da 30 yeşil alan ve 5 büyük millet bahçesini hayata geçireceklerini kaydeden Erdoğan, “Daha önce söyledim, Atatürk Havalimanı’nın tamamını yeni havalimanın hizmete girmesiyle İstanbul için bir millet bahçesine dönüştürüyoruz. Böylece dünya şehri İstanbul’da Amerika’daki Central Park, Londra’daki Hyde Park benzeri ve onlardan kat be kat fazla daha büyük bir millet bahçesi.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, daha sonra Atatürk Havalimanı’nın bulunduğu alana yapılacak millet bahçesi projesinin animasyon görüntülerini katılımcılarla paylaştı.

Mitinge katılanlara, “Oylarınıza sunuyorum, nasıl?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” cevabını alınca, “Kabul edilmiştir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. havalimanı projesine ilişkin, “Bay Muharrem, senin havsalan böyle bir havalimanını alır mı? Zaten kafadan karşı çıktılar. ‘Ne işimiz var havalimanıyla?’, ‘Ne işimiz var bizim Kanal İstanbul ile?’ diyor. Hale bak hale. Anlamaz. Bugün Panama’yı Panama yapan Panama Kanalı’dır. Süveyş Kanalı, Mısır’ın en büyük maddi kaynağı. Ama bunların havsalası almaz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim’de 3. havalimanını açacaklarını, havalimanının açılışıyla Atatürk Havalimanı’nda Millet Bahçesi’nin yıkım çalışmalarının başlayacağını söyledi.

İstanbul’un bu güzelliklere bir an önce sahip olmasını istediklerini belirten Erdoğan, “Havalimanımız dünyanın ilk üçü içinde olacak. Bay Muharrem, senin havsalan böyle bir havalimanını alır mı? Zaten kafadan karşı çıktılar. ‘Ne işimiz var havalimanıyla?’, ‘Ne işimiz var bizim Kanal İstanbul ile?’ diyor. Hale bak hale. Anlamaz. Bugün Panama’yı Panama yapan Panama Kanalı’dır. Süveyş Kanalı, Mısır’ın en büyük maddi kaynağı. Ama bunların havsalası almaz. Çıkıyor hala bakıyorsun ileri geri bol bol yalandan konuşuyor. Gerçekleri söyle. Hayatınızda zaten bir şey yok. Gereğini zaten bir hafta sonra yapacağız.” diye konuştu.

Başakşehir, Maslak, Pendik, Bakırköy’deki dört büyük şehir parklarının tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunulacağını anlatan Erdoğan, Haliç Kompleksi Projesi ile İstanbul’un çehresinin değişeceğini belirtti.

İmar planı tamamlanan ve yaklaşık 1,5 katrilyon maliyeti olan projeyle yat limanı, yaşam merkezi, sosyal ve kültürel alanlar yapacaklarını aktaran Erdoğan, Salı Pazarı Kruvaziyer Limanı Sahası’na yönelik özelleştirme işlerinin 2014 yılında bittiğini, projenin önümüzdeki yıl tamamlanacağını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 452 milyon lira maliyeti olan Çamlıca Televizyon Radyo Kulesi’ni de hayata geçireceklerini anlatan Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla İstanbul’da son 15 yılda 156 bin konut projesini hayata geçirdiklerini söyledi.

“BUNLAR NEREDE GEZİYOR, BİZ NEREDE GEZİYORUZ”

Ulaştırmada önce Marmaray, sonra Avrasya Tüneli ile iki kıtayı birbiriyle iki kez buluşturduklarını, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü hizmete sunduklarını, 446 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol yaptıklarını belirten Erdoğan, İstanbul-İzmir arası mesafeyi 3,5 saate düşürecek İstanbul-İzmir otoyolunun süratle devam ettiğini anlattı.

Dünyanın 4. en büyük orta açıklık asma köprüsü olan Osmangazi Köprüsü’nü sadece İstanbul’a değil, ülkeye kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu’nun ve Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otoyolunun İstanbul’u ilgilendiren kesimlerinin inşaatının devam ettiğini kaydetti.

Erdoğan, yaklaşık 2,5 milyar lira maliyeti olan Hasdal Kavşağı, Kemerburgaz, Yassıören ayrımı devlet yolunu önümüzdeki yıl tamamlayacaklarını, İstanbul’un Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli, Sakarya ile olan bağlantılarını yüksek hızlı trenle sağladıklarını söyledi.

Toplam maliyeti 8,5 milyar lira olan Gebze-Sabiha Gökçen-Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile İstanbul Yeni Havalimanı-Halkalı arasındaki yüksek hızlı tren projesinin çalışmalarının sürdüğünü anlatan Erdoğan, yeni havalimanının ilk açılışta 90 milyon, 2023’te 150 milyon yolcu kapasitesi olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefette yönelik “Bunlar nerede geziyor, biz nerede geziyoruz? Öyle zannediyorum ki bunlar uçaklarla inmeyecekler, kağnılarla gelecekler. Onun için diyorlar ‘Ne gerek var bu kadar havalimanına?’ Büyük devlet olmak, büyük ülke olmak bunu gerektirir. Takmış kafayı bizim külliyeye. Zaten ustası da öyleydi ya. ‘Gelmeyeceğim.’ dedi sonra kuzu kuzu geldi.” diye konuştu.

“MİLLETİM BU EVLADINI, MUHTAR OLMANIN DA ÖTESİNE ÇIKARDI”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ziyareti sırasında külliyeyi süzdüğünü, ayrılırken “Büyük devlet olmanın alameti farikası budur.” dediğini anlatan Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Vaka bu. Bay Kemal, Bay Muharrem ben bu sene, çok amaçlı salonumuzda 2 iftar verdim. Bunun bir tanesini muhtarlarımızla yaptık. İkinci iftarı yapamadım. Dedim ki sahur yapalım. Sahuru da muhtarlarımızla yaptık. Muhtarlarımıza dedik ki ‘Mahallenizden bir kardeşimizi de alın öyle gelin.’ Onlarla açılışını yaptık buranın. Biz dertliyiz. Bak şimdi aynı anda orada biz 2 bin 500 kişiye yemek verebiliyoruz. Şimdi bu onları rahatsız ediyor. Bu, bu ülkenin, bu devletin, bu milletin neleri olduğunu gösteriyor. Gelen kim? Muhtar. Muhtar kim? Sizin o kabullenemeyeceğiniz insanlar. Siz bana öyle de dediniz ya. Başlıkları öyle attılar. ‘Muhtar bile olamaz.’ dediler. Benim milletim bu evladını, muhtar olmanın da ötesine çıkardı, Cumhurbaşkanı yaptı. Yapacağımız daha çok iş var.”

HALKALI-KAPIKULE HIZLI TREN HATTININ İHALESİ YIL SONUNDA

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, hızlı trenin Avrupa ile buluşacağını, yatırım bedelinin 3,2 milyar lira olduğunu belirterek, Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattının ihalesine 2018 yılı sonunda çıkılacağını, 2022 yılında hizmete almayı planladıklarını söyledi.

Üç katlı büyük İstanbul Tüneli Projesi’nin dünyada bir örneği olmadığını, Boğaz’a bu projeyi yaptıklarını belirten Erdoğan, bu projeyle Avrupa-Asya gidiş gelişlerinin çok daha farklı ve rahat olacağını kaydetti.

Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çalışmaların devam ettiğini ifade eden Erdoğan, uzunluğu yaklaşık 45 kilometre olan Kanal İstanbul’da iki butik şehir kuracaklarını, bu iki şehrin aynı zamanda rezerv alanları olacağını belirtti.

Kanal İstanbul’u kurarken, Boğaz’ın stratejik sıkıntısını ortadan kaldırmak istediklerini vurgulayan Erdoğan, “Geçenlerde yalıya bindirdi. Bu bir tanker de olabilirdi. Tanker olsaydı, bir felaket yaşayacaktık. Ama şimdi Kanal İstanbul ile bu sıkıntıları da büyük ölçüde aşmış olacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Adalar’daki faytonlarda kullanılan atlarla ilgili vicdanları yaralayan görüntülere şahit oluyoruz. Bu konuda gerekli adımları attık. Adalardaki atları faytonların boyundurluklarından kurtarıp, özgürlüklerine kavuşturmak için bir çalışma yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi eleştirerek, “Yerli, milli otomobil’ diyoruz. 20 yıl geriden geliyor. Yerli, milli otomobili hangi tür yapacağımızdan da haberi yok ya. Bir sor, bu bir defa akülü olacak, burada mazotlu veyahut da benzinli değil.” ifadelerini kullandı.

Tesla’nın sahibi Elon Musk’ın ziyaretine de değinen Erdoğan, kendisiyle bunların hepsini konuştuğunu ifade etti.

Erdoğan, bir şeyler yapmanın gayreti içerisinde olduklarını vurgulayarak, “Hayırlı olsun, diyeceğin yerde ’20 yıl geriden geliyorlar’ niye bunu konuşuyorsun? Hayatınız boyunca dikili bir taşınız, dikili bir ağacınız yok ya. Ya bir de madde in Turkey diye bize ait bir araç olsa, güzel olmaz mı? Niye rahatsız oluyorsun? Ve inşallah isteseler de istemeseler de ben 5 tane babayiğit aradım ve bu 5 tane babayiğidi buldum. Bir araya getirdik, imzaları attık ve en sonunda sağ olsun CEO’yu onlar buldu ve CEO çalışmalarına orada başlıyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 hedeflerinin olduğuna vurgu yaparak, son 16 yılda 17 kilometre tünel, 160 kilometreyi aşan metro hattı inşa ettiklerini söyledi.

Yaptıkları hizmetleri konuştuğunu, hayal üretmediğini anlatan Erdoğan, 2022’ye girerken tünellerde 68 kilometreye metroda 355 kilometreye ulaşmayı hedeflediğini ifade etti.

Erdoğan, sonrası için de 120 kilometre yeni tünel, 650 tünel de yeni metro hatları projelerinin olduğuna dikkati çekerek, böylece 190 kilometreyi bulan tünel ve bin kilometrelik metro hattı uzunluğuyla İstanbul’u dünyanın en yaygın ulaşım ağıyla donatacaklarını kaydetti.

“ADALARDAKİ ATLARLA İLGİLİ VİCDANLARI YARALAYAN GÖRÜNTÜLERE ŞAHİT OLUYORUZ”

Adalar’daki faytonlarda kullanılan atlarla ilgili bir çalışma yaptıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu konuda gerekli adımları attık. Adalar’daki atları, faytonların boyunduruklarından kurtarıp, özgürlüklerine kavuşturmak için bir çalışma yapıyoruz. Biz, hayvanlar için vakıf kurmuş, selatin camilerinin üzerine kuş evleri yapmış, peygamberi, kedisi ölmüş bir çocuğa başsağlığına gitmiş bir medeniyetin mensuplarıyız. Zaman zaman gerek eziyet gören köpeklerle ilgili, gerek Adalar’daki faytonlarda kullanılan atlarla ilgili vicdanları yaralayan görüntülere şahit olduk. Sevgili Peygamberimiz, bir gün yanında sahabelerle giderken yol kenarında bir köpek leşi var, yanındaki sahabeler burunlarını tutuyor. Fakat Peygamber Efendimiz, dişlerine bakıyor. ‘Ah dişleri ne kadar da güzelmiş’ diyor. Biz böyle bir Peygamberin ümmetiyiz. Şimdi yeni düzenlemelerle özellikle bu hayvanseverler. İster ev, ister sokak… Bunlar üzerindeki çalışmaları, 5119 sayılı yasayı çok daha farklı şekilde ele alıp, değerlendireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, patileri kesilen yavru köpeğin ölümüne ilişkin gözaltına alınan operatörün tutuklandığını ifade ederek, “Olayın kabul edilebilir hiçbir yanı yok ama bu hassasiyeti göstermek çok çok önemli.” dedi.

İstanbul’da 1994 yılı öncesinde yaşananların ortada olduğunu anlatan Erdoğan, o dönemde nasıl benzin istasyonları varsa su istasyonlarının olduğunu kaydetti.

Erdoğan, yeni bir sürece doğru ilerlediklerini, atmaları gereken çok çok önemli adımların olduğunu dile getirerek, “Fakat burada artık sizlerden bir destek arıyorum çünkü büyük Türkiye, güçlü Meclis, güçlü cumhurbaşkanı ister. Unutmayın, vakit Türkiye vakti. Vakit, İstanbul vakti. Bunu ortaya hep beraber koymalıyız.” ifadelerini kullandı.

Miting alanındaki kadınlarla gençlere “Şu 6 gün içinde kapı kapı dolaşmaya var mıyız?” diye soran Erdoğan, alandakilerin “Evet” yanıtı vermesi üzerine “Durmak yok, yola devam.” dedi.

Erdoğan, sandıklara, oylara sahip çıkacaklarını belirterek, demokrasinin bir namus olduğunu unutmayacaklarını söyledi.

Tüm akraba ve yakınlara telefonlarla ulaşarak bu işin hassasiyetinin anlatılmasını isteyen Erdoğan, “Sandıkları patlatmaya var mıyız? Yoğun bir çalışmayla patlatacak mıyız? Ben size inanıyorum ve sandıklardan bu neticeyi evelallah çok daha farklı bir neticeyle alacağımıza inanıyorum.” diye konuştu.

“BATI 24 HAZİRAN’A BAKIYOR”

Cumhurbaşkın Recep Tayyip Erdoğan, Batı’nın 24 Haziran’a baktığını ifade ederek, “Neyi bekliyor Batı, ‘Acaba Erdoğan nasıl çökecek’. Batı’ya da gerekli dersi vermeye hazır mıyız? Onun için bugüne kadar hep verdiniz, ben size inanıyorum, Allah’ın izniyle yine vereceksiniz.” dedi.

CHP zihniyetini en iyi bilen şehrin İstanbul olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu belediyecilik alanında da hak ve özgürlükler alanında da böyledir. İstanbul CHP faşizmini iliklerine kadar yaşamış bir şehirdir. Bakınız dün 16 Hazirandı. 16 Haziran 1950. Bu ülkede ezanı Muhammedinin 18 yıllık hasretin ardından tekrar semalarıızda yankılandığı gündür. O gün yaşananlara dair inanın çok hüzünlü anılar ve hikayeler var. Bugün burada bir tanesini aktaracağım, özellile gençler bunu bilmez.

Sultanahmet Camisi’ndeki müezzinler,’ Allah-u ekber, Allah-u ekber’ diye haykırınca Beyazıt Süleymaniye, Fatih derken İstanbul bir anda ezan sesiyle dalgalandı. Aynı makamda biri bırakıyor, öbürü başlıyor, herkes heyecandan tir tir titriyor hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Ezanlar bitince millet avluda oturup kaldı, adeta şaşkınlık içindeydiler, bir başka vatandaşımız ise o gün Bursa’da yaşananları şöyle dile getiriyor, Bursa’da bir camide o gün ikindi ezanının tam 7 defa okunduğunu öğrendim, halk bir türlü doyamamıştı ezanı Muhammediye’ye. Çünkü ezan Türkçe’ye dönüştürülmüştü. Umumi arzı üzerine müezzinler defalarca okumuş, okutmuşlardı. Evet 18 yıl aralıksız süren CHP zulmünün ardından ezanı Muhammediye ile yeniden kavuşmak milletimizi işte böyle mesut etmişti.”

“MAŞALLAH ŞİMDİ CAMİDEN ÇIKMIYOR”

Erdoğan, Türkiye’nin böylesine acı, böylesine sıkıntılı, böylesine zulüm ve yokluk dolu dönemlerden geçerek bugünkü konumuna geldiğini vurgulayarak, “Şimdi Muharrem İnce kalkmış din eğitimi, din hürriyeti üzerine ahkam kesiyor. Daha dün kamuda çalışan personelin kılık kıyafeti ile ilgili AK Parti ile MHP’nin 411 oyla Meclis’ten geçirdiği düzenlemeyi genel başkanı ile beraber Anayasa Mahkemesi’ne götürüp iptal ettiren sen değil misin Bay Muharrem? Ya siz ne zamandan beri tereciye tere satmaya başladınız. Dürüst olun dürüst, daha düne kadar kadar imam hatiplere de diğer okullarda verilen din derslerine de karşı çıkan siz değil misiniz? Arşivlerde bu seçimlere kadar senin camide namaz kılarken çekilmiş tek bir resmin var mı ya? Maşallah şimdi camiden çıkmıyor ama biz buna üzülmeyiz, tam aksine seviniriz.”

İnce’ye yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, “Maşallah bıraksalar ilahiyatlarda hocalık yapacak. Baya iyi gidiyorlar. Bunlar ucuz oyunlar Muharrem, dürüst ol, Kürt kardeşlerimin dillerini öğrenme hakkında bahsediyor, AK Parti’nin tüm bu hakları verdiğinden haberi yok. Ya bu hakkı biz verdik. Geldik anadilde öğrenmenin önünü biz açtık. Bütün bilboardlara seçim kampanyalarında kendi ana dillerinde kampanya yapabilmelerinin önünü biz açtık. Başbakanlığım döneminde annelerin evlatları ile cezaevlerinde Kürtçe konuşabilmelerinin önünü biz açtık, kime anlatıyorsun ya dürüst ol istismar peşinde bunlar.” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK CEZALAR ÖDEDİĞİNDEN HİÇ BAHSETMİYOR”

Erdoğan, İnce’nin sürekli hukuktan, adaletten kuraldan kaideden söz ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Burası çok önemli, Yalova’da kendisinin dershane müdürlüğü yaparken, hukuksuz bir şekilde öğretmen çalıştırdığından ve bu yüzden çok büyük cezalar ödediğinden hiç bahsetmiyor. ‘Milletin sofrasında ne var ne yok’ diye soruyor. AK Parti’nin 16 yılda Türkiye’yi 3,5 kat büyüttüğünden, zenginleştirdiğinden haberi yok.”

İnce’nin 2002 yılında 1 milyon olan buzdolabı satışının geçen yıl 3 milyonu geçtiğinden, 824 bin olan çamaşır makinesi satışının 2,5 milyonu geçtiğinden, 282 bin olan bulaşık makinesi satışının 1 milyon 800 bini geçtiğinden, 91 bin olan otomobil satışının da 750 bini geçtiğinden bahsetmediğine dikkati çeken Erdoğan, “Hep cehalet, hep yalan.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi eleştirerek, “Bunların kek olduğunu biliyorduk ama 3,5 kuruşluk keke tamah edeceklerine ihtimal vermiyorduk. Arnavut ciğerinden, Tatar böreğinden bahsediyor, ben bunlardan hiçbir yerde bahsetmedim. Yalan söyleme. Maalesef, meğerse bunların vizyonu kek kadar kek…” dedi.

“Büyük İstanbul Mitingi”nde Erdoğan, kendilerinin içinde kitaplarıyla, internetiyle, orada ders çalışacak, araştırma yapacak gençlere katkı olsun diye yapacakları ikramlarla Millet Kıraathaneleri’nden bahsettiklerini, muhalefetinse “projenin kekine takılıp kaldığını” kaydetti.

Muharrem İnce’nin Elazığ mitinginde herkesin elinde kek olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bay Muharrem bak, sana bir şey söyleyeceğim, eğer dürüstsen çık Zeytinburnu’ndaki Millet Kıraathanesi’ne gel. Bak bu bizim Zeytinburnu Belediyemizin yaptığı -daha devlete başlamadık- sadece sana şimdi belediyemizin yaptığını söylüyorum. Bizim belediyemizin ulaştığı yerlere sizin kudretiniz ulaşamaz. Şu anda bizim belediyemiz, orada öğrencilere çorba veriyor. Bunu belediyemizi yapıyor. Kek, bunun yanında çayı, kahvesi, simidi… İnşallah bu bizim projemiz.” diye konuştu.

Erdoğan, Beyazıt’ta Kültür ve Turizm Bakanlığının eski Millet Kütüphanesi’ni restore ettiğini aktararak, İnce’ye “Gel yüreğin yetiyorsa, bir ibret al ya, git orayı bir gez. Bak bakalım nasıl bir şey olmuş.” diye seslendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların kek olduğunu biliyorduk ama 3,5 kuruşluk keke tamah edeceklerine ihtimal vermiyorduk. Arnavut ciğerinden bahsediyor, Tatar böreğinden bahsediyor. Ben bunlardan hiçbir yerde bahsetmedim, böyle bir şey konuşmadım. Yalan söyleme. Maalesef, meğerse bunların vizyonu kek kadar kek… Bunların sadece sözleri değil, hayatları da yalan.” ifadelerini kullandı.

Milletin hak ve özgürlüklerini CHP’nin lütfuyla değil, idam edilen başbakanlarının fedakarlığıyla, bedel ödeyerek kazandığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“10 yıl boyunca milletimizi tarihi nitelikli hizmetlerle buluşturan Menderes, hizmetlerinin karşılığını CHP’nin kışkırtmasıyla gerçekleşen darbe sonucu canıyla ödedi. Tanıyan herkesin ‘Tam bir beyefendi’ dediği merhum Menderes’i uyduruk davalarla, asılsız ithamlarla, iftiralarla bunların ağa babaları ne yaptı? Dar ağacına götürdü. CHP’liler aynı tavrı Özal’a da takındı. Görev süresinde rahmetli Özal hakkında atmadık iftira, söylemedik söz bırakmadılar. İktidar yolunu milletin gönlünde değil, cuntacıların icazetinde aradılar. Şimdi ne diyor? ‘Yok Edirne’den bilmem nereye kadar gönül köprüsü kuracağız.’ Ya geç kaldın geç. O gönül köprülerini biz bu ülkenin en doğusundan en batısına kadar kurduk. Öğrencilerimizi aldık doğudan batıya, batıdan doğuya taşıdık. Biz bunları yaptık Bay Muharrem.”

Erdoğan, ecdadın “Can çıkar ama huy çıkmaz” dediğini dile getirerek, “CHP’nin faşist, baskıcı karakteri yıllar geçse de asla değişmiyor. Her seferinde çuvallasalar da iftira ve yalan siyasetlerinden bir türlü vazgeçemiyorlar. Dün merhum Menderes’e iftira atıyorlardı, bugün bize atıyorlar. Dün hizmetlerinden dolayı merhum Özal’ı eleştiriyorlardı, bugün bizi eleştiriyorlar. Yaptırmamak için diğer siyasetçilere adeta kan kusturdukları eserler üzerinden güya bizim eserlerimizi de kötülemeye çalışıyorlar.” değerlendirmesini yaptı.

Muharrem İnce’nin son günlerde köprü geçiş fiyatlarını “diline doladığını” ifade eden Erdoğan, “Sen İstanbul’dan Yalova’ya gidip gelirken, niye Körfez’i dolaşmıyorsun da Osmangazi Köprüsü’nü tercih ediyorsun? Demek ki işine yarıyor, eğer bizim yaptığımız bu köprü olmazsa sen bizim aleyhimizde atıp, tuttuğun mitinglerine bile yetişemezsin. Eğer bizim yaptığımız havalimanları, bölünmüş yollar olmazsa, sürekli yalan söylediğin o il mitinglerini yapamazsın. Bir de kendince cinlik yapıyor. İmayı Boğaz’daki köprüye yapıyor. Fiyatı, üstelik de en büyük araç tarifesinden Osmangazi Köprüsü’nden veriyor. Bunlar hizmetten, yatırımdan, icraattan anlamaz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların milli bütçeden yapılan köprüler olmadığını, kaynakların çeşitlendirilmesiyle Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptıklarını, aynı şekilde Osmangazi Köprüsü’nün kamu-özel ortaklığıyla yapıldığını anımsattı.

Geçiş fiyatı belirleme hakkının, yetkisinin oradaki işleticiyle yapılan anlaşmaya göre yürüyen bir süreç olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kimse oradan geçmeye mecbur değil. Arzu eden geçer.” dedi.

“Bunların en büyük hizmetleri darbe şakşakçılığı yapıp başbakan astırmak. Dikkat ederseniz kendilerinin yaptığı bir tek hizmetten örnek veremiyor.” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Örnekleri Demirel’den veriyor, Özal’dan veriyor, hatta farkında olmadan AK Parti’den veriyor. Niye biliyor musunuz? Çünkü onların bu ülkede dikili ağacı yok. Yalan, yanlış bile olsa bizi üzerinden eleştirebilecekleri ortada tek bir tane eseri yok. En önemli icraatları 18 yıl boyunca bu milleti Ezan-ı Muhammediye’ye hasret bırakmak oldu. Yasaklar, baskılar Nazileri aratmayan uygulamalar dışında bu ülkede sayabilecekleri tek bir eserleri dahi yok. İşte dün iktidar yolunu cuntacılara yaranmakta buldular. Aday oldu, gittiği ilk yer neresi oldu? Edirne Kapalı Cezaevi. Kimi ziyaret etti? Terör örgütünün arkasında olduğu bir kişiyi gitti orada ziyaret etti. Ben şimdi milletime soruyorum, böyle bir terör örgütünün arkasında olduğu bir kişiyi ziyaret eden bu zata gerekli dersi 24 Haziran’da vermeye hazır mıyız? Ya bu kadar ucuz mu bu iş? Bu kadar şehit vermişiz, düşünebiliyor musunuz? 7 Haziran’da ‘herkes sokağa’ diyor, sokağa döktükten sonra da 53 Kürt kardeşimi orada öldürüyorlar. 15 yaşında Yasin Börü’yü kurban eti dağıtırken öldürüyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Bu talimatı veren kişiyi Bay Muharrem gidip Edirne Kapalı Cezaevinde ziyaret ediyor. Ankara’dan İstanbul’a sözde adalet yürüşüşü yapan bunlar değil mi? Bunlar. Ne adaletiydi? Hiç, sadece laf ola beri gele. Bunların adaletle falan da bir alakası yok. Şimdi bunların elinden gelse Türkiye’yi 1940’a dönüştürürler. Ellerinden gelse bölücü örgütün siyasi uzantısıyla el ele verip Türkiye’yi yasakların kol gezdiği Baas Rejimi’ne döndürürler. Ama milletimiz bunların karakterini iyi biliyor. Bu millet CHP zihniyetinin ne demek olduğunu gayet iyi biliyor. Yokluk, yoksulluk… Hatırlayın büyükbabalarımızın, benim babamın cüzdanında, karnesinde o yokluk döneminin damgaları vardı. Yağ kuyrukları, orada hepsinin mühürleri var. Ama şimdi böyle bir şey var mı? Çıkıyor fakirlikten bahsediyor. Hamdolsun nereden nereye geldik. Bu çakma takiyecilere bekledikleri cevabı inşallah bir hafta sonra veriyor muyuz? Onun için tekrar ‘Vakit dirlik vakti’ diyor muyuz? ‘Vakit İstanbul vakti’ diyor muyuz? ‘Vakit Türkiye vakti’ diyor muyuz? Öyleyse hep beraber Rabia’mıza yönelelim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. İnşallah haftaya pazar Rabbim bizlere zaferi lütfeylesin.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yıldırım’a Devlet Şeref Madalyası tevdi etti 0 55671

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yıldırım’a Devlet Şeref Madalyası Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir. Binali Bey ile 40 yıllık dostluğumuz pek çok imtihanı başarıyla atlatmıştır. Üstesinden geldiğimiz her badireyle, paylaştığımız her acı ve sevinçle dostluğumuz daha da perçinlenmiş, çelikleşmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükûmetin Başbakanı Binali Yıldırım’a, hizmet süresince gösterdiği üstün başarı dolayısıyla Devlet Şeref Madalyası tevdi etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen tevcih töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Şeref Madalyası’nın devletin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için üstün başarı gösterenlere verildiğini belirterek, “Kadim yol ve mesai arkadaşım Binali Bey’e ülkemize yaptığı hizmetler sebebiyle bir kez de sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Kendisini bugüne kadar gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar dolayısıyla şahsım, milletim ve devletimiz adına bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.

“BİNALİ BEY, TÜRKİYE’NİN KALKINMASI ÇABALARIYLA HERKESİN GÖNLÜNDE MÜSTESNA BİR YERE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Ehli hünerin kadrini, kıymetini bilmek de hünerdir” sözüne atıfta bulunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım’ın, 2002’den beri AK Parti hükûmetlerinde aldığı görevlerle Türkiye’nin kalkınması ve milletin refahı için ortaya koyduğu çabalarla herkesin gönlünde müstesna bir yer edindiğini ifade etti. “Elbette milletimizin hafızası ve tarih yapılan hizmetlerle sarf edilen çabaların en büyük hakemidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin takdim ettikleri madalyanın devletimiz ve halkımız adına gösterilen fedakârlıklar karşısında vefa borcunun bir nişanesi olduğunun altını çizdi.

Son 16 yılda ülkeye Milletvekili, Ulaştırma Bakanı, Başbakan olarak hizmet eden Binali Yıldırım’ın, bundan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak çalışmalarına devam edeceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Bey’in gerek Bakanlığı, gerekse Başbakanlığı döneminde sergilediği uzlaşmacı, kuşatıcı ve samimi yaklaşımını Meclis Başkanlığı sürecinde de devam ettireceğine inanıyorum. Kendisine üstlendiği bu önemli görevde bir kez daha Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum” dedi.

“DOSTLUK, YOLUN SIKINTILARINA KARŞI BERABER GÖĞÜS GERMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında “Önce yoldaş, sonra yol” atasözünü hatırlatarak, hayatın her alanında yol arkadaşlığı ve gönül dostluğunun önemine vurgu yaptı. “Ancak, bu sözün asıl hikmetini ve manasını bulduğu yer siyasettir, devlet idaresidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Siyasette aynı ideallere inandığınız, aynı değerleri paylaştığınız, gönül ve fikir birliği içinde hareket ettiğiniz yol arkadaşlarımızın değeri her şeyin üstündedir. Türlü imkânlarla, zorluk ve badirelerle dolu siyaset yolculuğu, ancak sizi anlayan, sizinle aynı hedeflere kilitlenen yol arkadaşlarınızla yürünebilir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, hayatta en büyük zenginlik dost biriktirmektir. Allah’a hamdolsun, 40 seneyi aşan zorlu siyaset yolculuğumuzda Rabbim bizlere Binali Bey gibi güzel dostlar, sağlam dostluklar nasip etti. 1970’lerin sonunda Kasımpaşa’da Millî Selamet Partisinin gençlik kollarında başlayan dava arkadaşlığımız bugünlere kadar ulaştı. Dostluk, en çok da keder ve kader ortaklığıdır. Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir. Binali Bey ile 40 yıllık dostluğumuz pek çok imtihanı başarıyla atlatmıştır. Üstesinden geldiğimiz her badireyle, paylaştığımız her acı ve sevinçle dostluğumuz daha da perçinlenmiş, çelikleşmiştir.”

“BİNALİ BEY İTİBARINI MAKAMINDAN DEĞİL, MİLLETE YAPMIŞ OLDUĞU HİZMETLERDEN ALAN BİR ARKADAŞIMIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın en meşakkatli zamanlarda uzun yollardan gelerek, dertlerine, sıkıntılarına, mutluluklarına ortak olduğunu, onun için de Ulaştırma Bakanı olduğunu dile getirerek “Kendisi 40 yıllık yoldaşlığımızda bizleri hiçbir zaman yolda bırakmadığı gibi, bazıları gibi yolunu da şaşırmadı. Üstlendiği her vazifeyi, deruhte edilen her görevi ehliyet, liyakat ve prensiplerine sadakatle en güzel şekilde yerine getirdi. Gücünü ve itibarını makamından alanlardan değil, icraatlarından, millete yapmış olduğu hizmetlerden alan bir arkadaşımız oldu” ifadelerini kullandı.

Özellikle son 16 yılda ulaştırma, haberleşme ve denizcilik alanında gerçekleştirilen hamlelerin gerisinde Binali Yıldırım’ın mutlaka bir imzası, izi, emeği olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Marmaray’dan duble yollara, tünellerden hızlı tren hatlarına, havalimanlarından iletişim altyapısının güçlendirilmesine kadar bu alanda pek çok tarihî atılımı birlikte hayata geçirdik. Şahsımın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı, Binali Bey’in de Bakanlığı ve Başbakanlığı döneminde ele ele vererek 6100 kilometre olan ülkemizin bölünmüş yol uzunluğunu 26 bin kilometreye çıkardık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu 2657 kilometreye taşıdık. Göreve geldiğimizde tüm ülke genelinde sadece 83 tünel varken, bugün memleketimizin dört bir ucuna yayılmış 341 tünel bulunuyor. Bu tünellerin uzunluğunu da 50 kilometreden 433 kilometreye yükselttik. Bunun yanında, asrın projesi Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Nissibi Köprüsü, Ovit Tüneli, Karadeniz Sahil Yolu, Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu Hattı gibi onlarca mega projeyi başarıyla hayata geçirdik.”

“15 TEMMUZ İHANETİNİN AKİM BIRAKILMASINDA BAŞBAKAN YILDIRIM’IN ÇOK ÖNEMLİ BİR PAYI VARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm bunların Binali Yıldırım’ın çok büyük emeğinin, katkısının ve desteğinin olduğu eserler olduğunu, ancak onun asıl 15 Temmuz gecesindeki demokrasiye, milletin iradesine, ülkemizin bağımsızlığına sahip çıkan cesaretiyle milletin gönlündeki yerini pekiştirdiğini ifade ederek, “Uçak seslerinin gecenin karanlığını deldiği, köprülerin darbeciler tarafından tutulmaya başlandığı, halkımızın daha ne olduğunu anlamaya çalıştığı bir anda, Binali Bey televizyonlardan yaptığı açıklamayla gerçekten tarihî bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz ihanetinin akim bırakılmasında o gece Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlarımız ve milletvekillerimiz, birçok yargı mensuplarımız sivil iradenin milletimizle omuz omuza darbeciler karşısında yekvücut olarak verdiği mücadelenin çok önemli bir payı var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın, FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen mücadelenin de en büyük destekçilerinden olduğuna dikkat çekerek, “Bu dönemde Türkiye terör örgütlerine yönelik tarihinin en başarılı operasyonlarını gerçekleştirmiştir. Hükûmetimizin dirayetli adımları karşısında FETÖ bitme noktasına, PKK ve uzantıları ise nefes alamaz duruma gelmiştir. Yeni dönemde terörle mücadelemiz çok daha kararlı, çok daha kapsamlı bir şekilde devam edecektir” diye konuştu.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE BİNALİ BEY’İN TBMM BAŞKANLIĞI GÖREVİNİ LAYIKIYLA YAPACAĞINA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım ile Başbakanlığı döneminde yakaladıkları uyumu Meclis Başkanlığı döneminde de devam ettireceklerine inandığını ifade ederek şunları kaydetti: “Meclisimizin bu süreçte ülkemizin terör örgütleriyle ve güvenlik tehditleriyle mücadelesine çok güçlü destek vermesini bekliyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da yasama ve yürütme olarak bu konuda aynı kararlılığı göstereceğimizi ümit ediyorum. Çünkü terörle mücadelede son dönemde yakaladığımız başarının sırrı iş birliğidir, dayanışmadır, tüm farklılıkları bir kenara bırakarak ülke menfaatleri etrafında buluşabilmemizdir, bu buluşma bize bu neticeyi getirmiştir. Önceki dönemlere göre daha çok siyasi partinin temsil edildiği mevcut sandalye dağılımı yürütme ile koordineli bir Meclis çalışmasını çok daha elzem hâle getirmiştir. Binali Bey’in tecrübesi ve uzlaştırıcı karakteriyle ülkemizin yeni bir yönetim sistemine geçtiği bu dönemde görevini layıkıyla yapacağına inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, Binali Yıldırım’a Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne taşıyan sürece verdiği katkılar için de teşekkür ederek, “Binali Bey, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yle beraber bu hassas süreci fitnecilere aldırmadan takdire şayan bir şekilde yönettiler. Bu gayretleriyle sadece Türkiye’yi sürekli kriz, kaos ve istikrarsızlık üreten bir sistemden kurtarmakla kalmadılar, aynı zamanda ilk defa iki farklı partinin bir araya gelerek sandık yoluyla büyük bir dönüşüme imza atabileceklerini göstererek Türk demokrasisinin gücüne güç, itibarına itibar kattılar” dedi.

“SİYASİ HAYATIMIZ BOYUNCA MİLLETE EFENDİLİK DEĞİL, HİZMETKÂRLIK YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan siyaseti uzun soluklu bir hizmet anlayışı olarak benimsediklerini belirterek, “Biz emanetçisi olduğumuz makamlara önce Allah’ın takdiri, sonra milletimizin teveccühüyle geliyoruz. Üstlendiğimiz tüm görevleri de geride hoş bir seda bırakmanın vasıtası olarak görüyoruz.” dedi. 40 yılı aşan siyasi hayatları boyunca millete efendilik değil, daima hizmetkârlık yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Milletin emanetini namusumuz bilip, canımız pahasına ona sahip çıktık. Bugüne kadar hamdolsun haktan güçten alarak halka hizmet etmenin şerifine nail olduk. Vatandaşlarımız arasında ayrım yapmadan bize oy versin-vermesin hiç kimseyi ötekileştirmeden 81 milyonu kucakladık. Şu ilden-şu ilçeden bize oy çıktı-çıkmadı, buna bakmaksızın bütün altyapılarına varıncaya kadar illerde, ilçelerde bu hizmetleri yürüttük. Aklını hırslarının emrine veren muhterislerin eleştirilerine, sabotajlarına aldırmadan gecemizi gündüzümüze katarak ülkemizi kalkındırmanın mücadelesini verdik. Aşkla, tutkuyla, sarsılmaz bir sevdayla bağlı olduğumuz bu güzel ülkeyi hedefleriyle buluşturana kadar yolumuza devam edeceğiz. Ferdi olmaktan her zaman gurur duyduğumuz Türk milletini muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne taşıyana kadar asla durmayacağız. Bu zorlu yolculukta en büyük güç kaynağının aziz milletimizin desteği ve duasıyla birlikte dostlarımızın varlığıdır. ”

65. Hükûmetin Başbakanı ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Hanım’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Bey’in devlet ve siyaset hayatında sergilediği bu başarılarda Semiha Hanımın da çok büyük emekleri olduğunu biliyorum. Semiha Hanıma da şahsım, eşim, milletim adına bu fedakârlıkları, çabaları için özellikle teşekkür ediyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Binali Bey’e deruhte ettiği görevlerde Rabbim yar ve yardımcısı olsun diyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Madalya tevcihinden sonra söz alan TBMM Başkanı Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Başbakanlık mührünü sundu ve yaptığı kısa konuşmada, “Allah daima elinizden tutsun ve bu millete hizmet yolunda sizi, dava ve yol arkadaşlarınızı, mücadelenize omuz veren herkesi yediden yetmişe aziz milletimizi, güzel ülkemizi adalet ve hukuk ekseninde güçlenen devletimizi payidar kılsın” temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katıldı 0 66561

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde Brüksel’de gerçekleştirilen, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel’de ilk olarak NATO’nun yeni karargâhında Türkiye’nin NATO Nezdindeki Daimi Temsilciliği’nin resmî açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış kurdelesini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile birlikte kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, daha sonra devlet ve hükûmet başkanları onuruna verilen resepsiyona iştirak etti.

Resepsiyonun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmî karşılama törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve zirveye katılan diğer liderler NATO Karargâhı’nda Genel Sekreter Stoltenberg tarafından resmî törenle karşılandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ABD BAŞKANI TRUMP İLE SOHBET ETTİ

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu NATO’ya üye ülkelerin liderleriyle tek tek tokalaştı. Karşılama töreni esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir süre sohbet etti.

Daha sonra NATO Genel Sekreteri Stoltenberg eşliğinde 29 ülkenin lideri, NATO’nun tarihi ve faaliyetlerinin anlatıldığı sergiyi gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergi alanında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’la da bir süre sohbet etti.

Sergi sonrası liderler, üye ülkelere ait helikopter gösteri uçuşunun yapılacağı alana geçerken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile tekrar sohbet etti. Gösteri uçuşu öncesinde 29 üye ülkenin liderleri aile fotoğrafı da çektirdi.

ATAK HELİKOPTERLERİNDEN GÖSTERİ UÇUŞU

Fotoğraf çekiminin ardından 29 üye ülkenin lideri kendileri için ayrılan bölüme geçerek, Açık Hava Töreni’ni izledi. NATO’ya üye ülkelerin bayrak ve askerlerinin bulunduğu alanda, 13 müttefikten 25 askerî helikopter gösteri uçuşu yaptı. Türkiye’den iki “T129” Atak Helikopteri de ilk kez uluslararası bir zirvede uçuş gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra NATO Zirvesi kapsamında “Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı”na katıldı. Toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına kapalı olarak gerçekleştirilen birinci oturumunda kısa bir konuşma da yaptı.