“Maliye politikalarımızdaki duruşumuzu aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” 0 386

Başbakan Binali Yıldırım, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi 25. Olağan Genel Kurulu ve 2017 İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’nde konuştu.

Yıldırım, Türkiye’de yönetim sisteminin değiştiğini anımsattı.

16 Nisan’da millettin bir karar verdiğini ve 24 Haziran’da da bu kararın arkasında olduğunu gösterdiğini vurgulayan Yıldırım, “94 yıllık parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişi gerçekleştirdi ve yeni sistemin kurucu cumhurbaşkanı olarak da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı seçti.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2023’e giden yolda yeni bir döneme başladığına işaret eden Yıldırım, yeni dönemin hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

Yıldırım, Türkiye’nin 15 yıldır “güven” ve “istikrar” sayesinde kazandığını ifade ederek, millete de güven tazelediği için teşekkür etti.

Yeni sistemde başbakanlık olmadığını hatırlatan Yıldırım, “Bizim koltuk elde kaldı.” şeklinde espri yaptı.

“Biz dükkanı kapattık”

Yıldırım, Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirmek için her türlü altyapısı, insan kaynağı ve mukayeseli üstünlüğü olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Petrolümüz, doğalgazımız yok şimdilik ama mukayeseli üstünlük insandır, genç beyinlerdir. Türkiye’nin geleceği gençleridir. Gençlerimizi en iyi şekilde yetiştirmek, onları donanımlı hale getirmek, dünyayı okuyan, dünyadaki gelişmeleri ıskalamayan gençlik lazım. Bunun için altyapı gerekiyordu. Altyapıya çok yatırım yaptık. Eğitimde kayda değer yatırım yaptık. Bütçeyi 11 milyar liradan 134 milyar liraya çıkardık. Önce okul olacak yol olacak, geniş bant internet olacak, okullarda akıllı tahta olacak sınıflar olacak, 50 kişilik sınıflardan 20 kişilik sınıflara indireceksiniz, öğretmeniniz olacak. Ondan sonra da kaliteye yöneleceksiniz. Şimdi zaman, kalite zamanı; içeriği ve kaliteyi dünya gelişmelerine uygun şekilde yapma zamanıdır.”

Bugün sınava giren öğrencilere başarılar dileyen Yıldırım, “Gençlerimiz bizim geleceğimiz, geleceğimize çok büyük yatırım yapmamız lazım. Taşa, toprağa, binaya, fabrikaya yapılan yatırımın ömrü bellidir, 50 senedir, 100 senedir ama insana yapılan yatırım ülkenin kaderidir, nesilden nesle devam edecek yatırımdır. Bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmamamız ve bu yatırıma hız vererek devam etmemiz lazım.” diye konuştu.

Yıldırım, TİM’de görev devir teslim olacağını hatırlatarak, adaylara “Gayet güzel demokratik bir yarış oluyor, aynen bizim yaptığımız gibi. Geçen hafta da biz bu heyecanı yaşadık. Biz rahatladık, yarın siz de rahatlarsınız. Kazansanız 3 saat sürüyor sevinci, kaybetseniz 1 günde atıyorsunuz. Onun için kazananın stresi daha çok. 3 saat keyfini yaşarsınız ondan sonra ‘Ne yapacağız?’ diye düşünürsünüz. Kaybeden 1 gün üzülür, ondan sonra ‘Allah, dünya varmış.’ der. Hiç endişe etmeye gerek yok, biriniz kazanacaksınız. Ama kazanamayan benim koltuğu gelip alabilir. Bir fark var; siz sadece dükkanı devrediyorsunuz, biz dükkanı kapattık.” dedi.

“Dünyanın merkezinde olmak dünyaya ne kadar açılabildiğinize bağlı”

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin potansiyelini yansıtmadığını belirterek, “Geldiğimiz noktayı küçümsemek istemiyorum ama Türkiye’nin doğal kaynakları, insan kaynakları, elindeki imkanlar, jeopolitik konumu dikkate alındığında, olmamız gereken yer bu değil.” dedi.

AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’nin dünyadaki havacılıktan aldığı pay binde 45 iken, yüzde 2’ye çıktığını kaydeden Yıldırım, şunları söyledi:

“Nasıl yaptık? Serbestleşmeyle… Rahatlattık, ‘Herkes yapsın’ dedik. Bu sefer tekel olan havayolu şirketinin de yolcusu arttı, yeni girenlerin de arttı. Türkiye, dünyada havacılıkta bir marka oldu. Biz durup dururken aklımıza esti ‘En büyük havalimanını yapalım.’ demedik. Ülkemizin bulunduğu konum ve havacılıkta katettiğimiz mesafe bize bu kararı verdirdi. Doğru bir karar olduğu da şimdi anlaşılıyor. Çünkü 70’li yıllarda havacılığın merkezi Amerika kıtasıydı, 80’li yıllarda Avrupa’nın batısına geldi, 90’lı yıllarda merkezi Avrupa’ya geldi, 2000’li yıllarda artık doğu Avrupa ve Asya’ya doğru hareket etti. Bu geçişlerde en önemli stratejik konum Türkiye’nin konumudur. Biz bunu gördük ve bu havalimanını yapmaya karar verdik. İnşallah 29 Ekim’de de birinci fazın açılışını yapacağız. Birinci faz bile dünyadaki büyükler arasında yerini alıyor. Tamamen bittiğinde 200 milyona çıkmış olacak. Büyük bir eser, büyük bir yatırım. Türkiye neden önemli bir ülke? Çok basit, Türkiye’nin etrafında 3,5 saat uçuşla 50’den fazla ülkeye gidiyorsunuz. Bu 50’den fazla ülkede 1 yıllık dönen gelir, 30 trilyon dolar. 30 trilyon dolarlık bir pazara el uzatma mesafesinde bulunan bir ülkeden bahsediyoruz. Avustralya da ‘Ben dünyanın merkeziyim.’ diyor. İstediği kadar desin, ülke içinde 8 saatte bir noktadan bir noktaya zor gidiyorsunuz. Dünyanın merkezinde olmak dünyaya ne kadar açılabildiğinize bağlı.”

Yıldırım, stratejik konumun Türkiye’ye önemli sorumluluklar yüklerken, mukayeseli üstünlük de sağladığına işaret ederek, katılımcılara şöyle seslendi:

“Enerji, ulaşım koridorlarının, kültürlerin geçiş noktasındayız. Birçok stratejik özelliğimiz var. Bu stratejik özelliklerimizi ülkemizin katma değerine dönüştürmek için de ihtiyacımız olan istikrar ve güvendir. İstikrar ve güveni de vatandaş verdi. Bundan sonra görev bize, sizlere düşüyor. Devlet, özel sektör ayrı diye bir şey yok. Biz, bir bütünüz, birlikte Türkiyeyiz. Biz 1 birim yatırım yapıyoruz, siz 9 birim yatırım yapıyorsunuz. Özel sektör yatırımı, devlet yatırımının 9 katına çıkmış. 2003’te bu 4 katıydı. Şu anda kalkınmanın kaldıracı özel sektördür. Biz bunun bilincindeyiz. Bizim yapmamız gereken, sizin önünüzdeki taşları kaldırmak, yolunuzu açmaktır. Bundan sonra bizim yapacağımız iş güvenliktir, adalettir. Onun dışındaki her işi artık Türkiye’de yapacak birikim, altyapı, imkan var. Ve denetlemek, ülkenin refahının adil paylaşımını sağlamak. İhracatımız artıyor ama daha çok artması lazım, tekrar ediyorum yeterli değil. İthalatımız da artıyor, daha çok artıyor ama bu seneden itibaren yavaş yavaş denge kurulmaya çalışılacak. İhracatımızı artırdığımız zaman cari açığımız azalacak, dolayısıyla ekonomimizdeki iyileşme çok daha belirgin hale gelecek.”

Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin borçlanarak büyüyen bir ülke olduğunu, bunun sır ve yanlış bir şey olmadığını söyledi.

Türkiye’nin borçlanmaya devam edeceğini aktaran Yıldırım, ülkenin açığı olduğunu ve bu açığı başka türlü kapatamayacağını anlattı.

Teknoloji yoğun işlere, yani akıl terinin olduğu işlere daha çok teşvik ve destek vereceklerine dikkati çeken Yıldırım, “Fark oluşturan alanlarda ihracatımızı geliştirirsek, ihracatımızın kilo değerini bir buçuk dolarlardan 4 dolarlar ve üzerine çıkarırsak, aradaki farkı çok daha kolay kapatabiliriz. Onun için akıl terine daha çok yatırım yapacağız. Diğer yandan da istihdama yönelik bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracak, o bölgelerde de bildiğimiz, alışılmış teşviklerimiz devam edecek. Onları da yapacağız.” diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Avrupa Altyapı ve Yatırım Bankası’nın geçen günlerde yayınladığı raporu hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Raporda şunu diyor; Türkiye’nin son 15 yılda altyapıya yaptığı yatırımı dünyaya bir örnek olay olarak anlatıyor. Diyor ki ‘Dünya Türkiye’nin son 15 yılda yaptığı altyapı yatırımlarını örnek almalıdır.’ Devam ediyor, diyor ki ‘Bu yatırımlar ne sağladı?’ Bir, yapılan bölünmüş yollar sayesinde iller arasında mesafe ortalama bir buçuk saat kısaldı. 5 saat kısalan da var, o ayrı. Ortalamayı söylüyorum. İki, ‘Göç azaldı’ diyor. Üç, iller arasındaki yerel ticaret yüzde 40 arttı. Ülkenin genel ihracat artışına bu altyapının katkısı yüzde bir. İşsizliğin azalmasına katkısı yüzde bir. Trafik kazalarındaki azalma, araç sayısı 2 buçuk kat artmasına rağmen, ölümlü kazalardaki azalma yüzde 62. Havaya salınan emisyon, karbondioksitteki azalma 3 buçuk milyon ton. Bölünmüş yollardan yapılan yatırımın yıllık yakıttan ve zamandan tasarrufu 22 milyar lira.

Bölünmüş yollara biz 110 milyara lira bir para harcadık. Yani bir yol yapıyorsunuz 5 seneden az bir sürede amorti ediyor. Böyle bir yatırım var mı? Siz ticaretin içindesiniz. Niye? Bu şunu gösterir, Türkiye’de bu iş geç kalmış. Biz altyapı kalkınma açığını kapattık. Yani bunlar olmasa biz ihracat arttırmayı konuşamazdık. Bugün her ilimiz ihracat yapar hale geldi. İhracatı öğrenmeyen il kalmadı. Ne kadardı biz başladığımızda? 12-13 ilimiz vardı ihracat yapan. Iğdır da ihracat yapıyor, Hakkari de ihracat yapıyor ama yetmez. Daha çok ihracatımızın artış hızını yükseltmemiz lazım. Buna ihtiyacımız var. Bunun için kafa yoracağız. Yeni dönemde inşallah bunlar da ele alınacak. İhracatçı sayımız 70 bini aştı. Yeterli görmüyoruz, bunu 120 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Çıkarabiliriz.”

Türkiye’de artık seçimin bittiğini ve geçim döneminin başladığını ifade eden Yıldırım, işlerin normale döndüğünü ve bundan sonra işlere daha çok yoğunlaşacaklarını söyledi.

“Maliye politikalarımızdaki duruşumuzu aynı kararlılıkla sürdüreceğiz”

Başbakan Yıldırım, Ankara’da da işlerin iyi gittiğini belirterek, “Zannediyorum önümüzdeki hafta sonu yeni hükümet de açıklanmış olur. Ayın 8’inde, 9’unda. Türkiye’yi 2023’e taşıyacak yeni Cumhuriyet Hükümeti açıklanmış olacak. Meclis çalışmaya başlayacak. Böylece işler aralıksız devam edecek.” diye konuştu.

Milletin basireti ve ferasetiyle Türkiye’nin geleceğini dizayn ettiğine ve yol haritasını belirlediğine işaret eden Yıldırım, milletin güven ve istikrardan yana tercihini kullandığını vurgulayarak, bu sayede de ülkenin gelecek hedeflerine çok daha kararlı bir şekilde gideceğinin altını çizdi.

Türkiye’nin önünde belirli işler olduğunu aktaran Yıldırım, “TİM Başkanı konuşmasında yapılanları söyledi, yapılması gerekenlerden bahsetti. Tabii ki yapısal reformlara devam edeceğiz. Ülkemizin cari açığını, çifte açığını kontrol altına alacak tedbirleri ihmal etmeyeceğiz. Maliye politikalarımızdaki duruşumuzu aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Para politikalarındaki çalışmalarımızı her kurum kendi kapasitesinde yürütmeye devam edecek.” değerlendirmesini yaptı.

“Türkiye’deki sistem değişikliği durup dururken olmadı”

Türkiye’ye ilişkin “algı” ile “olgu” arasında bir farkın olduğunu, Türkiye’nin imkanlarının ve fırsatlarının mevcut algının çok üzerinde olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Seçim kararı açıklandıktan sonra değerlendirme kuruluşları alelacele gündem yapıyorlar, Türkiye hakkında kararlar alıyorlar. Bunlar seçime öyle veya böyle müdahaleye yönelik hareketlerdi ama millet bunları iplemedi, ipini çekti. Bunların işi de bitti. Türkiye’nin siyasetini kimse dışarıdan dizayn edemez, Türkiye’nin siyasetine karar verecek, milli iradedir. Milli iradenin sahibi de millettir.” diye konuştu.

Türkiye’deki sistem değişikliğinin durup dururken olmadığını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

“15 Temmuz’u hatırlayın. Ondan önceki olayları hatırlayın. Keyfimizden mi yaptık? Ne güzel tıngır mıngır gidiyoruz, her şey yolunda, Başbakanlık da var, bakanlıklar da var ama memleketin geleceği, sürekli birden birisi bir yerden kafayı gösteriyor, ‘Ben de buradayım’. Kardeşim sana kim görev verdi? Sana millet bir yetki mi verdi? Yok ama maalesef bu vesayetlerden neler kaybetti Türkiye? Söyleyeyim; AK Parti döneminde Türkiye’nin ortalama büyümesi 5,7. 15 yıl arka arkaya. 1924’ten 2003’e kadar 4,7. Ne var diyeceksiniz? ‘AK Parti yüzde 1 büyüme fazla yapmış. Bununla mı övünüyor?’ diyebilir bazıları. Evet, onunla övünüyoruz. 1924’ten 2003’e kadar Türkiye 4,7 büyümeseydi, 5,7 büyüseydi bugün biz dünya ekonomisinde 7. sıradaydık. Fransa’dan sonra 7’nciydik. Niye? Darbeler, müdahaleler, demokrasinin kesintiye uğraması milli gelirde 2,6 kat daha az büyümemize sebep oldu. Bütün bunları dikkate alarak bu değişikliği yaptık.

İnşallah bundan sonra zaman ekonomisi daha iyi işleyecek, zamanı daha etkin kullanacağız. Aynı zamanda daha çok gencimizi hayata daha iyi hazırlayacağız. Gençlerimizin aldatılıp, yüzünü dağa çevirmesinden kurtardık, şimdi artık gençler geleceğin planlarını yapıyor. Onların tekrar dağa yönelmesini önleyeceğiz. Bunun için de istikrar, güven -tekrar ediyorum- olmazsa olmazımız.”

Terörün Türkiye’nin gündeminden çıktığını kaydeden Yıldırım, “Terörün Türkiye’nin gündeminden çıkması yetmiyor. Aynı zamanda etrafımızdaki terör sponsorlarının da ortadan kalkması lazım. Sınırlarımız ötesindeki alanların da güvenli hale getirilmesi lazım. Onun için de başladık. Batı’dan Doğu’ya doğru gidiyoruz. Doğu’dan da başladık.” diye konuştu.

Terörle mücadele konusundaki çalışmaları hakkında bilgi veren Yıldırım, şunları söyledi:

“Ülkemize içeriden ve dışarıdan herhangi bir tehdit vaki olduğunda bunun için gerekeni yapmak konusunda hiç kimseden icazet alma durumunda değiliz. Bu, ülkenin beka meselesidir. Bu, ülkenin güvenlik meselesidir ve istikbal meselesidir. Bunun gereğini yaparız çünkü bu olmadığı zaman hiçbir şey konuşamayız. Can ve mal güvenliği teminat altına alınmayan bir ülkede ne ihracat anlam ifade eder ne ticaret anlam ifade eder ne de bu rakamların bir önemi olur. Bunların bilincindeyiz, buna göre Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inşallah bundan sonra da Türkiye’yi 2023 hedeflerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyetler seviyesi ve ötesine taşımak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Sizlerin bugüne kadar yaptığınız çalışmaları biliyoruz. Tebrik ediyoruz, teşekkür ediyoruz. Bilhassa Sayın Mehmet Büyükekşi’ye görevlerinden dolayı, bu hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum, yeni göreve gelecek arkadaşları tebrik ediyorum. Genel Kurulumuzun hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”

Kendisinin de Başbakanlık görevini tamamlamak üzere olduğunu hatırlatan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

“Belki de görevi tamamlamamdan önce umuma açık son konuşmam bu oluyor. Bugüne kadar yaptıklarımız, yapamadıklarımızla millet değerlendirecek. Biz kendimize paye çıkarmak konumunda değiliz. Eksiğiyle, gediğiyle ülkemiz için, milletimiz için gayret ettik, çalıştık, çabaladık ve bugün 24 Mayıs 2016’da göreve geldiğimde önümüze koyduğumuz hedeflerin hepsini gerçekleştirmiş olmanın gönül rahatlığıyla milletimin karşısındayım. 65. Hükümetin Başbakanı olunca birkaç hedef koyduk. ‘Terörü Türkiye’nin gündeminde alt sıralara indireceğiz.’ dedik. ‘Ekonomik büyümede gerekli yapısal tedbirleri alacağız.’ dedik ve Fırat Kalkanı, Afrin Harekatı, bunları planladığımız harekatlardı, başarıyla gerçekleştirdik.

Hepsinden ötesi hesabımızda olmayan bir 15 Temmuz vardı. Bizim gündemimizde yoktu. O dışarıdan geldi piyasaya. Onun da üstesinden geldik elhamdülillah. Cumhurbaşkanımızla, milletimizle, sizlerle beraber ülkeyi, demokrasiyi büyük bir badireden kurtardık ama ondan sonra hedefimizde olan yönetim sistem değişikliğiydi. Bunu da başardık. Ülkenin belki en zor şartlarında başardığımız en önemli işlerden bir tanesidir. Şimdi onun uygulamasını da gerçekleştirdik. Dolayısıyla bize yapacak iş kalmadı. Teşekkür ediyoruz milletimize güveninden, desteğinden dolayı. Bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonra ülkemizin, milletimizin gelecek hedefleri için sorumluluğumuz bitmedi. Sorumluluğumuz devam ediyor. Görevimiz bitti ama ‘Hangi konumda, hangi şartlarda olursa olsun Cumhurbaşkanımızla beraber milletimize hizmet etmeye, arkadaşlarımızla devam edeceğiz’ diyorum.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yıldırım’a Devlet Şeref Madalyası tevdi etti 0 55671

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yıldırım’a Devlet Şeref Madalyası Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir. Binali Bey ile 40 yıllık dostluğumuz pek çok imtihanı başarıyla atlatmıştır. Üstesinden geldiğimiz her badireyle, paylaştığımız her acı ve sevinçle dostluğumuz daha da perçinlenmiş, çelikleşmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükûmetin Başbakanı Binali Yıldırım’a, hizmet süresince gösterdiği üstün başarı dolayısıyla Devlet Şeref Madalyası tevdi etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen tevcih töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Şeref Madalyası’nın devletin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için üstün başarı gösterenlere verildiğini belirterek, “Kadim yol ve mesai arkadaşım Binali Bey’e ülkemize yaptığı hizmetler sebebiyle bir kez de sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Kendisini bugüne kadar gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar dolayısıyla şahsım, milletim ve devletimiz adına bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.

“BİNALİ BEY, TÜRKİYE’NİN KALKINMASI ÇABALARIYLA HERKESİN GÖNLÜNDE MÜSTESNA BİR YERE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Ehli hünerin kadrini, kıymetini bilmek de hünerdir” sözüne atıfta bulunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım’ın, 2002’den beri AK Parti hükûmetlerinde aldığı görevlerle Türkiye’nin kalkınması ve milletin refahı için ortaya koyduğu çabalarla herkesin gönlünde müstesna bir yer edindiğini ifade etti. “Elbette milletimizin hafızası ve tarih yapılan hizmetlerle sarf edilen çabaların en büyük hakemidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin takdim ettikleri madalyanın devletimiz ve halkımız adına gösterilen fedakârlıklar karşısında vefa borcunun bir nişanesi olduğunun altını çizdi.

Son 16 yılda ülkeye Milletvekili, Ulaştırma Bakanı, Başbakan olarak hizmet eden Binali Yıldırım’ın, bundan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak çalışmalarına devam edeceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Bey’in gerek Bakanlığı, gerekse Başbakanlığı döneminde sergilediği uzlaşmacı, kuşatıcı ve samimi yaklaşımını Meclis Başkanlığı sürecinde de devam ettireceğine inanıyorum. Kendisine üstlendiği bu önemli görevde bir kez daha Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum” dedi.

“DOSTLUK, YOLUN SIKINTILARINA KARŞI BERABER GÖĞÜS GERMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında “Önce yoldaş, sonra yol” atasözünü hatırlatarak, hayatın her alanında yol arkadaşlığı ve gönül dostluğunun önemine vurgu yaptı. “Ancak, bu sözün asıl hikmetini ve manasını bulduğu yer siyasettir, devlet idaresidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Siyasette aynı ideallere inandığınız, aynı değerleri paylaştığınız, gönül ve fikir birliği içinde hareket ettiğiniz yol arkadaşlarımızın değeri her şeyin üstündedir. Türlü imkânlarla, zorluk ve badirelerle dolu siyaset yolculuğu, ancak sizi anlayan, sizinle aynı hedeflere kilitlenen yol arkadaşlarınızla yürünebilir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, hayatta en büyük zenginlik dost biriktirmektir. Allah’a hamdolsun, 40 seneyi aşan zorlu siyaset yolculuğumuzda Rabbim bizlere Binali Bey gibi güzel dostlar, sağlam dostluklar nasip etti. 1970’lerin sonunda Kasımpaşa’da Millî Selamet Partisinin gençlik kollarında başlayan dava arkadaşlığımız bugünlere kadar ulaştı. Dostluk, en çok da keder ve kader ortaklığıdır. Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir. Binali Bey ile 40 yıllık dostluğumuz pek çok imtihanı başarıyla atlatmıştır. Üstesinden geldiğimiz her badireyle, paylaştığımız her acı ve sevinçle dostluğumuz daha da perçinlenmiş, çelikleşmiştir.”

“BİNALİ BEY İTİBARINI MAKAMINDAN DEĞİL, MİLLETE YAPMIŞ OLDUĞU HİZMETLERDEN ALAN BİR ARKADAŞIMIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın en meşakkatli zamanlarda uzun yollardan gelerek, dertlerine, sıkıntılarına, mutluluklarına ortak olduğunu, onun için de Ulaştırma Bakanı olduğunu dile getirerek “Kendisi 40 yıllık yoldaşlığımızda bizleri hiçbir zaman yolda bırakmadığı gibi, bazıları gibi yolunu da şaşırmadı. Üstlendiği her vazifeyi, deruhte edilen her görevi ehliyet, liyakat ve prensiplerine sadakatle en güzel şekilde yerine getirdi. Gücünü ve itibarını makamından alanlardan değil, icraatlarından, millete yapmış olduğu hizmetlerden alan bir arkadaşımız oldu” ifadelerini kullandı.

Özellikle son 16 yılda ulaştırma, haberleşme ve denizcilik alanında gerçekleştirilen hamlelerin gerisinde Binali Yıldırım’ın mutlaka bir imzası, izi, emeği olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Marmaray’dan duble yollara, tünellerden hızlı tren hatlarına, havalimanlarından iletişim altyapısının güçlendirilmesine kadar bu alanda pek çok tarihî atılımı birlikte hayata geçirdik. Şahsımın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı, Binali Bey’in de Bakanlığı ve Başbakanlığı döneminde ele ele vererek 6100 kilometre olan ülkemizin bölünmüş yol uzunluğunu 26 bin kilometreye çıkardık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu 2657 kilometreye taşıdık. Göreve geldiğimizde tüm ülke genelinde sadece 83 tünel varken, bugün memleketimizin dört bir ucuna yayılmış 341 tünel bulunuyor. Bu tünellerin uzunluğunu da 50 kilometreden 433 kilometreye yükselttik. Bunun yanında, asrın projesi Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Nissibi Köprüsü, Ovit Tüneli, Karadeniz Sahil Yolu, Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu Hattı gibi onlarca mega projeyi başarıyla hayata geçirdik.”

“15 TEMMUZ İHANETİNİN AKİM BIRAKILMASINDA BAŞBAKAN YILDIRIM’IN ÇOK ÖNEMLİ BİR PAYI VARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm bunların Binali Yıldırım’ın çok büyük emeğinin, katkısının ve desteğinin olduğu eserler olduğunu, ancak onun asıl 15 Temmuz gecesindeki demokrasiye, milletin iradesine, ülkemizin bağımsızlığına sahip çıkan cesaretiyle milletin gönlündeki yerini pekiştirdiğini ifade ederek, “Uçak seslerinin gecenin karanlığını deldiği, köprülerin darbeciler tarafından tutulmaya başlandığı, halkımızın daha ne olduğunu anlamaya çalıştığı bir anda, Binali Bey televizyonlardan yaptığı açıklamayla gerçekten tarihî bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz ihanetinin akim bırakılmasında o gece Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlarımız ve milletvekillerimiz, birçok yargı mensuplarımız sivil iradenin milletimizle omuz omuza darbeciler karşısında yekvücut olarak verdiği mücadelenin çok önemli bir payı var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın, FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen mücadelenin de en büyük destekçilerinden olduğuna dikkat çekerek, “Bu dönemde Türkiye terör örgütlerine yönelik tarihinin en başarılı operasyonlarını gerçekleştirmiştir. Hükûmetimizin dirayetli adımları karşısında FETÖ bitme noktasına, PKK ve uzantıları ise nefes alamaz duruma gelmiştir. Yeni dönemde terörle mücadelemiz çok daha kararlı, çok daha kapsamlı bir şekilde devam edecektir” diye konuştu.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE BİNALİ BEY’İN TBMM BAŞKANLIĞI GÖREVİNİ LAYIKIYLA YAPACAĞINA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım ile Başbakanlığı döneminde yakaladıkları uyumu Meclis Başkanlığı döneminde de devam ettireceklerine inandığını ifade ederek şunları kaydetti: “Meclisimizin bu süreçte ülkemizin terör örgütleriyle ve güvenlik tehditleriyle mücadelesine çok güçlü destek vermesini bekliyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da yasama ve yürütme olarak bu konuda aynı kararlılığı göstereceğimizi ümit ediyorum. Çünkü terörle mücadelede son dönemde yakaladığımız başarının sırrı iş birliğidir, dayanışmadır, tüm farklılıkları bir kenara bırakarak ülke menfaatleri etrafında buluşabilmemizdir, bu buluşma bize bu neticeyi getirmiştir. Önceki dönemlere göre daha çok siyasi partinin temsil edildiği mevcut sandalye dağılımı yürütme ile koordineli bir Meclis çalışmasını çok daha elzem hâle getirmiştir. Binali Bey’in tecrübesi ve uzlaştırıcı karakteriyle ülkemizin yeni bir yönetim sistemine geçtiği bu dönemde görevini layıkıyla yapacağına inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, Binali Yıldırım’a Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne taşıyan sürece verdiği katkılar için de teşekkür ederek, “Binali Bey, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yle beraber bu hassas süreci fitnecilere aldırmadan takdire şayan bir şekilde yönettiler. Bu gayretleriyle sadece Türkiye’yi sürekli kriz, kaos ve istikrarsızlık üreten bir sistemden kurtarmakla kalmadılar, aynı zamanda ilk defa iki farklı partinin bir araya gelerek sandık yoluyla büyük bir dönüşüme imza atabileceklerini göstererek Türk demokrasisinin gücüne güç, itibarına itibar kattılar” dedi.

“SİYASİ HAYATIMIZ BOYUNCA MİLLETE EFENDİLİK DEĞİL, HİZMETKÂRLIK YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan siyaseti uzun soluklu bir hizmet anlayışı olarak benimsediklerini belirterek, “Biz emanetçisi olduğumuz makamlara önce Allah’ın takdiri, sonra milletimizin teveccühüyle geliyoruz. Üstlendiğimiz tüm görevleri de geride hoş bir seda bırakmanın vasıtası olarak görüyoruz.” dedi. 40 yılı aşan siyasi hayatları boyunca millete efendilik değil, daima hizmetkârlık yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Milletin emanetini namusumuz bilip, canımız pahasına ona sahip çıktık. Bugüne kadar hamdolsun haktan güçten alarak halka hizmet etmenin şerifine nail olduk. Vatandaşlarımız arasında ayrım yapmadan bize oy versin-vermesin hiç kimseyi ötekileştirmeden 81 milyonu kucakladık. Şu ilden-şu ilçeden bize oy çıktı-çıkmadı, buna bakmaksızın bütün altyapılarına varıncaya kadar illerde, ilçelerde bu hizmetleri yürüttük. Aklını hırslarının emrine veren muhterislerin eleştirilerine, sabotajlarına aldırmadan gecemizi gündüzümüze katarak ülkemizi kalkındırmanın mücadelesini verdik. Aşkla, tutkuyla, sarsılmaz bir sevdayla bağlı olduğumuz bu güzel ülkeyi hedefleriyle buluşturana kadar yolumuza devam edeceğiz. Ferdi olmaktan her zaman gurur duyduğumuz Türk milletini muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne taşıyana kadar asla durmayacağız. Bu zorlu yolculukta en büyük güç kaynağının aziz milletimizin desteği ve duasıyla birlikte dostlarımızın varlığıdır. ”

65. Hükûmetin Başbakanı ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Hanım’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Bey’in devlet ve siyaset hayatında sergilediği bu başarılarda Semiha Hanımın da çok büyük emekleri olduğunu biliyorum. Semiha Hanıma da şahsım, eşim, milletim adına bu fedakârlıkları, çabaları için özellikle teşekkür ediyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Binali Bey’e deruhte ettiği görevlerde Rabbim yar ve yardımcısı olsun diyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Madalya tevcihinden sonra söz alan TBMM Başkanı Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Başbakanlık mührünü sundu ve yaptığı kısa konuşmada, “Allah daima elinizden tutsun ve bu millete hizmet yolunda sizi, dava ve yol arkadaşlarınızı, mücadelenize omuz veren herkesi yediden yetmişe aziz milletimizi, güzel ülkemizi adalet ve hukuk ekseninde güçlenen devletimizi payidar kılsın” temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katıldı 0 66561

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde Brüksel’de gerçekleştirilen, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel’de ilk olarak NATO’nun yeni karargâhında Türkiye’nin NATO Nezdindeki Daimi Temsilciliği’nin resmî açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış kurdelesini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile birlikte kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, daha sonra devlet ve hükûmet başkanları onuruna verilen resepsiyona iştirak etti.

Resepsiyonun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmî karşılama törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve zirveye katılan diğer liderler NATO Karargâhı’nda Genel Sekreter Stoltenberg tarafından resmî törenle karşılandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ABD BAŞKANI TRUMP İLE SOHBET ETTİ

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu NATO’ya üye ülkelerin liderleriyle tek tek tokalaştı. Karşılama töreni esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir süre sohbet etti.

Daha sonra NATO Genel Sekreteri Stoltenberg eşliğinde 29 ülkenin lideri, NATO’nun tarihi ve faaliyetlerinin anlatıldığı sergiyi gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergi alanında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’la da bir süre sohbet etti.

Sergi sonrası liderler, üye ülkelere ait helikopter gösteri uçuşunun yapılacağı alana geçerken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile tekrar sohbet etti. Gösteri uçuşu öncesinde 29 üye ülkenin liderleri aile fotoğrafı da çektirdi.

ATAK HELİKOPTERLERİNDEN GÖSTERİ UÇUŞU

Fotoğraf çekiminin ardından 29 üye ülkenin lideri kendileri için ayrılan bölüme geçerek, Açık Hava Töreni’ni izledi. NATO’ya üye ülkelerin bayrak ve askerlerinin bulunduğu alanda, 13 müttefikten 25 askerî helikopter gösteri uçuşu yaptı. Türkiye’den iki “T129” Atak Helikopteri de ilk kez uluslararası bir zirvede uçuş gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra NATO Zirvesi kapsamında “Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı”na katıldı. Toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına kapalı olarak gerçekleştirilen birinci oturumunda kısa bir konuşma da yaptı.