“Sistem kriz üretiyorsa çözüm üretemiyorsa artık onu değiştirmek farz haline gelmiştir” 0 55683

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü bahçesindeki resmi tören alanında düzenlenen veda programında konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, “Sistemler değişir, asıl olan değerlerdir. Hukuka dayalı, insan haklarını önemseyen, önceleyen demokrasi, ülkemizin, hepimizin ortak paydasıdır.” dedi.

Yıldırım, tarihi bir an ve köklü devlet geleneğinde büyük bir dönüm noktası yaşandığını söyledi.

Başbakanlık personelinin bu ana tanıklık ettiğinin altını çizen Yıldırım, gelecek haftadan itibaren cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin fiilen yürürlüğe gireceğini hatırlattı.

Bunun millete, devlete ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulunan Yıldırım, “Sistemler değişir, asıl olan değerlerdir. Hukuka dayalı, insan haklarını önemseyen, önceleyen demokrasi, ülkemizin, hepimizin ortak paydasıdır.” diye konuştu.

Türkiye’nin 140 yıllık demokrasi tecrübesi olduğunu hatırlatan Yıldırım, parlamenter sistemin bir gereği olarak, başbakan ve başbakanlık kurumunun yürütmenin ana eksenini oluşturduğunu aktardı.

TBMM’nin kurulmasıyla yasama ve yürütme yetkilerinin Mecliste toplandığını hatırlatan Yıldırım, süreci şöyle anlattı:

“20 Ocak 1921’de kabul edilen Teşkilatı Esasiye Kanunu’nda yürütmeye ait yetkilerin kullanılması için bir icra vekilleri heyeti oluşturulmuştur. Bu heyetin başkanlığını yürütmek üzere de icra vekilleri heyeti başkanının, bugünkü anlamda başbakanın seçilmesi takip etmiştir. 1924 Anayasası’nda bakanlar kurulunun, dolayısıyla başvekilin icra gücü artırılmıştır. 1961 Anayasası, bakanlar kurulu üyelerinin belirlenmesi, görevden alınmalarında başbakanı belirleyici hale getirmiştir. Ayrıca başbakana, bakanlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlama görevini vermiştir.”

“Darbe anayasası yürütmede iki başlılığın doğmasına sebep oldu”

Yıldırım, 1980 askeri darbesiyle sistem üzerinde askeri ve bürokratik vesayetin hakim hale geldiğine işaret ederek, “1982 Anayasası cumhurbaşkanına çok geniş yetkiler vermiş ancak siyasi sorumluluğu hariç tutmuştur. Böylece darbe anayasası yürütmede iki başlılığın doğmasına sebep olmuştur. Bu durum cumhurbaşkanı ve siyasi sorumluluk sahibi başbakan arasında çoğu kere anlaşmazlık çıkmasına sebep olmuştur. Bu anlaşmazlığın en belirgin örneği, 2001 ekonomik krizinin ana sebeplerinden biri olan anayasa kitapçığının fırlatılması olayıdır.” ifadesini kullandı.

1982 Anayasası’nın yasama ile yürütme birlikteliği üzerine kurulduğu için kuvvetler ayrılığı prensibinin uygulanmasını imkansız hale getirdiğini hatırlatan Yıldırım, parlamenter hükümet sisteminde başbakanlığın, diğer bakanlıklardan farklı bir koordinasyon birimi olarak konumlandırıldığını söyledi.

Yıldırım, başbakanlığın icracı kurumların en üst organı olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinde önemli görevler üstlendiğini vurguladı.

Cumhuriyet döneminde 65 hükümet kurulduğunu ve kendisinin dahil olduğu 27 başbakanın görev yaptığını dile getiren Yıldırım, “Başbakanlık, birçok alanda kamu kurumları, kuruluşları tarafından yapılmakta olan hizmetlerin koordine edilmesinde ve kurumlar arasındaki uyumun sağlanmasında önemli bir görevi ifa etmiştir. Birçok reformlar, düzenlemeler başbakanlığın bürokrasiyi iyi şekilde sevk ve idare etmesi sayesinde mümkün hale gelmiştir. Kanun, kanun hükmünde kararname (KHK) ülke ihtiyacına uygun bir şekilde burada hazırlanmış ve bakanlar kurulunun ve Meclisin gündemine taşınmıştır.” şeklinde konuştu.

Yıldırım, başbakanlığın hukuk alanında da çok önemli reformlara imza attığını hatırlatarak, “İdarenin yeniden yapılanması, hak ve özgürlüklerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması gibi işler, hep bu müessesenin hizmetleri arasındadır.” dedi.

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası FETÖ ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan KHK’ların başbakanlık koordinasyonunda ele alındığını ve olaya hukuki alanda anında müdahale edildiğini anımsatan Yıldırım, o gece başbakanlığın sabaha kadar darbeyle ilgili önlemleri ve yapılacak işlemleri koordine ettiğini söyledi.

“Başbakanlık, bakanlar kurulunun mutfağı şeklinde hizmet vermiştir”

Bakanlar kurulu kararları, yönetmelikler, tüzükler gibi işlemlerin Resmi Gazete’de yayımlanmasının da başbakanlığın yaptığı işler arasında olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

“Tabiri caizse başbakanlık, bakanlar kurulunun mutfağı şeklinde hizmet vermiştir. Milli güvenlik, kamu yönetimi reformu, e-devlet çalışması, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, kamu etik kurulu çalışmalarının yürütülmesi de yine başbakanlık bünyesinde gerçekleşmiştir. Devletin hafızası, devlet arşivleri hizmetlerini bünyesinde barındıran başbakanlıkta gerçekleşmiştir. Başbakanlığın bu görevleri etkin bir şekilde yerine getirmesi, güçlü bir idari yapılanma, donanımlı, ehliyetli personel sayesinde mümkün olmuştur. Yani sizler sayesinde bu işler başarılmıştır.”

Başbakanlığın 1982 Anayasası’nın ruhu gereği siyasi sorumluluğu fazla, yetkileri sınırlı bir kurum haline geldiğini belirten Yıldırım, 1982 Anayasası’nın getirdiği bu iki başlılığın yeni bir hükümet sistemine geçilmesini zorunlu hale getirdiğini vurguladı.

Başbakan Yıldırım, 2007’de yaşanan cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili 367 icadının cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesi sonucunu doğurduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, aslında cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk habercisi olmuştur. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, kendisine siyasi sorumluluğu da beraber getirmiştir. Sistem, kriz üretiyorsa çözüm üretemiyorsa artık onu değiştirmek farz haline gelmiştir. Küresel rekabetin yoğunlaştığı, her gün yeni ve çok önemli gelişmelerin yaşandığı dünyada, krizlere gebe bir yönetim sistemiyle Türkiye yol alamazdı. Bu dönemde daha etkin, daha güçlü bir yönetim sistemi için Türkiye’nin olmazsa olmazı olarak gördük. 10 Nisan 2017’de hatırlayacağınız üzere, yapılan halk oylamasında milletimiz, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kabul etmiş ve böylece demokrasiye, milli iradeye direnç gösteren vesayet sistemi, millet eliyle sona erdirilmiştir.”

Başbakan Binali Yıldırım, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle vesayet odaklarıyla, terörle daha etkin mücadele mümkün hale gelecektir. Yeni dönemde istikrar ve güven sürekli, ekonomik büyüme sürdürülebilir hale gelecek ve bürokrasi çok daha basitleşecek, e-Devlet üzerinden bütün hizmetler gerçekleşmiş olacaktır.” dedi.

Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte yeni dönemde iki başlılığın ortadan kalkacağını belirtti.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin gerçek anlamda tesis edileceğini vurgulayan Yıldırım, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle vesayet odaklarıyla, terörle daha etkin mücadele mümkün hale gelecektir. Yeni dönemde istikrar ve güven sürekli hale gelecek, ekonomik büyüme sürdürülebilir hale gelecek ve bürokrasi çok daha basitleşecek, e-Devlet üzerinden bütün hizmetler gerçekleşmiş olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, “Sistemle birlikte milli irade, demokrasi daha da güçlenecek ve böylece ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ prensibi tam anlamıyla hayata geçmiş olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Ülkemiz, milletimiz, geleceğimiz için çok hayırlı bir iş olmuştur”

Binali Yıldırım, yeni dönemde Başbakanlığın yerine getirdiği işlerin artık cumhurbaşkanı tarafından yapılacağını anlatarak, “Yürütme yetkisi ve görevi artık cumhurbaşkanı ve onun belirleyeceği cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar marifetiyle gerçekleşecektir. Yeni sistemle halk tarafından doğrudan seçilen ve yürütme gücünü kullanacak olan Cumhurbaşkanımız da halka karşı doğrudan sorumlu olacaktır.” diye konuştu.

24 Haziran’daki seçimin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin fiilen başladığına ve yeni sistemin kurucu cumhurbaşkanının da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğuna işaret eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yürütmeyi merkeze alan ve bir üst kademeye taşıyan, hızlı karar üretilmesini sağlayan bir sistemdir. Kararnameler, personel atamaları, dış politika, yatırım, iç-dış güvenlik, ekonomi gibi konular cumhurbaşkanının yakından takip edeceği ve hayata geçireceği konular olacaktır.

Yeni dönemde Başbakanlıkta oluşan bilgi birikiminin Cumhurbaşkanlığına aktarılması da büyük önem arz etmektedir. Devlet hafızası ve devlet aklının sürekliliği yeni sisteme çok önemli katkı sağlayacak, devlet yönetiminin gücüne güç katacaktır. İnanıyorum ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ülkemiz, milletimiz, geleceğimiz için çok ama çok hayırlı bir iş olmuştur.”

“Beraberce, fedakarlık içerisinde güzel işler yaptık”

Başbakan Yıldırım, Türkiye’de son yıllarda yaşanan hızlı dönüşümün birçok alanda olduğu gibi bürokraside de kendini hissettirdiğini, artan eğitim ve personel kalitesinin bürokrasinin etkinliğini, verimliliğini de artırdığını kaydetti.

Araştıran, üreten, siyasetçilere farklı öneriler hazırlayan yeni nesil bürokrasinin devlet sisteminde işleri daha da kolaylaştırdığını belirten Yıldırım, Başbakanlık personeline hitaben, “Yeni Türkiye vizyonuna önemli katkılar sağlayan, gecesini gündüzüne katarak bilgi ve birikimleriyle sistemin inşasına katkı sunan siz Başbakanlık personelini Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı olarak tebrik ediyorum, şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Müsteşarından hizmetlisine, şoföründen şirket çalışına, müşavirine ve uzmanına kadar bütün kadrolarda görev alanları yürekten kutladığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Beraberce, fedakarlık içerisinde güzel işler yaptık. Gecemizi gündüzümüze kattık. Bazen gece yarılarına kadar bizimle beraber bir oldunuz. Çalıştık, evlerimizi, ailelerimizi ihmal ettik ve bugünlere geldik. İki yılı aşkın bir süredir beraberiz.

Bu süre belki hayatımız içerisinde çok uzun bir dönem olmayabilir ancak yaşadığımız olaylar bakımından dikkate aldığımızda bizden sonraki kuşaklarda, yakın siyasi tarihimizde üzerinde çok konuşulacak bir iki yıl olacağından hiç endişem yoktur. Bu zorlu süreci kazasız belasız, herhangi bir sıkıntı olmadan aşmış olmamız şüphesiz sizlerin gösterdiği dayanışma ve samimiyete bağlıdır. Allah hepinizden razı olsun.”

Binali Yıldırım, personelin aileleri ve çocuklarına da yoğun çalışma dönemlerinde gösterdikleri fedakarlıklardan ötürü teşekkürlerini iletti.

“Hizmetlerimiz, sorumluluklarımız devam edecektir”

Başbakanlık personelinin yeni sistemdeki görevlendirme süreçlerine de değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Hiçbir mesai arkadaşımın hatta hizmet aldığımız şirket elemanlarının endişesi olmasın. Başbakanlığın hükmi şahsiyeti sona ererken Başbakanlık bünyesinde değil ama ülkemizin değişik kurumlarında, değişik pozisyonlarda hizmetlerimiz, sorumluluklarımız devam edecektir. Hayat devam ediyor. Bir değişim yaşıyoruz. Bu değişim sonrası bizim de birinci görevimiz bütün arkadaşlarımızın hakkının, hukukunun olabildiğince korunmasıdır, herhangi bir hayal kırıklığı yaşamamanızdır.”

Başbakan Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bütün vatandaşların hukukunun devletin güvencesinde olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin demokrasi yolundaki yürüyüşünde, azim ve gayretini yakından gördüğü çalışma arkadaşlarının ülke ve millet için değer üreteceğinden zerre kadar şüphesi olmadığını ifade etti.

Son iki yıllık dönemde çok çalıştıklarını, emek verdiklerini, birçok işi yaptıklarını ama yapamadıkları şeylerin de olabileceğini dile getiren Yıldırım, personeline, “Bu süre içerisinde bilerek, bilmeyerek birbirimize hakkımız geçmiştir. Hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Benden yana da helal olsun.” diye seslendi.

Başbakan Yıldırım, Başbakanlık personeline ve ailelerine sağlıklı, bereketli ömürler temennisinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yıldırım’a Devlet Şeref Madalyası tevdi etti 0 55671

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Yıldırım’a Devlet Şeref Madalyası Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir. Binali Bey ile 40 yıllık dostluğumuz pek çok imtihanı başarıyla atlatmıştır. Üstesinden geldiğimiz her badireyle, paylaştığımız her acı ve sevinçle dostluğumuz daha da perçinlenmiş, çelikleşmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükûmetin Başbakanı Binali Yıldırım’a, hizmet süresince gösterdiği üstün başarı dolayısıyla Devlet Şeref Madalyası tevdi etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen tevcih töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Şeref Madalyası’nın devletin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için üstün başarı gösterenlere verildiğini belirterek, “Kadim yol ve mesai arkadaşım Binali Bey’e ülkemize yaptığı hizmetler sebebiyle bir kez de sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Kendisini bugüne kadar gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar dolayısıyla şahsım, milletim ve devletimiz adına bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.

“BİNALİ BEY, TÜRKİYE’NİN KALKINMASI ÇABALARIYLA HERKESİN GÖNLÜNDE MÜSTESNA BİR YERE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Ehli hünerin kadrini, kıymetini bilmek de hünerdir” sözüne atıfta bulunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı Binali Yıldırım’ın, 2002’den beri AK Parti hükûmetlerinde aldığı görevlerle Türkiye’nin kalkınması ve milletin refahı için ortaya koyduğu çabalarla herkesin gönlünde müstesna bir yer edindiğini ifade etti. “Elbette milletimizin hafızası ve tarih yapılan hizmetlerle sarf edilen çabaların en büyük hakemidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin takdim ettikleri madalyanın devletimiz ve halkımız adına gösterilen fedakârlıklar karşısında vefa borcunun bir nişanesi olduğunun altını çizdi.

Son 16 yılda ülkeye Milletvekili, Ulaştırma Bakanı, Başbakan olarak hizmet eden Binali Yıldırım’ın, bundan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak çalışmalarına devam edeceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Bey’in gerek Bakanlığı, gerekse Başbakanlığı döneminde sergilediği uzlaşmacı, kuşatıcı ve samimi yaklaşımını Meclis Başkanlığı sürecinde de devam ettireceğine inanıyorum. Kendisine üstlendiği bu önemli görevde bir kez daha Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum” dedi.

“DOSTLUK, YOLUN SIKINTILARINA KARŞI BERABER GÖĞÜS GERMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında “Önce yoldaş, sonra yol” atasözünü hatırlatarak, hayatın her alanında yol arkadaşlığı ve gönül dostluğunun önemine vurgu yaptı. “Ancak, bu sözün asıl hikmetini ve manasını bulduğu yer siyasettir, devlet idaresidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Siyasette aynı ideallere inandığınız, aynı değerleri paylaştığınız, gönül ve fikir birliği içinde hareket ettiğiniz yol arkadaşlarımızın değeri her şeyin üstündedir. Türlü imkânlarla, zorluk ve badirelerle dolu siyaset yolculuğu, ancak sizi anlayan, sizinle aynı hedeflere kilitlenen yol arkadaşlarınızla yürünebilir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, hayatta en büyük zenginlik dost biriktirmektir. Allah’a hamdolsun, 40 seneyi aşan zorlu siyaset yolculuğumuzda Rabbim bizlere Binali Bey gibi güzel dostlar, sağlam dostluklar nasip etti. 1970’lerin sonunda Kasımpaşa’da Millî Selamet Partisinin gençlik kollarında başlayan dava arkadaşlığımız bugünlere kadar ulaştı. Dostluk, en çok da keder ve kader ortaklığıdır. Dostluk, yolun sıkıntılarına karşı beraber göğüs germektir. Binali Bey ile 40 yıllık dostluğumuz pek çok imtihanı başarıyla atlatmıştır. Üstesinden geldiğimiz her badireyle, paylaştığımız her acı ve sevinçle dostluğumuz daha da perçinlenmiş, çelikleşmiştir.”

“BİNALİ BEY İTİBARINI MAKAMINDAN DEĞİL, MİLLETE YAPMIŞ OLDUĞU HİZMETLERDEN ALAN BİR ARKADAŞIMIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın en meşakkatli zamanlarda uzun yollardan gelerek, dertlerine, sıkıntılarına, mutluluklarına ortak olduğunu, onun için de Ulaştırma Bakanı olduğunu dile getirerek “Kendisi 40 yıllık yoldaşlığımızda bizleri hiçbir zaman yolda bırakmadığı gibi, bazıları gibi yolunu da şaşırmadı. Üstlendiği her vazifeyi, deruhte edilen her görevi ehliyet, liyakat ve prensiplerine sadakatle en güzel şekilde yerine getirdi. Gücünü ve itibarını makamından alanlardan değil, icraatlarından, millete yapmış olduğu hizmetlerden alan bir arkadaşımız oldu” ifadelerini kullandı.

Özellikle son 16 yılda ulaştırma, haberleşme ve denizcilik alanında gerçekleştirilen hamlelerin gerisinde Binali Yıldırım’ın mutlaka bir imzası, izi, emeği olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Marmaray’dan duble yollara, tünellerden hızlı tren hatlarına, havalimanlarından iletişim altyapısının güçlendirilmesine kadar bu alanda pek çok tarihî atılımı birlikte hayata geçirdik. Şahsımın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı, Binali Bey’in de Bakanlığı ve Başbakanlığı döneminde ele ele vererek 6100 kilometre olan ülkemizin bölünmüş yol uzunluğunu 26 bin kilometreye çıkardık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu 2657 kilometreye taşıdık. Göreve geldiğimizde tüm ülke genelinde sadece 83 tünel varken, bugün memleketimizin dört bir ucuna yayılmış 341 tünel bulunuyor. Bu tünellerin uzunluğunu da 50 kilometreden 433 kilometreye yükselttik. Bunun yanında, asrın projesi Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Nissibi Köprüsü, Ovit Tüneli, Karadeniz Sahil Yolu, Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu Hattı gibi onlarca mega projeyi başarıyla hayata geçirdik.”

“15 TEMMUZ İHANETİNİN AKİM BIRAKILMASINDA BAŞBAKAN YILDIRIM’IN ÇOK ÖNEMLİ BİR PAYI VARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm bunların Binali Yıldırım’ın çok büyük emeğinin, katkısının ve desteğinin olduğu eserler olduğunu, ancak onun asıl 15 Temmuz gecesindeki demokrasiye, milletin iradesine, ülkemizin bağımsızlığına sahip çıkan cesaretiyle milletin gönlündeki yerini pekiştirdiğini ifade ederek, “Uçak seslerinin gecenin karanlığını deldiği, köprülerin darbeciler tarafından tutulmaya başlandığı, halkımızın daha ne olduğunu anlamaya çalıştığı bir anda, Binali Bey televizyonlardan yaptığı açıklamayla gerçekten tarihî bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz ihanetinin akim bırakılmasında o gece Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlarımız ve milletvekillerimiz, birçok yargı mensuplarımız sivil iradenin milletimizle omuz omuza darbeciler karşısında yekvücut olarak verdiği mücadelenin çok önemli bir payı var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın, FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen mücadelenin de en büyük destekçilerinden olduğuna dikkat çekerek, “Bu dönemde Türkiye terör örgütlerine yönelik tarihinin en başarılı operasyonlarını gerçekleştirmiştir. Hükûmetimizin dirayetli adımları karşısında FETÖ bitme noktasına, PKK ve uzantıları ise nefes alamaz duruma gelmiştir. Yeni dönemde terörle mücadelemiz çok daha kararlı, çok daha kapsamlı bir şekilde devam edecektir” diye konuştu.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE BİNALİ BEY’İN TBMM BAŞKANLIĞI GÖREVİNİ LAYIKIYLA YAPACAĞINA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım ile Başbakanlığı döneminde yakaladıkları uyumu Meclis Başkanlığı döneminde de devam ettireceklerine inandığını ifade ederek şunları kaydetti: “Meclisimizin bu süreçte ülkemizin terör örgütleriyle ve güvenlik tehditleriyle mücadelesine çok güçlü destek vermesini bekliyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da yasama ve yürütme olarak bu konuda aynı kararlılığı göstereceğimizi ümit ediyorum. Çünkü terörle mücadelede son dönemde yakaladığımız başarının sırrı iş birliğidir, dayanışmadır, tüm farklılıkları bir kenara bırakarak ülke menfaatleri etrafında buluşabilmemizdir, bu buluşma bize bu neticeyi getirmiştir. Önceki dönemlere göre daha çok siyasi partinin temsil edildiği mevcut sandalye dağılımı yürütme ile koordineli bir Meclis çalışmasını çok daha elzem hâle getirmiştir. Binali Bey’in tecrübesi ve uzlaştırıcı karakteriyle ülkemizin yeni bir yönetim sistemine geçtiği bu dönemde görevini layıkıyla yapacağına inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, Binali Yıldırım’a Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne taşıyan sürece verdiği katkılar için de teşekkür ederek, “Binali Bey, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yle beraber bu hassas süreci fitnecilere aldırmadan takdire şayan bir şekilde yönettiler. Bu gayretleriyle sadece Türkiye’yi sürekli kriz, kaos ve istikrarsızlık üreten bir sistemden kurtarmakla kalmadılar, aynı zamanda ilk defa iki farklı partinin bir araya gelerek sandık yoluyla büyük bir dönüşüme imza atabileceklerini göstererek Türk demokrasisinin gücüne güç, itibarına itibar kattılar” dedi.

“SİYASİ HAYATIMIZ BOYUNCA MİLLETE EFENDİLİK DEĞİL, HİZMETKÂRLIK YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan siyaseti uzun soluklu bir hizmet anlayışı olarak benimsediklerini belirterek, “Biz emanetçisi olduğumuz makamlara önce Allah’ın takdiri, sonra milletimizin teveccühüyle geliyoruz. Üstlendiğimiz tüm görevleri de geride hoş bir seda bırakmanın vasıtası olarak görüyoruz.” dedi. 40 yılı aşan siyasi hayatları boyunca millete efendilik değil, daima hizmetkârlık yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Milletin emanetini namusumuz bilip, canımız pahasına ona sahip çıktık. Bugüne kadar hamdolsun haktan güçten alarak halka hizmet etmenin şerifine nail olduk. Vatandaşlarımız arasında ayrım yapmadan bize oy versin-vermesin hiç kimseyi ötekileştirmeden 81 milyonu kucakladık. Şu ilden-şu ilçeden bize oy çıktı-çıkmadı, buna bakmaksızın bütün altyapılarına varıncaya kadar illerde, ilçelerde bu hizmetleri yürüttük. Aklını hırslarının emrine veren muhterislerin eleştirilerine, sabotajlarına aldırmadan gecemizi gündüzümüze katarak ülkemizi kalkındırmanın mücadelesini verdik. Aşkla, tutkuyla, sarsılmaz bir sevdayla bağlı olduğumuz bu güzel ülkeyi hedefleriyle buluşturana kadar yolumuza devam edeceğiz. Ferdi olmaktan her zaman gurur duyduğumuz Türk milletini muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne taşıyana kadar asla durmayacağız. Bu zorlu yolculukta en büyük güç kaynağının aziz milletimizin desteği ve duasıyla birlikte dostlarımızın varlığıdır. ”

65. Hükûmetin Başbakanı ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Hanım’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Bey’in devlet ve siyaset hayatında sergilediği bu başarılarda Semiha Hanımın da çok büyük emekleri olduğunu biliyorum. Semiha Hanıma da şahsım, eşim, milletim adına bu fedakârlıkları, çabaları için özellikle teşekkür ediyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Binali Bey’e deruhte ettiği görevlerde Rabbim yar ve yardımcısı olsun diyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Madalya tevcihinden sonra söz alan TBMM Başkanı Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Başbakanlık mührünü sundu ve yaptığı kısa konuşmada, “Allah daima elinizden tutsun ve bu millete hizmet yolunda sizi, dava ve yol arkadaşlarınızı, mücadelenize omuz veren herkesi yediden yetmişe aziz milletimizi, güzel ülkemizi adalet ve hukuk ekseninde güçlenen devletimizi payidar kılsın” temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katıldı 0 66561

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde Brüksel’de gerçekleştirilen, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel’de ilk olarak NATO’nun yeni karargâhında Türkiye’nin NATO Nezdindeki Daimi Temsilciliği’nin resmî açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış kurdelesini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile birlikte kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, daha sonra devlet ve hükûmet başkanları onuruna verilen resepsiyona iştirak etti.

Resepsiyonun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmî karşılama törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve zirveye katılan diğer liderler NATO Karargâhı’nda Genel Sekreter Stoltenberg tarafından resmî törenle karşılandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ABD BAŞKANI TRUMP İLE SOHBET ETTİ

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu NATO’ya üye ülkelerin liderleriyle tek tek tokalaştı. Karşılama töreni esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir süre sohbet etti.

Daha sonra NATO Genel Sekreteri Stoltenberg eşliğinde 29 ülkenin lideri, NATO’nun tarihi ve faaliyetlerinin anlatıldığı sergiyi gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergi alanında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’la da bir süre sohbet etti.

Sergi sonrası liderler, üye ülkelere ait helikopter gösteri uçuşunun yapılacağı alana geçerken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile tekrar sohbet etti. Gösteri uçuşu öncesinde 29 üye ülkenin liderleri aile fotoğrafı da çektirdi.

ATAK HELİKOPTERLERİNDEN GÖSTERİ UÇUŞU

Fotoğraf çekiminin ardından 29 üye ülkenin lideri kendileri için ayrılan bölüme geçerek, Açık Hava Töreni’ni izledi. NATO’ya üye ülkelerin bayrak ve askerlerinin bulunduğu alanda, 13 müttefikten 25 askerî helikopter gösteri uçuşu yaptı. Türkiye’den iki “T129” Atak Helikopteri de ilk kez uluslararası bir zirvede uçuş gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra NATO Zirvesi kapsamında “Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı”na katıldı. Toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına kapalı olarak gerçekleştirilen birinci oturumunda kısa bir konuşma da yaptı.