“81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız” 0 91295

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hizmetkârlığına talip olduğumuz milletimize layık olabilmek için geceli gündüzlü çalıştık. Hamdolsun, milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, yolda koymadı. 24 Haziran’da bir kez daha kendisine hizmet etmek üzere bizi seçti. Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmesi ve Anıtkabir ziyaretinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Süvari Birliği eşliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesine girişi sırasında 101 pare top atışı yapıldı. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni öncesinde hava, kara ve deniz komutanlıklarına bağlı ordu karargâhlarında da 101’er pare top atışı gerçekleştirildi.

Törene; Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelashvili, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooranbay Jeenbekov, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Zambiya Cumhurbaşkanı Edgar Lungu, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Jose Mario Vaz, Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obıang, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullahi Muhammed Farmajo, Moritanya Cumhurbaşkanı Mohamed Ould Abdel Aziz, Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba, Çad Cumhurbaşkanı Idriss Deby Itno, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro da katıldı.

22 Devlet Başkanı’nın yanı sıra birçok ülkeden devlet başkan yardımcıları, parlamento başkanları ve başbakanları ile altı uluslararası örgütün temsilcisinin de iştirak ettiği törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“MİLLETİMİZE LAYIK OLABİLMEK İÇİN GECELİ GÜNDÜZLÜ ÇALIŞTIK”

Tüm katılımcıları selamlayan ve destekleriyle şahsını bu göreve layık gören vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah bizi milletimize mahcup etmesin. Rabbim, milletimize ve tüm insanlığa yapacağımız hizmetlerde yolumuzu aydınlatsın, işimizi kolaylaştırsın” temennisinde bulundu.

40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu; siyaseti Allah rızası ve millete hizmet etmek için yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetkârlığına talip olduğumuz milletimize layık olabilmek için geceli gündüzlü çalıştık. Hamdolsun, milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, yolda koymadı. 24 Haziran’da bir kez daha kendisine hizmet etmek üzere bizi seçti. Sadece bize oy verenlerin değil, 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle, milletimize layık olmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ ZORLAMA DEĞİL, TARİHİN BİZİ YÖNLENDİRDİĞİ İSABETLİ BİR TERCİHTİR”

Türkiye ve Türk Milleti olarak yeni bir başlangıç yaptıklarını, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışı ve 95 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanılan denemelerin çok ötesinde yeni bir yönetim modeline geçildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Geçmişte yol açtığı, siyasi, sosyal ve ekonomik kaoslar sebebiyle ülkemize çok büyük bedeller ödeten bir sistemi artık geride bırakıyoruz. Bundan sonra, milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu Cumhurbaşkanı çalışmalarını, yasama ve yargı organlarıyla uyumlu bir şekilde yürütecektir.”

Belediye başkanlığı, başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı görevleri boyunca vesayetten darbelere, terör saldırılarından ekonomik tuzaklara kadar her türlü sıkıntıyı yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi tarihimizin tecrübeleri yanında, son 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütürken karşılaştığımız sıkıntılar bize de, bu değişimin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir. Türkiye, Osmanlı’dan beri tarihinde ilk defa, kritik bir yol ayrımında tercihini, darbe veya benzeri zorlamalarla değil, milletimizin özgür iradesiyle gerçekleştirmiştir” dedi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ, 2 BİN 200 YILI AŞKIN BİR DEVLET GELENEĞİNİ TEMSİL ETMEKTEDİR”

İslam mütefekkiri İbn-i Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözüne atıfta bulunarak konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimiz çok geniş bir coğrafyada kurulmuş, büyümüş ve tarihe karışmıştır. Bir başka ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti, 2 bin 200 yılı aşkın bir devlet geleneğini temsil etmektedir. Bugün, yine çok geniş bir coğrafyada, hemen hepsinin de temsilcileri aramızda bulunan, tarihî süreklilik bakımından kendimizden ayrı görmediğimiz pek çok dost ve kardeş devlet vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun vatandaşları olarak bizler, kaderimizin merkezine Anadolu’yu yerleştirdik. Bin yıl önce Malazgirt’te Anadolu’ya serptiğimiz tohumlar, Türkiye Selçuklu Devleti ile hemen boy vermişti. Osmanlı, genç bir fidan olarak devraldığı devlet bayrağını, İstanbul’un fethiyle üç kıta yedi iklimi içine alan ulu bir çınara dönüştürdü. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında, yaşlanan çınarı, Cumhuriyet aşısıyla yeniden gençleştirdik” dedi.

“VAKİT, HEDEFLERİMİZE DAHA KARARLI VE HIZLI ŞEKİLDE YÜRÜME VAKTİDİR”

“Bugün burada milletimize, 95 yıllık Cumhuriyetimizi, yeni bir yönetim anlayışıyla şahlandırmanın sözünü veriyoruz. Milletimizin bize sağladığı bu imkânı en iyi şekilde kullanarak, güçlü meclis, güçlü hükûmet, güçlü Türkiye için yola koyuluyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin isimleri farklı, vahşetleri benzer, hedefleri aynı olan terör örgütlerinin en yoğun saldırılarına maruz kaldığı bir dönemde, milletin “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” rabiasına sıkı sıkıya sarıldığını görmekten memnun olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Milletimiz 24 Haziran’da sandıkta, bir kez daha görevini yerine getirmiştir. Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası için, kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır, çok çalışmaktır. Vakit, hedeflerimize daha kararlı, daha hızlı şekilde yürüme vaktidir. Bugün ‘bismillah’ diyerek adımını attığımız yeni başlangıcımızın ilk imtihanı, 2023 hedeflerimize ulaşmak olacaktır. Böylece, bizden sonraki nesillere kendi vizyonlarını gerçekleştirebilecek güçte bir Türkiye bırakmayı amaçlıyoruz.”

“TÜRKİYE İMKÂNLARINI VATANDAŞLARIYLA BİRLİKTE, TÜM DOSTLARIYLA PAYLAŞMAYI SÜRDÜRECEK”

“Biz paylaşmanın bereketine inanan, dostlarıyla, kardeşleriyle birlikte yol yürümekten, onlarla birlikte kazanmaktan memnuniyet duyan bir milletiz. Dünyanın her anlamda bir yapılanma sürecinde olduğu günümüzde, bu yaklaşımın çok daha anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir ülkenin ve hiçbir toplumun vasiye, vesayete, mürebbiyeye, kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına, insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve iş birliği olduğuna inanıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde Türkiye’nin, demokrasiden temel hak ve hürriyetlere, ekonomiden büyük yatırımlara kadar her alanda daha ileriye gideceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şekilde güçlenen Türkiye, elindeki imkânları kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dostları ve kardeşleriyle paylaşmayı sürdürecektir. Hep söylediğimiz gibi, bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. İşte bugün buradaki şu manzara, gönül sınırlarımızın genişliğinin en somut ifadesidir. Dostluğunuz ve kardeşliğiniz için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

“KILAVUZUMUZ, DEMOKRASİ VE MİLLÎ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜ OLACAK”

Bu gece gerçekleştireceği basın toplantısıyla kabineyi açıklayacağını ve yarın devlet geleneğine uygun olarak Azerbaycan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilk ziyaretini gerçekleştireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çarşamba günü de NATO Zirvesi için Brüksel’e gideceğini kaydetti.

Hacı Bayram Camiinde kılacağı Cuma namazını müteakip, kabinenin ilk toplantısını gerçekleştireceklerini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni dönemi yine, artık bizim alametifarikamız hâline gelmiş olan ‘reform ve icraat’ üzerinde bina edeceğiz. İskeletini oluşturup çatısını çattığımız yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız. Bürokrasi değil hizmet üreten bir devlet yapısı oluşturmakta kararlıyız. Kılavuzumuz yine demokrasi olacak, millî iradenin üstünlüğü olacak” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti. “Her türlü hak ve özgürlükten, ülkemizin sahip olduğu tüm zenginliklerden, köken, inanç, meşrep, bölge, şehir farkı olmaksızın, vatandaşlarımızın tamamının yararlanmasını sağlayacağız. Bu ülkede insanların herhangi bir sebepten ötürü dışlandığı, ötekileştirildiği, zulme maruz kaldığı dönemler, inşallah bir daha geri gelmemek üzere geride kalmıştır. En büyük zenginliğimiz insanımızdır. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle herkesi kendine hayran bırakan insan kaynağımızı, eğitimle, teşvikle daha etkin şekilde kullanmak için gereken her adımı atacağız. En önemli önceliklerimizden biri, maziden atiye kuracağımız güçlü köprüyle, nereden geldiğini bilen, nerede durduğunun ve nereye gitmek istediğinin şuurunda nesiller yetiştirmek olacaktır. Eğitim ve kültür politikalarımıza, geçmiş dönemlerden çok daha fazla önem vereceğiz. Türkiye’yi, savunma sanayinden sınır güvenliğine kadar her alanda güçlendireceğiz.”

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme sözlerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar tamamladıkları projelerin referansları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Hâlen devam eden yatırımlarımızı ve milletimize taahhüt ettiğimiz projeleri hayata geçirmekle kalmayacak, çok daha büyük işlere imza atacağız. Sosyal politikalar, bizim görünmeyen zaferimizdir. Türkiye’yi hiç kimsenin yokluktan, yoksulluktan dolayı aç, açıkta kalmadığı, çocuğunun eğitimini ihmal etmediği, geleceğinden umudunu kesmediği bir ülke hâline getirme yolunda çok büyük mesafe kat ettik. İnşallah yeni dönemde, ülkemizin sosyal devlet niteliğini çok daha güçlü hâle getireceğiz. Diğer tüm alanlarda da milletimize verdiğimiz sözlere uygun şekilde, Türkiye’yi büyütmenin, güçlendirmenin çabası içinde olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki tren kazasında yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa, yakınlarına baş sağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaza sebebiyle halk oyunları ve lazer gibi gösterilerin iptal olduğunu da bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın duasıyla sona erdi.

TÖRENE KATILAN MİSAFİRLER ONURUNA AKŞAM YEMEĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’ne katılan devlet ve hükûmet başkanları, meclis başkanları, bakanlar, özel temsilciler ve uluslararası örgüt yöneticileri ile büyükelçiler onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir akşam yemeği de verdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin yaşadığı hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” 0 35005

 

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“İŞ EKONOMİ SINIRLARINI AŞTI VE TÜRKİYE’NİN TOPYEKÛN CEZALANDIRILMASI BOYUTUNA ULAŞTI”

Konuşmasının başında Amerikan yönetiminin Türkiye’yle ilgili ardı ardına açıkladığı olumsuz kararlar bahane edilerek Türk ekonomisini hedef alan alçak bir saldırı başlatıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döviz kuru, gece yarısı operasyonlarıyla, ne ekonomik gerekçelerle ne de mantıklı bir başka sebeple izah edilemeyecek şekilde yükseltildi. Açık konuşmak gerekirse, yılbaşında 3,8 olan, Nisan başında yaklaşık 4 olan, Mayıs başında 4,12 olan, Haziran’da seçimlerin ertesi günü 4,6’yı bulan döviz kurunun yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim öncesinin belirsizlikleri sebebiyle, böyle bir kıpırdanma olabilir diye baktık. Buna karşılık, daha sonraki gelişmeleri aynı hüsnü niyetle değerlendiremiyoruz” diye ekledi.

“Temmuz ayı boyunca da aynı seviyelerde seyreden dövizin Ağustos’ta bir anda 7 lira seviyesine kadar yükselmesi, başlı başına bir ekonomik suikast girişiminin delilidir” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir. Nitekim bu konuda, Avrupa Birliği, Çin, Rusya, Hindistan başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinden ciddi rahatsızlık işaretleri gelmeye başladı. Tabii ülkemize yönelik saldırı, diğerlerinden çok daha sinsi, çok daha can yakıcı, çok daha kasıtlı bir şekilde gerçekleşti. İş ekonomi sınırlarını aştı ve Türkiye’nin topyekûn cezalandırılması boyutuna ulaştı” şeklinde konuştu.

“MERKEZ BANKASI SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİLEN FAİZ ARTIRIMINI OLDUKÇA YÜKSEK BİR ORANLA GERÇEKLEŞTİRDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maruz kalınan saldırının manivelası kur gibi gözükse de, asıl kalıcı darbelerin enflasyon ve faizler konusunda alındığı söyleyerek bu sıkıntının çözümü için ekonomi yönetiminin kendi programını uyguladığını belirtti. “Faizi yöneticiler belirler ama enflasyonu yönetici belirlemez. Enflasyon faizin akışıyla oluşur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar Merkez Bankası defalarca şu 16 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım döneminde enflasyonu herkes açıklamıştır. Ama hiçbir kez enflasyon Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi gerçekleşmemiştir. Bakıyorsunuz yıl ortasında Merkez Bankası enflasyonu tekrar revize ediyor, üçüncü çeyrekte tekrar revize ediyor. Niye? Madem biliyorsun bu işi, faizi belirlerken tutuyor da, enflasyonu açıklarken niye tutmuyor? Bu gerçekleri şimdi Ekim ayında da göreceğiz.”

Merkez Bankası’nın sürekli gündeme getirilen faiz artırımını oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Diyor ya; bağımsızlık. Hadi, buyur bağımsızlık. Şimdi bakalım bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar, çünkü biz sömürü manivelalarına eyvallah edemeyiz.” şeklinde konuştu.

“FİNANS KURULUŞLARININ İŞİ ÜRETİM ÇARKINI DÖNDÜRMEKTİR”

Ülke kalkınmasında üretimin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan üretimin durması hâlinde, çarklar işlemediği anda her şeyin duracağına dikkat çekti. Finans kuruluşlarının işinin bu üretim çarkını döndürmek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Tabii ki finans kuruluşlarına ihtiyacımız var, tabii ki onlarsız bir ekonomi düşünemeyiz. Ama şunu da bilmemiz lazım, finans kuruluşlarının ayakta kalışı da özellikle bizim reel ekonominin, yatırımcının güçlü olmasına bağlıdır, onların ayakta kalışına bağlıdır. Yani biz o tulumbaya suyu koymamız lazım ki tulumbadan su gelsin” değerlendirmelerinde bulundu.

Kişisel olarak faiz konusuna bakışının değişmediğini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı fırsatçıların yaptığı ölçüsüz zamlar konusunda ise şunları kaydetti: “Önüne gelen bakıyorsun zam üstüne zam yapıyor, zam üstüne zam yapıyor. Faizle ilişkisi olsun olmasın, ama fırsatı yakalıyor ya oradan giriyor. Onun için tabii burada özellikle de Hazine ve Maliye Bakanlığımızın tüm birimleriyle bu kontrol mekanizmalarını çok iyi çalıştırması lazım. İlgili bakanlıklarımızın bu konuda bunu çok iyi çalıştırması lazım. Bu suiistimalleri yapanlara da gereken dersi vermemiz lazım. Yeter ki enflasyonu, döviz kurunu ve piyasa faizlerini kontrol altına alabileceğimiz bir iklime kavuşabilelim. Gelişmeleri takip ediyoruz, bekleyip göreceğiz.”

“KAMUDA TASARRUFA YÖNELİK ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Resmî gazetede yayımlanan 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bu kararla, menkul ve gayrimenkul alım, satım, kiralama, hizmet ve eser sözleşmesi gibi tüm işlemlerde ödeme yükümlülüklerinin kendi paramız ile yapılmasını zorunlu hale getirdik. Böylece, uzun süredir şikâyet konusu olan dövizle kira ödemesi sorununu ortadan kaldırdık. Kamuda tasarrufa yönelik çok önemli adımlar da attık. Cari harcamalardan yatırımlara kadar her alanda, kamu mali dengesine katkı sağlayacak tedbirler aldık. Kamu araçlarını, hem nitelik hem kullanım bakımından sınırlandırdık. Kiralık binalarda faaliyet gösteren devlet kurumlarının, kamuya ait yerlere geçmelerini sağlıyoruz. Personel alımını da, emekli olan personel sayısına yakın bir seviyeye çekiyoruz.”

Yatırımları da güncellemeye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Sıfırdan bir yatırım şu anda düşünmüyoruz. Ha olmazsa olmaz, fevkaladeliği olan yatırımlar olabilir, ayrı bir konu. Ama bunun dışında başlayacağız, işte yüzde 90’a kadar gelmiş, bunu bitireceğiz, 80’e kadar gelmiş, bitireceğiz, 70’e kadar gelmiş, bunları bitireceğiz. Tabii burada müteahhit firmalarımızı da mağdur etmeyeceğiz. Tüm bakanlıklarımız bu ilke çerçevesinde ellerindeki yatırım stoklarını gözden geçirecek, öncelik sıralaması yaparak çalışmalarını yürütecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hazine’nin kamuya ilave gelir sağlayacak altın ve avro tahvilleriyle kira sertifikaları gibi yeni araçları devreye soktuğunu belirterek “Buradan tüm vatandaşlarımızı, özellikle Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan kardeşlerimizi bu imkânları değerlendirmeye davet ediyorum. Yurt dışından alternatif kaynak geliştirme çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor” dedi.

“ÖZEL SEKTÖRÜMÜZ, ÜRETİMDEN VE YATIRIMDAN ASLA VAZGEÇMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin bu süreci süratle geride bırakması için, kamunun çabaları yanında, özel sektörümüzün ve milletimizin desteğine de ihtiyacımız var. Her şeyden önce, ihracat ve ithalatla uğraşmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Tüm tasarrufların dövizden Türk Lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Yastık altı diye tabir edilen, sistem dışı tasarrufların, süratle bankalar, faizsiz finans kuruluşları ve diğer yollarla ekonomiye kazandırılmasını bekliyoruz. Özel sektörümüz, üretimden ve yatırımdan asla vazgeçmemelidir. Hatta ihracata dönük üretim ve yatırım için tam zamanıdır. Türkiye’yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyesinin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii birileri, fırsattan istifadeyle milletimizin kafasını bulandırmak, moralini bozmak için, bir sürü yalan yanlış haberi ortalığa yayıyor. Bu ara biliyorsunuz bol miktarda stokçular çıktı, şimdi bu stokçulara gereken cevabı gerek İçişleri Bakanlığımız, gerek Hazine Maliye, buraları verecek. Buralara baskınlar yapmak suretiyle; ha sen stokçuluk mu yapıyorsun, gel bakalım bunun bedelini öde. Bunlara bunun fırsatını vermeyeceğiz” dedi.

Sözlerinin devamında okul kitaplarının basılamadığından, sağlık ve ilaç hizmetlerinin aksayacağına kadar pek çok dedikodu üretildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde herhangi bir sıkıntı yoktur. Devleti, bu tür manipülasyonlarla köşeye sıkıştırarak haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara asla meydanı bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“BUGÜN ARTIK KENDİNE YETEN BİR TÜRKİYE VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her alanda yerli ve millî duruşa, fikre, üretime, gayrete ihtiyacı olduğu gerçeğinin böyle dönemlerde çok daha açık bir şekilde kendini gösterdiğine dikkat çekerek, “İnşallah bu dönemi her alanda yerlileşme ve millîleşme hamlelerimizi güçlendirmenin vesilesi hâline getireceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarda oldukları dönemin mücadelelerle geçtiğini belirterek bu mücadele sayesinde Türkiye’nin geldiği yerin ortada olduğunu söyledi. “Bugün artık kendine yeten bir Türkiye var, bir millet var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe bu defa uluslararası alanda çeşitli engellemelerle, ayak oyunlarıyla karşı karşıya geldik. Avrupa Birliği zirvelerinden Davos hadisesine kadar her yerde onurlu duruşumuzu ortaya koyduk. ‘Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış’ misali bizi sandıkta ve sahada yenemeyenler yıllardır kolları-kanatları altında besledikleri terör örgütlerini, darbecileri, cuntacıları harekete geçirdiler. Milletimizle birlikte bu oyunu da gördük ve birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek her birinin üstesinden geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son umutları olan 24 Haziran seçimlerinden de beklediklerini bulamayanların milletin ekmeğine, yani ekonomiye göz dikecek kadar alçaldıklarını belirterek, “Allah’ın izniyle biz bu oyunu da bozarız, mutlaka da bozacağız. Türkiye’yi dövizle, faizle, enflasyonla dize getirebileceklerini sananlar bu milleti hiç tanımıyor demektir, bunu böyle bilelim arkadaşlar. Bu millet en zor zamanında Çanakkale’de yedi düveli hallaç pamuğu gibi atmış, Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla tamamlamış bir millettir” dedi.

“TÜRKİYE ÇOK YAKINDA BU DALGAYI AŞACAKTIR”

“Bu dönemler, bize karşı karınlarındaki hayâsızlığı dökenleri tespit etme yanında, halisane bir şekilde yanımızda olanları da görme imkânı bulduğumuz dönemlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemler, fırsatçılık yapıp kendi ülkesine ve milletine ihanet edenler yanında, imkânları sonuna kadar zorlayıp üretime, yatırıma, istihdama devam edenleri de tespit ettiğimiz dönemlerdir. Bu dönemler, ülkenin ve milletin âli çıkarlarını, şahsi siyasi ve ekonomik çıkarlarının üzerinde tutanların, diğerlerinden ayrıştığı günlerdir. Türkiye, çok yakında bu dalgayı aşacaktır, ama fırsatçılık yapanları da, fedakârlık yapanları da unutmayacaktır” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZE KARŞI HEP AÇIK VE SAMİMİ OLDUK”

AK Parti olarak bu zorlu dönemi aşmanın mücadelesini verirken, aynı zamanda 2019 mahalli seçimlerine de hazırlanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatların şimdiden tüm güçlerini seferber etmeleri gerektiğine dikkat çekti. 24 Haziran seçimlerinde mecliste Milliyetçi Hareket Partisi ile ittifak yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mahalli idareler seçimlerinde böyle bir imkân olur mu bakacağız. Eğer böyle bir imkânı karşılıklı olarak hakikaten ortaya koyabilirsek, biz birlikte bunu da değerlendiririz, çünkü Cumhur İttifakındaki dayanışmamız neyse yerel seçimlerde de bu ittifakı gerçekleştirme imkânımız olabilir” şeklinde konuştu.

Diğer partilerin de gizli veya açık benzer ittifak arayışları içinde olduklarını bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz milletimize karşı hep hasbi olduk, açık olduk, samimi olduk. Şimdi de aynısını yapacak, her şeyi milletimizin gözü önünde konuşacak, tartışacağız. Önümüzdeki seçimleri ideolojik hamasetle pozisyonlarını koruyan iş bilmez muhalefet belediyelerinden milletimizi kurtarmanın bir fırsatı olarak görüyoruz” dedi.

Batıda ana muhalefet partisinin, doğuda bölücü örgütün güdümündeki partinin pek çok belediyede âdeta taş üstüne taş koymadan sırf ideolojik kamplaşmayla bugüne kadar yönetimde kalmayı başardığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda şunları kaydetti: “Terör örgütüyle birlikte aday olmaya yeltenenler kusura bakmasınlar, bizden demokratik bir yaklaşım bekleyemezler. Zira biz bunun bedelini ağır ödedik. Bu milletin alın terini bu belediyelere biz, al, bunları oradaki vatandaşımıza altyapısına, üstyapısına harca diye verirken, bu verdiklerimizi oraya değil de dağa gönderenlere bu defa biz aynı imkânı sağlayamayız.”

“Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin mükemmel düzeye ulaşması için çabalarımızı yoğunlaştıracağız” 0 35006

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin her alanda mükemmel düzeye ulaşması için önümüzdeki dönemde çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Kazakistan ile ikili iş birliğimizin yanında, Türk Konseyi’nin çalışmalarına da katkıda bulunma hususunda mutabakatımızı bir kez daha teyit ettik” dedi.

Resmî ziyaret nedeniyle Türkiye’ye gelen Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, baş başa görüşmeleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleşen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin (YDSK) üçüncü toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında ikincisi 2015 yılında Kazakistan’da düzenlenen Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin üçüncüsü vesilesiyle Ankara’da bir araya geldikleri Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile son olarak 3 Eylül’de Kırgızistan’da yapılan Türk Konseyi 6. Zirvesi dolayısıyla görüştüklerini hatırlatarak bugünkü görüşmelerde gündemlerindeki tüm konuları samimi şekilde değerlendirme imkânı bulduklarını ifade etti.

Bu ziyaret vesilesiyle iki ülke arasında çok sayıda belge de akdedildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce beş anlaşmanın imza törenini bitirmiş olduk. Dün Ankara’da toplanan Yatırım Formu kapsamında, toplam portföyü yaklaşık 2 milyar dolara yaklaşan 20’den fazla belge, iki ülkenin ilgili kurumları ve özel sektör firmaları arasında imzalandı” açıklamasında bulundu.

FETÖ’NÜN VARLIK GÖSTERDİĞİ ÜLKELER İÇİN OLUŞTURDUĞU TEHDİDİ TÜM BOYUTLARIYLA ORTAYA KOYDUK”

Görüşmelerde FETÖ terör örgütüyle mücadele konusunda fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örgütün ülkemiz, milletimiz ve varlık gösterdiği tüm ülkeler için oluşturduğu tehdidi tüm boyutlarıyla ortaya koyduk ve ilgili arkadaşlarımızı görevlendirdik” dedi.

Ayrıca ekonomi, ticaret, savunma, kültür ve eğitim başta olmak üzere ikili gündemde yer alan diğer meseleleri de tüm yönleriyle ele alma fırsatı bulduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin her alanda mükemmel düzeye ulaşması için önümüzdeki dönemde çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Kazakistan ile ikili iş birliğimizin yanında Türk Konseyi’nin çalışmalarına da katkıda bulunma hususunda mutabakatımızı bir kez daha teyit ettik” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİNİ GELECEĞE DAHA DA GÜÇLENEREK TAŞIYACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasını, “Ata yurdu Kazakistan’dan gelerek bizleri şereflendiren Cumhurbaşkanı Sayın Nazarbayev ve heyetine şahsım ve heyetim adına şükranlarımı ifade ediyorum. Derin ve köklü geçmişimizden güç alan Türkiye-Kazakistan ilişkilerini geleceğe daha da güçlenerek taşıyacağımıza inanıyorum” sözleriyle tamamladı.

KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI NAZARBAYEV: “TÜRKİYE, KAZAKİSTAN’IN EN YAKIN VE GÜVENLİ STRATEJİK PARTNERLERİNDEN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra söz alan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Türkiye’nin iç siyasi istikrarının Kazakistan için çok önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı son seçim galibiyeti için tebrik ederek bu neticenin Türk halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasetini ve stratejik istikametini desteklediğinin göstergesi olduğunu ifade eden Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev Türkiye’nin, Kazakistan’ın en yakın ve güvenli stratejik partnerlerinden biri olduğunu kaydetti. Ortak tarih ve manevi zenginliklere dayanan iş birliğinin devam etmekte olduğunu söyleyerek bugünkü anlaşmaların iki ülke arasındaki iş birliğinin açık göstergesi olduğunu belirten Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Kazakistan ve Türkiye’nin iş birliğini her alanda geliştirmek için tüm potansiyele sahip olunduğunu dile getirdi.