Cumhurbaşkanı Erdoğan kabinesini açıkladı 0 90542

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında cumhurbaşkanı yardımcısını ve yeni yönetim sisteminin ilk kabinesini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir basın toplantısı düzenleyerek cumhurbaşkanı yardımcısını ve kabinesini açıkladı.

“EN ÖNEMLİ DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMLERDEN BİRİ BAŞARIYLA TAMAMLANDI”

Toplantıda, Türkiye’nin tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden birini bugün başarıyla tamamladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yönetim sistemini demokratik yollarla değiştirebilen az sayıdaki ülke arasına Türkiye olarak girmiş bulunuyoruz. Demokrasimiz 15 Temmuz gecesi milletimizin kanı ve canıyla aslında rüştünü ispat etmiştir. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri demokrasimizin sandıkta rüştünün en üst düzeyde ispatı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek katılım itibarıyla, gerekse kesin sonuçlara bakıldığında ortaya çıkan tabloyla dünyada eşi ve benzeri olmayan bir seçimin gerçekleştiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: “Bir kez daha hem seçim sonuçlarının, hem de yeni yönetim sistemimizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Seçimlerde sandığa giderek iradesini yansıtan 50 milyonun üzerindeki vatandaşımızın her birine parti ve aday ayrımı gözetmeksizin şükranlarımı sunuyorum. Şahsımı Cumhurbaşkanlığına layık gören 26 milyon 331 bin vatandaşımıza ayrıca teşekkür ediyorum.”

“ARTIK 81 MİLYONUN CUMHURBAŞKANI OLARAK GÖREVİMİZİ YÜRÜTECEĞİZ”

Göreve başlama töreninde de ifade ettiği gibi, artık 81 milyonun Cumhurbaşkanı olarak görevini yürüteceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için yüreğinde ülke ve millet sevdası olan herkesle birlikte çalışmaktan memnuniyet duyacağız. 15 Temmuz’dan itibaren bizi destekleyen, yeni yönetim sistemimizi hayata geçirebilmemize imkân sağlayan Milliyetçi Hareket Partisi’ne burada başta Sayın Genel Başkan Bahçeli olmak üzere teşekkür etmek istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi’yle ülkemizin ve milletimizin menfaatleri çerçevesindeki iş birliğimizi inşallah mecliste de geleceğe yönelik sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin hazırlıklarına 16 Nisan halk oylamasının hemen ardından başladıklarını hatırlatarak, “Uzun ve yoğun bir mesainin ürünü olan yeni yönetim sistemi mimarimizin çalışmalarını geçtiğimiz günlere kadar devam ettirdik. Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı, bakanlıklarımız, politika kurularımız, ofislerimiz başta olmak üzere yeni dönemin ruhuna uygun şekilde yönetim mimarimizin çatısını oluşturduk. Bakan yardımcılarından başlayarak aşağıya doğru üst yönetim yapılarının hazırlıklarını da tamamladık, tamamlıyoruz” dedi.

“YENİ YÖNETİM YAPISININ ÇATISI RESMEN HAYATA GEÇİRİLDİ”

Yeni yönetim mimarisini seçimden önceki günlerde televizyon programlarında milletle de paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Geçtiğimiz hafta boyunca eski sistemden yeni sisteme geçişin altyapısı mahiyetindeki kanun değişiklikleri Resmî Gazete’de yayımlandı. Bugün de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin ederek yeni sistemin yetkilerine sahip Cumhurbaşkanı olarak resmen göreve başladık. Hemen ardından da bir numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini yayınladık. Bu kararnameyle, anayasamızın verdiği yetkiye dayanarak yeni yönetim yapısının çatısını resmen hayata geçirmiş olduk. Böylesine kapsamlı ve önemli bir değişimin kolay olmadığı bir gerçektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni sistemi en üsten en alta kadar devletimizin tüm hücrelerine en kısa sürede nüfuz ettirmekte kararlıyız. Ne bizim, ne de bizden sonra gelecek olan cumhurbaşkanlarının yürütme görevi konusundaki aksaklıklar, eksiklikler hususunda milletimize karşı öne sürebilecekleri bahaneleri kalmamıştır” diyerek, anayasa ve yasa gerektiren reformları Mecliste uzlaşma yoluyla çıkarmak mecburiyetinde olduklarını hatırlattı.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak, anayasanın Cumhurbaşkanına verdiği yürütme görevleri ve bununla bağlantılı yetkiler konusunda hiçbir mazerete sığınma hakkımız bulunmuyor. Bunun için, milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için bakanlarımız ve ekibimizin diğer mensuplarıyla birlikte gece gündüz çalışacağız. Cumhurbaşkanı olarak yeni dönemdeki en önemli yetkilerimizden biri de, kabinemizi hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın oluşturabilme imkânımızdır” dedi

Daha önce de açıkladıkları gibi, bakanlık sayısını başkan yardımcısı ile birlikte 17’ye indirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bazı bakanlıkları isimleriyle aynen muhafaza edip işlevlerini ve bağlı kurumlarını değiştirirken, bazı bakanlıkları birleştirdik, bazıları da tümden lağvettik. Yeni yapılarıyla bakanlıklarımızın daha etkili ve hızlı icraat yapabileceklerine inanıyorum.”

Açıklanan kabinenin Türkiye’ye ve millete hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlara da çalışmalarında başarılar diledi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİ REFORMİST BİR ANLAYIŞLA AŞAMA AŞAMA EN AŞAĞIDAKİ MEMURA KADAR İNDİRECEĞİZ”

Bakan yardımcılarının, politika kurulları başkanvekillerinin ve üyelerinin, ofis yöneticilerinin ve diğer üst düzey idarecilerin atamalarının en kısa sürede tamamlanacağını da söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni yönetim sistemimizi reformist bir anlayışla aşama aşama en aşağıdaki memura kadar indireceğiz. Özel sektörümüzden sivil toplum kuruluşumuza kadar ülkemizin tüm dinamiklerinin devlet yönetimindeki bu değişime uygun şekilde kendilerini yenileyeceklerine inanıyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Aynı şekilde, yasama ve yargı organlarımızın da ülkemizin ve milletimizin değişen ihtiyaçlarına uygun şekilde kendilerini geliştireceklerini ümit ediyorum. Böylece, ülkemiz 2023 hedeflerine topyekûn bir değişimle ulaşırken, bizden sonraki nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarını gerçekleştirebilecekleri çok güçlü bir zemin hazırlamış olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde açıkladığı kabinesi şu isimlerden oluşuyor:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin yaşadığı hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” 0 35005

 

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“İŞ EKONOMİ SINIRLARINI AŞTI VE TÜRKİYE’NİN TOPYEKÛN CEZALANDIRILMASI BOYUTUNA ULAŞTI”

Konuşmasının başında Amerikan yönetiminin Türkiye’yle ilgili ardı ardına açıkladığı olumsuz kararlar bahane edilerek Türk ekonomisini hedef alan alçak bir saldırı başlatıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döviz kuru, gece yarısı operasyonlarıyla, ne ekonomik gerekçelerle ne de mantıklı bir başka sebeple izah edilemeyecek şekilde yükseltildi. Açık konuşmak gerekirse, yılbaşında 3,8 olan, Nisan başında yaklaşık 4 olan, Mayıs başında 4,12 olan, Haziran’da seçimlerin ertesi günü 4,6’yı bulan döviz kurunun yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim öncesinin belirsizlikleri sebebiyle, böyle bir kıpırdanma olabilir diye baktık. Buna karşılık, daha sonraki gelişmeleri aynı hüsnü niyetle değerlendiremiyoruz” diye ekledi.

“Temmuz ayı boyunca da aynı seviyelerde seyreden dövizin Ağustos’ta bir anda 7 lira seviyesine kadar yükselmesi, başlı başına bir ekonomik suikast girişiminin delilidir” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir. Nitekim bu konuda, Avrupa Birliği, Çin, Rusya, Hindistan başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinden ciddi rahatsızlık işaretleri gelmeye başladı. Tabii ülkemize yönelik saldırı, diğerlerinden çok daha sinsi, çok daha can yakıcı, çok daha kasıtlı bir şekilde gerçekleşti. İş ekonomi sınırlarını aştı ve Türkiye’nin topyekûn cezalandırılması boyutuna ulaştı” şeklinde konuştu.

“MERKEZ BANKASI SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİLEN FAİZ ARTIRIMINI OLDUKÇA YÜKSEK BİR ORANLA GERÇEKLEŞTİRDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maruz kalınan saldırının manivelası kur gibi gözükse de, asıl kalıcı darbelerin enflasyon ve faizler konusunda alındığı söyleyerek bu sıkıntının çözümü için ekonomi yönetiminin kendi programını uyguladığını belirtti. “Faizi yöneticiler belirler ama enflasyonu yönetici belirlemez. Enflasyon faizin akışıyla oluşur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar Merkez Bankası defalarca şu 16 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım döneminde enflasyonu herkes açıklamıştır. Ama hiçbir kez enflasyon Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi gerçekleşmemiştir. Bakıyorsunuz yıl ortasında Merkez Bankası enflasyonu tekrar revize ediyor, üçüncü çeyrekte tekrar revize ediyor. Niye? Madem biliyorsun bu işi, faizi belirlerken tutuyor da, enflasyonu açıklarken niye tutmuyor? Bu gerçekleri şimdi Ekim ayında da göreceğiz.”

Merkez Bankası’nın sürekli gündeme getirilen faiz artırımını oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Diyor ya; bağımsızlık. Hadi, buyur bağımsızlık. Şimdi bakalım bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar, çünkü biz sömürü manivelalarına eyvallah edemeyiz.” şeklinde konuştu.

“FİNANS KURULUŞLARININ İŞİ ÜRETİM ÇARKINI DÖNDÜRMEKTİR”

Ülke kalkınmasında üretimin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan üretimin durması hâlinde, çarklar işlemediği anda her şeyin duracağına dikkat çekti. Finans kuruluşlarının işinin bu üretim çarkını döndürmek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Tabii ki finans kuruluşlarına ihtiyacımız var, tabii ki onlarsız bir ekonomi düşünemeyiz. Ama şunu da bilmemiz lazım, finans kuruluşlarının ayakta kalışı da özellikle bizim reel ekonominin, yatırımcının güçlü olmasına bağlıdır, onların ayakta kalışına bağlıdır. Yani biz o tulumbaya suyu koymamız lazım ki tulumbadan su gelsin” değerlendirmelerinde bulundu.

Kişisel olarak faiz konusuna bakışının değişmediğini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı fırsatçıların yaptığı ölçüsüz zamlar konusunda ise şunları kaydetti: “Önüne gelen bakıyorsun zam üstüne zam yapıyor, zam üstüne zam yapıyor. Faizle ilişkisi olsun olmasın, ama fırsatı yakalıyor ya oradan giriyor. Onun için tabii burada özellikle de Hazine ve Maliye Bakanlığımızın tüm birimleriyle bu kontrol mekanizmalarını çok iyi çalıştırması lazım. İlgili bakanlıklarımızın bu konuda bunu çok iyi çalıştırması lazım. Bu suiistimalleri yapanlara da gereken dersi vermemiz lazım. Yeter ki enflasyonu, döviz kurunu ve piyasa faizlerini kontrol altına alabileceğimiz bir iklime kavuşabilelim. Gelişmeleri takip ediyoruz, bekleyip göreceğiz.”

“KAMUDA TASARRUFA YÖNELİK ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Resmî gazetede yayımlanan 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bu kararla, menkul ve gayrimenkul alım, satım, kiralama, hizmet ve eser sözleşmesi gibi tüm işlemlerde ödeme yükümlülüklerinin kendi paramız ile yapılmasını zorunlu hale getirdik. Böylece, uzun süredir şikâyet konusu olan dövizle kira ödemesi sorununu ortadan kaldırdık. Kamuda tasarrufa yönelik çok önemli adımlar da attık. Cari harcamalardan yatırımlara kadar her alanda, kamu mali dengesine katkı sağlayacak tedbirler aldık. Kamu araçlarını, hem nitelik hem kullanım bakımından sınırlandırdık. Kiralık binalarda faaliyet gösteren devlet kurumlarının, kamuya ait yerlere geçmelerini sağlıyoruz. Personel alımını da, emekli olan personel sayısına yakın bir seviyeye çekiyoruz.”

Yatırımları da güncellemeye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Sıfırdan bir yatırım şu anda düşünmüyoruz. Ha olmazsa olmaz, fevkaladeliği olan yatırımlar olabilir, ayrı bir konu. Ama bunun dışında başlayacağız, işte yüzde 90’a kadar gelmiş, bunu bitireceğiz, 80’e kadar gelmiş, bitireceğiz, 70’e kadar gelmiş, bunları bitireceğiz. Tabii burada müteahhit firmalarımızı da mağdur etmeyeceğiz. Tüm bakanlıklarımız bu ilke çerçevesinde ellerindeki yatırım stoklarını gözden geçirecek, öncelik sıralaması yaparak çalışmalarını yürütecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hazine’nin kamuya ilave gelir sağlayacak altın ve avro tahvilleriyle kira sertifikaları gibi yeni araçları devreye soktuğunu belirterek “Buradan tüm vatandaşlarımızı, özellikle Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan kardeşlerimizi bu imkânları değerlendirmeye davet ediyorum. Yurt dışından alternatif kaynak geliştirme çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor” dedi.

“ÖZEL SEKTÖRÜMÜZ, ÜRETİMDEN VE YATIRIMDAN ASLA VAZGEÇMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin bu süreci süratle geride bırakması için, kamunun çabaları yanında, özel sektörümüzün ve milletimizin desteğine de ihtiyacımız var. Her şeyden önce, ihracat ve ithalatla uğraşmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Tüm tasarrufların dövizden Türk Lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Yastık altı diye tabir edilen, sistem dışı tasarrufların, süratle bankalar, faizsiz finans kuruluşları ve diğer yollarla ekonomiye kazandırılmasını bekliyoruz. Özel sektörümüz, üretimden ve yatırımdan asla vazgeçmemelidir. Hatta ihracata dönük üretim ve yatırım için tam zamanıdır. Türkiye’yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyesinin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii birileri, fırsattan istifadeyle milletimizin kafasını bulandırmak, moralini bozmak için, bir sürü yalan yanlış haberi ortalığa yayıyor. Bu ara biliyorsunuz bol miktarda stokçular çıktı, şimdi bu stokçulara gereken cevabı gerek İçişleri Bakanlığımız, gerek Hazine Maliye, buraları verecek. Buralara baskınlar yapmak suretiyle; ha sen stokçuluk mu yapıyorsun, gel bakalım bunun bedelini öde. Bunlara bunun fırsatını vermeyeceğiz” dedi.

Sözlerinin devamında okul kitaplarının basılamadığından, sağlık ve ilaç hizmetlerinin aksayacağına kadar pek çok dedikodu üretildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde herhangi bir sıkıntı yoktur. Devleti, bu tür manipülasyonlarla köşeye sıkıştırarak haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara asla meydanı bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“BUGÜN ARTIK KENDİNE YETEN BİR TÜRKİYE VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her alanda yerli ve millî duruşa, fikre, üretime, gayrete ihtiyacı olduğu gerçeğinin böyle dönemlerde çok daha açık bir şekilde kendini gösterdiğine dikkat çekerek, “İnşallah bu dönemi her alanda yerlileşme ve millîleşme hamlelerimizi güçlendirmenin vesilesi hâline getireceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarda oldukları dönemin mücadelelerle geçtiğini belirterek bu mücadele sayesinde Türkiye’nin geldiği yerin ortada olduğunu söyledi. “Bugün artık kendine yeten bir Türkiye var, bir millet var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe bu defa uluslararası alanda çeşitli engellemelerle, ayak oyunlarıyla karşı karşıya geldik. Avrupa Birliği zirvelerinden Davos hadisesine kadar her yerde onurlu duruşumuzu ortaya koyduk. ‘Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış’ misali bizi sandıkta ve sahada yenemeyenler yıllardır kolları-kanatları altında besledikleri terör örgütlerini, darbecileri, cuntacıları harekete geçirdiler. Milletimizle birlikte bu oyunu da gördük ve birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek her birinin üstesinden geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son umutları olan 24 Haziran seçimlerinden de beklediklerini bulamayanların milletin ekmeğine, yani ekonomiye göz dikecek kadar alçaldıklarını belirterek, “Allah’ın izniyle biz bu oyunu da bozarız, mutlaka da bozacağız. Türkiye’yi dövizle, faizle, enflasyonla dize getirebileceklerini sananlar bu milleti hiç tanımıyor demektir, bunu böyle bilelim arkadaşlar. Bu millet en zor zamanında Çanakkale’de yedi düveli hallaç pamuğu gibi atmış, Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla tamamlamış bir millettir” dedi.

“TÜRKİYE ÇOK YAKINDA BU DALGAYI AŞACAKTIR”

“Bu dönemler, bize karşı karınlarındaki hayâsızlığı dökenleri tespit etme yanında, halisane bir şekilde yanımızda olanları da görme imkânı bulduğumuz dönemlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemler, fırsatçılık yapıp kendi ülkesine ve milletine ihanet edenler yanında, imkânları sonuna kadar zorlayıp üretime, yatırıma, istihdama devam edenleri de tespit ettiğimiz dönemlerdir. Bu dönemler, ülkenin ve milletin âli çıkarlarını, şahsi siyasi ve ekonomik çıkarlarının üzerinde tutanların, diğerlerinden ayrıştığı günlerdir. Türkiye, çok yakında bu dalgayı aşacaktır, ama fırsatçılık yapanları da, fedakârlık yapanları da unutmayacaktır” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZE KARŞI HEP AÇIK VE SAMİMİ OLDUK”

AK Parti olarak bu zorlu dönemi aşmanın mücadelesini verirken, aynı zamanda 2019 mahalli seçimlerine de hazırlanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatların şimdiden tüm güçlerini seferber etmeleri gerektiğine dikkat çekti. 24 Haziran seçimlerinde mecliste Milliyetçi Hareket Partisi ile ittifak yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mahalli idareler seçimlerinde böyle bir imkân olur mu bakacağız. Eğer böyle bir imkânı karşılıklı olarak hakikaten ortaya koyabilirsek, biz birlikte bunu da değerlendiririz, çünkü Cumhur İttifakındaki dayanışmamız neyse yerel seçimlerde de bu ittifakı gerçekleştirme imkânımız olabilir” şeklinde konuştu.

Diğer partilerin de gizli veya açık benzer ittifak arayışları içinde olduklarını bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz milletimize karşı hep hasbi olduk, açık olduk, samimi olduk. Şimdi de aynısını yapacak, her şeyi milletimizin gözü önünde konuşacak, tartışacağız. Önümüzdeki seçimleri ideolojik hamasetle pozisyonlarını koruyan iş bilmez muhalefet belediyelerinden milletimizi kurtarmanın bir fırsatı olarak görüyoruz” dedi.

Batıda ana muhalefet partisinin, doğuda bölücü örgütün güdümündeki partinin pek çok belediyede âdeta taş üstüne taş koymadan sırf ideolojik kamplaşmayla bugüne kadar yönetimde kalmayı başardığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda şunları kaydetti: “Terör örgütüyle birlikte aday olmaya yeltenenler kusura bakmasınlar, bizden demokratik bir yaklaşım bekleyemezler. Zira biz bunun bedelini ağır ödedik. Bu milletin alın terini bu belediyelere biz, al, bunları oradaki vatandaşımıza altyapısına, üstyapısına harca diye verirken, bu verdiklerimizi oraya değil de dağa gönderenlere bu defa biz aynı imkânı sağlayamayız.”

“Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin mükemmel düzeye ulaşması için çabalarımızı yoğunlaştıracağız” 0 35006

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin her alanda mükemmel düzeye ulaşması için önümüzdeki dönemde çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Kazakistan ile ikili iş birliğimizin yanında, Türk Konseyi’nin çalışmalarına da katkıda bulunma hususunda mutabakatımızı bir kez daha teyit ettik” dedi.

Resmî ziyaret nedeniyle Türkiye’ye gelen Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, baş başa görüşmeleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleşen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin (YDSK) üçüncü toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında ikincisi 2015 yılında Kazakistan’da düzenlenen Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin üçüncüsü vesilesiyle Ankara’da bir araya geldikleri Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile son olarak 3 Eylül’de Kırgızistan’da yapılan Türk Konseyi 6. Zirvesi dolayısıyla görüştüklerini hatırlatarak bugünkü görüşmelerde gündemlerindeki tüm konuları samimi şekilde değerlendirme imkânı bulduklarını ifade etti.

Bu ziyaret vesilesiyle iki ülke arasında çok sayıda belge de akdedildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce beş anlaşmanın imza törenini bitirmiş olduk. Dün Ankara’da toplanan Yatırım Formu kapsamında, toplam portföyü yaklaşık 2 milyar dolara yaklaşan 20’den fazla belge, iki ülkenin ilgili kurumları ve özel sektör firmaları arasında imzalandı” açıklamasında bulundu.

FETÖ’NÜN VARLIK GÖSTERDİĞİ ÜLKELER İÇİN OLUŞTURDUĞU TEHDİDİ TÜM BOYUTLARIYLA ORTAYA KOYDUK”

Görüşmelerde FETÖ terör örgütüyle mücadele konusunda fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örgütün ülkemiz, milletimiz ve varlık gösterdiği tüm ülkeler için oluşturduğu tehdidi tüm boyutlarıyla ortaya koyduk ve ilgili arkadaşlarımızı görevlendirdik” dedi.

Ayrıca ekonomi, ticaret, savunma, kültür ve eğitim başta olmak üzere ikili gündemde yer alan diğer meseleleri de tüm yönleriyle ele alma fırsatı bulduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin her alanda mükemmel düzeye ulaşması için önümüzdeki dönemde çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Kazakistan ile ikili iş birliğimizin yanında Türk Konseyi’nin çalışmalarına da katkıda bulunma hususunda mutabakatımızı bir kez daha teyit ettik” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİNİ GELECEĞE DAHA DA GÜÇLENEREK TAŞIYACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasını, “Ata yurdu Kazakistan’dan gelerek bizleri şereflendiren Cumhurbaşkanı Sayın Nazarbayev ve heyetine şahsım ve heyetim adına şükranlarımı ifade ediyorum. Derin ve köklü geçmişimizden güç alan Türkiye-Kazakistan ilişkilerini geleceğe daha da güçlenerek taşıyacağımıza inanıyorum” sözleriyle tamamladı.

KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI NAZARBAYEV: “TÜRKİYE, KAZAKİSTAN’IN EN YAKIN VE GÜVENLİ STRATEJİK PARTNERLERİNDEN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra söz alan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Türkiye’nin iç siyasi istikrarının Kazakistan için çok önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı son seçim galibiyeti için tebrik ederek bu neticenin Türk halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasetini ve stratejik istikametini desteklediğinin göstergesi olduğunu ifade eden Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev Türkiye’nin, Kazakistan’ın en yakın ve güvenli stratejik partnerlerinden biri olduğunu kaydetti. Ortak tarih ve manevi zenginliklere dayanan iş birliğinin devam etmekte olduğunu söyleyerek bugünkü anlaşmaların iki ülke arasındaki iş birliğinin açık göstergesi olduğunu belirten Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Kazakistan ve Türkiye’nin iş birliğini her alanda geliştirmek için tüm potansiyele sahip olunduğunu dile getirdi.