Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pretorya Büyükelçiliği Kançılarya binası açılışında konuştu 0 88861

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti temasları kapsamında Türkiye’nin Pretorya Büyükelçiliği Kançılarya binasının açılış töreninde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği olarak faaliyet gösterecek yeni Kançılarya binasının hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’ne layık konumuyla ve fiziki koşullarıyla daha iyi hizmet sunacak binanın bugün resmen hizmete açıldığını belirtti.

Erdoğan, Türkiye’nin bu gurur gününe katılanlara şükranlarını sundu. Bu binaya Türkiye’nin Güney Afrika Cumhuriyeti’yle ilişkilerine verdiği kıymetin bir nişanesi olarak da bakıldığını ifade eden Erdoğan, son yıllarda Türkiye’nin, yurt dışındaki diplomatik temsilini güçlendirmeye gayret sarf ettiğini aktardı.

Başkan Erdoğan, bu tür hizmet binalarının, o ülkelerin temsili noktasında taşıdığı öneme işaret ederek, “Bilhassa Afrika ülkelerindeki misyonlarımızın sayısının, kapasitesinin, temsil kabiliyetinin artırılmasına gayret gösteriyoruz. Afrika ülkeleriyle ortak çabalarımız sayesinde 2005 yılından bu yana kıta ile ilişkilerimizde büyük mesafeler kaydettik. Göreve geldiğimizde Afrika kıtasında büyükelçilik sayımız 12’ydi. Şimdi ise büyükelçilik sayımız 41 oldu. Nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından bu çok önemli. Dünyadaki en büyük diplomatik temsilciliğimiz yine bir Afrika ülkesi olan Somali’de inşa edildi ve bizim iftihar vesilemiz.” diye konuştu.

Somali’de dünyanın en büyüğü olarak görülen ülkelerin bile büyükelçilik binası, yatırımları olmadığını, konteynırlar içerisinde büyükelçilikleri bulunduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Somali’de 85 dönüm arazi üzerinde diplomatik külliye yaptığını ifade etti.

TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Anadolu Ajansı, Türk Hava Yolları gibi kurumlar ile Türkiye’nin kıtadaki varlığını artırdığını aktaran Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarını ve iş adamlarını da Afrika’ya yönelik çalışmalarında desteklediklerini ve teşvik ettiklerini vurguladı.

“GÖNÜL İŞ BİRLİĞİ YAPILMADIK DEVLET BIRAKMADIK”

Erdoğan, “10-15 yıl önce sadece belli bölgelerde ve alanlarda görünür olan Türkiye, bugün dünyanın en yaygın 6. diplomatik ağına sahip bir ülke konumundadır. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kapısı çalınmadık, dost yarası sarılmadık, gönül iş birliği yapılmadık devlet bırakmadık.” dedi.

Hz. Mevlana’nın pergel metaforunu hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir ayağımızı Türkiye’ye sabitleyip diğer ayağımızla da tüm dünyayı kucaklamanın, girilmedik gönül bırakmamanın gayreti içerisindeyiz. Şu anda bunun da mücadelesini veriyoruz. Vatandaşlarımızın menfaatlerini savunduğumuz kadar Afrikalı kardeşlerimizin, Asyalı dostlarımızın da hak ve hukukunu savunduk. ‘Dünya beşten büyüktür’ sözümüzle küresel güvenlik ve yönetim sistemindeki çarpıklıklara karşı herkesin vicdanının sesi olduk. Bugün küresel meselelerde sözü, tavrı, bütün bunlarla beraber duruşu merak edilen bir Türkiye varsa şüphesiz bu, son 16 yılda verilen çok yönlü gayretlerin eseridir. Bu süreçte devletimizin en büyük gücü, dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi gururla temsil eden vatandaşlarımız ile diplomatlarımızdır.”

Türkiye-Güney Afrika Cumhuriyeti ilişkilerinin bu seviyelere ulaşmasında Türk toplumu mensuplarının, iş adamlarının ve sivil toplum kuruluşlarının emeğinin asla inkar edilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, “Sizler çalışmalarınızla, bağlantılarınızla, ticari faaliyetlerinizle hem ülkemizi burada layıkıyla tanıttınız hem de uzakları bizlere yakın kıldınız. İki ülkenin birbirini daha iyi tanımasında, anlamasında sizler bizlere önemli bir güç kaynağı oldunuz. İnşallah bundan sonraki dönemde bizler bu gayretlerimizi artırarak devam ettireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Türkiye’nin diplomaside bugün ulaştığı gücün, sözden uygulamaya geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz bunu da evelallah yaparız, buna mani bir durum yok. Biraz daha fazla çalışacağız. Biz siyasetçiler işaret fişeği olarak önde olacağız ama tüm diplomatlarımız, iş adamlarımız dayanışma içerisinde olmalı, iş adamlarının bulundukları ülkelerde her türlü yatırıma, ihaleye hiçbir çekinme olmadan girmeleri lazım. Bilecekler ki ‘Benim Cumhurbaşkanım arkamdadır, benim bakanlarım arkamdadır, benim ülkemde özellikle siyaset arkamdadır.’ Bu şekilde de bu yolculuğumuzu devam ettireceğiz. Bütün bu ticaretten yatırımlara, güvenlik iş birliğinden eğitime, insani yardımlardan enerjiye kadar her alanda ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz. Şu anda dünyada en az gelişmiş ülkelere yardım noktasında 8,2 milyar dolarla Türkiye birinci sırada. Hep veren el olduk, alan el değil. Allah bizleri o duruma düşürmesin. Veren el olmaya da devam edeceğiz. Çünkü biz dünyadaki garip gurebaların yanında oldukça, nerede bir felaket varsa oraya elimizi uzattıkça o zaman biliniz ki çok daha güçlü olacağız. Şu anda bu anlayışla yolculuğumuza devam ediyoruz.”

Erdoğan, bunun Güney Afrika Cumhuriyeti’ne üçüncü ziyareti olduğunu bildirdi.

Daha önce 2005’te ve 2011’de Güney Afrika’yı ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, ikili iş birliğinin geliştirilmesinin önemine değindi. Erdoğan, “Güney Afrikalı liderlerle gerek G-20 toplantılarında gerek Türkiye-Afrika ortaklık zirvelerinde gerekse diğer uluslararası toplantılarda bir araya geldik. İnşallah BRICS Zirvesi’nin ve burada yapacağımız temasların da ülkemizin geleceği açısından son derece önemli olduğuna inanıyorum.” temennisinde bulundu.

Özellikle BRICS beşlisi ve katılımcı ülkelerle yoğun görüşmelerde bulunulacağını anımsatan Erdoğan, “Bu görüşmelerle birlikte bizler yarınların inşasını yapacağız. Bunu yapamazsak zaten bir araya gelişimizin de bir anlamı olmaz.” dedi.

Bugün ve yarın yapacakları görüşmelerde ekonomi başta olmak üzere birçok kritik konuyu ele alacaklarını belirten Erdoğan, dünya barışına nasıl hizmet verilebileceğinin değerlendirileceğini, bölgesel iş birliği arayışlarının güçlendiği yeni aktörlerin sahneye çıktığı bu süreçte iş birliğinin geliştirilerek yeni formüllerin üzerinde durulacağını bildirdi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TAMAMI İNSANLIĞIN ORTAK DÜŞMANIDIR”

Erdoğan, tüm dünyayı tehdit eden terör konusuna da değinileceğini vurgulayarak, terörün Güney Afrika’nın en önemli sorunlarından olduğuna inandığını söyledi.

Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Her zaman ifade ettiğim gibi bizim nazarımızda terör örgütleri arasında hiçbir fark yoktur. Adı, söylemi, imajı ne olursa olsun terör örgütlerinin tamamı insanlığın ortak düşmanıdır. DEAŞ neyse FETÖ odur, PKK neyse Boko Haram, Eş-Şebab aynıdır.

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Sayın Ramaphosa ile yapacağımız görüşmede inşallah bu konuları ayrıntılarına varıncaya kadar ele alacağız. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin, biliyorsunuz aktif düzenleyicisi konumunda olan, 251 vatandaşımızın katili olan FETÖ ile ilgili beklentilerimizi kendilerine dile getireceğim. Zira, FETÖ’nün dünyada en faal olduğu ülkelerden biri ne yazık ki Güney Afrika. Bunu kendileriyle görüşeceğim. Daha önce belgeleri vermiştim. Bu defa yeni gelişmeler ışığında, bunları da kendilerine vereceğim. Zira, 15 Temmuz’da bizim başımıza bela olan bu terör örgütü yarın Güney Afrika’nın da başına bela olabilir, bunu hatırlatacağım.

FETÖ’nün bu toprakları kirletmesi, burayı üs haline getirmesi, Güney Afrikalı dostlarımızın alicenaplığını kullanmasına izin vermeyeceğiz. Bu alçak terör örgütünün tıpkı 17-25 Aralık döneminde ülkemizde olduğu gibi bazı kripto unsurları üzerinden Güney Afrika’nın hukuk sistemini istismar etmesine rıza gösteremeyiz. Son dönemde burada yaşananlar, FETÖ ile mücadelenin sadece Türkiye için değil, diğer ülkelerin güvenliği için de önemini ortaya koymuştur. Bu örgüt bulunduğu her yerde zehrini sisteme zerk eden kirli, kalleş, mülevves bir yapıdır.”

Türkiye’nin yurt içinde FETÖ’nün belini kırdığına dikkati çeken Erdoğan, “Yurt dışında da FETÖ’nün karanlık yüzünün ifşa etmiş, pek çok ülkenin örgüte karşı adım atmasını sağlamıştır.” diye konuştu.

Güney Afrika’da da Cumhurbaşkanı Ramaphosa ile benzer bir başarılı operasyonun gerçekleştirileceğine inandığını belirten Erdoğan, “Son FETÖ’cü terörist de hukuk önünde hesap verene kadar mücadelemizin süreceğini belirtmek istiyorum.” vurgusunu yaptı.

“TÜRKİYE, GÜNEY AFRİKA’DA TARİHİ BİRİKİMLE DE BULUNUYOR”

Başkan Erdoğan, özellikle Türkiye’nin bu topraklardaki tarihinin yeni olmadığına işaret ederek, Osmanlı’nın geniş vizyonuyla dünyanın dört bir ucuna ulaştığını anımsattı.

Pekin’den, Sudan’a ve Nijerya’ya kadar pek çok bölgede ecdadın eserleri, hizmetleri, cami, külliye ve medreselerle varlık gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Güney Afrika’da 1862 yılında Ebubekir Efendi ile başlayan daha sonra son Osmanlı başkonsolosu Mehmet Remzi Efendi ile devam eden süreç, iniş ve çıkışlara rağmen bugüne kadar asla kesintiye uğramamıştır.

Bugün Türkiye, Güney Afrika’da sadece resmi kurumları ve iş adamlarıyla değil aynı zamanda parmakla gösterilen tarihi birikimle de bulunuyor. Biz, ülke ve millet olarak hiçbir toplumun, hiçbir coğrafyanın doğal kaynağı, alın teri ve kanı üzerinde kendimize bir refah düzeni kurmanın peşinde olmadık. Ülkemizin kıtaya ve Güney Afrika’ya bakışı eskiden beri hep kazan-kazan esasına dayalıdır.

Ebubekir Efendi başta olmak üzere ecdadımızın burada bıraktığı temiz mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. FETÖ gibi fitne ocaklarının bu mirasın arkasına saklanarak şeytani emellerini gerçekleştirmesine bizlerde göz yummayacağız.”

Bu bakımdan herkese önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Erdoğan, her Türk vatandaşının aynı zamanda ülkenin gönüllü misyon şefi olduğunu, Türkiye’nin doğru tanıtımı konusunda herkese görevler düştüğünü ifade etti.

Başkan Erdoğan, bu yeni hizmet binasının açılmasıyla da Güney Afrika’daki çalışmaların daha da güçleneceğine inandığını söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin temsili, ilişkilerin gelişmesi için gayret gösteren herkese başarılar dileyerek, şunları kaydetti:

“En ufak bir rehavete kapılmadan 7/24 bu çalışmalarımızı devam ettirmemiz lazım ve bu kapıdan kim olursa olsun asla dönmemesi lazım. Türk’ün o misafirperverliğini, o güler yüzünü her zaman gelen tüm misafirlerimize göstermemiz lazım. Bunu başardığımız sürece, bilesiniz ki hiçbir zaman bizim belimizi kimse bükemez. Türkevimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, tüm emeği geçenleri kutluyorum.”

Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından açılışa geçildi.

“Büyükelçilik binamız tüm milletimize, tüm insanlığa hayırlı hizmetler vermeye vesile olsun” diyen Erdoğan, açılış kurdelesini eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki bakanlarla kesti.

Erdoğan daha sonra binaya geçerek incelemelerde bulundu.

Johannesburg’dan açılış törenine katılmak üzere Pretorya kentine geçen Erdoğan, kançılarya binasına gelişinde ellerinde Türk ve Güney Afrika Cumhuriyeti bayraklarıyla kendisini bekleyen bölgedeki Müslüman topluma ait okulların öğrencileri ve vatandaşlar tarafından karşılandı.

Bir vatandaşın elinde taşıdığı “Sevgili Cumhurbaşkanım hem de Rize çayımız var” şeklindeki pankart dikkati çekti.

Katılımcılar arasında 1882’de Cape Town’da kurulan “Osmanlı Kriket Kulübü” sporcuları da yer aldı.

Törende Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehdi Eker ile MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir de hazır bulundu.​

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85008

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.