Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pretorya Büyükelçiliği Kançılarya binası açılışında konuştu 0 88816

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti temasları kapsamında Türkiye’nin Pretorya Büyükelçiliği Kançılarya binasının açılış töreninde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği olarak faaliyet gösterecek yeni Kançılarya binasının hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’ne layık konumuyla ve fiziki koşullarıyla daha iyi hizmet sunacak binanın bugün resmen hizmete açıldığını belirtti.

Erdoğan, Türkiye’nin bu gurur gününe katılanlara şükranlarını sundu. Bu binaya Türkiye’nin Güney Afrika Cumhuriyeti’yle ilişkilerine verdiği kıymetin bir nişanesi olarak da bakıldığını ifade eden Erdoğan, son yıllarda Türkiye’nin, yurt dışındaki diplomatik temsilini güçlendirmeye gayret sarf ettiğini aktardı.

Başkan Erdoğan, bu tür hizmet binalarının, o ülkelerin temsili noktasında taşıdığı öneme işaret ederek, “Bilhassa Afrika ülkelerindeki misyonlarımızın sayısının, kapasitesinin, temsil kabiliyetinin artırılmasına gayret gösteriyoruz. Afrika ülkeleriyle ortak çabalarımız sayesinde 2005 yılından bu yana kıta ile ilişkilerimizde büyük mesafeler kaydettik. Göreve geldiğimizde Afrika kıtasında büyükelçilik sayımız 12’ydi. Şimdi ise büyükelçilik sayımız 41 oldu. Nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından bu çok önemli. Dünyadaki en büyük diplomatik temsilciliğimiz yine bir Afrika ülkesi olan Somali’de inşa edildi ve bizim iftihar vesilemiz.” diye konuştu.

Somali’de dünyanın en büyüğü olarak görülen ülkelerin bile büyükelçilik binası, yatırımları olmadığını, konteynırlar içerisinde büyükelçilikleri bulunduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Somali’de 85 dönüm arazi üzerinde diplomatik külliye yaptığını ifade etti.

TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Anadolu Ajansı, Türk Hava Yolları gibi kurumlar ile Türkiye’nin kıtadaki varlığını artırdığını aktaran Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarını ve iş adamlarını da Afrika’ya yönelik çalışmalarında desteklediklerini ve teşvik ettiklerini vurguladı.

“GÖNÜL İŞ BİRLİĞİ YAPILMADIK DEVLET BIRAKMADIK”

Erdoğan, “10-15 yıl önce sadece belli bölgelerde ve alanlarda görünür olan Türkiye, bugün dünyanın en yaygın 6. diplomatik ağına sahip bir ülke konumundadır. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kapısı çalınmadık, dost yarası sarılmadık, gönül iş birliği yapılmadık devlet bırakmadık.” dedi.

Hz. Mevlana’nın pergel metaforunu hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir ayağımızı Türkiye’ye sabitleyip diğer ayağımızla da tüm dünyayı kucaklamanın, girilmedik gönül bırakmamanın gayreti içerisindeyiz. Şu anda bunun da mücadelesini veriyoruz. Vatandaşlarımızın menfaatlerini savunduğumuz kadar Afrikalı kardeşlerimizin, Asyalı dostlarımızın da hak ve hukukunu savunduk. ‘Dünya beşten büyüktür’ sözümüzle küresel güvenlik ve yönetim sistemindeki çarpıklıklara karşı herkesin vicdanının sesi olduk. Bugün küresel meselelerde sözü, tavrı, bütün bunlarla beraber duruşu merak edilen bir Türkiye varsa şüphesiz bu, son 16 yılda verilen çok yönlü gayretlerin eseridir. Bu süreçte devletimizin en büyük gücü, dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi gururla temsil eden vatandaşlarımız ile diplomatlarımızdır.”

Türkiye-Güney Afrika Cumhuriyeti ilişkilerinin bu seviyelere ulaşmasında Türk toplumu mensuplarının, iş adamlarının ve sivil toplum kuruluşlarının emeğinin asla inkar edilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, “Sizler çalışmalarınızla, bağlantılarınızla, ticari faaliyetlerinizle hem ülkemizi burada layıkıyla tanıttınız hem de uzakları bizlere yakın kıldınız. İki ülkenin birbirini daha iyi tanımasında, anlamasında sizler bizlere önemli bir güç kaynağı oldunuz. İnşallah bundan sonraki dönemde bizler bu gayretlerimizi artırarak devam ettireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Türkiye’nin diplomaside bugün ulaştığı gücün, sözden uygulamaya geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz bunu da evelallah yaparız, buna mani bir durum yok. Biraz daha fazla çalışacağız. Biz siyasetçiler işaret fişeği olarak önde olacağız ama tüm diplomatlarımız, iş adamlarımız dayanışma içerisinde olmalı, iş adamlarının bulundukları ülkelerde her türlü yatırıma, ihaleye hiçbir çekinme olmadan girmeleri lazım. Bilecekler ki ‘Benim Cumhurbaşkanım arkamdadır, benim bakanlarım arkamdadır, benim ülkemde özellikle siyaset arkamdadır.’ Bu şekilde de bu yolculuğumuzu devam ettireceğiz. Bütün bu ticaretten yatırımlara, güvenlik iş birliğinden eğitime, insani yardımlardan enerjiye kadar her alanda ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz. Şu anda dünyada en az gelişmiş ülkelere yardım noktasında 8,2 milyar dolarla Türkiye birinci sırada. Hep veren el olduk, alan el değil. Allah bizleri o duruma düşürmesin. Veren el olmaya da devam edeceğiz. Çünkü biz dünyadaki garip gurebaların yanında oldukça, nerede bir felaket varsa oraya elimizi uzattıkça o zaman biliniz ki çok daha güçlü olacağız. Şu anda bu anlayışla yolculuğumuza devam ediyoruz.”

Erdoğan, bunun Güney Afrika Cumhuriyeti’ne üçüncü ziyareti olduğunu bildirdi.

Daha önce 2005’te ve 2011’de Güney Afrika’yı ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, ikili iş birliğinin geliştirilmesinin önemine değindi. Erdoğan, “Güney Afrikalı liderlerle gerek G-20 toplantılarında gerek Türkiye-Afrika ortaklık zirvelerinde gerekse diğer uluslararası toplantılarda bir araya geldik. İnşallah BRICS Zirvesi’nin ve burada yapacağımız temasların da ülkemizin geleceği açısından son derece önemli olduğuna inanıyorum.” temennisinde bulundu.

Özellikle BRICS beşlisi ve katılımcı ülkelerle yoğun görüşmelerde bulunulacağını anımsatan Erdoğan, “Bu görüşmelerle birlikte bizler yarınların inşasını yapacağız. Bunu yapamazsak zaten bir araya gelişimizin de bir anlamı olmaz.” dedi.

Bugün ve yarın yapacakları görüşmelerde ekonomi başta olmak üzere birçok kritik konuyu ele alacaklarını belirten Erdoğan, dünya barışına nasıl hizmet verilebileceğinin değerlendirileceğini, bölgesel iş birliği arayışlarının güçlendiği yeni aktörlerin sahneye çıktığı bu süreçte iş birliğinin geliştirilerek yeni formüllerin üzerinde durulacağını bildirdi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TAMAMI İNSANLIĞIN ORTAK DÜŞMANIDIR”

Erdoğan, tüm dünyayı tehdit eden terör konusuna da değinileceğini vurgulayarak, terörün Güney Afrika’nın en önemli sorunlarından olduğuna inandığını söyledi.

Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Her zaman ifade ettiğim gibi bizim nazarımızda terör örgütleri arasında hiçbir fark yoktur. Adı, söylemi, imajı ne olursa olsun terör örgütlerinin tamamı insanlığın ortak düşmanıdır. DEAŞ neyse FETÖ odur, PKK neyse Boko Haram, Eş-Şebab aynıdır.

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Sayın Ramaphosa ile yapacağımız görüşmede inşallah bu konuları ayrıntılarına varıncaya kadar ele alacağız. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin, biliyorsunuz aktif düzenleyicisi konumunda olan, 251 vatandaşımızın katili olan FETÖ ile ilgili beklentilerimizi kendilerine dile getireceğim. Zira, FETÖ’nün dünyada en faal olduğu ülkelerden biri ne yazık ki Güney Afrika. Bunu kendileriyle görüşeceğim. Daha önce belgeleri vermiştim. Bu defa yeni gelişmeler ışığında, bunları da kendilerine vereceğim. Zira, 15 Temmuz’da bizim başımıza bela olan bu terör örgütü yarın Güney Afrika’nın da başına bela olabilir, bunu hatırlatacağım.

FETÖ’nün bu toprakları kirletmesi, burayı üs haline getirmesi, Güney Afrikalı dostlarımızın alicenaplığını kullanmasına izin vermeyeceğiz. Bu alçak terör örgütünün tıpkı 17-25 Aralık döneminde ülkemizde olduğu gibi bazı kripto unsurları üzerinden Güney Afrika’nın hukuk sistemini istismar etmesine rıza gösteremeyiz. Son dönemde burada yaşananlar, FETÖ ile mücadelenin sadece Türkiye için değil, diğer ülkelerin güvenliği için de önemini ortaya koymuştur. Bu örgüt bulunduğu her yerde zehrini sisteme zerk eden kirli, kalleş, mülevves bir yapıdır.”

Türkiye’nin yurt içinde FETÖ’nün belini kırdığına dikkati çeken Erdoğan, “Yurt dışında da FETÖ’nün karanlık yüzünün ifşa etmiş, pek çok ülkenin örgüte karşı adım atmasını sağlamıştır.” diye konuştu.

Güney Afrika’da da Cumhurbaşkanı Ramaphosa ile benzer bir başarılı operasyonun gerçekleştirileceğine inandığını belirten Erdoğan, “Son FETÖ’cü terörist de hukuk önünde hesap verene kadar mücadelemizin süreceğini belirtmek istiyorum.” vurgusunu yaptı.

“TÜRKİYE, GÜNEY AFRİKA’DA TARİHİ BİRİKİMLE DE BULUNUYOR”

Başkan Erdoğan, özellikle Türkiye’nin bu topraklardaki tarihinin yeni olmadığına işaret ederek, Osmanlı’nın geniş vizyonuyla dünyanın dört bir ucuna ulaştığını anımsattı.

Pekin’den, Sudan’a ve Nijerya’ya kadar pek çok bölgede ecdadın eserleri, hizmetleri, cami, külliye ve medreselerle varlık gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Güney Afrika’da 1862 yılında Ebubekir Efendi ile başlayan daha sonra son Osmanlı başkonsolosu Mehmet Remzi Efendi ile devam eden süreç, iniş ve çıkışlara rağmen bugüne kadar asla kesintiye uğramamıştır.

Bugün Türkiye, Güney Afrika’da sadece resmi kurumları ve iş adamlarıyla değil aynı zamanda parmakla gösterilen tarihi birikimle de bulunuyor. Biz, ülke ve millet olarak hiçbir toplumun, hiçbir coğrafyanın doğal kaynağı, alın teri ve kanı üzerinde kendimize bir refah düzeni kurmanın peşinde olmadık. Ülkemizin kıtaya ve Güney Afrika’ya bakışı eskiden beri hep kazan-kazan esasına dayalıdır.

Ebubekir Efendi başta olmak üzere ecdadımızın burada bıraktığı temiz mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. FETÖ gibi fitne ocaklarının bu mirasın arkasına saklanarak şeytani emellerini gerçekleştirmesine bizlerde göz yummayacağız.”

Bu bakımdan herkese önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Erdoğan, her Türk vatandaşının aynı zamanda ülkenin gönüllü misyon şefi olduğunu, Türkiye’nin doğru tanıtımı konusunda herkese görevler düştüğünü ifade etti.

Başkan Erdoğan, bu yeni hizmet binasının açılmasıyla da Güney Afrika’daki çalışmaların daha da güçleneceğine inandığını söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin temsili, ilişkilerin gelişmesi için gayret gösteren herkese başarılar dileyerek, şunları kaydetti:

“En ufak bir rehavete kapılmadan 7/24 bu çalışmalarımızı devam ettirmemiz lazım ve bu kapıdan kim olursa olsun asla dönmemesi lazım. Türk’ün o misafirperverliğini, o güler yüzünü her zaman gelen tüm misafirlerimize göstermemiz lazım. Bunu başardığımız sürece, bilesiniz ki hiçbir zaman bizim belimizi kimse bükemez. Türkevimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, tüm emeği geçenleri kutluyorum.”

Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından açılışa geçildi.

“Büyükelçilik binamız tüm milletimize, tüm insanlığa hayırlı hizmetler vermeye vesile olsun” diyen Erdoğan, açılış kurdelesini eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki bakanlarla kesti.

Erdoğan daha sonra binaya geçerek incelemelerde bulundu.

Johannesburg’dan açılış törenine katılmak üzere Pretorya kentine geçen Erdoğan, kançılarya binasına gelişinde ellerinde Türk ve Güney Afrika Cumhuriyeti bayraklarıyla kendisini bekleyen bölgedeki Müslüman topluma ait okulların öğrencileri ve vatandaşlar tarafından karşılandı.

Bir vatandaşın elinde taşıdığı “Sevgili Cumhurbaşkanım hem de Rize çayımız var” şeklindeki pankart dikkati çekti.

Katılımcılar arasında 1882’de Cape Town’da kurulan “Osmanlı Kriket Kulübü” sporcuları da yer aldı.

Törende Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehdi Eker ile MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir de hazır bulundu.​

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin icraata ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” 0 85004

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize, bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı icraat yapabilelim diye verdi. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLUNDA HER GÜNÜ, HER SAATİ DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasının başında grup toplantısının partileri ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı son parti grup toplantısından bugüne geçen süre içinde iştirak ettiği programlar, gerçekleştirdiği yurt dışı ve yurt içi ziyaretler ve yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarın, iki gün sürecek resmî bir ziyaret için Moldova’ya gideceğini, cuma günü İzmir’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le birlikte bir rafinerinin açılış törenine katılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda, her günü, her saati, her dakikayı değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Anlayışları içinde yorgunluğun, yılgınlığın, tembelliğin ve ataletin yeri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hizmet yolunda yürümek, bu büyük mücadeleyi sürdürmek için kendinde derman göremeyen varsa, yanlış yerde bulunduğunu bilmelidir. Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz; ama siyasette bu yol her zaman için açıktır” diye konuştu.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 38 YAŞINDA EMEKLİ OLMAYA İMKÂN SAĞLAYAN BİR UYGULAMA YOK”

Konuşmasında, erken emeklilik tartışmalarına da değinerek sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaşa bakıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999’daki değişiklikten sonra emeklilik için hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısının yanında kademeli olarak yaş şartının da getirildiğini hatırlattı.

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde de bu uygulamanın olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi, tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır” diye ekledi.

İlgili derneğin başında olan ve 1992’de sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil olan kişinin, eski sistemin devam etmesi halinde 2012’de 38 yaşında iken emekli olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş uygulaması dolayısıyla bu kişinin 2022 yılında, 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacağını kaydetti.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emekli olmaya imkân sağlayan bir uygulamanın olmadığını vurgulayarak, “20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi, 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dünyada hiçbir sosyal güvenlik sisteminin dayanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Ama bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız, 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi, yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir. Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. Bu rakam Avrupa ülkelerinde 65’tir. Türkiye, kademeli olarak henüz yeni yeni 65 yaş sınırına doğru çıkmaya çalışıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken, emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıl arasındadır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken, emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli, tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi altı yılda emekli maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi, mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı bir hâldedir.”

Emeklilikte yaşa takılanlar olarak anılan grupta 6,3 milyon kişinin bulunduğuna ve bunların 1 milyona yakının devlet memuru olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu teklifin ülkeye yıllık ilave maliyetinin 26 milyar lira olduğunu, erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakamın 750 milyar lirayı bulduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye ben bunu milletime soruyorum” şeklinde konuştu.

“BİR KESİMİ MEMNUN ETMEK ADINA ÜLKENİN TÜM DENGELERİNİN BOZULMASINA GÖNLÜMÜZ RIZA GÖSTEREMEZ”

Ekonomik olarak âdeta bir Kurtuluş Savaşının verildiği bir dönemde, bir taraftan stokçuluk veya başka uygulamalarla fırsatçılar türerken bir taraftan da böyle taleplerin geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken yaşta emekli olanların, bir taraftan devletten emekli maaşı alırken bir taraftan da çalışacağını, bunun da hak ve adalet olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Yanlış anlaşılmasın; bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yoktur” ifadelerini kullanarak, emekliler ile ilgili en büyük hizmetleri kendilerinin getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 68 lira emekli maaşı alanların olduğunu, bugün neredeyse asgari ücretin altında emekli maaşının kalmadığını, her iki dini bayramda emeklilere 1000’er liralık ikramiyenin verildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin imkânları arttıkça, tüm vatandaşlarla birlikte emeklilerin de durumlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir kesimi memnun etmek adına, ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına da gönlümüz rıza gösteremez. Kaldı ki bu adım veya bu kampanya, bir siyasi ranta dönüştürülmemelidir. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur” dedi.

“TÜRKİYE, GEÇMİŞTE POPÜLİST POLİTİKALARDAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ ATILAN ADIMLARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bugün ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü, emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmî veya gayrı resmî olarak çalışmayı sürdürecektir. Yani, bir yandan devletten maaş alacak, diğer yandan yine işlerine güçlerine bakacaklar. Hakikat bu iken, göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, yeni bir felaketin içine niye sürükleyelim? Meclis’te bu konuyu gündeme getiren partileri, bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye, geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım.”

“BİZİ YIKMAK İÇİN KURULAN TUZAKLARI UFAK TEFEK SENDELEMELERLE ATLATTIK”

Türkiye’nin, 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa da aşarak yakaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013 yılından itibaren, hep beraber şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle, kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi Olaylarıyla, özellikle bizi oradan sıkıştırmaya çalışanlar, son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen, ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları, ufak tefek sendelemelerle atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik” şeklinde konuştu.

Uyguladıkları Yeni Ekonomi Programına değinerek, “Hem bugüne kadarki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki muhtemel saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin ilk bütçesinin hazırlıklarını tamamlandığını ve 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifini, yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı.

“HER İCRAATIMIZI MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VE MİLLETİMİZİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Bu süreçte çok ciddi fedakârlıklarda bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için, yeri geldiğinde yutkunmak pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Biz bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik, saklamadık. Her icraatımızı milletimizle birlikte ve milletimizin gözü önünde gerçekleştirdik. Son dönemde de aynı yolu izledik” sözlerine yer verdi.

“Milletimizle aramızdaki gönül bağı, bazen her şeyi söze dökemesek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete, hasbiliğe sahiptir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin sabır dönemleri olduğunu, sabredip zafere ulaşılacağını vurguladı.

“ÜRKEKLİK SEBEBİYLE BÜROKRASİNİN TIKANMASI, DENİZİ GEÇİP DEREDE BOĞULMAYA BENZER”

Ülke yönetimini devraldıkları günden beri, bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ederken, hâlâ bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikâyetler işittiklerini aktardı.

Aradan dört aydan fazla zaman geçtiğine işaret ederek bu tür sıkıntıların süratle geride bırakılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere, tüm bürokratlar, şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması diye bir usul yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse, bizim görümüzde o kişi zaten ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tarz şikâyetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet hâlâ yapmamışlarsa yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı ve etkili icraat yapabilelim diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması, denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize, ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız.”

Konuşmasının son bölümünde gündemdeki diğer konulara da yer vererek Türk adalet sisteminin Rahip Brunson ile ilgili verdiği kararı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda atılan adımlara da değindi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA PKK’YA KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI EN ÜST DÜZEYDE ATACAĞIZ”

Suriye’nin kuzeyinde, Mümbiç’te atılan adımlara işaret ederek, Mehmetçiğin Mümbiç’te, ABD’li askerlerle birlikte müşterek eğitim sisteminin sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Tabii takvim 90 gündü, 90 günlük takvim ne yazık ki şu anda çalıştı diyemeyiz, çalışmadı. Çalışmazsa biz orada da göbeğimizi kesmeyi biliriz, gereğini yapacağız. Aynı şekilde Fırat’ın doğusunda gereken adımlar atılmaz, hâlâ bu gecikme süreci devam ederse, Fırat’ın doğusunda da özellikle bu YPG-PYD’ye, daha doğrusu PKK’ya karşı atılması gereken adımları en üst düzeyde atacağız ve gereğini de yapacağız.”

Bütün bu adımların sadece Türkiye’yi değil, oradaki halkı da koruma altına almaya yönelik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de attığımız adım neyse, Afrin’de attığımız adım da odur, Cerablus’ta attığımız adım da odur ve bütünüyle o terör koridorunda attığımız adımlar bunlardır. Bu adımları Türkiye kararlı bir şekilde atmıştır, bundan sonra da atmaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Emine Erdoğan, Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı 0 85003

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı.

Meyra Palace Otelde, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da hazır bulundu. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen törende Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“ANADOLU KADINI TARİHİN HER DÖNEMİNDE ÜRETİM HAYATININ PARÇASI OLDU”

Anadolu kadınının, tarihin her döneminde üretim hayatının bir parçası olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine, üretimin her alanında kadın çiftçilerin fark ortaya koymasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kadınların çabasının, sadece tarımsal faaliyetleri değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendirdiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınlara başladıkları işin sürdürülebilir olmasını ve ihracat hedefine yönelik etkin çalışmalar yapmalarını tavsiye etti. Kırsalda yaşayan kadınlara fırsat eşitliği sağlayan devlet desteğine vurgu yapan Emine Erdoğan, 2003-2017 yılları arasında 2 milyondan fazla kadın çiftçiye eğitim verildiğini aktardı.

ATA TOHUMU PROJESİ’NE DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında kadınlardan, Ata Tohumu Projesi’ne destek vermelerini isteyen Emine Erdoğan, “Tohum gıda kalitesinin başladığı yerdir. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa gıdanız da o derece sağlıklı olur” diye konuştu.

Şekerbank’ın sponsorluğunda 2015 yılında başlatılan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ödül töreninde, kırsal alanda tarım alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan girişimci kadınlara ödülleri verildi.