Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pretorya Büyükelçiliği Kançılarya binası açılışında konuştu 0 88794

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti temasları kapsamında Türkiye’nin Pretorya Büyükelçiliği Kançılarya binasının açılış töreninde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği olarak faaliyet gösterecek yeni Kançılarya binasının hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’ne layık konumuyla ve fiziki koşullarıyla daha iyi hizmet sunacak binanın bugün resmen hizmete açıldığını belirtti.

Erdoğan, Türkiye’nin bu gurur gününe katılanlara şükranlarını sundu. Bu binaya Türkiye’nin Güney Afrika Cumhuriyeti’yle ilişkilerine verdiği kıymetin bir nişanesi olarak da bakıldığını ifade eden Erdoğan, son yıllarda Türkiye’nin, yurt dışındaki diplomatik temsilini güçlendirmeye gayret sarf ettiğini aktardı.

Başkan Erdoğan, bu tür hizmet binalarının, o ülkelerin temsili noktasında taşıdığı öneme işaret ederek, “Bilhassa Afrika ülkelerindeki misyonlarımızın sayısının, kapasitesinin, temsil kabiliyetinin artırılmasına gayret gösteriyoruz. Afrika ülkeleriyle ortak çabalarımız sayesinde 2005 yılından bu yana kıta ile ilişkilerimizde büyük mesafeler kaydettik. Göreve geldiğimizde Afrika kıtasında büyükelçilik sayımız 12’ydi. Şimdi ise büyükelçilik sayımız 41 oldu. Nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından bu çok önemli. Dünyadaki en büyük diplomatik temsilciliğimiz yine bir Afrika ülkesi olan Somali’de inşa edildi ve bizim iftihar vesilemiz.” diye konuştu.

Somali’de dünyanın en büyüğü olarak görülen ülkelerin bile büyükelçilik binası, yatırımları olmadığını, konteynırlar içerisinde büyükelçilikleri bulunduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Somali’de 85 dönüm arazi üzerinde diplomatik külliye yaptığını ifade etti.

TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Anadolu Ajansı, Türk Hava Yolları gibi kurumlar ile Türkiye’nin kıtadaki varlığını artırdığını aktaran Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarını ve iş adamlarını da Afrika’ya yönelik çalışmalarında desteklediklerini ve teşvik ettiklerini vurguladı.

“GÖNÜL İŞ BİRLİĞİ YAPILMADIK DEVLET BIRAKMADIK”

Erdoğan, “10-15 yıl önce sadece belli bölgelerde ve alanlarda görünür olan Türkiye, bugün dünyanın en yaygın 6. diplomatik ağına sahip bir ülke konumundadır. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kapısı çalınmadık, dost yarası sarılmadık, gönül iş birliği yapılmadık devlet bırakmadık.” dedi.

Hz. Mevlana’nın pergel metaforunu hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir ayağımızı Türkiye’ye sabitleyip diğer ayağımızla da tüm dünyayı kucaklamanın, girilmedik gönül bırakmamanın gayreti içerisindeyiz. Şu anda bunun da mücadelesini veriyoruz. Vatandaşlarımızın menfaatlerini savunduğumuz kadar Afrikalı kardeşlerimizin, Asyalı dostlarımızın da hak ve hukukunu savunduk. ‘Dünya beşten büyüktür’ sözümüzle küresel güvenlik ve yönetim sistemindeki çarpıklıklara karşı herkesin vicdanının sesi olduk. Bugün küresel meselelerde sözü, tavrı, bütün bunlarla beraber duruşu merak edilen bir Türkiye varsa şüphesiz bu, son 16 yılda verilen çok yönlü gayretlerin eseridir. Bu süreçte devletimizin en büyük gücü, dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi gururla temsil eden vatandaşlarımız ile diplomatlarımızdır.”

Türkiye-Güney Afrika Cumhuriyeti ilişkilerinin bu seviyelere ulaşmasında Türk toplumu mensuplarının, iş adamlarının ve sivil toplum kuruluşlarının emeğinin asla inkar edilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, “Sizler çalışmalarınızla, bağlantılarınızla, ticari faaliyetlerinizle hem ülkemizi burada layıkıyla tanıttınız hem de uzakları bizlere yakın kıldınız. İki ülkenin birbirini daha iyi tanımasında, anlamasında sizler bizlere önemli bir güç kaynağı oldunuz. İnşallah bundan sonraki dönemde bizler bu gayretlerimizi artırarak devam ettireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Türkiye’nin diplomaside bugün ulaştığı gücün, sözden uygulamaya geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz bunu da evelallah yaparız, buna mani bir durum yok. Biraz daha fazla çalışacağız. Biz siyasetçiler işaret fişeği olarak önde olacağız ama tüm diplomatlarımız, iş adamlarımız dayanışma içerisinde olmalı, iş adamlarının bulundukları ülkelerde her türlü yatırıma, ihaleye hiçbir çekinme olmadan girmeleri lazım. Bilecekler ki ‘Benim Cumhurbaşkanım arkamdadır, benim bakanlarım arkamdadır, benim ülkemde özellikle siyaset arkamdadır.’ Bu şekilde de bu yolculuğumuzu devam ettireceğiz. Bütün bu ticaretten yatırımlara, güvenlik iş birliğinden eğitime, insani yardımlardan enerjiye kadar her alanda ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz. Şu anda dünyada en az gelişmiş ülkelere yardım noktasında 8,2 milyar dolarla Türkiye birinci sırada. Hep veren el olduk, alan el değil. Allah bizleri o duruma düşürmesin. Veren el olmaya da devam edeceğiz. Çünkü biz dünyadaki garip gurebaların yanında oldukça, nerede bir felaket varsa oraya elimizi uzattıkça o zaman biliniz ki çok daha güçlü olacağız. Şu anda bu anlayışla yolculuğumuza devam ediyoruz.”

Erdoğan, bunun Güney Afrika Cumhuriyeti’ne üçüncü ziyareti olduğunu bildirdi.

Daha önce 2005’te ve 2011’de Güney Afrika’yı ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, ikili iş birliğinin geliştirilmesinin önemine değindi. Erdoğan, “Güney Afrikalı liderlerle gerek G-20 toplantılarında gerek Türkiye-Afrika ortaklık zirvelerinde gerekse diğer uluslararası toplantılarda bir araya geldik. İnşallah BRICS Zirvesi’nin ve burada yapacağımız temasların da ülkemizin geleceği açısından son derece önemli olduğuna inanıyorum.” temennisinde bulundu.

Özellikle BRICS beşlisi ve katılımcı ülkelerle yoğun görüşmelerde bulunulacağını anımsatan Erdoğan, “Bu görüşmelerle birlikte bizler yarınların inşasını yapacağız. Bunu yapamazsak zaten bir araya gelişimizin de bir anlamı olmaz.” dedi.

Bugün ve yarın yapacakları görüşmelerde ekonomi başta olmak üzere birçok kritik konuyu ele alacaklarını belirten Erdoğan, dünya barışına nasıl hizmet verilebileceğinin değerlendirileceğini, bölgesel iş birliği arayışlarının güçlendiği yeni aktörlerin sahneye çıktığı bu süreçte iş birliğinin geliştirilerek yeni formüllerin üzerinde durulacağını bildirdi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TAMAMI İNSANLIĞIN ORTAK DÜŞMANIDIR”

Erdoğan, tüm dünyayı tehdit eden terör konusuna da değinileceğini vurgulayarak, terörün Güney Afrika’nın en önemli sorunlarından olduğuna inandığını söyledi.

Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Her zaman ifade ettiğim gibi bizim nazarımızda terör örgütleri arasında hiçbir fark yoktur. Adı, söylemi, imajı ne olursa olsun terör örgütlerinin tamamı insanlığın ortak düşmanıdır. DEAŞ neyse FETÖ odur, PKK neyse Boko Haram, Eş-Şebab aynıdır.

Güney Afrika Cumhurbaşkanı Sayın Ramaphosa ile yapacağımız görüşmede inşallah bu konuları ayrıntılarına varıncaya kadar ele alacağız. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin, biliyorsunuz aktif düzenleyicisi konumunda olan, 251 vatandaşımızın katili olan FETÖ ile ilgili beklentilerimizi kendilerine dile getireceğim. Zira, FETÖ’nün dünyada en faal olduğu ülkelerden biri ne yazık ki Güney Afrika. Bunu kendileriyle görüşeceğim. Daha önce belgeleri vermiştim. Bu defa yeni gelişmeler ışığında, bunları da kendilerine vereceğim. Zira, 15 Temmuz’da bizim başımıza bela olan bu terör örgütü yarın Güney Afrika’nın da başına bela olabilir, bunu hatırlatacağım.

FETÖ’nün bu toprakları kirletmesi, burayı üs haline getirmesi, Güney Afrikalı dostlarımızın alicenaplığını kullanmasına izin vermeyeceğiz. Bu alçak terör örgütünün tıpkı 17-25 Aralık döneminde ülkemizde olduğu gibi bazı kripto unsurları üzerinden Güney Afrika’nın hukuk sistemini istismar etmesine rıza gösteremeyiz. Son dönemde burada yaşananlar, FETÖ ile mücadelenin sadece Türkiye için değil, diğer ülkelerin güvenliği için de önemini ortaya koymuştur. Bu örgüt bulunduğu her yerde zehrini sisteme zerk eden kirli, kalleş, mülevves bir yapıdır.”

Türkiye’nin yurt içinde FETÖ’nün belini kırdığına dikkati çeken Erdoğan, “Yurt dışında da FETÖ’nün karanlık yüzünün ifşa etmiş, pek çok ülkenin örgüte karşı adım atmasını sağlamıştır.” diye konuştu.

Güney Afrika’da da Cumhurbaşkanı Ramaphosa ile benzer bir başarılı operasyonun gerçekleştirileceğine inandığını belirten Erdoğan, “Son FETÖ’cü terörist de hukuk önünde hesap verene kadar mücadelemizin süreceğini belirtmek istiyorum.” vurgusunu yaptı.

“TÜRKİYE, GÜNEY AFRİKA’DA TARİHİ BİRİKİMLE DE BULUNUYOR”

Başkan Erdoğan, özellikle Türkiye’nin bu topraklardaki tarihinin yeni olmadığına işaret ederek, Osmanlı’nın geniş vizyonuyla dünyanın dört bir ucuna ulaştığını anımsattı.

Pekin’den, Sudan’a ve Nijerya’ya kadar pek çok bölgede ecdadın eserleri, hizmetleri, cami, külliye ve medreselerle varlık gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Güney Afrika’da 1862 yılında Ebubekir Efendi ile başlayan daha sonra son Osmanlı başkonsolosu Mehmet Remzi Efendi ile devam eden süreç, iniş ve çıkışlara rağmen bugüne kadar asla kesintiye uğramamıştır.

Bugün Türkiye, Güney Afrika’da sadece resmi kurumları ve iş adamlarıyla değil aynı zamanda parmakla gösterilen tarihi birikimle de bulunuyor. Biz, ülke ve millet olarak hiçbir toplumun, hiçbir coğrafyanın doğal kaynağı, alın teri ve kanı üzerinde kendimize bir refah düzeni kurmanın peşinde olmadık. Ülkemizin kıtaya ve Güney Afrika’ya bakışı eskiden beri hep kazan-kazan esasına dayalıdır.

Ebubekir Efendi başta olmak üzere ecdadımızın burada bıraktığı temiz mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. FETÖ gibi fitne ocaklarının bu mirasın arkasına saklanarak şeytani emellerini gerçekleştirmesine bizlerde göz yummayacağız.”

Bu bakımdan herkese önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Erdoğan, her Türk vatandaşının aynı zamanda ülkenin gönüllü misyon şefi olduğunu, Türkiye’nin doğru tanıtımı konusunda herkese görevler düştüğünü ifade etti.

Başkan Erdoğan, bu yeni hizmet binasının açılmasıyla da Güney Afrika’daki çalışmaların daha da güçleneceğine inandığını söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin temsili, ilişkilerin gelişmesi için gayret gösteren herkese başarılar dileyerek, şunları kaydetti:

“En ufak bir rehavete kapılmadan 7/24 bu çalışmalarımızı devam ettirmemiz lazım ve bu kapıdan kim olursa olsun asla dönmemesi lazım. Türk’ün o misafirperverliğini, o güler yüzünü her zaman gelen tüm misafirlerimize göstermemiz lazım. Bunu başardığımız sürece, bilesiniz ki hiçbir zaman bizim belimizi kimse bükemez. Türkevimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, tüm emeği geçenleri kutluyorum.”

Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından açılışa geçildi.

“Büyükelçilik binamız tüm milletimize, tüm insanlığa hayırlı hizmetler vermeye vesile olsun” diyen Erdoğan, açılış kurdelesini eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki bakanlarla kesti.

Erdoğan daha sonra binaya geçerek incelemelerde bulundu.

Johannesburg’dan açılış törenine katılmak üzere Pretorya kentine geçen Erdoğan, kançılarya binasına gelişinde ellerinde Türk ve Güney Afrika Cumhuriyeti bayraklarıyla kendisini bekleyen bölgedeki Müslüman topluma ait okulların öğrencileri ve vatandaşlar tarafından karşılandı.

Bir vatandaşın elinde taşıdığı “Sevgili Cumhurbaşkanım hem de Rize çayımız var” şeklindeki pankart dikkati çekti.

Katılımcılar arasında 1882’de Cape Town’da kurulan “Osmanlı Kriket Kulübü” sporcuları da yer aldı.

Törende Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehdi Eker ile MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir de hazır bulundu.​

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar; 0 7659

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar;

‘’Bayramların, manevi değerlerin geleneksel olarak yaşatıldığı, aile bireylerini bir araya getiren, toplumda sevgi ve hoşgörünün hakim olduğu günler olduğunu anımsatarak, “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz” dediler.

Şunu hiç unutmayalım ‘’Ülkemiz varsa biz varız, devletimiz varsa biz varız. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemi su alırsa hep beraber batarız. Gün birlik olma günüdür, gün hükümetimize ve devletimize sahip çıkma günüdür.’’

Döviz Kurları yakın gelecekte istikrarı sağlayıp, dengesini bulacaktır. Bu Ekonomik çalkantı sadece bizim değil tüm Dünya ülkelerinin sorunudur. Ben bu konuda iyimserim hükümetimiz ve devletimiz çok isabetli bir politika izliyorlar. Ekonomik savaş için ‘’tek vücut’’ olduk ve kenetlendik. Bu sevindirici bir durumdur. Bizim esas konuşmamız gerek konular Endüstri 4.0, inovasyon, arge, marka patent, teknoparklar, üniversite iş dünyası ilişkileridir. Gündemimizde bunlar olmalıdır.

Ayrıca; ‘’Bayramların bizim kültürümüzde çok özel bir yeri vardır. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır. Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir.’’ dediler.

SARITOPRAK ve TAMAY, “Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Kurban Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini noktaladılar.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Türkiye, kimseyle ekonomik savaş peşinde değildir” 0 88783

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, kamuoyu ile canlı olarak da paylaşılan toplantıda şunları söyledi:

“SINIR GÜVENLİĞİYLE İLGİLİ TEDBİRLER ETKİN BİR ŞEKİLDE ALINIYOR”

“Son dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın formüle ettiği şekliyle terörü kaynağında kurutma strateji çerçevesinde terör unsurlarına, örgütlerine, mensuplarına karşı her alanda ve sahada mücadelemiz kararlı bir şekilde bundan sonra da devam edecektir. Türkiye içinde, Türkiye dışında, Suriye’de, Irak’ta, Avrupa’da veya başka yerlerde hangi terör örgütünden gelirse gelsin bu tür saldırılara karşı devletimiz her türlü tedbiri bundan sonra da almaya devam edecek. Ve her platformda bu terör örgütlerine askerî operasyonlardan finansal tedbirlere kadar her alanda tedbirleri etkili bir şekilde hayata geçirmeye devam edecektir.

Bu vesileyle şunu da özellikle vurgulamak istiyorum: İç güvenlik noktasında bu terörü kaynağında yok etme stratejisi çerçevesinde son dönemde hakikaten önemli mesafeler almış bulunuyoruz. Özellikle katılımların azaldığını, teslimlerin giderek arttığını memnuniyetle ifade edebilirim. Dün de size söylemiştim, terör örgütüne katılım noktasında son 30 yılın en düşük sayısına ulaşmış bulunuyoruz. Burada İçişleri Bakanlığımızın, Millî İstihbarat Teşkilatımızın, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Jandarmamızın, korucularımızın eşgüdüm içerisinde verdiği mücadelenin neticelerini somut bir şekilde almaya başlıyoruz. Aynı şekilde sınır güvenliği ve diğer konularla ilgili de tedbirler etkin bir şekilde alınıyor.

“TÜRKİYE ÜÇ FARKLI TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI MÜCADELE EDEN TEK NATO ÜYESİ ÜLKEDİR”

Bildiğiniz gibi Türkiye üç farklı terör örgütüne karşı PKK, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere mücadele eden tek NATO üyesi ülkedir. Bu terör örgütleri farklı ideolojilere, farklı yöntemlere sahip olabilir. Fakat hepsinin ortak noktası Türkiye düşmanlığı, Türkiye karşıtlığıdır. Ve bunlar farklı yöntemler uygulayabilirler, ama yöntemlerinin nihai amacı Türkiye’ye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, devletine zarar vermektir. Bunu deneyebilirler, bu yönde çabalar sarf edebilirler, ama bunlar hiçbir zaman bizim azmimizi azaltmayacak, kırmayacak, tersine bu konudaki kararlılığımızı daha da güçlendirecektir.

Yine bunun somut göstergelerinden birisi olarak, bildiğiniz gibi dün Sincar bölgesinde bölücü terör örgütüne mensup çok üst düzey bir terörist etkisiz hâle getirildi. İlgili kurumlarımızın son derece başarılı bir şekilde yaptığı bu operasyonla Sincar ve civarında daha önce de Sayın Cumhurbaşkanımızın müteaddit kereler ifade ettiği şekilde terör örgütünün ve unsurlarının bertaraf edilmesi, etkisiz hâle getirilmesiyle ilgili stratejimiz etkin bir şekilde uygulanmaya devam ediyor. Dünkü operasyon Millî İstihbarat Teşkilatımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Jandarmamız, İçişleri Bakanlığımızın yoğun bir koordinasyonuyla son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirildi, bu tür operasyonlar devam edecek, bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın. Sayın İbadi’nin iki gün önce ülkemize yaptığı ziyarette de Sincar başta olmak üzere Kandil gibi, Mahmur Kampı gibi teröre destek veren mevkilerin terör unsurlarından tamamen temizlenmesi konusunda tam bir iş birliği içerisinde çalışmaya da bundan sonra devam edeceğiz.

“İKİ GÜNDÜR BİR İYİLEŞME SÜRECİNİN HIZLA YAŞANDIĞINI GÖRMEKTEYİZ”

Gündemimizdeki tabii bir diğer önemli konu arkadaşlar, bildiğiniz gibi son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler. Bu konuda hamdolsun aldığımız tedbirler neticesinde iki gündür bir iyileşme sürecinin hızla yaşandığını görmekteyiz. Bu süreçte öncelikle Cumhurbaşkanımızın bu ekonomik savaşa ve algı operasyonlarına karşı yaptığı millî seferberlik çağrısına olumlu cevap veren bütün vatandaşlarımıza, iş çevrelerimize, yatırımcımıza, sanayicimize, tüccarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Ayrıca, yurt içinden, yurt dışından konuyla ilgili gerekli açıklamaları yapıp destek veren paydaşlarımıza, ülkelere, kurum ve kuruluşlara da bu vesileyle teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz.

Bildiğiniz gibi dün Katar Emiri’nin ülkemize yaptığı ziyaretin somut çıktılarından bir tanesi de; Katar Devletinin ülkemize 15 milyar dolar civarında farklı sektörlerde yatırım yapma kararı almış olmasıdır.

Yine bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanımızın son bir haftada yaptığı yoğun temaslar neticesinde Kuveyt’ten, Almanya’dan, Fransa’dan, hatta Rusya’dan olumlu neticeler ve haberler almaya başlamış bulunuyoruz.

Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya Şansölyesi Sayın Merkel’le, bugün Sayın Macron’la yaptığı görüşmelerde de bu konu etraflı bir şekilde ele alındı. Özellikle iki lider de, Avrupa’nın iki önemli ülkesinin liderleri de Türk ekonomisinin güçlü olmasının, ekonomik istikrarın muhafaza edilmesinin sadece Türkiye için değil Avrupa ekonomisi ve dünya ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini ifade ettiler. Trump yönetiminin ticareti, doları, vergileri bir silah gibi kullanma eğiliminin ne kadar yanlış olduğunu, bundan kendilerinin de mustarip ve müşteki olduklarını da Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştılar. Bildiğiniz gibi Trump yönetiminin bu konuyla ilgili aldığı kararlar sadece Türkiye ile ilgili değil AB, Eurozone, Avrupa ülkeleriyle ilgili olarak da benzer ilave vergi kararları daha önce alınmıştı ve bunların dünyada bir adeta Çin’i de katacak olursak bir ticaret savaşına doğru evirildiği endişesi herkes tarafından dile getiriliyor. Bu ülkeler de Almanya, Fransa, dediğim gibi Rusya, Katar, Kuveyt ve diğer ülkeler bu süreçte Türkiye’nin yanında olduklarını bir kez daha ifade etmiş bulunuyorlar.

“HAYATA GEÇİRİLECEK TEDBİRLERLE TÜRK EKONOMİSİNİN GÜCÜ BİR KEZ DAHA İSPATLANMIŞ OLACAK”

Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın koordinasyonunda tüm kamu kurumları, kamu ve özel bankalar ve Merkez Bankası eşgüdüm içerisinde bildiğiniz gibi bir eylem planını hayata geçirdiler. Böylece Türk Lirası üzerinde spekülasyon yapılmasına imkan sağlayacak o ortam, o spekülatif ya da istismara açık ortam tamamen bertaraf edilmiş durumdadır. Bankalara likidite konusunda rahatlama sağlanmış durumda. Kurdan dolayı sıkıntı çeken reel sektörün sorunlarına çözüm olarak da bir dizi tedbir bildiğiniz gibi alınmış durumda, Merkez Bankamız da bununla ilgili geçenlerde açıklamalarını yaptı.

Bu vesileyle tekrar ifade edeyim, Türk ekonomisi oldukça güçlü ve sağlam temellere sahiptir. Hazine ve Maliye Bakanımızın bugün 4 bine yakın yatırımcıyla yaptığı telekonferansta da dile getirdiği gibi, Türk ekonomisi, Türkiye yatırıma elverişli bir ülke olarak herkese kapılarını açmış durumdadır. Bankacılık sektörümüz bugün dünyada en sağlam temellere sahip olan sektörlerden bir tanesidir. Bu çerçevede, hem bu kısada vadede hayata geçirdiğimiz tedbirler hem de orta ve uzun vadeli program çerçevesinde hayata geçirilecek tedbirlerle Türk ekonomisinin gücü bir kez daha ifade edilmiş olacak, ispatlanmış olacaktır.

“TÜRKİYE KİMSEYLE GERİLİMDEN YANA DEĞİL”

Sayın Cumhurbaşkanımızın da bugün Kabinenin açılış konuşmasında da ifade ettiği gibi, Türkiye bu krizi mutlaka fırsata çevirecektir, bu konuda da hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu konuda bizim ekonomimize, ekonomik kurumlarımıza olan güvenimiz tam ve bunun da inşallah neticelerini göreceğiz.

Tabi bu çerçevede şunu da ifade etmek isterim: Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz. Bu anlamda da Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bu kriz inşallah bir fırsata dönecek ve Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Bu süreç içerisinde şu ana kadar sergilediğimiz birlik, beraberlik ruhu da ayrıca önem arz etmektedir, onu da ifade edeyim.

Yine bu sürecin belki en önemli neticelerinden bir tanesi, Türkiye’nin alternatiflerini bundan sonra da çoğaltarak yoluna devam edeceği gerçeğidir, yani Türkiye alternatifsiz değildir, enerji konusunda olsun, ticaret konusunda olsun, yatırım konusunda ve diğer alanlarda dünyadaki küresel gelişmelerle uyumlu bir şekilde opsiyonlarını, alternatiflerini çoğaltarak bundan sonra da yoluna devam edecektir. Bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

“BAYRAM TATİLİ BOYUNCA ÜCRETLİ OLAN YOLLAR VE KÖPRÜLER ÜCRETSİZ OLARAK KULLANILABİLECEK”

Son olarak, belki sizin de sorularınız vardır, oraya da biraz zaman ayırmak için onu da ifade etmek istiyorum, bayram tatili yaklaştı, biliyorsunuz önümüzdeki hafta inşallah Kurban Bayramını hep birlikte sağlık ve huzur içerisinde idrak edeceğiz. Şimdiden bütün vatandaşlarımızın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

Hacca giden bütün hacılarımızın dualarını Rabbim makbul eylesin inşallah. Ve inşallah yapılan dualarla da Rabbim onları en güzel şekilde makamında kabul eylesin.

Tabi bayram tatili söz konusu olduğunda da özellikle vatandaşlarımızı seyahat konusunda uyarmak istiyoruz. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımızın aldığı, Ulaştırma Bakanlığımızın aldı birçok tedbir var, biliyorsunuz bu tedbirlere uyulması büyük önem arz ediyor. Zira her yıl maalesef bayram tatillerinde trafik kazalarında birçok insanımızı kaybediyoruz, bunun azaltılması için birçok tedbir alındı, ama vatandaşlarımızın bu kurallara uyması da büyük önem arz ediyor.

Yine bayram tatili boyunca bildiğiniz gibi ücretli olan yollar ve köprüler ücretsiz olarak kullanılabilecek.

Aynı şekilde emekli ikramiyeleri de bildiğiniz gibi erken verilmek üzere tedbirler alınmış durumda.

Bu vesileyle ben tekrar yaklaşmakta olan Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, tüm İslam âlemine hayırlar, huzur, sağlık ve esenlikler getirmesini diliyorum.”