“Türkiye’yi kaybetme pahasına küçük hesapların peşine düşenler yarın çok pişman olacaktır” “Türkiye’yi kaybetme pahasına küçük hesapların peşine düşenler yarın çok pişman olacaktır” için yorumlar kapalı 90242

Bayburt Buluşması programında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye güvenen, Türkiye’ye yatırım yapan, Türkiye’yle birlikte yol yürüyen herkes mutlaka kazanır. Türkiye’yi kaybetme pahasına küçük hesapların peşine düşenler ise, emin olun, yarın çok pişman olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bayburt Buluşması programına katıldı. Cumhuriyet Caddesinde gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“BAYBURT İSTİKLALİN VE İSTİKBALİN ÖNEMİNİ ÇOK İYİ BİLİR”

Konuşmasında kendisine verdikleri destek dolayısıyla Bayburtlulara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da yaşanan sel felaketinden etkilenen vatandaşlara da geçmiş olsun temennisini dile getirdi. Tekrar Bayburt’ta olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları Gümüşhane Çevre Yolu’nun Bayburtlulara da yönelik bir hizmet olduğunu belirterek hayırlı olması temennisinde bulundu ve şöyle konuştu: “Dolar, molar bizim yollarımızı kesmez, hiç endişe etmeyin. Ama buradan yine söylüyorum; yastığının altında doları, avrosu, altını olan varsa bunu gitsin Türk Lirasıyla bankalarımızda bozdursun. Bu bir millî yerli mücadeledir. Bu bize karşı ekonomik savaş ilan edenlere benim milletimin cevabı olacaktır. Bugün için değil de ne zaman? Onun için yerli paramızla inşallah bunlara cevabı verelim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadın Malazgirt’ten önce Bayburt’ta kendini göstererek buraları yurt hâline getirdiğini vurgulayarak Bayburt’un her dönem kritik bir konumda yer aldığının altını çizdi. Osmanlı döneminde sancak merkezi olan Bayburt’un işgali de, özgürlüğü de tattığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için Bayburt istiklalin ve istikbalin önemini çok iyi bilir. Bu bakımdan yastık altındaki dövizleri, dolarları, avroları, varsa altınlarınızı gelin yerli parayla değiştirin ve bunlara karşı en önemli cevabı milletçe hep birlikte verelim” dedi

“MİLLETİMİZ ÖZGÜRLÜĞÜNE VE DEMOKRASİSİNE OLDUĞU GİBİ EKONOMİSİNE DE SAHİP ÇIKTI”

Bu mücadelede, yedi düvele karşı meydan okumaktan asla çekinmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu uğurda dünyanın en eli kanlı teröristlerinin tepesine binmekten çekinmedik, çekinmeyiz. Bu uğurda içimize sokulmuş ihanet çetelerinin kafalarını kopartmaktan çekinmedik, çekinmeyiz. Çünkü biz sadece ve sadece Hakk’a ve halka karşı sorumlu olduğumuzu biliyoruz. Bizim sorumluluğumuz size. Bizim sorumluğumuz George, Hans’a değil, Ahmet’e, Mehmet’e, Ayşe’ye, Fatma’ya. Bizim size sorumluluğumuz var. Biz bu millete hizmetkâr olmak için bu yola çıktık, efendi olmak için değil” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye diz çöktürmek için bugüne kadar yapılmayan şey kalmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü. “Koskoca Osmanlı çınarını bin bir türlü tuzakla, bin bir türlü hileyle, bin bir türlü ittifakla yıktılar. Milletimizin büyük fedakârlıklarla yeniden hayat verdiği o Cumhuriyet fidanı özellikle son dönemde yeniden ulu bir çınar olma yoluna girdi. Onlar darbelerle, muhtıralarla demokrasimizi felç etmeye çalıştılar, milletimiz her seferinde sandıkta yeniden iradesine sahip çıktı, demokrasiye güç verdi, hayat verdi. Onlar koalisyonlarla, ekonomik krizlerle siyaseti etkisiz hâle getirerek gövdemizi baltalamaya kalktılar. Milletimiz özgürlüğüne ve demokrasisine olduğu gibi ekonomisine de sahip çıktı, alın teriyle, emeğiyle Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırdı. Milletimiz kimin kendisi için çalıştığını, kimin kendi hırsı için ortada dolaştığını gayet iyi biliyor, onun için ülkemizin geleceğinden umutluyuz.”

“YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİNİ TAM BİR DEMOKRATİK OLGUNLUK İÇİNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Türkiye’nin, 24 Haziran’da gerçekten çok büyük, sadece kendi tarihinde değil, dünyada parmakla gösterilecek bir demokrasi şöleni yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın pek çok yerinde krizler, çatışmalar, kavgalar, acılar pahasına neticelendirilebilecek bir yönetim değişikliğini, tam bir demokratik olgunluk içinde gerçekleştirdik. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişi başarıyla tamamladık. Bu sürecin asıl mimarı, hiç şüphesiz bizatihi milletimin kendisidir. Sadece bu başarı dahi, Türkiye’ye dünya demokrasileri içinde en üstlerde yer alma hakkını verir” şeklinde konuştu.

“Biz böylesine önemli bir süreci hukuka ve insan haklarına uygun şekilde nihayete erdirmekten dolayı takdir beklerken, ülkemize yönelik anlamsız bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kaldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “15 Temmuz gecesi demokrasinin değil, darbecilerin yanında yer alanlar, 24 Haziran’dan sonra da milletin iradesine saygı duymak yerine bambaşka yollara saptılar. Bazı ülkeler Türkiye’nin taraf olduğu tüm meselelerde darbecileri koruyan, teröristleri bağrına basan, hak ve hukuk tanımayan bir tavır içine girdiler. Ekonomimizde son günlerde yaşanan olumsuzluklar da bu çarpıklığın farklı bir boyutudur.”

“BİZİM HİÇBİR ÜLKEYE YÖNELİK ÖZEL BİR HUSUMETİMİZ YOK”

Konuşmasının devamında, “Türkiye’nin, ne makroekonomik verilerinde ne üretim gücünde ne istihdam düzeyinde ne bankacılık sisteminde en küçük bir sıkıntı olmadığı hâlde, suni finansal istikrarsızlık dalgalarına maruz kalıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekten çok basit bir takım görüş ayrılıkları bina edilen bu saldırıların sebeplerinin çok başka olduğu açıkça ortadadır. Bu tarz yaklaşımlar sergileyen ülkelerle aramızdaki ilişkiler, telafisi mümkün olmayacak zararlar görme noktasına gelmiştir. Bizim, hiçbir ülkeye yönelik özel bir husumetimiz yoktur. Tüm ülkelerle çıkarlarımızın uyuştuğu noktalarda iş birliği yapıyor, ayrıştığı noktalarda da meselelerimizi müzakereler yoluyla çözmeye çalışıyoruz. Ama konu Türkiye’yi köşeye sıkıştırıp, egemenlik haklarımıza halel getirecek bir takım tavizler verdirmeye geldiğinde, iş değişir” açıklamasında bulundu.

“TÜM OLUMSUZ İHTİMALLERE KARŞI HAZIRLIKLARIMIZ VAR”

Sözlerine “Kusura bakmasınlar, bizim bu noktada kimseye eyvallahımız olmaz, olamaz” şeklinde devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Tanktan, uçaktan, toptan, kurşundan korkmayan bu millet bu tarz tehditlerden mi korkar? Böyle düşünenler bu milleti hiç tanımamışlar demektir. Eğer bugün 81 milyon vatandaşı ve yüz milyonlarca kardeşiyle dimdik ayakta duran bir Türkiye varsa, bunun sebebi her hâl ve şart altında kendi yolunda yürümeyi başaran bir millet oluşumuzdur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin şöyle sürdürdü: “Bize karşı uzatılan her dost eline, açılan her dost yüreğine samimiyetle karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemize karşı atılan her iyi niyetle adıma misliyle mukabele ettik, etmeyi sürdüreceğiz. Bununla birlikte tüm olumsuz ihtimallere karşı da hazırlıklarımız var. Döviz kuruna bakıp, faizlere bakıp ve tehditlerine bakıp el ovuşturanlar, hiç boşuna heveslenmesinler. Bunlar bizim için ancak, hedeflerimize yürüdüğümüz yolda dönemsel araçlar olabilir. Bu araç dün şu olur, yarın bir başka olur. Nitekim şimdiden İran’dan Rusya’ya, Çin’den kimi Avrupa ülkelerine kadar pek çok yerle farklı alternatifler konusunda önemli mesafeler kat etmiş durumdayız.”

“TÜRKİYE’Yİ İÇİNE HAPSEDİLMEYE ÇALIŞILDIĞI CENDEREDEN ÇIKARMANIN YOLU İLERİYE ATILMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye güvenen, Türkiye’ye yatırım yapan, Türkiye’yle birlikte yol yürüyen herkes mutlaka kazanır. Türkiye’yi kaybetme pahasına küçük hesapların peşine düşenler ise, emin olun, yarın çok pişman olacaktır” dedi.

Bu süreçte millete de çok önemli görevler düştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara şöyle seslendi: “15 Temmuz gecesi darbecilere karşı bağımsızlığımızı nasıl canımız pahasına savunduysak, bugün maruz kaldığımız ekonomik saldırılara karşı da ülkemizi aynı kararlılıkla müdafaa etmemiz gerekiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin savaş uçaklarıyla bombalanması neyse, ekonomimizin kur faiz sarmalıyla kuşatılması da odur. Darbecilere teslim olmadığımız, çıplak ellerimizle tankların karşısına dikildiğimiz gibi ekonomi tetikçilerine de teslim olmayacak, varımızla, yoğumuzla mücadele edeceğiz. Bu haramzadelere vereceğimiz en büyük cevap, daha çok çalışarak üretimi artırmak, ihracatı artırmak, istihdamı artırmak olacaktır.”

Sözlerinin devamında milletin tüm fertlerini ellerindeki imkânları üretim yolunda, ihracat yolunda, istihdam yolunda seferber etmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbecilere karşı demokrasi nöbetlerine çıkıp yolları, meydanları doldurduğumuz gibi şimdi de çalışmak için sanayiden ticarete her alanda iş yerlerimizi, atölyelerimizi, fabrikalarımızı, bürolarımızı dolduralım. Türkiye’yi içine hapsedilmeye çalışıldığı cendereden çıkarmanın yolu kenara çekilmek değil ileriye atılmaktır” ifadelerini kullandı.

“BU MİLLET ARKAMIZDA OLDUĞU SÜRECE ÇÖZEMEYECEĞİMİZ KRİZ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyada ve bölgede yaşanan hadiselerle uğraşırken asıl gündem olan ülkeyi kalkındırma, geliştirme hedeflerine de sıkı sıkıya sahip çıkıldığını ifade etti. Geçtiğimiz hafta 100 günlük icraat programlarını açıkladıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, orta vadeli programın hazırlıklarının da Eylül başında biteceğini bildirdi. 2019-2023 dönemi stratejik planının Kasım ayı sonuna kadar tamamlamayı hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alınması gereken ilave tedbirlerle ilgili tüm kurumlarımız gece, gündüz çalışıyor. Günübirlik kararlarla değil en az önümüzdeki birkaç yılı kucaklayacak adımlarla yolumuza devam etmekte kararlıyız. Bunun için hiç kimsenin gözü kur tablosunda, faiz tablosunda olmasın. Herkesin daha ileriye bakmasını, asıl o büyük fotoğrafa bakmasını özellikle istiyorum. Yeni dönemde diğer hususlar yanında 81 ilimizin her birinin kalkınmasına, gelişmesine yönelik çalışmaları bizzat Cumhurbaşkanlığı bünyesinde takip edecek bir sistem kuruyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Bayburtlulara kendilerine verdikleri destek ve gösterdikleri teveccüh dolayısıyla teşekkür ederek “Bu millet, bu Bayburtlum arkamızda olduğu sürece Allah’ın izni ve yardımıyla üstesinden gelemeyeceğimiz mesele, çözemeyeceğimiz kriz, terör örgütü yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayburt Buluşması programı çerçevesinde Bayraktar Köyü’nde bulunan Baksı Müzesi’ni ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzenin kurucusu Hüsamettin Koçan’ın da hazır bulunduğu ziyarette sergilenen eserler ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Previous ArticleNext Article

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ. Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ. için yorumlar kapalı 11228

Dünyanın önde gelen sanat merkezlerinden EMİN ANTİK tarihi mekanındaki yeni sanat sezonunu HEYKEL VE RESİM SERGİSİYLE açtı.

Serginin açılışına FİNLANDİYA Büyükelçisi Ekselansları Ari MAKİ de katıldı. Erzurum Milletvekili Muhammet Naci CİNİSLİ de EMİN ANTİK sanat merkezinin sezon açılışını çiçek ve mesaj göndererek kutladı.

Emin ANTİK sanat Merkezi sezon açılışında Erzurum Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim üyelerinin eserlerine ev sahipliği yapıyor.

EMİN ANTİK Sanat Merkezi, Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Serap BULAT ve Mustafa BULAT’la birlikte Resim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin KAYSERİLİ’nin nadide eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.

Ressam Öğretim Üyesi Profesör Dr. Mehmet Emin KAYSERİLİ eserlerinde Anadolu coğrafyasının suyunun toprağının organik olarak nüfuz eden karakterine odaklanıyor. Heykelde ise karı koca sanatçılar Pr. Dr. Serap BULAT ve Mustafa BULAT eserlerinde doğal formlardan yola çıkarak soğuk ve sıcak malzemeleri bir arada işleyerek organik ve inorganik formları içerisinde kullanmaya odaklanıyor.

Serginin açılışı EMİN ANTİK Sanat Merkezini Kurucusu İbrahim TERZİOĞLU’nun konuşmasıyla başladı. İbrahim TERZİOĞLU, konuşmasında Sanatın, Türk kültüründeki aldığı mümtaz yere vurgu yaparak bugüne kadar alınan mesafenin önemini anlattı. Atatürk’ün “Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte gerçek budur.” sözüne atıfta bulunan TERZİOĞLU, sanatında bu çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eski Ankara Milletvekili, Kale Derneği Başkanı Şevket Bülent YAHNİCİ de Kadim Ankara’nın tarihi müze ve doğal güzelliklerini anlattığı konuşmasında 11 Temmuz’da düzenledikleri “ KALE’de SANAT GÜNÜ’ etkinliğinden sonra 22 Ekim ve 24 Ekim tarihleri arasında Ankara Kalesi’nde SANAT GÜNLERİ düzenleyeceklerini bildirdi.

İbrahim ÇEÇEN Vakfı Genel Müdiresi Meral DİNÇER de konuşmasında sergiyi düzenledikleri için İbrahim TERZİOĞLU ve sanatçılara teşekkür ederek “Sanatsız olmayalım, sanatı yaşatalım, elbirliğiyle sanatı hep birlikte filizlendirelim” dedi.

Ressam, Öğretim üyesi Mehmet Emin KAYSERİLİ de şunları söyledi; Yaşadığımız dünyada yer alan kültürler bilinçaltına yerleşiyor. Bu çerçevede Anadolu’yu yeniden yorumlamak, yeniden okumak kolaçan etmek renk ve çizgide yeniden şekillendirmek gerekiyor.

Karı koca heykeltıraşlar Serap BULAT ve Mustafa BULAT ise konuşmalarında eserlerinde yer verdikleri insan figür ve konularınındaki detaylardan bahsettiler.

Serginin açılışında son konuşmacı EMİN ANTİK Sanat Danışma Kurulu Başkanı Ümit Yaşar GÖZÜM de sanatseverlerin kültürel etkinlik ve müzeleri ziyaret etmelerinin önemine değinerek “kültürel olarak ayakta kaldığımız sürece var olduğumuzu“ ifade etti.

Sanatçıların Heykel ve RESİM dalında eserlerinin yer aldığı EMİN ANTİK SANAT MERKEZİ’ndeki sergiyi sanatseverler 3 Kasım tarihine kadar ziyaret edebilecekler.