“Yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz” 0 88917

AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlıyız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Türkiye’nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara, bizim hiç ihtiyacımız yok. Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış; hiçbiri umurumuzda değil. Biz bugünlere milletimize güvenerek, milletimizle birlikte mücadele ederek geldik” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantı öncesinde İsmail Kahraman Kültür Merkezi önünde kendisini bekleyen vatandaşlara kısa bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Kültür Merkezine geçerek partililere hitap etti.

Konuşmasına 24 Haziran seçimlerinde kendisine yüzde 77’lik oy oranıyla destek veren Rizelilere teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de bulunduğu süre içinde kendisine gösterilen ilgi ve teveccüh için de ayrıca teşekkürlerini ifade etti.

“TÜRKİYE BU TARZ KUŞATMALARLA İLK DEFA KARŞI KARŞIYA KALMIYOR”

Konuşmasında son günlerde, döviz kurlarındaki dalgalanma bahane edilerek Türkiye’nin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar, ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz, elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri alıyoruz. Ama asıl olan, bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır. Zaten, daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanıyorlar ki, döviz kurunu zıplatınca Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki, finans araçlarını devreye sokunca bu millet diz çökecek. Sanıyorlar ki, bize farklı hukuk uygulayınca bu ülke teslim olacak” ifadeleriyle devam ettiği konuşmasında Mevlana’nın ‘Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük, bir başka bahar için sadece yaprak döktük’ sözüne atıf yaparak “Tüm bunlar bizim için sadece daha güzel baharlara hazırlanma vesilesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya kalmıyor. 2002 yılında iktidara geldikten sonra, vesayet güçlerinin pek çok provokasyonuyla, engellemesiyle, tuzağıyla karşı karşıya kaldık. Hepsiyle de sabırla mücadele ederek ülkemize demokrasi ve ekonomide sınıf atlattık. Türkiye’yi dünyanın satın alma paritesine göre 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdik. Tarihimizin en büyük projelerini, en büyük yatırımlarını bu dönemde hayata geçirdik. Ülkemizi dünyanın en büyük on ekonomisi arasına sokacak yeni bir hamlenin eşiğindeyken, bir anda ardı ardına, akılla, mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladık.”

“EKONOMİMİZİ NİCE SIKINTILARLA BOĞUŞARAK BÜYÜTTÜK”

“Türkiye gibi bir ülkeyi, küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar, elbette bunun bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimle hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasınlar: Dünyada, ülkemize karşı husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes, eninde sonunda, belasını bulmuştur” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Türkiye, çok uzun zaman önce tercihini önce karma ekonomiden, ardından serbest piyasa ekonomisinden yana kullanmış bir ülkedir. Açık konuşmak gerekirse, herkese kolay olan işler, ülkemiz söz konusu olduğunda, hep zor bir şekilde gerçekleşmiştir. Demokrasimizi nice zorluklara göğüs gererek geliştirdik. Ekonomimizi de nice sıkıntılarla boğuşarak büyüttük. Hem geç hem güç de olsa, bugün geldiğimiz yeri önemli görüyor ama yeterli bulmuyoruz. Hedeflerimiz çok daha büyük. Bunlara ulaşmak için de çok çalışmamız gerekiyor” dedi.

Konuşmasında “Tabii biz büyürken, gelişirken, etki ve güç alanımızı genişletirken, anlaşılan o ki birilerinin ayağına basıyoruz” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şayet Suriye’de sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoruna ses çıkarmasaydık, ülkemiz topraklarımızın bir kısmına göz dikilmesine rıza gösterseydik, bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Bu oyun önümüze geldiğinde biz, ölürüz de böyle bir istiskale, aşağılanmaya rıza gösteremeyiz dedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yandan vesayetçilerle, darbecilerle, onların içerideki tetikçileriyle uğraşırken, diğer taraftan da etrafımıza sarılan zincirleri birer birer kırdık. Diplomatik alanda sergilenen ikiyüzlülükleri de birer birer deşifre edip, muhataplarımızın yüzüne vurduk. Sahada bizimle boy ölçüşemeyenler, reel ekonomiyle, üretimle, ülkemizin gerçekleriyle hiçbir ilgisi olmayan fiktif kur oyunlarını devreye soktular.”

“EKONOMİNİN GERÇEK DURUMUNU BAŞARILARIYLA, İMKÂNLARIYLA, SIKINTILARIYLA GAYET İYİ BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında 15 Temmuz’dan bir gün önce 2,8 lira civarında olan dolar kurunun dün itibarıyla 6 lirayı aşmış olmasının nasıl bir gerekçesi olabileceğini sorarak şöyle konuştu: “Bu dönemde Türkiye, üretiminde rekor kırmış, ihracatında rekor kırmış, istihdamında rekor kırmış bir ülkedir. Bununla kalmamış, tüm büyük yatırımlarını tıkır tıkır yürütmüş, programlarını hedeflerine uygun şekilde hayata geçirmiş bir devletiz. Daha da ötesi, kendisine daha büyük, daha iddialı hedefler belirlemiş, bunun altyapısını kurmak için kolları sıvamış bir Türkiye’yi biz inşa ettik. Ortada ne çöken, ne yıkılan, ne batan, ne krize giren bir ülke yok, bir ekonomi yok. İş adamlarıyla, yatırımcılarla, turizmcilerle, sendikacılarla her gün oturuyoruz konuşuyoruz, ekonominin gerçek durumunu başarılarıyla, imkânlarıyla, sıkıntılarıyla gayet iyi biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, komik gerekçelere dayandırılarak yürütülen operasyonun meselenin başka olduğunu, derdin başka olduğunu gösterdiğini ifade ederek, “Bütün bunlara rağmen, içimizdeki birileri hâlâ gözlerini gerçeklere kapatıp işi başka taraflara çekmeye çalışıyorsa, artık onlara diyecek bir sözümüz de kalmadı” diye konuştu.

“HEPİMİZ BİRLİKTE TÜRKİYE’YİZ”

Konuşmasının devamında, “İktidarıyla-muhalefetiyle, bizi seveniyle-sevmeyeniyle hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi yürüdüğünde hep birlikte kazandığımız gibi, delinip su aldığında da hepimiz aynı akıbete düçar olacağız” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için gelin, Türkiye’ye hep birlikte sahip çıkalım. Hepimiz birlikte Türkiye’yiz” vurgusunda bulundu. “Bu ülkenin ve milletin en büyük düşmanları, ‘ekonomi kötüye gidiyor, biraz da sarsılırsak Tayyip Erdoğan’dan kurtuluruz’ diyen kifayetsizlerdir” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bunlara itibar etmediğini ve her fırsatta derslerini verdiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süredir yaşanan ve dün de zirveye çıkan kur oyunu karşısında milletimizin aynı duruşu sergilediğini görmekten duyduğu memnuniyeti de sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, içine sıkıştırılmaya çalışıldığı bu kur-faiz-enflasyon sarmalından çok kısa zamanda çıkacaktır. Bu oyunun en büyük panzehiri üretimdir, ihracattır, istihdamdır, büyümedir, faizi minimize etmektir. Ne yaparsanız yapın ekonomik hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın, biz terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri durmayacağız. Ne yaparsanız yapın, biz Suriye ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN DOSTLUĞUNA İHTİYAÇ DUYMAYANLARA, BİZİM HİÇ İHTİYACIMIZ YOK”

Türkiye’ye yönelik saldırılar ortadayken, hiç kimsenin döviz üzerinden kar-zarar hesabı yapmaya hakkı olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu toprakları bizlere vatan kılmak için gözleri kırpmadan canlarını veren şehitlerimizin, kanlarını döken gazilerimizin elleri böyle davrananların yakalarında olacaktır” dedi. Devlet olarak alınacak tedbirler üzerinde ilgili bakanlıkların, kurumların gece gündüz çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin, Rusya, İran, Ukrayna gibi ülkelerle ticaretimizi millî para birimlerimiz üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz. Şayet Avrupa ülkeleri de dolar cenderesinden çıkmak istiyorlarsa, onlarla da benzer bir sistemi kurmaya hazırız. Gerek bu yöntemle, gerek diğer alternatifleri devreye sokarak orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlıyız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Türkiye’nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara, bizim hiç ihtiyacımız yok. Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış; hiçbiri umurumuzda değil. Biz bugünlere milletimize güvenerek, milletimizle birlikte mücadele ederek geldik. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok mücadele edeceğiz. Bizim krizden çıkış formülümüz budur” ifadelerinin kullandı.

“KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimseden inayet beklemeyeceklerini belirterek, “Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” şeklinde konuştu. Savunma sanayinde bunu başardıklarını, ciddi bir mesafe kaydettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer alanlarda da bunu yapacak ve bize parmak sallayanları buna pişman edeceğiz” dedi.

Konuşmasının sonunda Rize’ye yapılan yatırımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi büyütürken Rize’yi de ihmal etmediklerini vurguladı. Son 16 yılda Rize’ye yapılan toplam yatırım değerinin 17 katrilyon olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yeni dönemde de devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını ‘tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan’ vurgusuyla tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program sonrasında Çaykur Rizespor ile Kasımpaşa arasında oynanan Süper Lig maçını izlemek üzere Çaykur Didi Stadına gitti. Maç öncesinde her iki takımın soyunma odalarına giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, futbolculara başarı dileklerinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin yaşadığı hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” 0 35005

 

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“İŞ EKONOMİ SINIRLARINI AŞTI VE TÜRKİYE’NİN TOPYEKÛN CEZALANDIRILMASI BOYUTUNA ULAŞTI”

Konuşmasının başında Amerikan yönetiminin Türkiye’yle ilgili ardı ardına açıkladığı olumsuz kararlar bahane edilerek Türk ekonomisini hedef alan alçak bir saldırı başlatıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döviz kuru, gece yarısı operasyonlarıyla, ne ekonomik gerekçelerle ne de mantıklı bir başka sebeple izah edilemeyecek şekilde yükseltildi. Açık konuşmak gerekirse, yılbaşında 3,8 olan, Nisan başında yaklaşık 4 olan, Mayıs başında 4,12 olan, Haziran’da seçimlerin ertesi günü 4,6’yı bulan döviz kurunun yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim öncesinin belirsizlikleri sebebiyle, böyle bir kıpırdanma olabilir diye baktık. Buna karşılık, daha sonraki gelişmeleri aynı hüsnü niyetle değerlendiremiyoruz” diye ekledi.

“Temmuz ayı boyunca da aynı seviyelerde seyreden dövizin Ağustos’ta bir anda 7 lira seviyesine kadar yükselmesi, başlı başına bir ekonomik suikast girişiminin delilidir” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı ne harp oldu ne afete maruz kalındı ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin, ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise, dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir. Nitekim bu konuda, Avrupa Birliği, Çin, Rusya, Hindistan başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinden ciddi rahatsızlık işaretleri gelmeye başladı. Tabii ülkemize yönelik saldırı, diğerlerinden çok daha sinsi, çok daha can yakıcı, çok daha kasıtlı bir şekilde gerçekleşti. İş ekonomi sınırlarını aştı ve Türkiye’nin topyekûn cezalandırılması boyutuna ulaştı” şeklinde konuştu.

“MERKEZ BANKASI SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİLEN FAİZ ARTIRIMINI OLDUKÇA YÜKSEK BİR ORANLA GERÇEKLEŞTİRDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maruz kalınan saldırının manivelası kur gibi gözükse de, asıl kalıcı darbelerin enflasyon ve faizler konusunda alındığı söyleyerek bu sıkıntının çözümü için ekonomi yönetiminin kendi programını uyguladığını belirtti. “Faizi yöneticiler belirler ama enflasyonu yönetici belirlemez. Enflasyon faizin akışıyla oluşur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar Merkez Bankası defalarca şu 16 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım döneminde enflasyonu herkes açıklamıştır. Ama hiçbir kez enflasyon Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi gerçekleşmemiştir. Bakıyorsunuz yıl ortasında Merkez Bankası enflasyonu tekrar revize ediyor, üçüncü çeyrekte tekrar revize ediyor. Niye? Madem biliyorsun bu işi, faizi belirlerken tutuyor da, enflasyonu açıklarken niye tutmuyor? Bu gerçekleri şimdi Ekim ayında da göreceğiz.”

Merkez Bankası’nın sürekli gündeme getirilen faiz artırımını oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Diyor ya; bağımsızlık. Hadi, buyur bağımsızlık. Şimdi bakalım bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar, çünkü biz sömürü manivelalarına eyvallah edemeyiz.” şeklinde konuştu.

“FİNANS KURULUŞLARININ İŞİ ÜRETİM ÇARKINI DÖNDÜRMEKTİR”

Ülke kalkınmasında üretimin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan üretimin durması hâlinde, çarklar işlemediği anda her şeyin duracağına dikkat çekti. Finans kuruluşlarının işinin bu üretim çarkını döndürmek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Tabii ki finans kuruluşlarına ihtiyacımız var, tabii ki onlarsız bir ekonomi düşünemeyiz. Ama şunu da bilmemiz lazım, finans kuruluşlarının ayakta kalışı da özellikle bizim reel ekonominin, yatırımcının güçlü olmasına bağlıdır, onların ayakta kalışına bağlıdır. Yani biz o tulumbaya suyu koymamız lazım ki tulumbadan su gelsin” değerlendirmelerinde bulundu.

Kişisel olarak faiz konusuna bakışının değişmediğini tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı fırsatçıların yaptığı ölçüsüz zamlar konusunda ise şunları kaydetti: “Önüne gelen bakıyorsun zam üstüne zam yapıyor, zam üstüne zam yapıyor. Faizle ilişkisi olsun olmasın, ama fırsatı yakalıyor ya oradan giriyor. Onun için tabii burada özellikle de Hazine ve Maliye Bakanlığımızın tüm birimleriyle bu kontrol mekanizmalarını çok iyi çalıştırması lazım. İlgili bakanlıklarımızın bu konuda bunu çok iyi çalıştırması lazım. Bu suiistimalleri yapanlara da gereken dersi vermemiz lazım. Yeter ki enflasyonu, döviz kurunu ve piyasa faizlerini kontrol altına alabileceğimiz bir iklime kavuşabilelim. Gelişmeleri takip ediyoruz, bekleyip göreceğiz.”

“KAMUDA TASARRUFA YÖNELİK ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Resmî gazetede yayımlanan 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bu kararla, menkul ve gayrimenkul alım, satım, kiralama, hizmet ve eser sözleşmesi gibi tüm işlemlerde ödeme yükümlülüklerinin kendi paramız ile yapılmasını zorunlu hale getirdik. Böylece, uzun süredir şikâyet konusu olan dövizle kira ödemesi sorununu ortadan kaldırdık. Kamuda tasarrufa yönelik çok önemli adımlar da attık. Cari harcamalardan yatırımlara kadar her alanda, kamu mali dengesine katkı sağlayacak tedbirler aldık. Kamu araçlarını, hem nitelik hem kullanım bakımından sınırlandırdık. Kiralık binalarda faaliyet gösteren devlet kurumlarının, kamuya ait yerlere geçmelerini sağlıyoruz. Personel alımını da, emekli olan personel sayısına yakın bir seviyeye çekiyoruz.”

Yatırımları da güncellemeye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Sıfırdan bir yatırım şu anda düşünmüyoruz. Ha olmazsa olmaz, fevkaladeliği olan yatırımlar olabilir, ayrı bir konu. Ama bunun dışında başlayacağız, işte yüzde 90’a kadar gelmiş, bunu bitireceğiz, 80’e kadar gelmiş, bitireceğiz, 70’e kadar gelmiş, bunları bitireceğiz. Tabii burada müteahhit firmalarımızı da mağdur etmeyeceğiz. Tüm bakanlıklarımız bu ilke çerçevesinde ellerindeki yatırım stoklarını gözden geçirecek, öncelik sıralaması yaparak çalışmalarını yürütecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hazine’nin kamuya ilave gelir sağlayacak altın ve avro tahvilleriyle kira sertifikaları gibi yeni araçları devreye soktuğunu belirterek “Buradan tüm vatandaşlarımızı, özellikle Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan kardeşlerimizi bu imkânları değerlendirmeye davet ediyorum. Yurt dışından alternatif kaynak geliştirme çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor” dedi.

“ÖZEL SEKTÖRÜMÜZ, ÜRETİMDEN VE YATIRIMDAN ASLA VAZGEÇMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin bu süreci süratle geride bırakması için, kamunun çabaları yanında, özel sektörümüzün ve milletimizin desteğine de ihtiyacımız var. Her şeyden önce, ihracat ve ithalatla uğraşmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Tüm tasarrufların dövizden Türk Lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Yastık altı diye tabir edilen, sistem dışı tasarrufların, süratle bankalar, faizsiz finans kuruluşları ve diğer yollarla ekonomiye kazandırılmasını bekliyoruz. Özel sektörümüz, üretimden ve yatırımdan asla vazgeçmemelidir. Hatta ihracata dönük üretim ve yatırım için tam zamanıdır. Türkiye’yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyesinin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii birileri, fırsattan istifadeyle milletimizin kafasını bulandırmak, moralini bozmak için, bir sürü yalan yanlış haberi ortalığa yayıyor. Bu ara biliyorsunuz bol miktarda stokçular çıktı, şimdi bu stokçulara gereken cevabı gerek İçişleri Bakanlığımız, gerek Hazine Maliye, buraları verecek. Buralara baskınlar yapmak suretiyle; ha sen stokçuluk mu yapıyorsun, gel bakalım bunun bedelini öde. Bunlara bunun fırsatını vermeyeceğiz” dedi.

Sözlerinin devamında okul kitaplarının basılamadığından, sağlık ve ilaç hizmetlerinin aksayacağına kadar pek çok dedikodu üretildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde herhangi bir sıkıntı yoktur. Devleti, bu tür manipülasyonlarla köşeye sıkıştırarak haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara asla meydanı bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“BUGÜN ARTIK KENDİNE YETEN BİR TÜRKİYE VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her alanda yerli ve millî duruşa, fikre, üretime, gayrete ihtiyacı olduğu gerçeğinin böyle dönemlerde çok daha açık bir şekilde kendini gösterdiğine dikkat çekerek, “İnşallah bu dönemi her alanda yerlileşme ve millîleşme hamlelerimizi güçlendirmenin vesilesi hâline getireceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarda oldukları dönemin mücadelelerle geçtiğini belirterek bu mücadele sayesinde Türkiye’nin geldiği yerin ortada olduğunu söyledi. “Bugün artık kendine yeten bir Türkiye var, bir millet var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe bu defa uluslararası alanda çeşitli engellemelerle, ayak oyunlarıyla karşı karşıya geldik. Avrupa Birliği zirvelerinden Davos hadisesine kadar her yerde onurlu duruşumuzu ortaya koyduk. ‘Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış’ misali bizi sandıkta ve sahada yenemeyenler yıllardır kolları-kanatları altında besledikleri terör örgütlerini, darbecileri, cuntacıları harekete geçirdiler. Milletimizle birlikte bu oyunu da gördük ve birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek her birinin üstesinden geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son umutları olan 24 Haziran seçimlerinden de beklediklerini bulamayanların milletin ekmeğine, yani ekonomiye göz dikecek kadar alçaldıklarını belirterek, “Allah’ın izniyle biz bu oyunu da bozarız, mutlaka da bozacağız. Türkiye’yi dövizle, faizle, enflasyonla dize getirebileceklerini sananlar bu milleti hiç tanımıyor demektir, bunu böyle bilelim arkadaşlar. Bu millet en zor zamanında Çanakkale’de yedi düveli hallaç pamuğu gibi atmış, Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla tamamlamış bir millettir” dedi.

“TÜRKİYE ÇOK YAKINDA BU DALGAYI AŞACAKTIR”

“Bu dönemler, bize karşı karınlarındaki hayâsızlığı dökenleri tespit etme yanında, halisane bir şekilde yanımızda olanları da görme imkânı bulduğumuz dönemlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemler, fırsatçılık yapıp kendi ülkesine ve milletine ihanet edenler yanında, imkânları sonuna kadar zorlayıp üretime, yatırıma, istihdama devam edenleri de tespit ettiğimiz dönemlerdir. Bu dönemler, ülkenin ve milletin âli çıkarlarını, şahsi siyasi ve ekonomik çıkarlarının üzerinde tutanların, diğerlerinden ayrıştığı günlerdir. Türkiye, çok yakında bu dalgayı aşacaktır, ama fırsatçılık yapanları da, fedakârlık yapanları da unutmayacaktır” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZE KARŞI HEP AÇIK VE SAMİMİ OLDUK”

AK Parti olarak bu zorlu dönemi aşmanın mücadelesini verirken, aynı zamanda 2019 mahalli seçimlerine de hazırlanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatların şimdiden tüm güçlerini seferber etmeleri gerektiğine dikkat çekti. 24 Haziran seçimlerinde mecliste Milliyetçi Hareket Partisi ile ittifak yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mahalli idareler seçimlerinde böyle bir imkân olur mu bakacağız. Eğer böyle bir imkânı karşılıklı olarak hakikaten ortaya koyabilirsek, biz birlikte bunu da değerlendiririz, çünkü Cumhur İttifakındaki dayanışmamız neyse yerel seçimlerde de bu ittifakı gerçekleştirme imkânımız olabilir” şeklinde konuştu.

Diğer partilerin de gizli veya açık benzer ittifak arayışları içinde olduklarını bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz milletimize karşı hep hasbi olduk, açık olduk, samimi olduk. Şimdi de aynısını yapacak, her şeyi milletimizin gözü önünde konuşacak, tartışacağız. Önümüzdeki seçimleri ideolojik hamasetle pozisyonlarını koruyan iş bilmez muhalefet belediyelerinden milletimizi kurtarmanın bir fırsatı olarak görüyoruz” dedi.

Batıda ana muhalefet partisinin, doğuda bölücü örgütün güdümündeki partinin pek çok belediyede âdeta taş üstüne taş koymadan sırf ideolojik kamplaşmayla bugüne kadar yönetimde kalmayı başardığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda şunları kaydetti: “Terör örgütüyle birlikte aday olmaya yeltenenler kusura bakmasınlar, bizden demokratik bir yaklaşım bekleyemezler. Zira biz bunun bedelini ağır ödedik. Bu milletin alın terini bu belediyelere biz, al, bunları oradaki vatandaşımıza altyapısına, üstyapısına harca diye verirken, bu verdiklerimizi oraya değil de dağa gönderenlere bu defa biz aynı imkânı sağlayamayız.”

“Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin mükemmel düzeye ulaşması için çabalarımızı yoğunlaştıracağız” 0 35007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin her alanda mükemmel düzeye ulaşması için önümüzdeki dönemde çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Kazakistan ile ikili iş birliğimizin yanında, Türk Konseyi’nin çalışmalarına da katkıda bulunma hususunda mutabakatımızı bir kez daha teyit ettik” dedi.

Resmî ziyaret nedeniyle Türkiye’ye gelen Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, baş başa görüşmeleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleşen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin (YDSK) üçüncü toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında ikincisi 2015 yılında Kazakistan’da düzenlenen Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin üçüncüsü vesilesiyle Ankara’da bir araya geldikleri Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile son olarak 3 Eylül’de Kırgızistan’da yapılan Türk Konseyi 6. Zirvesi dolayısıyla görüştüklerini hatırlatarak bugünkü görüşmelerde gündemlerindeki tüm konuları samimi şekilde değerlendirme imkânı bulduklarını ifade etti.

Bu ziyaret vesilesiyle iki ülke arasında çok sayıda belge de akdedildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce beş anlaşmanın imza törenini bitirmiş olduk. Dün Ankara’da toplanan Yatırım Formu kapsamında, toplam portföyü yaklaşık 2 milyar dolara yaklaşan 20’den fazla belge, iki ülkenin ilgili kurumları ve özel sektör firmaları arasında imzalandı” açıklamasında bulundu.

FETÖ’NÜN VARLIK GÖSTERDİĞİ ÜLKELER İÇİN OLUŞTURDUĞU TEHDİDİ TÜM BOYUTLARIYLA ORTAYA KOYDUK”

Görüşmelerde FETÖ terör örgütüyle mücadele konusunda fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örgütün ülkemiz, milletimiz ve varlık gösterdiği tüm ülkeler için oluşturduğu tehdidi tüm boyutlarıyla ortaya koyduk ve ilgili arkadaşlarımızı görevlendirdik” dedi.

Ayrıca ekonomi, ticaret, savunma, kültür ve eğitim başta olmak üzere ikili gündemde yer alan diğer meseleleri de tüm yönleriyle ele alma fırsatı bulduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin her alanda mükemmel düzeye ulaşması için önümüzdeki dönemde çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Kazakistan ile ikili iş birliğimizin yanında Türk Konseyi’nin çalışmalarına da katkıda bulunma hususunda mutabakatımızı bir kez daha teyit ettik” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİNİ GELECEĞE DAHA DA GÜÇLENEREK TAŞIYACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasını, “Ata yurdu Kazakistan’dan gelerek bizleri şereflendiren Cumhurbaşkanı Sayın Nazarbayev ve heyetine şahsım ve heyetim adına şükranlarımı ifade ediyorum. Derin ve köklü geçmişimizden güç alan Türkiye-Kazakistan ilişkilerini geleceğe daha da güçlenerek taşıyacağımıza inanıyorum” sözleriyle tamamladı.

KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI NAZARBAYEV: “TÜRKİYE, KAZAKİSTAN’IN EN YAKIN VE GÜVENLİ STRATEJİK PARTNERLERİNDEN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra söz alan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Türkiye’nin iç siyasi istikrarının Kazakistan için çok önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı son seçim galibiyeti için tebrik ederek bu neticenin Türk halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasetini ve stratejik istikametini desteklediğinin göstergesi olduğunu ifade eden Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev Türkiye’nin, Kazakistan’ın en yakın ve güvenli stratejik partnerlerinden biri olduğunu kaydetti. Ortak tarih ve manevi zenginliklere dayanan iş birliğinin devam etmekte olduğunu söyleyerek bugünkü anlaşmaların iki ülke arasındaki iş birliğinin açık göstergesi olduğunu belirten Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Kazakistan ve Türkiye’nin iş birliğini her alanda geliştirmek için tüm potansiyele sahip olunduğunu dile getirdi.