“Yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz” “Yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz” için yorumlar kapalı 89290

AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlıyız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Türkiye’nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara, bizim hiç ihtiyacımız yok. Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış; hiçbiri umurumuzda değil. Biz bugünlere milletimize güvenerek, milletimizle birlikte mücadele ederek geldik” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantı öncesinde İsmail Kahraman Kültür Merkezi önünde kendisini bekleyen vatandaşlara kısa bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Kültür Merkezine geçerek partililere hitap etti.

Konuşmasına 24 Haziran seçimlerinde kendisine yüzde 77’lik oy oranıyla destek veren Rizelilere teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de bulunduğu süre içinde kendisine gösterilen ilgi ve teveccüh için de ayrıca teşekkürlerini ifade etti.

“TÜRKİYE BU TARZ KUŞATMALARLA İLK DEFA KARŞI KARŞIYA KALMIYOR”

Konuşmasında son günlerde, döviz kurlarındaki dalgalanma bahane edilerek Türkiye’nin başında kara bulutlar dolaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii meselenin dolar olmadığını, avro olmadığını, altın olmadığını biz gayet iyi biliyoruz. Bunlar, ülkemize karşı açılan ekonomik savaşın kurşunlarıdır, gülleleridir, füzeleridir. Biz, elbette bunlara karşılık vermek için gereken tedbirleri alıyoruz. Ama asıl olan, bu silahları ateşleyen elleri kırmaktır. Zaten, daha önce pek çok yerde bu elleri kırdığımız için böylesine bir saldırıya maruz kalıyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanıyorlar ki, döviz kurunu zıplatınca Türkiye yıkılacak. Sanıyorlar ki, finans araçlarını devreye sokunca bu millet diz çökecek. Sanıyorlar ki, bize farklı hukuk uygulayınca bu ülke teslim olacak” ifadeleriyle devam ettiği konuşmasında Mevlana’nın ‘Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük, bir başka bahar için sadece yaprak döktük’ sözüne atıf yaparak “Tüm bunlar bizim için sadece daha güzel baharlara hazırlanma vesilesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye bu tür kuşatmalarla ilk defa karşı karşıya kalmıyor. 2002 yılında iktidara geldikten sonra, vesayet güçlerinin pek çok provokasyonuyla, engellemesiyle, tuzağıyla karşı karşıya kaldık. Hepsiyle de sabırla mücadele ederek ülkemize demokrasi ve ekonomide sınıf atlattık. Türkiye’yi dünyanın satın alma paritesine göre 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdik. Tarihimizin en büyük projelerini, en büyük yatırımlarını bu dönemde hayata geçirdik. Ülkemizi dünyanın en büyük on ekonomisi arasına sokacak yeni bir hamlenin eşiğindeyken, bir anda ardı ardına, akılla, mantıkla izah edilemeyecek saldırılarla karşılaşmaya başladık.”

“EKONOMİMİZİ NİCE SIKINTILARLA BOĞUŞARAK BÜYÜTTÜK”

“Türkiye gibi bir ülkeyi, küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar, elbette bunun bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimle hesaplaşmak için böyle bel altı yöntemleri kullananlar şunu unutmasınlar: Dünyada, ülkemize karşı husumet politikası güdüp de iflah olmuş hiçbir siyasetçi, hiçbir yönetim yoktur. Bu milletin ahını alan herkes, eninde sonunda, belasını bulmuştur” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Türkiye, çok uzun zaman önce tercihini önce karma ekonomiden, ardından serbest piyasa ekonomisinden yana kullanmış bir ülkedir. Açık konuşmak gerekirse, herkese kolay olan işler, ülkemiz söz konusu olduğunda, hep zor bir şekilde gerçekleşmiştir. Demokrasimizi nice zorluklara göğüs gererek geliştirdik. Ekonomimizi de nice sıkıntılarla boğuşarak büyüttük. Hem geç hem güç de olsa, bugün geldiğimiz yeri önemli görüyor ama yeterli bulmuyoruz. Hedeflerimiz çok daha büyük. Bunlara ulaşmak için de çok çalışmamız gerekiyor” dedi.

Konuşmasında “Tabii biz büyürken, gelişirken, etki ve güç alanımızı genişletirken, anlaşılan o ki birilerinin ayağına basıyoruz” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şayet Suriye’de sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridoruna ses çıkarmasaydık, ülkemiz topraklarımızın bir kısmına göz dikilmesine rıza gösterseydik, bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamıyor olurduk. Bu oyun önümüze geldiğinde biz, ölürüz de böyle bir istiskale, aşağılanmaya rıza gösteremeyiz dedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yandan vesayetçilerle, darbecilerle, onların içerideki tetikçileriyle uğraşırken, diğer taraftan da etrafımıza sarılan zincirleri birer birer kırdık. Diplomatik alanda sergilenen ikiyüzlülükleri de birer birer deşifre edip, muhataplarımızın yüzüne vurduk. Sahada bizimle boy ölçüşemeyenler, reel ekonomiyle, üretimle, ülkemizin gerçekleriyle hiçbir ilgisi olmayan fiktif kur oyunlarını devreye soktular.”

“EKONOMİNİN GERÇEK DURUMUNU BAŞARILARIYLA, İMKÂNLARIYLA, SIKINTILARIYLA GAYET İYİ BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında 15 Temmuz’dan bir gün önce 2,8 lira civarında olan dolar kurunun dün itibarıyla 6 lirayı aşmış olmasının nasıl bir gerekçesi olabileceğini sorarak şöyle konuştu: “Bu dönemde Türkiye, üretiminde rekor kırmış, ihracatında rekor kırmış, istihdamında rekor kırmış bir ülkedir. Bununla kalmamış, tüm büyük yatırımlarını tıkır tıkır yürütmüş, programlarını hedeflerine uygun şekilde hayata geçirmiş bir devletiz. Daha da ötesi, kendisine daha büyük, daha iddialı hedefler belirlemiş, bunun altyapısını kurmak için kolları sıvamış bir Türkiye’yi biz inşa ettik. Ortada ne çöken, ne yıkılan, ne batan, ne krize giren bir ülke yok, bir ekonomi yok. İş adamlarıyla, yatırımcılarla, turizmcilerle, sendikacılarla her gün oturuyoruz konuşuyoruz, ekonominin gerçek durumunu başarılarıyla, imkânlarıyla, sıkıntılarıyla gayet iyi biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, komik gerekçelere dayandırılarak yürütülen operasyonun meselenin başka olduğunu, derdin başka olduğunu gösterdiğini ifade ederek, “Bütün bunlara rağmen, içimizdeki birileri hâlâ gözlerini gerçeklere kapatıp işi başka taraflara çekmeye çalışıyorsa, artık onlara diyecek bir sözümüz de kalmadı” diye konuştu.

“HEPİMİZ BİRLİKTE TÜRKİYE’YİZ”

Konuşmasının devamında, “İktidarıyla-muhalefetiyle, bizi seveniyle-sevmeyeniyle hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi yürüdüğünde hep birlikte kazandığımız gibi, delinip su aldığında da hepimiz aynı akıbete düçar olacağız” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için gelin, Türkiye’ye hep birlikte sahip çıkalım. Hepimiz birlikte Türkiye’yiz” vurgusunda bulundu. “Bu ülkenin ve milletin en büyük düşmanları, ‘ekonomi kötüye gidiyor, biraz da sarsılırsak Tayyip Erdoğan’dan kurtuluruz’ diyen kifayetsizlerdir” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bunlara itibar etmediğini ve her fırsatta derslerini verdiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süredir yaşanan ve dün de zirveye çıkan kur oyunu karşısında milletimizin aynı duruşu sergilediğini görmekten duyduğu memnuniyeti de sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, içine sıkıştırılmaya çalışıldığı bu kur-faiz-enflasyon sarmalından çok kısa zamanda çıkacaktır. Bu oyunun en büyük panzehiri üretimdir, ihracattır, istihdamdır, büyümedir, faizi minimize etmektir. Ne yaparsanız yapın ekonomik hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın, biz terör örgütlerinin başlarını ezmekten geri durmayacağız. Ne yaparsanız yapın, biz Suriye ve Irak politikalarımızdan geri adım atmayacağız” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN DOSTLUĞUNA İHTİYAÇ DUYMAYANLARA, BİZİM HİÇ İHTİYACIMIZ YOK”

Türkiye’ye yönelik saldırılar ortadayken, hiç kimsenin döviz üzerinden kar-zarar hesabı yapmaya hakkı olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu toprakları bizlere vatan kılmak için gözleri kırpmadan canlarını veren şehitlerimizin, kanlarını döken gazilerimizin elleri böyle davrananların yakalarında olacaktır” dedi. Devlet olarak alınacak tedbirler üzerinde ilgili bakanlıkların, kurumların gece gündüz çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük ticaret hacmine sahip olduğumuz Çin, Rusya, İran, Ukrayna gibi ülkelerle ticaretimizi millî para birimlerimiz üzerinden yürütmeye hazırlanıyoruz. Şayet Avrupa ülkeleri de dolar cenderesinden çıkmak istiyorlarsa, onlarla da benzer bir sistemi kurmaya hazırız. Gerek bu yöntemle, gerek diğer alternatifleri devreye sokarak orta vadede ülkemizi döviz kuru operasyonlarından kurtarmakta kararlıyız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Türkiye’nin dostluğuna ihtiyaç duymayanlara, bizim hiç ihtiyacımız yok. Kurmuş, faizmiş, cezaymış, yaptırımmış; hiçbiri umurumuzda değil. Biz bugünlere milletimize güvenerek, milletimizle birlikte mücadele ederek geldik. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok mücadele edeceğiz. Bizim krizden çıkış formülümüz budur” ifadelerinin kullandı.

“KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimseden inayet beklemeyeceklerini belirterek, “Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” şeklinde konuştu. Savunma sanayinde bunu başardıklarını, ciddi bir mesafe kaydettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer alanlarda da bunu yapacak ve bize parmak sallayanları buna pişman edeceğiz” dedi.

Konuşmasının sonunda Rize’ye yapılan yatırımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi büyütürken Rize’yi de ihmal etmediklerini vurguladı. Son 16 yılda Rize’ye yapılan toplam yatırım değerinin 17 katrilyon olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yeni dönemde de devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını ‘tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan’ vurgusuyla tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program sonrasında Çaykur Rizespor ile Kasımpaşa arasında oynanan Süper Lig maçını izlemek üzere Çaykur Didi Stadına gitti. Maç öncesinde her iki takımın soyunma odalarına giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, futbolculara başarı dileklerinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23443

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.