İyi ki varsın; Nedret YENER İyi ki varsın; Nedret YENER için yorumlar kapalı 7221

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’nın, doğa ve termal cenneti eşsiz ilçesidir Kızılcahamam…

Ankara-İstanbul yolu üzerinde, Başkent’e uzaklığı 80 kilometre olsa da, konumu itibariyle sadece ilin değil, bölgenin en önemli yerleşim yeridir. Çam ormanları, şifalı suları, kekik ve çam balı, modern turistik tesisleri ile eskiden beri Ankaramızın akciğeri ve su deposu olarak bilinir.

Nedret Yener 1970 yılında işte bu ilçede; yeşil Kızılcahamam’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğreniminin ardından Ankara Abidin Paşa Endüstri Meslek Lisesi’nin Metal İşleri Bölümü’nden, 1987 yılında mezun oldu.

Evli ve iki çocuk babası olan Nedret Yener’in girişimci ruhu, ticarete yatkınlığı, üretme arzusu onu genç yaşında iş hayatıyla buluşturdu. Turna Reklam Şirketi’nde başlayan iş serüveni sırasında önce tahsilat elemanı, ardından genel koordinatör olarak çalıştı; gazete, dergi, radyo ve TV programları hazırladı. O yıllarda mali konulara da ilgisi vardı ve bu ilgisi yolunu Tul Muhasebe Bürosu ile kesiştirdi. 1.5 yıl süren muhasebecilik mesleğinin ardından ise hayatında önemli bir yer kaplayacak, Türk ekonomisine katma değer yaratacak asıl işine, sanayiciliğe adım attı.

1990’lı yılların henüz başıydı. Babası MKE’den emekli olmuş ancak bir kenara çekilmeyerek, “OSTİM’de dükkân açıp kendi işimizi yapalım” demişti.

Baba Necdet Yener kısa süre sonra da OSTİM’de küçük bir atölyede demir doğrama ve çelik kontrüksiyon işine girdi.

Nedret ve Nusret Yener kardeşler de babalarının izinden giderek aile şirketlerinde çalışmaya başladı.

1990’da deyim yerindeyse çırak olarak adım attıkları OSTİM’de, aradan geçen 28 yıla çok şey sığdırdı Yener kardeşler.Nedret Yener’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Yener-San bugün yüzlerce insana istihdam sağlıyor, ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.

1990’da çelik kontrüksiyon ve otomotiv yedek parça imalatıyla sektöre giriş yapan şirket, makine parkını genişletmeye, iş sahasını büyütmeye devam ediyor. Otomotiv yan sanayide kullanılan kaynaklı metal parçalar ve sac malzemelerin üretimini yapan Yener-San, bugün bütün bu üretimlerinin yanısıra asansör kat ve kabin kapıları imalatında, sektörün en önemli oyuncularından biri haline gelmiş durumda.

Yener-San Yönetim Kurulu Başkanı Nedret Yener; Sincan OSB’de temelini attıkları yeni fabrikalarının da tamamlandığını, asansör kat ve kabin kapıları imalatıyla ilgili tüm faaliyetlerini artık bu yeni tesislerde yaptıklarını söylüyor.

10 bin metrekarelik kullanım alanına sahip modern fabrikada, asansör kat ve kabin kapıları imalatı için en gelişmiş ve son teknoloji makineleri kullandıklarını vurgulayan Nedret Yener, “Yener-San, milli bir yerli marka olma yolunda ilerlerken, bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam edecek. Bugün sadece Türkiye’de değil, Fransa, Ukrayna, Kırgızistan, Rusya, Azerbaycan, İran, Ürdün, Libya ve Almanya’da, bir Ankara markası olan Yener-San’ın imal ettiği ürünler kullanılmaktadır. Bundan mutluluk ve gurur duyuyoruz” diyor.

Yener-San’ın OSTİM OSB’deki tesisinde ise CNC lazer kesim ve büküm işlerine devam ediliyor. Buranın bir sac işleme merkezi konumunda olduğunu söyleyen Nedret Yener,“Her iki fabrikamızda üretim yaparken öncelikli hedefimiz müşteri memnuniyeti. Bizi benzer kuruluşlardan ayıran en önemli özellik de her zaman söylediğimiz gibi ‘dost kapısı’ olmamız. Bayilerimiz ve müşterilerimizle bir bütünüz ve gerek satış-pazarlama, gerekse servis alanında onlara mahçup olmayacağımız, onları üzmeyeceğimiz ürünler imal ediyoruz. Türkiye’nin hem yerli, hem milli kuruluşlarından biri olma noktasında büyük gayret gösteriyor, daha nitelikli ve katma değeri yüksek ürünler üretmek için ar-ge ve inovasyon çalışmalarına, üniversite-sanayi işbirliğine büyük önem veriyoruz” diye konuşuyor.

 

Nedret Yener iyi bir sanayici olmasının yanısıra, sosyal yönü çok güçlü, başarılı bir sivil toplumcu. İki yıl önce OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İşadamı Ve Yöneticileri Derneği (ORSİAD) Başkanlığı’nı üstlenen Yener, aradan geçen süre zarfında yönetim kuruluyla birlikte önemli çalışmalara, işbirliklerine imza attı. OSTİM, İvedik ve Sincan OSB’lerdeki sanayici, işadamı ve yönetici pozisyonundaki iş insanlarının ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamlarına katkıda bulunma hedefiyle çalışan ORSİADbugün Ankara’nın en etkin işadamı kuruluşlarındanbiri.

Bilal Güneş ve Murat Tuncel’in başkan yardımcısı, Orhan Kaya’nın genel sekreter, Mehmet Duman’ın sayman, Mehmet Ali Işık, Murat Göynük, Yılmaz Toprak ve Fatih Murat’ın da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ORSİAD, Başkan Yener’in yaşamında da önemli bir yer tutuyor.

Dernek olarak üyelerinin firmaları ve sektörleriyle alakalı sorunların tespiti ve çözümü noktasında ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Nedret Yener, “Üretim ve yatırıma dönük teşvik ve desteklerden daha fazla sayıda üyemizin yararlanması, orta ve yüksek teknoloji ürünlerin üretimi başta olmak üzere özellikle ekonomik yaşama ilişkin konularda üyelerimizin danışmanı, çözüm ortağı olmaya gayret gösteriyoruz. Biz her şeyden önce 400 üyemizin birbirlerini ve yaptıkları işi iyi tanımalarını, dostluk ve dayanışmanın yanında ticari işbirliği kurmalarını hedefleyen bir STK’yız. Bu çerçevede üyelerimizi bir araya getirecek organizasyonlara daha fazla ağırlık veriyor, yurt içi ve yurt dışı fuarlarına katılmaya, dünyanın neresinde yeni ürün varsa o ürünü sanayicimizle buluşturmaya, bu fuarlarda üyelerimizi yabancı partnerleriyle buluşturup ticari işbirliği kurmalarına olanak sağlamaya gayret gösteriyoruz. Bu arada sosyal sorumluluk çalışmalarını da çok önemsiyoruz. Özellikle toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik sayısız organizasyon gerçekleştirdik, gerçekleştirmeye devam edeceğiz. ORSİAD aynı zamanda ülkemizin ve şehrimizin meselelerine son derece duyarlı yaklaşan bir STK’dır. Eylemlerimiz ve söylemlerimizle ülkemizin ve şehrimizin

çıkarlarına hizmet etmekten, ortak meselelerde yapıcı eleştirilerimizle ilgili kişi ve kurumların dikkatini çekmeye çalışmaktan çekinmeyiz” diyor.

Yener-San Yönetim Kurulu ve ORSİAD Başkanı Nedret Yener, girişimcilere ve gençlere ise çok önemli mesajlar veriyor.

“Çok çalışmak, maksimum düzeyde tasarruf etmek zorundayız” diyen Yener, sözlerini şu anlamlı satırlarla bitiriyor: “Artık üretmeden tüketme dönemini kapatmak zorundayız. Artık, daha fazla üretmek ama katma değeri yüksek ürünler üreterek, uluslararası pazarda rekabet etmek zorundayız. Ar-ge’ye, inovasyona yatırım yapmak, orta ve yüksek teknolojili ürünlerle ihracatımızı arttırmak durumundayız. İşsizliğin panzehiri girişimciliktir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi girişimci olma konusunda teşvik etmeliyiz, girişimci ruhlu insanlarımızın elinden tutmalıyız. Ve en önemlisi de birlik ve beraberlik duygumuzu, dayanışma ve kardeşlik ruhumuzu kaybetmeden ülkemiz için, geleceğimiz için tek yürek olmalıyız…”

Biz de kendisine teşekkür ediyor, iş ve sivil toplumculuk hayatında başarılarının ve üretkenliğinin katlanarak artmasını diliyoruz.

İyi varsın Nedret YENER diyoruz.

Saygılarımla

Levent Kandemir

 

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.