Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6. Olağan Büyük Kongresi’nde konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6. Olağan Büyük Kongresi’nde konuştu için yorumlar kapalı 88461

Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen 6. Olağan Büyük Kongresi’nde konuştu.

Başkan Erdoğan, “Sevgili AK Partililer, aziz dava ve yol arkadaşlarım, dünyanın dört bir köşesinden gelerek heyecanımızı bizlerle paylaşan devlet başkanları, hükümet başkanları, bakanlar, siyasi parti temsilcileri, hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.” diyerek başladı.

Erdoğan, vatan toprağının neresinde olursa olsun, fabrikada makine başında, atölyede tezgah önünde, inşaatta iskele üzerinde, ekmek teknesi olan aracının direksiyonunda, dükkanında iş yerinde nafakasını temin etmek için çalışan tüm emekçilere selamlarını sundu.

Pamuk, fındık toplayan, çay, ekin biçen, ürününü hasat eden, pancarını sulayan, serasını hazırlayan, hayvanını otlatan, balığa çıkmak için ağlarını hazırlayanlara selamlarını gönderen Erdoğan, ülkesi ve kendisi için üreten, ihraç eden, kazanan, yatırım yapan herkese selamlarını gönderdi.

Okullarda, üniversitelerde bilgisi ve gayretiyle ilim öğreten ve öğrenen hocalara, öğrencilere selam sunan Erdoğan, sınırlar içinde ve dışında dağlarda, ovalarda, şehirlerde, en izbe yerlerde ülkenin ve milletin güvenliği için hayatlarını ortaya koyarak görev yapan güvenlik güçlerini de selamladı.

15 Temmuz’da ve her nerede olursa olsun vatan müdafaası yolunda fedakarlık yapmış olan şehit yakınları ve gazilere selamlarını sunan Erdoğan, bu vesileyle tüm şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere hayırlı uzun ömür diledi.

Ülkeye, millete, AK Parti ve şahsına muhabbet duyan herkese selamlarını gönderen Erdoğan, “Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, hepinizin, hepimizin üzerine olsun.” dedi.

Erdoğan, salı günü idrak edilecek Kurban Bayramı’nı tebrik etti ve hac farizası için kutsal topraklarda bulunanların ibadetlerinin kabul olmasını diledi.

Kongrenin parti ve ülke için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tam 17 yıl önce AK Parti’yi kurarken ‘Bugün Türk siyaset tarihine hizmete sevdalı insanların kurduğu AK Parti’nin doğum günü olarak geçecektir.’ demiştik ve devam ederek ‘Bugünden sonra Türkiye’mizde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.’ demiştik. Hamdolsun milletimize verdiğimiz sözü tutmuş olmanın bahtiyarlığı ile karşınızda bulunuyorum. Bu duygu ile kurulduğu 14 Ağustos 2001’de bugüne kadar AK Parti teşkilatında görev almış genel başkanından, teşkilat yöneticilerine, milletvekillerine, belediye başkanlarına, mahalle temsilcileri ve sandık müşahitlerine kadar herkese şükranlarımı sunuyorum. Dava ve yol arkadaşlarımızın ahirete irtihal etmiş olanlara Allah’tan rahmet diliyorum.”

Erdoğan, Türkiye’de teşkilatın faaliyetlerindeki her seviyede, kadrolarında hanımlara ve gençlere özel önem veren tek partinin AK Parti olduğunu aktardı.

“İNŞALLAH DAHA NİCE 17 YILLARA”

Kadınlara ve gençlere özellikle teşekkür eden Erdoğan, “AK Parti’yi sizlerle bugünlere getirdik. İnşallah daha nice 17 yıllara da sizlerle birlikte ulaştıracağız. AK Parti kağıt üzerinde 14 Ağustos 2001’de kurulmuş bir partidir. AK Parti kağıt üzerinde 60 kurucu üye tarafından kurulmuş bir partidir ama asıl kurucusu da sahibi de milletimizin bizatihi kendisidir.” diye konuştu.

“AK PARTİ ANADOLU’DAKİ TÜM İZLERİMİZDİR”

Erdoğan, AK Parti’nin ne olduğunu anlayabilmek için önce medeniyet ve tarihe vakıf olmak gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“AK Parti başlangıçtır. Hazreti Adem’in dünyaya gelmesiyle başlayan imtihanımızın takipçisidir. AK Parti hicrettir, Peygamber Efendimizin tüm cihanı aydınlatan nurunun, tüm insanlığı kucaklayan mesajının müntesibidir. AK Parti Malazgirt’tir, sadece Allah’ın rızası için kendisinden kat ve kat üstün düşmanın üzerine ‘Ölürsem kefenim üzerindeki elbisemdir.’ diyen Sultan Alparslan’ın yolundan gidendir. AK Parti, Anadolu’daki tüm izlerimizdir. AK Parti İznik, Söğüt, Bursa, Edirne, Konya, Sivas, Kayseri, Erzurum, Alanya, Kastamonu, Malatya, Balıkesir, Manisa ve Antalya’da devletler kuran atalarımızın varisidir. AK Parti Selçuklu’dur, Osmanlı’dır. Coğrafyamıza diktikleri çınarları 3 kıta 7 iklime yayan ecdadımızı takip edendir. AK Parti fetihtir, İstanbul’u alarak çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet Han’ın mirasçısıdır. AK Parti hadimdir. AK Parti Hicaz’ı topraklarına katarak kutsal emanetlere sahip çıkan, kutsal beldelerin hizmetkarlığına talip olan Yavuz Sultan Selim Han’ın yoldaşıdır. AK Parti müdafidir. Dünyanın çalkantılı bir döneminde devletimiz onlarca yıl boyunca hem koruyup hem geliştiren Sultan 2. Abdülhamit’in hakkının hukukunun savunucusudur. AK Parti Çanakkale’dir, Kut’ül Amare’dir. AK Parti, yedi düvelin en modern silahlarla, en büyük ordularla üzerimize geldiği anda bile imanı ve cesaretiyle zincirleri kıran, oyunları bozan ecdadın torunudur.”

Erdoğan, Dünya haritasının üzerinde Sultan Alparslan, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet ve Recep Tayyip Erdoğan’ın resimlerinin bulunduğu “Tarih tekerrürden ibaret” yazılı bir pankartı işaret etti ve “Bu ne güzellik… Layık olabilirsek ne mutlu bizlere..” dedi.

“Ayın 26’sında Malazgirt’e var mıyız?” diye soran Erdoğan, salondan “Evet” cevabını aldı.

“AK PARTİ, TÜRKİYE’DİR”

AK Parti, İstiklal harbimizdir” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“AK Parti, cumhuriyetimizdir. ‘Artık yıkıldı, yok oldu’ denilen bir milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde küllerinden yeniden doğarcasına ayağa kaldıran milli mücadele ruhunun temsilcisidir. AK Parti, çok partili hayattır. Rahmetli Menderes’in bedelini canıyla ödediği demokrasi mücadelesinin bugünkü sancaktarıdır. AK Parti, kalkınmadır. Rahmetli Özal’ın binbir meşakkatle açtığı kalkınma yolunun günümüzdeki takipçisidir. AK Parti bugündür. Geçtiğimiz 16 yılda Türkiye’yi demokraside, ekonomide geliştirerek, 2023 hedefleriyle buluşturarak milletimizin hayalini gerçekleştirendir. AK Parti, gelecektir. Gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonlarını emanet ederek, ülkemizin önümüzdeki yarım asrını, bir asrını aydınlatandır. AK Parti, Türkiye’dir.”

Bunun için “AK Parti’yi milletimiz kurmuştur” dediklerini hatırlatan Erdoğan, AK Parti’nin tarihinin milletin tarihi kadar eski olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Bunun için AK Parti’ye tüm gücümüze sahip çıkıyor, partimizi gözümüz gibi koruyoruz. Her bir AK Partilinin de bu şuurla partisine ve davasına sahip çıktığına inanıyorum. Bu şarkının sonu yok.” dedi.

“BİZ ZALİMLERİN KARŞISINA İŞTE BU İNANÇLA DİKİLİYORUZ”

AK Parti’nin misyonunu en güzel Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinin anlattığını belirten Erdoğan, İstiklal Şairinin “Zulmü Alkışlayamam” şiirini okudu.

Erdoğan, “Biz zalimlerin karşısına işte bu inançla dikiliyoruz. Biz, mazlumlara gönlümüzü ve imkanlarımızı işte bu anlayışla sonuna kadar açıyoruz. Biz ecdadımıza işte bu hissiyatla tüm gücümüzle sahip çıkıyoruz. Biz, istiklalimiz uğrunda gerektiğinde canımızı işte bu şuurla ortaya koymaktan çekinmiyoruz.” dedi.

AK Parti’nin seçim şarkısı “Yoktur mazimde zulme teslim olan” şarkısının dizelerinin yer aldığı pankartı okuyan Erdoğan, “AK Kadınlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

“MİLLETİMİZİN AYAĞINA TAKILMAYA ÇALIŞILAN PRANGALARI PARÇALAYIP ATIYORUZ”

Başkan Erdoğan, “Biz işte bu imanla, ülkemizin ve milletimizin ayağına takılmaya çalışılan prangaları parçalayıp atıyoruz. Biz, işte bu sorumlulukla, soysuzlara zağarlık yapmak yerine onlara meydan okuyoruz. Ne demek zağarlık, av köpeği…” değerlendirmesinde bulundu.

Hazreti Ali’ye atfedilen “Haksızlığa karşı susarsanız, hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz” sözüne işaret eden Erdoğan şunları kaydetti:

“Biz, sadece hakkımızı değil aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin de şerefini savunuyoruz. Bazıları bunu anlamakta zorluk çekebilir. Bazılarının dünyalarında şeref, namus, haysiyet, dik duruş, onurlu bir hayat sürmek gibi kavramların karşılığı olmayabilir. Bizim için bu değerlerimiz her şeyimizdir. İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür. Bizim hayatımızın manası budur. Milletimizle birlikte 16 yıldır karşımıza çıkan onca sıkıntıya, önümüze konan onca engele, kurulan onca sinsi tuzağa, yapılan onca saldırıya işte bu inançla karşı koyduk ve zafere ulaştık. 15 Temmuz destanını işte bu hissiyatla verdiğimiz mücadele sayesinde kazandık. Bugün de birileri, bizi güya ekonomiyle yaptırımla, kurla, dövizle, faizle, enflasyonla tehdit ediyor. Biz de onlara diyoruz ki ‘Oyununuzu gördük ve meydan okuyoruz.’ Biliyoruz ki; iman varsa imkan da vardır.”

“HİÇ KİMSE BU MİLLETLE, BU ÜLKEYLE OYNAMAYA KALKMASIN”

Milletin bugüne kadar nice ihanetleri, tuzakları hep imanıyla boğduğuna işaret eden Erdoğan, “Kardeşlerimizin ve dostlarımızın duasıyla, desteğiyle her türlü zorluğun üstesinden geldik. Bugün de yine imanımızla mücadelemizi yürütüyoruz. Türkün cesareti ve Müslümanın aklı, imanının tezahürüdür. Hem cesareti, hem aklı olan bu milletin karşısında duracak hiçbir fani güç tanımıyoruz. Hiç kimse bu milletle, bu ülkeyle oynamaya kalkmasın. Çünkü biz, ‘Ya olacağız ya öleceğiz’ diyerek, hedeflerimize doğru yürüyen bir milletiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Erdoğan, buradan bir kez daha haykırdığını belirterek, “Başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, devletimizi yıkamayacaksınız. Türkiye’nin yükselişini durduramayacaksınız. Hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaksınız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Çünkü biz Türk milletiyiz. Çünkü biz Müslümanız. Çünkü biz insanlığın ortak sesi ve vicdanıyız.” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, hiçbir zaman mücadeleden kaçan, davası ve ülkesinin yıpranması pahasına kendi alanını korumaya çalışan bir parti olmadıklarını, olmayacaklarını belirtti.

Görülen her haksızlık, adaletsizlik, zulüm ve riyakarlık karşısında seslerini yükseltmekten geri durmadıklarını, durmayacaklarına işaret eden Erdoğan, hak, vatan, millet, insanlık için kavga verilirken pencereden seyretmediklerini, bundan sonra da seyretmeyeceklerini vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:

“Zalimler vurdukça sinenlerden, teröristlere boyun eğenlerden, acılardan çıkar sağlamaya çalışan menfaatperestlerden olmadık, olmayacağız. Önde yiğitler, aslan gibi vuruşurken arkada başka hesaplar içinde el ovuşturanlara benzemedik, benzemeyeceğiz. Ülke yanarken fırsatçılık peşinde koşanlara itibar etmedik, etmeyeceğiz. Dünyayı sömürerek kendilerine refah düzeni kuranlara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.”

Erdoğan, hayatlarını ve geleceklerini kurtarmak için yollara dökülen masum insanlar, denizlerin, okyanusların, ırmakların karanlık sularında, tel örgülerin, yüksek duvarların önünde ağlarken gülenlerden, onlara çelme takanlardan olmadıklarını, olmayacaklarını dile getirdi.

“BİZİ STRATEJİK HEDEF HALİNE GETİRMEYE ÇALIŞANLARA TESLİM OLMADIK”

Filistinlilere zulmedilirken, ilk kıble Kudüs’teki kutsallar çiğnenirken kafasını başka tarafa çevirenlerin safına katılmadıklarını ve katılmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sınırlarımızın dibinde oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Zahirde bize stratejik ortak gibi gözüküp de attığı her adımla bizi stratejik hedef haline getirmeye çalışanlara teslim olmadık, olmayacağız. Kısa çöpün uzun çöpten hakkını bir gün mutlaka alacağına inandık, inanmayı sürdüreceğiz. Zalim Nemrut’u öldüren küçücük sineğin hikmetinden şüphe duymadık, duymayacağız. Kimsenin hakkına göz dikmediğimiz gibi kendi hakkımızın gasbedilmesine izin vermedik, vermeyeceğiz. Kendi umutlarımızı, hayallerimizi, hedeflerimizi başkalarının insafına terk etmedik, etmeyeceğiz. Kazandığımız her başarıyı bir sonraki başarıların başlangıç noktası olarak gördük, göreceğiz. Rabbimizin ihsanından, lütfundan, yardımından, kereminden asla şüphe duymadık, duymayacağız. Tarihin dolgu malzemesi değil, inşacısı olduğumuzu unutmadık, unutmayacağız.”

Masa başı siyaset yapmadıklarını aktaran Erdoğan, asla karanlık odakların dümen suyuna girmediklerini, siyaset mühendisliklerine itibar etmediklerini belirtti.

“MİLLETİMİZİN TALEP VE BEKLENTİLERİNE GÖRE İCRAAT YAPTIK”

Rakip bulamadıklarında kendi kendileriyle yarıştıklarını anlatan Erdoğan, güçlerini darbecilerden, vesayet odaklarından değil milletten aldıklarını bildirdi. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Elimize tutuşturulan programlara göre değil, milletimizin talep ve beklentilerine göre icraat yaptık. Merhum Aliya, ‘Büyük milletlerin imtihanı da büyük olur.’ derdi. Milletimizin büyüklüğünden şüphe etmediğimiz gibi sınamalarımızın büyüklüğünü de hiçbir zaman unutmadık. Bir ayağımızla İstanbul’a, Ankara’ya, 81 vilayetimize sıkı sıkıya basarken, diğeriyle Bosna’dan Bakü’ye, Semerkant’tan Hartum’a bölgemizin ve dünyanın dört bir yanını adımlıyoruz. Biz medeniyetimizin köklerini Medine’nin mimberinde, Mescid-i Aksa’nın kubbesinde, coğrafyamızın dört bir yanındaki kürsülerinde, Selimiye’nin, Süleymaniye’nin, Fatih’in, Sultanahmet’in minarelerinde ararız. Biz geçmişimizi Dede Korkurt’un hikayelerinde, Yunus Emre’nin şiirlerinde, Hacı Bayram Veli’nin öğütlerinde, Buhurizade Itri’nin tekbirinde, Karahisari’nin hattında buluruz. Vatanımıza sadece nüfus cüzdanımızla değil, kalbimizle ruhumuzla, her şeyimizle bağlıyız. Böyle olduğu içindir ki gerektiğinde onun uğruna canımızı dahi feda etmekten çekinmeyiz.”

Türkiye’yi çok sevdiklerini ifade eden Erdoğan, bu nedenle “Türkiye’ye birinci sınıf demokrasi, ekonomi, hizmet yakışır.” dediklerini, AK Parti’nin kuruluşundan bugüne kadar da bunun için çalışıp mücadele ettiklerini söyledi.

Erdoğan, kimlik siyaseti değil millet siyaseti, kavga siyaseti değil hizmet siyaseti yaptıklarını, hep inşa etmenin, üretmenin, büyütmenin peşinde olduklarını dile getirdi.

Hiç kimseyi aynı kalıba sokmaya çalışmadıklarına işaret eden Erdoğan, tüm renkleri zenginlik görerek olduğu gibi kabul ettiklerini bildirdi.

“Soframızın paylaştıkça bereketlendiği inancıyla yardım eli için uzanan hiçbir eli boş çevirmedik.” diyen Erdoğan, Türk milletinin birliği, beraberliği güçlendikçe Türkiye’nin gücünün arttığını, imkanlarının genişlediğini anlattı.

“EKONOMİK DARBE YAPMAYA KALKTILAR”

Aynı zamanda husumetlerin de çoğaldığını aktaran Erdoğan, “Dışarıdan kurdukları tuzaklar yetmedi, içerideki ihanet odaklarını da harekete geçirdiler. Sokak darbesi, yargı-emniyet darbesi, çukur eylemleriyle terör darbesi, ülkemiz dışından taciz atışlarıyla sınır darbesi, seçim sonuçlarını bahane ederek siyaset darbesi yapmaya kalktılar. Kuru, dövizi, faizi kullanarak ekonomik darbe yapmaya kalktılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, 2012’deki kongre konuşmasına, “Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır / Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır / Aşk celladından ne çıkar, madem ki yar vardır / Yoktan da vardan da öte bir var vardır / Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır / O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır / Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır / Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır / Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır / Yanmışsam, külümden yapılan bir hisar vardır / Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır / Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır / Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır / Senden umut kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır/ Sevgili, en sevgili, ey sevgili.” dizelerini okuyarak başladığını hatırlattı.

Bu şiiri okuduğu tarihten itibaren geçen dönemde yaşanılanları göz önüne getirdiğini ifade eden Erdoğan, kaderin üstündeki kaderin tezahürüne her vesileyle şahit olunduğuna dikkati çekti. Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Son 5, 6 yılda yaşadığımız her hadiseyle gördük ki bir, iri, diri, kardeş olduğumuzda, hep birlikte Türkiye olduğumuzda hiç kimsenin bize gücü yetmez. Bugün her türlü tehdidin karşısında dimdik ayakta kalan bir Türkiye’yi bu duruşumuza borçluyuz. Hep söylediğim gibi, bana böyle bir milletin evladı olmayı nasip eden Rabb’ime binlerce kez hamdediyorum. Rahmetli Cengiz Aytmatov, ‘Gün olur asra bedel.’ diyor. Türkiye’nin AK Parti’li yıllarında da milletimiz asırlara bedel hizmetlere kavuşmuştur. Her fırsatta, özellikle de illerimize her gittiğimizde bu hizmetleri kısaca özetleyerek ülkemizi nereden nereye getirdiğimizin muhasebesini yapıyoruz.”

Erdoğan, “Kasım 2002’den bugüne kadar ülkemize kazandırdığımız hizmetleri kalem kalem anlatmaya kalksak, bu salondan günlerce çıkamayız.” diye konuştu.

İktidara gelirken Türkiye’yi eğitim, sağlık, adalet ve emniyet üzerinde yükselteceklerini söylediklerini hatırlatan ve söyledikleri gibi de “Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet” dediklerini ifade eden Erdoğan, AK Parti’nin bugüne kadar yaptığı hizmetlerin yer aldığı 14 dakikalık videonun tekrar izletilmesini istedi.

“EĞİTİM BÜTÇEMİZİ 10,5 MİLYAR LİRADAN 135 MİLYAR LİRAYA YÜKSELTTİK”

Başkan Erdoğan, Türkiye’yi dört temel üzerinde yükseltecekleri ilk adımın eğitim olduğunu söyledi.

Eğitimde, 12 yıllık zorunlu eğitimi 4+4+4 olarak üç kademeli hale getirerek çocukların önünde yeni bir dönem başlattıklarını anımsatan Erdoğan, üniversiteye girişteki tüm ayırımcı uygulamalara son verdiklerini dile getirdi.

Çocukların medeniyetlerini ve tarihlerini daha iyi öğrenebilmeleri için ortaokuldan itibaren Kuran-ı Kerim ve Siyer-i Nebi gibi seçmeli dersler getirdiklerini aktaran Erdoğan, Fatih Projesi kapsamında sınıflara 432 bin etkileşimli tahta, yaklaşık 46 bin çok fonksiyonlu yazıcı kurduklarını ifade etti.

Öğrencilere ve öğretmenlere 1,5 milyona yakın tablet bilgisayar dağıtıldığını belirten Erdoğan, “Eğitim bütçemizin büyüklüğünü 10,5 milyar liradan 135 milyar liraya yükselttik. İlköğretimde öğrenci sayımız 9,5 milyon civarında sabit kalmasına rağmen 288 bin yeni derslik yaparak okul sayımızı 51 binden 81 bine çıkardık. Bu okullarımıza 605 bin yeni öğretmen atayarak toplam öğretmen sayımızı 920 bine ulaştırdık.” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, okullardaki spor salonları sayısını 2 bin 781’den 9 binin üzerine, laboratuvar sayısını 22 binden 37 bine yükselttiklerini anlatarak, geçen eğitim-öğretim yılında öğrencilere 213 milyonun üzerinde ders kitabını ücretsiz dağıttıklarını söyledi.

“ÜNİVERSİTE SAYISI 76’DAN 207’YE ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Hatip Ortaokulları ve liselerindeki öğrenci sayısının, bu kurumlara yönelik kasıtlı uygulamalar sebebiyle 64 bine kadar düştüğünü, bugün bu sayının bir milyon 240 bin düzeyinde olduğunu bildirdi.

Meslek liselerindeki öğrenci sayısını da 885 binden bir milyon 686 bine çıkardıklarını vurgulayan Erdoğan, fen liselerinde de bu sayının 12 binden, 119 bine ulaştığını kaydetti.

Üniversite sayısının 76’dan 207’ye ulaştığını belirten Erdoğan, akademik personel sayısının da 76 binden 160 bine yükseldiğini ifade etti.

Erdoğan, gençlere spordan, sanata kadar her alanda hizmet veren gençlik merkezlerinin sayısını 9’dan 286’ya çıkardıklarını aktararak, şöyle devam etti:

“Sadece geçtiğimiz yıl itibarıyla bu merkezlerde düzenlenen faaliyetlere 13 milyona yakın gencimiz katılmıştır. Yükseköğrenimdeki gençlerimizin barınma sorunlarını çözmek için yurtlarımızın yatak kapasitesini 188 binden 667 bine ulaştırdık. Yurtlarda kalan öğrencilerimize 330 lira beslenme yardımı yapıyoruz. Bu yıl 17 bin, önümüzdeki yıl 60 bin, 2020’de ise 41 bin kapasiteli yeni yurtları hizmete alıyoruz. Başvuran her öğrencimize lisans için 470 lira, yüksek lisans için 940 lira, doktora için de bin 410 lira burs veya kredi veriyoruz. Ülkemizdeki spor tesislerinin sayısını 3 bin 500’ün üzerine çıkardık. Futboldan basketbola, atletimizden yüzmeye kadar her branşta sporcularımızın yetişmesi için özel programlar uyguluyoruz. Milletimize söz verdiğimiz toplam 750 bin seyirci kapasiteli 32 yeni modern stadyumdan 15’ini tamamladık. 11’nin inşası, diğerlerinin proje çalışmaları sürüyor. Şimdi bunlara Kütahya, Denizli, Uşak, Tokat ve Sinop’ta 5 yeni stadyumu da ekleyerek, sayıyı 37’ye yükseltiyoruz.”

Erdoğan, hastane ve diğer tedavi birimlerinde birinci basamakta yapılan test sayısını iki kattan fazla artırdıklarına işaret etti.

Sağlık çalışanlarının sayısını 378 binden 928 bine çıkardıklarını vurgulayan Erdoğan, hastanelerdeki cihazların sayısını da 20 kata kadar artırdıklarını bildirdi.

Ambulans sayısını 618’den 5 bine çıkardıklarını vurgulayan Erdoğan, daha önce hiç olmayan uçak, helikopter, bot ve paletli ambulansları hizmete sunduklarını belirtti.

Ambulans hizmetlerinden bu yılın ilk 6 ayında 2 milyon 600 binin üzerinde vatandaşın istifade ettiğini anlatan Erdoğan, “Şehir hastaneleri sağlık alanında milletimize verdiğimiz hizmetlerin en üst çıtasını oluşturuyor. Şu ana kadar Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri ve Elazığ şehir hastanelerini tamamlayıp, hizmete aldık. Ankara Bilkent, Manisa ve Eskişehir şehir hastanelerini bu yıl içinde hizmete alıyoruz. İnşaatı süren ve ihale sürecinde olanlarla toplam 44 bin 409 yatak kapasiteli 31 şehir hastanesini ülkemize kazandırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, 16 yılda 245 adalet sarayı inşa ederek mahkemeleri köhne binalardan kurtarıp modern çalışma alanlarına kavuşturduklarını dile getirdi.

Hakim ve savcı sayısını 9 bin 349’dan 17 bin 179’a, adalet personeli sayısını da 26 binden 62 bine çıkartarak hizmetlerin daha hızlı ve kaliteli verilebilmesini temin ettiklerini vurgulayan Erdoğan, adli tıp sistemini geliştirerek, ülke geneline yaygınlaştırarak, delillerin en doğru ve en hızlı şekilde değerlendirilmesini sağladıklarını kaydetti.

İstinaf mahkemelerini hayata geçirerek yargılama sürelerini kısalttıklarını aktaran Erdoğan, arabuluculuk ve uzlaştırma sistemlerini getirdiklerini, bu reformlarla mahkemelerle birlikte Yargıtay ve Danıştayın da iş yükünü hafiflettiklerini söyledi.

Anayasa Mahkemesine doğrudan başvuru imkanı getirdiklerini, kamu denetçiliği sistemini hayata geçirerek vatandaşlara yeni bir hak arama yolu açtıklarını anlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Temel kanunlarımızın tamamını yeniledik. Vatandaşlarımızın lekelenmeme hakkına riayet için soyut ve genel ihbarlarla şikayetleri soruşturma konusu olmaktan çıkarttık. Emniyette vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde hayatlarını sürdürebilmeleri gayesiyle her alanda çok önemli reformları hayata geçirdik. İllerimizin tamamında, ilçelerimizin büyük bir bölümünde hizmete geçirdiğimiz plaka tanıma ve kamera sistemiyle suçların aydınlatılma oranında ciddi artış sağladık. Mobil plaka tanıma ve elektronik denetleme sistemlerini yaygınlaştırarak bu alandaki etkinliğimizi daha da artırdık. Balistik inceleme, DNA analizi, parmak izi, yüz tanıma sistemi gibi yeni teknolojilerin kullanımını etkinleştirerek ülkemizin her yerinde suçla ve suçluyla mücadelemizi güçlendirdik. Merkezi nüfus idaresi sistemiyle kamunun vatandaşa verdiği hizmetlerde büyük bir devrim gerçekleştirdik. Bugün kamu hizmetlerinin tamamı bu sistem üzerinden ve tek bir kimlik numarasıyla yürütülebiliyor. Adrese dayalı nüfus kayıt sistemiyle de hem nüfusumuzun demografik dağılımını hem de nüfus hareketlerini kolayca takip edebilir, hizmetleri buna göre planlayabilir hale geldik.”

Başkan Erdoğan, terör örgütleriyle mücadelede tarihin en büyük başarılarına imza attıklarını söyledi.

Erdoğan, emniyet, jandarma, sahil güvenlik teşkilatlarını, insansız hava araçlarından zırhlı taşıyıcılara, botlara kadar en modern araçlarla teçhiz ettiklerini belirterek “Sınırlarımız içinde terörle mücadelede kararlılığımızı gösterdik.” diye konuştu.

Ülkeyi bölünmüş yollarla donattıklarını ifade eden Erdoğan, “6 bin 100 kilometre bölünmüş yolla teslim aldık ama şimdi hamdolsun bunu artık tırmandırdık. Ulaşım ağlarında trafik güvenliğini sağlamak için tüm önlemleri almaya devam ediyoruz.” dedi.

Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yola çıkan veya çıkacak olan vatandaşlardan güvenlikleri için hız sınırlarına uymaları ve emniyet kemerlerini takmaları ricasında bulundu.

Savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 65 seviyesine getirdiklerine işaret eden Erdoğan, havacılık ve savunma sektörünün cirosunu 1 milyar dolardan 7 milyar dolara, ihracatı da 248 milyon dolardan 2 milyar dolara yükselttiklerini aktardı.

Son aylarda ardı ardına imzalanan yeni anlaşmalarla ihracat rakamının katbekat arttığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ülkemizde halen yürütülmekte olan savunma sanayi projelerinin tutarı 45 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Gelişmeler çok yakında 75 milyar dolara varacaktır. İstikbalimize güvenle bakabilmemiz, bu özellikle bir şart. Öncelikle savunma sanayinde kendi göbeğimizi kendimizin kesmesinden geçtiğini biliyoruz. Bunun için insanlı ve insansız hava araçlarından uçak ve helikoptere her sınıftan… Gemilerden uydulara, tankından topuna kadar her alanda araştırma geliştirmesiyle, yazılımıyla, donanımıyla savunma sanayimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.

Türkiye’nin sınır güvenliğinin sınır ötesinden başladığı inancıyla yürüttüğümüz operasyonları genişleterek devam ettireceğiz. Özellikle Suriye ve Irak’tan ülkemize yönelen tehditleri ne pahasına olursa olsun kaynağında kurutmakta kararlıyız. Daha önce Cerablus’ta, El Bab’da, dün Afrin’de ne yaptıysak Suruç’tan Cizre’ye kadar olan sınırlarımız boyunca da aynısını yapacağız. Kandil’i ülkemize yönelik terör saldırılarının üssü olmaktan çıkartacak adımları atıyoruz. Sincar aynı şekilde, Mahmur aynı şekilde. Kaynağında kurutacağız.”

“İŞTE BİZ BUYUZ”

Erdoğan, ulaştırmanın AK Parti iktidarlarının tarihi başarı hikayeleri yazdığı bir başka alan olduğunu ifade ederek 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yolu 20 bin kilometre ilaveyle 26 bin 100 kilometreye çıkardıklarını söyledi.

Bin 714 kilometre olan otoyol uzunluğunu 2 bin 657 kilometreye ulaştırdıklarına işaret eden Erdoğan, karayollarındaki mevcut 83 tünele 265 adet daha ekleyerek uzunluklarını 50 kilometreden 447 kilometreye yükselttiklerini vurguladı.

Bugüne kadar Marmaray’dan geçen yolcu sayısının 275 milyon olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“İşte biz buyuz. Osmangazi Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi, Avrasya Tüneli gibi, Ilgaz, Erkenek, Cankurtaran, Ovit, Sabuncubeli tünelleri gibi… Nissibi ve Ağın köprüleri gibi nice eserleri de milletimizin hizmetine sunduk. Şimdi de Kanal İstanbul’u hayata geçirmek için kolları sıvadık ve Kanal İstanbul 43 kilometre. Her iki tarafından inşallah 2 butik şehir oluşturacağız ve böylece Kanal İstanbul ile birlikte dünyaya büyük bir mesaj vereceğiz. İnşallah Türkiye’nin en büyük yatırımı olacak bu stratejik projeyi mutlaka gerçekleştireceğiz.

Ülkemizde daha önce olmayan yüksek hızlı tren hatlarında şimdilik bin 213 kilometreye ulaştık. Halen inşaatı hızla süren tren hatlarının uzunluğu 3 bin kilometreyi buluyor. Ayrıca 5 bin 300 kilometrelik kısımla ilgili etüt ve proje çalışmaları sürüyor. Hedefimiz ülkemizi 10 bin kilometre uzunluğunda hızlı tren hatlarıyla donatmaktır.”

Bunun yanında mevcut 11 bin kilometrelik demiryolu hattını yenilediklerini, ilavelerin bu konuda da devam ettiğini bildiren Erdoğan, havayolunu halkın yolu haline getirdiklerini aktardı. Havalimanı sayısını 26’dan 55’e, yolcu kapasitesini de 55 milyondan 258 milyona çıkardıklarının altını çizen Erdoğan, diğer proje ve hizmetlere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“İnşallah 29 Ekim’de İstanbul’daki dev, muhteşem havalimanımızı açıyoruz. Yurt dışında 60 noktaya yapılan uçuşlarla 316 noktada dünyanın bir numarası THY oldu ve sektörün cirosunu 2,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükselttik. İstanbul’da inşa ettiğimiz 90 milyon -29 Ekim itibarıyla söylüyorum- yolcu kapasitesi olacak. Havalimanımız inşallah 2023’te 150 milyona ulaşacak. Dünyanın en büyüklerinden olan havaalanımızın ilk etabında inşallah İstanbul’da buluşacağız.

Gümüşhane, Bayburt, Yozgat, Çukurova bölgesel ve denizin üzerinde kurduğumuz ikinci proje olan Rize, Artvin havalimanlarımızın inşası da sürüyor. Çeşme Alaçatı, Tokat, Karaman ve Batı Antalya havalimanlarını da yatırım programımıza aldık. Denizcilikte tersane sayımızı 37’den 78’e, işlenen yükü 190 milyon tondan 471 milyon tona, yat bağlama kapasitemizi 8 bin 500’den 18 bin 500’e çıkardık. Dış ticaret hedeflerimize uygun şekilde Filyos Limanı’nın inşası sürüyor. Çandarlı ve Mersin limanlarıyla ilgili çalışmalarda aynen devam ediyor.”

Erdoğan, haberleşmede Türksat 3A’yı 2008’de, Türksat 4A’yı 2014’te, Türksat 4B’yi 2015’te başarıyla uzaya gönderdiklerini anımsatarak geniş bant internet abonesi sayısını 3 binden 70 milyona çıkardıklarını vurguladı.

Kültür alanında ülkenin tüm değerlerini kucaklayacak çalışmalara yöneldiklerini belirten Erdoğan, müzelerin yanında dizi ve film sektörünü dünyaya açtıklarını söyledi. Erdoğan, “Dünyanın 140 ülkesine yaptığımız dizi film ihracıyla bu alanda Amerika’nın ardından 2. sıraya yükseldik.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, İstanbul’da Rami Kışlası’nda Türkiye’nin kültür birikimine yakışır iki dev kütüphane kuracaklarını dile getiren Erdoğan, millet kıraathaneleri projesiyle kütüphaneleri ülkenin her yerine yaydıklarını ve günlük hayatın içine soktuklarını kaydetti.

Başkan Erdoğan, turizmde çok büyük atılım yaptıklarını söyledi.

Turist sayısını 13 milyondan yıl sonu itibarıyla 40 milyona çıkarmayı hedeflediklerini belirten Erdoğan, işletme belgeli 4 ve 5 yıldızlı tesis sayısını 419’dan bin 795’e, Bakanlık belgeli otel sayısını ise 4 bin 882’ye, yatak kapasitesini 1 milyon 200 bine yükselttiklerini aktardı.

Erdoğan, “Şu anda sayısı 459’a ulaşan mavi bayraklı plajlarımızla bu alanda dünyada üçüncü sıradayız. İnşallah bu yıl turizmde rekorlar kıracağımız bir sezon olacak.” diye konuştu.

Dış politikada atılan adımlarla yeni bir sürecin içine girildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ülkemizin büyüklüğüne yakışan adımları atıyoruz. Kurulan oyunlara figüranlık yapan değil, oyun kuran bir Türk dış politikası inşa ettik. Avrupa Birliği’nden NATO’ya, G20’den Birleşmiş Milletler’e kadar her yerde ülkemizin başının dik durmasını sağladık. Aktif dış politika anlayışımızın gereği olarak büyükelçilik, başkonsolosluk ve daimi temsilcilik statüsündeki dış temsilciliklerimizin sayısını 163’ten 240’a çıkardık. Afrika ve Güney Amerika’da, daha önce ihmal edilmiş bölgelere yönelik açılım politikaları geliştirip hayata geçirdik. Ekonomi tüm bu çalışmalarımızın hasılasını topladığımız bir alan oldu.”

“KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİR ARTTI”

Kişi başı milli gelirin 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara yükseldiğini aktaran Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik büyüklük olarak 17’nci, satın alma paritesine göre de 13’üncü sıraya çıktığını ifade etti.

Erdoğan, Türkiye’nin, dünyada kamu-özel ortak yatırımlarını en iyi uygulayan ve bu şekilde büyümesini sürekli yüksek oranlara ulaştıran bir ülke olduğunu belirtti.

Geçen 16 yılda, 50 milyar doların üzerinde proje bedeli olan 159 kamu-özel ortaklığını hayata geçirdiklerini anımsatan Erdoğan, “Enflasyonda ve faiz oranlarında her ne kadar hedeflerimize ulaşamamış olsak da geçmişle mukayese edildiğinde çok ileri bir durumdayız. Son günlerde yaşanan sıkıntıların bize yeni ve daha büyük atılımların kapısını açacağına yürekten inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, Hazreti Muhammed’in Uhud’da yaptığı duadan ilhamla şu duayı yaptı:

“Allah’ım hamd sana mahsustur. Allah’ım senin ihsanına kimse karşı çıkamaz. Senin tuttuğunu da kimse alamaz. Biz sadece sana tabiyiz. Allah’ım lütfundan, rahmetinden, bereketinden ve rızkından bizlere bolca ihsan eyle. Ülkemizi ve milletimizi muhannete muhtaç etme. İstiklalimize ve istikbalimize göz dikenlere fırsat verme. Ey kalpleri çekip çeviren Rabbim, benim ve arkadaşlarımın kalbini yolun üzere sabit kıl. Bizlere sıratı müstakimden ayırma. Fitnelere karşı kalplerimizi koru. Allah’ım öne geçiren de geride bırakan da şahsımı ve dava arkadaşlarımızı milletimize hizmet yolcuğundan geri bırakma.

Tüm mazlumların umudu olan bu cennet vatanı ilelebet payidar eyle. Minarelerimizden ezanlarımızı susturma. Camilerimizden Kur’an-ı Kerim nidalarını eksik etme. Semalarımızdan bayrakları mahrum bırakma Allah’ım. Verdiğini kimse engelleyemez. Engellediğini kimse veremez. Uzaklaştırdığını kimse yaklaştıramaz. Vatanımızın bekası, milletimizin huzuru için mücadele eden kahramanları sen koru. Sen alemlerin Rabbisin, senin her şeye gücün yeter. Amin. Rabbim dualarımızı dergahı izzetinde kabul buyursun. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

Kongrenin, Türkiye, millet ve parti için hayırlara vesile olmasını da dileyen Erdoğan, bugün Merkez Karar Yönetim Kurulunun oylamadan sonra belirleneceğini, hemen akabinde Merkez Yürütme Kurulunun da açıklanacağını bildirdi.

Kadın kolları üyelerinin iki gün önce kongreye gelirken bir trafik kazası geçirdiğini ve bu trafik kazasında beş kişinin vefat ettiğini anımsatan Erdoğan, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.

AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi’nde, Başkan Erdoğan’ın siyasi hayatının anlatıldığı 17 dakikalık kısa film izlendi.

Erdoğan’ın sesinden şair Necip Fazıl Kısakürek’in “Canım İstanbul” şiiriyle başlayan filmde, Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile başlayan siyasi hayatından kesitlere yer verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını tamamlamasının ardından Türkiye’de eğitim gören 25 ülkeden 50 uluslar arası öğrenci platforma davet edildi. Erdoğan, platforma çıkan öğrencilerle tek tek tokalaştı.

Çad’dan gelen ve Kayseri Erciyes Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyan Timan Ahmet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Dünyanın huzur barış ve adaleti özlediği bir dönemde bu kongre sadece AK Parti’nin kongresi değildir. Çünkü sizin gibi adaletsizliklere karşı elif gibi dimdik duran bir lider var. Tüm dünya mazlumları, gençler ve tüm liderler adına size bir dünya lideri olarak teşekkür ederim.” dedi.

Öğrenciler, Erdoğan’a, zalimler karşısında dik duruşunu simgeleyen Arapça elif harfinin yer aldığı bir tabloyu hediye etti.

Hediye takdiminin ardından tekrar söz alan Ahmet, “Siz Türk halkına ve dünya gençlerine örnek bir lidersiniz. Türk halkı, böyle bir Cumhurbaşkanınız olduğu için övünün, gurur duyun.” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı için yorumlar kapalı 87783

TRT 1, TRT Haber, TRT Türk, TRT Avaz, TRT Kürdi, TRT Radyo 1 ve TRT Radyo Haber’de “Cumhurbaşkanı Özel Yayını”na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, moderatörlüğünü Canan Yener Reçber’in üstlendiği yayında gazeteciler; Hale Kaplan, Nuriye Çakmak Çelik, Okan Müderrisoğlu ve Mehmet Acet’in Türkiye ve dünya gündemine dair sorularını cevapladı.

Gıda krizinde nasıl bir süreç işlediği ve imza aşamasına nasıl gelindiğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda uzun süredir aralıksız şekilde yoğun temas ve müzakereler yürüttüklerini ve neticede Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünya piyasalarına güvenli şekilde ihracına yönelik mutabakatın İstanbul’da imzalanmasını sağladıklarını ifade etti.

Planın başarılı şekilde uygulanmasıyla vahim boyutlara ulaşmakta olan küresel gıda krizinin etkilerinin hafiflemeye başlayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bugünlerde bizim yazılı medyada da işte bir baktık ki başlık atmışlar ‘Yüzde 3 fiyatlar düştü’, bir baktık ‘Yüzde 5 fiyatlar düştü’ ki bu böylece devam edecek. Özellikle tabii en az gelişmiş ülkelerin üzerindeki baskı azalacak, ortaya çıkabilecek kıtlıklar peşinen önlenecek” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunların memnuniyetle karşıladıkları hususlar olduğuna vurgu yaparak, “Bu tarihî başarıya verdiğimiz katkı Türkiye’nin küresel meselelerde oynamaya muktedir olduğu önemli rolü bir kez daha ortaya koymuştur. Planın operasyonel boyutu inşallah İstanbul’dan idare edilecek, burada ülkemiz, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler’den yetkililer rol alacaklar. Ukrayna’ya giden ve oradaki limanlardan gelen gemilerin emniyetli ve plana uygun şekilde seyrine birlikte yön verilecek” dedi.

“SAVAŞIN BAŞINDAN BERİ ÖNCELİĞİMİZ ATEŞKESİN SAĞLANMASININ ARDINDAN BİR BARIŞIN TESİS EDİLMESİ”

Yürütülen müzakerelerin şu ana kadar çok hassas bir zeminde devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Savaşın devam ettiği bir ortamda zaten aksi de düşünülemezdi. Yani bu konuda gerek Millî Savunma Bakanım gerek Dışişleri Bakanım onlar kendi muhataplarıyla yoğun ilişki hâlinde oldular, ben muhataplarımla yoğun ilişki hâlinde oldum ve bu arada da tabii Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de katkılarını bir kenara koyamayız. Sürecin hâlâ ne kadar hassas olduğunu cumartesi günü Odessa Limanı’na düzenlenen saldırıdan görebiliyoruz. Maalesef böyle bir şeyi arzu etmezdik ama bu da oldu. Bu tür süreçlerde zaten tarihte de bunun hep örnekleri vardır. Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını ve üstlendikleri sorumluluklara uygun şekilde hareket etmelerini bekliyoruz ve varılan anlaşmanın lafzı ve ruhuna aykırı eylemlerden de kaçınılmasını istiyoruz. Bu arada yoğun bir şekilde yine trafiğimizi artırdık ki böyle bir şeyin olması bizi üzüyor ve burada bir başarısızlık hepimizin aleyhine olacaktır, bunu da kendilerine hatırlatıyoruz. Biz anlaşmayı tüm unsurlarıyla hayata geçirmeye kararlıyız ve bu yöndeki çalışmalarımız da devam ediyor.”

İstanbul’da atılan imzalar, Rusya ve Ukrayna liderleriyle yaptığı görüşmeler hatırlatılarak, “Yeni bir barış çabası görecek miyiz yeni süreçte?” şeklindeki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savaşın başından beri önceliğimiz ateşkesin sağlanmasının ardından adil ve sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesi, bu anlayış var. Temenni ederim ki inşallah bunu da başarırız” karşılığını verdi.

“NATO KAYITLARINA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN GİRMİŞ OLMASI MADRİD ZİRVESİ’NİN EN BAŞARILI YANIDIR”

Madrid’deki NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde liderlerle yaptığı görüşmelerde, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusundaki görüşlerini paylaştığı hatırlatılarak, “Sizin açınızdan bu zirvenin, NATO ve Madrid Zirvesi’nin en önemli sonuçları neler olmuştur?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu soruyu tabii altını çizerek cevaplamak isterim; her şeyden önce PKK, PYD, YPG ile FETÖ’ye destek verilmeyeceği ve bunun bizim kırmızıçizgimiz olduğunu kendilerine orada ısrarla hatırlattık. NATO zirve bildirisinde de özellikle gönderme yapılan bir mutabakat muhtırasında bu taahhüt edildi ve teyit edildi. ‘Buradan taviz vermeyi bizden kimse beklemesin’ dedik, zirvenin en önemli neticesi bana göre budur. Yani NATO’nun kayıtlarına bu terör örgütlerinin girmiş olması Madrid zirvesinin en başarılı yanıdır. Çünkü bundan önce bunlar özellikle FETÖ falan bu tür terör örgütleri listesinde uluslararası en önemli konumda bulunan bir NATO sözleşmesinde yer almamıştır.”

İsveç ve Finlandiya’dan teröre verilen desteğin kesilmesi noktasında somut beklentileri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Az önce ekranda gördük, bakın İsveç’in caddelerinde bunlar polis korumasında yürüyüş yapıyorlar, gösteri yapıyorlar, kendi paçavraları ellerinde, ondan sonra malum sözde liderlerinin posterleri ellerinde bu şekilde yürüyüş yapıyorlar. Ama İsveç vatandaşının sağduyusu da ortada. ‘Türkiye istiyorsa, Erdoğan istiyorsa bunlar mademki teröristtir, bunların verilmesi lazım’ diyor. Yani aklıselimin gereği de bu. Tabii şimdi oradaki bütün iltisaklı yapıların da kapatılması gerekiyor, bunları da istedik. Terör propagandası ve eylemlerinin engellenmesi, bu eylemlere karışan kişilere karşı soruşturma açılması, ayrıca iade ve mal varlığı, mesela teröre karşı mücadelede bizden de ne isteniyor? Bunlara karışanlardan eğer sermaye noktasında, para noktasında imkânı olanlar varsa bunların paralarının da el konulması ve iade edilmesi aynı şekilde bizden isteniyor. Dolayısıyla orada da şimdi iade ve mal varlığı dondurma taleplerimizin karşılanması gibi beklentilerimize biz bir cevap bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuların takibini Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların yaptığını belirterek, “Buradan taviz yok, bu ülkelerle yapılacak ortak mekanizma toplantılarında teröre desteğin sonlandırılması için atılan veya atılmayan adımların bütün muhasebesi ortaya koyulacak. Burada bir şeyi söylemem lazım, o da şu; kesinlikle Türkiye’den bu konuda bir taviz beklenmesin. İşte biz şimdi orada görüşmeleri yaptık, bu görüşmelerden sonra döndük, geldik, gel gör ki hemen daha ertesi gün yine bu teröristler Stockholm caddelerinde gösteri yapıyorlar, Finlandiya’da aynı şekilde gösteri yapıyorlar. Yani İsveç somut adım atmaktan, temel bir yaklaşıma gitmekten şu anda çok uzakta gözüküyor. Terör propagandası dâhil, terör örgütü uzantılarını ülkemiz aleyhine faaliyette bulunmaktan alıkoymadıkları sürece bizden olumlu bir yaklaşım beklemesinler” değerlendirmesinde bulundu.

FİNLANDİYA VE İSVEÇ’İN NATO ÜYELİĞİ

NATO Zirvesi’nde önemli bir kazanım olduğu belirtilerek, İsveç ve Finlandiya’ya yönelik somut izlemeye ilişkin nasıl bir takvim olacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu öyle zannedildiği gibi kolay bir iş değil. Bakın Makedonya 11 yıl sürdü, öyle kolay falan bu iş olmuyor. Dedik ‘Tamam’, ‘Hemen NATO’ya alsınlar’, yok böyle bir şey. Biz orada da bütün arkadaşlara, dostlara bunu söyledik. Nitekim şu anda da süreç bu şekilde bir defa işliyor. Bu şimdi ilk etap, Madrid’de nedir? Madrid’deki bir davettir, yani onama değildir, bir davettir. Bu davetin neticesi ne olacak? Onu da bu eylemler belirleyecek. Yani siz hâlâ bu teröristleri caddelerinizde koruma altında böyle yürütürseniz e biz de bunları takip ediyoruz, bizim de oralarda istihbaratımız var, her şeyimiz var, nerede ne oluyor bunu anında takip ediyoruz. Tabii sadece olay İsveç, Finlandiya değil. İsim vererek söyleyeceğim, maalesef Almanya da böyle, Fransa böyle, İngiltere böyle, İtalya böyle. İskandinav ülkelerinin hemen hemen tamamı böyle.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müzakerelerde bunu size hatırlatmışlar, yani diğer NATO ülkeleri de yapıyor ama sadece bizden istiyorsunuz’ dediklerinde ne dediniz?” şeklindeki soru üzerine, “Onların anlatmasına gerek yok, ben anlattım zaten. Liderlerle yaptığımız görüşmede de ben hep kendilerine bunları söyledim, dedim ‘Yani kusura bakmayın’. Almanya, Fransa… Mesela ben, (Fransa Cumhurbaşkanı) Emmanuel ile yaptığım görüşmede ‘Siz ne yapacaksınız, böyle devam edeceksiniz’ dedim. Tabii gülüyorlar. ‘Yani bu eğer böyle gitmezse kusura bakmayın, önümüze bu geldiği anda bizim bir parlamentomuz var, bu parlamentomuz bizim bu işe olumlu bakmaz’ dedim” cevabını verdi.

Ortak yayında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dört ayda dünya liderleriyle yaptığı yüz yüze ve telefon görüşmelerine ilişkin görüntülere yer verildi.

DIŞ POLİTİKADAKİ GELİŞMELER

Görüntülerin ardından, geçen hafta Astana süreci kapsamında İran’da üçlü liderler zirvesinin yapıldığı hatırlatılarak, zirvenin hem Türkiye’de hem de dünyadaki yankılarına ilişkin değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İran 7’nci Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi ve sonrasında da Astana formatında 7’nci üçlü zirveyi gerçekleştirmek için 19 Temmuz’da İran’da olduklarına işaret ederek, burada İranlı muhataplarıyla yaptıkları temaslarda ikili ilişkileri tüm boyutlarıyla ele alma fırsatı bulduklarını anlattı.

Ziyaret sonunda İran’la yatırımdan sosyal güvenliğe uzanan geniş bir yelpazede farklı alanlarda 8 belge imzalandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Görüşmelerde ikili ticaret hacmimizi, ta Ahmedinejad zamanında da bunu belirlemiştik, 30 milyar dolara çıkarma hedefimiz var. Ama şu anda tabii bu Kovid vesaire ile bu bayağı düştü. Şu anda son durum işte 7,5 milyar dolar. Şimdi 7,5 milyar dolar Türkiye-İran’a yakışmıyor. Bunu süratle bizim yeniden 30 milyar dolara çıkarma gayreti içine girmemiz lazım. Mutabık mıyız? Sayın Reisi dedi ki ‘Mutabıkız, çalışacağız ve bunu halledeceğiz’. Bir defa burada bu işi halletmek için avantajlarımız var. Nedir bu? Biz tabii İran’dan petrol alıyoruz, doğal gaz hakeza bunu artıracağız. Bunu artırmamız hâlinde bu rakamı yakalarız. Yani burada bir sıkıntı olmaz. Ve şimdi süratle, yani bu yılın ilk yarısını işte tamamlıyoruz, sekizi yakaladık. Bu demektir ki bu sekizi yılsonuna kadar biz katlayabiliriz. Aramızdaki bu görüşme gerçekten samimi geçti. ‘Bu adımı atmamız lazım, bunun gereğine inanıyoruz’ dedik ve tabii sekiz anlaşmayı da imzalamak suretiyle bir defa buradaki bu Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi başarılı şekilde tamamlamış olduk.”

Diğer taraftan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Putin’le olan görüşmemiz gerçekten çok daha farklı geçti. Çünkü şu anda Putin-Zelenskiy olayında biz çok önemli bir rol oynuyoruz. Çünkü biz kimseye burada düşman nazarıyla bakmıyoruz. Dost nazarıyla bakıyoruz ve bu şekilde bakışımız da her iki tarafın da gerçekten samimi yaklaşımını getiriyor. Kaldı ki, Sayın Putin ile malum şu anda Batı’nın yaklaşım tarzı, yani siyasetçilere yakışan bir yaklaşım tarzı değil. Tabii sen öyle bakarsan Sayın Putin de size nasıl bakacak? Öyle bakacak. Şimdi savaşın oluşturduğu konjonktüre rağmen biz ikili ilişkilerimizdeki önemli konuları rahatlıkla ele aldık ve olumlu bir görüşme olduğunu ben de rahatlıkla söyleyebilirim. Savaşın yarattığı menfi koşullar ve aramızda bazı konularda anlaşmazlıklar elbette var. Ancak, biz malum S-400 konusunda vesaire dünyanın bakışını paylaşmadık. Tam aksine biz inandığımız neyse bunu yaptık. Ve Rusya ile var olan ikili ilişkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde sürdürmek ve potansiyel olan alanlarda geliştirmek durumundayız. Onun için de Astana Zirvesi çerçevesinde Sayın Putin ve Sayın Reisi ile Suriye ihtilafının farklı veçhelerini ayrıntılarıyla istişare ettik. Sürecin ve aramızdaki eşgüdümün devamını, siyasi çözüm açısından çok çok önemli görüyorum.”

“SURİYE TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YUVASI HÂLİNE GELMİŞ DURUMDA”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahran’daki görüşmelerinde terörle mücadelenin gündemlerinin bir numaralı konusu olduğuna işaret ederek, “Suriye terör örgütlerinin yuvası hâline gelmiş durumda. Dolayısıyla Suriye’ye karşı gerek Rusya gerekse İran’ın bir tavır belirlemesi gerekir. Özellikle Fırat’ın batısında ve doğusunda terör örgütü PKK/YPG, sivillere ve ülkemize yönelik saldırılarına hâlâ devam ediyor. Bu mücadele kararlılığımızı zirve sırasında Sayın Putin ve Sayın Reisi’ye de bizzat aktardım” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’daki yöneticilerin sürekli Türkiye’yi şikâyet etmesi, adaları silahlandırması ve ABD üslerinin sayısındaki artışa dikkat çekilerek, Yunanistan’ın ne yapmak istediği konusunda değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 1-1,5 ay önce Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’i yemeğe davet ettiğini ve Vahdettin Köşkü’nde beraber yemek yediklerini hatırlattı.

Yemekte, Miçotakis’e “Biz bundan sonra aramıza üçüncü bir ülkeyi sokmayalım, üçüncü kişileri de sokmayalım. Yani biz ne yapacaksak, bunu hemen, hatta direkt hat kuralım, direkt hattan görüşmelerimizi yapalım” dediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Aradan geçti 15 gün, üç hafta, bir Amerika seyahati, Kongre’de bu konuşmasında, bizi ima ederek, verip veriştirerek orada maalesef aleyhimizde birçok şeyler söyledi. Oradan döndü, Davos’a gitti. Davos’ta da yine benzer şeyleri yaptı. Ya biz Türkiye’yiz? Bir kabile devleti değiliz. Ondan sonra ‘Türkiye bize şöyle yaptı, böyle yaptı’ deyip duruyorsun. Kaldı ki sen de siyasetçisin, ben de siyasetçiyim. Şunu bir defa bilmen lazım, Türkiye’ye karşı herhangi bir olumsuz adım attığın zaman benim ilk işim siyasetçi olduğuma göre halkıma anlatabileceğim elimde güçlü malzemelerimin olması lazım. İşte onun için de Efes Tatbikatı bunları bayağı çıldırttı. Tuttular bunlar da Efes Tatbikatı’ndan sonra kendilerine göre bazı tatbikatlar yaptılar. Şu anda Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantılarını da ben iptal etme kararı verdim. Ve dedim ‘Bundan sonra benim artık Miçotakis’le görüşmem diye bir şey söz konusu değil.’ Yunanistan’ın samimi, dürüst olmayan tutumuna son vermesi gerektiğini açık bir şekilde dile getirme kararını aldık. Gerek Dışişleri Bakanım, gerek Savunma Bakanım dedi, ‘Bundan böyle artık görüşmelere son vereceğiz.’”

“YUNANİSTAN UÇAK ALMAMIZI ENGELLEMEYE ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’da dokuz Amerikan üssü olduğunu vurgulayarak, beşinin zaten var olduğunu, dördünün de yeni açıldığını söyledi. Bunların da inkâr edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi bunları adalara yerleştirme gayretleri var. Tabii Rusya’ya karşı kurulduğunu söylüyorlar. Dedim ya yok, kimi aldatıyorsunuz? Yani Rusya ile sizin böyle bir şeyi yapabilme ne gücünüz ne kudretiniz yok. Amerika bile bunu yapamaz. Kaldı ki, eğer üs diyorsanız, bizim İncirlik Üssü de var. Yani biz bu kadar iyi niyet gösteriyoruz, siz bize hâlâ geliyorsunuz, adalarda böyle garip garip şeyler yapıyorsunuz. Ve Yunanistan bizim güvenlik ihtiyaçlarımız için uçak almamızı engellemeye çalışıyor. Bir taraftan Amerika’ya, bir taraftan Fransa’ya daha değişik ülkelere hepsine böyle saldırarak ‘Türkiye’ye vermeyin.’ Verirler veya vermezler hiç önemli değil, ama biz duruşumuzla, her şeyimizle konumumuzu zaten koruyoruz.”

“Lozan Antlaşması’nın yıl dönümü dolayısıyla yaptığınız açıklamada, özellikle Yunanistan paragrafına yer verdiniz. Tabii adaların silahlandırılması Lozan’a da çok aykırı bir durum. Bu, çok adreslere teslim bir mesaj olarak okundu. Yunanistan tarafından bu mesajın alındığını düşünüyor musunuz?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Şimdi, öyle zannediyorum ki herhalde buradan gereken dersi almışlardır. Yani Yunanistan’ın iyi komşuluk ilişkileri hilafına sürdürdüğü bu faaliyetler sadece Lozan’a değil, aynı zamanda Paris Antlaşması’na da ters. Şimdi Lozan ve Paris antlaşmalarına ters olan böyle bir durumda Türkiye olarak biz ne yapalım? Elimiz kolumuz bağlı duralım, ‘Ey Yunanistan sen ne yapmak istiyorsan yap’ öyle mi diyelim? Ne gerekiyorsa vakti saati geldiğinde bunu da Türkiye olarak yaparız. Bu adaların egemenliğinin gayri askeri statü altında kalmaları kaydıyla kendisine verildiğini Miçotakis bilmiyor herhalde, yani bunu öğrenecek.”

F-16 SATIŞI

ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışıyla ilgili Yunanistan şartını nasıl değerlendirdiğine ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi o da bir garip, yani onun üzerine zaten Hulusi Paşa hemen bir açıklama yaptı biliyorsunuz. Yani bu tür şartlar Türkiye için geçerli şartlar değil, olacak iş de değil. Çünkü Biden ile Madrid’de yaptığımız görüşmede bunları biz gayet olumlu bir şekilde onunla konuştuk ve görüşmede ikili ilişkilerimize ve bölgesel konulara dair kapsamlı bir fikir alışverişinde bulunduk. Ve nitekim kendisinin de dönüşte yaptığı açıklamaları aslında olumluydu. Sonra bu nereden çıktıysa, yani Yunanistan’la ilgili konular gündeme geldi. Tabii yönetimin bu net tutumunu ben aslında Madrid’deki görüşmelerle ilgili olarak olumlu gördüm. Tabii ABD yönetimi bu desteğini kamuoyu nezdinde görünür kıldıkça Rum-Yunan lobisi başta olmak üzere Kongre’deki bazı odakların F16 talebimizi engellemek için girişimlerini tabii hızlandırdıklarını da görüyoruz. Nitekim Amerika’nın 2023 Ulusal Savunma Yetki Yasası hazırlıkları kapsamında Temsilciler Meclisi’nde 14 Temmuz’da, F-16 talebimizin karşılanmasını belirli bazı koşullara bağlayan bir değişiklik önerisi de ayrıca kabul edildi. Yasayla ilgili süreç devam ediyor ve henüz kesinleşmiş bir hüküm de mevcut değil. O sebeple sürecin safahatını yakından takip edip nihai metne bakmak lazım. Ben gelişmelerin olumlu olacağı inancındayım. Çünkü Madrid’deki görüşmede kendi partisinden, yani Demokratlardan da olumlu yaklaşımda bulunmayan bazı arkadaşlar vardı. ‘Tamam’ dedim ‘Cumhuriyetçiler, biz de Cumhuriyetçilerin üzerinde bir çalışma yapalım. Ve böylece Demokratlar, Cumhuriyetçiler olarak, oradan olumlu bir kararın ben çıkabileceğine inanıyorum’ dedim. Bu konuda da şu anda bazı girişimlerde bulunuyoruz, bulunacağız.”

İsrail, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerin normalleşme sürecinin anımsatılıp, Mısır ile ilişkilerde yeni dönemin başlangıcı için hangi adımların atıldığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Bir yıllık süre zarfında gerçekleştirdiğimiz karşılıklı ziyaretlerle BAE, Suudi Arabistan ile yeni dönem başlattık. Her iki ülkeyle de ilişkilerimizin her alanda hızlı şekilde geliştirilmesi için iki ülke kurumları çalışmalarını sürdürüyor. BAE ile ortak bir teknoloji fonu tesis edildi. Yatırım boyutunu da içerecek kapsamlı ekonomik ortaklık anlaşmasına ilişkin müzakereler de süratle yürütülüyor. Suudi Arabistan makamlarının da iş adamlarımızın sorunlarının giderilmesi hususunda yoğun bir gayret içerisinde olduklarını görüyoruz. Müteahhitlerimizi ülkelerindeki projelerde görev almaya davet ediyorlar. Tabii ihraç ürünlerimize yönelik boykot ve benzeri ayrımcı uygulamaların da sona ermekte olduğunu, Türk okullarının yeniden açılmasına yönelik adımların atıldığını müşahede ediyoruz.”

TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin ve diyalogun geliştiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sayın Herzog ile olumlu temaslarımız neticesinde başlayan bu süreçte 15 yıl aradan sonra İsrail’den ülkemize devlet başkanı seviyesinde bir ziyaret oldu. Şu anda bizim Mısır ile ilgili süreç alt düzeyde devam ediyor. Üst düzeyde de bu işin olmaması diye bir şey söz konusu değil. Yeter ki birbirimizi anlayalım, birbirimizi, yaklaşım tarzımızı şöyle kontrollü bir şekilde devam ettirelim. Olmaması diye bir sebep yok. Mısır halkı Müslüman, bizim kardeşlerimiz. Müslüman Müslüman’a ters bakacak hâlde değil. Yeter ki birbirimize karşı açıklamalarda birbirimizi rencide etmeyecek şekilde bir süreci devam ettirelim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik sürecin sorulması üzerine, şunları kaydetti: “Başbakan Paşinyan ile her iki ülkenin dini bayramları kapsamında karşılıklı tebriğimizi ilettiğimiz bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Tabii ülkemiz ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini de konuştuk. Bizim baştan itibaren kırmızıçizgimiz Azerbaycan’dı. Azerbaycan konusu yoluna girdikten sonra biz zaten ‘Kapılarımızı açarız’ dedik. Paşinyan’ın bölgesel barış ve iş birliği açısından bizimle benzer düşünceleri paylaştığını duymaktan da memnun oldum. Artık söylemin ötesinde somut adımlar atmalarını bekliyoruz. Biz Ermenistan ile normalleşme sürecinde ciddiyiz, kararlıyız. Tam normalleşme ve iyi komşuluk ilişkilerinin tesisini de hedefliyoruz. Türkiye’de bugün 100 binin üzerinde Ermeni var. Bizim vatandaşımız olan Ermeniler var, bir de vatandaş olmaya namzet olan Ermeniler var. Bu bizim yaklaşım tarzımızı gösteriyor. Azerbaycan ile eşgüdüm içinde Ermenistan ile olan yaklaşımı geliştiriyoruz.”

“AMERİKA, FIRAT’IN DOĞUSUNDAN ÇEKİLMELİ”

Irak’ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesindeki saldırıya ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Duhok’taki olay, PKK, YPG, PYD bunların alışılmış terör eylemlerinin bir benzeri. Buna biz yabancı değiliz. Bunu da Amerikalılara, Rusya tarafına ‘Bakın durum böyle burada bir oyuna gelmeyin’ dedik. Aynı şekilde bunu Irak’taki dostlarımıza, kardeşlerimize de söyledik. Yaptığınız açıklamalara dikkat edin, Türkiye’nin dostlarıyla, kardeşleriyle böyle bir eyleme girmesi mümkün değil. Biz böyle bir şey yapamayız. Ama bu terör örgütlerinin bugüne kadar alışılmış eylemlerinden bir tanesidir. Dert Türkiye ile Irak arasındaki olumlu gelişmeleri bozmak. Orada aklıselim sahibi birçok Iraklı kardeşlerimiz, dostlarımız güzel açıklamalar yaptılar ama bazıları da aksi açıklamalarda bulundu. Bunlardan bir tanesi de Konya’da yapılacak İslam Oyunları’na Irak’ın katılmaması istikametinde bir açıklama yapmışlar. Üzüldüm. Irak böyle bir adımı atmamalı. Arkadaşlarıma da söyledim, görüşün bu açıklamayı tavzih etsinler. Çünkü biz Irak’ı da bu oyunların içerisinde görmek istiyoruz. Duhok’ta hayatını kaybeden sivillerin ailelerine ülkem adına başsağlığı diliyorum. PKK’nın gerçek yüzünü bir kez daha böylece görmüş olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Nehri’nin doğusundaki terör oluşumlarıyla ilgili, şunları kaydetti: “Fırat’ın doğusu hâlâ sıkıntılı, burada Amerika’nın maalesef çok ciddi olumsuz yaklaşımları var. Ben Madrid’deki görüşmelerde de bunu söylediğim gibi Tahran’da da Amerika’nın Fırat’ın doğusundan çekilmesinin gereği üzerinde durdum. Buradan çekilmesi lazım. Çünkü terör örgütleri bütün gücünü oradan alıyor. Tel Rıfat. Binlerce tır silah, mühimmat, araç gereç Amerika buraya yığdı, hâlâ yığmaya devam ediyor. Biz bunu Trump’a da söylemiştik, şimdi aynı şekilde Biden’a da söyledik. Ama bu konuda maalesef hâlâ olumlu bir adım atılmış değil. Temenni ederiz ki bu ısrarlarımız karşısında olumlu adımları atarlar, Tel Rıfat, Tel Abyad…”

“Bu bölgeye operasyon kararlılığınız canlılığını koruyor mu?” şeklindeki bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mecburen koruyacak. Bize dokunmayana zaten biz dokunmayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınır ötesi operasyonla etkisiz hâle getirilen YPG’li bir teröristle ilgili CENTCOM’un taziye paylaşımıyla ilgili olarak, şöyle konuştu: “Tabii bu ilk değil. Amerika bunları birçok kez yaptı. Zaten Amerika’nın kendi yetiştirmeleri. Bunlara eğitim vermek için birçok kez bu terör kamplarına gelmişlerdir. Bu terör kamplarında bunlara eğitim vermişlerdir. Hâlen bu eğitim verme çalışmaları maalesef devam ediyor. Bu taziye yayımladıkları terörist kim diye şöyle bir bakarsanız, Türkiye’ye karşı terör eylemlerinde bulunan, Suriye’de kız çocuklarını terör örgütlerine katmak için çalışan biri. Amerika’nın terör örgütüyle iş tutması kendi kazdığı kuyuya düşmesi sonucunu doğuracaktır.”

“AMERİKA’NIN PKK/YPG İLE İŞ BİRLİĞİ DEVAM EDİYOR”

ABD Başkanı Biden ile ilerleyen dönemlerdeki görüşmelerinde Amerika’nın terör örgütleriyle iş birliğini tekrar gündeme getireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her düzeyde ve sürekli girişimlerimize rağmen Amerika’nın PKK/YPG ile iş birliği devam ediyor. Amerika, terör örgütünü DEAŞ ile mücadelede sözde bir ortak gibi görüyor. DEAŞ’ın terör örgütü olarak PKK’dan, YPG’den ne farkı var? Türkiye’nin DEAŞ ile göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesi olduğunu unutuyorlar. Aynı şekilde Suriye muhalefeti de mücadele ediyor. Bunları görmezden gelemeyiz. Yine Amerika, Suriye’nin kuzeyinde olası operasyonumuza karşı olduğunu söylerken, harekâtın istikrarsızlığa neden olacağı, DEAŞ ile mücadeleye zarar vereceği ve insani sorunlara yol açacağı iddiasını dile getiriyor. Ancak bunu yaparken, sözde ortaklarının terör eylemlerinin bir NATO müttefikine verdiği zarardan söz etmiyor. Biz NATO’da beraberiz, müttefikiz. İlk beş ülkeden bir tanesi biziz. Bize zarar veriyorsun. Bir terör örgütüyle mücadele için bir başka terör örgütüyle iş tutulmaz. Bunu bileceğiz.”

“Türkiye’de en önemli gündem maddelerinden biri mülteci sorunu, Tahran zirvesinde de siz bu konuyu ele aldınız. Türkiye’nin güvenli bölge oluşturması ve oradaki yerleşik mültecilerin güvenliğinin sağlanması konusunda ciddi projeleri var. Olası bir beşinci operasyon sonrasında artık Suriyeliler evlerine ne şekilde dönecek? Bu nasıl gerçekleşecek?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi böyle bir operasyonun içeriği noktasında bir konuya girmeyi, yani bu akşamın konusu olarak görmek istemem. Ancak biliyorsunuz biz şu anda Suriye’nin kuzeyinde hedef olarak ilk etapta 250 bin briket ev yapmayı planlıyoruz ve bunları biz AFAD’ımızla beraber yapıyoruz. Çünkü o çadırlarda, o ilkel çadırlarda o insanların yaşaması hakikaten ne insani ne İslami değildir. Ancak dedik ki ‘Biz bu şekilde briket evler yapalım. Bu briket evlerin altyapısını da gayet iyi bir şekilde yapalım’ ve sağ olsun AFAD’ın koordinesinde STK’larımızla bunlara katılmak suretiyle şu ana kadar yani 100 bine yakın konutu bitirdik ve bunlar devam ediyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir çalışma yapacaklarını belirterek, artık tek kat değil, zemin artı bir kat şeklinde projelerin hazırlandığını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belki zemin artı iki de olabilir. Yani bunları da yapmak suretiyle buralara bizdeki mültecilerden geri dönüşleri ama kendi istekleriyle ve arzularıyla bu dönüşleri arttıralım diyoruz. Bunu başarabilirsek bu sayı 1 milyonu bulur” dedi.

“Uluslararası toplumdan hiç destek geliyor mu bu projeye?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu ana kadar yok ama onlara sorarsan var” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT’in son dönemde Irak, Suriye ve firari FETÖ’cülere yönelik operasyonları anımsatılarak, “Önümüzdeki günlerde MİT’in başarılı operasyonlarına dair yeni isimler var mı, buradan paylaşabileceğiniz isimler var mı?” sorusu üzerine, “Şimdi ben bu isimleri burada açıklarsam bu isimleri istihbarat koyduğu yerde bulabilir mi? İşte bu bir gece ansızın dediğimiz konu bu. Zaten onun için de istihbarat kendine has gizlilik içerisinde bunların takibini yapıyor ve o nokta atışlarla da bulduğu yerde bunların işini bitiriyor. Bundan sonraki süreçte de bu başarılı operasyonlarını aynı şekilde istihbarat örgütümüz devam ettirecek” ifadesini kullandı.

“ZORLU KÜRESEL KOŞULLARA KARŞI ÜLKEMİZİN DİRENCİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin bir soruyu cevaplarken, Kovid-19 salgınının, Ukrayna’daki savaşın, tarihin en yüksek seviyelerine ulaşan enerji, emtia fiyatlarının ve tedarik zincirinden kaynaklı sorunların küresel alanda enflasyonist bir ortam oluşturduğunu belirtti. Bunların tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’nin de enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 78-79, bu seviyelere ulaştı. Hayat pahalılığının yükünü azaltmak ve Türk lirası cinsinden enstrümanlara güveni artırmak amacıyla gerekli tüm adımları da gecikmeksizin atıyoruz. Bu bizim çıkış yollarımızdan en önemlisi, bir tanesi. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığımız ve ekonomi yönetimimizle birlikte çalışıyor, tüm ihtiyaçları ve politika adımlarını değerlendirerek ilerliyoruz. Hedef odaklı devreye aldığımız eşgüdüm içerisinde hızlı bir şekilde hayata geçirdiğimiz bu adımlarla zorlu küresel koşullara karşı ülkemizin direncini artırmayı hedefliyoruz” sözlerini sarf etti.

Kur Korumalı Mevduat sistemine vatandaşların ilgisinin yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplamda 1,8 milyon hesap açıldı. Bu sayı önemli bir güven ve teveccühe işaret ediyor. Yani siz eğer güven ve istikrarı ciddi manada koruyabilirseniz halkınızın bu noktadaki güven ve istikrar ikilisi sağlam, yerindeyse bir defa bu ülkeyi kimse yıkamaz. Şimdi Türk lirası cinsi tasarrufların yaygınlığını artırmak için Kur Korumalı Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesapları enstrümanını desteklemeye biz devam ediyoruz. Ayrıca tasarruflarını Türk lirasında değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza alternatifler sunmak amacıyla bir de gelire endeksli senetlerin ihracını gerçekleştirdik. Gerçek kişilere yönelik tasarladığımız ürüne gelen talep de tabana yayıldı ve beklentimizin üzerine ulaşmış vaziyette. Neticede 83 bin 816 bireysel yatırımcı, toplamda 6,6 milyar liralık talep gösterdi. Yapmış olduğumuz bu düzenlemelerin enflasyon üzerindeki etkilerini de yakından takip ediyoruz. Düzenlemelerimiz fiyat artışlarının hızını da yavaşlattı. Son haftalarda petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ulaştırma grubunu doğrudan, diğer grupları ise dolaylı olarak olumlu etkilemesini de bekliyoruz. Bunun sonbahara doğru da bu şekilde gideceğine inanıyorum. Tabii yıllık enflasyonda düşüşü önümüzdeki şubat ve mart ayı itibarıyla belirgin bir şekilde görmeye başlarız.”

“Meydanların ilgisi, yani ‘Seçmen midesiyle düşünür ve hani tencerenin etkilemeyeceği iktidar yoktur’ denir. Bu zorluğa rağmen herhalde aldığınız tedbirlerin sahadaki karşılığını mı görüyorsunuz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Az önce işte ifade ettiğiniz gibi Kayseri’de resmî rakam o gün 70 bin civarındaydı. Şimdi orada 70 bin kişinin Kayseri’de o sıcağa rağmen o meydana gelmiş olması bir şeyi gösteriyor. Nedir? Ha diyor ki ‘Çıkış yolu burası’ ve onunla da kalmıyor tabii bir de şu var, yani vatandaşın ben araçları ile olsun piyasadaki alışveriş noktasındaki hareketliliğine bakıyorum gayet iyi bir konumda. Mesela benim söyleyeceğim en önemli hususlardan bir tanesi maliyet enflasyonu, maliyet enflasyonu konusunda da biz şu anda bana göre işi yönetiyoruz. Şu anda bizim son yaptığımız zamlarla vatandaşın cebine giren para da ne oldu? Ciddi bir artış oldu ve bu tabii yılsonu itibarıyla tekrar gözden geçireceğimiz bir süreçtir. Şimdi bu hafta sonu mesela ben Ordu’ya gidiyorum. Ordu’da da orada şimdi herkesin beklentisi ‘Acaba fındık fiyatları ne olacak’. Açıklayacağız tabii, işimiz o. Zaten yani çayın olduğu yerde onu açıklıyoruz, buğdayın olduğu yerde buğdayı açıklıyoruz. Şimdi fındığın olduğu bölgeler Trabzon, Ordu, Samsun, Sakarya, Düzce, vesaire onların da artık şu anda mevsimi geldi. Yani alavere dalaverecilere falan işi bırakmadan biz bu açıklamayı yapacağız. Bu açıklamayı yaparken ben Bay Kemal’in ağzına bakıp bir de ortağı hanımefendinin ağzına bakıp da biz rakam açıklayamayız, bizim sırtımızda küfe var. Dolayısıyla bu küfenin gereği neyse biz bu açıklamayı yaparız ama bu açıklamayı yaparken de bütün fındık müstahsilini asla enflasyona filan biz ezdirmeyiz.”

3600 EK GÖSTERGE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ek gösterge ve asgari ücrete ara zam konularına ilişkin gelen soru üzerine, şöyle konuştu: “Bu konular üzerinde özellikle Vedat Bey çalışmaları sürdürüyor ve bu çalışmalarda da biliyorsunuz belli bir takvim var. Yani bu takvime göre de bu çalışmalar ekiplerimiz tarafından yürütülüyor. Ek gösterge konusu biliyorsunuz yıllardır gündemde olan bir konuydu. Son düzenleme 1994 yılında yapılmış, bu tarihten sonra münferit düzenlemeler yapılsa da değişen şartlara göre tüm sistemin yeniden ele alındığı bir düzenleme ne yazık ki yapılmamış. Dört özellikli meslek grubunun ek göstergelerinin 3600 ek göstergeye hak kazanması için bu sene başında biz çalışmalara başladık. Tüm gösterge sistemini yeniden gözden geçirip düzenledik. Bu kapsamda öncelikle birinci dereceye gelmiş olmak kaydıyla tüm öğretmenlerimizin 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu polislerimizin alan sınırlaması olmaksızın, 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu tüm sağlık çalışanlarımızın ve din görevlilerimizin ek göstergeleri ne oldu? 3600’e yükseltildi. Bunların yanında avukatlar, il müdürleri, bekçiler, uzman jandarmalar ve erbaşlar gibi 3000 ek göstergeli tüm meslek gruplarının da 3600 ek gösterge düzenlemesinden faydalanmaları sağlandı.

Ayrıca il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, şube müdürleri, gelir uzmanları ve mali hizmetler uzmanları gibi kariyer uzmanlar ve denetmenlerin de 2200 olan ek göstergeleri 3600 ek göstergeye çıkarıldı. Bunlar bizim bu dönem içerisinde halkımızın ve memurumuzun bütün sıkıntılarını gidermeye yönelik attığımız adımlardır. Tabii bir de ek gösterge sisteminde bugüne kadar 28 sene boyunca genellikle hep küçük dokunuşlar yapılmıştı. Bu sistemi sosyal diyalog anlayışı çerçevesinde ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda revize ettik ve Yüce Meclisin takdirine sunarak hayata geçirdik. Bunun yanında ocak ayında tarihi bir adım atarak asgari ücretten vergi alınmaması yönünde düzenleme yaptık ve asgari ücrete yüzde 50 oranında zam yapılmasını sağladık. Bu kapsamda ve çalışanlarımızın her zaman yanında olduğumuzu bununla bir kez daha ispatlamış olduk.”

“Muhalefetin, ‘Önce biz dedik, önce biz gündeme getirdik, hükûmet yaptı’ şeklinde propaganda yürüttüğünün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bunu sürdürdüğü”nün aktarılmasının ardından, “Muhalefet dedikten sonra mı bu fikirler gündeme geldi, yoksa daha öncesinden bunun çalışmaları yapılmış mıydı? Özellikle bu kredi bağlamında” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde üniversite öğrencilerinin aldığı bursun “45 liracık” olduğunu söyledi.

Öğrencilerden o dönemde üniversite harcı da alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversite harçlarını Bay Kemal mi söyledi de kaldırdık veya yanındaki ortağı mı söyledi de kaldırdık? Harcı da biz kaldırdık” dedi.

Bursun 45 liradan 850 lira gibi bir noktaya geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen kredinin ise üçayağının bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Kredi eğer alıyorsan, aldığın bu krediyi senin anında ödemen diye bir şey yok. Sigortalı bir işi bulacaksın, sigortalı işi bulduktan sonra da iki yıl gibi bir süre içerisinde de bunu ödeyeceksin. Burada faiz var mı? Hayır, faiz filan yok. Başbakanlığım döneminde de açıkladığım bir şeydir, faiz filan yok. Şimdi söyledikleri, yok bilmem buna enflasyon… Hayır, kesinlikle; ne faiz ne enflasyon sadece anapara. Biz öğrencilerimizi kesinlikle muhalefetin bu saçma sapan yaklaşımlarına ezdirmeyiz.”

YAP-İŞLET-DEVRET PROJELERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yap-işlet-devret projeleri kapsamında inşa edilen yatırımlara ilişkin bir soru üzerine, muhalefetin bu projelere karşı yaklaşımının her zaman, bunların yapılması istikametinde değil, yapılmaması istikametinde olduğunu söyledi.

Muhalefetin, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapılmaması için denizden motorlarla Anadolukavağı’na, Rumelikavağı’na gelerek, gösteriler yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz kararlıydık, bu yapılacak ve yaptık. Şu anda yoğun bir şekilde trafiği var. Anadolu-Avrupa yakasında otomobiller, tırlar burada yoğun bir şekilde çalışıyor. Aslında bu da bir şeyi gösteriyor. Hani ‘ekonomik olarak battık’ diyenler var ya, onlara cevap, oralardan geçen otomobillerdir, oralardan geçen otobüsler, tırlardır. Onlar bir şeyi gösteriyor. Demek ki bu ülke, öyle batmış filan değildir, öyle fakir, garip gureba değil. Herkesin altında maşallah arabası da var, iftihar ediyoruz. Tırlarla Anadolu’dan Avrupa’ya her türlü gıda vesaire bunların nakli yapılıyor, otobüslerle taşımacılık aynı şekilde devam ediyor. Bütün bunlar devam ederken nasıl dersiniz battık?”

Osmangazi Köprüsü’nün önemine de işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce İzmit Körfezi’ni dolaşıyorduk ve bunu zaman noktasında nereye indirdi malum… Feribotla geçmek 45 ila 60 dakika sürüyordu. Şimdi artık bekleme süresi beş dakika. Beş dakikada geçiyorsun. Böyle bir noktaya geldik. Osmangazi Köprüsü’nü 4 Temmuz’da 43 bin 301 araç kullandı. Bu da tabii bu işin ne kadar önemli olduğunu, ne kadar verimli olduğunu düşünün” şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yap-işlet-devret modelini daha öğrenemediğini, “Bize hükûmet bunu bir anlatsın, yap-işlet-devret nedir?” dediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal, yap-işlet-devret; devletin cebinden para çıkmadan yüklenici firmaların veya talip olanların buraya gelip yapıp, kaç seneye anlaşıyorsun 15 sene; 15 sene burayı işletir her yıl belirli bir araç ya da insan sayısına göre ücreti vardır, buna göre burayı kullanır. Eğer devlet bir ödeme yapması gerekiyorsa, o farkı kapatma açısından ödemeyi yapar ve böylece de orada yüklenici olan firma buradan rahatlıkla yap-işlet-devrette huzurlu bir şekilde devam eder, ondan sonra da belki ikinciye, üçüncüye talip olurlar.

Aynı şekilde 18 Mart Çanakkale Köprüsü de 2,5 milyar avroya yapıldı. Güney Kore finansmanını sağladı ve Türk firmasıyla beraber ortaklaşa burayı yaptılar. Şimdi dünyada en uzun açıklığa sahip böyle bir köprü… Biz eskiden ne çileler çekerdik orada? Lapseki’den Gelibolu’ya geçmek için orada bazen gece boyu arabalı vapur beklerdik. Ama şimdi öyle bir şey yok. İşte şimdi altı dakikada karşıdan karşıya geçiyorsun. Bir de tabii bu köprü, şimdi bizim için hakikaten adeta boynumuzda güzel bir altın kolye. Şu anda orayı kullananlar bize dua ediyorlar. Biz de bundan mutluyuz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa-Adıyaman arasındaki Nissibi Köprüsü’nün önemini de dile getirerek, “Biz olmasak Şanlıurfa-Adıyaman arasında böyle bir köprünün hayali bile söz konusu değildi ama bunu biz yaptık” dedi.

İzmir-İstanbul Otoyolu’nun yapılmasıyla İstanbul’dan İzmir’e 3 saat 15 dakikada ulaşılabildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün o köprülerin yapılmasının yanında bir de tünellerin inşa edildiğini vurguladı.

Marmaray, Avrasya Tüneli gibi projelere de işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlar medeni olmanın, kalkınmanın ve dünya standartlarında olmanın ötesinde onu aşan bir yapının güzellikleridir” dedi.

“Israrlı bir şekilde garantiler ve beş firma üzerine algı yürütüyor muhalefet, özellikle CHP. O noktada bir cevabınız olur mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onunla uğraşmaya gerek yok. Biz işimize bakacağız” ifadesini kullandı.

CHP’li büyükşehir belediyelerinde su parasının artırılarak işi çözmeye gayret edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şu anda bu büyükşehirlere devlet olarak bizim vermiş olduğumuz para, bu sene ciddi manada bir artış kaydetti. Tabii bizim vergi gelirlerimiz artınca onlara da yapmış olduğumuz ödemeler bu denli artmış oldu. Nitekim bugün İzmir’de, bizim arkadaşlar büyükşehir belediye başkanlarımız; İstanbul’dan Meclis Başkanvekili, aynı zamanda Esenler Belediye Başkanımız Tevfik Bey, bunları rakamlarla açıkladı. Ne diyeceksin? ‘Yok, bilmem para vermiyorlar, yok şu gelmiyor, bu gelmiyor…’ Buyur işte, bunlar kayıtlı yapılan ödemeler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilen para, Ankara’ya verilen para. Bu kadar açık net. 1’e 5 artmış durumda. Bunların hepsinin şu anda bütün kaydı var. Buradan bunlar verildi. Ama işte bizim talihsizliğimiz böyle bir muhalefete sahip olmak. Dürüst bir muhalefet yok. Dürüst olsalar çok daha fazla mesai alır, çok daha fazla mesafe alır, böyle bir yolculuğu gerçekleştiririz ama bu yok.”

YERLİ OTOMOBİL TOGG

Yerli otomobil TOGG’un ne zaman yollarda görüleceği ve fiyatının ne olacağı sorularına karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onları bana hemen sorarsan bu doğru olmaz. TOGG’un üretim süreci devam ediyor. İnşallah yani hedefimiz bu yıl içerisinde çıkartıp ondan sonra da keyfini beraberce tatmak” ifadesini kullandı.

Bursa Gemlik’te yer alacak fabrika inşaatı çalışmalarının Temmuz 2020’de başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu andaki durumda boya tesisi, gövde tesisiyle, 1,6 kilometrelik test pistinin tamamlandığını bildirdi.

Fabrikadaki montaj tesisinin yüzde 98’inin tamamlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gemlik’te 250 robot parçalı denemelerin ardından deneme üretimi için hazır hale gelmeye başladı. Avrupa’nın en temiz boyahane tesisinde kimyasal dolum aşamasına geçildi. Montaj tesisinde ise ekipman kurulumu tamamlanarak devreye alma çalışmaları da bu arada başladı. Tesisler bu yılın son çeyreğinde seri üretime hazır hale gelecek. Tesislerin seri üretime hazır hale gelmesiyle ilk seri üretim araçlar, bu yılın son çeyreğinde inşallah banttan inecek” diye konuştu.

Türkiye’de, otomobilin bataryasının üretiminin yapılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Motor gücü 160 kilovatı geçmeyen ve ÖTV matrahı 700 bin lirayı aşmayan elektrikli otomobiller için daha önce yüzde 60 olarak uygulanan elektrikli araçların Özel Tüketim Vergisi’ni yüzde 10’lara kadar düşürdük” dedi.

2023 SEÇİMLERİ

“2023 seçimlerinin Türkiye için önemi nedir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak öncelikle girdikleri her seçimi bir öncekinden önemli gördüklerini söyledi.

Rehavetin olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 seçimlerini bu zamana kadar girip galip çıktığımız tüm seçimlerden daha önemli görüyoruz. Biz millete hizmet için tabii rakip olmayınca kendimizle yarışıyoruz. Bu seçimi de bir dönüm noktası olarak görüyoruz, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasının devamı için bunu bir dönüm noktası olarak telakki ediyoruz. Seçimlerin kazası, telafisi olmaz. Sen ben değil, bütün bir ülke kaybeder. AK Parti’nin kazanması, Türkiye’nin kazanması demektir. Son 20 yılda 100 yılın işini 20 yıla sığdırdık ve kazanan işte az önce örneklerini verdiğim Türkiye oldu, vatandaşımız oldu” diye konuştu.

Göreve geldiklerinde 26 havalimanının olduğunu, şimdi ise bu sayının 58’e çıktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani Türkiye’de havalimanımızın olmadığı yer kalmadı. Yani bu sayı 58’e filan çıkınca bu ne demektir? Yani gittiğiniz her ilde havalimanından evinize yarım saatte, bilemedin 45 dakikada gidebilirsin demektir. Şimdi işte en son biliyorsunuz Rize-Artvin Havalimanı’nı açtık denizin üzerinde. Bu, hem Artvin’in işini kolaylaştırdı hem Rize’nin işi daha kolay hale geldi. Bundan önce Rize nereyi kullanıyordu? Trabzon’u kullanıyordu. Şimdi tabii muhteşem bir havalimanı yapıldı. Çok modern bir havalimanı yapıldı” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanlarında personel ve pilotaj sıkıntılarının yaşandığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi tabii pilot yetiştiriyor Türk Hava Yolları süratle. İnşallah bu pilotların yetişmesiyle birlikte bir taraftan da uçak kiralama veya satın alma noktasında bazı adımlar atılacak ama şu anda bizim en çok sevindiğimiz yani denizin üzerinde dünyada beş tane havalimanı var. Bunun birisi Ordu-Giresun, birisi de Rize-Artvin Havalimanı. Ve bütün bunların ötesinde biz göreve geldiğimizde yani Binali Bey, Ulaştırma Bakanı olduğu zaman 6 bin 100 kilometre kara yolu vardı ama şu anda 28 bin kilometre bölünmüş kara yolumuz var. Bunların içinde tabii otobanlar, otoyollar var, vesaire böyle bir konuma geldik.”

Eğitim sisteminde 76 üniversiteden 208 üniversiteye çıkıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “81 vilayetin tamamında üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok. Sağlıkta şu anda 19 vilayetimizde biliyorsunuz şehir hastanelerimiz var. Bu şehir hastanelerimiz bizim olmamış olsaydı şu anda biz Kovid-19 olayını bu kadar rahat atlatamazdık. Şimdi inşallah yeni şehir hastanelerimiz de açılıyor. Bir tanesi inşallah Ankara’da açılıyor. Bir iki ay içerisinde inşallah açılışı yapılacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın 2023 seçimleri için adayının henüz belirlenmediğine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu: “Biz şu anda Cumhur İttifakı olarak kendimizden sorumluyuz. Yani bizim partilerimiz arasında herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Adayımız belli, hazır. Ve adayımız şu anda çalışmalarını arazide Cumhur İttifakı’yla beraber yürütüyor. Yani ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ dedik. ‘Durmak yok yola devam.’ dedik. 2023 seçimlerinde 20 yılı aşan bir tecrübeyle milletimizin karşısına çıkıyoruz. Şimdi ‘millet, zillet’ ne derseniz deyin adına, bu ittifak ne yapar, kimi çıkarır bu, bizi pek ilgilendirmiyor. Biz kendimizden sorumluyuz. Şimdi masanın altında ayrı, masanın üstünde ayrı hesaplar dönüyor. Böyle bir masadan memleket hayrına bir şey beklemek mümkün değil. Kaldı ki zaten ismi üzerinde durulacak kim var bilemiyorum.”

“Cumhurbaşkanlığı adaylığında Kemal Kılıçdaroğlu’nu rakip olarak ister misiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar bizi enterese etmez. Kemal Bey, biliyorsunuz İstanbul’a belediye başkan adayı olmuştu, Kâğıthane’nin yolunu şaşırdı ‘Kâğıttepe’ dedi. Ankara’da da orada nüfus kâğıdını kaybetmişti, bir şeyler oldu, oyunu kullanmadı. Ne demek istediğimi anlayın. Onun için hayırlı işler uzatılmaz. Bu masadan hayırlı bir şey çıkacak olsa da bu kadar uzatırlar mıydı? Onu da bilmiyorum. Masadakilerin işi gücü yalan, dolan, fitne, bölücülük. Ortak noktaları siyasetçilik oynamaktan zevk almaları, kolay oynatılabilen kukla olmaları ve terör örgütlerinin savunucuları olmaları. Hepsi de terör örgütlerini savunuyor. Şu anda ortaklıklarını açıklamadıkları partinin de terör örgütüyle ilişkileri ortada” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefete ilişkin, “Bir tarafta Saadet Partisi var, hani Millî Görüş’e bir şekilde sahip çıkıyor. Bir tarafta bir dönem sizinle yol yürüyen ve önemli makamlara gelmiş isimler var. Ayrı partiler kurdular. Şöyle geriye dönüp bakınca onlar için ya da bu süreç için bir tanımınız ya da bir değerlendirmeniz oluyor mu?” şeklindeki soruya şu cevabı verdi: “Yani o tür bir değerlendirmeye girmeyi zait addederim çünkü onu onların düşünmesi lazım. Onların nasıl bir ihanetin içinde olduklarını kendilerinin düşünmeleri lazım. Onlar o makamlara kendi layık oldukları için gelmediler, o makamlara getirildiler. Eğer onlara bakanlık, başbakanlık verildiyse hepsini de onlara bir irade o makamları verdi ama onlar bunun kadri kıymetini ne yazık ki bilemedi. Öbür tarafta diğeri hakeza o da aynı. Şu anda masanın etrafında dönüp dolaşıp bir şeyler yapmaya gayret ediyorlar. Dolayısıyla biz milletimizin ferasetine inanıyoruz. Benim milletim feraset sahibidir, kimin ne olduğunu net görür.”

Gençlerle ilgili bir soru üzerine, 30 olan seçilme yaşını önce 25’e, sonra da 18’e indirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece 18 yaşında gençlerin parlamentoda söz sahibi olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şu anda benim partimin bu şekilde gençleri var. Bu gençler şu anda parlamentoda görev yapıyorlar, bu noktaya geldiler. Tabii bu, onların heyecanını artırdığı gibi benim heyecanım da artırıyor. Şimdi böyle genç yaşta bu arkadaşlarımızın parlamentoya girmeleri ayrı bir dinamizm kazandırıyor. Onun için de bizim bundan sonraki süreyle 2053, 2071, bunlar Türkiye’nin siyasetinin çok daha dinamik olmasını inşallah getirmiş olacak. Onların o dinamizmi bizi de dinamik kılıyor. Şu an itibarıyla gittiğim her yerde gençlerden aldığım bu dinamik yapı beni de farklı kılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu için yorumlar kapalı 101008

“Ülkemizin, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek hedeflerimize adım adım yürüdük”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin altyapısını baştan sona yenileyerek, millî iradenin üstünlüğünü tahkim ederek, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek vizyonlarımıza ve hedeflerimize adım adım yürüdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Kayseri Toplu Açılış Töreni ve Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Kayserililere, “Gadasını aldıklarım nasılsınız, maşallah Kayseri’yi özlemişiz, gördüğüm kadarıyla Kayseri de bizi özlemiş” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’ye elleri boş gelmediklerini söyledi.

“KAYSERİ’YE SÖZ VERİP YERİNE GETİRMEDİĞİMİZ HİÇBİR İŞ YOKTUR”

Bugün hem yapımı tamamlanan çeşitli bakanlıklara, belediyelere ve özel sektöre ait eserlerin açılışını yaptıklarını hem de yeni yatırımların temelini atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları eserlerin güncel yatırım tutarının 30 milyar liraya yakın olduğunu ifade etti.

Temelini atacakları yatırımların toplam tutarının 24 milyar lirayı bulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bugün Kayseri’ye yaklaşık 54 milyar liralık müjdeyle geldik. Artık giderken sucuğumuzu, pastırmamızı, çemenimizi, mantımızı, sarmamızı, katmerimizi eksik etmezsiniz herhalde” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin sanayisi, ticareti, tarımı ve Erciyes’i gibi değerlerini mutfağıyla da taçlandırarak kendisine yeni kazanç kapıları açacağından şüphe duymadığını belirtti.

Kayseri’nin kendilerine hep açık ara destek verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de Kayseri’ye şükran borcumuzu, yaptığımız eserlerle getirdiğimiz hizmetlerle ödemeye çalışıyoruz. Mesela, şehrin gelişimine yapacağı katkıları gördüğümüz için 23 milyon metrekarelik Erciyes Dağı’nın tapusunu, Yamula Barajı’nın raylı sistemlerinin işletmesini hiç tereddüt etmeden şehrimizin yönetimine devretmiştik. Bu şehre yapılan her projenin bizzat takipçisi oldum, talimatlarını verdim, neticelenmesini sağladım. Kayseri’ye söz verip de yerine getirmediğimiz hiçbir iş yoktur. Eksikleri de bugünkü açılış ve temel atma törenleriyle tamamlıyoruz. Tabii birileri bugün yapacağımız açılışlara ve temel atmalara inanmayıp yalanla iftirayla istihza ile işi sulandırmaya çalışacaklardır. Hatırlarsanız 2003 yılında yine Kayseri’ye yaptığımız bir ziyarette 130 fabrikanın birden temelini atmıştık. Bundan 19 yıl önce attığımız o temellere birileri yine bıyık altında gülmüş, bu kadar fabrikanın yapılamayacağını iddia etmişti. Temelini attığımız o 130 fabrikanın tamamı bugün hizmette olduğu gibi üzerine daha yüzlercesini de yaptık. Şimdi de bin 200 fabrikalık kapasiteye sahip yeni organize sanayi bölgelerimizin müjdesini sizlerle paylaşıyoruz. Rabbim ömür verirse bu fabrikaların tamamının da inşa edilip harıl harıl çalıştığını hep birlikte göreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışını yapacakları eserler arasında eğitimde, anaokulundan ilkokula, ortaokuldan liseye kadar her seviyede 323 derslik, spor salonu ve 100 yataklı pansiyonun yer aldığını dile getirdi.

“DEVELİ’DEKİ HASTANEMİZE DR. EKREM KARAKAYA’NIN İSMİNİ VERDİK”

Ayrıca üniversitelerin tamamlanan yatırımlarını hizmete açtıklarını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Talas ve Tomarza’da gençlik merkezi, yurt yenilemesi, spor salonu ve futbol sahası yenileme işleri tamamlandı. Sağlıkta 75 yataklı Bünyan, 150 yataklı Develi, 10 yataklı Sarız, 75 yataklı Yahyalı ilçe hastaneleriyle birlikte çok sayıda aile sağlığı merkezi hizmete girdi. Develi’deki hastanemize geçtiğimiz haftalarda Konya’da menfur bir saldırıda hayatını kaybeden görev şehidimiz Dr. Ekrem Karakaya’nın ismini verdik. Bu vesileyle sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddetin karşısında olduğumuzu tekrarlayarak Develili Doktor Ekrem Karakaya kardeşimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”

TOKİ’nin Karpuztutan’da 535 konutu, Süksün’de 108 konutu, Tomarza’da 277 konutu, Erciyes’te 228 iş yerini altyapısı ve çevre düzenlemeleriyle hizmete hazır hâle getirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İller Bankası projesi ile çeşitli arıtma tesislerinin şehre kazandırıldığını ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanlığının çeşitli ilçelerdeki cami, Kur’an kursu, gençlik merkezi gibi yatırımlarının bitirildiğini de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tapu Kadastro, AFAD ve Emniyet Müdürlüğü gibi kurumlara yeni hizmet binaları inşa edildiğini aktardı.

Millî Savunma Bakanlığının A400M uçaklarının bakım tesisini ve Aspilsan Fabrikası’nı hizmete sunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Orta Anadolu Kalkınma Ajansının desteklediği sekiz ayrı proje tamamlandı. Kayseri Gar binası restore edildi. Anafartalar Şehir Hastanesi-Mobilyakent Tramvay Hattı’nın inşasını bitirdik. Kayseri-Kırşehir otoyol bağlantı yolunun yapımını nihayete erdirdik. Toplam bedeli 2 milyar lirayı bulan bu kamu yatırımlarını resmen hizmete açıyor ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bugün karşımda bu muhteşem katılımı görünce gerçekten sizlerle ne kadar övünsem azdır. Rabbime hamdediyorum, bana sizler gibi bir millete hizmet etme şerefini lütfettiği için.”

“477 PROJENİN RESMÎ AÇILIŞINI YAPARAK SİZLERİN HİZMETİNE SUNMUŞ OLUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin biyogaz tesisinden toplu konuta, yol ve bulvar yapımından alt-üst geçitlere, ağaçlandırma ve yeşillendirme çalışmalarından millet bahçelerine, spor tesislerinden sosyal hizmet birimlerine kadar 105 kalem eseri kazandırdığını belirtti.

Toplam yatırım tutarı 3 milyar 788 milyon lirayı geçen bu yatırımların Kayseri’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve ekibini de tebrik etti.

Akkışla, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar Belediyelerinin toplamda 189 kalem projesinin resmî açılışını da tören kapsamında yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle yerel yönetimlerden doğmuş bir siyasi iktidar olarak belediyelerimizi her alanda destekliyor, yaptıkları eserlerle ve verdikleri hizmetlerle gurur duyuyoruz. İlçe belediyelerimizin yatırımlarının da hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen başkanlarımızı ve herkesi tebrik ediyorum” dedi.

Kayseri’nin, üretimin ve emeğin orta Anadolu’dan parlayıp tüm ülkeyi kendine hayran bırakan yıldızı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün çeşitli organize sanayi bölgelerimizden tamamlanan özel sektör yatırımlarının da resmî açılışlarını yapıyoruz. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 3 milyar 147 milyon lirayı bulan 24 ayrı tesisin, İncesu Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 6 milyar 316 milyon lirayı bulan 30 ayrı tesisin, Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 520 milyon lirayı bulan 28 ayrı tesisin, Kayseri Serbest Bölge’de yatırım tutarı 896 milyon lirayı geçen 6 ayrı tesisin, Kayserigaz bünyesinde yatırım tutarı 811 milyon lirayı bulan bir projenin, güneş enerjisinde yatırım tutarı 1 milyar 700 milyon lirayı bulan bir santralin, toplamda 13 milyar 390 milyon liralık yatırıma ve 7 bin 200’ün üzerinde istihdama sahip 90 tesisin resmi açılışlarını bugün buradan gerçekleştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yatırımları yaparak istihdam oluşturan, üreten, ihracat yapan, ülkemizi büyüten her bir iş insanımızı tebrik ediyorum. Emekleriyle bu tesislerin işlemesini sağlayan mühendislerimize, işçilerimize, tüm çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Böylece bakanlıklarımıza, belediyelerimize ve özel sektörümüze, tüm bunlara ait 30 milyar liralık yatırımla hayata geçirilen 477 projenin resmî açılışını yaparak sizlerin hizmetine sunmuş oluyoruz. Tüm bu yatırımların Kayserimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye ekledi.

“ÜLKEMİZİ TARİHİNDE İLK DEFA YÜKSEK HIZLI TREN KONFORUYLA BİZ TANIŞTIRDIK”

Bitirip hizmete açtıklarının yanı sıra bir de bugün temelini atacakları projelerin bulunduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizi tarihinde ilk defa yüksek hızlı tren konforuyla biz tanıştırdık. Kayseri’nin de bu konforlu demiryolu seyahatinden faydalanmasını istedik. Bunun için Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı’na Yerköy üzerinden bir bağlantı projesi hazırlayarak Kayseri’mizi bu ağa dâhil etme kararı aldık. Yerköy-Kayseri hattı, 142 kilometre uzunluğa sahiptir. Bunları ana muhalefetin başındaki Bay Kemal yapabilir mi? Yavru muhalefet yapabilir mi? Onlar yapsa yapsa ancak sökülen musluğu takarlar.”

Proje tamamlandığında Kayseri-Ankara arasının trenle iki saatlik mesafeye düşeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yolcu, yük ve vakit tasarrufu, su, hava, gürültü kirliliğini azaltması ve kara yolu işletme giderlerinde sağlayacağı düşüşle bu hattın ekonomimize katkısı 30 yıllık işletme süresi boyunca 10,5 milyar lirayı bulacaktır” dedi.

“BİZİM SİYASETİMİZ ESER VE HİZMET SİYASETİDİR”

“Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmet söz konusu olduğunda kendileriyle yarışacak kimsenin bulunamayacağını belirtti.

Bunun görüldüğü için de tartışmaların, yalan ve iftirayla başka alanlara çekilmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oyuna asla gelmeyeceklerini, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası mücadelesinden asla taviz vermeyeceklerini, aksi takdirde bu vebalin altından kalkamayacaklarını söyledi.

85 milyon vatandaşın huzuruna alnı ak çıkabilmek için daha çok çalışacak ve ülkeye daha çok eser ve hizmet kazandıracaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi: “Bunu da karşımızdaki onca kifayetsiz muhterise, beşinci kol faaliyeti yürüten hainlere, sırtını terör örgütlerine dayayan siyasetçi müsveddelerine rağmen yapacağız. Siyasetteki 40 yılı aşkın çalışmalarımızın her sayfasında en çok keyif aldığımız, en çok gurur duyduğumuz anlar işte böyle vakitlerdir. Geride bırakacağımız en önemli mirasın da bu eserler ve hizmetler olduğunu biliyoruz. Rabbime bize, bu ülkeye ve bu millete hizmet imkânı verdiği için hamdediyorum. Rabbime bana böyle bir milletin evladı olma şerefini bahşettiği için hamdediyorum. Bizim ülkemiz için, milletimiz için, coğrafyamız için, medeniyetimiz için hayallerimiz var hayallerimiz. Unutmayınız, hayalleri olmayanların hedefleri de olmaz.”

“ÖNÜMÜZE ÇIKAN ENGELLERİ MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE AŞARKEN HEP BİRLİKTE BEDELLER DE ÖDEDİK”

Bundan 11 yıl önce 2023 hedeflerini ilan ettiklerinde birilerinin dudak büktüğünü, ardından 2053 ve 2071 vizyonlarını dile getirmeye başladıklarında yine aynı küçümseyici tavırla karşılaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin altyapısını baştan sona yenileyerek millî iradenin üstünlüğünü tahkim ederek, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek vizyonlarımıza ve hedeflerimize adım adım yürüdük. Önümüze çıkan engelleri Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle aşarken hep birlikte bedeller de ödedik. Bugün geldiğimiz noktada ülkemizin son iki asırlık serencamından, Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarından zerre kadar ders almamış bir güruhun hezeyanlarını tekrar işitmeye başladık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar atılan her adımda millete ve ülkeye güvendiklerini, muhalefetin ise ülkeye, millete ve kendisine güveninin olmadığını söyledi.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü inşa ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’umuza denizin altından Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yine denizin altından biz yaptık mı? Osmangazi Köprüsü’nü biz yaptık mı? Kardeşlerim, İstanbul-İzmir 6,5 saatti. İstanbul-İzmir’i üç saate, Bay Kemal sen oranın milletvekilisin, biz yaptık mı? Şanlıurfa-Adıyaman Nissibi Köprüsü’nü yine biz yaptık mı? Kardeşlerim, 26 havaalanından aldık, şu anda 58 havalimanı var. Biz yaptık mı? 6 bin 100 kilometre kara yolu varken şu anda 28 bin kilometre kara yoluna ulaştırdık mı?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer kendilerine güvenselerdi, şurada seçime kalmış neredeyse 10 ay, en azından cumhurbaşkanı adaylarını ilan ederlerdi. Hâlâ cumhurbaşkanı adaylarını açıklayamadılar. Hâlâ diyorlar ki Cumhur İttifakı adayını açıklasın, seçim tarihi belli olsun. Bay Kemal Cumhur İttifakı’nın adayı da belli, seçim tarihi de belli. Gerek şahsım gerek Sayın Bahçeli defalarca seçim tarihini de adayımızı da ilan ettik. Kendi adaylarıyla karşımıza çıkıp eser ve hizmet siyaseti yarışına girmesi gerekenler ise sağıra yatıp ‘Hele bir de Erciyes’in tepesindeki karlar erisin.’ havasında gökyüzüne bakarak ıslık çalmaya devam ediyorlar. Aslında bu tavırlarıyla kendilerine güvenleri olmadığını söylüyorlar. Seçim filan istemedikleri, hâllerinden memnun olduklarını söylüyorlar. Ülkeyi yönetme sorumluluğunun altına girecek, bunların yüreklerinin bulunmadığını söylüyorlar. Milletimize anlatacak vizyonları, hayata geçirecek programları, yönelecek hedefleri olmadığını söylüyorlar ama mecburen bu oyunu oynamaya mecbur oldukları için de sürekli kaçak güreşerek ‘yerimiz dar’ türküsünü söylüyorlar. Kardeşlerim, siz bunların kürsülerden nasıl höykürdüklerine, sosyal medyada nasıl efelendiklerine, sırtlarını pışpışlayan büyükelçilerden aldıkları cesaretle seslerini nasıl yükselttiklerine bakmayın.”

Muhalefet partilerinin ülkeyi yönetmek gibi gaye ve hazırlıklarının olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiçbir şey yapmadan sadece konuşarak muhalefet yapmanın konforu dururken, eğitimden sağlığa, altyapısından güvenliğine, savaşından salgınına, ekonomisinden tarımına bunca yükün altına soruyorum girerler mi acaba? Girmezler. Bunlar dün de öyleydi, bugün de öyle, eğer gerçek bir değişime maruz kalmazlarsa yarın da öyle olacaklar. Bu tablo karşısında kendi adımıza değil ama ülke adına üzülüyoruz. Çünkü demokraside iktidar kadar muhalefetin kalitesi de önemli. Bunlara bakınca ise sadece coğrafyamızın kadim deyimiyle ‘nato kafa nato mermer’ sözünün ete kemiğe bürünmüş hâlini görüyoruz.”

Siyasette “armut piş ağzıma düş” yöntemiyle yol yürünmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir hayaliniz, bir hedefiniz varsa bunun için çalışacaksınız, içini dolduracaksınız, insanları ikna edeceksiniz, gönüller kazanacaksınız gönüller. Tüm bunların sonunda yetki alırsanız da bizim 20 yıldır yaptığımız gibi hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan, işin başına yeniden geçip programlarımızı ne yapacağız, hayata geçireceğiz. Ama bunlar hayalimiz yok, hedefimiz yok, programımız yok ama siz yine de bize oy verin derlerse, bunlara da haddini bildireceğiz.”

“BİZ TEK MİLLET DİYEREK 85 MİLYONUN TAMAMINI BAĞRIMIZA BASIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ben sizlere soruyorum, Kayseri bu oyuna gelir mi? Kayserili bu numarayı yutar mı?” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin 81 vilayeti bu tiyatroyu şıp diye çözmez mi? Yedi düveli kündeye getirmiş Türk milleti bu tezgâha gelir mi? Bu sinsi senaryonun hesabını inşallah 2023 Haziran’ında sandıkta hep birlikte sormaya hazır mıyız? Küresel krizin ülkemize etkilerinden aldıkları cesaretle hiçbir şey yapmadan oturdukları yerden iktidar hevesine kapılanları daldıkları pembe rüyadan beraberce uyandırmaya hazır mıyız? Yürüttüğümüz tarihî mücadeleye destek olmak yerine sürekli çelme takarak kendilerine ülkenin felaketinden ikbal devşirme peşine düşenleri, hayal âleminden beraberce inşallah gerçek dünyaya indireceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek yaptığımız hiçbir fedakârlığın, akıttığımız her damla terin, yeri geldiğinde döktüğümüz her damla kanın, attığımız hiçbir adımın boşa gitmediğini cümle âleme hep birlikte göstereceğiz.”

Bir, beraber ve kardeş olarak hep birlikte Türkiye olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü biz tek millet diyerek 85 milyonun tamamını bağrımıza basıyoruz. Çünkü biz tek bayrak diyerek şehitlerimizin tamamını yâd ediyoruz. Çünkü biz tek vatan diyerek topraklarımızın tamamını kucaklıyoruz. Çünkü biz tek devlet diyerek son devletimiz Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatma kararlılığımızı anlatıyoruz. Ne diyor Kayserili şair? Bakalım biliyor musunuz? Tek millet, el ele ikbal ile yürür. Tek bayrak, en kadim zirveyi görür. Tek vatan uğruna canını verir tek devlet bağımsız, hür olduğunda. Evet, bu değerleri, bu ilkeleri, bu çağrıyı benimseyen herkesle birlikte yol yürümeye, dava arkadaşlığı yapmaya, istiklal ve istikbal mücadelesi bayrağını yükseltmeye hazırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsa yanlışlar düzeltilir, hatalar telafi edilir, eksikler tamamlanır, kırgınlıklar giderilir yeter ki sebebi vücudumuz olan imanımıza halel gelmesin. Yeter ki inancımızın sembolü ezanlarımız susmasın. Yeter ki bağımsızlığımızın timsali, bayrağımız inmesin. Yeter ki evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan geleceğimize halel getirecek nifaklara, bozgunculuklara itibar edilmesin. Bunların dışında bir araya gelemeyeceğimiz, birlikte yol yürüyeceğimiz kimse olmadığına inanıyoruz. Biz her zaman ‘niyet hayır, akıbet hayır’ sözündeki hikmete inandık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer şartlara teslim olsaydık, değil 20 yıl, iki yıl bile bu ülkeye hizmet edemezdik. Ülkemizin geleceğinde kritik bir dönüm noktası olan 2023 için de kardeşlerim niyetimiz hayırdır, akıbetimiz de hayır olacağından şüphe duymuyoruz. Kayseri’nin bu mücadelemizde de en ön saflarda bizimle birlikte olacağına inanıyorum. Şimdi öyle bir ahitleşelim ki duymayan kalmasın. Şimdi öyle bir sözleşelim ki dostlarımızın yürekleri ferahlasın, düşmanlarımızın kalpleri dalsın.”

“ÜLKEMİZİN 81 ŞEHRİNİN HER BİRİ DEMOKRASİ VE KALKINMA MÜCADELEMİZİN ŞAHİDİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır olup olmadıklarını sordu. “Kayseri, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Kayseri, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Kayseri, bu kutlu mücadelede yanımızda mısınız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep işi hizmet, gücü millet bir kadro olarak vatandaşın huzuruna çıktıklarını vurguladı.

Bugün de aynı anlayışla vatandaşların karşılarında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 81 şehrinin her biri demokrasi ve kalkınma mücadelemizin hamdolsun şahididir. Söylediğimiz her sözün arkasında 20 yıllık bir müktesebat var. Bunu en iyi bilen şehirlerden biri de Kayseri’dir” diye konuştu.

Kente yaptıkları yatırımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde şehrimize 5 bin 53 adet yeni derslik kazandırdık. İkisi devlet olmak üzere üç yeni üniversite kurduk” dedi. Gençlik ve sporda 8 bin 22 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlik merkezlerini faaliyete geçirdik. Stadyum, spor salonları, yüzme havuzları gibi 48 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda Kayserili ihtiyaç sahiplerine yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta şehrimize bin 607 yatak kapasiteli şehir hastanemizi yaptık mı? 20’si hastaneden oluşan toplam 57 adet sağlık tesisi kazandırdık. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Kayseri’de 18 bin adet konutu, sosyal donatı alanları, alt yapısı ve çevre düzenlemesiyle tamamlayıp hizmete sunduk. Hâlen bin 815 konutun yapımına devam ediyoruz.”

Kayseri’de toplam büyüklüğü 2,5 milyon metrekare olan dört millet bahçesi projesinden birini bitirdiklerini, ikisinin inşasını da devam ettirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Melikgazi, Koca Sinan, Develi, Hacılar, Talas ilçelerinde yaklaşık 5 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ulaştırmada 83 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 565 kilometre ilaveyle 648 kilometreye ulaştırdık. Yapımı devam eden Develi-Yahyalı yolunu, Pınarbaşı-Mersin hududu yolunu, Himmet Dede-Organize Sanayi Bölgesi bağlantısını, Sivas ayrımı-Köprübaşı yolundaki işleri bu yılsonuna kadar tamamlıyoruz. Develi ve Niğde istikametlerindeki yolların önemli bölümünü de seneye bitiriyoruz” bilgisini verdi.

“KAYSERİLİ ÇİFTÇİLERİMİZE YAKLAŞIK 3 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormanda Kayseri’ye 11 baraj ve dört gölet inşa ettiklerini, bir baraj ve bir gölet daha yapacaklarını belirterek, inşa ettikleri sulama tesisleriyle de Kayseri’de 490 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını anlattı.

Yapımı devam eden sulama tesisleriyle toplam 320 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kayserili çiftçilerimize yaklaşık 3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 2 teknopark, 14 AR-GE merkezi ve 2 tasarım merkezi kurduk. Kayserili iş insanlarımıza toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, 20 yılda yaptıklarımız anlatmakla bitmiyor ve bitmez. İnşallah önümüzdeki yıllarda Kayseri’yi yeni ve daha büyük projelerle buluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Açılışını yaptıkları ve temelini attıkları tesislerin şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin bu eserlerle buluşmasını sağlayan bakanları, belediyeleri ve özel sektörü tebrik etti.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni için Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile canlı bağlantı gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantı sırasında alandaki bir binada yer alan pankarta dikkati çekerek, “Buraya enteresan bir şey yazmışlar. ‘7 düvel, 7’li masa, sana vız gelir büyük usta’ demişler. Hayırlı olsun büyük usta. Bu büyük ustanın yanında sizler gibi ana kademe, sizler gibi kadın kolları, sizler gibi gençler olursa, evelallah durmak yok yola devam” dedi.

Daha sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu’na tekrar bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atılması için butonlara basılması talimatını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından İncesu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Besler Glassfiber Cam Elyaf Fabrikası’nın açılışı için Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’la canlı bağlantı kurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi için talimat vererek açılışı gerçekleştirdi.

Daha sonra Kumsmall Kayseri uluslararası mobilyacılar alışveriş merkezinin açılışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a canlı bağlantı ile bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezinin açılış törenine bütün dostlar hoş geldiler. Böyle büyük bir mobilya birimini açmış olacağız. Ya Allah, bismillah” diyerek açılışı gerçekleşti