“Büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar” “Büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar” için yorumlar kapalı 89294

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Geçmişte uzunca bir süre hep tabi olan, hep takip eden Türkiye’ye alıştıkları için, kendi yolunu kendi iradesiyle çizen Türkiye’ye tahammül edemiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar. Bize bin kere diz çöktürdüklerini zannetseler de, biz bin kere ayağa kalkmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Kara Harp Okulu’nda gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“HARP OKULLARINDA YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLANDI”

Kara, Deniz ve Hava Harp okullarında eğitim-öğretimlerini tamamlayan 146 Türk ve 78 misafir subayı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden yapılandırma sonrası harp okullarından ilk mezunlarının verildiğine işaret etti. Millî Savunma Üniversitesi’nin, önümüzdeki Ekim ayında, toplam 6 bin 125 Türk ve 22 ülkeden 661 misafir askerî öğrencisiyle, yeni eğitim-öğretim yılına başlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece, 15 Temmuz’un ardından başlayan yeniden yapılanma süreci büyük ölçüde tamamlanmış ve Harp okullarımız tam kapasiteyle faaliyetlerini yürütür hâle gelmiş olacaktır” dedi.

Askerî okulların kapatıldığı yolunda propaganda yapıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hâlbuki işte burada olduğu gibi Harp Okullarımız, astsubay meslek yüksekokullarımız, enstitülerimiz faaliyetlerini sürdürüyor. Sadece artık günümüz şartlarında ihtiyaç kalmadığı için askerî liseler kapatıldı. Şu anda üniversitemizin toplam öğrenci sayısı 9 bin 500’ün üzerindedir. Sadece bu yıl üniversitemize bağlı okullara 4 bine yakın yeni öğrenci alınacak. Görüldüğü gibi, askerî okullar, kapanması bir yana, kapasitesi ve faaliyet alanı daha da genişleyerek ülkemize hizmet etmeyi sürdürüyor. Tabii, en az bunun kadar önemli bir başka husus da, askerî okullarımızdaki eğitim-öğretimin içeriğidir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin personel ihtiyacını karşılama konusundaki reformumuzu tabelayla sınırlı tutarsak, kendi kendimizi kandırmış oluruz. Asıl buradaki zihniyeti değiştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin, sürekli darbe ve cunta üreten, vesayetin aracı hâline gelen değil, ülkesini ve milletini en iyi şekilde savunacak bir orduya ve insan gücüne ihtiyacı vardır.”

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, sadece silahıyla, sadece insan gücüyle, sadece fiziki performansıyla değil, aynı zamanda hayata, dünyaya, ülkesine, üstlenilen sorumluluklara bakış açısıyla da en ileri düzeye ulaştırmakta kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemin, bu doğrultuda çok büyük reformlara imza atılacak bir süreç olacağını ifade etti.

“TÜRK MİLLETİ; EZANI, BAYRAĞI, VATANI, DEVLETİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA TOPYEKÛN KIYAMA KALKAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında tarihçilerin Türk milletini “asker millet” veya “ordu millet” olarak tanımladığına işaret ederek, buradaki askerlik vurgusunun birilerinin iddia ettiği gibi Türk insanının başka bir işe yaramayacağı anlamına gelmediğini, bu kavramın Türk milletinin; ezanı, bayrağı, vatanı, devleti söz konusu olduğunda topyekûn kıyama kalkan bir millet olduğunu anlattığına dikkat çekti. Askerlikle ilgili tüm faaliyetlerin toplumların gelişmesinin temel yapısı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gerçeğin örneklerinin kendi tarihimizde de görüldüğünün altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadımızı tarihteki emperyalist ve barbar ordulardan farklı kılan şeyin insana bakış açısı olduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yunus Emre’nin ifadesiyle, yaratılanı Yaradan’dan ötürü seven bir milletin başka türlü davranması zaten düşünülemez. Bugün Afganistan’dan Kosova’ya, Suriye’den Somali’ye kadar dünyanın dört bir yanında görev yapan askerlerimizin diğer ülkelerin askerlerinden farklı olarak öncelikle bölge halkının gönlünü kazanıyor olması boşuna değildir. Askerimizi nereye gidersek gidelim, oraların halkı tarafından sevildiğini görürüz. Bizim her bir insanımız gibi her askerimizin de mayasında işte bu anlayış var.”

“ORDUMUZUN YERLİ VE MİLLÎ VASFINI GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türk Silahlı Kuvvetleri’ni subayından erine kadar tüm askerleriyle içlerinden çıktığı milletin hasletlerine uygun şekilde güçlendirmeye devam edeceklerini söyleyerek, “Ordumuzu FETÖ ve PKK başta olmak üzere ülkemizin ve milletimizin düşmanı terör örgütlerinin tasallutundan kurtarmakla kalmayacak, her yönüyle yerli ve millî vasfını güçlendireceğiz. Bu konuda Millî Savunma Üniversitemize ve komuta kadememize güveniyoruz” şeklinde konuştu.

Konuşmasında, “Tarih bize bu coğrafyada yaşamanın bir bedeli olduğunu göstermiştir. Bu bedel; sürekli tehdit altında olmak, sürekli teyakkuz hâlinde bulunmaktır” ifadelerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Türkiye’nin gündeminin sürekli terör saldırıları, bölgesindeki insani krizler, mağdurların ve mazlumların sıkıntıları, hatta tabii afetler olması kesinlikle bizim tercihimiz değildir. İbn-i Haldun’un deyimiyle, coğrafya kaderdir. Biz de kaderimize rıza gösterecek ve burada hayatımızı sürdürmek için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Köksüz insanlar gibi köksüz toplumlar da rüzgârın önünde savrulmaya mahkûmdur. Rüzgârın önünde bir savrulmaya başladınız mı, kendinizi nerede bulacağınızı ancak Allah bilir. Geçtiğimiz 200 yıldır Anadolu, daha önce nerede yaşamış olursa olsun ecdadımızın son sığınağı, son limanı, son vatanı olmuştur. Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Kuzey Afrika’dan Kırım’a kadar nerede başı dara düşen bir kardeşimiz varsa istikametini Anadolu’ya çevirmiştir. Bununla birlikte Anadolu’dan başka gidecek yerimiz olmadığı gerçeğini de hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık.”

“VATANIMIZI KORUMAK İÇİN GEREKEN KIRMIZI ÇİZGİLER SINIRLARIMIZDA DEĞİL, DAHA ÖTESİNDE BAŞLIYOR”

“Çanakkale Savaşında, İstiklal Harbimizde, 15 Temmuz’da tüm gücümüzle vatanımızı savunduk. Anadolu’yu Türk’ten ve onunla eşdeğer gördükleri Müslümandan temizlemek için yanıp tutuşanların heveslerini her seferinde, bu inançla, bu azimle kursaklarında bıraktık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi, Anadolu’nun sadece bekçisi olarak görenler, asla sahibi kabul etmeyenlere inat, ülkemize dört elle sarıldık. Vatanımızı korumak için gereken kırmızı çizgilerin sınırlarımızda değil, daha ötesinde başlaması gerektiğini gördük ve buna göre bir politika izledik. Terörle mücadeleyi Suriye ve Irak’ta sürdürmemizin sebebi işte budur” şeklinde konuştu. Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar dünyanın her köşesinde güçlü siyasi, ekonomik, sosyal ilişkiler tesis etmeye çalışmalarının sebebinin aynı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yılda Türkiye’yi 3,5 kat büyütmüş olmalarının en önemli sonuçlarından birinin de, vatan topraklarının her karışına mühürlerini vurmuş bulunmaları olduğunu ifade etti.

“YOLUNU KENDİ İRADESİYLE ÇİZEN TÜRKİYE’YE TAHAMMÜL EDEMEYENLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kimi zaman terle, kimi zaman kanla yoğurduğumuz bu topraklar, artık bizim ilelebet vatanımızdır. Bir ayağımızı buraya sıkı sıkıya basacak, diğeriyle tüm bölgeyi, tüm dünyayı dolaşacağız. Böylece, kendimizle birlikte kardeşlerimizin, dostlarımızın, umudunu bize bağlamış herkesin yanında yer alma, yarasını sarma, elimizi uzatma imkânı bulacağız. İşte bu Türkiye’yi kabullenmek istemiyorlar.”

Geçmişte uzunca bir süre hep tabi olan, hep takip eden Türkiye’ye alıştıkları için, kendi yolunu kendi iradesiyle çizen Türkiye’ye tahammül edemeyenler olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne yaparlarsa yapsınlar büyük ve güçlü Türkiye’nin önünde duramayacaklar. Bize bin kere diz çöktürdüklerini zannetseler de, biz bin kere ayağa kalkmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugünkü Türkiye, 20 yıl öncesinin Türkiye’sinden kat be kat daha güçlü, daha müreffeh, daha muktedirdir. İnşallah yarınki Türkiye bugünden daha güçlü, daha müreffeh, daha muktedir olacaktır. Yeter ki Rabia’mıza sıkı sıkıya sahip çıkarak hayata hâkim kılalım. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bunun için de bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.