“Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur” “Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur” için yorumlar kapalı 77147

Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulu Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan bir kez daha söylüyorum: Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur. Terör örgütleri eliyle, içimizdeki ihanet çeteleri vasıtasıyla yapamadıklarını döviz kurunu, döviz kurşunu hâline getirdikleri ekonomi silahıyla gerçekleştirmek istiyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balıkesir’de Millî Savunma Üniversitesi Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu’nun 2017-2018 mezuniyet törenine katıldı. 2 bin 544 Türk ve 18 misafir astsubayın mezuniyet belgelerini alıp görev yerlerine uğurlandığı törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) astsubaylığın kritik bir görev ve 15 Temmuz kıyamının sembol ismi Ömer Halisdemir’in de bir astsubay olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, azmi, disiplini, kabiliyeti ve hedefi olan herkese, TSK’nın tüm kademelerinin kapılarının sonuna kadar açık olduğunu söyledi.

“GİYDİĞİNİZ ÜNİFORMANIN ONURU SİZİN EN BÜYÜK MÜKÂFATINIZDIR”

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, dünyanın en köklü, en yaygın, geçmişi zaferlerle dolu ordusu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yıl, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın kuruluşunun 2 bin 227’nci kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Ordumuzda hâlen kullanılan Tümen, Binbaşı, Yüzbaşı, Onbaşı gibi kavramlar, kuruluş döneminde ihdas edilmiş ve kesintisiz bir şekilde günümüze kadar gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen devletlerimizin en önemli özellikleri, gerçekten çok sağlam bir ordu düzenine sahip olmalarıdır. Sayıca çokluktan ziyade, eğitimi, düzeni, teçhizatı ve cesaretiyle öne çıkan bu ordular, kendilerinden katbekat fazla düşmanları hep yenilgiye uğratmışlardır” dedi.

Mezun olan astsubaylara hitaben, “Sizler bugün, milletimizin ‘Peygamber Ocağı’ diyerek gönlündeki yerini ifade ettiği işte böylesine şerefli bir kurumun kapısından ilk adımınızı atıyorsunuz” şeklinde seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları ekledi: “Unutmayınız; giydiğiniz üniformanın onuru, sizin en büyük mükâfatınızdır. Vatan savunması yolunda geçirdiğiniz her an, altın kıymetindedir. Hele bu yolda nasibinizde varsa sahip olacağınız gazilik veya şehitlik unvanlarının anlamını hiçbir maddi değerle tarif edebilmek mümkün değildir.”

Astsubayların ailelerine “Ülkemize ve milletimize böylesine aslan yürekli kahramanlar yetiştirdikleri için teşekkür ediyorum” sözleriyle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesi ve Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu’nun eğitim öğretim kadrosuna da emekleri dolayısıyla şükranlarını ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN EKONOMİDE OTURTULMAYA ÇALIŞILDIĞI KRİZ GÖRÜNTÜSÜNÜ HAK EDECEK BİR SORUNU BULUNMUYOR”

“Milletlerin tarihlerinde dönüm noktaları vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim tarihimizde de, kimini sevinçle yâd ettiğimiz, kimini hüzünle hatırladığımız pek çok dönüm noktamız bulunuyor. Son yıllarda yaşadığımız hadiseleri milletimiz bakımından işte böyle bir dönüm noktası olarak görüyorum. Bölgemizle birlikte ülkemizi de kendi senaryolarına göre biçimlendirmeye çalışanların karşısına, kendi irademizle, kendi hedeflerimizle çıkma kararını verdiğimiz andan itibaren, zorlu bir mücadelenin içine düştük. Ülke ve millet olarak tercihimizden asla pişman değiliz. Tam tersine, bugün hep birlikte başı dik, alnı açık bir şekilde geleceğimize umutla bakabiliyor olmamızı, işte bu duruşumuza borçluyuz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Her tercih gibi, bunun da elbette bir bedeli var. Bu bedeli kimi zaman, terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz mücadelede vermiş olduğumuz şehitlerle, gazilerle ödüyoruz. Bu bedeli kimi zaman, uluslararası alanda eşi benzeri görülmemiş çifte standartlara maruz kalarak ayrımcılığa, haksızlığa uğrayarak ödüyoruz. Bu bedeli kimi zaman, işte son günlerde olduğu gibi ekonomik faturalarla ödüyoruz. Elini vicdanına koyan herkes şu gerçeği kabul edecektir.”

Türkiye’nin; ne sınırları içinde ve dışında maruz kaldığı terör saldırılarını ne uluslararası alanda karşılaştığı riyakarlığı ne de ekonomide oturtulmaya çalışıldığı kriz görüntüsünü hak edecek bir sorunu bulunmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Mesela terörle mücadele konusunda bizden istenen nedir? Suriye ve Irak’tan DEAŞ’ından PKK’sına kadar tüm terör örgütleri ülkemizi taciz etsin, ama biz elimiz kolumuz bağlı oturalım, öyle mi? Üstelik bu, pek çoğunun yalan yanlış olduğu daha sonra ortaya çıkan istihbarat bilgilerine dayanarak kendi topraklarından binlerce kilometre ötede devasa operasyonlar yapanların talebi. Kaldı ki bunlarla stratejik ortaklığımız da var. Terörle mücadele herkese hak görülüyor, ama konu Türkiye olunca birden işin rengi değişiyor. Hâlbuki biz, uzun yıllardır Kuzey Irak’tan, bir süredir Suriye’den ülkemize yapılan saldırılar karşısında âdeta yalnız bırakılmış bir ülkeyiz. Suriye’den Kilis, Gaziantep, Reyhanlı ve Kırıkhan’a 127 roket, top ve havan saldırısı yapılır, yedi vatandaşımız hayatını kaybeder, 125 vatandaşımız yaralanırken, bunlar ne yapıyordu biliyor musunuz? Ülkemize daha önce konuşlandırılmış hava savunma sistemlerini hemen geri çekiyorlardı.”

“BİZE PARAYLA SATMADIKLARI SİLAHLARI TERÖR ÖRGÜTLERİNE BEDAVA VERDİLER”

Sadece bununla kalınmadığını, Türkiye’nin kendisini koruyabilmesi için ihtiyacı olan füze savunma sistemleri ve yüksek teknolojiye dayalı silah ve ekipmanların da çeşitli bahanelerle verilmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bize parasıyla satmadıkları silahları, götürüp terör örgütlerine bedava verdiler. Topraklarımızı korumak ve milletimizin can mal güvenliğini sağlamak için alternatif arayışına girdiğimizde de, hemen karşımıza dikilip, ‘sakın ha’ diyorlar” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bu tür dayatmaları kabul etmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin S-400’lere ihtiyacı var ve bunun anlaşması bitmiştir. İnşallah en kısa zamanda alacağız. Türkiye’nin zaten proje ortağı olduğu F-35’lere de ihtiyacı var. Kendi millî uçaklarına veya bir başka ülkeyle geliştireceği uçaklara da ihtiyacı bulunuyor” ifadelerini kullandı.

F35 uçaklarının verilmesinin, anlaşmaya uyulduğunun bir ispatı olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu ana kadar anlaşmanın gereği olarak 900 milyon dolar ödeme yaptığını ve taksitlerini ödediğini aktardı. Anlaşma çerçevesinde Türkiye’ye 120 tane F-35 uçağının verilmesi gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu açıklamaları yaptı: “Verilir veya verilmez. Artık dünya tek ülkeden ibaret değil, bunların çok alternatifleri var. Orası vermezse bir başka yerden biz bunları temin ederiz veya üretiriz. İnsansız hava araçlarını vermediler, şimdi biz üretiyoruz. Silahlı insansız hava araçlarını vermediler, şimdi biz üretiyoruz. İşte bu teröristleri bunlarla vuruyoruz, etkisiz hâle getiriyoruz. Kötü komşu bizi de ev sahibi yaptı.”

BUGÜNE KADAR İKİLİ VEYA ÇOK TARAFLI İLİŞKİLERİMİZİN HİÇBİRİNDE RİYAKÂRLIK YAPMADIK”

“Türkiye’nin Avrupa ve Amerika’yla olan müttefiklik, ortaklık ilişkilerine olduğu kadar, diğer ülkelerle tesis edeceği iş birliklerine de ihtiyacı var” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi tek taraflı ilişkiye zorlayanların, kendilerinin gizli veya açık dünyanın dört bir yanında ne tür faaliyetler içerisinde olduklarını gayet iyi biliyoruz. Bugüne kadar ikili veya çok taraflı ilişkilerimizin hiçbirinde kimseye riyakârlık yapmadık. Ama bize hepsi yapıldı” şeklinde konuştu.

Bir güvenilirlik testi yapılması durumunda, bu testten alnının akıyla çıkacak tek tarafın Türkiye olacağını; Avrupa ve ABD’nin bu konuda defalarca sınıfta kaldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’nın, sadece Suriye konusunda bize verip yerine getirmediği sözleri burada saymaya kalksam, kimsenin yüzümüze bakacak hâli kalmaz” değerlendirmesinde bulunu.

“TÜRKİYE, BU SALDIRININ DA ÜSTESİNDEN GELECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizle ilgili olarak Amerika’da açılan davaların, verilen mahkûmiyet kararlarının örneği bir başka ülkede yok. İzmir’de tamamen hukuk içinde yürüyen bir davayı bahane ederek, Türkiye’yi askerî ve ekonomik alanda çökertmeye yönelik gayretler içerisine girilmesini, hiçbir mantıkla izah etmek mümkün değildir. Aynı şekilde Avrupa Birliği’nin, tam üyelik müzakerelerinde sıra bize geldiğinde o çok övündüğü kriterlerini nasıl fırıldak gibi döndürdüğünü en iyi kendileri biliyor. Ülkemizin ne ekonomisiyle ne de demokrasisiyle mukayese dahi edilemeyecek düzeydeki devletleri çok kısa süre içinde tam üye yapanlar, Türkiye’yi dışlamak için âdeta kendilerini inkar etmekten çekinmiyorlar. Ekonomi konusunda yaşananları bunlardan bağımsız görmüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de döviz kurunun böylesine yüksek rakamlara çıkartılmasının gerisindeki saikleri görmek için allame olmaya gerek yok. Her şey apaçık ortadadır. Biz ekonomideki artılarımızın da, eksilerimizin de gayet iyi farkındayız. Buradan bir kez daha söylüyorum: Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur. Terör örgütleri eliyle, içimizdeki ihanet çeteleri vasıtasıyla yapamadıklarını döviz kurunu, döviz kurşunu hâline getirdikleri ekonomi silahıyla gerçekleştirmek istiyorlar. Allah’ın izni ve milletimizin dirayetiyle, nice oyunları bozan, nice senaryoları yırtıp atan, nice ihanetleri tepeleyen Türkiye, bu saldırının da üstesinden gelecektir.”

“EKONOMİ YÖNETİMİ ÜLKE İÇİNDE VE DIŞINDA GEREKEN TÜM TEDBİRLERİ ALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasının engellenemeyeceği vurgusunda bulunarak ihracatın ve istihdamın yükselmeye devam ettiğine, üretim çarklarının döndüğüne, bayram tatilinde turizmin ve ticaretin tarihî rekorlar kırdığına işaret etti ve “Peki döviz kuru ne olacak diyenler varsa, onlara cevabımız, Bu da geçer ya hu, olacaktır” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi yönetiminin ülke içinde ve dışında gereken tüm tedbirleri alıp gerekli temasları kurduğunu ve bunların somut neticelerinin yavaş yavaş alınmaya başlandığını söyledi.

Güçlü siyasetin, ancak güçlü ordu ve güçlü bir ekonomiyle birlikte hayata geçirilebileceğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Ankara’da Kara Harp Okulu’nda, bugün Balıkesir’de Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda mezun olan subay ve astsubayların kararlılığının Türkiye’nin geleceği için güven verdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu orduyla değil terör örgütlerini, Allah’ın izniyle tıpkı ecdadımız gibi yedi düveli önümüze kadar cehenneme kadar kovalarız” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda, mezun olan astsubayları tebrik edip kendilerine görev yerlerinde başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, astsubayların velilerine de evlatlarını Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kazandırdıkları için şükranlarını ifade etti.

 

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.