Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manas Üniversitesi “Fahri Doktora Payesi Tevcihi” töreninde konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manas Üniversitesi “Fahri Doktora Payesi Tevcihi” töreninde konuştu için yorumlar kapalı 89192

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinde düzenlenen “Fahri Doktora Payesi Tevcihi” ile “Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Yeni Tesislerin Toplu Açılış Töreni”ne katıldı.

Törende konuşan Erdoğan, kendisine verilen fahri doktora unvanı için teşekkür etti, böylesine değerli bir eğitim ve bilim kurumunun, şahsına fahri doktora tevdi etmesinden dolayı mutluluk duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Değerli kardeşim Sayın Ceenbekov, artık bizler beraberiz. Fahri doktora ile bir ‘hoca-öğrenci’ ilişkisini birlikte yürütebiliriz. Bizimki daha çok ‘teori ile pratiğin birleşmesi’ denilebilir. Çünkü hayatımız hep böyle geçti, sadece teoride kalmadı ama pratikle de birleşti. Böyle bir hayatı 40 yıldır yaşıyoruz. Allah bundan sonra da tüm insanlığa hizmette bizleri istihdam etsin inşallah.” ifadesini kullandı.

Üniversitenin, Kırgızistan başta olmak üzere Orta Asya’daki kardeş ülkelerin ve toplulukların gelişmelerine destek vermek amacıyla 1995’te kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, üniversitenin ecdadın tarihteki başarılarından ilham alarak medeniyetin yeniden yükselişine katkı vermek üzere kurulduğunu dile getirdi.

Erdoğan, amaçlarının burada devletine, milletine, vatanına, ailesine, kendisine faydalı ve birbirlerine içtenlikle bağlı nesiller yetiştirmek olduğunu söyledi.

Burada yetişecek Kırgız gençlerinin, özellikle ülkede birer misyon temsilcisi olmasının önemine işaret eden Erdoğan, aynı şekilde yetişecek Türk gençlerinin de Kırgızistan’da birer misyon temsilcisi olmasının, hatta Rusya ve Çin gibi ülkelerde bulunmalarının önemli olduğunu vurguladı.

“SONRAKİ NESİLLER HAYALİMİZİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜREBİLİR”

Erdoğan, Manas Üniversitesini son 8 yılda üçüncü kez ziyaret ettiğini belirterek “Hayalimiz, bu mümtaz eğitim öğretim kurumumuzu, dünyada da örneklerini gördüğümüz asırlar boyunca ayakta kalan ve başlı başına birer marka haline gelen üniversiteler seviyesine çıkarmaktır. Böyle büyük bir hedefe öyle kısa sürede ulaşılamaz ama biz şimdiden bu iradeyi ortaya koyarak ve gereken çalışmaları yaparak sonraki nesiller hayalimizi gerçeğe dönüştürebilir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, 10 Nisan 2013’teki ikinci ziyaretinde üniversitedeki gelişmeleri bizzat müşahede ettiğini anlattı.

Bu yatırımlar arasında araştırma ve uygulama merkezleri, teknoloji merkezi, laboratuvarlar, sağlık merkezi, kütüphane, öğrenci evleri, lojmanlar ve misafirhaneler gibi tesislerin de bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Bu ziyaretimde üniversitedeki akademik gelişmelerin seyrine, çalışanların ve öğrencilerin ortak bir hedefe inanmışlığın heyecanına bizzat şahit oldum. Bu üçüncü ziyaretimde ise Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin Kırgızistan’da modern ve ileri bir yükseköğretim kurumu olarak örnek bir forma ulaştığını görüyorum. Karşımızda Orta Asya’nın saygın üniversiteleri arasında yer alan, mezunlarının dünyanın her yerinde iş bulabildiği bir üniversite görüyor olmaktan memnuniyet duyuyorum.

Bugün 23 yaşında olan üniversitemizin aradan geçen bu sürede katettiği akademik, fiziki, teknik ve teknolojik gelişme takdire şayandır. Bu gelişmelere kaynak olması için Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak üniversitemize 23 yılda 356 milyon dolar ödenek tahsis ettik. Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden akademisyenleri burada görevlendirdik. Kurulduğundan bu yana Türkiye’den 374 akademik personel büyük bir motivasyonla üniversitemizde çalıştı.”

Erdoğan, 32 üniversiteden 58 seçkin öğretim üyesinin üniversitede görev yapmasının yanı sıra üniversitenin kadrosunda 128 Türk vatandaşının akademik ve idari personel olarak istihdam edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, böylece toplam 186 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının akademik ve idari personel olarak Kırgızistanlı kardeşleriyle ortak hedeflere ulaşmak için bu çatı altında gayret gösterdiğini belirtti.

“Manas Üniversitemiz, bugün ulaştığı seviye itibarıyla ‘FETÖ ihanet şebekesinin devletin uluslararası düzeydeki eğitimde başarılı olamayacağı’ şeklindeki iddiasını çürütmüştür.” diyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Üniversitemiz, eğitim-öğretim, bilimsel gelişme, topluma hizmet ve uluslararası marka olma hedeflerine ulaşma yolunda şimdiden mesafe katetmeye başladı. İnşallah, Allah nasip ederse bir dahaki gelişimde karşımda çok daha ileri düzeyde bir üniversite bulacağıma inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Orta Asya’nın tarihin her döneminde Türklerin kadim ata yurdu olduğunu ifade etti.

İmam Serahsi Camisi’nin açıldığına değinen Erdoğan, muhteşem bir eser olan caminin, Kırgızistan’ın bulunduğu coğrafyaya, topraklara bir mühür ve damga olduğunu dile getirdi.

Üniversitede bir tatbikat camisi bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu coğrafyada neşet eden ecdadımız bin yıllar boyunca sürekli batıya, doğuya, kuzeye ve güneye yönelmiş oralarda kendisine yeni ve mümbit hayat alanları kurmaya çalışmıştır. Anadolu daha önceki lokal yerleşimlerin ardından geçtiğimiz günlerde 947’nci yıl dönümünü kutladığımız Malazgirt zaferiyle atalarımız tarafından ebedi vatan olarak tescil edildi. Aradan geçen bin yıla rağmen Anadolu’nun Orta Asya ile olan bağı, bu coğrafyaya olan sevgisi, muhabbeti, hasreti hep sürdü. Aramızdaki güçlü insani etkileşim, ticaretten kültüre her alanda asırlar boyunca devam etti.”

Bugün gerçekleştirilen İş Konseyi toplantısının Kırgızistan ve Türk iş adamlarını bir araya getirdiğini belirten Erdoğan, buluşmaların bundan sonra da kararlılıkla devam etmesiyle, öncelikle Kırgızistan’ın süratle kalkınmasına vesile olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, soğuk savaş döneminin yakın ilişkinin bir süre zayıflamasına yol açtığını, 1991 yılından itibaren 70 yıllık parantezin kapanmasını takiben bölgeyle ilişkilerin yeniden geliştirilmesinin birilerini rahatsız ettiğini vurguladı.

Türk dış politikasının en önemli önceliklerinden birinin bu ilişkileri kurmak olduğuna vurgu yapan Erdoğan, Türkiye’nin, Orta Asya’daki kardeş cumhuriyetlerin bağımsızlığını ilk tanıyan, buralarda ilk büyükelçilik açan ülke olduğunu bildirdi.

Orta Asya ülkelerinin, bağımsızlıklarından bu yana geçen çeyrek asrı aşkın sürede siyasi, ekonomik, sosyokültürel alanlarda önemli ilerlemeler sağladığını belirten Erdoğan, 31 Ağustos’ta 27’nci bağımsızlık yılını geride bırakan Kırgızistan halkını tebrik etti.

Erdoğan, Kırgızistan’a 90’lı yıllarda bir ziyaret yaptığını anımsatarak, o dönemde alışveriş alanlarında satın alınacak herhangi bir şeyin bulunmadığını, bunların tarih olduğunu, geride kaldığını, şimdi ise bir dirilişin yaşandığını ifade etti.

“Bugün bizim için yeterli mi? Değil ama daha iyi olacak, buna inanıyorum.” diyen Erdoğan, dayanışma halinde Kırgızistan’ın ayağa kaldırılacağını belirtti.

Erdoğan, Türkiye’nin, ilk günkü heyecan ve kararlılıkla Kırgızistan’ın yanında olduğunu, yanında olmaya da devam edeceğini söyledi.

“ASRA BEDEL GÜNLER YAŞANDI”

Türkiye için olduğu gibi Türk Cumhuriyetleri için de son çeyrek asrın kolay geçmediğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ünlü yazarımız merhum Cengiz Aytmatov’un ifadesiyle, asra bedel günler yaşandı. Kardeş cumhuriyetlerimizin hepsi de devlet hayatı bakımından çok kısa sayılabilecek bir sürede önemli başarılara imza atarak bugünlere geldi. Türkiye olarak özellikle dost ve kardeş Kırgızistan’la siyasi olduğu kadar ekonomik, ticari ve kültürel alanlardaki iş birliğimizi de geliştirmek için gayret gösterdik. Biz ilişkilerimizi özellikle FETÖ gölgesinden kurtararak önümüzdeki dönemde daha da geliştirmeye kararlıyız. Zira bunlar hain bir örgüttür, siz bizim kardeşimizsiniz. 15 Temmuz’da bize darbe yapanlar Allah göstermesin yarın aynı şeyi burada da yaparlar. Bunlar haindir, bunlar alçaktır ve bu bakımdan biz damdan düşen olduğumuz için kardeşlerimizi uyarıyoruz, aman dikkat. Bunlar askeri de ele geçirirler, polisi de ele geçirirler, yargıyı da ele geçirirler, üniversiteleri de ele geçirirler ve ondan sonra bir gece ansızın umulmadık şeyler olur. Aman dikkat…”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Kırgızistan ile Türkiye arasında yükseköğrenim konusundaki var olan iş birliğini yürütmeye devam ettiklerini, Türk Konseyi başta olmak üzere çok taraflı platformlardaki işbirliklerini de daha çok geliştirmek için çalıştıklarını dile getirdi.

“BİZİM İRADEMİZ SADECE ALLAH’IN ELİNDEDİR”

Türkiye’nin en önemli özelliğinin, ilişkilerini “daima kazanç” ilkesine dayandırması olduğunun altını çizen Erdoğan, siyasette de ekonomide de “kazan kazan” anlayışıyla hareket ettiklerine değindi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

“Kırgızistan söz konusu olduğunda bu kazancın muhatapların lehine büyümesinden biz sadece memnuniyet duyarız. Yeter ki ortak geleceğimizi kimsenin güdümüne ve oyununa bırakmadan tamamen kendi irademizle belirleyelim. Allah’tan daha büyük güç yoktur ve biz kula kul olmayacağız. Sadece ve sadece Allah’a kul olacağız. Bunlar iradelerini Pensilvanya’ya teslim etmiş olabilirler. Bizim irademiz sadece Allah’ın elindedir. Bunu başardığımızda önümüzde çözülemeyecek hiçbir sorun olmadığına yürekten inanıyorum.”

Recep Tayyip Erdoğan, Manas Üniversitesi bünyesinde tıp fakültesinin de temelinin atıldığını ifade ederek, fakültenin bölgeye büyük hizmet yapacak doktorları, sağlık elemanlarını, hemşireleri yetiştireceğine dikkati çekti.

Erdoğan, fakültenin süratle bitirileceğini de söyledi.

Kırgızistan’a 2011’de yaptığı ziyaret sırasında koydukları hedeflerin 8 yıl sonunda büyük oranda gerçekleştirilmiş olmasından memnuniyet duyduğuna işaret eden Erdoğan, üniversitenin de bu günlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Kırgızistan ile Türkiye arasındaki kurulan bu eğitim köprüsünün genişleyerek, güçlenerek, zenginleşerek tüm Orta Asya’ya, dünyaya yayılmasını dileyen Erdoğan, gençleri, iş insanlarını, sivil toplum kuruluşlarını, kültür insanlarını ve diğer tüm alanlardaki kurumları daha yakın, daha sıkı iş birliği yapmaya davet etti.

Üniversitenin rektörlerinin kısa birer açılış konuşması sonrasında, konuklara Türkiye-Kırgızistan Manas Üniversitesi bölümlerinin anlatıldığı kısa bir film gösterimi yapıldı.

Ardından fahri doktoranın gerekçesi senato kararı davetlilere okundu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ile mevkidaşı Sooronbay Ceenbekov’a fahri doktora unvanı ve doktoraları verildi, cübbeleri giydirildi.

Fahri doktora töreninde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz da törende hazır bulundu.

Tören öncesi Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve beraberindeki bakanlarla Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Tıp Fakültesinin temelini attı.

Hatıra kapsülünü temelin içine atan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, tıp fakültesinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.