Türkiye-Rusya-İran Zirvesi Tahran’da toplandı 0 97

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleştirilen, Suriye sorununa kalıcı çözüm bulmayı amaçlayan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi toplandı.

Uluslararası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı öncesinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’i kapıda karşıladı. Üç lider daha sonra birlikte fotoğraf verdi.

Zirve’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıdan çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklendiğini, alınacak kararlarla bu beklentileri boşa çıkarmayacaklarına olan inancını ifade etti.

“İDLİB, BÖLGENİN BARIŞ VE İSTİKRARI BAKIMINDAN DA HAYATİ ÖNEME SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında kısa bir durum muhasebesi yapmak istediğini belirterek şunları kaydetti: “Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise, Suriye’nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır. Bu amaçla baştan beri sahada şiddetin durdurulmasını, insani durumun iyileştirilmesini ve siyasi sürecin önünün açılmasını hedefledik. Aynı anlayışla Cerablus, El Bab ve Afrin gibi yerlerde sahaya inerek kendi askerimizin kanı ve canı pahasına terörist unsurları bölgeden temizledik. Böylece Suriye topraklarını güvenli hâle getirerek huzur ve istikrarı temin ederek mültecilerin evlerine dönebileceği şartları hazırlamaya çalıştık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yanı sıra yine Astana toplantıları kapsamında hayata geçirilen en kritik adımın, gerginliği azaltma bölgelerinin tesisi olduğunu vurgulayarak “Ancak zamanla bunlar farklı bahanelerle tek tek tasfiye edildi. Bugün gerginliği azaltma bölgelerinden geriye sadece İdlib kaldı” dedi.

Bu bölgelerin tesisinin ardından yaşanan gelişmeler dolayısıyla muhalefetin kendilerinin aldatıldığını düşündüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz. Şunu bir kere daha vurgulamak istiyorum: İdlib, sadece Suriye’nin siyasi geleceği için değil, bizim millî güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir” şeklinde konuştu.

“İDLİB’İN KAN GÖLÜNE DÖNMESİNİ ASLA İSTEMİYORUZ

Türkiye’nin bölgede kurduğu 12 gözlem noktasının sahadaki anlamlarından birinin Türkiye’nin İdlib halkına ve buraya sığınanlara can güvenlikleri konusunda güvence vermiş olması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin kendi halkına yönelik katliamları hâlâ hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz. Her ne gerekçeyle olursa olsun İdlib’e yapılan ve yapılacak bir saldırı felaketle, katliamla ve çok büyük bir insani dramla sonuçlanacaktır. Bölgedeki 3,5 milyonu aşkın sivilin tamamı bundan etkilenecektir. On binlerce sivil bombardımanlarda can verirken, gidecek başka yerleri kalmadığı için milyonlarcası bizim sınırımıza dayanacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğunluğu Suriyeli 4,5 milyon sığınmacıyı topraklarında barındıran Türkiye’nin, mülteci ağırlama kapasitesini doldurduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rus ve İranlı dostlarımızın İdlib’teki bazı terörist oluşumlardan kaynaklanan güvenlik endişelerini elbette anlıyoruz. Bölgeye doğrudan komşu olmamız sebebiyle, benzer kaygıları en az sizler kadar bizler de duyuyoruz. Ancak, İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadelede zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç var. Türkiye olarak biz bu konuda gereken çabayı gösterdik, daha fazlasını göstermeye de hazırız. İdlib’in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Siz dostlarımızdan da bu çabalarımızda bize destek olmanızı bekliyoruz.”

“SURİYE’DE YENİ BİR ŞİDDET DALGASI VE İNSANİ KRİZ YAŞANMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında İdlib’te tarafların ortak kaygılarını dikkate alan makul bir çıkış yolu bulunması gerektiğine işaret ederek, “Gerek Halep’in, gerekse Hmeymim Hava Üssü’nün güvenliğine yönelik tehditlerin bertaraf edilebilmesine yönelik her türlü çabayı göstereceğiz. Bu çerçevede Rus dostlarımızın rahatsızlık duyduğu unsurları Halep ve Hmeymim bölgesine yönelik saldırılara girişemeyecekleri yerlere çekmeyi deneyebiliriz. Böylece İdlib bölgesinde kritik yerlerin kontrolü sadece ılımlı muhalifler tarafından sağlanır hâle gelecektir” ifadelerini kullandı.

Sözlerine “Meseleyi Astana ruhuna uygun şekilde ve suhuletle çözmeyi hedeflemeliyiz. Zira bu konu Astana’nın itibar ve güvenliğinin sınanacağı son fırsattır” değerlendirmesiyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’in akıbeti konusunda varacağımız anlayış, Suriye bağlamındaki iş birliğimizin geleceğini de şekillendirecektir. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin ve kararlılığının doğru anlaşılmasını sizlerden özellikle rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizin ve kardeşimiz olarak gördüğümüz Suriye halkının geleceğini bu derece yakından ilgilendiren bir konuda Türkiye’nin tavrı bellidir. Astana garantörlerinin Suriye’de yeni bir şiddet dalgası ve insani kriz yaşanmasına izin vermeyeceği mesajının, bu zirveden uluslararası kamuoyuna verilmelidir.”

“PYD/YPG DÂHİL, BÜTÜN GİRİŞİMLERE AYRIM YAPMADAN ORTAK TAVIR ALMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gözlerin İdlib’e çevrildiği, dikkatlerin buraya odaklandığı bir zamanda Fırat’ın doğusunda arzu edilmeyen gelişmeler yaşandığına işaret ederek, birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ’la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yönelmesinin gizlenemez bir gerçek olduğunun altını çizdi. “Artık DEAŞ tehdidi ve tehlikesi kalmamış olmasına rağmen, Amerika’nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsızız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Amerika’nın artık 20 bine yakın tırı silah, mühimmatla birlikte bölgeye göndermesi, üç bine yakın kargo uçağını aynı şekilde bölgeye göndermesi, bu terör örgütünün nedenli güçlendiğinin çok açık ifadesidir” şeklinde konuştu.

Suriye rejiminin de göz yummasıyla Fırat’ın doğusunda güçlenen terör örgütünün, sahadaki varlığını yabancı güçlerin desteğiyle kalıcı hâle getirmeye çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum sadece bizim millî güvenliğimizi ilgilendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve geleceğine de tehdit oluşturuyor. PYD/YPG dâhil Suriye’den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne kasteden bütün girişimlere ayrım yapmadan ortak tavır almalıyız.”

Konuşmasının devamında ülkenin bir bölümünde sergilenen hassasiyetlerin diğer bölümünde gösterilmiyor olmasının, hem Suriye halkının, hem de uluslararası toplumun burada verilen mücadeleye bakışını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, özellikle Suriye’nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Ülkemizin bekasına tehdit oluşturan yapıların hudutlarımızın hemen ötesinde cirit atmasına müsaade edemeyiz; tehdidin kaynağına ve boyutuna göre gereken adımları atmayı sürdüreceğiz” dedi.

SURİYELİ MÜLTECİLERİN ÜLKELERİNE GERİ DÖNÜŞÜ

Kendilerinin Suriye’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun kalıcı bir çözüm bulunmasından yana olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti “Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisiyle iş birliği halinde anayasa komitesinin oluşumunun tamamlanmasına, serbest ve adil seçimler yapılması için şartların bir an önce hazırlanmasına önem veriyoruz. Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü ve ülkenin yeniden inşası ancak bu gelişmelerin ardından daha anlamlı bir şekilde ele alınmaya başlanabilir. Geri dönüş sürecinin gönüllülük esasına göre uluslararası hukuka uygun olarak ve Birleşmiş Milletlerle iş birliği hâlinde yürütülmesi esas olmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’nin 1915’te imzalandığını, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün 1997’de kurulduğunu hatırlatarak, kimyasal silahlarla ilgili tavırlar koymanın doğru ve yerinde olduğunu ifade etti.

Sözlerine “Fakat kimyasal silahlarla ölenlerin, öldürülenlerin sayısına baktığımız zaman, orada 1000-2000-3000-5000 kişiyi görüyoruz, ancak konvansiyonel silahlarla öldürülenlere baktığımız zaman orada on binler, yüzbinler görüyoruz” ifadeleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz, ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder? Buna karşı bizim bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da bu işi gündeme getirmek suretiyle yeniden bunu güncellemenin, ortaya koymanın, kimyasal, konvansiyonel, buna karşı bir ortak tavır takınmanın ki burada birinci derecede Rusya Federasyonu’na büyük görev düşmekte, zira Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de Rusya Federasyonu’nun yer alması, böyle bir kararın alınmasının da bana göre neticesini çok daha açık, net hâle getirecektir.”

İDLİB’TE ATEŞKES İLANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveden çıkacak sonuçların Suriye halkı için hayırlı olması temennisinde bulunarak, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla teşekkür etti.

Toplantı sonrası, 12 maddelik bir sonuç bildirgesi yayınlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki toplantının Rusya’da yapılacağını ifade etti.

İdlib’te bir ateşkes ilanı yapılmasının bu zirvenin en önemli adımlarından birisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Bu sivilleri bu ciddi manada huzurlu kılacaktır, rahatlatacaktır ve bu konuyla ilgili bir adımın atılması ve böyle bir ilanın yapılması, bu zirvenin de zaferi olacaktır diye düşünüyorum.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Belarus Cumhurbaşkanı Lukashenko Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 0 85017

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukashenko, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşılandı.

Her iki ülkenin millî marşlarının çalındığı törende Belarus Cumhurbaşkanı Lukashenko, tören kıtasını selamladı.

Törenin ardından heyetlerini birbirlerine takdim eden ve basın mensuplarına tokalaşarak görüntü veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Belarus Cumhurbaşkanı Lukashenko, baş başa ve heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirmek üzere, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

Emine Erdoğan, “Sen Durdurabilirsin” adlı geri dönüşüm sergisinin açılışını gerçekleştirdi 0 55609

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Bölgesel Çevre Merkezi Türkiye’nin düzenlediği ve TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları tarafından desteklenen “Sen Durdurabilirsin” adlı geri dönüşüm sergisinin resmî açılışını yaptı.

REC Türkiye tarafından yürütülen ve TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları (SEIP) Doğrudan Hibe Fonlama Mekanizması kapsamında finanse edilen, “Sen Durdurabilirsin” adlı geri dönüşüm sergisinin açılışı, Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla Kentpark Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Emine Erdoğan, “Yeşil Kutu Yollarda” çevre eğitim projesinin uzantısı olarak hayata geçirilen sergiyi, Bakan Kurum ve beraberindekilerle gezerek, REC Türkiye Direktörü Rifat Ünal Sayman’dan bilgi aldı.

Labirent şeklinde düzenlenen sergiyi ziyaret eden öğrencilerin etkinliklerini de izleyen Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum’un yedi aylık kızı Hatice Zehra’yı da kucağına alarak sevdi ve çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

SERGİ, 30 HAZİRAN’A KADAR GEZİLEBİLECEK

Sergi, “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Eğitim” yoluyla TANAP güzergâhındaki dokuz ildeki öğrencilerin farkındalık düzeyi, değerler ve davranışlarında olumlu değişiklik yaratarak, bu illerin sürdürülebilirliğine katkı sağlanmasını hedefleyen Yeşil Kutu Yollarda Projesi kapsamında uygulanıyor.

30 Haziran’a kadar Ankara Kentpark Alışveriş Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak sergi ile atıkların hikâyesi ve atık sorununun çözümü için iyi uygulamaların aktarılabilmesi ve herkesin çözümün bir parçası olmaya davet edilmesi hedefleniyor.

Sergide insan faaliyetlerinin doğayı ve çevreyi nasıl etkilediğine dair bilgiler yer alırken, tüketim alışkanlıklarının bir sonucu olarak oluşturulan cam, kâğıt, plastik ve elektronik atıklar yakından tanınabilecek.

Labirent şeklindeki sergi alanı “Giriş”, “Dünyamız ve Çevresel Tehditler”, “Döngüsel Ekonomi”, “Evsel Atıklar”, “Ambalaj Atıkları”, “Elektronik Atıklar”,

“Faaliyet Alanı”, “Eğitim Salonu” ve “Çıkış” olmak üzere toplam dokuz alandan oluşuyor. Sergi alanında ziyaretçiler tüketim alışkanlıkları ve atıkların oluşmasındaki tercihlerine göre çıkışa ulaşabilecek.

Sergide günlük yaşamda kullanılan ürünlerin nasıl “atık” hâline geldiği ve atığın dönüşümünü, tüm yaştan bireylerin deneyimleyerek, öğrenmesi de hedefleniyor.

Sergi ve Yeşil Kutu projesi hakkında daha detaylı bilgiye “www.sendurdurabilirsin.org”, “www.yesilkutu.org” web sayfaları ile Facebook’ta “@yesilkutu”, Twitter’da “@recturkiye”, Instagram’da ise “@sendurdurabilirsin” hesaplarından ulaşılabilecek.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,