ANKARA’NIN PATRONLARI LEVENT KANDEMİR 0 114

TÜSİAV GENEL BAŞKANI ;Sayın Veli SARITOPRAK ve Genel Koordinatörümüz Levent Kandemir ‘ in  geleceğin internet medya gazeteciliği hakkında ki röportajı www.ticarihayat.com.tr gazetesinde yayınlanmıştır

Bu haftaki konuğumuz internet gazeteciliği alanında oldukça başarılı olan Enerji Petrol Medya Genel Koordinatörü Levent Kandemir. Kendisi ile internet gazeteciliğini, Türkiye’de internet gazeteciliğinin sıkıntılarını, geleceğini ve beklentilerini detaylı bir şekilde konuştuk.

VELİ SARITOPRAK: Sizi tanıyabilir miyiz ?
Levent KANDEMİR: 1968 Keskin/KIRIKKALE doğumluyum. Eğitimimi Kırıkkale’de tamamladım. Ankara Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Programcılığı bölümünden ayrıldım. Ankara ODTÜ’de Pazarlama ve Programlama dalında eğitim aldım. 1998 yılında Enerji sektöründe 14 yıl görev yaptım, sonrasında Medya-İletişim (ENERJİ PETROL MEDYA) Group’da 6 yıldır Genel Koordinatör olarak görev yapmaktayım. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

VELİ SARITOPRAK: Medya geçmişiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Levent KANDEMİR: 1993 yılında Ankara’da RADYONET YAYINCILIK MEDYA A.Ş.’nde ilk deneyim yıllarım oldu. O dönemlerde Ankara Gaziosmanpaşa’dan yayın yapmakta olan İlk Radyo Kanalı idi. Yaklaşık 3 yıl burada yayın ve iletişim konularında görev aldım. O yıllarda hem Dağıtım Şirketlerinde yöneticilik yapmak hem de Radyo ve medyaya zaman ayırmak biraz zordu. Asıl medya ile iç içe olmam 2012 yılının başlarında oldu. Medya da bulunmak ağır sorumluluk gerektiren bir ilke idi.

VELİ SARITOPRAK: Türkiye’de İnternet Gazeteciliği ne aşamada?
Levent KANDEMİR: Bilindiği üzere 21.yüzyılda iletişim ağları, ağ iletişim sistemleri oldukça yaygın ve bir o kadarda göreceli. Sistem gereği bilgisayar ağlarını kullanarak, belirlenen hedeflere yayın sistemi neticesinde erişim sağlayan gazetecilik sistemi, internet üzerinde web diye bildiğimiz ve html olarak kısaltılan, sayfalara yazı yazılmasını sağlayan ve çoklu medya ortamının da sağladığı olanaklarla, internet gazeteciliği ortaya çıkmıştır.
Teknoloji ve gazetecilik birbirine bağlı ve birbirini etkileyen bir ilişkiye sahiptir. Bilgiye ulaşma, yayma, kısaca iletişim konusunda sağladığı imkanlar ve getirdiği kolaylıklar, internet gazeteciliği için de vazgeçilmez bir araç olarak karşımıza çıkmış ve yaygınlaşmıştır.
Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte geleneksel gazete önemini yitirmeye başlamıştır. Bugün Dünya da ve Ülkemizde, gazete alıp okuma kavramı yavaş yavaş yerini, telefon ya da tabletlerdeki uygulamalar aracılığıyla gazete okumaya bırakmaktadır. Ve yazılı basın kuruluşlarının da mobil uygulaması olup web sitelerinde güncel yayın yapmaktadırlar.
Ülkemizde birçok yazar, medya sektörünün önderleri, gelecek için bir takım öngörülerde bulunmaktadırlar.
İnternet gazeteciliğinin sektörel ve toplumsal etkileri hakkında araştırmalar yaparak, bu konu hakkında paneller ve konferanslar düzenlenmektedir.
İnternet haberciliği yapan kurum kuruluşlar, ilerleyen dönemlerde, nasıl bir adım atmaları gerektiği üzerinde efor sarf etmektedirler. Teknoloji, yeni nesil gazetecilik anlayışının önümüzdeki yıllarda nasıl bir noktaya geleceği konusunda da umutlu bir yaklaşım içerisindeyim.

VELİ SARITOPRAK: Hedefleriniz nelerdir?
Levent KANDEMİR: Sosyal medya alanında ve gazetelerimizde başarılı olmak en büyük hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Bu başarının en önemli kısmını ise ekip ruhu, sosyal kitlelere ulaşım, ve doğru haber yayınlamak oluşturmaktadır. Hedefimiz yeni potansiyel kitlelere erişim sağlamak, ulaşılabilir kitle sayımızı artırmak, öncelikle de marka yaratmak ve Türkiye’de internet medyacılığı alanında ilk 5’in içerisinde yer almaktır.

VELİ SARITOPRAK: Hangi sektörlere daha çok hizmet veriyorsunuz?
Levent KANDEMİR: Sektörel anlamda, enerji alanında yazılarımız ve görsellerimiz vardır. Bunun dışında, resmi kurumlar ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları hedefleyen Sivil Toplum Kuruluşları ve Derneklerimizin, sempozyum, açılış ve etkinliklerine de gazetelerimizde yer veriyoruz.

VELİ SARITOPRAK: İnternet Gazeteciliği sektöründeki sıkıntılar nelerdir?
Levent KANDEMİR: Türkiye’de internet Medyacılığı ana sisteminde, *domain isimleri, yazılımlar, kategoriler, haber içerikleri, künyeleri, haberleri yayınlama hızı gibi kriterler her zaman gündemde olan kavramlar. Bunların hepsi birer maliyet teşkil etmekte.
*Sistemde; birçok haber siteleri içerisinde rekabet kavramı.
*Reklam ve animasyon alımları, yayınlama, bütçe dağılımı olması.

VELİ SARITOPRAK: Sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Levent KANDEMİR: Okur kitlelerinin oluştuğu yazılı basının; yavaş yavaş yerini internet gazeteciliği platformlarına doğru hareket ettirmesinin yanı sıra; artık günümüz teknolojisinde bağımsız internet gazeteciliği uygulamalarının hızla yaygınlaşmakta olduğu aşikar görünmektedir.
Türkiye’de haber kaynağı olarak; Facebook, Twitter vs. sosyal paylaşım siteleri, önemli bir kesimi içerisine almıştır. Bu nedenle sosyal medya Türkiye’de popüler bir haber kaynağıdır.
İnternet medya haberlerinin birçoğunda hatta tamamında sosyal medyaya ait birçok link paylaşımları için yer verilmiş, haber kaynağının doğruluğu adeta teyit edilmiştir. Buradan hareketle internet medyacılığının geleceği konusunda;
Doğru haber edinimi, haberin kaynağı, menşeyi ve paylaşım ortamları vs. gibi faktörlerin sosyal medya paylaşım siteleri ile birlikte hedeflenen seviyelere ulaşabileceği ayrıca 21. yüzyıl da internet medyacılığının, geleceğin vazgeçilmezi olacağı kanaatindeyim.

VELİ SARITOPRAK: Ankara’nın internet medya gazeteciliğine ilgisi nasıl?
Levent KANDEMİR: Bizler internet medya gazeteciliği anlamında ,gazetelerimizin Türkiye dahil tüm Dünya genelinde tıklanıp, göreceli olduğu kanaatindeyim. Ankara’nın; hem ülkemizin Başkenti hem de bürokrasi ve özel sektörün yoğun olduğu bir yerleşim bölgesi olması sebebi ile; yazılı basından çok, internet medyacılığını tercih ettiklerini benimsiyorum .

VELİ SARITOPRAK: Kaç okurunuz var?
Levent KANDEMİR: Yaklaşık 7.000 ile 10.000 civarında okurumuz var.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.