Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Türkiye’nin tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Türkiye’nin tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır” için yorumlar kapalı 45387

TESK Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bugün de tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır. Döviz kurundaki dalgalanma başta olmak üzere, ekonomimizi olumsuz yönde etkileyen tüm hadiseleri, serbest piyasa çerçevesinin dışına asla çıkmadan çözmenin mücadelesini veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TESK Genel Kurulu’na katıldı. Grand Ankara Otel’de gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, “Cumhuriyetimizi kurduğumuzda, dönemin şartları ve eğilimleri gereği, önce devletçi ekonomiyi tercih ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok partili siyasi hayata adım atılmasının ardından karma ekonomiye geçildiğini belirterek, “Rahmetli Özal’la birlikte de ülke olarak tercihimizi serbest piyasa ekonomisinden yana kullandık. Biz de AK Parti döneminde, ülkemizi dünyaya açarak serbest piyasa ekonomisini güçlendirdik, kurumsallaştırdık, geliştirdik. Bu sayede, ülkemizi büyütmek, zenginleştirmek için ihtiyacımız olan uluslararası yatırımları Türkiye’ye çekmeyi başardık. Ülkemizi 3,5 kat büyütürken, satın alma paritesine göre dünyanın 13’üncü, millî gelire göre de 17’nci ekonomisi hâline getirdik. Türkiye’nin bugün de tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır. Döviz kurundaki dalgalanma başta olmak üzere, ekonomimizi olumsuz yönde etkileyen tüm hadiseleri, serbest piyasa çerçevesinin dışına asla çıkmadan çözmenin mücadelesini veriyoruz” dedi.

“EKONOMİMİZİ GELİŞTİRMEK İÇİN ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR OLDUĞU GERÇEĞİNİ GÖZ ARDI ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü. “Benzer sorunlarla karşılaşan kimi ülkelerin, bunları demokrasiye ve serbest piyasa ekonomisine uymayan yöntemlerle nasıl çözdüklerini de gayet iyi biliyoruz. Ama biz, bu yollara tevessül etmedik, etmeyeceğiz. Esasen, son dönemde karşılaştığımız hadiselere baktığımızda, ülkemize yönelik gizli açık saldırıların, ne demokrasimizdeki eksiklerle ne serbest piyasa ekonomisi kapsamındaki sorunlarla ilgisinin olmadığını görüyoruz. Bu sürecin en önemli belirleyicisi, dünyadaki ekonomik eğilimlerin değişmiş olmasıdır. Küresel düzeyde finans ve üretim alanındaki yatırımlarda dolaşan paralar, bir süredir belirli merkezlerde toplanmaya başlamıştır. Uluslararası yatırımlardaki daralmayı, bu eğilimden dolayı anlayışla karşılayabiliriz.”

Benzer göstergelere sahip olan gelişmekte olan ülkelerin, bu değişimden olumsuz yönde etkilendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak Türkiye, özellikle son birkaç yıldır, gelişmekte olan ülkelerin ortalama seyrinden farklılaşan, daha olumsuz bir görüntü içindedir. Mesele demokrasi veya serbest piyasa ekonomisi olmadığına göre, burada bir başka sorunla, bir başka durumla karşı karşıyayız demektir. Elbette bunları söylerken, demokrasimizi daha ileriye taşımak, ekonomimizi daha geliştirmek için atmamız gereken adımlar olduğu gerçeğini göz ardı etmiyoruz. Vurgulamak istediğim husus, yaşadıklarımızın, eksiklerimizin, gediklerimizin, yapısal sorunlarımızın ötesinde bir anlama sahip olduğudur” diye ekledi.

“BANKALARIMIZ TÜM GÖSTERGELERİYLE SAPASAĞLAM AYAKTA”

Konuşmasında “Zor dönemler zor kararlar vermeyi ve uygulamayı gerektirir” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de ülkemizin içinden geçtiği dönemin nezaketine ve önemine uygun kararlar almaktan ve uygulamaktan asla çekinmiyoruz. Cumhurbaşkanı olarak şahsımın koordinasyonunda, ekonomi yönetimimiz başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızla gece gündüz çalışıyoruz. İş dünyamızla, ihracatçılarımızla, yatırımcılarımızla, KOBİ’lerimizle, esnaf ve sanatkârlarımızla da her fırsatta istişare ediyor, birlikte neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Döviz kurundaki dalgalanmayı önlemeye yönelik pek çok tedbiri hayata geçirdik, geçiriyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde yeni adımlarımız olacak” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin en büyük avantajı, sorunların finans kesiminden kaynaklanmıyor olmasıdır. Bankalarımız şu anda tüm göstergeleriyle sapasağlam ayakta. Paranın ürkek olması, tabii ki finans kesimini aşırı ihtiyatlı davranmaya itiyor. Kur, faiz ve enflasyon dalgalanması istikrara kavuştukça, finans kesimi daha cesur hareket etmeye başlayacaktır” açıklamasında bulundu.

“BUGÜN YAŞADIKLARIMIZIN NE 1994 NE DE 2001 KRİZLERİYLE EN KÜÇÜK BİR BENZERLİĞİ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedefimiz, üretimi, verimliliği ve tasarrufu esas alan bir ekonomik anlayışı yerleştirerek, yaşadığımız sıkıntıların üstesinden gelmektir. Böyle dönemlerin en önemli hastalığı fırsatçılıktır. Bankalar kredi faizlerini aşırı şekilde yükselterek ve kredi musluklarını kısarak reel sektör fiyatları şişirerek yangının üzerine âdeta körükle giderlerse, bundan herkes zararlı çıkar. Emin olunuz ki, nice fırtınaları atlatıp hedeflerine doğru yürüme başarısını gösteren Türkiye, bu dönemi de aynı şekilde geride bırakacaktır. Bugün yaşadıklarımızın, ne 1994 ne de 2001 krizleriyle en küçük bir benzerliği yoktur.”

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iki kriz de, küresel değil, Türkiye’nin kendi dinamiklerinin ürünüydü. Bugün ise Türkiye’nin kendinden kaynaklanan bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Aynı şekilde, 2008 yılında, küresel finans krizinden kaynaklanan bir karamsarlık havası ortalığı kapladığında, bu kriz bizi teğet geçecek, demiştik. Nitekim sonraki yıllarda, 2009’daki kaybımızı katbekat telafi eden neticelerle yolumuza devam etmiştik.  Bugün de diyorum ki, bu kriz bizim krizimiz değildir. Bu yaşadıklarımız, bize zorla yamanmak istenen, özel olarak üzerimize atılmaya çalışılan sahte bir dalgalanmanın ürünüdür. Şayet devletiyle, özel sektörüyle, finans sektörüyle, esnaf ve sanatkârıyla sağlam durursak, bu dalganın üzerinden aşar, yolumuza çok daha güçlü ve hızlı bir şekilde devam ederiz” ifadelerini kullandı.

Previous ArticleNext Article

30 Ağustos Zafer Bayramı : Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı 30 Ağustos Zafer Bayramı : Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı için yorumlar kapalı 84795

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine ay yıldız motifli çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve törende hazır bulunan devlet erkânı, daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere şunları yazdı:

“Aziz Atatürk; bağımsızlığımıza giden yolun altın halkalarından Büyük Zaferin 99. yıl dönümünde bir kez daha huzurunuzdayız. Bu tarihî günde zatıâlinizi ve aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Türkiye’yi bizlere çizdiğiniz hedefler doğrultusunda parlak bir geleceğe taşıyoruz.

Savunma sanayiinde attığımız adımlarla milletimizin göz bebeği olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığını her alanda daha da artırıyoruz. Demokraside, adalette, hak ve özgürlüklerde hayata geçirdiğimiz reformlarla, cumhurla, cumhuriyetimiz arasındaki bağı tahkim ediyoruz. Emanetiniz olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti emin ellerdedir. Ruhun şad olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı için yorumlar kapalı 80797

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “30 Ağustos, milletimizin kendisine ömür biçen emperyalist niyetleri kursaklarda bıraktığı ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığı tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Milletimiz, her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt’te bize yurt kılınan bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Büyük Zafer’e ilham veren ruh, inanç ve irade, 99 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimize istikamet çizmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

“Asırlara sâri şanlı tarihimizin köşe taşlarından biri olan Büyük Zafer’in 99. yıl dönümüne kavuşmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz. Milletimizin, Kıbrıs Türklerinin ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın her birinin 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik ediyorum.

“TÜRK MİLLETİ, VATANI ÜZERİNDE ASLA BOYUNDURUK KABUL ETMEYECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR”

Bu gurur günümüzde bizleri yalnız bırakmayan tüm dost ve kardeşlerimize şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarını ve ordumuzun kahraman askerlerini rahmetle yâd ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal’in Başkomutanlığında 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz, 4 gün süren göğüs göğse çarpışmaların ardından Dumlupınar’da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. Dünya savaş tarihine geçen bu şanlı zaferle Türk Milleti, şehit kanlarıyla sulanan vatanı üzerinde asla boyunduruk kabul etmeyeceğini göstermiştir.

“30 AĞUSTOS, CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNA GİDEN YOLU AÇAN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR”

30 Ağustos, milletimizin kendisine ömür biçen emperyalist niyetleri kursaklarda bıraktığı ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığı tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Milletimiz, her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt’te bize yurt kılınan bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Büyük Zafer’e ilham veren ruh, inanç ve irade, 99 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimize istikamet çizmektedir.

Savunma sanayiinden ekonomiye, dış politikadan enerjiye, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast eden taşeron terör örgütleriyle mücadeleye kadar her alanda elde ettiğimiz başarılar, bunun en önemli nişaneleridir. Ülkemiz bugün sadece sınırları içinde yaşayan 84 milyon vatandaşının değil, Balkanlardan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya gönül coğrafyasındaki yüz milyonlarca dost ve kardeşinin de umudu hâline gelmiştir. Allah’ın yardımı, kalbi bizimle çarpan dostlarımızın desteği ve necip milletimizin samimi duasıyla inşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız.

“84 MİLYON BİRLİK, DİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİNDE AYDINLIK YARINLARIMIZA HEP BERABER YÜRÜYECEĞİZ”

İçimizdeki kimi bedhahlara rağmen, zalimler karşısında mazlumun hakkını savunmaya, tüm dünyada barışın, adaletin ve özgürlüğün hâkim olması için gayret göstermeye devam edeceğiz.

Bundan 99 yıl önce Dumlupınar’da şaha kalkan imanın rehberliğinde, 84 milyon birlik, dirlik ve kardeşlik içinde aydınlık yarınlarımıza hep beraber yürüyeceğiz. Bu düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını minnetle yâd ediyorum. Vatanımız, ezanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız uğrunda can veren aziz şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki tüm kardeşlerimin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!”