Emine Erdoğan’a “İnsani Hizmet Takdir Ödülü” verildi 0 45039

Londra’da düzenlenen Küresel Donörler Forumu’nda, “İnsani Hizmet Takdir Ödülü” verilen Emine Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Bana hayatım boyunca onur verecek olan bu anlamlı ödülün gerçek sahibi; din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın, nerede bir çığlık varsa yüzünü oraya çeviren ülkemdir, devletimdir, milletimdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a, Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi’nin (World Congress of Muslim Philanthropists) Londra’da düzenlediği Küresel Donörler Forumu’nda “İnsani Hizmet Takdir Ödülü” verildi.

“Hayırseverlik Mirası Ödülleri” kapsamında verilen ödülü, Londra Belediyesi’nin ev sahipliğinde Mansion House’da düzenlenen törenle alan Emine Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE, PEK ÇOK COĞRAFYAYA YARDIM ELİ UZATIYOR”

Konuşmasında “Soykırımlar, tecavüzler, ayrımcılıklar cüretkârca işlenirken, onurlu duruşların sesi ne yazık ki yeterince güçlü çıkmıyor” ifadelerini kullanan Emine Erdoğan, Türk milletinin güçlü vakıf geleneği bulunan hayırsever bir toplum olduğunu belirterek, Türkiye’nin sadece mültecilere yardım etmekle kalmadığını, Afrika ülkelerinden Gazze’ye kadar pek çok coğrafyaya yardım eli uzattığını kaydetti.

Türkiye’nin millî gelire oranla dünyada en çok insani yardım yapan ülke olduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, “Bu akşam burada şahsıma tevdi edilen insanlığa hizmetin takdir edilmesi ödülünü, insanlığın vicdanı olan işte bu aziz millet adına alıyorum. Bana hayatım boyunca onur verecek olan bu anlamlı ödülün gerçek sahibi; din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın, nerede bir çığlık varsa yüzünü oraya çeviren ülkemdir, devletimdir, milletimdir” şeklinde konuştu.

“FARKLI OLANI ZENGİNLİK KABUL EDEN BÜYÜK BİR MEDENİYETİN MENSUPLARIYIZ”

“Farklı olanı ötekileştiren değil, zenginlik kabul eden büyük bir medeniyetin mensuplarıyız” diyen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Sevinçlerimiz kadar acılarımız da ortak. Birimizin canı yandığında, diğerimiz de bunu hissediyor. Bir vücudun azaları gibiyiz. Dünyanın bir köşesinde acı varsa, bu yüreğimize dokunuyor, içimizi sızlatıyor.”

Konuşmasının devamında, salonda bulunan hayırseverlere seslenen Emine Erdoğan, “Sizler, kapitalizmin insan ruhunu duyarsızlaştırdığı bir dünyada, merhametin, vicdanın sesi olmaya çalışıyorsunuz. İnsanlığın yüklerini omuzlama derdinde olan asil ruhlarınız, biliyorum ki hayırseverlik duygularıyla mayalandı. Dünyanın son yıllarda bu çabaya gerçekten çok ihtiyacı var” dedi.

“HAYIRSEVERLİK SADECE MERHAMET ETMEK, MADDİ YARDIMDA BULUNMAK DEĞİLDİR”

Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi’nin iki yılda bir toplanarak Afrika’nın kadınlarına, Orta Doğu’nun çocuklarına ve tüm mazlumlara umut olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Herkesin sessizliğe gömüldüğü bir dünyada, suskun yürekleri, paslı vicdanları sarsıyorsunuz. Bu çabanın tanklardan ve füzelerden daha etkili olduğunu düşünüyorum. Hayırseverlik sadece merhamet etmek, maddi yardımda bulunmak demek değildir. Hak ve adalet düzeninin tesisi için çalışmak, merhamet politikaları üretmek için çabalamaktır. Toplumsal adalete, fırsat eşitliğine alan açmaktır. Çocukların yaşam hakkını korumaktır. Onlara eğitim imkânları hazırlamaktır. Hayırseverlik, insanlığın meseleleri ile ilgilenmek kadar çevre sorunlarını ve hayvan haklarını da gözetmektir. Hulasa, eşref-i mahlûkata yakışanı yapmak, yani insan kalabilmektir.”

Sözlerinin devamında yıl dönümü vesilesiyle, 11 Eylül 2001’de ABD’de yaşanan terör saldırılarına da atıfta bulunan Emine Erdoğan, “11 Eylül, ne yazık ki medeniyetler çatışması tezinin zeminini oluşturmuştur. 2001 yılından bu yana, özellikle Orta Doğu; acının, gözyaşının vatanı hâline geldi. Afganistan, Irak, Suriye, kadim dünyanın medeniyet merkezleri olmaktan çıkıp; masum çocukların, silahların gölgesinde yaşam mücadelesi verdiği bir coğrafya olmuştur” değerlendirmelerini yaptı.

“MYANMAR’DA YAŞANAN İNSANLIK TRAJEDİSİ 21. YÜZYILIN EN BÜYÜK AYIPLARINDAN”

Emine Erdoğan, kendisinin de ziyaret ederek yerinde gözlemlerde bulunduğu Myanmar’daki duruma da değinerek, “Myanmar’da yaşanan insanlık trajedisi ise 21. yüzyılın en büyük ayıplarındandır. Orada şahit olduklarımı sanırım hayatım boyunca unutamayacağım. Büyük acılara maruz kalan kadınların anlattığı hikâyeler vicdanımda hâlâ büyük bir yaradır” dedi.

Konuşmasında Filistin, Yemen ve çeşitli Afrika ülkelerindeki duruma da dikkat çeken Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sekizinci yılına giren Suriye iç savaşında binlerce insan hayatını kaybetti. Milyonlarcası yerinden yurdundan edildi. Maalesef savaşı sona erdirecek bir ortak irade çıkmıyor. Bütün dünyanın üstlenmesi gereken sorumluluk, birkaç ülkenin omuzlarına bırakıldı. Türkiye de bunlardan biridir. 3,5 milyon mülteciyi topraklarımızda misafir ediyoruz. Ülkeleri mamur hâle gelinceye kadar hepsi gönül soframızın paydaşlarıdır.”

Aynı törende “yaratıcı iş birliği” alanında ödül alan Türk Hava Yolları ile insani yardım alanında ödül alan Kızılay’ı tebrik eden Emine Erdoğan, etkinliğe ev sahipliği yapan Londra Belediyesi ile Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi yönetimine de teşekkür etti.

 

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Atatürk’ün ebediyete intikalinin 80. yıl dönümü 0 65006

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 80. yılı dolayısıyla Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı.

Anıtkabir’deki tören, devlet erkânının Aslanlı Yol’da yürüyüşü ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki devlet erkânı, Anıtkabir’de saat 09.05’te Atatürk’ün mozolesine çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve şunları yazdı: “Aziz Atatürk, İstiklal Harbimizin Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu olan şahsınızı, vefatınızın 80. yıl dönümünde bir kez daha rahmetle anıyoruz.

Zatı devletlerinin ve aziz şehitlerimizin emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni dâhili ve harici bedhahların saldırılarına rağmen dünyanın en güçlü ve müreffeh devletlerinden biri yapma yolunda kararlılıkla yürüyoruz. Cumhuriyetimizin 95. seneidevriyesinde açılışını yaptığımız İstanbul Havalimanı milletimizin en son gurur abidesi olarak tarihe nakşolmuştur. Ruhun şad olsun.”

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD)’ye 53 genç girişimci daha katıldı 0 7511

53 GENÇ GİRİŞİMCİ DAHA…

İşini büyütmek, yeni yatırımların, ortaklıkların kapısını aralamak isteyen 53 genç girişimci daha GGYD’ye katıldı. Yeni üyelerin katılımı nedeniyle düzenlenen törende konuşan Başkan Allıoğlu, “Genç girişimcilerin sayısı arttıkça, kalkınma da sürecek” dedi.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD)’nin yeni genel merkezi, önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Çeşitli sektörlerde yatırımları bulunan 53 genç girişimcinin derneğe üyeliği nedeniyle düzenlenen törende adeta izdiham yaşandı. GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğindeki törende yeni üyelerin heyecanı büyüktü. Tek tek kürsüye gelerek kendilerini ve firmalarını tanıtan yeni üyeler, ticari işbirliği, ekonomik güç birliği için, dayanışma ve yardımlaşma için GGYD’ye üye olduklarını söyledi.

Her Girişimci Kalkınmada Tuğladır

53 yeni üyenin GGYD’nin katılımından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Allıoğlu da, “Derneğimizin öncelikli hedefi üyeler arası dostluk ve ticareti geliştirmek. Bu hedef doğrultusunda çok çalışırken aramıza katılan yeni yol arkadaşlarımız bize güç ve moral veriyor. Unutulmasın ki bu ülkenin genç girişimcilere çok ihtiyacı var. Her yeni girişimci, ekonomimizin gelişmesi, ülkemizin kalkınması için bir tuğladır. Genç girişimcilerin sayısı arttıkça, kalkınma da sürecektir. Genç girişimcilerimizin çalışma azmini, üretkenliğini gördükçe, geleceğe dair umutlarım daha da artmaktadır” dedi.