Başkan Erdoğan Bakü’nün kurtuluşunun 100 yıl dönümü törenin de 0 32674

Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkas İslam Ordusu’nun teşkili ve Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenlerine katılmak için geldiği Azerbaycan’da, resmî görüşmelerinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret etti. İki lider 20 Ocak Şehitleri’nin defnedildiği Şehitler Hiyabanı’nı ve Bakü Türk Şehitliği’ni de ziyaret ettikten sonra Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenine katıldı. Bakü Azadlık Meydanında gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE VE AZERBAYCAN GEÇMİŞİ, KÜLTÜRÜ, DİLİ, DİNİ BİR İKİ KARDEŞ ÜLKEDİR”

Konuşmasına daveti ve misafirperverliği için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın bağımsızlığı için toprağa düşen tüm şehitlere de Allah’tan rahmet diledi. “Onlar fedakârlıkları ve cesaretleriyle geride nesilden nesile gururla anlatılacak şanlı bir destan bırakarak Türkiye ve Azerbaycan’ın ebedi kardeşliğinin de nişanesi oldular” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 34 farklı ülkede şehitliği olan bir ülke olduğunu, bin 132 şehit mezarıyla Azerbaycan’ın Türkiye’den sonra en çok şehit mezarı bulunan ülke olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Burada koyun koyuna yatan şehitlerimiz, aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki kader ortaklığının da timsalidir. Türkiye ve Azerbaycan, geçmişi bir, kültürü bir, dili bir, dini bir iki kardeş ülkedir. Biz bugün burada sadece Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin destansı mücadelesiyle Bakü’nün zulümden kurtuluşunun 100. yıldönümünü kutlamıyoruz. Bizler aynı zamanda aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan ‘iki devlet, bir millet’ diyerek sembolleştirdiğimiz kemik kardeşliğimizi de idrak ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında 15 Eylül 1918 yılında yaşanan savaşın sıradan bir hadise olmadığını, bir asır önce burada verilen mücadelenin iki ülkenin kardeşliğinin, dostluğunun, birlik ve beraberliğinin de sembolü olduğunu vurguladı. Bugün 15 Eylül 1918 tarihinde kazanılan büyük zaferi küçük, önemsiz göstermeye çalışan bazı çevreler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna teşebbüs edenler o dönemde aldıkları ağır yenilginin utancını hâlâ unutamayanlardır. Osmanlı’nın imzaladığı Mondros Ateşkes Anlaşması maalesef bu çevrelere fırsat vermiş ve Kafkas İslam Ordusu’nun bu topraklardan çekilmesine yol açmıştır. Bundan daha acısı, o dönemde aynı çevreler Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin yok olması için de her türlü gayreti sarf etmişlerdir. Maalesef bağımsızlığının ilanından 22 ay sonra bunda başarılı da olmuşlardır” şeklinde konuştu.

Kafkas İslam Ordusu’nun ve Azerbaycan Ordusu’nun 1918 yılında buradaki gerçekleştirdikleri harekâtların o dönemde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlayarak bugünkü bağımsızlığının da temelini attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını yeniden kazanmasından sonra onu ilk tanıyan devletin Türkiye Cumhuriyeti olması asla tesadüf değil kemik kardeşliğimizin tabii sonucudur” dedi.

“TÜRKİYE, AZERBAYCAN’DAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCILARDAN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır. Bağımsızlıktan bu yana Türkiye’de eğitim almış Azerbaycanlıların sayısı 125 binin üzerindedir. Hâlen 15 binden fazla Azerbaycanlı öğrenci Türk Üniversitelerinde tahsil görüyor. Askerlerimiz ortak tatbikatlar gerçekleştirirken, Afganistan gibi dünyanın değişik bölgelerinde birlikte faaliyet gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda Haydar Aliyev’in vefatına kadar sergilediği dirayetli liderlikle, İlham Aliyev’in gayretlerinin çok büyük bir payı olduğunu sözlerine ekledi.

Bugün Azerbaycan’ın, dünyanın değişen jeopolitik koşullarına uyum sağlayarak kısa sürede bölgesinin parlayan yıldızı hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, TANAP gibi müştereken hayata geçirdiğimiz projeler ise tüm bölgeye damgasını vuruyor. Türkiye, Azerbaycan’daki en büyük yatırımcılardan biridir. İnşallah Azerbaycan da çok yakında Türkiye’de aynı konuma gelecektir” açıklamasında bulundu.

“AZERBAYCAN’IN PROBLEMİ BİZİM PROBLEMİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, gururu bizim gururumuz; derdi, sıkıntısı, problemi de bizim problemimizdir. Azerbaycan’ın en büyük sıkıntı kaynağı olan Yukarı Karabağ bizim için de aynı derecede sıkıntı kaynağıdır. Türkiye olarak problemin çözümü için Azerbaycan’ın ortaya koyduğu çabaları sonuna kadar desteklemeyi sürdüreceğiz. Yıllardır vatan hasretiyle hayatlarını sürdüren 1 milyondan fazla kardeşimizin, artık gözyaşları dinsin istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Kardeşimizin topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutanların, bir milyondan fazla kardeşimizi öz yurduna dönmekten alıkoyanların bizden sınırlarımızı açmamızı beklemeleri boşunadır, beyhudedir. Türkiye’nin bu konuda tavrı bellidir, nettir, kesindir. Bu meselede öncelikle adım atması gereken işgalcilerdir. Bir milyon kardeşimizin yüreğini memleket özlemiyle yakanlardır.”

“KATİLLERİ KAHRAMAN İLAN EDENLERİN BİZE VEREBİLECEKLERİ TARİH DERSİ YOKTUR”

Sözlerinin devamında, “Elbette biz bütün komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı ve sürdürmeyi istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ancak Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi, Ermenistan’la ilişkilerimizin düzelmesinin olmazsa olmaz şartıdır, bu böyle bilinmelidir. Bundan sadece 25 sene önce Hocalı’da yaşananların, Yukarı Karabağ’da katledilenlerin hesabını vermeyenlerin, katilleri kahraman ilan edenlerin bize verebilecekleri hiçbir tarih dersi yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerinin bugün, Azerbaycan ile omuz omuza bundan 100 yıl önce birlikte kazanılan büyük zaferin yıl dönümünü kutladığını belirterek bu kutlamaların gelecek nesillere bırakılabilecek en büyük armağan olduğunu dile getirdi. Bir asır önce bu topraklarda binlerce şehidin kanıyla yazılan destanın unutulmasına ve unutturulmasına asla fırsat vermeyeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki ülkenin gençlerinin ortak tarihimizden ve bugünkü kutlamalardan alacak dersleri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bu büyük zaferi bizlere armağan eden Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin ve Bağımsız Azerbaycan Ordusu’nun tüm kurucularını, Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan’a gönderilmesini sağlayan Enver Paşa’yı, bu muzaffer ordunun komutanı Nuri Paşa’yı rahmetle yâd ediyorum. Kafkas İslam Ordusu’nun bütün komutanlarına, her bir mensubuna ve özellikle bu topraklar uğruna hayatını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu büyük yıl dönümü hem Azerbaycan Cumhuriyeti’ne hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hem de Türk milletinin tüm fertlerine kutlu olsun.”

Azadlık Meydanındaki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Dağüstü Restoran’da düzenlenen heyetler arası çalışma yemeğinde bir araya geldi.

Çalışma yemeği sonrası Azerbaycan’dan ayrılmak üzere havalimanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti Haydar Alivev Havalimanı’ndan; Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Yagub Eyyubov, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Ramiz Hasanov, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ve Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral uğurladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak İşçi Sendikaları (HAK-İŞ) Konfederasyonu 14. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri sadece işçinin, emekçinin hakkını aramakla kalmadığını aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen bir sendika olduğunu söyledi.

“82 MİLYON VATANDAŞIN HER BİRİNİN HAYAT SEVİYESİNİ YÜKSELTECEK İCRAATLAR ORTAYA KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı görevlerinde her zaman işçinin yanında yer aldığının altını çizerek, “Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla, hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Bunun yerine bu ülkenin 82 milyon vatandaşının her birinin hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Zenginliği milletin tamamına mal ederek, herkesin bundan hakkını almasını sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da, fiilen milletimizin, 17 yıl öncesinin çok üzerinde bir refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki gelişmelerle millî geliri üç kattan fazla artırdıklarını, zenginliğin tabanını genişlettiklerini, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’yi dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş sebebiyle borçlanma oranı bir parça yukarı çıksa da Türkiye’nin AB ve OECD ülkeleri arasında çok iyi bir yerde bulunduğuna vurgu yaptı.

İçerdeki reformları hızlandırarak, dış şoklara karşı da daha güçlü hâle gelerek yaşanan sürecin atlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil ve sürdürülebilir bir zeminde yürütme imkânına kavuşacağız. Bu dengeyi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte, her alanda yeniden hedeflerimize uygun bir seviyeye çıkacağız” dedi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI ATAMA GÖREVİ CUMHURBAŞKANINA BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme görevi verdiğini ve gereken her durumda ihtiyaç duyulan adımları atmak, kararları almak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkanlığında yaptığımız görev değişikliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni yönetim sisteminde, Merkez Bankası Başkanını atama görevi, ülkenin diğer politikalarıyla birlikte ekonomi politikasından da sorumlu olan Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilmiş olsaydı, böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.”

Yaşanan tıkanıklığın bedelini ülke ve tüm milletin hep birlikte ödediğini ve bu duruma rıza göstermesinin görevi ihmal olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. İnşallah bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir” dedi.

“TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ ATILIMLARIYLA DÜNYAYI ŞAŞIRTMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Türkiye’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği atılımlardaki başarılarıyla, geçmişten beri hep dünyayı şaşırtmış bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de herkesi bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 31 Mart seçimlerinin ardından, özellikle CHP ve HDP’ye mensup belediyelerde sendikalardan istifa ettirilen 17 bine yakın üyesi ve işten atılan 800’e yakın kişiyle ilgili verdiği mücadeleyi desteklediğini belirterek, “Seçimlerden önce ‘hak, hukuk, adalet’ laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin, seçimlerin ardından haksızlık, hukuksuzluk ve faşizm abideleri hâline dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendika değiştirme baskısının işçinin hak arama mücadelesine yönelik aleni bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Hele hele sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak ekmeğinden-aşından, çoluğunun-çocuğunun nafakasından mahrum etmek, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek, partizanlığın en sefil, en aşağılık hâlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir yılını doldurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda Türkiye’nin döviz-faiz-enflasyon tuzağı başta olmak üzere, pek çok kritik sınamaya maruz kaldığını, Suriye ve Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye açısından hayati önem taşıyan nice uluslararası krizle mücadele ettiklerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin haksız eleştiri ve uygulamalarına göğüs gerdiklerini anlattı.

“BAKANLIKLARIMIZIN VE KURUMLARIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYECEK, ZAFİYET ORTAYA ÇIKAN YÖNLERİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Bu süreçte 4,5 milyon sığınmacının ekonomik, siyasi ve insani yükünü omuzladıklarını, yerel seçimler öncesinde ve sonrasında siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yaşananların yeniden yapılanmanın hem başarılı hem de eksik, aksak yönlerini gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, ortaya çıkan sorunların tamamının da üstesinden gelinebilir ve çözülebilir olması sevindiricidir. Reform ve değişim, insanların kendi hayatları gibi kurumlar için de kesintisiz bir süreci ifade eder. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet ortaya çıkan yönlerini de süratle değiştireceğiz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki bu en önemli yönetim reformunu baltalama peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yüzde 52 ile desteğini verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni daha ileriye nasıl taşıyacakları, eksikliklerini, aksaklıklarını nasıl düzelteceklerinin yollarını aradıklarını belirtti.

İstişareye verdiği önemi dile getirerek, “Tayyip Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını da, elde ettiği tüm başarıları da buna borçludur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle irtibatımızın kesildiği, tabanımızla bağımızın koptuğu, kanaat önderlerimizle muhabbetimizin zayıfladığı gün, zaten bizim de bittiğimiz gün demektir. Hâlbuki bizim daha milletimize yapacak çok hizmetimiz, ülkemizde icra edecek çok işimiz, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var” dedi.

“HAKKA, HAKİKATE, ADALETE, EHLİYET VE LİYAKATE DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ”

Cengiz Han’ın torunu Hülagu ile Kadıhan arasında Bağdat’ın ele geçirilmesi sırasında yaşanan rivayeti naklederek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi bugünlere medeniyetimize, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız, yani özümüze yönelmemiz getirmiştir. Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak, bunun sebebini de yine burada arayacağız. Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Hakka, hakikate, özellikle adalete, emanete, ehliyete, liyakate, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, büyüklenmeye, böbürlenmeye, dar kadroculuğa, özellikle de milletten kopuşa sebep olan her türlü hastalığı bünyemizden söküp atacağız. Bu şekilde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde, Allah’ın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ne sınırlarımıza yığılan teröristler ne onları üzerimize kışkırtan güçler ne yüzümüze dost gözüküp arkamızdan kuyumuzu kazan riyakârlar hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye son 17 yılda kazandırdığı hizmetlerin gerisinde; istikrar ve güven iklimini, gerektiğinde kendinden fedakârlık yapma pahasına koruma iradesini gösterebilmesinin yattığını vurguladı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN DEĞİŞİMİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

İstikrar ve güvene en çok ihtiyaç duyulan zamanın içinden geçilen bu dönem olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık önümüzde, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis bakımından dört yıllık, belediyelerde de beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi vardır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin tökezlemesini, yere kapaklanmasını bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacaklarını, meydanı, dışarıdan ve içeriden bu millete diz çöktürmeye, Türkiye’yi esir almaya çalışanlara terk etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni 15 Temmuzlara olduğu gibi, yeni 28 Şubatlara da fırsat vermeyeceğiz. Siyaset mühendisliği hesaplarının millî iradeye galebe çalamayacağını bir kez daha göstereceğiz. Bunun için de beşer olduğumuzun bilinciyle sigaya, sorgulamaya, derlenip toparlanmaya kendimizden başlayacağız. Allah şahittir ki niyetimiz halistir. Rabbim inşallah yar ve yardımcımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 14’üncü Olağan Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını dileyerek, konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’te Türk askerleriyle bir araya geldi 0 88015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saraybosna’daki Butmir Askerî Üssü’nde görevli Türk askerleriyle bir araya geldi.

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirve Toplantısı ve resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Butmir Askerî Üssü’ndeki AB Barış Gücü bünyesinde, Bosna Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı Millî Destek Birlik Komutanlığı’nda görev yapan Türk askerlerini ziyaret etti.

Askerlerle yemek yiyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan eşlik etti.