Başkan Erdoğan Bakü’nün kurtuluşunun 100 yıl dönümü törenin de 0 32634

Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkas İslam Ordusu’nun teşkili ve Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenlerine katılmak için geldiği Azerbaycan’da, resmî görüşmelerinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret etti. İki lider 20 Ocak Şehitleri’nin defnedildiği Şehitler Hiyabanı’nı ve Bakü Türk Şehitliği’ni de ziyaret ettikten sonra Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenine katıldı. Bakü Azadlık Meydanında gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE VE AZERBAYCAN GEÇMİŞİ, KÜLTÜRÜ, DİLİ, DİNİ BİR İKİ KARDEŞ ÜLKEDİR”

Konuşmasına daveti ve misafirperverliği için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın bağımsızlığı için toprağa düşen tüm şehitlere de Allah’tan rahmet diledi. “Onlar fedakârlıkları ve cesaretleriyle geride nesilden nesile gururla anlatılacak şanlı bir destan bırakarak Türkiye ve Azerbaycan’ın ebedi kardeşliğinin de nişanesi oldular” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 34 farklı ülkede şehitliği olan bir ülke olduğunu, bin 132 şehit mezarıyla Azerbaycan’ın Türkiye’den sonra en çok şehit mezarı bulunan ülke olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Burada koyun koyuna yatan şehitlerimiz, aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki kader ortaklığının da timsalidir. Türkiye ve Azerbaycan, geçmişi bir, kültürü bir, dili bir, dini bir iki kardeş ülkedir. Biz bugün burada sadece Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin destansı mücadelesiyle Bakü’nün zulümden kurtuluşunun 100. yıldönümünü kutlamıyoruz. Bizler aynı zamanda aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan ‘iki devlet, bir millet’ diyerek sembolleştirdiğimiz kemik kardeşliğimizi de idrak ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında 15 Eylül 1918 yılında yaşanan savaşın sıradan bir hadise olmadığını, bir asır önce burada verilen mücadelenin iki ülkenin kardeşliğinin, dostluğunun, birlik ve beraberliğinin de sembolü olduğunu vurguladı. Bugün 15 Eylül 1918 tarihinde kazanılan büyük zaferi küçük, önemsiz göstermeye çalışan bazı çevreler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna teşebbüs edenler o dönemde aldıkları ağır yenilginin utancını hâlâ unutamayanlardır. Osmanlı’nın imzaladığı Mondros Ateşkes Anlaşması maalesef bu çevrelere fırsat vermiş ve Kafkas İslam Ordusu’nun bu topraklardan çekilmesine yol açmıştır. Bundan daha acısı, o dönemde aynı çevreler Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin yok olması için de her türlü gayreti sarf etmişlerdir. Maalesef bağımsızlığının ilanından 22 ay sonra bunda başarılı da olmuşlardır” şeklinde konuştu.

Kafkas İslam Ordusu’nun ve Azerbaycan Ordusu’nun 1918 yılında buradaki gerçekleştirdikleri harekâtların o dönemde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlayarak bugünkü bağımsızlığının da temelini attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını yeniden kazanmasından sonra onu ilk tanıyan devletin Türkiye Cumhuriyeti olması asla tesadüf değil kemik kardeşliğimizin tabii sonucudur” dedi.

“TÜRKİYE, AZERBAYCAN’DAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCILARDAN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır. Bağımsızlıktan bu yana Türkiye’de eğitim almış Azerbaycanlıların sayısı 125 binin üzerindedir. Hâlen 15 binden fazla Azerbaycanlı öğrenci Türk Üniversitelerinde tahsil görüyor. Askerlerimiz ortak tatbikatlar gerçekleştirirken, Afganistan gibi dünyanın değişik bölgelerinde birlikte faaliyet gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda Haydar Aliyev’in vefatına kadar sergilediği dirayetli liderlikle, İlham Aliyev’in gayretlerinin çok büyük bir payı olduğunu sözlerine ekledi.

Bugün Azerbaycan’ın, dünyanın değişen jeopolitik koşullarına uyum sağlayarak kısa sürede bölgesinin parlayan yıldızı hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, TANAP gibi müştereken hayata geçirdiğimiz projeler ise tüm bölgeye damgasını vuruyor. Türkiye, Azerbaycan’daki en büyük yatırımcılardan biridir. İnşallah Azerbaycan da çok yakında Türkiye’de aynı konuma gelecektir” açıklamasında bulundu.

“AZERBAYCAN’IN PROBLEMİ BİZİM PROBLEMİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, gururu bizim gururumuz; derdi, sıkıntısı, problemi de bizim problemimizdir. Azerbaycan’ın en büyük sıkıntı kaynağı olan Yukarı Karabağ bizim için de aynı derecede sıkıntı kaynağıdır. Türkiye olarak problemin çözümü için Azerbaycan’ın ortaya koyduğu çabaları sonuna kadar desteklemeyi sürdüreceğiz. Yıllardır vatan hasretiyle hayatlarını sürdüren 1 milyondan fazla kardeşimizin, artık gözyaşları dinsin istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Kardeşimizin topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutanların, bir milyondan fazla kardeşimizi öz yurduna dönmekten alıkoyanların bizden sınırlarımızı açmamızı beklemeleri boşunadır, beyhudedir. Türkiye’nin bu konuda tavrı bellidir, nettir, kesindir. Bu meselede öncelikle adım atması gereken işgalcilerdir. Bir milyon kardeşimizin yüreğini memleket özlemiyle yakanlardır.”

“KATİLLERİ KAHRAMAN İLAN EDENLERİN BİZE VEREBİLECEKLERİ TARİH DERSİ YOKTUR”

Sözlerinin devamında, “Elbette biz bütün komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı ve sürdürmeyi istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ancak Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi, Ermenistan’la ilişkilerimizin düzelmesinin olmazsa olmaz şartıdır, bu böyle bilinmelidir. Bundan sadece 25 sene önce Hocalı’da yaşananların, Yukarı Karabağ’da katledilenlerin hesabını vermeyenlerin, katilleri kahraman ilan edenlerin bize verebilecekleri hiçbir tarih dersi yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerinin bugün, Azerbaycan ile omuz omuza bundan 100 yıl önce birlikte kazanılan büyük zaferin yıl dönümünü kutladığını belirterek bu kutlamaların gelecek nesillere bırakılabilecek en büyük armağan olduğunu dile getirdi. Bir asır önce bu topraklarda binlerce şehidin kanıyla yazılan destanın unutulmasına ve unutturulmasına asla fırsat vermeyeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki ülkenin gençlerinin ortak tarihimizden ve bugünkü kutlamalardan alacak dersleri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bu büyük zaferi bizlere armağan eden Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin ve Bağımsız Azerbaycan Ordusu’nun tüm kurucularını, Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan’a gönderilmesini sağlayan Enver Paşa’yı, bu muzaffer ordunun komutanı Nuri Paşa’yı rahmetle yâd ediyorum. Kafkas İslam Ordusu’nun bütün komutanlarına, her bir mensubuna ve özellikle bu topraklar uğruna hayatını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu büyük yıl dönümü hem Azerbaycan Cumhuriyeti’ne hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hem de Türk milletinin tüm fertlerine kutlu olsun.”

Azadlık Meydanındaki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Dağüstü Restoran’da düzenlenen heyetler arası çalışma yemeğinde bir araya geldi.

Çalışma yemeği sonrası Azerbaycan’dan ayrılmak üzere havalimanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti Haydar Alivev Havalimanı’ndan; Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Yagub Eyyubov, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Ramiz Hasanov, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ve Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral uğurladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88782

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94570

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,