Başkan Erdoğan Bakü’nün kurtuluşunun 100 yıl dönümü törenin de 0 32600

Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkas İslam Ordusu’nun teşkili ve Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenlerine katılmak için geldiği Azerbaycan’da, resmî görüşmelerinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret etti. İki lider 20 Ocak Şehitleri’nin defnedildiği Şehitler Hiyabanı’nı ve Bakü Türk Şehitliği’ni de ziyaret ettikten sonra Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenine katıldı. Bakü Azadlık Meydanında gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE VE AZERBAYCAN GEÇMİŞİ, KÜLTÜRÜ, DİLİ, DİNİ BİR İKİ KARDEŞ ÜLKEDİR”

Konuşmasına daveti ve misafirperverliği için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın bağımsızlığı için toprağa düşen tüm şehitlere de Allah’tan rahmet diledi. “Onlar fedakârlıkları ve cesaretleriyle geride nesilden nesile gururla anlatılacak şanlı bir destan bırakarak Türkiye ve Azerbaycan’ın ebedi kardeşliğinin de nişanesi oldular” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 34 farklı ülkede şehitliği olan bir ülke olduğunu, bin 132 şehit mezarıyla Azerbaycan’ın Türkiye’den sonra en çok şehit mezarı bulunan ülke olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Burada koyun koyuna yatan şehitlerimiz, aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki kader ortaklığının da timsalidir. Türkiye ve Azerbaycan, geçmişi bir, kültürü bir, dili bir, dini bir iki kardeş ülkedir. Biz bugün burada sadece Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin destansı mücadelesiyle Bakü’nün zulümden kurtuluşunun 100. yıldönümünü kutlamıyoruz. Bizler aynı zamanda aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan ‘iki devlet, bir millet’ diyerek sembolleştirdiğimiz kemik kardeşliğimizi de idrak ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında 15 Eylül 1918 yılında yaşanan savaşın sıradan bir hadise olmadığını, bir asır önce burada verilen mücadelenin iki ülkenin kardeşliğinin, dostluğunun, birlik ve beraberliğinin de sembolü olduğunu vurguladı. Bugün 15 Eylül 1918 tarihinde kazanılan büyük zaferi küçük, önemsiz göstermeye çalışan bazı çevreler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna teşebbüs edenler o dönemde aldıkları ağır yenilginin utancını hâlâ unutamayanlardır. Osmanlı’nın imzaladığı Mondros Ateşkes Anlaşması maalesef bu çevrelere fırsat vermiş ve Kafkas İslam Ordusu’nun bu topraklardan çekilmesine yol açmıştır. Bundan daha acısı, o dönemde aynı çevreler Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin yok olması için de her türlü gayreti sarf etmişlerdir. Maalesef bağımsızlığının ilanından 22 ay sonra bunda başarılı da olmuşlardır” şeklinde konuştu.

Kafkas İslam Ordusu’nun ve Azerbaycan Ordusu’nun 1918 yılında buradaki gerçekleştirdikleri harekâtların o dönemde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlayarak bugünkü bağımsızlığının da temelini attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını yeniden kazanmasından sonra onu ilk tanıyan devletin Türkiye Cumhuriyeti olması asla tesadüf değil kemik kardeşliğimizin tabii sonucudur” dedi.

“TÜRKİYE, AZERBAYCAN’DAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCILARDAN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır. Bağımsızlıktan bu yana Türkiye’de eğitim almış Azerbaycanlıların sayısı 125 binin üzerindedir. Hâlen 15 binden fazla Azerbaycanlı öğrenci Türk Üniversitelerinde tahsil görüyor. Askerlerimiz ortak tatbikatlar gerçekleştirirken, Afganistan gibi dünyanın değişik bölgelerinde birlikte faaliyet gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda Haydar Aliyev’in vefatına kadar sergilediği dirayetli liderlikle, İlham Aliyev’in gayretlerinin çok büyük bir payı olduğunu sözlerine ekledi.

Bugün Azerbaycan’ın, dünyanın değişen jeopolitik koşullarına uyum sağlayarak kısa sürede bölgesinin parlayan yıldızı hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, TANAP gibi müştereken hayata geçirdiğimiz projeler ise tüm bölgeye damgasını vuruyor. Türkiye, Azerbaycan’daki en büyük yatırımcılardan biridir. İnşallah Azerbaycan da çok yakında Türkiye’de aynı konuma gelecektir” açıklamasında bulundu.

“AZERBAYCAN’IN PROBLEMİ BİZİM PROBLEMİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, gururu bizim gururumuz; derdi, sıkıntısı, problemi de bizim problemimizdir. Azerbaycan’ın en büyük sıkıntı kaynağı olan Yukarı Karabağ bizim için de aynı derecede sıkıntı kaynağıdır. Türkiye olarak problemin çözümü için Azerbaycan’ın ortaya koyduğu çabaları sonuna kadar desteklemeyi sürdüreceğiz. Yıllardır vatan hasretiyle hayatlarını sürdüren 1 milyondan fazla kardeşimizin, artık gözyaşları dinsin istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Kardeşimizin topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutanların, bir milyondan fazla kardeşimizi öz yurduna dönmekten alıkoyanların bizden sınırlarımızı açmamızı beklemeleri boşunadır, beyhudedir. Türkiye’nin bu konuda tavrı bellidir, nettir, kesindir. Bu meselede öncelikle adım atması gereken işgalcilerdir. Bir milyon kardeşimizin yüreğini memleket özlemiyle yakanlardır.”

“KATİLLERİ KAHRAMAN İLAN EDENLERİN BİZE VEREBİLECEKLERİ TARİH DERSİ YOKTUR”

Sözlerinin devamında, “Elbette biz bütün komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı ve sürdürmeyi istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ancak Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi, Ermenistan’la ilişkilerimizin düzelmesinin olmazsa olmaz şartıdır, bu böyle bilinmelidir. Bundan sadece 25 sene önce Hocalı’da yaşananların, Yukarı Karabağ’da katledilenlerin hesabını vermeyenlerin, katilleri kahraman ilan edenlerin bize verebilecekleri hiçbir tarih dersi yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerinin bugün, Azerbaycan ile omuz omuza bundan 100 yıl önce birlikte kazanılan büyük zaferin yıl dönümünü kutladığını belirterek bu kutlamaların gelecek nesillere bırakılabilecek en büyük armağan olduğunu dile getirdi. Bir asır önce bu topraklarda binlerce şehidin kanıyla yazılan destanın unutulmasına ve unutturulmasına asla fırsat vermeyeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki ülkenin gençlerinin ortak tarihimizden ve bugünkü kutlamalardan alacak dersleri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bu büyük zaferi bizlere armağan eden Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin ve Bağımsız Azerbaycan Ordusu’nun tüm kurucularını, Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan’a gönderilmesini sağlayan Enver Paşa’yı, bu muzaffer ordunun komutanı Nuri Paşa’yı rahmetle yâd ediyorum. Kafkas İslam Ordusu’nun bütün komutanlarına, her bir mensubuna ve özellikle bu topraklar uğruna hayatını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu büyük yıl dönümü hem Azerbaycan Cumhuriyeti’ne hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hem de Türk milletinin tüm fertlerine kutlu olsun.”

Azadlık Meydanındaki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Dağüstü Restoran’da düzenlenen heyetler arası çalışma yemeğinde bir araya geldi.

Çalışma yemeği sonrası Azerbaycan’dan ayrılmak üzere havalimanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti Haydar Alivev Havalimanı’ndan; Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Yagub Eyyubov, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Ramiz Hasanov, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ve Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral uğurladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85008

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.