“Türk milleti olarak tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik” 0 85170

“Türk milleti olarak tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziler Günü Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak, Türk milleti olarak, Allah’ın ve tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik, hep aydınlığa kavuştuk. Buna karşılık, yüzümüze gülüp arkamızdan iş çevirenlerin, kafalarında kırk tilki dolaştıranların eninde sonunda nasıl hüsrana uğradıklarını da hiç unutmadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziler Günü dolayısıyla Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen törene katıldı. Törende gaziler ve gazi yakınları ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Ülkenin ve milletin bekası için yürüttükleri mücadelede gazilikle şereflenen tüm gazilere şükranlarını ifade ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e gazi ve müşir unvanının verilişinin yıldönümünü de tebrik etti.

“HER ŞEHİT VE GAZİ MİLLETİMİZİN ORTAK DEĞERİDİR”

Her şehit ve gazinin, milletin ortak değeri olduğunu, aslında bu milletin topyekûn gazi bir millet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Alparslan’la başladık, Osman Gazi’yle yürüdük ve Gazi Mustafa Kemal’le Cumhuriyet’i inşa ettik. Şimdi ihya dönemini yaşıyoruz. İşte bu ihya dönemini hep beraber sürdüreceğiz” dedi.

Kriz söylentilerine itibar edilmemesi gerektiğini, bu söylentilerin manipülasyon olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçten güçlenerek çıkıp geleceğe yürüyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne zaman vatan tehlikeye düşse, millet olarak her birlikte kıyam etmiş gerektiğinde bir set gibi düşmanın karşısında durmuş, gerektiğinde bir sel gibi üzerinden aşıp geçmişizdir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SON 34 YILI KESİNTİSİZ ŞEKİLDE TERÖRLE MÜCADELEYLE GEÇTİ”

Konuşmasında Türkiye’nin son 34 yılının kesintisiz şekilde terörle mücadeleyle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin hiçbir şehri, hiçbir ilçesi yoktur ki teröre kurban vermemiş olsun, şehidi ve gazisi olmamış olsun. Askerlerimiz, polislerimiz, jandarmalarımız, güvenlik korucularımız dağları, ovaları, sınır boylarını, sınır ötelerini teröristlere dar ederken hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır” dedi.

“DEVLETİMİZİN SAĞLADIĞI İMKÂNLAR SADECE BİRER VEFA GÖSTERGESİDİR”

“Şehitlerimizin ve gazilerimizin yaptıkları fedakârlık karşısında devlet olarak bize düşen, emanetlerine sahip çıkmaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için şehit yakınlarımıza ve gazilerimize verilecek hizmetleri en iyi şekilde yürütmek üzere gereken birimleri kurduk. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız bünyesinde bu konuyla ilgili faaliyet gösteren birimi, Genel Müdürlük statüsüne yükselttik. Daha önce İçişleri Bakanlığı bünyesinde yürütülen benzer hizmetler, bu genel müdürlüğümüze aktarıldı” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin ve devletimizin kendisi için fedakârlıkta bulunan şehitlerimize ve gazilerimize olan vefasını gösterme konusunda en küçük bir tereddüdü olmamıştır, olmayacaktır. Her şehit yakınımızın, gazimizin ve gazi yakınımızın da, sahip oldukları bu büyük, bu ulvi, bu onurlu sıfatın vakarına uygun şekilde hareket ettiklerine inanıyorum. Unutulmamalıdır ki devletimizin sağladığı imkânlar sadece birer vefa göstergesidir. Asıl olan, Rabbimizin katında ve milletimizin gönlünde sahip olunan makamlardır” dedi.

“MİLLETİMİZ, İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKARAK KENDİSİNE BİR İSTİKAMET ÇİZMİŞTİR”

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son yıllarda yaşadığımız hadiselerin de, ülkemiz ve milletimiz için işte böyle önemli bir dönüm noktası mahiyetinde olduğuna inanıyorum. Türkiye, önce içeriden, sonra dışarıdan kuşatılarak karanlık bir meçhule doğru itilmeye çalışılmıştır. Milletimiz, bu oyunu görmüş, istiklaline ve istikbaline sahip çıkarak kendisine başka bir istikamet çizmiştir. Ülkemizi köşeye sıkıştırmak için atılan her adım, kurulan her tezgâh, oynanan her oyun, önümüzde yeni ve daha büyük kapıların açılmasıyla neticelenmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Devletlerin ve milletlerin tarihlerinde önemli dönüm noktalarının olduğuna değinerek, Malazgirt’in, İstanbul’un fethinin, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarının bu millet için birer dönüm noktası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yaşanan hadiselerin de Türkiye için işte böyle önemli bir dönüm noktası mahiyetinde olduğunu söyledi.

Bu süreçte milletin kimi zaman şehitlerinin ardından ağlayıp gazilerinin acısını paylaştığını, kimi zaman uğradığı zararların üzüntüsünü yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi zaman dost bildiklerimizin, müttefik gördüklerimizin ihanetlerinin şaşkınlığıyla etrafımıza bakındık, kimi zaman da en zor günlerimizde yanımızda olanların memnuniyetiyle tebessüm ettik” diye ekledi.

“BUGÜNKÜ TÜRKİYE, 20 YIL ÖNCEKİ TÜRKİYE’DEN KATBEKAT DAHA GÜÇLÜ, ZENGİN VE İDDİALIDIR”

“Biz sabrettikçe, biz mücadeleyi sürdürdükçe, biz doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla ilerledikçe gördük ki, arkamızda sadece milletimizin değil, onunla birlikte yüz milyonlarca kardeşimizin duası, desteği var” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Türkiye, kendi topraklarında 3,5 milyon Suriyeli misafir etmekle kalmıyor, bu ülkenin sınırları içinde milyonlarca kişinin güven ve huzur içinde yaşamasını sağlayabiliyorsa, işte bu duruşu sayesindedir. Bugün Türkiye, Irak’ta kendisine karşı kurulan tuzakları bozarken, terör örgütünü tarihinde hiç olmadığı kadar sindirmişse, işte bu dirayeti sayesindedir. Bugün Türkiye, başka bir zamanda yaşasa altından kalkamayacağı ekonomik saldırıları birer birer püskürtebiliyorsa, işte bu samimiyeti sayesindedir” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, Türk milleti olarak, Allah’ın ve tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik, hep aydınlığa kavuştuk. Buna karşılık, yüzümüze gülüp arkamızdan iş çevirenlerin, kafalarında kırk tilki dolaştıranların eninde sonunda nasıl hüsrana uğradıklarını da hiç unutmadık” şeklinde konuştu.

“2053 VE 2071 VİZYONLARI İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ TARİHÎ DÖNÜM NOKTASININ ZİRVESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugünkü Türkiye, 20 yıl önceki Türkiye’den katbekat daha güçlü, daha zengin, daha iddialıdır. Yarınki Türkiye, Allah’ın izniyle bugünkünden daha güçlü, daha zengin, daha iddialı olacaktır. Biz, ülkemizi 2023 hedefleriyle somutlaştırdığımız muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardığımızda, inşallah, her şey çok daha farklı hâle gelecektir. Çocuklarımıza emanet ettiğimiz 2053 ve 2071 vizyonlarının ise içinden geçtiğimiz tarihî dönüm noktasının zirvesini teşkil edeceğine inanıyorum. İnanmak başarmanın yarısıdır.”

Konuşmasının sonunda gazilere Allah’tan şifa, ailelerine sabır temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, şehit yakınlarına sevgi ve saygılarını ileterek tamamladı.

 

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71280

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85008

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.