Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk ekonomisi sağlam temeller üzerine kuruludur” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk ekonomisi sağlam temeller üzerine kuruludur” için yorumlar kapalı 90500

 

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in onuruna verdiği yemekte konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son haftalarda yaşanan spekülatif bazlı dönemsel dalgalanmalar geçicidir. Aldığımız tedbirler sayesinde bu dalgalanmaların etkisi sınırlı kalmıştır. Uluslararası yatırımlar hükûmetimizin ve devletimizin güvencesi altındadır. Uluslararası firmalar, ülkemizde hiçbir engelle karşılaşmadan faaliyetlerini rahatça sürdürüyorlar. Alman firmalarının ülkemizdeki yatırımlarını artırmalarını arzu ediyoruz” dedi.

Devlet ziyaretini gerçekleştirmek üzere Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier tarafından onurlarına verilen resmî akşam yemeğine katıldı.

Bellevue Sarayı’nda gerçekleşen yemek öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Emine Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier ve eşi Elke Büdenbender tarafından kapıda karşılandı. Yemekte Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“BU ZİYARET, ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ KÖKLÜ DOSTLUĞU YENİ BİR SEVİYEYE TAŞIYACAK”

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’e nazik daveti ve sıcak misafirperverliği için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinin iki ülke arasındaki köklü dostluğu yeni bir seviyeye taşıyacağına inandığını söyledi.

Türkiye ile Almanya’nın modern tarihte birbirleriyle savaş içerisinde bulunmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Birinci Dünya Savaşı’nda aynı safta yer alarak kader birliği yaptığını hatırlattı.

Almanya’nın millî birliğini sağlamasından hemen sonra başlayan ilişkilerin; siyasi, askerî, ekonomik alanlarda hızla gelişip derinleştiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman firmalarının Osmanlı’nın son dönemlerinde hayata geçirilen kalkınma hamlelerinde de etkin rol oynadığına değindi.

Alman şirketlerinin Türkiye’nin 100 yıl öncesine uzanan sanayileşme hamlesindeki rolünün büyük olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projelerden en önemlisinin, Berlin-Bağdat demir yolu projesi olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin demir yolu ulaşımında yeni bir atılıma hazırlandığı şu dönemde Almanya’yla benzer bir vizyonu tekrar ortaya koyacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

“GÖRÜŞ FARKLILIKLARIMIZI DEĞİL MÜŞTEREKLERİMİZİ ÖN PLANA ÇIKARTMALIYIZ”

Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ilişkilerin kültür ve eğitim alanlarında da kendisini gösterdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda 150. kuruluş yıl dönümünü kutlayan İstanbul Alman Lisesi’nin iki ülke arasındaki asırlara sari iş birliğinin sembolü olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Ayrıca, 2013 yılında eğitime başlayan Türk-Alman Üniversitesi bu alanda ilişkilerimizi taçlandıran, binlerce Türk ve Alman öğrencinin yanı sıra uluslararası öğrencilerin de eğitim gördüğü önemli bir müessese hâline gelmiştir” diye ekledi.

İki ülke arasında, uzun bir geçmişe dayalı ilişkilerin siyasi, askerî, ekonomik, kültürel ve sosyal alanların tamamında geliştiğini görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Böyle geniş bir gündem içerisinde zaman zaman görüş ayrılıkları olması doğaldır. Mesele, bu fikir farklılıklarını karşılıklı saygı, diyalog ve diplomasinin imkânlarını kullanarak aşabilmektir. Bir Alman atasözünün dediği gibi; ‘düşmek suç değildir, düşüp kalmak suçtur.’ İlişkilerimizi görüş farklılıklarımızı değil müştereklerimizi ön plana çıkartarak sürdürmeliyiz. Türkiye ve Almanya bu başarıyı defalarca göstermiş ülkelerdir. Son dönemde yaşanan bazı sıkıntıları bu anlayış çerçevesinde tamamen geride bıraktığımıza inanıyorum. Zira Almanya, Türkiye’nin tarihî ilişkileri yanında hâlen pek çok uluslararası platformda müttefiki, yakın çalışma arkadaşı ve ortağıdır. Uluslararası meseleler karşısında ülkelerimiz daima istişare içinde olarak ortaklık ruhu içerisinde birlikte hareket etmişlerdir.”

“TÜRKİYE, SURİYE’DE YENİ DRAMLARIN YAŞANMAMASI İÇİN ÇALIŞIYOR”

Suriye krizi ve düzensiz göç meselesi başta olmak üzere pek çok konuda Almanya ile Türkiye’nin aynı hassasiyetlere sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman makamlarının; Türk milletinin zulümden kaçan Suriyeli komşularına sahip çıkmasını, ekmeğini bölüşmesini daima takdir ettiğini söyledi. Kendisinin de Almanya’nın Suriyeli mazlumlar için Avrupa içerisinde sergilediği dirayetli liderliği memnuniyetle karşıladığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi ülkelerin mültecileri dikenli tel örgülere mahkûm etmeye çalıştığı bir dönemde Almanya meseleye insani bir bakış açısıyla yaklaşarak Avrupa değerlerinin savunucusu olmuştur” dedi.

Türkiye ve Almanya’nın bu süreçte inisiyatif almalarının, göçmen krizinin daha büyük boyutlara ulaşmasının önüne geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son İdlib düğümünün çözümünde olduğu gibi Türkiye Suriye’de yeni dramların, yeni göç dalgalarının yaşanmaması için çalışmayı sürdürmektedir. İnşallah önümüzdeki dönemde de aynı dayanışma ruhu içinde hareket edeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.

Ekonomi alanında da iki ülke arasında çok güçlü ilişkilerinin bulunduğuna dikkat çekerek Almanya’nın, Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası şirketler arasında Almanya’nın olduğunu, turizmde ziyaretçi sayıları bakımından Alman turistlerin ilk sıralarda yer aldığına işaret etti.

“ULUSLARARASI YATIRIMLAR DEVLETİMİZİN GÜVENCESİ ALTINDA”

Türkiye’nin, ciddi ekonomik potansiyeli olan, serbest piyasa ekonomisine ve büyük bir pazara sahip bir ülke olduğunun altını çizen ve Türk ekonomisinin sağlam temeller üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda yaşanan spekülatif bazı dönemsel dalgalanmaların geçici olduğunu, aldıkları tedbirler sayesinde bu dalgalanmaların etkisinin sınırlı kaldığını söyledi.

Türkiye’deki uluslararası yatırımların, hükûmetin ve devletin güvencesi altında olduğunu, uluslararası firmaların, Türkiye’de hiçbir engelle karşılaşmadan faaliyetlerini rahatça sürdürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman firmalarının Türkiye’deki yatırımlarını artırmalarını, faaliyetlerine, üretimlerine yeni alanlar ekleyerek genişletmelerini arzu ettiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kota, vergi, ticari yaptırım gibi unsurların siyasi amaçlar doğrultusunda kullanılmasını doğru bulmadıklarını vurgulayarak, “Bu hususlarda Almanya ile ortak bir tutum içerisinde olduğumuzu görmek bizleri memnun ediyor” dedi.

“TÜRK TOPLUMU 57 YILDIR BU ÜLKENİN KADERİNE ORTAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri benzersiz kılan bir başka faktör de, Almanya’da yaşayan Türk toplumudur. Almanya’nın daveti üzerine ilk kez 1961 yılında bu topraklara çalışmaya gelen ve sayıları 3,5 milyonu bulan Türk toplumu, 57 yıldır bu ülkenin kaderine ortaktır. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında gerçekleştirdiği kalkınma hamlesinde Türkler emekleri ve alın terleriyle büyük bir pay sahibidir. Türkiye olarak insanlarımızın geleceğini burada, Almanya’da görüyoruz. Türk toplumunun Alman komşularıyla barış içinde yaşamaları için her türlü teşviki yapıyoruz. Arzumuz, 57 yıldır Almanya’yı kendilerine yurt belirleyen insanlarımızın kökleriyle bağlarını koparmadan, hiçbir ayrımcılığa maruz bırakılmadan eşit katılım temelinde entegrasyon süreçlerini sürdürmeleridir.”

Avrupa’nın geleceğiyle toplumsal barışını tehdit eden ırkçı, yabancı karşıtı ve İslam düşmanı akımlara karşı elbirliği içinde mücadele edeceklerine inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de tutuklu bulunan bazı Alman vatandaşları ile ilgili Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’e yanlış bilgi aktarıldığını söyledi ve “Bu bilgilendirmeyi düzeltmek benim de Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olarak görevimdir” diye ekledi.

“TERÖRİSTLERİ KORUMAK GİBİ BİR GÖREVİMİZ YOK”

Teröristleri korumak gibi bir görevlerinin olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer benim ülkemde teröre bulaşıyorsa birileri, bu hangi sınıftan olursa olsun bizim hukukumuz onu cezalandırıyorsa, yargı makamları da bunun gereğini yapar. Bu Almanya’da da olsa böyledir, dünyanın bir değişik ülkesinde de olsa böyledir” sözlerine yer verdi.

Türkiye’de ve Avrupa Birliği ülkelerinde terör örgütü olarak kabul edilen PKK’nın binlerce mensubunun, şu anda Almanya’da rahatça dolaştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeri geldiği zaman terör örgütünün başının posterleriyle beraber Almanya’nın devasa caddelerinde gösteriler yapmaktadır, hâlbuki bunlar yasaktır. Peki, bunlara niçin müsaade ediliyor? Ve yüzlerce, binlerce insanımı öldürmüş olan bu insanların burada elini-kolunu sallayarak dolaşmaları doğru mu?” ifadelerini kullandı.

“GAZETECİ EĞER TERÖRE BULAŞMIŞSA BUNU SAVUNABİLİR MİYİZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Aydınlar deniliyor, bu aydınların tanımını yapmak lazım. Gazeteci deniliyor, bu gazeteci eğer teröre bulaşmışsa ve Türk yargısı bunu mahkûm etmişse bunu savunabilir miyiz? İşte bunlardan bir tanesi de, 5 yıl 10 aya mahkûm olmuş olan bir güya sözde gazetecidir ve o sözde gazeteci bir boşluktan yararlanarak kaçmış ve Almanya’ya sığınmıştır, Almanya’ya gelmiştir. Şu anda Almanya’da ve kendisi taltif edilmiştir, el üstünde tutulmuştur. Benzer bir şey acaba burada yapılıp da Türkiye’ye kaçmış olsa, bakın kendileri bizden üç tane, beş tane, altı tane gazeteciyi istediler ve bizim buna karşı ne yaptığımızı gayet iyi biliyorlar, biz onların yaptıklarını yapmadık. Ve yargımız bu konuda elinden geleni yaparak iki tanesini, bir tanesi tutuksuz yargılanmak üzere, bir tanesi ise bırakılmıştır. Ama şu anda benim ülkemden bu şekilde mahkûm olmuş olan birisi kaçıp buraya geliyor ve biz kendisini istiyoruz, aramızda suçluların iadesi anlaşması olduğu hâlde bu kişi bize verilmiyor.”

FETÖ terör örgütüne mensup yüzlerce binlerce kişinin de şu anda Almanya’da rahat bir biçimde dolaştığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunları şimdi konuşmayacak mıyız, söylemeyecek miyiz?” diye ekledi.

“BU TARİHÎ DEVLET ZİYARETİNİN KÖKLÜ TÜRK-ALMAN DOSTLUĞUNU PERÇİNLEMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

Bu konuları aslında yemekte konuşmak istemediğini; ancak Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier tarafından konu gündeme getirilince konuşmak zorunda kaldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Keşke konuşmaz olaydım. Hâlbuki bunları biz gündüz aramızda konuştuk, tekrar burada bunları konuşmaya gerek yoktu. Çünkü bu sofrayı ben bir muhabbet sofrası olarak görüyordum ve bir muhabbet sofrasında da aslında bunlar konuşulmazdı” dedi.

Tabii Avrupa’nın geleceğiyle toplumsal barışını tehdit eden bu tür akımların ve yaklaşımların, birer demokratik hukuk devleti olarak kendilerini bu adımları atmaya mecbur ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atalarımız, ‘her şeyin yenisi, dostun ise eskisi makbuldür’ derler. Türkiye’den Almanya’ya yaptığımız bu tarihî devlet ziyaretinin köklü Türk-Alman dostluğunu daha da perçinlemesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yemekteki konuşmasını Alman devlet adamı Bismarck’ın “Türklerin ve Almanların birbirlerine sevgileri hiçbir zaman sarsılmayacak kadar köklüdür” sözleriyle tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.