Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi için yorumlar kapalı 73394

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Vize serbestisi konusunda kalan altı kriteri en kısa zamanda yerine getirmeyi planlıyoruz. Vize serbestisinin sağlanması ve Gümrük Birliği güncellemesine başlanması ve katılım müzakerelerinin canlandırılması hem Türkiye’nin hem de AB’nin faydasına olacaktır. Bu kritik sürecin belli çevrelerin kaprislerine ve siyasi engellemelerine maruz bırakılmadan ilerletilmesini diliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet ziyaretini gerçekleştirmek üzere gittiği Almanya’nın başkenti Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Başbakanı Merkel gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenledi.

Dört yılı aşkın bir sürenin ardından, Cumhurbaşkanı olarak Almanya’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’e daveti; Almanya Başbakanı Merkel’e ve Alman makamlarına da misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkürlerini dile getirdi.

“KARŞILIKLI ZİYARETLERLE YAKALADIĞIMIZ İVMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNDEN YANAYIZ”

Türkiye ile Almanya arasında son dönemde yaşanan gelişmelere işaret ederek, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier’in, Ekim ayında kalabalık bir iş heyetiyle Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşılıklı üst düzey ziyaretlerle yakaladığımız bu ivmenin korunmasından ve daha da güçlenmesinden, güçlendirilmesinden yanayız” diye konuştu.

Almanya Başbakanı Merkel ile yaptıkları görüşmede, bir süredir çalışmayan iş birliği mekanizmalarını işler kılmak yönünde fikir birliğine vardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilere dair konuları etraflıca ele alma fırsatı bulduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın sabah kahvaltısında Almanya Başbakanı Merkel ile yine bir araya gelecekleri görüşmede ise Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi, askerî, ekonomik, ticari, kültürel ve turizme yönelik her alandaki konuyu değerlendireceklerini açıkladı.

15 Temmuz 2016’da Türkiye’nin maruz kaldığı FETÖ darbe girişiminde darbecilerin, güçlü Türk demokrasisini rafa kaldırmayı başaramadığını da söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi sonrasında FETÖ ve uzantılarıyla mücadele için, anayasal bir mekanizma olan olağanüstü hâl uygulamasına gittiklerini hatırlattı.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ’YLE, TÜRKİYE YENİDEN REFORM VE İLERLEME YOLUNA GİRDİ”

Türk demokrasisini bu terör örgütünün tehdidinden kurtarmak için iki yıl boyunca yoğun bir çaba sarf edip önemli oranda başarı sağladıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçimleri sonrasında uygulamanın kaldırıldığını, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle birlikte Türkiye’nin yeniden reform ve ilerleme yoluna girdiğini dile getirdi.

“Vize serbestisi konusunda kalan altı kriteri en kısa zamanda yerine getirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vize serbestisinin sağlanması ve Gümrük Birliği güncellemesine başlanması ve katılım müzakerelerinin canlandırılması hem Türkiye’nin hem de AB’nin faydasına olacaktır. Bu kritik sürecin belli çevrelerin kaprislerine ve siyasi engellemelerine maruz bırakılmadan ilerletilmesini diliyoruz. Avrupa’nın lider devletlerinden Almanya’nın vereceği desteğe de büyük önem veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE, BAŞTA SURİYE KRİZİ OLMAK ÜZERE BÖLGESEL KONULARDA CİDDİ SORUMLULUK ÜSTLENİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, başta Suriye krizi olmak üzere bölgesel konularda ciddi sorumluluk üstleniyor. Komşumuz Suriye’de yedi yıldır süren ve 1 milyon insanın hayatına mal olan zulmün bir an önce sona ermesini arzu ediyoruz. Bu noktada Almanya’yla benzer bir yaklaşıma sahibiz. Burada, Almanya’nın Suriye meselesinin bilhassa insani boyutuna gösterdiği hassasiyet nedeniyle memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Türkiye ve Almanya, mülteci krizinin akut döneminde de sorumluluk almış, ciddi fedakârlıklar ortaya koymak suretiyle bu süreci yumuşatmışlardır.”

“Artan korumacı ticaret eğilimlerinin dengelenmesi için kurallar temelli sistemin desteklenmesi hususunda Almanya’yla ortak bir tutum içindeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ticari yaptırımların siyasi hedefler doğrultusunda kullanılması, küresel ticarete olduğu kadar uluslararası güvenliğe de zarar verecektir. Türk ekonomisinin sağlam temeller üzerinde kurulu olduğunu, görüşmemizde de Sayın Merkel’e izah ettim. Spekülatif bazlı dönemsel dalgalanmaların ekonomimize etkilerinin aldığımız yapısal tedbirler sayesinde sınırlı kaldığını burada tekrar ifade etmek isterim. Ülkemiz diğer alanlarda olduğu gibi, ekonomi alanında gelebilecek tehditlere karşı da hazırlıklı ve bunları bertaraf edebilecek güçtedir. Bizler Almanya ile derin ekonomik bağları önemsiyor, ‘kazan-kazan’ anlayışı temelinde daha da gelişmesini istiyoruz. Alman hükûmetinin de bu yöndeki tutumu ve vermekte olduğu mesajları değerli buluyoruz.”

İki ülke ilişkilerini özel kılan en önemli unsurlardan birinin, Almanya’daki 3,5 milyona varan Türk nüfusunun olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın kökleriyle bağlarını koruyarak Alman toplumuna eşit katılım temelinde entegrasyonunu teşvik ediyoruz. Sosyal ve ekonomik alanda ve eğitim-öğretimde insanlarımızın tam fırsat eşitliğinden yararlanması bu süreci hızlandıracaktır” şeklinde konuştu.

“FETÖ VE PKK BAŞTA OLMAK ÜZERE, TERÖR ÖRGÜTLERİYLE DAHA ETKİLİ MÜCADELE BEKLENTİMİZİ ELE ALDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde Almanya Başbakanı Merkel’den Almanya’dan FETÖ ve PKK başta olmak üzere terör örgütleriyle daha etkili mücadele beklentilerini ve bu kendilerinden yöndeki taleplerini etraflıca ele aldıklarını aktardı.

Alman yetkilileri tarafından son dönemde yapılan açıklamalardan duydukları memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde iş birliğinin güçlenerek devamını dilediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ülkenin özellikle yargı bağımsızlığı noktasındaki alacağı kararlara hep birlikte saygı duyulmasının da gereğini ifade etmem, herhâlde hukuka inanmış, demokrasiye inanmış ülkelerin en doğal hakkıdır” sözlerine yer verdi.

ALMANYA BAŞBAKANI MERKEL: “TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDA İŞ BİRLİĞİMİZİ DAHA DA İYİLEŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Almanya olarak istikrarlı ve kalıcı bir ekonomik büyüme kaydeden bir Türkiye’nin olmasını istediklerini dile getiren Almanya Başbakanı Merkel ise, önümüzdeki zamanlarda iki ülke arasında Ortak Ekonomi Komisyonu’nun bir araya geleceğini ve Türk-Alman Enerji Forumu’nun toplanacağını açıkladı. Suriye konusu ile ilgili olarak Ekim ayının ortalarında Rusya, Türkiye ve Fransa ve Almanya liderleriyle dörtlü zirve yapmayı düşündüklerini de sözlerine ekleyen Almanya Başbakanı Merkel, “Terörle mücadele konusunda, tabii ki bu işbirliğimizi daha da iyileştirmek istiyoruz” dedi.

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün Almanya’da terör örgütü olarak ilan edilip edilmeyeceği, PKK terör örgütü mensuplarının Türkiye’ye iadesinde nasıl bir yol izleneceği yönündeki sorularla ilgili şunları söyledi: “Binlerce PKK terör örgütü mensubu Almanya’da bulunuyor, dağınık olarak değişik yerlerde bunların bulunduğu bir vakıa. FETÖ terör örgütünün de yine yüzlerce mensubu buralarda bulunuyor. Burada gerek bizim istihbarat teşkilatımızın, gerek Alman istihbarat teşkilatının müşterek çalışmaları, bakanlıklarımızın müşterek çalışmalarıyla birbirimize olan özgüvenle, nerede kimi yakalıyorsak bunu tabii teslim etmemiz işimizi kolaylaştıracaktır diye düşünüyorum. Kaldı ki PKK’nın bir terör örgütü olduğunu kabul eden, bunu beyan eden bir Almanya’nın bunu yapmaktan daha kolay bir şeyi zaten olamaz. Aramızda suçluların iadesi anlaşması var, buradan hareketle de zaten bu türleri yakalayıp teslim etmek ülkelerimizin huzuru için, mutluluğu için özellikle güvenlik noktasında çok büyük önem ifade ediyor.”

“YARGININ VERDİĞİ KARARLARA SAYGI DUYMALIYIZ”

Enver Altaylı’nın tutukluluğuna ilişkin yöneltilen bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu kabul etmek lazım: Ne ben Almanya’nın hukuk sistemini veya mahkemelerini eleştirme hakkına sahibim, ne de sizler Türk yargı sistemini eleştirme hakkına sahipsiniz, çünkü yargılar bağımsızdır ve verdikleri karara saygı duyulur” değerlendirmesinde bulundu. Kendisinin de Türkiye’de yargının verdiği kimi kararların arasında beğenmediği kararların olduğunu; ancak yargının kararına uymak durumunda kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk yargı sisteminin, davaları devam eden Alman vatandaşları arasında; haklarında tutuksuzluk kararı aldığı kişilerin yan sıra tutuksuz yargılama kararı verdiği kişilerin de, serbest bıraktığı kişilerin de olduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan cevabının devamında, soruyu yönelten basın mensubuna hitaben şunları kaydetti: “İsim verdiniz Enver Altaylı, acaba ben sorsam Enver Altaylı’yı tanır mısınız diye? Geçmişinde bu kişinin neler olduğunu bilir misiniz diye? Bunun acaba Türkiye’nin istihbarat sisteminin içerisinde de dolaylı yer aldığını bilir misiniz diye sorsam, acaba siz de bilir misiniz? Acaba bu istihbarat sisteminde daha sonra ne gibi işlevler görmüş ve acaba Türk yargısı bu kişiyi niçin acaba şu anda tutuklamış? Onun için biz yargıya saygı duymak durumundayız.”

“TÜRKİYE-ALMANYA ARASINDA TEKNOLOJİYE, DİJİTAL DÖNÜŞÜME, SAVUNMA SANAYİNE YÖNELİK ATACAĞIMIZ BİRÇOK ADIM VAR”

Bir basın mensubunun, “Türkiye ile Almanya arasında yeni normalleşme adımlarının atılacağını biliyoruz, buna ilişkin olumlu bir gündemle Türkiye’nin buraya geldiği biliyoruz. İlk somut adımları ekonomi adına ne zaman bekleyebiliriz?” şeklinde soruyu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle cevapladı: “Yarınki görüşmemizi Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkiler noktasında çok çok önemsiyorum. Yarın bu ekonomik ilişkilerimizi gündeme taşıyacağız ve ekonomik ilişkilerde bu sürecin Türkiye-Almanya arasında çok önemli olduğuna, özellikle ileri teknolojiye, dijital dönüşüme, bunun yanında savunma sanayine yönelik daha önceden de planladığımız atacağımız birçok adım var. Özellikle Almanya-Türkiye bu ortak adımlarla inanıyorum ki bölgede de ciddi bir performansı sergileyecektir ve tamamlayıcı olduğumuza da inanıyorum. Bundan dolayı da özellikle teşekkür ediyorum.”

DEVLET SIRLARINI İFŞA ETMEK SUÇTUR”

Devletin sırlarını ifşa suçuyla Türkiye’de hakkında yargı kararı bulunan ve kaçtığı Almanya’da ikamet eden Can Dündar’ın, ortak basın toplantısına katılmaması ile ilgili olarak Almanya Başbakanı Merkel’e, samimi açıklamaları dolayısıyla, teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk yargısı bırakılması gerekli olanları zaten tutuksuz yargılanmak üzere de olsa bırakmıştır. Hatta hiç ona gerek kalmadan bırakılması gerekeni de bırakmıştır, isim vermeyeceğim. Fakat son söylediğiniz kişiye gelince, önce Can Dündar’ın bir ajan olduğunu, devletin sırlarını ifşa etme durumunda olan bir kişi olduğunu ve bunun Türk yargısı tarafından 5 yıl 10 aya mahkûm edildiğini herhâlde biliyorsunuzdur. 5 yıl 10 aya mahkûm olan bir kişi, aradaki bir boşluğu fırsat bilerek, kaçarak Almanya’ya gelmiştir. Şu anda bu kişi Türk yargısına göre bir mahkûmdur ve 5 yıl 10 ay mahkûmiyeti vardır. Ajandır, devletin sırlarını ifşa etmiştir. Hiçbir ülkede devletlerin sırları ifşa edilmez, ifşa edilmesi suç teşkil eder.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Almanya ile arasında suçluların iadesi anlaşmasının olduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin Almanya’dan mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan kişinin iadesini istediğini ve böyle bir suçluyu istemesinin en doğal hakkı olduğunu vurguladı. Aynı durum Almanya için de geçerli olabileceğine değinerek, Almanya’da yargılanmış, mahkûm olmuş ve Türkiye’ye kaçmış birini Almanya’nın istemesi durumunda Türkiye’nin bu kişi vermek zorunda olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir şey benim başıma gelse ben veririm, hiç bakmam. Olayın aslı budur, bunun da doğrusunu bilmemizde fayda var” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın toplantısının ardından Neue Wache Anıtı’nı ziyaret ederek, çelenk bıraktı.

 

 

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23443

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.