İyi ki Varsın : Temel EKEN 0 12148

4000 yıllık tarihi ile bir çok medeniyetleri bağrında yaşatmış,Osmanlıdan Kurtuluş savaşı yıllarına kadar ,lojistik önem taşıyan ovaları ,kalesi ve kahraman ve mert insanları,zeybekleri ile , Cumhuriyet yıllarından ,Günümüze tarım,sanayi ve endüstri alanlarında ayrıca Ülkemizin Siyasi ve bürokrasi alanında yerini almış , 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile CUMHURİYET’ e ev sahipliği yapma görevine ,Mustafa Kemal Atatürk tarafından layık görülmüş Başkentimiz ; ANKARA

Bugün yaptığımız İyi ki varsın yazı dizimizin konuğu ;Temel EKEN ,kendisi Ankara doğumlu Avukat , Kendisi ile hukuk ve siyasal Bilgiler hakkında yaptığımız söyleşide ;

Sizi tanıyabilir miyiz ?

TEMEL EKEN: 1979 yılında Ankara’da dünyaya geldim. İlkokulu Hasan Özbay İlkokulunda, ortaokul ve liseyi Ömer Seyfettin Lisesi’nde, lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. 2002 yılında Ankara Barosuna kayıt oldum ve Temel Eken Hukuk Bürosunu kurdum. 2002 yılından bu yana serbest Avukatlık yapmaktayım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İyi bir Beşiktaş taraftarıyım. Ülkemizde hukukun üstün kılınabilmesi için avukatlık mesleğinin son derece önemli olduğuna inanmaktayım.

Temel Eken Hukuk Bürosu hakkında bize neler söylersiniz?

TEMEL EKEN: Temel Eken Hukuk Bürosu alanında uzman, hukukun üstünlüğüne gönül vermiş avukatları bir araya getirmiş bir organizasyondur. Aynı zamanda mesleğin staj aşamasında olan

hukukçular için de bir akademi niteliğindedir. Hukuk büromuz dinamik ve çalışkan kadrosu ile yerli ve yabancı şahıs ve şirketlere ulusal ve uluslararası hukuk alanlarında kaliteli avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlamaktadır. Ülkemizin birçok noktasında konusunda deneyimli çözüm ortağı ofislerle iş birliği yapmaktadır. Ofisimizde; ticaret hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku, şirketler hukuku, icra iflas hukuku, sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, enerji hukuku, vergi hukuku, gayrimenkul hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzman avukatlar tarafından profesyonel hizmetler sunulmaktadır. Birçok yerli ve yabancı şirkete hukuki danışmanlık hizmeti de verilmektedir. Hukuk büromuzca verilen hizmetlerde; yürürlükteki kanunlar, her türlü yerli ve yabancı hukuk kuralları ve gelişen dünyanın teknik, bilişim ve yönetsel ihtiyaçları dikkate alınmaktadır. Sunduğumuz hizmetlerde yegâne amacımız ihtiyaçlara hızlı, kaliteli ve güvenli cevap verebilmek; müvekkillerimiz ve ofisimiz yönünden en üst düzey verimliliği ve memnuniyeti sağlamaktır.

Sanayici ve iş adamları size ne gibi sorunları getiriyor?

TEMEL EKEN: Ticari şirketler; mal ve hizmet üretmek, üretilen mal ve hizmeti satmak ve ondan kazanç sağlamak amacıyla hareket ederler. Hiçbir şirket zarar etmek amacı ile hareket etmez. Eş söyleyişle şirketlerin amacı kâr elde etmektir. Türkiye’de şirketler genelde bir bütçe ve nakit akış disiplini ile hareket etmemekte, sermayesinden daha fazla borçlanmaktadır. Ofisimize başvuran şirketlerin önündeki fırsat ve riskler arasında ki bağlantıları iyi okuyamaması nedeniyle borç ve alacak ilişkilerini yönetirken sorun yaşadıkları, özellikle alacakların tahsili noktasında ciddi tıkanıklıklar yaşadığını görmekteyiz. Hal böyle olunca şirketlerin son dönemde, icra iflas hukukundan kaynaklanan sorunlar nedeni ile ofisimize yoğun şekilde başvurduklarını gözlemekteyiz. Ofis olarak yoğun çalıştığımız bir diğer alan iş hukukudur. İş hukuku,

iş adamlarımızın en yoğun hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyduğu alanlardan biridir. Günümüzde, geleneksel işçi-işveren ilişkisini sürdürmeye çalışan işverenler, uyuşmazlık mahkemeye yansıdığında ciddi bedeller ödemek zorunda kalabilmektedir. Kanun gereği işçi lehine yorum yapan mahkemelere uyuşmazlık yansımadan sorunları çözmek çok önemli bir hal almıştır. Yine de uyuşmazlık mahkemeye yansıyacaksa yapılacak savunmaların hukuki altyapısı yeterli ve sağlam olmalıdır. Aksi durumda haklılığı iddia etmenin işverene faydası olmayacaktır.

Davalar ne kadar sürüyor?

TEMEL EKEN: Davalar maalesef kısa sürmemektedir. Hatta birçok davayı bitirdiğimizde müvekkillerimizin bize ilk getirdikleri önemi taşımadıklarını görmekteyiz. ”Geç gelen adalet, adalet değildir.” Sözünün ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Ankara’da duruşma aralığı 3-4 ay civarındadır. Yasa gereği tarafların yaptığı işlemler genelde iki haftalık kesin süreye bağlanmıştır. Taraflar 2 haftada işini bitirdikten sonra 2,5-3,5 ay duruşma günü beklemektedir. Hal böyle olunca davaların kısa sürmesi mümkün olmamaktadır. Son dönemde yargılamaların kısa sürede bitirilmesi adına yapılan çalışmaları yakından takip etmekteyiz. Temennimiz yapılan çalışmaların yargılama sürelerini ciddi şekilde kısaltmasıdır.

Adli yargı hangi sıkıntılarla karşı karşıya ?

TEMEL EKEN: Bence adli yargının en büyük sıkıntısı, hâkimlerin uzmanlaşmasına izin veren bir sistemin yokluğudur. Örneğin; bugün ceza hâkimi olan bir yargıç, bir sonra ki tayininde iş mahkemelerine atanabilmektedir. Hâkimlerin ve mahkemelerin uzmanlaşmasını sağlamak, davaların kısa sürede bitmesini sağlayacak, en adil kararlar uzman hâkimler tarafından verilebilecektir.Bir diğer sıkıntı son yıllarda yaşanan toplumsal dejenarasyon sonucu her

uyuşmazlığın adliyeye taşınması sonucu oluşan iş yoğunluğudur. İş mahkemesi ile sınırlı “zorunlu arabuluculuk” müessesesinin diğer mahkemeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan önce bu davalarda çözüm olabilecek, davaları daha da kısaltabilecektir. Yine Ankara’ya özgü bir başka sorun da çok fazla adliye olması nedeniyle oluşan zaman kaybıdır. Adliyelerin tek bir çatı altında toplanması bu sorunu çözebilecektir.

Avukat olmanın cazibesi kaldı mı ?

TEMEL EKEN: 2002 yılında mesleğe başladığımda çok cezbedici bir meslek olarak kabul edilen avukatlık, günümüzde aynı cazibeyi taşımamaktadır. Maalesef, kuruluş maliyeti çok düşük olan hukuk fakültesi, yeni kurulan her üniversitenin açmak istediği ilk tercih olmuştur. Bunun sonucunda her yıl ülkenin ihtiyacından daha fazla hukukçu yetiştirilmektedir. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini savunma noktasında hizmet verecek avukatların, alt yapısı iyi olmayan üniversitelerde, kaliteli öğreticiler tarafından şekillendirilmeden, alelade bir şekilde mesleğe atılmaları avukatların “ne kadar mesleki yeterliliğe haiz olabilirler ki!” sorunsalını gündeme getirmektedir. Bu konuda ki takdirleri sizlere bırakıyorum.

Türkiye’de avukatların sorunları neler? Çözüm yolları için önerileriniz?

TEMEL EKEN: Türkiye’de aıvukatların en büyük sorunu avukata tanınan haklara saygı duyulmamasıdır. Haklarımızı bazen aynı okuldan mezun olduğumuz arkadaşlarımız olan; hakim ve savcılara karşı bile savunmamız gerekmektedir. Genelde devlet daireleri ile olan işlerimizi yürütürken, kamu personelinin avukatların hakları konusunda yeterli eğitimi almamış olması, keyfi davranışları beraberinde getirmektedir. Bu durum ise mesleğimizin ifasında biz avukatların sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.

Çok sayıda hukuk fakültesinin açılması ülkemizin bir başka sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün itibari ile hukuk fakültelerinde 90.000’e yakın öğrenci bulunmaktadır. Çok sayıda avukatın her yıl mesleğe katılması, aslında yeni avukata ihtiyaç olmayan ülkemizde başka sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi; avukatlık sınavı bulunmayan ülkemizde mesleğe yeni başlayan arkadaşların, mesleki yeterliliğinin bulunup bulunmadığıdır. Mesleki yeterliliği sorgulamaya açık olan meslektaşlarımızın tüm mahkemelerde avukatlık yapabiliyor olması, temsil edilen kişilerin haklarının gereği gibi savunulup-savunulmadığı sorunsalını beraberinde getirmektedir. Uzmanlık yeteneğine sahip olmayan çok sayıda avukatın bulunması; bir an önce para kazanmak isteyen avukat arkadaşların uzman olmadığı birçok konuda dava kabul etmesine, bunun sonucu olarak mesleğin itibarsızlaşmasına yol açmaktadır. Çözüm olarak; 1-) Hukuk fakültesi öğrencisi alırken ülkemizin ihtiyacı oranında planlar yapılması, 2-) Mesleğe kabul için mutlaka avukatlık sınavı getirilmesi, 3-) Meslekte oluşan kıdeme ve uzmanlığa bağlı olarak mahkemelerde görev yapabilme konusunda sertifikasyon planlamasının yapılması, 4-)Kamu personellerine, avukatların sahip olduğu hakların, Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği’nin birlikte hareket ederek planlayacağı meslek içi eğitimler ile anlatılması, şeklinde çalışmaların çözüm olabileceğini değerlendirmekteyiz.

Tekrar dünyaya gelseydiniz yine hukukçu olur muydunuz ?

TEMEL EKEN: Tekrar dünyaya gelse idim yine hukukçu olur muydum? Bu soruyu birçok kez kendime sorduğumu hatırlıyorum. Her seferinde verdiğim cevap “evet olurdum” şeklinde olmuştur. Mesleğin tüm zorluklarına rağmen adaletin tesisine katkıda bulunmak benim için apayrı bir mutluluk kaynağı, sanırım dünyaya yeniden gelsem bu mutluluktan asla vazgeçmezdim. Dedi.

Bizler enerji medyasında ; Temel EKEN ‘ e

ifadelerinde ”Geç gelen adalet, adalet değildir.”

Sözlerinden hareket ederek ; adaleti hukuk sisteminin savunuculuğunun yanı sıra ;tevazu ve sabır ile adalet ve adil olmanın mutlak bir gün doğru ve doğruların yanında anlayışını destekliyor.

Ülkesine ve Ankara ‘ya yapmış ve yapacağı tüm hizmetlerden,Ülkesine olan sevgisi -sadakatinden , Hukuk sisteminde yeni jenerasyonlara sağlayacağı katkılardan ,Meslektaşları ile olan dayanışma ve birliktelik anlayışından ,Yasa ve yasaların ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından ; en önemlisi Hak ve Adalet sisteminde doğru ve ilkeli davranışlarından dolayı

İyi ki varsın Temel EKEN diyor . başarılı yarınlar diliyoruz.

Saygılarımla .

Levent Kandemir

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin gıyabi cenaze namazına katıldı 0 88023

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için Fatih Cami’nde kılınan gıyabi cenaze namazına katıldı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın kıldırdığı cenaze namazında vatandaşlarla saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından kısa bir konuşma yaptı.

“Her şeyden önce şehidimiz Muhammed Mursi için gıyabi cenaze namazını akdetmiş bulunuyoruz” diyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhammed Mursi’nin dün akşam Türkiye saatiyle 19:00 civarında duruşma esnasında Rabbine yürüdüğünü, hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bu normal bir yürüyüş müdür, yoksa burada daha başka durumlar var mıdır, yok mudur, bu düşündürücüdür. Şahsen benim şu anda bunun normal bir ölüm olduğuna inancım yok. Zira o kadar ki, ailesine Muhammed Mursi’yi teslim edemeyecek kadar bunlar korkak” ifadesini kullandı.

Muhammed Mursi’nin vasiyetinde köyüne defnedilmeyi arzu ettiğini ancak bunun kabul edilmediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sisi burada da yine aynı anlayışını, aynı zulmünü burada da devam ettirdi. O neydi? Kardeşlerim, şunu unutmayın: Korkaklar zafer anıtı dikemez. Sisi zulmünü bu şekilde devam ettiriyor” diye konuştu.

“MÜSLÜMANLAR OLARAK DİK DURACAĞIZ, ASLA İNANDIKLARIMIZDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Mısır’da son dönemde verilen 50’yi aşkın idam kararının darbeci yönetim tarafından onandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yedi tane genci bir anda idama götürmüşlerdir ve bu idama götürülen gençlerle ilgili de ne yazık ki dünya sessiz kalmıştır. Avrupa Birliği idamı yasaklar arasında konuştuğu hâlde, Mısır’da yapılan toplantıda ne yazık ki o toplantıya bizzat Avrupa Birliği üyesi ülkeler katılarak o katil, zalim Sisi’yle birada olmuşlardır” dedi.

“Zalimler için yaşasın cehennem” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi’nin bunlar naaşından korkacak kadar hafiftirler. Bunlarda yürek yok, bunlarda yürek olmadığı gibi bunlar maalesef bizlere karşı da aynı tutum, aynı tavır içinde. Fakat biz Müslümanlar olarak dik duracağız, asla inandıklarımızdan taviz vermeyeceğiz. Biz biliyoruz ki; ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz anlamazsınız, bilmezsiniz.’ Mursi şu anda biliyoruz ki şehitlerden bir tanesidir.”

“MURSİ, DEMOKRATİK YOLLA MISIR’DA İLK KEZ SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir de zaman zaman bazıları şu tür ifadeler kullanıyorlar: Demokrasi şehidi. Değerli kardeşlerim, böyle bir şey yok, demokrasi şehidi diye bir şey olmaz. Ve burada olan demokratik yolla Mısır’da ilk kez seçilmiş bir Cumhurbaşkanıdır, Mursi’nin bu özelliği var. Ama onlar, Batı buna dahi ne yapamadı, tahammül edemedi. Ve şu ana kadar hiçbir şey duydunuz mu? Duymadınız, kolay kolay da duymayacaksınız” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığının attığı adımla Muhammed Mursi için gıyabi cenaze namazı kılarak Müslümanlar olarak bir görevi ifa etmenin hazzını yaşadıkların vurgulayarak, “Ve tezkiyeyi tamamladık, zaten defni ifa edildi, icra edildi sabah beş gibi, bu kadar korkaklar. Biz de burada gıyabi cenaze namazımı kıldık. Allah sizlerden de razı olsun” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın, bu ülkede de Sisi’ler var, benzerleri var, onun için çok dikkatli olmaya mecburuz ve onların karşısında. Hatırlayın, şahsıma karşı da senin de akıbetin Mursi gibi olacak diyenler de vardı. Tabii bunlar bir şeyi hâlâ anlayamadılar, o da şahadeti anlayamadılar. Eğer şahadeti anlamış olsaydılar bunları konuşmazlardı. İnşallah sonu bu işin de hayır olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Namaza; Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, eski TBMM Başkanları İsmail Kahraman ve Mehmet Ali Şahin, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Milletimizden aldığımız cesaretle ekonomik tuzaklara eyvallah etmeden dimdik yolumuza devam ediyoruz” 0 88794

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultangazi Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bunca yaşadığımız badireyi, milletimizle hasbilik temelinde kurduğumuz güçlü gönül bağı sayesinde atlatmayı başardık. Bugün de milletimizden aldığımız cesaretle yaptırım tehditlerine, ekonomik tuzaklara, askerî güç gösterilerine eyvallah etmeden, dimdik yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde gerçekleşen Sultangazi Toplu Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

SULTANGAZİ’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Bugün toplam yatırım tutarı 1 milyar 188 milyon lirayı bulan 24 kalem eser ve hizmetin açılışının gerçekleştirileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hizmetlerden birinin de 501 milyon lira yatırım bedeli olan Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğunu,  600 klinik yatağı, 120 yoğun bakım yatağı, 67 acil servis yatağı, acil servisleri, ameliyathaneleri ve diğer birimleriyle açılışı yapılan hastanenin hayırlı olmasını diledi.

Sultangazi’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm konutları, kapalı yüzme havuzu ve spor tesisleri, öğrenci yurdu, mahalle hizmet tesisleri, Millet Bahçesi, Metris Köprülü Kavşağı ve yan yolu, Habibler İtfaiye Binası gibi yatırım ve hizmetlerin gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Sultangazi Belediyesi’nin tamamladığı Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ile hanımlar merkezinin, bakanlıklar tarafından yapılan gençlik merkezi, gençlik ve sanat merkezi, polis merkezi ile dokuz ayrı okulun da resmen açıldığını bildirdi.

“MERHUM MURSİ’NİN DARBEYLE İNDİRİLMESİNİ VE NİHAYET HAYATINI KAYBETMESİNİ İZLEYEN TÜM İNSANLIĞI ESEFLE KINIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün yargılandığı mahkeme salonunda hayatını kaybeden, 2013 Temmuz’unda kanlı bir darbeyle devrilerek cuntacılar tarafından hapse atılan eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye bir kez daha Allah’tan rahmet dileyerek, “Demokratik seçimle işbaşına gelen merhum Mursi’nin darbeyle indirilmesini, hapiste tek oda, hücrede eziyet çektirilmesini ve nihayet hayatını kaybetmesini izleyen Batı dünyasını ve tüm insanlığı esefle kınıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbeyle devrildiğinde bize Mursi’nin sonunu hatırlatanların bugün aynı çirkinliği sergiliyor olmaları önümüzdeki kirli zihniyetin hâlâ varlığını sürdürdüğüne işaret ediyor. Bize Mursi’yi hatırlatanlarla biz şu anda yarışıyoruz. Pazar günü yapılacak seçimde bir tarafta bize Mursi’yi bize hatırlatanlar var, diğer tarafta adaletle bu yolda yürüyecek olanlar var” değerlendirmesinde bulundu. “Zalimler için yaşasın cehennem” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Mursi için bugün Fatih Camii’nde ikindi namazının ardından kılınacak gıyabi cenaze namazına katılacağını bildirdi.

Merhum Mursi’nin cenazesinin defin işleminin sabah saat 05.00’da iki oğlunun katılımıyla gerçekleştirildiğini, darbecilerin Mursi’nin cenazesinden bile korktuğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niye korkuyorsunuz? İşte siz bu tür şehitlerin evet kendisinden korkarsınız, korkaklar için de yaşasın cehennem. Bunu başaramayacaklar. Ülkemiz için de bunu başaramayacaklar. Nasıl 15 Temmuz’da başaramadılarsa bundan sonra da başaramayacaklar” diye konuştu.

“BUGÜNE KADAR MİLLETİMİZİN İRADESİNİN SANDIKTA EN SAĞLIKLI ŞEKİLDE TEZAHÜR ETMESİ İÇİN MÜCADELE ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinin Türkiye’deki ve İstanbul’daki galibinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde Cumhur İttifakı ve AK Parti olduğuna vurgu yaparak, “Milletimiz bu seçimlerde Türkiye genelinde İl Genel Meclisi’nde yaklaşık yüzde 60’lık, büyükşehir belediye başkanlıklarında yüzde 52’lik, il belediye başkanlıklarında yüzde 55’lik bir oranla yanımızda yer almıştır. İstanbul’un 39 ilçesinin 25’i, 312 belediye meclis üyesinin de 180’i Cumhur İttifakı tarafından kazanılmıştır” açıklamasında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi ve Yüksek Seçim Kurulu’nun karar verme sürecini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti, gücünü millî iradeden alan bir partidir. Bugüne kadar hep milletimizin iradesinin sandıkta en sağlıklı şekilde tezahür etmesi için mücadele ettik. 31 Mart’ta büyükşehir seçimlerinde tespit ettiğimiz hırsızlıkların ve hukuksuzlukların hesabını sormak, bizim boynumuzun borcudur. Seçimlerin yenilenmesi kararı, siyasi değil hukuki bir sürecin ürünüdür” sözlerine yer verdi.

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayının Ordu Valisi ve emniyet güçlerine yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimden sonra da bunun hesabını vereceksin bitmedi iş. Bunların hesabını vereceksin, herkes yerini de bilecek haddini de” dedi.

“NE YAPTIYSAK SAMİMİYETLE YAPTIK, DAHA İYİYE ULAŞMAK İÇİN YAPTIK”

İstanbullulardan Pazar günü yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminde AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım’a çok güçlü bir destek beklediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u 1994’ten beri ekibiyle tanıdıklarını, İstanbul’daki Marmaray, Avrasya tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı gibi eserleri AK Parti iktidarının şehre kazandırdığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a 1994’ten bu yana yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler vererek, “Biz her ne yaptıysak samimiyetle yaptık, hüsnü niyetle yaptık, daha iyiye ulaşmak için yaptık. Millete başka söyleyen, milletin karşısında başka davranan, arkamızı döndüğümüzde ise başka şekilde hareket edenlerden kesinlikle olmadık. Sevgimizi de hoşnutsuzluğumuzu da açıkça ifade ettik, gösterdik. Siyasetlerini çift dillilik, riyakârlık, rol yapma üzerine kuranları hiçbir zaman tasvip etmedik” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ BİZE İTİMAT ETTİĞİ İÇİN KENDİMİZDE YEDİ DÜVELE MEYDAN OKUYACAK GÜCÜ BULDUK”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde üniversite öğrencilerine verdiği bursların CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurusu üzerine durdurulduğunu, AK Parti iktidara geldikten sonra da gençlere bursun Kredi ve Yurtlar Kurumu vasıtasıyla verilmeye başlandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunca badireye rağmen, milletimizle hasbilik temelinde kurduğumuz güçlü gönül bağı sayesinde atlatmayı başardık. Milletimiz bize güvendiği için vesayetle mücadelemize destek verdi. Milletimiz bize inandığı için darbecilerin karşısında kanıyla ve canıyla yanımızda yer aldı. Milletimiz bize itimat ettiği için kendimizde yedi düvele meydan okuyacak gücü bulduk.  Milletimizin desteği sayesinde Suriye’de ve Irak’ta terör örgütlerinin inlerini başlarına yıktık. Bugün de milletimizden aldığımız cesaretle yaptırım tehditlerine, ekonomik tuzaklara, askerî güç gösterilerine eyvallah etmeden, dimdik yolumuza devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli mültecilere maaş bağlandığı şeklindeki yalanın CHP’liler tarafından dillendirildiğine dikkati çekerek, “Suriyelilere parasal maaş bağlama  diye bir şey asla yok. Biz kamplardaki Suriyelilere sağlık desteği veriyoruz, konteyner kentlerde yiyecek giyecek desteği veriyoruz ama asla onlara maaş bağlama diye bir şey yok, bu bir koskoca yalandır” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE HEDEFLERİNE YÜRÜYOR”

Dünyanın ticaret savaşları ve diplomatik ayak oyunlarıyla karanlık bir meçhule doğru sürüklendiği bir dönemde, Türkiye’nin hâlâ kendi hedeflerine doğru yürüdüğüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin istikrarlı gidişinden ve güçlü duruşundan rahatsız olanların, her fırsatı krize dönüştürmenin peşinde olduğunu ama Türkiye’ye diz çöktüremeyeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türk milletinin ellerine ve ayaklarına pranga vuramayacaksınız. Bu ülkeyi yıkımın, gözyaşının, acının, sefaletin, esaretin kol gezdiği bir yer hâline getiremeyeceksiniz. Halkımızı birbirine düşüremeyeceksiniz. Siyasi, askerî ve ekonomik kazanımlarımızı elimizden alamayacaksınız. Üretimimizi, istihdamımızı, ihracatımızı çökertemeyecek, refahımızı geriye götüremeyeceksiniz. Bir asır önce sinsice yıktığınız koskoca cihan devletinin külleri üzerinde doğan Türkiye Cumhuriyeti’ne aynı oyunları oynayamayacaksınız. Çünkü bu defa karşınızda; ‘bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız’ diyen bir millet var. Çünkü bu defa karşınızda, bu milletin her seçimde geçmişte eşi benzeri görülmemiş destekle güç verdiği bir yönetim var, bir Cumhurbaşkanı var.”

Bugüne kadar bulunduğu tüm görevlerde mesaisinin yarısının hep İstanbul olduğunun altını çizerek, “İstanbul’a proje adamı yakışır dedik ve Büyükşehir Belediye Başkanı adayımız olarak Binali Yıldırım’la karşınıza çıktık” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı ve hükûmet olarak tüm bakanlıklar ve kurumlarla Binali Yıldırım’ın İstanbul’a yapacağı hizmetlerin yanında yer alacaklarını söyledi. Yaşadığı şehrin geleceğini düşünen, sorunlarının, sıkıntılarının çözümünü arzu eden, bu şehrin terör örgütlerinden mafyatik yapılara kadar çapulcuların elinde örselenmesine gönlü razı olmayan herkesi 23 Haziran’da sandık başına davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm vatandaşlardan Binali Yıldırım’a destek vermelerini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından beraberindekilerle Sultangazi’de yapımı tamamlanan hizmet, eser ve yatırımların toplu açılışını gerçekleştirdi.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO – MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,