İyi ki Varsın : Temel EKEN 0 12503

4000 yıllık tarihi ile bir çok medeniyetleri bağrında yaşatmış,Osmanlıdan Kurtuluş savaşı yıllarına kadar ,lojistik önem taşıyan ovaları ,kalesi ve kahraman ve mert insanları,zeybekleri ile , Cumhuriyet yıllarından ,Günümüze tarım,sanayi ve endüstri alanlarında ayrıca Ülkemizin Siyasi ve bürokrasi alanında yerini almış , 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile CUMHURİYET’ e ev sahipliği yapma görevine ,Mustafa Kemal Atatürk tarafından layık görülmüş Başkentimiz ; ANKARA

Bugün yaptığımız İyi ki varsın yazı dizimizin konuğu ;Temel EKEN ,kendisi Ankara doğumlu Avukat , Kendisi ile hukuk ve siyasal Bilgiler hakkında yaptığımız söyleşide ;

Sizi tanıyabilir miyiz ?

TEMEL EKEN: 1979 yılında Ankara’da dünyaya geldim. İlkokulu Hasan Özbay İlkokulunda, ortaokul ve liseyi Ömer Seyfettin Lisesi’nde, lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. 2002 yılında Ankara Barosuna kayıt oldum ve Temel Eken Hukuk Bürosunu kurdum. 2002 yılından bu yana serbest Avukatlık yapmaktayım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İyi bir Beşiktaş taraftarıyım. Ülkemizde hukukun üstün kılınabilmesi için avukatlık mesleğinin son derece önemli olduğuna inanmaktayım.

Temel Eken Hukuk Bürosu hakkında bize neler söylersiniz?

TEMEL EKEN: Temel Eken Hukuk Bürosu alanında uzman, hukukun üstünlüğüne gönül vermiş avukatları bir araya getirmiş bir organizasyondur. Aynı zamanda mesleğin staj aşamasında olan

hukukçular için de bir akademi niteliğindedir. Hukuk büromuz dinamik ve çalışkan kadrosu ile yerli ve yabancı şahıs ve şirketlere ulusal ve uluslararası hukuk alanlarında kaliteli avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlamaktadır. Ülkemizin birçok noktasında konusunda deneyimli çözüm ortağı ofislerle iş birliği yapmaktadır. Ofisimizde; ticaret hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku, şirketler hukuku, icra iflas hukuku, sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, enerji hukuku, vergi hukuku, gayrimenkul hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzman avukatlar tarafından profesyonel hizmetler sunulmaktadır. Birçok yerli ve yabancı şirkete hukuki danışmanlık hizmeti de verilmektedir. Hukuk büromuzca verilen hizmetlerde; yürürlükteki kanunlar, her türlü yerli ve yabancı hukuk kuralları ve gelişen dünyanın teknik, bilişim ve yönetsel ihtiyaçları dikkate alınmaktadır. Sunduğumuz hizmetlerde yegâne amacımız ihtiyaçlara hızlı, kaliteli ve güvenli cevap verebilmek; müvekkillerimiz ve ofisimiz yönünden en üst düzey verimliliği ve memnuniyeti sağlamaktır.

Sanayici ve iş adamları size ne gibi sorunları getiriyor?

TEMEL EKEN: Ticari şirketler; mal ve hizmet üretmek, üretilen mal ve hizmeti satmak ve ondan kazanç sağlamak amacıyla hareket ederler. Hiçbir şirket zarar etmek amacı ile hareket etmez. Eş söyleyişle şirketlerin amacı kâr elde etmektir. Türkiye’de şirketler genelde bir bütçe ve nakit akış disiplini ile hareket etmemekte, sermayesinden daha fazla borçlanmaktadır. Ofisimize başvuran şirketlerin önündeki fırsat ve riskler arasında ki bağlantıları iyi okuyamaması nedeniyle borç ve alacak ilişkilerini yönetirken sorun yaşadıkları, özellikle alacakların tahsili noktasında ciddi tıkanıklıklar yaşadığını görmekteyiz. Hal böyle olunca şirketlerin son dönemde, icra iflas hukukundan kaynaklanan sorunlar nedeni ile ofisimize yoğun şekilde başvurduklarını gözlemekteyiz. Ofis olarak yoğun çalıştığımız bir diğer alan iş hukukudur. İş hukuku,

iş adamlarımızın en yoğun hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyduğu alanlardan biridir. Günümüzde, geleneksel işçi-işveren ilişkisini sürdürmeye çalışan işverenler, uyuşmazlık mahkemeye yansıdığında ciddi bedeller ödemek zorunda kalabilmektedir. Kanun gereği işçi lehine yorum yapan mahkemelere uyuşmazlık yansımadan sorunları çözmek çok önemli bir hal almıştır. Yine de uyuşmazlık mahkemeye yansıyacaksa yapılacak savunmaların hukuki altyapısı yeterli ve sağlam olmalıdır. Aksi durumda haklılığı iddia etmenin işverene faydası olmayacaktır.

Davalar ne kadar sürüyor?

TEMEL EKEN: Davalar maalesef kısa sürmemektedir. Hatta birçok davayı bitirdiğimizde müvekkillerimizin bize ilk getirdikleri önemi taşımadıklarını görmekteyiz. ”Geç gelen adalet, adalet değildir.” Sözünün ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Ankara’da duruşma aralığı 3-4 ay civarındadır. Yasa gereği tarafların yaptığı işlemler genelde iki haftalık kesin süreye bağlanmıştır. Taraflar 2 haftada işini bitirdikten sonra 2,5-3,5 ay duruşma günü beklemektedir. Hal böyle olunca davaların kısa sürmesi mümkün olmamaktadır. Son dönemde yargılamaların kısa sürede bitirilmesi adına yapılan çalışmaları yakından takip etmekteyiz. Temennimiz yapılan çalışmaların yargılama sürelerini ciddi şekilde kısaltmasıdır.

Adli yargı hangi sıkıntılarla karşı karşıya ?

TEMEL EKEN: Bence adli yargının en büyük sıkıntısı, hâkimlerin uzmanlaşmasına izin veren bir sistemin yokluğudur. Örneğin; bugün ceza hâkimi olan bir yargıç, bir sonra ki tayininde iş mahkemelerine atanabilmektedir. Hâkimlerin ve mahkemelerin uzmanlaşmasını sağlamak, davaların kısa sürede bitmesini sağlayacak, en adil kararlar uzman hâkimler tarafından verilebilecektir.Bir diğer sıkıntı son yıllarda yaşanan toplumsal dejenarasyon sonucu her

uyuşmazlığın adliyeye taşınması sonucu oluşan iş yoğunluğudur. İş mahkemesi ile sınırlı “zorunlu arabuluculuk” müessesesinin diğer mahkemeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan önce bu davalarda çözüm olabilecek, davaları daha da kısaltabilecektir. Yine Ankara’ya özgü bir başka sorun da çok fazla adliye olması nedeniyle oluşan zaman kaybıdır. Adliyelerin tek bir çatı altında toplanması bu sorunu çözebilecektir.

Avukat olmanın cazibesi kaldı mı ?

TEMEL EKEN: 2002 yılında mesleğe başladığımda çok cezbedici bir meslek olarak kabul edilen avukatlık, günümüzde aynı cazibeyi taşımamaktadır. Maalesef, kuruluş maliyeti çok düşük olan hukuk fakültesi, yeni kurulan her üniversitenin açmak istediği ilk tercih olmuştur. Bunun sonucunda her yıl ülkenin ihtiyacından daha fazla hukukçu yetiştirilmektedir. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini savunma noktasında hizmet verecek avukatların, alt yapısı iyi olmayan üniversitelerde, kaliteli öğreticiler tarafından şekillendirilmeden, alelade bir şekilde mesleğe atılmaları avukatların “ne kadar mesleki yeterliliğe haiz olabilirler ki!” sorunsalını gündeme getirmektedir. Bu konuda ki takdirleri sizlere bırakıyorum.

Türkiye’de avukatların sorunları neler? Çözüm yolları için önerileriniz?

TEMEL EKEN: Türkiye’de aıvukatların en büyük sorunu avukata tanınan haklara saygı duyulmamasıdır. Haklarımızı bazen aynı okuldan mezun olduğumuz arkadaşlarımız olan; hakim ve savcılara karşı bile savunmamız gerekmektedir. Genelde devlet daireleri ile olan işlerimizi yürütürken, kamu personelinin avukatların hakları konusunda yeterli eğitimi almamış olması, keyfi davranışları beraberinde getirmektedir. Bu durum ise mesleğimizin ifasında biz avukatların sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.

Çok sayıda hukuk fakültesinin açılması ülkemizin bir başka sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün itibari ile hukuk fakültelerinde 90.000’e yakın öğrenci bulunmaktadır. Çok sayıda avukatın her yıl mesleğe katılması, aslında yeni avukata ihtiyaç olmayan ülkemizde başka sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi; avukatlık sınavı bulunmayan ülkemizde mesleğe yeni başlayan arkadaşların, mesleki yeterliliğinin bulunup bulunmadığıdır. Mesleki yeterliliği sorgulamaya açık olan meslektaşlarımızın tüm mahkemelerde avukatlık yapabiliyor olması, temsil edilen kişilerin haklarının gereği gibi savunulup-savunulmadığı sorunsalını beraberinde getirmektedir. Uzmanlık yeteneğine sahip olmayan çok sayıda avukatın bulunması; bir an önce para kazanmak isteyen avukat arkadaşların uzman olmadığı birçok konuda dava kabul etmesine, bunun sonucu olarak mesleğin itibarsızlaşmasına yol açmaktadır. Çözüm olarak; 1-) Hukuk fakültesi öğrencisi alırken ülkemizin ihtiyacı oranında planlar yapılması, 2-) Mesleğe kabul için mutlaka avukatlık sınavı getirilmesi, 3-) Meslekte oluşan kıdeme ve uzmanlığa bağlı olarak mahkemelerde görev yapabilme konusunda sertifikasyon planlamasının yapılması, 4-)Kamu personellerine, avukatların sahip olduğu hakların, Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği’nin birlikte hareket ederek planlayacağı meslek içi eğitimler ile anlatılması, şeklinde çalışmaların çözüm olabileceğini değerlendirmekteyiz.

Tekrar dünyaya gelseydiniz yine hukukçu olur muydunuz ?

TEMEL EKEN: Tekrar dünyaya gelse idim yine hukukçu olur muydum? Bu soruyu birçok kez kendime sorduğumu hatırlıyorum. Her seferinde verdiğim cevap “evet olurdum” şeklinde olmuştur. Mesleğin tüm zorluklarına rağmen adaletin tesisine katkıda bulunmak benim için apayrı bir mutluluk kaynağı, sanırım dünyaya yeniden gelsem bu mutluluktan asla vazgeçmezdim. Dedi.

Bizler enerji medyasında ; Temel EKEN ‘ e

ifadelerinde ”Geç gelen adalet, adalet değildir.”

Sözlerinden hareket ederek ; adaleti hukuk sisteminin savunuculuğunun yanı sıra ;tevazu ve sabır ile adalet ve adil olmanın mutlak bir gün doğru ve doğruların yanında anlayışını destekliyor.

Ülkesine ve Ankara ‘ya yapmış ve yapacağı tüm hizmetlerden,Ülkesine olan sevgisi -sadakatinden , Hukuk sisteminde yeni jenerasyonlara sağlayacağı katkılardan ,Meslektaşları ile olan dayanışma ve birliktelik anlayışından ,Yasa ve yasaların ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından ; en önemlisi Hak ve Adalet sisteminde doğru ve ilkeli davranışlarından dolayı

İyi ki varsın Temel EKEN diyor . başarılı yarınlar diliyoruz.

Saygılarımla .

Levent Kandemir

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emine Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı’nın eşi Olena Zelenska ile görüştü 0 41244

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, çalışma ziyareti dolayısıyla Türkiye’de bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin eşi Olena Zelenska ile Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret etti.

Çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunan Emine Erdoğan ve Olena Zelenska, Dolmabahçe Sarayı bünyesinde bir müze turu da gerçekleştirdi.

Emine Erdoğan, daha sonra Olena Zelenska’ya Vahdettin Köşkü’nü gezdirdi.

Emine Erdoğan, ziyaretin ardından sosyal medya hesabından şu notu paylaştı: “Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin değerli eşi Olena Zelenska Hanımefendi ile bugün Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret ettik ve ülkemizin tarihi zenginliklerini paylaştığımız hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerimizi güçlendireceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısında konuştu 0 88788

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada Ukrayna’yı bölgede istikrar, güvenlik, barış ve refahın temini için kilit bir ülke olarak gördükleri belirterek, “Bu çerçevede Ukrayna’nın egemenliğini, Kırım dâhil toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini hep destekledik, destekleyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

“UKRAYNA İLE İŞ BİRLİĞİMİZ GENİŞ BİR YELPAZEDE KARŞILIKLI YARAR TEMELİNDE DERİNLEŞİYOR”

Türkiye’nin Karadeniz’den komşusu Ukrayna’nın Devlet Başkanı Zelenskiy’i Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine takdim edilen Ukrayna Devlet Nişanı dolayısıyla da teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gerçekleşen görüşmelerde ikili ilişkileri etraflıca ele aldıklarını ve alınan kararların da imza altına alındığını belirtti.

Koronavirüs salgını başlamadan hemen önce Şubat ayında Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyin 8’nci toplantısı vesilesiyle Kiev’i ziyaret ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yeniden bir araya gelinmesinin ilişkileri güçlendirme yönündeki güçlü iradenin bir tezahürü olduğunu söyledi.

“Az önce imzalanan metinler de bu irademizin pek çok başlıkta somut projelerle vücut bulmasını sağlayacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İş birliğimiz savunma sanayinden eğitim iş birliğine, turizmden sağlık sektörüne geniş bir yelpazede karşılıklı yarar temelinde derinleşiyor. Görüşmelerimizde yatırımların artırılmasıyla ekonomik ve ticari iş birliğimizi yeni seviyelere taşıma yönündeki karşılıklı irademizi de teyit ettik. Malum Kiev’i ziyaretimizde de ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmak gibi bir hedef belirlemiştik. Bu doğrultuda serbest ticaret anlaşması müzakerelerini süratle neticelendirmek hususunda Sayın Zelenskiy’i ile hemfikiriz. Turizm alanında küresel salgına rağmen bu yıl 500 binden fazla Ukraynalı misafiri ağırlamış olmamız, haklarımız arasındaki yakınlığı ve Ukraynalı misafirlerimizin güvenli turizm girişimimiz kapsamında aldığımız önlemlere olan itimadını açıkça gösteriyor.”

“TÜRKİYE KIRIM’IN YASA DIŞI İLHAKINI TANIMAMIŞTIR VE TANIMAYACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadelede Türkiye’nin Ukrayna halkının yanında yer aldığını vurgulayarak ihtiyaç olduğu takdirde daha fazla desteğe de hazır olduklarının altını çizdi.

Görüşmelerde güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirme ve suçluların karşılıklı iadeleri yönünde atılabilecek ilave adımların da ele alındığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleriyle ortak mücadele ve eşgüdümü güçlendirme hususlarında mutabık kaldıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’yı bölgede istikrar, güvenlik, barış ve refahın temini için kilit bir ülke olarak gördükleri belirterek, “Bu çerçevede Ukrayna’nın egemenliğini, Kırım dâhil toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini hep destekledik, destekleyeceğiz. Türkiye Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımamıştır ve tanımayacaktır. Türkiye ile Ukrayna arasındaki tarihî ve insani bağların önemli bir unsuru olan Kırım Tatarı kardeşlerimize Ukrayna makamları ile birlikte desteğimiz devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“BÖLGEMİZİN BARIŞ VE İSTİKRARI ADINA ELİMİZDEN GELEN DESTEĞİ GÖSTERMEYE HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin soydaşları için Ukrayna’daki konut inşası projesi ve Kiev’deki cami inşa projesiyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü aktararak bu çalışmalarla ilgili son durumu da değerlendirdiklerini dile getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin de Ukrayna’nın doğusundaki güncel durum hakkında bilgi verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada 27 Temmuz’dan bu yana sürdürülen ateşkesin devamını temenni ediyoruz. Bölgemizin barış ve istikrarı adına biz de elimizden gelen desteği göstermeye hazırız. Bu süreçte başkanlığı iki dönemdir büyükelçilerimizce yürütülen AGİT Özel Gözlem Misyonuna desteğimiz aynı şekilde devam edecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını dileyerek Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ziyareti için teşekkür etti.

UKRAYNA DEVLET BAŞKANI ZELENSKİY: “TÜRKİYE İLE STRATEJİK ORTAKLIĞI DERİNLEŞTİRMEYE HAZIRIZ”

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy de Türkiye ile diyaloglarının dinamik bir şekilde geliştiğini belirterek, “Hiçbir virüs ülkelerimiz arasındaki ortaklığa ve dostluğa engel olamaz” dedi.

Türkiye ile stratejik ortaklığı derinleştirmeye ve karşılıklı çıkarların olduğu her alanda iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarının altını çizen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in 9’uncu toplantısını gelecek yılın başında düzenleme konusunda anlaştıklarını bildirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin kendileri için son derece önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya tarafından yasa dışı olarak gözaltında tutulan Ukraynalı ve Kırım Tatarlı tutsakların serbest bırakılması için aktif kişisel çaba göstermeye devam edeceğini teyit etti. İşgal altındaki Kırım’da insan haklarının korunmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 75. oturumu çerçevesinde yakın iş birliği içinde çalışacağız. Türkiye’yi, Kırımlıların haklarını korumak ve yarımadayı işgalden kurtarmak için uluslararası ortakları birleştirme aracı olan Kırım Platformu Projesine katılmaya davet ettim. Bu projeyi desteklemeye ve orada aktif bir şekilde rol almaya hazır olduğunuz için minnettarım.”

Türkiye ve Ukrayna arasındaki ikili ticaretin, koronavirüs salgınına rağmen olumlu dinamiklerini sürdürebileceğini aktaran Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Türk şirketlerinin ülkesindeki büyük ölçekli altyapı projelerine katılımının da önemli olduğunu ve Ukrayna’da iş yapan Türk şirketlerinin sayısını artırmak istediklerini söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, “İstanbul sadece Türk ve Ukrayna halkları için değil, tüm dünya için özel tarihî ve manevi önemi olan bir yerdir. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmenin son derece samimi ve sıcak ortamının yanı sıra, bu şehrin özel enerjisini de hissediyoruz. Eminim ki tüm bunlar Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkileri sürekli gelişmeye teşvik ediyor ve ileriye dönük enerjiyle besliyor” ifadelerini kullandı.

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından “Ukrayna Devlet Nişanı” takdim edildi.

Takdimin ardından heyetler arası görüşmenin ortak bildirileri imzalandı. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Ukrayna Savunma Bakanı Andrii Taran arasında savunma sanayii projeleri kapsamında iyi niyet beyanı, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Ukrayna Savunma Bakanı Andrii Taran arasında Askerî Çerçeve Anlaşması imza altına alındı.

Türkiye-Ukrayna Hükûmetler Arası Ticari ve Ekonomik İşbirliği Komisyonu 12. Dönem toplantısı protokolü de Millî Savunma Bakanı Akar ve Ukrayna Ekonomik Kalkınma, Ticaret ve Tarım Bakanı Ihor Petrashko arasında imzalandı.

Ortak basın toplantısının ardından; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Vahdettin Köşkü’nde Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve eşi Olena Zelenska ile akşam yemeğinde bir araya geldi.