“Türkiye, IMF defterini tekrar açmamak üzere kapatmıştır” 0 97548

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanışında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin ne kredi açısından ne de teknik destek açısından IMF ile yolunun kesişmesi söz konusu olmaz. Bir kez daha ilan ediyorum; Türkiye IMF defterini tekrar açmamak üzere kapatmıştır. Bu açık gerçeklere rağmen, IMF konusunun gündeme getirilmesinin gerisindeki hesapları gayet iyi biliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da düzenlenen AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından bir kapanış konuşması yaptı.

“TARİHİMİZİN BİZE YÜKLEDİĞİ BÜYÜK DAVAYI HEP İLERİYE TAŞIDIK”

Konuşmasında toplantıya katılımları için tüm teşkilat mensuplarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üstlenilen sorumluluklar itibariyle Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın her meselesinin AK Parti’nin meselesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gücüyle dünyanın saygın devletleri arasında yer almasının görevleri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizden başlayarak umudunu bize bağlamış tüm mazlumlara ve mağdurlara sahip çıkmayı, el uzatmayı, imkânlarımız nispetinde onlara destek olmayı da vazifemiz olarak görüyoruz. AK Parti medeniyetimizin ve tarihimizin kendisine yüklediği işte bu büyük davayı hamdolsun 17 yıldır hep ileriye taşımayı başarmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının sloganının; “Tevazu, samimiyet ve gayretle, önce millet, önce memleket” olduğuna işaret ederek “Bizim 17 yıllık yolcumuzun özü, özeti işte bu kelimelerdir. Bu yola birlikte çıktığımız arkadaşlarımızdan pek azı dışında neredeyse tamamının bugün burada aramızda olması, imtihanı alnımızın akıyla vermekte olduğumuzun işaretidir” diye konuştu.

“BİZE YÖNELMİŞ SİYASİ VE EKONOMİK SALDIRILARA CEPHANE TAŞIYANLARDAN MUZDARİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı saldırılara değinerek, milletle beraber, ülkedeki millî ve yerli duruş sahibi kesimlerle birlikte bu tuzakların, bu senaryoların, bu oyunların hepsini de boşa çıkardıklarını belirtti. “Tüm bu süreçte bizi ne karşımızdakilerin cesametleri, ne üzerimize salınan piyonların alçaklıkları üzmüştür” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizi en çok üzen, bu ülkede siyasi alternatif konumunda bulunması gereken bir partinin her defasında Türkiye’nin ve Türk milletinin düşmanlarıyla aynı safta yer almış olmasıdır. Yanlış anlaşılmasın, bizim sorunumuz asla siyasi muhalefet değil. Muhalefetin muhasebe ve murakabe yönüyle demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu biliyoruz. Bizim sıkıntımız, herhangi bir konudaki eksiğimizin, varsa yanlışımızın ifade edilmesi de değildir. Biz en kritik dönemlerde düşmanlarımızın safında yer alanlardan, onların bize yönelmiş siyasi ve ekonomik saldırılara adeta cephane taşıyanlardan muzdaribiz.”

Bölücü terör örgütünün güdümündeki HDP’yi bu ilişkiyi kesmediği sürece meşru siyasetin bir aktörü olarak görmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef bizi üzüntüye gark eden zihniyetin en büyük temsilcisi, ana muhalefet partisi CHP’dir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gezi olaylarında vandallarla mücadele ediyoruz, CHP’yi onların yanında buluyoruz. Ülkemizi FETÖ’cülerin tuzaklarından kurtarmak için can pahasına bir mücadeleye girişiyoruz, CHP’yi onların saflarında görüyoruz. Bölücü terör örgütünün çukur eylemlerine karşı destansı bir mücadele yürütüyoruz, CHP’yi yine karşı cephede buluyoruz. Sınır ötesinde pusuya yatarak ülkemizin huzuruna ve güvenliğine tehdit oluşturan terör örgütlerinin üzerine yürüyoruz, CHP’yi yine karşı safta görüyoruz. Uluslararası alanda ülkemizin şerefinin, haysiyetinin, itibarının müdafaası için var gücümüzle çalışıyoruz, CHP yine yeminli düşmanlarımızın diliyle bize saldırırken suçüstü yakalıyoruz.”

“TÜRKİYE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞINA YÖNELİK SALDIRIYA KARŞI TARİHÎ BİR MÜCADELE VERİYOR”

Yaşanılan son hadiselerde yine benzer bir durumla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye ekonomik bağımsızlığına yönelik sistematik bir saldırıya karşı kamusuyla, özel sektörüyle tarihi bir mücadele veriyor. Peki, ana muhalefet partisi ne yapıyor? Her zamanki gibi safını ülkesinin ve milletinin değil karşı tarafın yanında belirleyerek olmadık hezeyanlarla ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Bunun adı muhalefet değildir, bunun adı fırsatçılık bile değildir. Milletin geleceğine umutla bakmaya ihtiyaç duyduğu dönemde bühtanlarla umut cellatlığı yapmanın adı olsa olsa alçaklıktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti hükûmeti olarak en gurur duydukları icraatlarının Türkiye’yi IMF boyunduruğundan kurtarmak olduğunu belirterek, göreve geldiklerinde 23 buçuk milyar olan borcu 2013’te sıfırladıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “IMF meselesi neden bu kadar önemli?” sorusunu sorarak şunları kaydetti: “IMF’nin misyonu, ödemeler bilançosu bozulmuş olan ülkelere kredi vermek ve onların sadece mali değil aynı zamanda siyasi yapılarını da dönüştürmektir. Bu misyonu gereği IMF kurumlara veya özel firmalara değil sadece devletlere borç verir. Türkiye 1960 darbesinin ardından IMF’in pençesine düşmüş ve AK Parti’ye kadar da kurtulamamıştır. İlk IMF anlaşmasının altında darbe yönetiminin başı Cemal Gürsel’in, onu takip eden dört anlaşmanın altında da devrin CHP Genel Başkanı İnönü’nün imzası vardır. IMF ile yaptığımız 19 anlaşmadan Türkiye’nin ne kazandığını bilemiyoruz, ama çok ciddi siyasi bedel ödediğimiz bir gerçektir.”

“TÜRKİYE’NİN IMF İLE YOLUNUN KESİŞMESİ SÖZ KONUSU OLMAZ”

2013 Mayıs’ında IMF borcunu sıfırlayarak, yarım asrı aşkın bir defteri kapattıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaten ne olduysa ondan sonra oldu, çılgına döndüler” dedi. Gezi olaylarıyla başlayan ve hâlâ devam eden bu dönemde yaşanılanların IMF boyunduruğundan kurtulmayla ilişkili olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ne kredi açısından ne de teknik destek açısından IMF ile yolunun kesişmesi söz konusu olmaz. Bir kez daha ilan ediyorum; Türkiye IMF defterini tekrar açmamak üzere kapatmıştır. Bu açık gerçeklere rağmen, IMF konusunun gündeme getirilmesinin gerisindeki hesapları gayet iyi biliyoruz” ifadesini kullandı.

Siyasi bağımsızlık gibi ekonomik bağımsızlığın bedelinin de yüksek olduğunu hep birlikte yaşayarak gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’nin bir ülkeyi kıskaca alabilmesi için önce belli şartların oluşması gerektiğini, bugün Türkiye’nin IMF’nin kredi desteğine ve buna bağlı teknik yardımına ihtiyaç duyabileceği seviyenin çok çok uzağında durduğunu bildirdi.

“BORÇLULUK ORANLARINDA ULUSLARARASI KRİTERLERE GÖRE OLUMLU BİR GÖRÜNTÜYE SAHİBİZ”

Her şeyden önce ekonomik göstergelerin diğer ülkelerle karşılaştırıldığında çok iyi bir noktada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Özellikle kamu, hane halkı, bankalar ve özel sektör borçluluk oranlarında uluslararası kriterlere göre gayet olumlu bir görüntüye sahibiz. Türkiye’de kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 28’dir. Gelişmekte olan ülkelerin ortalamasında bu oran yüzde 49’dur. OECD ülkelerinin kamu borcunun yurt içi hasılalarına oranının ortalaması ise, yüzde 111’dir. Türkiye’nin hane halkı borçlanmasının millî gelirimize oranı ise yüzde 16’dır. Üstelik bu borçların kur riski de bulunmuyor. Vatandaşların dövizle borçlanmalarının önüne daha önce çıkardığımız bir kanunla zaten geçmiştik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de yüzde 16 olan hane halkı borçluluklarının gelişmekte olan ülkelerdeki ortalamasının yüzde 36 olduğuna dikkat çekerek. “Aynı şekilde küresel ortalama ise yüzde 60. Özel sektörümüzün borçluluk oranlarında da yine dünya ortalamasının ve OECD ortalamasının çok altında bir orana sahibiz hamdolsun. Ülkemizde özel sektör borçlarının millî gelire oranı yüzde 65 iken, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın ortalaması yüzde 94’tür. Toplam borçluluk oranındaki tablo da Türkiye’nin güçlü durumuna işaret ediyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 137 iken, gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 211, dünya ortalaması ise yüzde 318 düzeyindedir” açıklamalarında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuç itibariyle Türkiye, kamu, hane halkı ve özel sektör borçları noktasında endişe duyulması gereken hiçbir sorunla karşı karşıya değildir. Türkiye, güçlü mali disiplini ve ortaya koyduğu ayakları yere basan ekonomi politikalarıyla borç yönetimini kolayca gerçekleştirme kapasitesine sahiptir. Son dönemde gerçekleşen küresel spekülatif saldırılara ve algı operasyonlarına rağmen Temmuz ayında yüzde 123 olan borcu çevirme oranımız, Eylül ayı itibariyle yüzde 109’a gerilemiştir. Ayrıca, yılsonuna kadar 5 milyar lira faiz dışı fazla vermeyi hedefliyoruz. Böyle bir tabloda Türkiye’nin ne kredi açısından, ne de teknik destek açısından IMF ile yolunun kesişmesi söz konusu olamaz. Bir kez daha ilan ediyorum; Türkiye, IMF defterini tekrar açmamak üzere kapatmıştır. Bu açık gerçeklere rağmen IMF konusunun gündeme getirilmesinin gerisindeki hesapları gayet iyi biliyoruz. Ama tekrar ediyorum, başaramayacaklar.”

“DEMOKRASİDE, EKONOMİDE VE DIŞ POLİTİKADA GELDİĞİMİZ YERİ HAZMEDEMİYORLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’nin başına IMF musibetini saran CHP’nin geçmişinin daha vahim siyasi ve ekonomik sabıkalarla dolu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu utanç verici mirasın sahibi CHP bugün çıkmış bizi IMF’le, şununla-bununla suçluyor. Önce siz kendi geçmişinizdeki lekeleri temizleyin. Bir parti düşünün, Amerikan yardımını sevinç naralarıyla karşıladığı dönemin ardından geçen 70 yılı aşkın süreye rağmen hâlâ aynı zihniyette ısrar ediyor. Dünya değişmiş, Türkiye değişmiş, siyasi ve ekonomik mantık değişmiş, ama CHP hiç değişmemiş. Bunun adı istikrar değil bunun adı ilkelliktir. Tek parti zihniyetinde çakılıp kalmakla övünenler, elbette ne demokraside, ne ekonomide, ne dış politikada geldiğimiz yeri hazmedemezler. Bu parti mevcut zihniyetiyle Türkiye’yi ileriye taşımayı değil geriye götürmeyi hedefliyor. Milletimiz bunların gericiliğini gördüğü için de kendilerini yüzde 25’lik bir dilime hapsetti, hatta son seçimde onun da altına düşürdü” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019 mahalli seçimlerinde CHP’nin bir kez daha boyunun ölçüsünü alacağına inandığını belirterek “Hizmet adına, yatırım adına, proje adına hiçbir varlık ortaya koyamayan, sadece ülkemizin ortak değerlerinin istismarıyla siyasette tutunmaya çalışan bu partiye milletimiz hak ettiği dersi sandıkta verecektir. Yeter ki biz milletimizin beklentilerine, taleplerine, umutlarına karşılık vermeye devam edebilelim. Yeter ki biz milletimizin gönlündeki o müstesna yerimizi korumaya devam edelim. Bunu başardığımızda yıllarca dişe dokunur tek hizmet göremediği hâlde ısrarla CHP’nin arkasında duran belirli il ve ilçelerimizdeki vatandaşlarımızın da yavaş yavaş tercihlerini değiştireceklerine inanıyorum. İstismar siyasetinin ömrü dolmuştur. Dönem, hizmet siyasetinin yükseliş dönemidir” şeklinde konuştu.

AK Parti siyasetinin sadece akıl, sadece proje, sadece hizmet değil aynı zamanda vicdan siyaseti olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir işin doğruluğunu-yanlışlığını anlamanın en güzel yolu, dönüp onu kendi vicdan terazimizde tartmaktır. Şayet vicdanlarımız kurumamışsa, nasır tutmamışsa, oradan gelen cevap daima en doğru cevap olacaktır. Hukuk dediğiniz, kanun dediğiniz, adalet dediğiniz iş, işte vicdanlardaki bu ölçünün yazıya, sisteme, uygulamaya dökülmüş hâlidir. Vicdana uymayan kanun atıl kalmaya mahkûmdur. Aynı şekilde vicdana uymayan bir tasarrufun da eninde-sonunda dönüp sahibinin başına yıkılması kaçınılmazdır” dedi.

“AF MESELESİNDE ÖLÇÜMÜZ VİCDANDIR”

AK Parti teşkilatlarında görev alan yönetici demenin, vicdanıyla siyaset yapan kişi demek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti hükûmetlerinde görev alan bakan, bürokrat demek, mevzuat yanında vicdanını da işine katan kişi demektir. AK Partili belediye başkanı demek, vicdanını aldığı her kararın, attığı her adımın önünde tutan kişi demektir. Son günlerde birtakım tartışmalara, birtakım tekliflere şahit oluyoruz. Af meselesinden çocuk istismarına geniş bir yelpazeye yayılan bu tartışma konularında AK Parti olarak bizim öncelikli ölçümüz, maşeri vicdandır. Şu veya bu kesimin, şu veya bu şahsın çıkarına, faydasına, ama milletimizin ortak hissiyatına aykırı hiçbir iş bizim işin makbul değildir” ifadelerini kullandı.

Geçmişte çok aflar çıkarıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bunun siyasi rantı peşinde olamayacaklarını belirterek, “Geçmişte bunları gördük, Rahşan affında gördük, ondan önceki aflarda gördük, hepsinde gördük. Biz aynı şekilde adım atamayız. Ve ölçü belli, bu ölçüye göre biz talimatımızı başta Adalet Bakanımız olmak üzere kendilerine verdik, çalışmalarınızı yapın, yapılabilecek ki o da onu af olarak değerlendirmeyi kendimiz için zül addederiz, yapılabilecek bir şey varsa bunu en geniş anlamda siz de çalışmalarınızı yapın ve o çalışmalardan sonra bu konuda ne gibi bir adımlar atarız buna bakalım. Efendim, cezaevleri dolmuş. Cezaevlerini boşaltmak için af çıkarılmaz. O zaman adama sorarlar, bu cezaevlerini niye yaptınız veya niye var. Bunun bir caydırıcılığı var da onun için bunlar yapılıyor. Onun için bu konudaki çalışmamızı sağlam zemine oturtmak suretiyle, adaleti tesis hukukla olur, anlık ayaküstü düzenlemelerle değil. Adaletin tesisi farklıdır, o hukuktur, yasal düzenleme de değildir. Hukuk, hakların sahibine iadesidir” açıklamalarında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemlerine gelen meseleler konusunda önce vicdan terazisinde tartmadan alelacele kararlar vermeyeceklerini, geçmişte yapılan ve milletin vicdanını yaralayan yanlışlara düşmeyeceklerini sözlerine ekleyerek, “Tüm arkadaşlarımız bu konuda müsterih olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda toplantıyı 2019 Mart seçimlerinin bir başlangıcı olarak kabul ettiğini belirterek, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

KAYIP GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI

Toplantı sonrasında basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girdikten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili bir soruya yönelik olarak, “Özellikle İstanbul’a giriş-çıkışlar, bunların hepsi inceleniyor ve bu takipler neticesinde tabii savcılık ne gibi bir karar verecek, ne gibi bir açıklama yapacak, biz de onun doğrusu şu anda ısrarla beklentisi içindeyiz. Zira bunun tabii ülkemizde olmuş olması bizim için çok çok üzücü. Cemal Bey, benim aslında çok eski tanıdığım bir gazeteci, bir arkadaşımız. Dolayısıyla beklentim hâlâ iyi niyetli. İnşallah diyorum o arzu etmediğimiz bir durumla karşı karşıya kalmayız. Ama ben inanıyorum ki bu dünyada, bu özellikle ülkede, bizim ülkemizi kastediyorum, bu tür bir şeyin olması hususunda özgürlüklerin takipçisi olanlar, düşünce hürriyetinden yana olanlar bu işin peşini bırakmayacaklardır. Ve bunun peşini bırakmamak suretiyle de bunun takipçisi olacaklardır. Ben de Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak bu işin takibindeyim, kovalıyorum ve buradan çıkacak sonuç neyse onu da şüphesiz ki dünyaya da bizler bildireceğiz” açıklamasını yaptı.

MHP’NİN AF TEKLİFİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi’nin af teklifi ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı’nın çalışma yapıp yapmadığının sorulması üzerine ise “Adalet Bakanlığı bir çalışmayı kendisi yapıyor. Tabii Milliyetçi Hareket Partisi’nin teklifi onların kendisine aittir, dolayısıyla o teklifin de şüphesiz ki gerek partimizde, gerekse Adalet Bakanlığımızda da değerlendirmeye tabi ve bizim için şöyle masaya yatırılması gereken bir özelliği, bir yanı vardır. Ondan da bakılarak, ondan da hareketle buradan ne kadar istifade ederiz, ne kadarı bize göre uygundur-değildir, bunların hepsi bu değerlendirmeler içerisinde ele alınacaktır. Ve ne kadarına katılırız-ne kadarına katılmayız, yani şüphesiz ki Milliyetçi Hareket Partisi’nin teklifi kendisine aittir, biz ise AK Parti olarak nasıl bir teklifle bunun karşısına çıkarız veya buna ne kadarıyla yaklaşırız, nereye kadar yaklaşırız, bunların hepsi arkadaşlarımızın çalışmasından sonra ortaya çıkacaktır” dedi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nden “Ankara’ya Değer Katanlara” ödül 0 5513

100’e yakın gazeteci, yazar, radyocu, televizyoncu ve dijital medya mensubunun üye olduğu Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği (AGYD), bu yıl ilkini düzenlediği “Ankara’ya Değer Katanlar” Ödül Gecesi’nde Başkent’e hizmet etmiş kişi ve kurumları ödüllendirdi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ödül törenine Ankara milletvekilleri, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak, Yenimahalle, Altındağ, Sincan, Etimesgut Belediye Başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

ANKARA GAZETECİLER VE YAZARLAR DERNEĞİ BAŞKANI ÖMER UZUN: “ANKARA BİR MARKADIR”

Ankara’nın tarih içerisinde kültürel, sosyal ve ekonomik olarak konumunu ve geçirdiği değişimleri konu alan sinevizyon gösterisi ile başlayan ödül töreninde, gecenin açılış konuşmasını Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ömer Uzun yaptı. Ankara’nın önemine vurgu yapan Uzun, gazeteciler olarak da Ankara’mıza değer katanları hatırlamak, hatırlatmak istediklerini belirtti.

Bizler Ankaralı gazeteciler olarak, yaşadığımız başkentimizi yaşatmayı asla göz ardı edemeyiz. Konu Ankara olunca, konu Ankara’ya değer katanlar olunca, söze ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’le başlamak istiyorum. Bundan 99 yıl önce 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya geldiği gün, Türk milletinin de kaderinin değiştiği gündür.  Ankaralılar, Mustafa Kemal Atatürk’le Dikmen sırtlarında buluştular ve “zahmet ettiniz, neden geldiniz?” diyen Ulu Önder’e “uğrunda ölmeye, millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik paşam!” diye söz verdiler.

Ankaralılar verdikleri sözü tuttular; Anadolu’nun bağımsızlığına olan inançlarını hiç yitirmediler. Atatürk de Ankara’ya verdiği değeri, “Sevgili milletimizin bütün bir düşmanlık dünyasına karşı, sonu zaferle başardığı Bağımsızlık Mücadelesi tarihinde Ankara ismi, en saygın bir yeri koruyacaktır” sözleriyle dile getirmiştir.

Ankara, Orta Anadolu’nun kalbinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.  Yerleşimi çok eski tarihlere dayanan Ankara; ilk çağlardan itibaren, farklı medeniyetlerin hüküm sürdüğü bir coğrafya ve sürekli bir yerleşmeye sahne olan bir kenttir. Ünlü tarihçi İlber Ortaylı Etimesgut Belediyesi’nin düzenlediği Tarih’te Etimesgut panelinde şunları söylüyordu Ankara için, ” Ankara sadece Ankara değildir, sadece başkent olduğu için önemli bir yer değildir. Ankara soysuz bir kent değildir. Bizans için önemlidir. Osmanlı vilayetleri içinde en önemlilerindendir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir. Dünya tarihi için çok önemli kenttir. Buranın başkent olması tesadüf değildir”.

Evet ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Ankara’yı tesadüfi başkent yapmadı. Ankara’nın başkent oluşunda Atatürk’ün uzağı görüşünün yanında, Ankara’nın tarihi kökleri; siyasî, stratejik ve jeopolitik düşünceleri, Kurtuluş Savaşı’nın güvenlik altında idaresi zorunluluğu ve psikolojik faktörlerin rolü büyüktür.

Atatürk, Ankara’yı çok sevmiştir. Türkiye’nin temellerini burada atan Atatürk, Ankara’ya en büyük değeri katmıştır. Bugün Ankara’nın ortasında yükselen Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’nin insanlık tarihi varoldukça, yaşamaya devam edeceğini gösteren bir semboldür.

Günümüzde her geçen gün büyüyen, dışarıdan çok göç alan bir Ankara var.  Elbetteki büyüyen bu şehrin sorunları da artıyor. Bu sorunların dile getirilerek çözümüne katkı sağlanması noktasında biz gazetecilere de hayati sorumluluklar düşmektedir. Ancak ne yazık ki Ankara’da yerel gazetecilik istenilen düzeyde değildir. Yaşanan ekonomik sıkıntılar, değişen medya anlayışı biz gazetecileri olumsuz etkilemektedir. Birçok ulusal yayın, Ankara eki çıkarmaktan vazgeçmekte; yerel gazeteler bir bir kapanmaktadır. Bir avuç da kalsak yaşadığımız kenti yaşatmaya, değerine değer katmaya yılmadan usanmadan devam edeceğimizin altını çizmek istiyorum.

Ankara’ya değer katma noktasında yalnız olmadığımızı da çok iyi biliyoruz. Bu şehri her yönüyle daha çağdaş, daha yaşanabilir, marka bir kent yapmak için gece gündüz çalışan değerli yöneticilerimizin, iş adamlarımızın, sanayicilerimizin, sivil toplum kuruluşlarının, eğitimcilerin olduğunun farkındayız.

İşte; bu yönüyle marifet iltifata tabidir diyerek bu geceyi organize ettik. Ankara’mıza değer katanları hatırlamak, hatırlatmak istedik. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, ödül alan tüm Ankara Sevdalılarını tebrik ediyorum.

Öncelikle Derneğimizin kuruluş aşamasında bizlere Kent Konseyi’nde yer tahsis ederek, desteklerini esirgemeyen Etimesgut Belediye Başkanı Sayın Enver Demirel olmak üzere, ilkini gerçekleştirdiğimiz “Ankara’ya Değer Katanlar” Ödül törenimizin gerçekleşmesinde yüreklerini ve salonlarını açan Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Gürsel Baran ve yönetimine, tecrübeleriyle bizlere yol gösteren TÜSİAV Başkanı Sayın Veli Toprak’a, sponsorlarımıza ve emeği geçen tüm Ankara sevdalılarına Derneğimiz adına teşekkür eder, saygılar sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

TÜSİAV BAŞKANI VELİ TOPRAK: “BAŞARILI İNSANLARI ÖDÜLLENDİRİRSENİZ ONLAR DAHA ÇOK ÇALIŞIRLAR”

Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Toprak da yaptığı konuşmada, sivil toplumculuğun öneminin altını çizerek “Ben bu sene sivil toplumculuğu rölantiye almayı, torunlarıma daha çok vakit ayırmayı, aileme vakit ayırmayı düşündüm ancak bu ödül töreninde anladım ki; bizi ölünceye kadar bırakmayacaklar hep sivil toplumun yanında olacağız, onlar için koşturacağız. Sivil toplumun yanında olmak, ülkenin yanında olmak, devletin yanında olmak demektir. Biz Türk toplumu olarak başarılı insanları pek takdir etmeyiz. Biz de kör ölür badem gölü olur. Eleştiride cömertiz ama övgüde cimriyiz. Kolay kolay kimseyiz beğenmeyiz, o yüzden her fırsatta insanları ödüllendirmişimdir. Çünkü Fransızlar derler ki “Para parayı çeker başarı başarıyı çeker”. Başarılı insanları ödüllendirirseniz onlar daha çok koştururlar, aldıkları her plaket, her şilt bir borç senedidir. Biraz sonra bana Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nin vereceği bu şilt bir borç senedi olacak ve ölene kadar bu ülkem için, devletim için, yörem için, insanım için ve sizler için koşturmaya devam edeceğim. Dernek Başkanını ve Yönetim Kurulu’nu tebrik ediyorum, tecrübem ile her zaman yanlarındayım.”

YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR: “VATANDAŞA VE ESNAFA DESTEK OLUYORUZ”

Ödül töreninde, Yenimahalle’de vatandaşların birçok dükkan ve alışveriş merkezinde kullandığı, 700’den fazla firma ve küçük esnafa destek veren “Halk Kart” projesiyle ödül alan Başkan Yaşar, plaketini AGYD Başkanı Ömer Uzun’un elinden aldı.

Ödül töreninde konuşan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Ülkelerin tümünde başkentler ekonomik, sosyal, tarihsel ve kültürel açıdan özel bir yere sahip olmakla birlikte her ülkenin simgesidir. Ankara, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar çok önemli kararların alındığı, büyük öneme sahip bir şehirdir. Göreve geldiğimiz günden beri yalnızca Yenimahalle’ye değil, hayata kazandırdığımız projeler aracılığı ile Ankara’ya kültürel ve sosyal alanda büyük değer kazandırdık. Vatandaşa fayda sağlamayan hiçbir çalışmanın altına imza atmadık. HalkKart Projesi hem vatandaşımıza ekonomik olarak destek oluyor hem de ticaretin canlanmasına ve özellikle küçük esnafın sıkıntılı günler yaşadığı bu dönemde rahat nefes almasını sağlıyor” dedi.

ALTINDAĞ BELEDİYE BAŞKANI TİRYAKİ: “ALTINKÖY, İNSANLARIMIZI KENDİ DEĞERLERİ İLE TEKRAR BULUŞTURDU”

“Ankara’ya Değer Katanlar” ödülüne layık görülen Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, şu açıklamayı yaptı:“Kent yaşamı ile birlikte bizi biz yapan değerleri unutmaya, yitirmeye başladık. Çocuklarımız ve genç nesillerimizin bağı geçmişimiz ile kopma noktasına geldi. Neslimiz doğa ile barışık, hayvan dostu, insan ilişkilerinin saygıya ve sevgiye dayandığı bir anlayıştan uzaklaştı. Altınköy’ü değerli yapan ise bu anlayışı tekrar insanlara hatırlatması, insanımızı kendi değerleri ile tekrar buluşturması oldu. Dedelerimiz, ninelerimiz geçmişlerini buldukları Altınköy’de çocuklarına ve torunlarına kendi kültürlerini görsel olarak anlatabiliyor. Kaybolan, yok olmaya yüz tutmuş sanatlarımızın temsilcilerini Türkiye’nin her noktasından Altınköy’e getirerek, kendi kültürümüz içinde önemli bir görev üstlendik.Altınköy kısa zamanda yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerek, Ankara’da Türkiye’nin turizm noktalarından biri haline geldi. Ankara’da yabancı ülkelerin temsilcilerinin ve Ankara’ya gelen yabancı konukların uğrak noktası oldu Altınköy’ün böyle bir ödül alması beni çok mutlu etti.”

“ANKARA’YA DEĞER KATANLAR”

Yılın Siyasileri; AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu seçilirken en fazla İl Başkanlığı görevini yürüten MHP Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Çetinkaya ödüle layık görüldü. Yılın Belediye Başkanları ise; Engelsiz Yaşam Merkezi Projesi ile Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, Halkkart Projesi ile Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Altınköy Projesi ile Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Halkla İlişkileri ile Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan seçildi.

Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak alırken, Yılın Meslek Kuruluşları ödülünü Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran aldı.

Yılın Eğitim Kurumu Nesibe Aydın Eğitim Kurumları Kurucusu Nesibe Aydın, Yılın Kadın Girişimcisi HHP EXPO Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şule Dayangaç, Yılın Erkek Girişimcisi Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Arda Palamut, Yılın Genç İşadamı Graftime Reklam A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Orhan ödüle layık görüldü. Başarılı çalışmalarından ötürü Sincan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası İsa Yalçın da ödül aldı.

Yılın Basın Meslek Kuruluşu olarak Basın İlan Kurumu (BİK) Ankara Şube Müdürü Yezdan Uğurlu, Yılın Başarılı STK’sı Ankaralılar (AHİD) Derneği Başkanı Hilmi Yaman, Yılın En İyi Koro Şefi İpek Dereli oldu.

Jüri Özel Ödüllerini ise Ankara Sivil Toplum Kuruluşları (ASTOP) Dönem Sözcüsü Mustafa Zengin ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu Tamay aldı.

Gecenin sponsorluğunu üstlenen Ünsal Grup adına Orhan Ünsal, Altuğ Barış Doğan, Graftime Reklam A.Ş. adına Bekir Ünal ve SR Emlak adına Rahmi Yıldırım ödül aldılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci 100 Günlük İcraat Programı’nı açıkladı 0 65010

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıda İkinci 100 Günlük İcraat Programı’nı açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İkinci 100 Günlük İcraat Programı Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen ve ikinci 100 günlük dönemde gerçekleştirecek icraat ve projelerin tanıtıldığı programda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve bazı bakanlar da hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan programda, 3 Ağustos’ta kamuoyuna ilan ettikleri 100 Günlük İcraat Programı’nın sonuçlarından ve ikinci 100 günde gerçekleştirilecek hizmet ve projelerden örnekler verdiği bir konuşma yaptı.

“KAZA İLE İLGİLİ ADLİ VE İDARİ SORUŞTURMA BAŞLADI”

Konuşmasının başında, bu sabah Ankara’da meydana gelen tren kazasından duyduğu üzüntüsünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Ankara-Konya yüksek hızlı treninin kılavuz yol lokomotifiyle çarpışması sonucu üçü makinist olmak üzere dokuz vatandaşın hayatını kaybettiğini, 47 vatandaşın da yaralandığını açıkladı. Elim kazada ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ölenlerin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu. Kaza ile ilgili adli ve idari soruşturmaya başlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Savcılığı’nın üç kişiyi gözaltına aldığını, kazanın tüm boyutlarıyla incelenip sorumluların ortaya çıkarılacağını gereken her şeyin yapılacağını kaydetti.

“KURDAKİ KISA SÜRELİ DALGALANMAYI DAHİ HÜKÛMETİ YIPRATMAK İÇİN FIRSAT BİLEN KİFAYETSİZ MUHTERİSLERİN HEVESLERİNİ KURSAKLARINDA BIRAKTIK”

Milletin huzurunda, geride kalan 100 günün muhasebe ve murakabesini yaparak ve yakın geleceğe ilişkin programlarını ortaya koyarak, Türk siyasetine yeni bir açılım kazandıracaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütmenin başı olarak bundan sonra da belli aralıklarla milletin karşısına çıkarak ortaya koydukları icraatların değerlendirmesini yapacaklarını söyledi.

Kabineyi açıkladıkları 9 Temmuz’dan bugüne yoğun bir gündemle çalışmalarını yürüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan ülkenin yeni yönetim sistemine geçiş sürecini yönettiklerini, diğer taraftan ekonomik açıdan Türkiye’ye diz çöktürmeyi hedefleyen saldırılara karşı mücadele ettiklerini, bunlarla birlikte millete verdikleri sözleri de gerçekleştirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Dış kaynaklı tüm engelleme girişimlerine rağmen, hedeflerine ulaşma yönünde önemli mesafe katettiklerini, kur-faiz-enflasyon üçgeni üzerinden Türkiye ekonomisine pranga vurmak isteyenleri bir kez daha hüsrana uğrattıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurdaki kısa süreli dalgalanmayı dahi hükûmeti yıpratmak için fırsat bilen kifayetsiz muhterislerin heveslerini kursaklarında bıraktık” dedi.

“KİŞİSEL ÇIKARI İÇİN 81 MİLYONLUK TÜRKİYE GEMİSİNİN ALTINI OYMAYA ÇALIŞANLAR KESİNLİKLE FIRSAT BULAMAYACAK”

“Birkaç ay öncesine kadar sabah-akşam milletimize karamsarlık pompalayan siyaset simsarları, sözüm ona ekonomistler, köşe yazarları bugün âdeta dillerini yutmuş durumdalar, hiçbirinden şimdi çıt çıkmıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günlük icraat programını uygularken de aynısını yapacaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Kişisel çıkarı için 81 milyonluk Türkiye gemisinin altını oymaya çalışanlar kesinlikle fırsat bulamayacak, onlara fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin ve milletimizin düşmanlarının operasyon aracı hâline dönüşmüş olan çevrelerin eleştirilerine kulak asmayacağız. Hiçbir kirli planın, hiçbir ekonomik tetikçinin, ihtiraslarının kulu kölesi olmuş hiçbir menfaatperestin ülkemiz ile hedefleri arasına girmesine müsaade etmeyeceğiz. Millet iradesinin üzerinde hiçbir irade tanımadan, Hakk’ın ve halkın rızası için, gözünü ve günlünü Türkiye’ye çevirmiş mazlum ve mağdurlar için çalışmaya, üretmeye, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz.”

“TÜRKİYE BİR TARAFTAN KALKINMA VE YATIRIM HAMLESİNİ SÜRDÜRÜRKEN, DİĞER TARAFTAN MALİ DİSİPLİNDEN ASLA TAVİZ VERMEMİŞTİR”

Yaşanan onca sıkıntıya rağmen ilk 100 günlük icraat programında yüzde 97 gibi yüksek bir gerçekleşme performansına ulaştıklarını, programda yer alan 400 eylemden 340’ını tamamladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların arasında önemli, tarihî, milletin umut ve heyecanla beklediği pek çok projenin bulunduğunu hatırlattı.

Bu projelerin arasında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında ilk etabının açılışını yaptıkları İstanbul Havalimanının, beş Millet Bahçesinin, bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda kalan 60 eylemin 10’unun mevzuat hazırlıklarını da tamamladıklarını, üçüncü tarafların onayını gerektiren 32 eylemde yüzde 80’in üzerinde, 17 eylemde yüzde 50’in üstünde ilerleme sağladıklarını açıkladı.

43 milyar liralık bütçe maliyeti öngördükleri 400 eylem için 37,3 milyar lira sarf edildiğini, bunun en önemli sebebinin ise uygulamaya koydukları tasarruf tedbirleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bir taraftan kalkınma ve yatırım hamlesini sürdürürken, diğer taraftan da mali disiplinden asla taviz vermemiştir, inşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle, aynı titizlikle çalışmaya devam edeceğiz” diye ekledi.

“ÜNİVERSİTELERİN TAMAMINDA KARİYER MERKEZLERİ KURULACAK”

İkinci 100 günlük eylem planında yer alan yaklaşık 24 milyar liralık 454 eylemin bitirilmesini temin edeceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bürokrasideki ataleti giderecek, devletin işleyişini hızlandıracak, verimliliğini ve etkinliğini artıracak bazı adımlar attıklarını söyledi.

İllere verilen hizmetlerin takibi ve tespiti için 81 il karnesi projesini devreye alacaklarını, devletin vatandaşa, özel sektöre ve diğer resmî kurumlara sunduğu hizmetlerin yüzde 95’inde e-devlete entegrasyonunu sağlayacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gelecek iş planlarında yardımcı olmak için üniversitelerin tamamında kariyer merkezlerinin kurulacağını, şehirlerin estetiğine zarar veren tabela kirliliği ile daha yoğun bir mücadeleye girişeceklerini sözlerine ekledi.

“YENİ DÖNEMDE YARGIYA HÂKİM VE SAVCI YARDIMCILIĞI MÜESSESİ KAZANDIRILACAK”

Adalet Bakanlığı bünyesinde, yargıda hedef süre uygulamasının başarıyla tamamlandığını, Konya ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete alınarak İstanbul ve Ankara Bölge Adliye Mahkemelerinin iş yükünün 90 bin dosya azaltıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde yargıya hâkim ve savcı yardımcılığı müessesinin kazandırılacağını dile getirdi.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vasıtasıyla ilk 100 günlük dönemde vatandaşların ihtiyaçlarının tespiti için 1 milyon hanenin ziyaret edildiğini, sosyal hizmet merkezlerinin sayısını 298’den 316’ya çıkartıldığını, 2 milyonu aşkın BAĞKUR’lu sigortalıya sosyal güvenlik primlerinde ödeme kolaylığı temin edildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günlük dönemde çalışmaların kapsamını genişleteceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günlük dönemde 2019 yılını yaşlı yılı ilan ederek Uluslararası Yaşlılık Şûrası düzenleyeceklerini, 81 ilimizin tamamında çocuk işçiliğiyle mücadele birimleri kuracaklarını, aile sosyal destek programını muhtarların da katkısıyla yaygınlaştıracaklarını kaydetti.

“SIFIR ATIK PROJESİNİ YAYGINLAŞTIRARAK UYGULAMAYA GEÇİLEN KAMU KURUMU SAYISINI 13 BİNE YÜKSELTİYORUZ”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle ‘Sıfır Atık’ projesinin 750 kamu kurumunda uygulamaya geçirildiğini, imar barışı kapsamında 8,5 milyon vatandaşın başvurusunun alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ikinci 100 günlük dönemde yapılacakları şu cümlelerle açıkladı: “Millet bahçelerini 81 ilimizin tamamına yaygınlaştırıyoruz, daha yeşil ve yaşanabilir şehirler için 41 kilometre bisiklet yolu ve 12 bin metrekare gürültü bariyeri inşa ediyoruz. Sıfır atık projesini yaygınlaştırarak uygulamaya geçilen kamu kurumu sayısını 13 bine yükseltiyoruz. Emlak Bankasının yapılandırma sürecini tamamlayarak faaliyete alıyoruz. Türkiye mekânsal strateji planının ön çalışma, araştırma ve analizlerini bitirerek plan hazırlama sürecini başlatıyoruz.”

“FETÖ’NÜN YURT DIŞI YAPILANMASINA, ÖZELLİKLE FİNANSMAN AYAĞINA DARBE VURULMASINA YÖNELİK, YENİ GİRİŞİMLER BAŞLATIYORUZ”

Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla FETÖ ve PKK-PYD terör örgütlerinin yurt dışındaki finansman kaynaklarının kesilmesi çalışmalarına hız verdiklerine, AB ülkeleri ve ABD nezdinde her seviyede diplomatik girişimler yürüttüklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki 100 gün boyunca FETÖ’nün yurt dışı yapılanmasına, özellikle finansman ayağına darbe vurulmasına yönelik yeni girişimler başlatıyoruz. Ülkemizin arabuluculuk alanındaki öncü rolünü somut etkinliklerle daha da perçinliyoruz” sözlerine yer verdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın kış mevsiminden önce Şırnak ve Artvin il merkezleri ile 42 ilçe ve dört organize sanayi bölgesini doğal gazın konforuyla tanıştırdığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de hidrokarbon kaynakları aranması için derin ve sığ deniz sondaj çalışmalarına başlandığına, ikinci derin deniz sondaj gemimizin sözleşmesinin imzalandığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki süreçte Türkakım Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nin Türkiye topraklarındaki bölümünün inşasına başlanacağını ve 2019’un sonuna kadar bitirileceğini, Akdeniz’de hidrokarbon aramaları kapsamında 3 bin 100 kilometrekare alanda üç boyutlu sismik veri toplanacağını ve bin maden sahasının ekonomiye kazandırılması için ihaleye çıkılacağını açıkladı.

“İKİNCİ 100 GÜNLÜK DÖNEMDE 30 YENİ GENÇLİK MERKEZİNİ HİZMETE ALACAĞIZ”

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın geçen 100 günlük icraatları arasında; 150 mahalle tipi spor sahasının, 12 tane futbol altyapı merkezinin, 76 yeni yurt binasının, ilköğretim çağındaki 1 milyon çocuğa sportif yetenek taramasının, gençliğe yönelik 400 STK projesine deştiğin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günlük dönemde 30 yeni gençlik merkezini hizmete alacaklarını müjdeledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Örnek hikâyeler yoluyla gençlerimize farklı ufuklar kazandırmak için 17 dakika projesini başlatıyor, uzman veya rol model konuşmacılar ile geçlerimizi bir araya getiriyoruz. Gençlerimizin sesi, soluğu olacak ‘aynı frekanstayız’ adıyla bir gençlik radyosu kuruyoruz. Sporun okullar başta olmak üzere her alanda yaygınlaştırılması için spor kulüplerine ve sporculara 33 milyon 600 bin liralık destek veriyoruz” şeklinde konuştu.

“YÜKSEK TEKNOLOJİ YATIRIMLARINA ALTERNATİF FİNANSMAN SAĞLANMASI İÇİN TÜRKİYE KALKINMA FONUNU KURUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde ikinci 100 günlük devrede yapılacaklardan şu örnekleri verdi:  “Kayıt dışı ekonomiyle mücadele eylem planının hazırlanmasını sağlıyoruz. Yeminli mali müşavir raporuyla nakden talep edilebilen KDV iade tutarlarının yüzde 50’sinin 10 iş günü içinde yapılmasına ilişkin bir sistem geliştiriyoruz. Defter beyan sisteminin kapsamını işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefleri de içine alacak şekilde genişletiyoruz. Özel sermaye yatırımlarının arttırılması ve yüksek teknoloji yatırımlarına alternatif finansman sağlanması için Türkiye Kalkınma Fonunu kuruyoruz. Finansal istikrarın güçlendirilmesi ve finansal istikrarın güçlendirilmesi yanında finansal sektörün sağlıklı gelişimi amacıyla Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi tesis ediyoruz. Girişimcinin kitleye, kitlenin girişimciye erişimini kolaylaştıracak düzenli bir yatırım ortamı için kitle fonlaması düzenlemelerini yürürlüğe koyuyoruz. Gecikmelerin önüne geçmek için ortak elektronik tahsilat platformunu tüm unsurlarıyla devreye alıyoruz.”

İçişleri Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği hizmet ve uygulamalar arasında; uyuşturucuyla etkin mücadele için 31 ilde daha kurulan narkotimleri,  sayıları 32’den 42’ye çıkarılan 112 çağrı merkezlerini, düzensiz göçün önlenmesi için İstanbul Tuzla, Kocaeli, Iğdır ve Kırıkkale’de kurulan geri gönderme merkezlerini örnek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki 100 günlük dönemde 112 acil çağrı merkezi sayısını 44’e çıkaracaklarını, elektronik belediye bilgi sistemine entegre edilen belediye sayısını 60’dan 210’a yükselteceklerini açıkladı.

Geçen 100 günlük dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın icraatlarında da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci dönemde ise Tüksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin ihalesinin yapılarak inşaatına başlanacağını, sekiz tarihî camii ve külliye ile Seddülbahir Kalesi’nin restorasyonunun tamamlanacağını, Bosna Hersek’teki Mostar Karagöz Bey Medresesi’nin açılışa hazır hâle getirileceğini aktardı.

“TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞTEKİ SINAVSIZ OKULLARA YERLEŞTİRME KRİTERLERİNİ GÜNCELLİYORUZ”

Millî Eğitim Bakanlığı vasıtasıyla 12 bin dersliği tamamlayarak, tam gün eğitim gören öğrenci sayısını yüzde 68’den, yüzde 71’e çıkardıklarına, 700 okulu daha kent güvenlik yönetim sistemine entegre ettiklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul öncesi eğitiminden, üniversiteye öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerinin gelişimini izleyecek yeni sistemi yüzde 92 oranında tamamladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlık bünyesinde gerçekleştirilecek hizmetlere ilişkin şu bilgileri verdi: “Bakanlığın yapısını, mevzuatını ve insan kaynağını yeniden yapılandırmak için büyük bir veri sistemi oluşturuyoruz. Önümüzdeki 100 gün boyunca yerli ve millî değerlendirme araçlarının uygulamaya konulmasına öncelik veriyoruz. Farklı soru türleri kullanarak öğrencilerimizin üst düzey zihinsel özelliklere sahip olma yeteneklerinin ölçümüne katkı sağlıyoruz. Temel eğitimden ortaöğretime geçişteki sınavsız okullara yerleştirme kriterlerini güncelliyoruz.”

Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları kapsamında, evde sağlık hizmetinden yararlanan hasta sayısını yüzde 20 artışla 1 milyon 200 bine yükselttiklerini, Manisa, Elazığ ve Eskişehir’de 2 bin 677 yatak kapasiteli üç şehir hastanesi ile 20 yeni hastane ve iki ağız ve diş sağlığı merkezini hizmete sunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki 100 günlük dönemde 30 adet obezite merkezinin açılacağını,  dokuz hastane ile bir ağız ve diş sağlığı merkezinin hizmete alınacağını dile getirdi.

“YENİ DÖNEMDE TÜRKİYE’NİN FİKRİ MÜLKİYET STRATEJİSİNİ HAZIRLIYORUZ”

Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi için Millî Savunma Bakanlığı’nın ASELSAN, TAİ, HAVELSAN gibi kurumlarla iş birliğini güçlendireceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, HGM-KÜRE ve HGM-ATLAS uygulamaları ile ilk yerli ve millî harita görüntü sisteminin kullanıma açılacağını, millî üretim entegre sualtı savaş yönetim sistemi ay sınıfı denizaltı uygulamasının TCG Dolunay ve TCG Doğanay denizaltılarının kabul işlemlerinin tamamlanacağını açıkladı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı aracılığıyla geçen 100 günlük dönemde yerli ve millî üretim için ileri teknoloji alanlarında yeni girişimcilere 165 milyon liralık destek sağladıklarına, ilk millî lazer silah sisteminin testlerini başarıyla tamamladıklarına, IP kripto cihazının prototipinin üretimini başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek döneme ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Yeni dönemde Türkiye’nin fikri mülkiyet stratejisini hazırlıyoruz. Uluslararası lider araştırmacı programı kapsamında ilk çağrıyı yapıyor, başvuruları da neticelendiriyoruz. Türkiye açık kaynak platformu kurarak, açık kaynak kodlu yazılım ekosisteminin güçlendirilmesini sağlıyoruz. Yerli ve millî üretim için teknoloji ve imalat sektörleri başta olmak üzere KOBİ’lere 274 milyon liralık destek veriyoruz.”

“KIRSAL KALKINMA PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE TAMAMLANAN 505 YATIRIMA TOPLAM 250 MİLYON LİRA HİBE ÖDEMESİ YAPACAĞIZ”

Tarım ve ormancılık alanında; ilk 100 günlük eylem planı kapsamında yapılanlara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmaya yönelik yedi proje ile çiftçilere 710 milyon liralık destek sağlandığını,  99 bin dekar alanın sulamaya açıldığını, 1 milyon dekar alanda modern basınçlı sulama sistemi kurulduğunu, 391 bin 330 dekar tarım arazisinin toplulaştırmasının tamamlandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki 100 günlük programda 2 bin 250 genç çiftçiye 30’ar bin lira hibe desteği vereceklerini, kırsal kalkınma programı çerçevesinde tamamlanan 505 yatırıma toplam 250 milyon lira hibe ödemesi yapacaklarını aktardı.

Konuşmasında, Ticaret Bakanlığı’nın geçen 100 günlük dönemde ortaya koyduğu hizmet ve uygulamalardan da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günlük dönemde; yeni piyasa gözetimi ve denetimi modeli oluşturulacağını, liman ve kara sularının denetim standartlarının yenileneceğini, gümrük tarife arama programının uygulamaya alınacağını ve gümrüklerde elektronik bilgilendirme platformunun oluşturulacağını açıkladı.

“YERLİ VE MİLLÎ İLK DİZEL ELEKTRİKLİ MANEVRA LOKOMOTİFİNİ ÜRETİYORUZ”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın geçen 100 günlük dönemde 328 kilometre bölünmüş yolu daha tamamlayıp toplam bölünmüş yol uzunluğunu 26 bin 496 kilometreye, 120 kilometre daha yeni otoyol yapılarak toplam otoban uzunluğunu 2 bin 777 kilometreye çıkardığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gümüşhane, Ordu, Bitlis, Ankara, Yozgat, Malatya, Trabzon ve Artvin illerinde 30 kilometre yeni kara yolu tünelinin hizmete açıldığına dikkat çekti. Yine bu dönemde 997 yerleşim yerine daha 4,5G mobil internet hizmeti erişimi sağlandığını, 272 kilometrelik demir yolunun yenilendiğini, kara yollarında 893 kilometrelik bitümlü sıcak karışım kaplama yapıldığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günde yapılacakları şöyle aktardı: “Önümüzdeki 100 gün boyunca Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı banliyö hatlarını tamamlayarak işletmeye alıyoruz. Yap-işlet-devret modeli otoyol çalışmalarıyla yüksek standartlı ve emniyetli 73 kilometre yolu daha bitirerek otoyol ağımızı 2 bin 815 kilometreye yükseltiyoruz. Toplam 246 kilometre uzunluğunda olan Aydın-Denizli Otoyolunun 154 kilometresiyle, Mersin-Silifke-Taşucu Otoyolunun 92 kilometresinin ihalesini yap-işlet-devret yöntemiyle yapıyoruz. Yerli ve millî ilk dizel elektrikli manevra lokomotifini de üretiyoruz.”

“BİZİM GÖREVİMİZ İNSANIMIZA SÜREKLİ KARAMSARLIK AŞILAYANLARA İNAT AYDINLIK YARINLAR İÇİN MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEKTİR”

Konuşmasında Savunma Sanayi Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek projelerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 100 günlük dönemde Hisar Hava Savunma Füze Sistemi’nin atış testlerini gerçekleştirildiğini, Altay Tankı’nın motor ve transmisyon sistemlerinin geliştirilmesi projesine başlandığını ve yerli insansız hava aracı sayısının 52’den 58’e çıkarıldığını hatırlattı. Önümüzdeki dönemde geliştirilmiş Atak projesi ile MİLGEM İ sınıfı firkateyn projesinin 5. gemi sözleşmelerinin imzalanacağını, müşterek taarruz uçağı F-35 projesi için 7. Ana Jet Üssündeki inşaat faaliyetlerinin tamamlanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda gerçekleştirilecek diğer projelere de değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Bizim görevimiz; fildişi kulelerinden millete ahkâm kesenlere, millete tepeden bakanlara, insanımıza sürekli karamsarlık aşılayanlara inat aydınlık yarınlar için mücadeleyi sürdürmektir. Biz elimizden geleni yaptıkça bu ülke için, bu millet için, istikbalimizin teminatı olan gençlerimiz için samimiyetle çalıştıkça Yüce Mevla da işlerimizi kolaylaştıracak, önümüze çok farklı yollar açacaktır. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, bir kez daha icraat programlarımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.”