“Türkiye’yi kendi reçetelerimiz, çözümlerimiz ve programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız” “Türkiye’yi kendi reçetelerimiz, çözümlerimiz ve programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız” için yorumlar kapalı 89075

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’yi faiz, kur ve enflasyon şeytan üçgeninden çıkarana kadar gereken her türlü tedbiri alacaklarını belirterek, “Ülkemizi kendi reçetelerimizle, çözümlerimizle ve programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız. Elbette her türlü yatırıma, desteğe, katkıya açığız. Yeter ki bunun bedelini bize, egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki işi diyet borcuna dönüştürmesinler” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da düzenlenen AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılarak açılış konuşması yaptı.

AK Parti’nin Türk siyasetine kazandırdığı önemli bir gelenek olan toplantıya katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne hizmeti geçenlere teşekkür etti.

“HERKESİN KALBİNE GİRMEYİ HEDEFLEYEN BİR ERDEMLER HAREKETİYİZ”

AK Parti’nin herkesin kalbine girmeyi hedefleyen bir erdemler hareketinin adı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gönlüne giremediğimiz ve oyunu alamadığımız her vatandaşımızı bir kayıp olarak gören ve onu kazanmayı kendine şiar edilen bir partiyiz. AK Parti, hizmetkârlığına talip olduğumuz bu büyük milletin bizzat kendi partisidir ve öyle kalmaya da devam edecektir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin daha uzun yıllar millete hizmet etmesini sağlamak istediklerini belirterek, bunun için bayrağı gençlere, yeni nesillere devretmenin çabası içinde olduklarını söyledi. Gençlere “Maziden atiye kurduğumuz köprünün yeni emanetçileri sizler olacaksınız” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin ve ülkenin geleceğine en iyi şekilde hazırlanmalarını istedi.

“BUGÜNÜNÜ VE GELECEĞİNİ BİZE EMANET EDEN MİLLETİMİZE LAYIK OLMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında AK Parti’nin son dört yılda 19 ila 26 milyon arasında bir oy sayısıyla milletin teveccühüne mazhar olduğuna işaret ederek, “Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dörtte üçünün nüfusundan daha kalabalık bir büyüklüğü ifade eden bu sayılar gerçekten çok önemlidir, çok ciddidir. Bize güvenen, bize inanan, bugününü ve geleceğini bize emanet eden milletimize layık olmak için daha çok çalışmalıyız. Bunun için sadece partimize oy verenlere değil milletimizin tamamına en iyi hizmetleri sunmanın boynumuzun borcu olduğuna inanıyoruz. Yeni yönetim sistemimizi işte bu amaçla hayata geçirdik” dedi.

Türkiye’nin, tarihinin en büyük ekonomik saldırılarından birine maruz kalmasına rağmen iki ayı bulmadan durumun büyük ölçüde kontrol altına alındığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ekonomide eksiklerimiz, sıkıntılarımız, çözmemiz gereken sorunlarımız yok mu? Elbette var. Seçimlerin hemen ardından da zaten kolları sıvamış ve ekonomik reformlar için hazırlıklara başlamıştık. Ama bu gerçeklerle yaşadıklarımız arasında öylesine büyük bir orantısızlık var ki ister istemez işin altında başka şeyler aramak zorunda kalıyoruz ve bunların olduğunu da görüyoruz. Nitekim krizin kaynağı mahiyetinde odakların yaptıkları açıklamalar sorunun farklı sebeplere ve saiklere dayalı olarak tırmandırıldığını açıkça gösteriyor.”

“MİLLETİMİZİ FIRSATÇILARIN İNSAFINA TERK ETMEYECEĞİZ”

Her krizin birçok fırsatı da beraberinde getireceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet yönetimi olarak bu krizin üstesinden gelmek için normal şartlarda yıllara sâri olarak yapabileceğimiz büyük reformları ve köklü değişimleri kısa sürede hayata geçirdik, geçiriyoruz” diye konuştu.

İlk göreve geldiklerinde ülke ekonomisini nereden nereye getirdiklerinin unutulmamasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işin sıkıntılarını, hastalığını da biliyoruz, tedavi yollarını da biliyoruz ve dolayısıyla kısa zamanda bu işi toparladık ve yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki aylık aradan sonra yeniden bir toparlanma ve yükseliş dönemine girildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bazıları krizi fırsata çevirmekle fırsatçılığı birbirine karıştırıyor. Döviz kuruyla hiçbir işi olmayan pek çok sektörde bir anda büyük fiyat artışları yaşandığına dair yoğun şikâyetler alıyoruz. Ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum; bunun adı fırsatçılıktır. Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz, bunu böyle bilsinler. Serbest piyasa ekonomisi kuralları içinde bu fırsatçılarla mücadele edecek ve kendilerine gereken yaptırımları da uygulayacağız.”

“TÜRKİYE BORCUNA SADIKTIR, YETER Kİ İŞİ DİYET BORCUNA DÖNÜŞTÜRMESİNLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi faiz-kur-enflasyon şeytan üçgeninden çıkartana kadar gereken her türlü tedbiri alıp, her türlü adımı atacaklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim ekonomi reçetemizde üretim vardır, tasarım vardır, teknolojiyi geliştirmek vardır, ihracat vardır, istihdam vardır, refahın tabana yayılması vardır, hiçbir mağduru ve mazlumu sahipsiz bırakmamak vardır. AK Parti bugünlere işte bu anlayışla yaptığı hizmetlerle gelmiştir. Bundan sonra da aynı şekilde yoluna devam edecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi hâlâ siyasi ve ekonomik vesayetin temsilcisi uluslararası kuruluşların kucağına itmek isteyenlere cevabımızı işte bu şekilde veriyoruz. Ülkemizi kendi reçetelerimizle, kendi çözümlerimizle, kendi programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız. Elbette her türlü yatırıma, her türlü desteğe, her türlü katkıya açığız. Yeter ki bunun bedelini bize, egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki işi diyet borcuna dönüştürmesinler. İşte o zaman külahları değiştiririz.”

“HİÇ KİMSE TÜRKİYE’Yİ YENİDEN ULUSLARARASI KURULUŞLARIN BOYUNDURUĞU ALTINA SOKAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında “AK Parti döneminde ülkeyi diyet borçlarından kurtarana kadar çok mücadele ettik ve çok fedakârlıkta bulunduk” diyerek, “Yeniden Türkiye’nin aynı cendereye sokulmasına izin vermeyiz. Son günlerde finansal danışmanlık hizmeti alınan bir şirket üzerinden yapılan tartışmalar, güya bizi töhmet altında bırakarak aslında örtülü bir şekilde ülkemizi yeniden aynı cendereye sokma girişiminden ibarettir. Ama biz bu oyuna gelmeyiz. Bu can bu tende oldukça hiç kimse Türkiye’yi yeniden uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz” ifadelerini kullandı.

Ekonomik bağımsızlık olmadan, siyasi bağımsızlığın olmayacağını çok iyi bildiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi ayakları üzerinde yükselttiğimiz Türkiye’ye hiç kimse yeniden diz çöktürtemeyecektir. Aksi yöndeki tüm dedikodular, iftiralar, yalanlar, FETÖ’cü hainlerin, PKK’lı katillerin varlıklarını ülkemize ve milletimize düşmanlık üzerine bina etmiş kifayetsiz muhterislerin eseridir. Eğer 17 yıldır dedikodulara bakarak bu devleti yönetecek olsaydık, ülkemizi bir milim öteye götüremezdik. Biz her zaman olduğu kimin ne dediğine değil milletimizin ne dediğine, ne istediğine, neye ihtiyacı olduğuna bakacağız” dedi.

ANA MUHALEFET PARTİSİ LİDERİNİN AÇIKLAMALARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında ana muhalefet partisi liderine yönelik eleştirilerde bulunarak şunları kaydetti: “Hadi terör örgütlerinin ve Türkiye düşmanlarının hezeyanlarını anladık, bunu biliyoruz, hepsinin kuyruk acısı var, bunu da biliyoruz. Hepsinin kursaklarında bırakılmış hesapları, hevesleri var, bunu da biliyoruz. Son yıllarda tüm terör örgütlerinin başını öyle ezdik, nefeslerini öyle kestik ki ne yapsalar yeridir. Peki, ülkemizin yaşadığı sıkıntılara adeta ateşin üzerine benzinle gider gibi yaklaşan ana muhalefet partisine ve onun başındaki malum zata ne diyeceğiz? Biz bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan, eline tutuşturulan kağıt parçalarının belge değil paçavra olduğunu anlatmaktan yorulduk. Kendisini Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde belki bin defa rezil kepaze ettik. İftiralarını mahkeme önünde ispatlayamadığı için kendisinden kazandığımız tazminatların tutarını artık hatırlamıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu şahsın aynı yöntemleri kullanmaya devam ettiğini söyleyerek, “Ülkesine ve milletine karşı sorumluluk mevkiinde olanların bu tür malzemelerle değil gerçek bilgi ve belgelerle ortaya çıkması gerekir. Tabii bunların hak, hakikat diye bir derdi yok. Bunların yöntemi çamur at tutmasa da izi kalır, bu yöntemdir, yani malum eski komünistlerin yöntemi, hâlâ bunlar oradalar” ifadelerini kullandı.

“FİLİSTİN DENİNCE AKLA AK PARTİ GELİR”

Ana muhalefet partisi liderinin, kendisinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Kudüs’ten bahsetmediğine yönelik iddialarını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum, buna benim milletim inanmaz, hele hele Filistinli hiç inanmaz. Orada kimin posterleriyle, Türkiye’nin bayraklarıyla Filistinlinin nasıl dolaştığını biliyoruz. Ve bu zatın adamlarının da benim Filistinli kardeşlerimin düşmanlarıyla nasıl bir arada olduğunu da biliyorlar. Hadi bu zat bizim konuşmamızı dinlemedi diyelim, etrafında ona Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda olduğu gibi Birleşmiş Milletler’de de Filistin’e ve Kudüs’e nasıl sahip çıktığını anlatacak bir Allah’ın kulu yok mu? Demek ki yok” şeklinde konuştu.

Bu eleştiriyi getirenlerin Filistin’in, Kudüs’ün acısını yüreklerinde hissettikleri için değil bunun üzerinden kendilerine yüklenebileceklerini düşündükleri için konuyu gündeme taşıdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana muhalefet partisi bizim bu konularla ilgili hassasiyetlerimizi, yaptıklarımızı, bilinen ve bilinmeyen çabalarımızı gerçekten öğrenmek istiyorsa, gitsin bunu Mahmud Abbas’a sorsun, gitsin bunu İsmail Haniye’ye sorsun, onlar ona gerekli cevabı verirler. Çünkü bizim derdimiz, hep onlarla beraber olmaktır. Biz hep onlarla beraber yoğrulduk, beraber yoğrulmaya devam ediyoruz. Filistin denince akla evet AK Parti gelir, Gazze deyince akla AK Parti gelir ve onun lider kadroları, onun şu anda evet yürütenleri gelir. Şayet Müslümanlara güveni ve inancı yoksa, gitsin diğer dini azınlıkların temsilcilerine sorsun. CHP’nin bu ülkenin içinde yaşayıp da göremediklerini Filistinliler, dünya Müslümanları, dini azınlık temsilcileri kendilerine gayet güzel anlatır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu şahsın kendilerinin kimi sözleşmelerin ve ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapılması, kimi ülkelerle ticaretin kendi para birimlerimizle gerçekleştirme çabalarına yönelik eleştirileriyle ilgili olarak da “Ana muhalefetin dünya ticaret sistemini kökten değiştirecek bu tür girişimler karşısındaki şaşkınlığını biz mazur görüyoruz. Eminim onlar da zamanla bu işin manasını kavrayacaklardır” değerlendirmelerini yaptı.

“KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞ BİRLİĞİNDE TÜRKİYE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLEN BİR ÜLKE”

Konuşmasında, “Dünyada başarı örneği olarak gösterilen kamu-özel iş birliği projelerini ahlak ve mantık dışı ithamlarla karalamaya kalkmasını da cehaletine vermekten başka bir çare bulamıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bu kadar kısa sürede bu kadar büyük yatırımları hayata geçirebilmesini bu modele borçlu olduğunu hâlâ anlamayan birine izahat vermeyi söz israfı olarak görüyorum. İşte G-20 Toplantısında o zaman dünya ülkeleri şunu gündeme getirdiler: Kamu-özel ortaklığını Türkiye nasıl başardı, bunu bize lütfen anlatın dediler. Ve G-20 Toplantısında Antalya’da ben kamu-özel ortaklığıyla alakalı bu yatırımları nasıl yaptık, bunlarla ilgili bütün katılımcılara bunun brifingini verdik. Ve dünyada da bu şu anda tabii sürekli yayılıyor, örnek olarak gösterilen ülke Türkiye” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi liderinin ekonomi yönetimine hizmet vermek üzere ücreti mukabili tutulmuş bir danışmanlık firması üzerinden yaptığı eleştirilere yönelik olarak, “Bundan böyle tabii ona bu fırsatı da vermemek için, tabii özel sektör bizi ilgilendirmiyor, o ayrı bir konu. Geçen bütün bakan arkadaşlarıma söyledim, yani bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim, hiç gerek yok, biz bize yeteriz” açıklamalarında bulundu.

Türkiye’nin, tek parti döneninde sadece ekonomisini değil savunmadan tarıma, sanayiden ticarete her şeyini Amerika’ya teslim ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Cumhuriyetimizin Gazi Mustafa Kemal’in idaresindeki ilk yıllarında çok isabetli bir tercihle Türkiye kendi sanayini ve elbette savunma altyapısını oluşturma konusunda önemli adımlar atmıştır. Kendi uçağını, kendi silahını, kendi tankını, topunu, trenini, gemisini, tarım aletlerini, fabrikalarını kurma iradesini ortaya koyan bu dönemi ve tüm yöneticilerini tazimle, hürmetle yâd ediyorum. Sonra tek parti CHP’si tutmuş bu fabrikaların hepsinin kapısına kilit vurmuş, savunma sanayi teşebbüslerini adeta birer birer boğmuştur. Nuri Demirağ’ın uçak ve tren fabrikası, Nuri Killigil’in silah fabrikası gibi daha ince teşebbüslerin önü tek parti Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kesilmiştir. Ülkemizi yardım programları aracılığıyla Amerika’ya mahkûm hâle getiren bu zihniyetin yol açtığı yıkımın etkileri bizim dönemimize kadar maalesef sürmüştür.”

“MİLLETİMİZ GELECEĞİNE UMUTLA BAKIYOR”

Son yaşanan hadiselerin Türkiye’yi belki bir parça sarstığını ama asla yıkamadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü Türkiye’nin ne 1994’ün Türkiye’si, ne de 2001’in Türkiye’si olmadığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimiz geleceğine umutla bakıyor, çünkü yaşananların geçici bir türbülans olduğunu çok iyi biliyor ve iktidarına güveniyor, Kabinesine güveniyor. Böyle dönemlerde ülkelerin ve toplumların paradan çok morale ihtiyacı vardır. Bu gerçeğe rağmen, pek çok özel sektör kuruluşunun dahi başvurduğu basit bir yöntemi Türkiye’nin bu yolla Amerika’ya teslim olduğu iftirasına götürmek, açık söylüyorum, iş bilmezlik değilse ihanettir. Ana muhalefet partisi bu tavrıyla ülkemize yönelik ekonomik saldırılara destek vermekte, bu çevrelerin değirmenlerine su taşımaktadır.”

Ana muhalefet partisi liderinin grup konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal’in 1922’deki Meclis toplantısındaki, “Balkan Muharebesini müteakip vicdani kafası zayıf olanlar, bu milletin artık hayat ve necat bulayacağına kani olma zannı batılında bulunmuş oldular” sözlerine atıfta bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte CHP’nin ekonomik kriz bahanesiyle bugün yaptığı işin adı da bu değil mi? Peki, Türkiye Balkan Savaşını niye kaybetti biliyor musunuz? Bugün de CHP’nin temsilcisi olduğu siyaset anlayışı yüzünden kaybetti. ‘Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin’ diyebilecek kadar izanını kaybeden muhalefet anlayışının bugünkü temsilcisi CHP ve artık onun yoldaşı hâline gelen HDP’dir, tablo bu” şeklinde konuştu.

“CUMHUR İTTİFAKI, MİLLÎ VE YERLİ DURUŞ SAHİPLERİNİN ÜLKENİN MESELELERİ KARŞISINDA GÖSTERDİKLERİ DAYANIŞMANIN ADIDIR”

Buna karşılık ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarının farkında olan partilerin, siyasi yelpazedeki farklılıkları bir kenara bırakarak millî konularda birlikte hareket etmeyi başardıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bu vesileyle Sayın Bahçeli’ye de huzurlarınızda tekrar teşekkür ediyorum. Çünkü millî olma, yerli olma şuurunu yakalamak her yiğidin kârı değil, Bay Kemal’in de zaten böyle bir derdi yok. Cumhur İttifakı işte bunun en güzel örneğidir. Cumhur İttifakı’nı basit bir seçim ittifakı olarak görenler de yanılıyor. Cumhur İttifakı, millî ve yerli duruş sahiplerinin ülkenin meseleleri karşısında gösterdikleri dayanışmanın adıdır. Türkiye’de yerlilik ve millîlik konusunda onur, gurur ve haysiyet konusunda en son söz söyleyebilecek olanlar, hiç değilse ağızlarına alıp da bu kavramları da kirletmesinler. Milletimiz kimin yerli ve millî olduğunu, kimin proje ürünü olarak bulunduğu koltuğa oturtulduğunu, yenilgi üstüne yenilgi almasına rağmen de orada tutulmaya devam edildiğini çok iyi biliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Mart ayında yapılacak yerel seçimlere yönelik değerlendirmelerde bulundu. “Bizim siyasetimiz bildiğiniz gibi hizmet siyasettir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet siyasetini ise en iyi mahalli idareler, yani belediyelerde gösterdiklerini belirtti.

AK Parti’nin belediyelerdeki başarılarıyla milletimizin gönül kapılarını açmış kadrolar tarafından kurulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de siyasetteki ve bürokrasideki kritik kadrolarımızla belediyelerde görev alan kadrolarımız arasında yoğun bir geçişkenlik vardır. Kimi zaman belediyelerde başarılı olan arkadaşlarımıza Mecliste, Kabinede, parti yönetiminde ve bürokraside vazife veriyoruz. Kimi zaman da buralardaki arkadaşlarımızı belediyelerde görevlendiriyoruz. Önümüzdeki seçimlerde de bu süreç devam edecektir” dedi.

Türkiye’nin geldiği seviye itibarıyla, artık belediye hizmetlerinin sadece temizlik, kanalizasyon, içme suyu, yol, kaldırım gibi işlerden ibaret olmaktan çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları yapmak zaten belediye başkanlarının boynunun borcudur. Her zaman söylüyorum, hizmet gerektir, ama yeterli değildir. Yeterli olan nedir? Gönüllere girmektir, gönülleri almaktır. Artık biz belediye başkanı olacak veya belediye başkan adayı olacak olan kardeşlerimizden özellikle bunu istiyoruz” şeklinde konuştu.

“VATAN TOPRAKLARINI İHANET İÇERİSİNDE OLANLARA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Güneydoğu’nun ve Doğu’nun kayyum belediyeleri aracılığıyla hizmet görmeye başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yeni dönemde Allah’ın izniyle bunlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Bizim ilk hedefimiz, bu vatan topraklarını biz ihanet içerisinde olanlara teslim etmeyeceğiz” dedi.

Mevcut belediye başkanlarının değerlendirilmesi ve aday tespiti sürecinin de devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çalışmalara daha da hız verecek, en kısa sürede milletimizin karşısına yüzümüzü ağartacak isimlerle çıkacağız. Milletvekili seçimlerinde aday tespitinde yapılan hataların nasıl vahim sonuçlara yol açabileceğini hep birlikte gördük. Bazı illerimizde gerçekten hiç beklediğimiz, hiç ummadığımız, hayal dahi edemeyeceğiz sonuçlarla karşılaştık. Bunların her biri bizim için önemli birer derstir” diye konuştu.

Cumhur İttifakı’nın mahalli idareler seçimlerinde listelerde olmasa bile gönüllerde devam edeceğine inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu ittifakı hiçbir zaman sandık ittifakı gözüyle bakmadık, bugün de öyle bakmıyoruz. Kendi adaylarımızla girdiğimiz yerlerden en azından mümkün olanlarda bu ittifakı yaşatmanın yollarını arayacağız” dedi.

Konuşmasının sonunda, “Sizlerden ve teşkilatlarımızdan ricam, mahalli idareler seçimleriyle ilgili hazırlıklarımızda tek ölçümüzün en doğru adayla milletimizin karşısına çıkıp en yüksek oyu elde etmek şeklinde olmasıdır. Adaylarımızın klasik belediyecilik hizmetleri yanında, sosyal belediyeciliği de en güzel şekilde anlayacak ve uygulayabilecek isimler olmasına önem vereceğiz. Bu vasıflara sahip, milletimizin gönlünde karşılığı olan ve AK Parti’nin değerleriyle çelişmeyen her isim bizim için makbuldür” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın başarılı geçmesi ve hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

 

 

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor” Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor” için yorumlar kapalı 265892

Cumhurbaşkanı Erdoğan Trabzon mitinginde yaptığı konuşmada, “Bizim her sözümüzün altında, kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor. Her fırsatta ülkemize kazandırdığımız kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki Türkiye’nin ve şehirlerimizin nereden nereye geldiği unutulmasın” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meydan Parkı’nda düzenlenen Trabzon mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, “Gönlümüzü titretir kemençenin gaydası. Başımızdan eksilmez Trabzon’un sevdası. Sandalım kürek ister ekinim orak ister. Trabzon’u sevmeye kor gibi yürek ister” dizeleriyle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, o yürek kimde var? İşte o yürek bizde var. Trabzon’u bilip, görüp de sevmemek mümkün mü? Bu şehir ki tarih boyunca hakkın ve hakikatin sesi, nefesi olmuştur. Bıyığı terlememiş şehzadelerden dünya liderleri cihangirler çıkarmıştır” ifadelerini kullandı.

Trabzon’un sözünü yere düşürmeyen, dostunun başını önüne eğdirmeyen, yoldaşını yarı yolda bırakmayan insanların otağı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kim ne der?” diye düşünmeden, hak bellediği yolda başı dik, alnı açık yürümesini bilen Trabzon ile kucaklaşmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

“TRABZON, SİYASİ HAYATIMIZ BOYUNCA DAİMA YOLDAŞIMIZ OLDU”

Trabzonlulara Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerindeki ahde vefaları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihî bir destek verdiniz. Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon, siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık, nice eserlere, nice hizmetlere imza attık” diye konuştu.

Siyaset yapma tarzını, Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden, ilhamla şekillendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakşettiğimiz siyaset, davamız için hayal kurma, ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme, bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz, 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içindeyiz. Allah nasip etti, ülkemizin en büyük şehri İstanbul’da belediye başkanlığı yaptık. Allah nasip etti, parti kurduk, iktidara geldik. Başbakan ve cumhurbaşkanı olarak hükûmetimizin başında ülkemizin hizmetinde bulunduk. Allah nasip etti, yaptığımız işler ve sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi, mağdurların hamisi olduk. Tüm bu süreç boyunca heyecanımızı, azmimizi, kararlılığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programları icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik”

Bu yolda sıkıntılarla da karşılaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla, terör örgütlerinin saldırılarıyla, darbe girişimleriyle, siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu ama asla şartlara teslim olmadık” ifadelerini kullandı.

“HEP YA YENİ BİR YOL BULMAYA YA YENİ BİR YOL AÇMAYA GAYRET ETTİK”

Yılgınlığa kapılmadan, geri adım atmayı düşünmeden daha çok çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hep daha ileriye doğru gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamdolsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımızı yere yedirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdinde hasbi ve harbi yerimize halel getirmedik” ifadelerini kullandı.

Yeni bir seçimin arifesinde Trabzonluların huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istedikleri desteğin gerisinde böyle bir hikâye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere şu sözlerle seslendi: “Trabzon, Malazgirt’ten beri ebedi vatanımız olan bu topraklardaki ortak hikâyemize sonuna kadar sahip çıkmaya var mıyız? Trabzon, dün ‘Durmak yok, yola devam’ diyerek 2023 hedeflerini nasıl birlikte hayata geçirdiysek bugün de Türkiye Yüzyılı hayalimizi beraberce gerçeğe dönüştürmeye var mıyız? Trabzon, Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi inşa etme mücadelemizin önüne geçmeye, engellemeye, kalkanları, süpürüp atmaya var mıyız?” Alandakilerin, “Evet” cevabı üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim gönüldaşım, ahiretliğim Trabzon’a da zaten böylesi yakışır” dedi.

Her sözlerinin altında, kısa sürede hayata geçirdikleri asırlara bedel eser ve hizmetlerin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ve şehirlerin nereden nereye geldiğinin unutulmaması için her fırsatta ülkeye kazandırdıkları kalkınma yatırımlarını hatırlattıklarını söyledi.

TRABZON’A KAZANDIRILAN ESER VE HİZMETLER

Trabzon’a kazandırdıkları hizmetlere işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. Gençlik ve sporda, 9 bin 610 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 41 bin seyirci kapasiteli stadyumla birlikte 96 spor tesisini hizmete açtık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal yardımlarda Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira ödenek aktardıklarını anımsattı.

Sağlıkta, kente 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu, 58 sağlık tesisi kazandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlayacaklarını kaydetti.

TOKİ aracılığıyla 8 bin 102 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 2 bin 12 konutun yapımını sürdürdüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1467 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. Trabzon’daki 6 millet bahçesi projemizden Akçaabat, Vakfıkebir ve Avni Aker’in ilk etabını tamamladık. Uzungöl ve Çarşıbaşı’nın yapımı, Avni Aker’in ikinci etabının projelendirmesi sürüyor.”

“AVRUPA’NIN EN UZUN ÇİFT TÜP KARAYOLU TÜNELİ ZİGANA’YI HİZMETE AÇTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada, 73 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardıklarına işaret ederek, “Trabzon-Gümüşhane arasında inşa ettiğimiz 14,5 kilometre uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık. Mevcut yolu 8 kilometre kısaltacak, seyahat süresini ağır tonajlı araçlarda 70 dakika, otomobillerde 10 dakika olmak üzere ortalama 20 dakika kısaltacak Zigana Tüneli’miz tekrar hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın, bünyesindeki tüneller, köprüler ve kavşaklarıyla Trabzon’un çevresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşin yüzde 90’ı bitti, inşallah kalanını da bu yıl içinde tamamlıyoruz” dedi.

Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan Karadeniz sahil yolunun yanı sıra ilçeler arasındaki ulaşımı sağlayan çok sayıda yolu da inşa ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin muhtelif yerlerinde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesini etap etap hizmete alacaklarını söyledi.

Akçaabat, meydan bölgesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, otogar, havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak raylı sistem hattını şehre kazandıracaklarını da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon Hızlı Demiryolu Hattı’yla ilgili etüt ve proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında sizlerin hizmetine sunuyoruz. Trabzon limanını onardık, yat limanını şehrimize kazandırdık” diye konuştu.

“TRABZON’DAKİ İŞVERENLERE TOPLAM 4 MİLYAR LİRA PRİM TEŞVİKİ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’da bir baraj, 3 içme suyu tesisi, 121 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 49 hidroelektrik santral inşa ettiklerine dikkati çekerek, son 21 yılda Trabzon ve ilçelerindeki dere ıslah çalışmalarıyla, 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını aktardı.

Trabzonlu çiftçilere toplam 34 milyar lira tarımsal hibe ve yatırım desteği verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sanayide, şehrimizde bir yeni Organize Sanayi Bölgesi, bir endüstri bölgesi, bir Teknopark ve iki araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, Trabzon ve 11 ilçemize doğalgaz arzı sağladık. Çarşıbaşı ve Tonya’yı da inşallah bu yıl içerisinde doğal gaza kavuşturuyoruz. Görüyorsunuz, ne kadar özetlersek özetleyelim eserlerimiz saymakla bitmiyor.”

Şehre kazandırdıkları eser ve hizmetlere ilişkin videoyu izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle hem ülkeye hem de şehirlere çok daha fazla eser ve hizmeti kazandıracaklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz, AK Parti’yi kurduğumuz ilk günden beri hep olduğu gibi, 31 Mart’ta da sandığa yansıttığı bükülmez çelik misali iradesiyle ülkesine ve şehirlerine sahip çıktığını inşallah gösterecektir. Biz de Samsun’dan başladık, Ordu, Giresun ve bugün de Trabzon… Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“KLASİK BELEDİYECİLİĞİN ÇOK ÖTESİNDE BİR STANDART VADEDİYORUZ”

Türkiye’ye son 21 yılda yaptıkları yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla şehirlerde de eser ve hizmet standartlarının çok yükseldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici bir vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hâlâ bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Bundan sonra milletimizin belediye başkanlarından beklediği, şehrini dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girecek Türkiye fotoğrafında nereye yerleştireceğidir. İşte biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar, klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vadediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından AK Parti Trabzon ilçe belediye başkan adayları sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir” “Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir” için yorumlar kapalı 213558

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize mitinginde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, Rize ile birlikte 81 vilayetimizin tamamıdır, 85 milyonun her bir ferdidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Rize mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Rizelileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Karşısında Karadeniz misali kabına sığmayan, bendini yıkmaya hazır bir Rize gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dereler dize gelir, dökülür bize gelir. Gönlümün bahçesinde birinci Rize gelir. Derelerin derdini balıktan sor balıktan. Rize’ye tutulmayan ne anlar sevdalıktan” dizelerini okudu.

“TÜRKİYE’Yİ NE EKONOMİK NE SİYASİ NE DİPLOMATİK OLARAK ESİR ALMALARINA MÜSAADE ETMEDİK”

Birilerinin Rize ile birlikte 81 şehrin tamamına olan sevdalarını anlayamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizi bir türlü idrak edemiyorlar. Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasbetmek istediler. Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükûmetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz, sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber” diye ekledi.

“TÜRKİYE İÇİN SAMİMİYETLE ÇALIŞTIK”

Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı Rize ile birlikte 81 vilayetin tamamı, 85 milyonun her bir ferdi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz bu kardeşinize sahip çıktınız, bize destek oldunuz. Biz de sizin için Türkiye için samimiyetle çalıştık. Siz bize güvendiniz, inandınız, teveccüh gösterdiniz. Biz de size olan minnet borcumuzu hep daha fazla hizmet ve eser üreterek, hamdolsun, yerine getirdik. Durmadık, usanmadık, Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe yolumuza bu çizgide devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum” dedi.

Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı yanındaki kentsel dönüşüm alanını göstererek, vatandaşlara nasıl bulduklarını soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güzel mi, Rize merkez değişmiş mi, hâlâ değişiyor mu? Yaparsa AK Parti yapar. Daha neler yapacağız neler” dedi.

“85 MİLYON OLARAK HEPİMİZ BİRİZ, BERABERİZ, KARDEŞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “85 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Bakınız, bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkûm ettiler. Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.”

“YAKIN BİR TARİHTE İKİNCİ ASTRONOTUMUZU DA UZAYA GÖNDERECEĞİZ”

Siyasete kazandırdıkları istikrar ve güven iklimi sayesinde Türkiye’yi her alanda üç, beş, on kat büyüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turist sayısını 13 milyondan 57 milyona çıkardıklarını belirtti.

Millî geliri 238 milyar dolardan bir trilyon dolar seviyesine getirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamı 19 milyon kişiden, 32 milyon kişiye taşıdıklarını söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlılığını yüzde 20’lere indirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün insansız hava araçlarında dünyanın ilk üç ülkesinden biriyiz. Kızıl Elma ve ANKA-3 ile artık bu alanda farklı bir lige yükseliyoruz. TCG Anadolu’nun ardından geçen ay en büyük ikinci gemimiz olan TCG Derya’yı da donanmamıza teslim ettik. Kendimiz yaptık, dışarıdan değil” diye konuştu.

İlk insanlı uzay misyonunun geçen hafta başarıyla tamamlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah, yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler” ifadelerini kullandı.

Azmedince yapılacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, azmedip, gayret edip çalıştıklarını ve başardıklarını aktardı.

“HAYAT PAHALILIĞI VE ENFLASYON BAŞTA OLMAK ÜZERE ŞU AN CANIMIZI ACITAN SIKINTILARIN MUHAKKAK ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda büyük bir atılım ve çok büyük bir gelişme içinde olunduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan 10, 15, 20 sene önce tohumlarını attığımız projelerin hamdolsun bugün meyvelerini topluyoruz. İnşallah çok daha fazlasını başaracağız. Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükûmet olarak, bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum.”

Sayılmaya çalışıldığında günler sürecek nice başarıya, reforma, kalkınma ve teknoloji atılımına imza attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak ülkemizde muhalefet anlayışı öyle bir berbat ki ne yaparsan yap anlamazlar. Onu değiştirmeye muvaffak olamadık. İşte kendi içlerinde nasıl birbirlerine düştüklerini görüyorsunuz değil mi? Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım, Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz, beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen, tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok.”

Türkiye’de son 21 yılda pek çok şeyin değiştiğini, dönüştüğünü ve kendini yenilediğini ancak CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Bundan her seferinde standardı düşürdüler, çıtayı iyice aşağı çektiler” dedi.

CHP’de her gelenin mutlaka bir öncekini mumla arattığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı. ‘Değişim’ dediler, ‘yenilenme’ dediler, bir sürü cafcaflı kavram kullandılar ancak günün sonunda sabık genel başkanlarını bir iç darbeyle siyasetten tardedip, aynı tas aynı hamam yollarına devam ettiler. Bay Kemal, güya 13. Cumhurbaşkanı olacaktı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı vefasızlığı altılı masada beraber oldukları diğer ortaklarına da sergilediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altılı masadan şu anda parlamentoda kimse kaldı mı? Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu? Nerede bu altılı masa? Ben ne demiştim, ‘altılı masadan kimseyi bulamayacaksınız’ demiştim. Bak parlamentoda şimdi kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara, bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var. Güle güle kullanın” diye konuştu.

“HER KESİMDEN VATANDAŞIMIZA ULAŞMAK, ONLARA KULAK VERMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıktıkları yolda aynen yürüdüklerini vurgulayarak burada asıl hayal kırıklığını CHP’lilerin yaşadığını söyledi.

CHP’lilerin partilerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi’nin emaneti diyerek hâlen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız, maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne suretle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir” dedi.

Türkiye’nin bu konuda çok acı tecrübeleri bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Geçmişte özellikle de 1970’lerde siyaset müessesesinin umut olma, ülkenin sorunlarına çözüm üretme vasfını yitirdiği durumlarda başımıza neler geldiğini hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak, her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı tek tek anlatarak, bu kardeşlerimizin de oylarına talip olduğumuzu ifade edeceğiz. Buradan siyasi parti fark etmeksizin tüm vatandaşlarıma sesleniyorum, muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. Hele hele CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, sadece kendi kariyerini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkûm değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz, hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı’yla hizmet, eser, yatırım ve projede yarışabilecek hiçbir siyasi hareket olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara, sizin kaygılarınızı istismar edenlere, size ‘bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere… Kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi? Belediye başkanı olarak ‘kimi görmek istersiniz’ sorusunu bile millete değil de yapay zekâya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere, kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere… Anladınız değil mi bizim çayın demlenmesi değil, DEM diye bir parti var ya onlarla demlenenler var. Hâsılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin, bu kibir abidelerine gösterin.”

“BİZİM TEK GAYEMİZ ÜLKEMİZE, MİLLETİMİZE VE ŞEHİRLERİMİZE HİZMET ETMEKTİR”

Tek gayelerinin ülkeye, millete, şehirlere, hizmet etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla Rize’ye son 21 yılda toplam 150 milyar lira tutarında kamu yatırımının yapıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkaracağına inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Rize’de eğitimde 2 bin 11 yeni derslik inşa edildiğini, kente üniversitenin kazandırıldığını, yaklaşık 6 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binalarının açıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikisi stadyum olan toplam 110 spor tesisinin yapıldığını anlattı.

Sağlıkta bin 63 yataklı 11’i hastane, toplam 30 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 800 yataklı Rize Şehir Hastanemiz ve bin 200 yataklı Güneysu Devlet Hastanemizin yapımına devam ediyoruz. Size söz verdim mi, şehir hastanesi dedim mi… Şu anda sahilde şehir hastanesinin fore kazıklarının nasıl çakıldığını gördünüz mü? İşte oraya 800 yataklı şehir hastanemizi yapıyoruz. Laf ola beri gele yok, söyledik mi yaparız ve yapıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 sağlık tesisinin ihale, proje ve arsa tedarik aşamasının hâlen devam ettiğini belirterek, TOKİ eliyle Rize’de 3 bin 892 konutun tamamlanıp hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.

Rize’de bin 315 konutun yapımının devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Riskli yapı olarak belirlediğimiz, bin 592 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şimdi Rize’de beş millet bahçesi projemiz bulunuyor. Güneysu Millet Bahçemizi tamamladık, açılışa hazır hâle getirdik. İyidere Millet Bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Rize, Çayeli ve Pazar Millet Bahçelerimizin de projelendirme çalışmaları devam ediyor. Ayder Yaylamızda 440 bin metrekare alanda, yenileme ve koruma projemizi sürdürüyoruz. Ayder’de toplam bin 917 araçlık yeraltı kapalı otoparkının yapımını tamamlamak üzereyiz. İcraat, icraat, laf değil, icraat… İnşallah yeni sezonda hizmete girecek.”

“RİZE’YE 21 MİLYAR LİRA TARIMSAL HİBE VE YATIRIM DESTEĞİ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 76 odalı termal tesis kaba inşaatının bittiğini, 52 adet benzer konaklama biriminin ve Gelin Tülü Şelalesi Seyir Terası’nın yapımının da tamamlandığını bildirdi.

Ulaştırmada 175 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, Ovit Tüneli’ni ve bağlantı yollarını açtıklarını, Karadeniz sahil yolunu yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayder, Güneysu-Büyükköy, Çamlıhemşin-Ayder, Rize-Ambarlı- Küçükçayır yollarını tamamlayarak hizmete açtık. Hurmalık tünelleri ve bağlantı yollarını, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmetinize sunduk” şeklinde konuştu.

Hurmalık Tünelleri ve bağlantı yollarını, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmete sunulduğunu kaydeden Cumhuraşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İyidere-İkizdere ayrımı, Küçükçayır, Rize, Pehlivantaşı, Kalkandere, Rize İspir, İyidere ayrımı, İkizdere, İyidere Çayeli ayrımı, Güneysu yollarının yapımına devam ediyoruz. Rize-Artvin Havalimanımızın yapımını tamamladık, hizmete açtık. Havalimanımızın yolcu sayısını biliyor musunuz? Geçtiğimiz yıl 1 milyonu aştı, daha da artacak. İyidere Lojistik Limanımızın yapımı sürüyor. Rize’ye 4 içme suyu tesisi, 83 taşkın koruma tesisi ve 17 hidroelektrik santral inşa ettik. Rize’ye toplam 21 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimize yeni bir Organize Sanayi Bölgesi ve Teknokent kurduk.”

Enerjide, Rize Güneysu, Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Pazar, Kalkandere, Derepazarı, İyidere, Kendirli, Salarha ve İkizdere’ye doğal gaz arzının sağlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene de Muradiye’ye doğal gaz arzı sağlamanın planlandığını söyledi.

seers cmp badge