“Macaristan’ın, Avrupa Birliği sürecimize verdiği destek bizim için önemlidir” 0 88764

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, NATO müttefiki ve Vişegrad Dörtlüsü’nün üyesi olan Macaristan’ın Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine verdiği desteğin Türkiye için önemli olduğunu söyleyerek, “Macaristan’la Afrika’nın kalkınma çabalarına katkı sağlamak amacıyla çok daha yakın iş birliği içinde olacağız. Kökleri Asya’ya uzanan iki ülke olarak bu coğrafyada da birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Resmî bir ziyaret için Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Victor Orban ile Ulusal Meclis’te bir araya geldi.

Ulusal Meclis’e gelişinde Macaristan Başbakanı Orban tarafından resmî törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Krallık sembolü olan taç gösterildi. İki ülke heyetlerinin takdiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Orban baş başa görüşme ve heyetler arası çalışma yemeğinde bir araya geldiler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Orban gerçekleştirdikleri görüşmeler ve anlaşmaların imzalanmasının ardından basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında beş yıl aradan sonra ilk defa Cumhurbaşkanı sıfatıyla Macaristan’da bulunduğunu dile getirerek, bu ziyaret vesilesiyle iki ülke arasındaki ve bölgesel sorunları masaya yatırarak verimli çalışmalar yapacaklarına inandığını söyledi.

“TÜRKİYE İLE MACARİSTAN HER ALANDA MÜKEMMEL İLİŞKİLERE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Gül Baba Tekkesi’nin restorasyonuna değindi. 16. yüzyıldan bugüne mevcudiyetini koruyan Gül Baba Tekkesi’nin bulunduğu ve Gül Baba’nın şehit düştüğü yerin Macar halkı tarafından hâlen Gül Tepesi olarak adlandırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan türbenin restorasyonunun Türk ve Macar hükûmetlerinin desteği ve TİKA ile Macaristan Millî, Varlıklar İdaresi’nin iş birliğiyle gerçekleştirildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak tarihin sembollerinden olan bu önemli eserin restorasyonuna verdikleri katkı için Macar makamlarına teşekkür etti.

“Macar dostlarımızın Birinci Dünya Savaşı’nda Türk askerleriyle, Mehmetçikle aynı saflarda çarpışmalarını da unutmamız mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale savaşında hayatlarını yitiren Macar askerlerinin anısına Gelibolu’da dikilecek anıtın da bu tarihî dostluğun Türkiye’deki sembolü olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Galiçya’da şehit düşen askerleri de şehitliğe yapacakları ziyaretle yâd edeceklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye ile Macaristan sadece kültürel konularda değil, her alanda mükemmel ilişkilere sahip olduğunun altını çizdi. 2013 yılında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’nin bu iş birliğinin en önemli merhalesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 ilkbaharında bir toplantı gerçekleştirerek iki ülke arasındaki ilişkilerin değerlendirileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan’da yapılacak bir sonraki toplantının da Türk-Macar stratejik ortaklığına yeni bir dinamizm kazandıracağına inandığını ifade ederek, önümüzdeki aylarda Karma Ekonomik Komisyon, Tarım Yürütme Komitesi, Sanayi Ortak İş Birliği Komitesi ve Turizm Karma Komisyonunun toplantıları gerçekleştirileceğini bildirdi.

“İKİLİ TİCARET HACMİNDE ORTAK HEDEFİMİZ BEŞ MİLYAR DOLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile yaptıkları görüşmelerde siyasi, ekonomik, kültürel alanlardaki iş birliğini de ele alma fırsatı bulduklarını ifade ederek şunları kaydetti: “Acaba dünyanın değişik yerlerinde ne gibi yatırımlara müşterek olarak girebiliriz, bunları ele alma fırsatımız oldu. Bunun dışında, ulaşımda ne gibi ortak adımlar atabiliriz, bunu görüşme imkânımız oldu. Özellikle de Türk Hava Yollarımızın Macaristan’la ortak bir çalışmaya girip, örneğin Budapeşte’den Hindistan Mumbai’ye buradan nonstop gitme imkânını da sağlama konusunda Sayın Başbakana sözümüzü verdik, bu adımı da atma imkânımız olacaktır.”

İkili ticaret hacminde geçen yıl 2,6 milyar dolarlık bir rakamın yakalandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak hedefin, bu rakamı en kısa sürede beş milyar dolara çıkarmak olduğunu bildirdi. Bütün bunlarla birlikte, Macaristan’daki Türk yatırımlarında ve müteahhitlerin üstlendikleri projelerde son yıllarda ciddi bir artış gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ziyaret çerçevesinde gerçekleştirecek iş forumunda Türk ve Macar iş adamlarıyla bir araya geleceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iki ülkede müşterek ne gibi adımlar atılabilir, üçüncü ülkelerde bu iş adamlarımız ne gibi adımlar atabilirler, bunların önünü açmak, onlara bir heyecan verme düşüncesiyle bu toplantıyı organize etmiş bulunuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “KOSGEB ile Macaristan Ulusal Ticaret Evi arasında ve Türk Eximbank ile bunun yanında Macar Eximbank müşterek neler yapabilirler, bunları ele alma imkânımız olacak. Macar İhracat-İthalat Bankası arasında imzalanacak mutabakat zaptları girişimcilerimizin iş birliğini de kolaylaştıracaktır.”

“AFRİKA’NIN KALKINMASINA KATKI İÇİN MACARİSTAN’LA YAKIN İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO müttefiki ve Vişegrad Dörtlüsü’nün üyesi olan Macaristan’ın Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine verdiği desteğin Türkiye için önemli olduğunu söyleyerek, “Macaristan’la Afrika’nın kalkınma çabalarına katkı sağlamak amacıyla çok daha yakın iş birliği içinde olacağız. Kökleri Asya’ya uzanan iki ülke olarak bu coğrafyada da birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Geçen ay değerli dostumla Kırgızistan’da bir araya geldik ve Türk Konseyi Toplantısı’nda bizim de desteğimizle gözlemcilik statüsünü Macaristan böylece kazanmış oldu. Asya ile Macaristan arasındaki ilişkilerin güçlenmesini bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Macaristan Başbakanı Orban’a Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesine verdiği destek için teşekkür ederek, “15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında Macaristan ülkemizde en güçlü dayanışmayı sergileyen ülkelerden biri olmuştur. Millet olarak bu dayanışmayı asla unutmayacağız” dedi.

MACARİSTAN BAŞBAKANI ORBAN: “MACARİSTAN’IN GÜVENLİĞİ NOKTASINDA TÜRKİYE ÖNEM ARZ EDİYOR”

Macaristan Başbakanı Orban da yaptığı açıklamada, Türkiye’ye verdikleri öneme değindi. NATO müttefiki olmasının yanında Macaristan’ın geleneksel dış politikasında Moskova ve Berlin ile birlikte Ankara’nın çok önemli olduğunu söyleyen Macaristan Başbakanı Orban Macaristan’ın güvenliği noktasında Türkiye’nin ayrıca önem arz ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin de Macaristan gibi mültecilerin yolu üzerinde olduğunu belirten Macaristan Başbakanı Orban, Türkiye’nin bölgede barışı tesis edebilecek bir istikrara sahip olması ve yasa dışı göçe engel olabiliyor olmasının Macaristan için önemini dile getirdi ve Türkiye’nin milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapmasından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkürlerini ifade etti.

“AFRİN, CERABLUS VE EL BAB’A 250-260 BİN SURİYELİ GERİ DÖNDÜ”

Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin Türkiye’deki mülteci sayısını ve bunların kitlesel olarak Avrupa’ya gelmemesi için neler yapıldığını sorması üzerine şunları söyledi: “Şu anda Türkiye’de Suriyeli olarak yaklaşık 3,5 milyon, Iraklı olarak da 500 bin mülteci var. Ayrıca tabi Afganistan, Pakistan, buralardan da sürekli gelip geçen mülteciler oluyor. Fakat biz bunlardan yakalananları tekrar ülkelerine, Afganistan’a, Pakistan’a geri gönderiyoruz. Geri iade, biliyorsunuz bizim yerlerimiz var, oralarda tutarak daha sonra uygun şartlarda kendilerini geri iade ediyoruz. Biz eğer bu mültecilerle ilgili kapılarımızı açık tutmuş olsak tablo böyle olmaz. Şu anda bu 3,5 milyon Suriyeli ve bunların dışında da 500 bin Iraklı, bunlar daha çok ya kamplarda, ya ülkemizin içerisindeki değişik yerlerde bulunuyorlar. Fakat geri dönüşler de başlamadı değil. Örneğin Afrin ve Cerablus, El Bab, burada bir 250-260 bin Suriyeli geri döndü. En son İdlib’de yine bir iltica durumuyla karşı karşıyaydık. Orada da bir 60 bin civarında yine mülteci olma durumunda kalan Suriyeliler, onlar da İdlib merkezine geri döndüler. Her türlü tedbiri alıyoruz, mümkün olduğu kadar onları ülkemizde misafir etmeye gayret ediyoruz. Tabii bu konuda da bütün Avrupa Birliği üyesi ülkeler olsun, diğer dünya ülkeleri olsun, onlardan da destek bekliyoruz.”

“SUUDİ ARABİSTANLI GAZETECİYLE İLGİLİ BAŞSAVCILIK HER TÜRLÜ ÇALIŞMAYI YAPIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasıyla ilgili olarak yeni bir husus olup olmadığı ve konuyla ilgili olarak Suudi Arabistan Kralı ile bir görüşmenin yapılıp yapılmayacağına yönelik soruya cevaben, olayı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla takip ettiklerini, bunun hem siyasi hem de insani görevleri olduğunu belirtti. Gazeteci Kaşıkçı’nın nişanlısını dışarıda bırakarak içeri girdikten sonra dışarı çıktığını ispat etme görevinin Başkonsolosluk yetkilerinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayın ikisinden bu yana şu anda elde herhangi bir belge, bilgi, bulgu olmadığını bildirdi.

Kendilerine müracaat edildiği andan itibaren gerek Emniyet Teşkilatı’nın, gerek İstihbarat Teşkilatı’nın seferber olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “İlk andan itibaren Adalet Bakanlığı’na verdiğimiz talimatla İstanbul Başsavcılığımız bu noktada hemen teyakkuza geçmiş ve bununla ilgili işin hem hukuki hem adli hem idari, çünkü emniyet de aramasını yapıyor, bütün bu çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalar devam ederken hedefimiz, bir an önce neticeye ulaşabilmek” açıklamalarında bulundu. Medyada çıkan haberlerin kendilerini de düşündürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorumluluk makamında, mevkiinde olan insanlar olarak da buradan bir an önce neticeyi almak durumundayız. Başkonsolosluk yetkilileri ‘buradan çıktı’ demekle kendilerini kurtaramaz. İlgili merciler, onlar da bu konuda, müddei iddiasını ispatla mükelleftir, eğer çıkmışsa bunu siz görüntülerle de olsa ispat etmek durumundasınız, ispat edeceksiniz. Kalkıp da Türk makamlarına nerede bu diye soranlar, önce bu nasıl oldu diye bunu sormaları lazım” şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan’dan gelen bazı kişilerin olduğunu, bununla ilgili olarak havalimanı kayıtlarının incelendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başsavcılık her türlü çalışmasını, araştırmasını yapıyor. Bizler de bu konuda özellikle bütün ilgili birimlerimize, gerek Emniyet Teşkilatımız, gerek İstihbarat Teşkilatımız, Dışişleri, hep birlikte çalışmalarınızı yapacaksınız ve ona göre de savcılığımızın vereceği raporları göreceğiz diyoruz” diye konuştu.

Bir gazetecinin Batı basınında Türkiye’ye karşı birçok eleştiri olmasına rağmen Almanya’daki Türk toplumu içerisinde kendisinin çok büyük popülerliği olmasının sebebine yönelik görüşlerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı basınındaki olumsuz yayınların tesirinin bir yere kadar olduğunu, Avrupa’daki vatandaşların Türkiye’de ne yapıldığını, nasıl hizmetler verildiği yakinen görüp oyunu ona göre kullandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa genelinde oyların yüzde 60’ının kendilerine verildiğini belirterek vatandaşlara teşekkür etti.

“AB KONUSUNDA 1963’TEN BU YANA OYALANAN BİR TÜRKİYE VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB sürecinin hızlandırılması için AB üyesi ülkelerden beklentilerinin ne olduğunun sorulması üzerine şunları kaydetti: “Ben burada da tekrar etmek zorundayım, sene 2019, 1963’ten bu yana oyalanan bir Türkiye var. Hiçbir Avrupa Birliği üyesi ülkeye böyle bir zulüm yapılmadı, bu sadece maalesef Türkiye’ye yapıldı. Ne evet, ne hayır, evetse evet, hayırsa hayır, yani samimi olmak lazım. Ben de diyorum ki, alacaksanız sinyallerini verin, almayacaksanız bunu da söyleyin. Ne bizi yorun, ne biz sizi yoralım. Siz yolunuza, biz yolumuza devam edelim. Bu kadar açık ve net olmak lazım. Ben siyasette özellikle açıklığı severim, netliği severim, dürüstlüğü severim. Bu adımı da buna göre atmak lazım diyorum ve şu anda sabır noktasındayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulusal Meclis’teki temasları sonrasında Macar Bilimler Akademisi’nde düzenlenen devlet yemeğine katıldı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin icraata ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz” 0 85004

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde, kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize, bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı icraat yapabilelim diye verdi. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLUNDA HER GÜNÜ, HER SAATİ DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Konuşmasının başında grup toplantısının partileri ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı son parti grup toplantısından bugüne geçen süre içinde iştirak ettiği programlar, gerçekleştirdiği yurt dışı ve yurt içi ziyaretler ve yaptığı görüşmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yarın, iki gün sürecek resmî bir ziyaret için Moldova’ya gideceğini, cuma günü İzmir’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le birlikte bir rafinerinin açılış törenine katılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda, her günü, her saati, her dakikayı değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Anlayışları içinde yorgunluğun, yılgınlığın, tembelliğin ve ataletin yeri olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hizmet yolunda yürümek, bu büyük mücadeleyi sürdürmek için kendinde derman göremeyen varsa, yanlış yerde bulunduğunu bilmelidir. Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz; ama siyasette bu yol her zaman için açıktır” diye konuştu.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 38 YAŞINDA EMEKLİ OLMAYA İMKÂN SAĞLAYAN BİR UYGULAMA YOK”

Konuşmasında, erken emeklilik tartışmalarına da değinerek sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaşa bakıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1999’daki değişiklikten sonra emeklilik için hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısının yanında kademeli olarak yaş şartının da getirildiğini hatırlattı.

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde de bu uygulamanın olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bu başlık altında bir de dernek kurulmuş durumda. Bu derneğin başındaki kişinin durumu dahi, tek başına sosyal güvenlik sistemimizin nasıl bir felakete itilmeye çalışıldığının en büyük ispatıdır” diye ekledi.

İlgili derneğin başında olan ve 1992’de sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil olan kişinin, eski sistemin devam etmesi halinde 2012’de 38 yaşında iken emekli olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş uygulaması dolayısıyla bu kişinin 2022 yılında, 48 yaşında emekli aylığı almaya başlayacağını kaydetti.

Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emekli olmaya imkân sağlayan bir uygulamanın olmadığını vurgulayarak, “20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olacak bir kişi, 40 yıl çalışmadan devletten maaş ve sağlık sigortası hizmeti alacak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna dünyada hiçbir sosyal güvenlik sisteminin dayanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortalama insan ömrünün 60 yaşı dahi bulmadığı dönemlerde 40’lı yaşlarda emekli olmanın belki bir izahı vardı. Ama bugün ülkemizde ortalama insan ömrü 78’i geride bıraktı. Bırakınız, 38’i, 48 yaşında emekli olan bir kişi dahi, yaklaşık 30 yıl sistemde kalacak demektir. Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. Bu rakam Avrupa ülkelerinde 65’tir. Türkiye, kademeli olarak henüz yeni yeni 65 yaş sınırına doğru çıkmaya çalışıyor. Ülkemizde ortalama sigortalılık süresi 26 yıl iken, emeklilikte geçen ömür 27 ile 31 yıl arasındadır. Avrupa’da sigortalılık ortalama süresi 35 yıl iken, emeklilikte geçen süre de genellikle 20 yılın altındadır. Ülkemizde bir emekli, tüm çalışma hayatı boyunca ödediği primi altı yılda emekli maaşı olarak geri almaktadır. Görüldüğü gibi, mevcut durumda dahi emeklilik sistemimiz içler acısı bir hâldedir.”

Emeklilikte yaşa takılanlar olarak anılan grupta 6,3 milyon kişinin bulunduğuna ve bunların 1 milyona yakının devlet memuru olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu teklifin ülkeye yıllık ilave maliyetinin 26 milyar lira olduğunu, erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakamın 750 milyar lirayı bulduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına, ülkemizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı diye ben bunu milletime soruyorum” şeklinde konuştu.

“BİR KESİMİ MEMNUN ETMEK ADINA ÜLKENİN TÜM DENGELERİNİN BOZULMASINA GÖNLÜMÜZ RIZA GÖSTEREMEZ”

Ekonomik olarak âdeta bir Kurtuluş Savaşının verildiği bir dönemde, bir taraftan stokçuluk veya başka uygulamalarla fırsatçılar türerken bir taraftan da böyle taleplerin geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken yaşta emekli olanların, bir taraftan devletten emekli maaşı alırken bir taraftan da çalışacağını, bunun da hak ve adalet olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Yanlış anlaşılmasın; bizim kimsenin hakkında, hukukunda gözümüz yoktur” ifadelerini kullanarak, emekliler ile ilgili en büyük hizmetleri kendilerinin getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde 68 lira emekli maaşı alanların olduğunu, bugün neredeyse asgari ücretin altında emekli maaşının kalmadığını, her iki dini bayramda emeklilere 1000’er liralık ikramiyenin verildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin imkânları arttıkça, tüm vatandaşlarla birlikte emeklilerin de durumlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir kesimi memnun etmek adına, ülkenin tüm dengelerinin bozulmasına da gönlümüz rıza gösteremez. Kaldı ki bu adım veya bu kampanya, bir siyasi ranta dönüştürülmemelidir. Bu olursa bunun bedeli ülkemize çok ağır olur” dedi.

“TÜRKİYE, GEÇMİŞTE POPÜLİST POLİTİKALARDAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ ATILAN ADIMLARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle tamamladı: “Bugün ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diyerek kampanya yürütenlerden önemli bir bölümü, emekli maaşı almaya başladıktan sonra da resmî veya gayrı resmî olarak çalışmayı sürdürecektir. Yani, bir yandan devletten maaş alacak, diğer yandan yine işlerine güçlerine bakacaklar. Hakikat bu iken, göz göre göre sosyal güvenlik sistemimizi yeni bir batağın, yeni bir felaketin içine niye sürükleyelim? Meclis’te bu konuyu gündeme getiren partileri, bu gerçekler ışığında yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaya davet ediyorum. Türkiye, geçmişte popülist politikalardan, hesapsız kitapsız atılan adımlardan çok çekti. Gelin yeniden bu tehlikeli alışkanlığı hortlatmayalım.”

“BİZİ YIKMAK İÇİN KURULAN TUZAKLARI UFAK TEFEK SENDELEMELERLE ATLATTIK”

Türkiye’nin, 2002-2013 yılları arasındaki ekonomi programı hedeflerini çoğu defa da aşarak yakaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013 yılından itibaren, hep beraber şahit olduğumuz sınamalar sebebiyle, kimi hedeflerimizin gerisine düştük. Gezi Olaylarıyla, özellikle bizi oradan sıkıştırmaya çalışanlar, son ekonomik dalgalanmaya kadar süren bu kritik dönemde her şeye rağmen, ülkemizi sapasağlam ayakta tutmayı başardık. Bizi yıkmak için kurulan tuzakları, ufak tefek sendelemelerle atlatıp 2023 hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ettik” şeklinde konuştu.

Uyguladıkları Yeni Ekonomi Programına değinerek, “Hem bugüne kadarki kayıplarımızı telafi edecek hem de bundan sonraki muhtemel saldırılara karşı güçlü mukavemet sergileyecek önemli bir yaklaşım geliştirdiğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sisteminin ilk bütçesinin hazırlıklarını tamamlandığını ve 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifini, yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı.

“HER İCRAATIMIZI MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VE MİLLETİMİZİN GÖZÜ ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Bu süreçte çok ciddi fedakârlıklarda bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini korumak için, yeri geldiğinde yutkunmak pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Biz bugüne kadar milletimizden hiçbir şeyi gizlemedik, saklamadık. Her icraatımızı milletimizle birlikte ve milletimizin gözü önünde gerçekleştirdik. Son dönemde de aynı yolu izledik” sözlerine yer verdi.

“Milletimizle aramızdaki gönül bağı, bazen her şeyi söze dökemesek de ne yaptığımızı ve nereye varmak istediğimizi anlatacak samimiyete, hasbiliğe sahiptir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin sabır dönemleri olduğunu, sabredip zafere ulaşılacağını vurguladı.

“ÜRKEKLİK SEBEBİYLE BÜROKRASİNİN TIKANMASI, DENİZİ GEÇİP DEREDE BOĞULMAYA BENZER”

Ülke yönetimini devraldıkları günden beri, bürokrasinin hantallığı ve direnişi yüzünden çok sıkıntı çekildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunu yeni yönetim sistemiyle birlikte geride bırakmayı ümit ederken, hâlâ bürokrasinin hantallığından, sorumluluk almaktan, imza atmaktan çekinmesinden kaynaklanan şikâyetler işittiklerini aktardı.

Aradan dört aydan fazla zaman geçtiğine işaret ederek bu tür sıkıntıların süratle geride bırakılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi görevlerde bulunanlar özellikle başta olmak üzere, tüm bürokratlar, şayet bakan arkadaşlarımız başka bir tasarrufta bulunmamışsa vazifelerine devam ediyorlar demektir. Bu tür görevlerdeki kişilerin yeniden atanması diye bir usul yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bize koltuğu için endişe duyan değil, sorumluluklarını yerine getirmek için gayret eden, mücadele veren, iş üreten bürokratlar lazımdır. Her kim ki sırf unvanını kaybetmemek için pasif konuma geçmişse, bizim görümüzde o kişi zaten ekibimizin bir parçası olmaktan çıkmıştır. Bu tarz şikâyetler duyduğumuzda hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Türkiye’nin en çok icraata, projeye, gayrete ihtiyacı olan bir dönemde kimsenin kaprisleriyle, mazeretleriyle, kariyer hesaplarıyla vakit kaybedemeyiz. Bakan arkadaşlarımdan ricam; şayet hâlâ yapmamışlarsa yetki devirlerini de süratle tamamlayıp bürokrasi çarklarının tıkır tıkır işlemesini sağlamalarıdır. Milletimiz sandıkta yüzde 52,6 oranında oyu bize bu tür sıkıntıları kolayca aşıp daha hızlı ve etkili icraat yapabilelim diye verdi. Ürkeklik sebebiyle bürokrasinin tıkanması, denizi geçip derede boğulmaya benzer. Ne milletimize, ne de kendimize böyle bir kötülüğü yapamayız. Onun için, bir an önce işleri süratlendirmeli, milletimizin beklentilerine cevap verecek icraatları ortaya koymalıyız.”

Konuşmasının son bölümünde gündemdeki diğer konulara da yer vererek Türk adalet sisteminin Rahip Brunson ile ilgili verdiği kararı uygulamaya koyduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda atılan adımlara da değindi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA PKK’YA KARŞI ATILMASI GEREKEN ADIMLARI EN ÜST DÜZEYDE ATACAĞIZ”

Suriye’nin kuzeyinde, Mümbiç’te atılan adımlara işaret ederek, Mehmetçiğin Mümbiç’te, ABD’li askerlerle birlikte müşterek eğitim sisteminin sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Tabii takvim 90 gündü, 90 günlük takvim ne yazık ki şu anda çalıştı diyemeyiz, çalışmadı. Çalışmazsa biz orada da göbeğimizi kesmeyi biliriz, gereğini yapacağız. Aynı şekilde Fırat’ın doğusunda gereken adımlar atılmaz, hâlâ bu gecikme süreci devam ederse, Fırat’ın doğusunda da özellikle bu YPG-PYD’ye, daha doğrusu PKK’ya karşı atılması gereken adımları en üst düzeyde atacağız ve gereğini de yapacağız.”

Bütün bu adımların sadece Türkiye’yi değil, oradaki halkı da koruma altına almaya yönelik olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de attığımız adım neyse, Afrin’de attığımız adım da odur, Cerablus’ta attığımız adım da odur ve bütünüyle o terör koridorunda attığımız adımlar bunlardır. Bu adımları Türkiye kararlı bir şekilde atmıştır, bundan sonra da atmaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Emine Erdoğan, Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı 0 85003

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’ne katıldı.

Meyra Palace Otelde, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da hazır bulundu. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen törende Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“ANADOLU KADINI TARİHİN HER DÖNEMİNDE ÜRETİM HAYATININ PARÇASI OLDU”

Anadolu kadınının, tarihin her döneminde üretim hayatının bir parçası olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine, üretimin her alanında kadın çiftçilerin fark ortaya koymasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kadınların çabasının, sadece tarımsal faaliyetleri değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendirdiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınlara başladıkları işin sürdürülebilir olmasını ve ihracat hedefine yönelik etkin çalışmalar yapmalarını tavsiye etti. Kırsalda yaşayan kadınlara fırsat eşitliği sağlayan devlet desteğine vurgu yapan Emine Erdoğan, 2003-2017 yılları arasında 2 milyondan fazla kadın çiftçiye eğitim verildiğini aktardı.

ATA TOHUMU PROJESİ’NE DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında kadınlardan, Ata Tohumu Projesi’ne destek vermelerini isteyen Emine Erdoğan, “Tohum gıda kalitesinin başladığı yerdir. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa gıdanız da o derece sağlıklı olur” diye konuştu.

Şekerbank’ın sponsorluğunda 2015 yılında başlatılan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ödül töreninde, kırsal alanda tarım alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan girişimci kadınlara ödülleri verildi.