“Mülteci meselesinin çözümünde uluslararası toplum sorumluluklarını yerine getirmemiştir” 0 75051

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Macaristan İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Üzülerek ifade etmek isterim ki mülteci meselesinin çözümünde uluslararası toplum sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Çözümsüzlüğün faturasını da önce Suriye halkı, daha sonra da Türkiye gibi komşu ülkeler ödemek zorunda kalmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için bulunduğu Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, Türkiye-Macaristan İş Forumu’na katıldı. JW Marriott Otel’de gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“İKİLİ TİCARETİMİZİ, TÜRKİYE İLE MACARİSTAN ARASINDAKİ DOSTLUK BAĞINA YAKIŞIR BİR DÜZEYE ÇIKARMALIYIZ”

Konuşmasına davetleri için Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader’e teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gösterdikleri misafirperverlik dolayısıyla kendilerini evinde hissettiklerini ifade etti. Esasen Macaristan’ı yabancı bir ülke olarak görmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Macaristan ile kökleri Orta Asya’ya uzanan kadim bağları olduğunu belirtti. Dünyada pek az ülkeye nasip olan ortak paydaların olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, beş yıl aradan sonra gerçekleştirdiği bu ziyaret vesilesiyle iki ülke arasındaki özel ilişkilerin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türk ve Macar tarafından 300’ü aşkın iş adamının katılımıyla gerçekleştirilen forum aracılığıyla geleceğe yönelik atılacak adımların değerlendirmesinin yapıldığını kaydetti. Türkiye-Macaristan ilişkilerinde muazzam bir ivme yakalandığını, iki ülke arasında çok sayıda üst düzey ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sayede 2009 yılında yaklaşık 1.5 milyar dolar olan ikili ticaret hacminin 2017 yılında 2.6 milyar dolara yükseldiğini, 2018 yılının ilk 8 ayında ise, 1.8 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını aktardı.

Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen ekonomik ilişkilerin mevcut durumunun yeterli olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz bunu çok daha ilerilere taşıyabiliriz. Hiçbir siyasi sorunu bulunmayan, ekonomik ilişkiler noktasında hukuki alt yapısı tamamlanmış, tarihî ve kültürel açıdan birer kardeş gibi yakın iki ülkenin ticaretinin daha üst seviyelerde olması gerekir. Bizlere ve burada bulunan iş adamlarımıza düşen en önemli görev; ikili ticaretimizi, Türkiye ile Macaristan arasındaki dostluk bağlarına yakışır bir düzeye çıkarmaktır. Türkiye ile Macaristan arasındaki bu ilişkileri güçlendirmede iş adamlarımıza, sizlere çok büyük görev düşüyor. Biz üzerimize düşeni her iki siyasi yetkili sorumlu olarak yapmaya hazırız, siz de üzerinize düşeni yapmalısınız” dedi.

“MACAR VE TÜRK EKONOMİLERİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN EKONOMİLERDİR”

Konuşmasında, “Macar ve Türk ekonomileri, birbiriyle rekabet eden değil, birbirini tamamlayan, benzerliklerini kullanarak daha büyük sinerji oluşturan ekonomilerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında özellikle turizm, enerji, müteahhitlik, lojistik, gıda endüstrisi gibi sektörlerde önemli iş birliği potansiyeli olduğunu belirtti. Macaristan’ın, Avrupa’yı Balkanlar, Doğu Avrupa, Türkiye ve Rusya ile bağlayan demir ve karayollarının kavşak noktasında yer aldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu açıdan, ürünlerimizin Avrupa’ya ulaştırılmasında Macaristan’ı bir ticaret üssü ve en önemli geçiş noktalarından biri olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Macaristan’ın sadece bir geçiş güzergâhı olarak görülmesi yerine, ürünlerin depolanması ve Avrupa’ya ihraç edilmesinde bir merkez olarak değerlendirilmesinin “kazan-kazan” vizyonlarına daha çok hizmet edeceğini sözlerine ekledi.

“MACARİSTAN’LA SAVUNMA SANAYİNE YÖNELİK ADIMLAR ATMAYI PLANLIYORUZ”

Konuşmasının devamında Macaristan’ın nitelikli ve uygun maliyetli iş gücü, coğrafi konumu sayesinde çok sayıda Batılı girişimci tarafından yatırım merkezi olarak görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz de benzer şekilde Avrupa’nın ve dünyanın birçok ülkesinin kaliteli ürün ihtiyacına cevap veren bir üretim üssü ve ticaret ortağı hâline gelmiştir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Eylül ayında açıkladığımız yeni ekonomik programımız ile artık bundan sonra katma değeri yüksek ürünlere daha fazla yoğunlaşacağız. Son 16 yılda ekonomide sergilediğimiz başarılar hedefe ulaşma noktasında bize güç ve cesaret veriyor. Şu anda Macaristan’la özellikle savunma sanayine yönelik de bazı adımları atmayı planlıyoruz. Yaptığımız görüşmelerde bu konuların üzerinde de durduk.”

“BANKALARIMIZ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRMEMİZ GEREKİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki önemli bir iş birliği alanının turizm potansiyeli olduğuna dikkat çekerek Türkiye’ye iki saatlik mesafedeki Macaristan ile paket turizminin, gerek Macaristan’dan Türkiye’ye, gerek Türkiye’den Macaristan’a hem halkların kaynaşması noktasında önemli bir adım olacağını hem de bu sektörü canlandırmak suretiyle yeni bir açılımı yapmış olunacağını vurguladı.

Konuşmasında iki ülke arasındaki iş birliği alanlarından birinin de müteahhitlik sektörü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu alanda hacim itibariyle dünyada ikinci sırada bulunduğunun altını çizdi. Macaristan ile Afrika’da ortak yatırımlara girebileceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bugün baktığımızda Macaristan’da toplu konut, otel ve endüstriyel tesis inşası gibi alanlarda ciddi atılımlar yapan firmalarımız olduğunu görüyorum. Bu alandaki iş birliğimizi hem üstyapı hem de altyapı yatırımlarında daha da geliştirebileceğimize inanıyorum. Ekonomik iş birliğimizi istediğimiz noktaya taşıyabilmemiz için bankalarımız arasındaki ilişkileri de güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SURİYE’DE ATTIĞI ADIMLAR BELLİ ÇEVRELERE RAHATSIZLIK VERDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son birkaç aydır Türkiye ekonomisine yönelik spekülatif ve manipülatif saldırılar yaşandığını görüyoruz. Bu saldırıların hedefi, ülkemize başta terörle mücadele olmak üzere bekasını ilgilendiren hususlarda millî menfaatleriyle çelişen kararları kabul ettirmektir. Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta kendi güvenliğini sağlamak ve Suriyelilerin huzurunu garanti etmek için attığı adımlar belli çevrelere rahatsızlık verdi” açıklamasında bulundu.

Suriye sınırındaki operasyonlar ile Suriye’nin geleceğine dair ayrılıkçı hareketlere ağır darbe vurulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu operasyonlar sayesinde 4 bin kilometre karelik bir alanı başta DEAŞ olmak üzere teröristlerden temizlendiğini belirtti. Soçi Zirvesi’nde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile imzalanan mutabakat sayesinde İdlib’de yaşayan 3,5 milyon Suriyelinin emniyetinin garanti altına alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece çok büyük bir insani dramın ve kitlesel göçün de önüne geçildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç buçuk milyonu Suriyeli olmak üzere dört milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını belirterek “Böyle devasa bir sorunla tek başına mücadele etmemize rağmen terörden ve rejimin saldırılarından kaçan Suriyeli mazlumlara sahip çıkmaya devam ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Üzülerek ifade etmek isterim ki mülteci meselesinin çözümünde uluslararası toplum sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Hatta Akdeniz’de, Ege’de yeri gelmiş bu mülteciler dalgaların arasında kalmaya mahkûm edilmiştir. Hatta botları delinerek ölüme mahkûm edilmiştir. Bunların bütün kamera çekimleri elimizdedir. Yüzbinlerce insanın hayatını kurtaracak, milyonlarcasının da Suriye’de kalmasını sağlayacak güvenli bölgeler oluşturma teklifimiz, başta müttefiklerimiz tarafından bilinçli bir şekilde sabote edilmiştir. Çözümsüzlüğün faturasını da önce Suriye halkı, daha sonra da Türkiye gibi komşu ülkeler ödemek zorunda kalmıştır.”

Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını ve millî güvenliğini korumakta sonuna kadar kararlı olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira şu gerçeği de çok iyi biliyoruz: Türk ekonomisinin temelleri sağlamdır, bizim burada bir sıkıntımız yok. Türk ekonomisini ve bankacılık sistemini kimse çökertemeyecektir, zira şoklara dayanıklıdır” diye ekledi.

“OECD ÜLKELERİ ARASINDA EN YÜKSEK BÜYÜME ORANINI YAKALADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002 yılından beri ortalama yüzde 5.8, geçen sene yüzde 7.4, 2018’in ilk yarısında ise yüzde 6.3 oranında büyüyen bir ekonomiye sahibiz” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu oranlarla OECD ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranını yakaladık. Özellikle kamu, hane halkı, bankalar ve özel sektör borçluluk oranlarında uluslararası kriterlere göre gayet olumlu bir görüntümüz var. Ülkemize yönelik bu saldırılara karşı tüm kurumlarımızla gerekli önlemleri aldık. Son olarak Hazine ve Maliye Bakanımız birkaç hafta önce yeni ekonomi programımızı açıkladı. 2019-2021 yılları için hazırlanmış bu program katılımcı bir anlayışla, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme hedefiyle kaleme alındı. Alınan önlemlerle ekonomimizin dengelenme yönünde işaretler verdiğini memnuniyetle görüyoruz.”

“İLİŞKİLERİMİZİN VE STRATEJİK ORTAKLIĞIMIZIN EKONOMİ BOYUTUNU KUVVETLENDİRELİM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret savaşları” gibi söylemlerin ticareti esir almaya çalıştığı bir ortamda Macaristan’la ekonomik iş birliğinin çok büyük önem arz ettiğini belirterek, “Biz bunu aramızda başarmalıyız. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği güncellemesi çalışmalarına hâlâ başlanamaması ve Türk iş adamlarının ve halkının vizeye tabi olması potansiyelimizin tam olarak kullanılmasının önündeki en büyük engellerdendir. Macaristan ve diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelerden bu süreçte destek bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda katılımcı iş adamlarına çağrıda bulunarak, “İlişkilerimizin ve stratejik ortaklığımızın ekonomi boyutunu gelin hep birlikte daha da kuvvetlendirelim. Biz hükûmetler olarak girişimcilerimizin önünü açtık, açmaya devam ediyoruz. Sayın Orban bu konularda kararlı bir dostumdur, arkadaşımdır. Aynı kararlılıktayım ve bu kararlılığımızın gereğini de yerine getirelim diyorum. Kıymetli Macar girişimcilere de ülkemizin onlarca yıllık tecrübelerinden daha fazla istifade etmeleri çağrısında bulunuyorum” şeklinde konuştu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“82 milyonun her bir ferdine aynı kalitede hizmet sunuyoruz” 0 91505

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ataşehir ilçe mitinginde yaptığı konuşmada, “Bize oy versin, vermesin tüm illerimize, ilçelerimize, 82 milyonun her bir ferdine aynı kalitede hizmet sunuyoruz. Ankara’daki, Adıyaman’daki, Konya’daki insanımızı nasıl görüyorsak, İzmirli, Edirneli, Tuncelili, Hakkârili vatandaşlarımıza aynı nazarla bakıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında, İstanbul’da AK Parti Ataşehir ilçe mitingine katıldı. Kayışdağı Caddesi’nde düzenlenen mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“HİZMET SİYASETİ YAPIYORUZ”

Türkiye olarak çok kritik, tarihî bir seçimin arifesinde olunduğuna işaret ederek 31 Mart’ta sadece belediye başkanlarının, meclis üyelerinin ve muhtarların belirlenmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde yaşanan hadiseler, ekonomimize yönelik artan saldırılar, 31 Mart seçimlerini sıradan bir mahalli idareler seçimi olmaktan çıkarmıştır” dedi.

Bu seçimlerin, sadece belediye değil, aynı zamanda beka seçimleri olduğunu ve seçimlerde Türkiye’nin Cumhuriyetin 100’üncü yılına nasıl girileceğinin oylanacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak 31 Mart’a bu şekilde bakıp bu anlayışla hazırlandıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kandil ve Pensilvanya destekli zillet ittifakı, kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklar yaparken, biz çoktan yola revan olduk. Onlar bazı belediye başkanlıkları için Ankara’da birbirlerini yerken, biz Aydın’dan Sivas’a, Kastamonu’dan Çorum’a ülkemizin dört bir yanında milletimizle kucaklaştık. Onlar, daha şimdiden çıkar hesaplarının, rant kavgalarının içinde boğulurken, biz tüm Türkiye’yi dolaşmaya başladık” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi istismar siyaseti değil, hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizerek, “Bize oy versin, vermesin tüm illerimize, ilçelerimize, 82 milyonun her bir ferdine aynı kalitede hizmet sunuyoruz. Ankara’daki, Adıyaman’daki, Konya’daki insanımızı nasıl görüyorsak, İzmirli, Edirneli, Tuncelili, Hakkârili vatandaşlarımıza aynı nazarla bakıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, çoğu zaman CHP’li belediyelerdeki hizmet açığını kapatmak için bu il ve ilçelerde daha fazla çalışıp daha fazla eser ürettiklerine dikkat çekti.

ATAŞEHİR’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

İzmir’ ve Muğla pek çok yerde büyükşehir belediyeleri beceremediği için içme suyu sorununu kendilerinin çözdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da da CHP’li ilçe belediyelerinin vermesi gereken hizmetlerin önemli bir kısmını kendilerinin hayata geçirdiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u ve Ataşehir’i ayağa kaldıran ne kadar proje, eser, yatırım varsa, hepsinin altında devletimizin ve büyükşehir belediyemizin imzası vardır” diye ekledi.

Marmaray, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli, Yüksek Hızlı Tren, İstanbul Havalimanı, gibi son dönemde İstanbul’un hizmetine sunulan büyük yatırımlara ve İstanbul’da gerçekleştirilen ve yapımları hâlen devam eden hizmet ve projelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Ataşehirliler için yapılan ve yapımları devam eden bazı hizmetleri de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “İstanbul’un en güzel seyir noktalarından biri olan Kayışdağı’na, teleferik hattı ve seyir terası inşa ediyoruz. Biliyorsunuz Kayışdağı’ndaki Darülaceze de bu kardeşinizin eseridir. Belediye başkanıyken orayı yaptım. Kadıköy-Ataşehir-Maltepe ilçelerini etkileyen Bostancı-Kayışdağı yol ve kavşak düzenlemesini hayata geçiriyoruz. TEM ve E-5 arasındaki yeni bir koridoru nisan ayına kadar tamamlayarak Bostancı kavşağı bölgesindeki trafik sıkışıklığını rahatlatıyoruz” dedi.

“KADIKÖY HALİ’Nİ TUZLA’YA TAŞIYACAĞIZ”

Kadıköy Hali’ni Tuzla’ya taşıyacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buraya yeraltı otoparkı, hükûmet konağı, 30 bin metrekarelik yeşil alan, 50 bin metrekarelik şehir meydanıyla muhteşem bir eser kazandıracağız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız Erenköy Gümrüğü ile İETT garajlarını kaldırıyor. Yerine 300 bin metrekarelik bir millet bahçesini inşa ediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Hastanesi’nin yan tarafındaki 180 bin metrekarelik araziyi hazineye devrettik. İnşallah buraya da bin 200 yataklı bir devlet hastanesi yapacağız, mevcut yetmiyor” değerlendirmesini yaptı.

Hem İstanbul Büyükşehir hem de Ataşehir için tecrübeleri, birikimleri, çalışkanlıklarıyla temayüz etmiş kişileri aday gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a hamdolsun biz de kahtırical, yani adam kıtlığı yok, ülkemizin her bir şehrine, ilçesine ve beldesine gönülden hizmet edecek tertemiz yol arkadaşlarımız, dava arkadaşlarımız var” diye konuştu.

“BİZ ÜLKEMİZE ÇAĞ ATLATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu koltuklara, ‘Türkiye’ye ve Türk Milletine hizmet etmenin aracı’ olarak baktıklarının ve bu makamları ‘geride hoş bir sada bırakmanın vasıtası’ olarak gördüklerini dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP ise Ataşehir’de müfettişlerce pek çok yolsuzluğu tespit edildiği için görevden el çektirilen birini aday gösterdi. Adı yolsuzluk iddialarıyla ayyuka çıkmış böyle bir zatın tekrar aday gösterilmesi sizlere yapılmış en büyük saygısızlıktır. Bunun adı Ataşehir’in aklıyla, izanıyla alay etmektir. Bunun adı Ataşehirli kardeşlerimizin basiretini, ferasetini hafife almaktır. Bunun adı Ataşehir’in kaynakları çarçur edilmeye, iç edilmeye, eşe dosta peşkeş çekilmeye devam etsin demektir. Bunun adı yolsuzluğun, hırsızlığın ve ayrımcılığın ödüllendirilmesidir.”

CHP belediyeciliğinin geçmişinin; çöp, çukur, çamurun yanı sıra yokluk, yolsuzluk ve yalanla anıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin İstanbul’u bu 3 Ç’den ve 3 Y’den kurtardıklarını belirtti. .

1994 yılında yönetimini teslim aldığı İstanbul ile bugünkü İstanbul arasında âdeta asırlık fark olduğunu, hükûmetleri döneminde Türkiye’ye, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, on katı hizmet kazandırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemize çağ atlattık; ama maalesef CHP bir arpa boyu yol gidemedi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin şöyle sürdürdü: “Karşımızda hâlâ tek parti döneminin o baskıcı, ceberut, tahammülsüz, istismarcı siyasetinde direnen bir CHP var. Karşımızda hâlâ üç kuruşluk menfaatleri için Kandil’deki terör baronlarına taşeronluk yapmaya istekli bir parti var. Ancak terör örgütleriyle, PKK’yla, FETÖ’yle yürüdüğü yol CHP’yi kendi felaketine doğru götürmektedir. CHP’nin peşine takılan diğer partilerin de akıbeti aynı olacaktır. Bunlar dörtlü çetedir dörtlü. İnşallah 31 Mart’ta Ataşehir başta olmak üzeri tüm İstanbul bu terör sevdalılarına hak ettiği dersi verecektir. İnşallah Ataşehirli kardeşlerim, adı yolsuzluklar, adı usulsüzlüklerle anılan bu adaya sandıkta esaslı bir ders verecektir.”

31 Mart tarihinin, Ataşehir’in CHP esaretinden kurtuluş ve gönül belediyeciliğine kavuşma günü olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” vurgusunda bulunarak tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber ve ATV ortak yayınına katıldı 0 85006

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Haber- ATV- A Para- A News- A2- A Haber Radyo ortak canlı yayınına konuk oldu.

Mabeyn Köşkü’nde gerçekleştirilen ve “Başkan Erdoğan ile Gündem Özel” başlığıyla ekrana gelen programda kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİ NEYİ GEREKTİRİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

Soçi’deki Suriye Zirvesi’yle ilgili soruya verdiği cevapta zirvenin 5. toplantısını İstanbul’da yapacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdikleri zirvelerin çok verimli ve faydalı olduğunu, artık herkesin Türkiye’nin gücünü ve samimiyetini anladığını,  zirve kapsamında İran ve Rusya ile birlikte ortak arayışı sürdüreceklerini, Türkiye’nin ulusal güvenliği neyi gerektiriyorsa onu yapacaklarını söyledi.

“ABD’NİN ÇEKİLME KARARINI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

ABD Başkanı Donald Trump’ın 24 saat içerisinde Suriye’ye dair çok önemli bir açıklama yapacağına ilişkin duyurunun hatırlatılarak, “Trump’ın ne açıklamasını bekleyebiliriz?” sorusunun yöneltilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ABD Başkanı Trump’ın Kongre’den bir para talebinin olduğuna işaret etti Trump’ın Demokratların desteğini alabilmek için ‘DEAŞ’a karşı zaferi kazandık’ şeklinde bir açıklama yapabileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bir zafer ilanı olabilir. Bu ilanı yaparken de burada tabii DEAŞ’ın coğrafi hâkimiyetini sonlandırmak gibi bir dert yok. DEAŞ’ı tamamen bitirmek ve DEAŞ’a kaynaklık eden özellikle ortamı sonlandırmak olabilir. Başka bir şey de olmaz diye düşünüyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın göreve geldiğinden bu yana yanındaki generallerin sürekli değiştiğini yönetimin Suriye’den çekilme konusunda kendi içinde uzlaşıdan uzak bir görünüm sergilediğine dikkat çekerek ABD’nin çekilme kararını yakından takip ettiklerini, kendi planlarını hayata geçirme noktasında bunu kullanmakta da kararlı olduklarını kaydetti.

Kobani döneminde eski ABD Başkanı Barack Obama’nın kendisini arayarak ‘Kobani’de bize yardımcı olun, oradaki Kürtleri kurtaralım. Aksi takdirde 24 saatte bu insanlar yok edilecek’ dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ABD’nin silah desteği vererek orada âdeta bir terör örgütü oluşturduğunu vurguladı. Kobani’den o dönemde 300 bine yakın Kürt kökenli Suriyelinin geldiğini ve hâlâ büyük bir kısmının Türkiye’de devlet güvencesi altında yaşadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir de kalkıyorlar utanmadan, sıkılmadan, ‘Türkiye Kürtlere düşmanlık ediyor.’ Bu nasıl düşmanlıktır, Kobani’den gelenler şu anda Türkiye’de yaşıyor. Türkiye onlara her türlü güvenceyi vermiş, her türlü korumayı yapıyor. Bize ‘Böyle böyle Kürtlere olumsuz yaklaşımlarınız varmış.’ Elinize, dilinize dursun, bilmeden bunları nasıl söylüyorsunuz, nasıl konuşuyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“FETÖ ELEBAŞININ İADESİNE İLİŞKİN ABD’NİN HÂLÂ SAMİMİ DAVRANMIYOR”

FETÖ elebaşının iadesine ilişkin de ABD’nin hâlâ samimi davranmadığını, Türk yargısının kendisiyle ilgili onca kararı varken ve Türkiye tarafından onunla ilgili 85 klasör dosya gönderilmesine rağmen örgüt elebaşının gönderilmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka ülkelerden FETÖ mensuplarının iadesine ilişkin “Biz iade sürecinin şu anda takipçisiyiz. Bir kısmını paketledik, yeni paketler de gelecek” dedi.

Soru üzerine gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim bu işi uluslararası mahkemeye taşıma noktasında kararlılığımız var” diyerek, konuyla ilgili gerek Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları ile Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) çalışmaları olduğunu, cinayetin nasıl, nerede, kimler tarafından işlendiğine ilişkin bilgileri bu yargıyı yapacak olan mercilere teslim edeceklerini açıkladı.

“BİZİM TARİHİMİZDE SOYKIRIM YOKTUR”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 24 Nisan’ı sözde Ermeni soykırımını anma günü ilan etmesine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri rahatsız olacak diye gerçekleri dile getirmekten geri durmayacaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’nın tarihinde ‘modern tarihin ilk soykırımı’ olarak adlandırılan 600 bin Katolik’in hayatını kaybettiği Vendee soykırımının olduğunu, 1839’da Gabon’u bir köle ticaret merkezi hâline getirdiklerini, 1872-1954 yılları arasında Vietnam’da 500 binden fazla Vietnamlının, 132 yıl Fransız işgali altında kalan Cezayir’de 1,5 milyon Cezayirlinin Fransızlar tarafından katledildiğini ve Fransa’nın Burkina Faso, Moritanya, Çad, Kamerun’daki benzer katliamlarını hatırlattı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a “Sen daha siyasette yenisin, önce bunun tarihini bir öğren” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Macron, sen önce bir defa bu işi hallet. Bizim tarihimizde soykırım yoktur. ‘Ermeni soykırımı’ diye sözde bu ifadeyi dikkatli kullan. Önce bu işin bir tarihini öğren. Ermeniler, bizim ülkemizde hiçbir zaman soykırıma tabi tutulmadığı gibi şu anda ülkemizde 100 bin civarında vatandaş, vatandaş olmayan Ermeni var. Bunlar bizim ülkemizde yaşıyorlar. Yaşamaya da devam edecekler. Biz bunların mesela vatandaş olmayanları Ermenistan’a gönderebilirdik ama göndermedik. Çünkü kendi ülkelerinde bunların huzuru yoktu ama şu anda nereden çıktıysa bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü, Macron çıktı Ermenileri öptü. Hayırlı olsun.”

“AVRUPA BİRLİĞİ YETKİLİLERİ DÜRÜST DEĞİL”

“Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde kapıda bekletilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? AB sürecinde neredeyiz?” sorusuna verdiği cevapta AB’nin tavrına ilişkin, “Ben buna ikiyüzlülük demiyorum, çok yüzlülük diyorum, bunu iktidara geldiğimizden bu yana bize karşı hep uyguladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB yetkililerinin dürüst olmadığını ve yalan söylediklerini ifade etti. AB’nin Türkiye ile yaptığı vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasında sözlerini tutmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi almamalarını artık açıklıyorum, ifşa ediyorum; tek sebebi var, biz Müslümanız, bizi Müslüman olduğumuz için almıyorlar. Çıkın açıklayın bunu, bunu da açıklayamıyorlar. ‘Nereden biliyorsun bunu?’ Bunu yine bu ülkelerin içinde görev yapmış Dışişleri Bakanlarından öğrendim. İtirafları… Vakti saati geldiğinde ismini de açıklarım. Bunlar bu kadar açık, net ortada” sözlerine yer verdi.

ASKERLİK SÜRESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerlik süresine ilişkin sorulan soruya cevaben nihai noktayı henüz koymadıklarını belirtti ve milletin askerlikten bağını koparmadan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyacının karşılandığı, yükümlü her vatandaşın askerlik eğitimi aldığı, kamuoyunda olumlu algılanacak bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bedelli askerlik ile dövizli askerlik uygulamalarında ödenecek tutarın aynı olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TSK’nın personel kaynağı noktasında herhangi bir sıkıntıya girmeyeceği ve ihtiyaçlarının gözetileceği yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını belirtti.

Kartal’da çöken Yeşilyurt Apartmanı’yla ilgili olarak iki dönemdir görev yapan CHP’li Kartal Belediye Başkanı’nın beş gün sonra olay yerine gittiğine ve ana muhalefet partisi liderinin bundan dahi haberi olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Peki Bay Kemal 21 kişinin şehit olduğu böyle bir vakada, sen neredesin? Sen de oraya bir uğrayamaz mıydın? Ne olurdu, yuhalanırdın diye mi korktun? Dokuz şehidimizin cenazesini kaldırdık. İstifa eden Akif Hamzaçebi o gün oradaydı ama Bay Kemal gene yoktu. Niye yoktun Bay Kemal? Sen nerede varsın?”

“SAĞLIK ALANINDA DOKTOR, SAĞLIK MEMURU VE HEMŞİRE SAYISINI ARTIRACAĞIZ”

AK Parti iktidarları döneminde sağlık alanında yaşanan dönüşüme de değinilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet liderinin SSK genel müdürü olduğu dönemde hastanelerde ölenlerin rehin alındığını, SSK’lıların eczanelerden ilaç alamadığını hatırlattı. Şimdi artık daha ileri bir noktaya geçilerek, şehir hastaneleri döneminin başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3 bin 600 yataklı Bilkent’teki Ankara Şehir Hastanesi’nin çok yakın bir zamanda açılışının yapılacağını aktardı. Ankara Şehir Hastanesi’ne komşu hastanelerin taşınmaya ve hastanede hasta kabulüne başlandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanında doktor, sağlık memuru ve hemşire sayısını artıracaklarını dile getirdi.

“TAHAMMÜLSÜZLÜK, BİZİM DEĞERLERİMİZE UYGUN DEĞİL”

Sanatçı Ferman Akgül’ün konser için gittiği Avustralya’da rahatsızlandığı ve orada aldığı sağlık hizmetinden memnun kalmadığı, bunun üzerine sosyal medyada Türkiye’nin sağlık sisteminin daha iyi olduğuna dair yaptığı sosyal medyada paylaşımının ardından kendisine yönelik bir linç kampanyasının yürütülmesine ilişkin görüşü sorulan ve “Sizinle toplantı yapan sanatçılar, sporcular, sinemacılar linç kampanyasına maruz kalıyorlar, şahsınız da öyle. Ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktada üzüldüğünü, ülkede eğer bir ayrımcılık varsa, bunun sanatçılardan veya siyasetçilerden kaynaklanmadığının ortaya çıktığını, tam aksine birilerinin düşünce dünyasına uymayacak hareketler içerisine girildiği zaman bunun yapıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumu 16-17 yıldır yaşadıklarını ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama kim ne derse desin sanatçı zaten sanatıyla, bir defa kendisine olan muhabbeti her zaman kazanacaktır ve biz de her zaman onların yanındayız. Nitekim bu son sinema yasasıyla ilgili attığımız adım da bunun bir emaresidir. Şunu bir defa bilmemiz lazım, bu nefret dili hiçbir zaman kazanamaz, bunu bileceğiz. Tahammülsüzlük, zaten bizim değerlerimize de uygun değil. Onlar istedikleri kadar tahammülsüzlük göstersinler. Şunu bilmemiz lazım, mahalle baskısı nerede ve nasıl yaşanıyor, herkesin çok iyi görmesi lazım. Şu anda benim milletim de işte bu mahalle baskısının nerelerden geldiğini, nasıl olduğunu görmek suretiyle de 31 Mart’ı buna göre değerlendirmesi lazım diye düşünüyorum.”

“ZİNCİR MARKETLERDE RAKAMLAR CİDDİ MANADA DÜŞÜŞ GÖSTERMEYE BAŞLADI”

Ekonomideki son duruma ilişkin değerlendirmesinin sorulduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye kur, döviz ve enflasyon üzerinden operasyon çekilmeye çalışıldığını, son günlerde taze sebze ve meyve fiyatlarının yükseltildiğine değindi. Sektörü ve zincir marketleri, fiyatları geri çekmeleri konusunda uyardıklarını, uyarıları dikkate alınmadığı için de belediye tanzim satış noktalarını devreye soktuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu adımın hemen ardından fiyatların yarı yarıya düştüğünü, zincir marketlerde rakamların ciddi manada düşüş göstermeye başladığını söyledi.

Seçim sonrası şartların düzelmemesi durumunda bunu daha yaygın hâle getireceklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Bakkallarımıza, küçük marketlere varıncaya kadar onlarla da bunu konuşup, bu adımları atarak çok daha geniş bir satış ağını kurmuş olacağız. Bu tabii marketleri ciddi manada rahatsız edecek. Çünkü bunun arkasından ne gelecek? Eğer fiyatlarda uygun bir yere inmezlerse bu defa biz diğer ürünlere de gireceğiz. Ama bizim kesinlikle bu alanlarda da bulunmak diye bir derdimiz yok. Baktık ki her şey yerli yerine oturdu hemen biz anında çekiliriz, bizim orada kalmak diye bir derdimiz yok.”

CUMHUR İTTİFAKI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘zillet’, kendisinin ‘illet’ olarak tanımladığı millet ittifakının, ‘AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir yapılanma’ ve ‘yönetimde AK Partiyi alt edememenin bir neticesi’ olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın temellerinin ise 15 Temmuz darbe girişiminden hemen 7 Ağustos’ta Yenikapı’da atıldığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yle MHP’nin azami müştereklerinin olduğunun altını çizdi ve şunları kaydetti: “Yani bizim müşterek yanlarımız aramızda çok farklıdır. Geçmişten bugüne ve geleceğe… Ben şimdi soruyorum. Ey benim sevgili milletim, acaba bu CHP, HDP, İYİ Parti, Saadet Partisi, bu dörtlünün bırakın azami müştereğini acaba asgari müşterekleri var mı? Yani ‘en az şu konuda müşterek yanları vardır’ diyebileceğiniz var mı? Örneğin Saadet Partisi ile HDP arasında böyle bir birliktelik olabilir mi? Veya İYİ Parti ile HDP arasında olabilir mi? CHP ile HDP arasında müşterekler olabilir, orada da İYİ Parti ile onların arasında böyle bir müşterek yanların fazla olduğuna ihtimal vermiyorum fakat bunlar basit menfaatler uğruna terör örgütünün başındakileri bile savunur hâle geldiler.”

“MİLLETİN PARASINI, TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SİYASETE SIZMIŞ TEMSİLCİLERİNE YEDİRTMEYECEĞİZ”

HDP’nin birçok ilde aday göstermeme kararının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘AK Parti’yi nasıl Batı’da kaybettiririz, Doğu, Güneydoğu’yu da nasıl kazanırız?’ düşüncesiyle hareket edildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teröre mesafe koymayan bu dörtlü çeteye, şunu hatırlatıyorum, er veya geç eriyeceksiniz, biteceksiniz. Bu millet, sizin bu yaptıklarınızı affetmeyecek” ifadelerini kullandı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde belediyelerine kayyum atanan şehirlerde bölge halkının huzur ve belediye hizmeti gördüğünü, öncesinde bu şehirlerin hizmet almadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben vatandaşıma sesleniyorum; ey benim Kürt kardeşim, yine bu oyuna gelecek misin? Bütün bu hizmetler size boşuna verilmedi. Bütün bu hizmetler marifet iltifata tabidir anlayışıyla bunu ortaya koyanları herhalde yalnız bırakmayacaksın ki bu yolculuk 31 Mart’tan sonra da aynı şekilde devam etsin” diye konuştu. 31 Mart’ta seçilenler içinde teröre bulaşmış olanlara da asla göz açtırmayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz bu devletin, bu milletin parasını, vergisini bu terör örgütlerinin siyasete sızmış temsilcilerine bundan sonra yedirtmeyeceğiz. Bu konuda kararlılığımız var. Bunu da herkesin bilmesini istiyorum” vurgusunda bulundu.

İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ

“Bu yıl istihdam seferberliği olacak mı?” şeklindeki soru üzerine bu konuda TOBB ile bir toplantı yaptıklarını, kendilerinden 2,5 milyon civarında bir istihdam seferberliği sözü aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Henüz onlardan atılmış ciddi bir adım yok ama Hazine ve Maliye Bakanımız da süreci takip ediyor, ben de süreci takip edeceğim. Çünkü bu adımların atılması olmazsa olmaz” dedi.

31 Mart seçimlerinde bütün büyükşehirler noktasında iddialı olduklarını ve hepsine de kalifikasyonu çok yüksek arkadaşlarını aday olarak koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennim odur ki 31 Mart akşamı, milletimizle beraber gülelim ve bütün hedefimiz özellikle memlekete, millete bir güven gelsin” şeklinde konuştu.