Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İçindeki hainleri temizleyen kahraman ordumuz zaferden zafere koşuyor” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İçindeki hainleri temizleyen kahraman ordumuz zaferden zafere koşuyor” için yorumlar kapalı 85357

Uzman Erbaş Komando Temel Kursiyerleri Bröve Takma Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih boyunca milletimizin başı ne zaman sıkışsa, erkeğiyle kadınıyla, 7’den 70’e hep birlikte mücadeleye katılmış bir halkız. En son 15 Temmuz’da millet olarak topyekûn kıyama kalktık. Bağımsızlığımıza, bayrağımıza, ezanımıza, geleceğimize göz diken FETÖ ihanet çetesi mensuplarını, darbeye kalkıştıkları gecenin karanlığına hep birlikte gömdük. İçindeki hainleri temizleyen kahraman ordumuz, o günden beri zaferden zafere koşuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Isparta’da 2018/8. Dönem Uzman Erbaş Komando Temel Kursiyerleri Bröve Takma Töreni’ne katıldı. General İhsan Alper Kışlasında düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Isparta’daki bu eğitim merkezinin Türkiye sınınrları içinde ve dışında nice kahramanlıklara imza atan komandolar yetiştirdiğini belirterek dünyada savaşların klasik düzenden asimetrik düzene geçtiği bir dönemde en büyük görevin komandolara düştüğüne dikkat çekti. Bu yıl Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuruluşunun 2 bin 227’nci yılını geride bıraktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en eski düzenli ordusunun sahibi bir ülke olarak her genci potansiyel birer komando adayı olarak gördüğünü ifade etti.

Konuşmasında, “Tarih boyunca milletimizin başı ne zaman sıkışsa, erkeğiyle kadınıyla, 7’den 70’e hep birlikte mücadeleye katılmış bir halkız” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale’den Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde işgal hareketlerine ve Kurtuluş Savaşımıza kadar bunun pek çok örneği vardır. En son 15 Temmuz’da millet olarak topyekûn kıyama kalktık. Bağımsızlığımıza, bayrağımıza, ezanımıza, geleceğimize göz diken FETÖ ihanet çetesi mensuplarını, darbeye kalkıştıkları gecenin karanlığına, hep birlikte gömdük. İçindeki hainleri temizleyen kahraman ordumuz, o günden beri zaferden zafere koşuyor. Yurt içinde terör örgütü mensuplarına, tarihlerinde görmedikleri darbeleri vuruyoruz” diye ekledi.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDAKİ TERÖR YUVALARINI DARMADAĞIN EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılanların bununla da sınırlı olmadığını, Irak’ta oynanan oyunu, Suriye’de Türkiye sınırı boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve İdlib operasyonlarıyla bozduklarını ifade ederek, “İnşallah çok yakında bugün burada brövelerini takan komandolarımızın da desteğiyle Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarını da darmadağın edeceğiz. Çünkü biz işte şu göklerde dalgalanan bayrağımızın destanını okuyarak büyüdük. Şimdi de yine onun destanını yazmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Ecdadımızın mirasına sahip çıkarak bu kutlu bayrağın dalgalandığı her yeri zulümden, kederden, acıdan, korkudan uzak bir eman yurdu hâline getirene kadar durmayacağız. Bu konuda en büyük güvencemiz, sizlerin cesareti ve kahramanlığıdır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında her görevin önemli ve kutsal olduğunu belirterek, “Ama şahsımın ve inanıyorum ki milletimizin tamamının nezdinde askerlik, polislik, jandarmalık görevlerinin ayrı bir yeri vardır. Kendi canını ülkesinin ve milletinin bekasının üzerinde tutan bu mesleklere talip olmak öyle her babayiğidin harcı değildir” dedi. Bedelli olarak veya başka yöntemlerle fiilen askerlik yapmadan bu süreci geride bırakanların çok büyük kayıpta olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nüfusumuzun arttığı, buna karşılık ordumuzun mevcudunun sabit kaldığı, hatta azaldığı bir durumda elbette yığılmaları önlemek için bu tarz uygulamalara ihtiyaç vardır. Önemli olan, milletimizin ruhundaki o askerlik sevgisini ve kabiliyetini canlı tutmaktır” ifadelerini kullandı.

“HER TÜRK EVLADININ TEMEL ASKERLİK EĞİTİMİNDEN GEÇMESİNİ ÖNEMLİ GÖRÜYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan günümüzde askerlik mesleğinin giderek daha karmaşık bir uzmanlık alanı, tecrübenin önemli hâle geldiği bir uğraş hâline dönüşmeye başladığını belirterek, bir, bir buçuk aylık eğitimle bu uzmanlığı edinebilmenin, tecrübeyi kazanmanın pek mümkün olmadığına dikkat çekti. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hızla profesyonel bir yapıya kavuşturmaya çalıştıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerinde jandarma ayrıldıktan sonra yüzde 60 yükümlü, yüzde 40 kadrolu şeklinde bir oran ortaya çıktı. Hedefimiz, kahraman ordumuzu günümüzün ihtiyaçlarına uygun şekilde her alanda en ileri uzmanlık vasıflarına sahip bir personel yapısına ulaştırmaktır” dedi.

Bugün göreve başlayan dört binin üzerindeki uzman erbaşla profesyonelleşme yolunda önemli bir adım daha atılmış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ordumuzun tamamı profesyonel olsa bile her Türk evladının temel askerlik eğitiminden geçmesini ve Peygamber Ocağı dediğimiz kışlalarımızın havasını teneffüs etmesini önemli görüyorum. İnşallah ileride o aşamaya geldiğimizde tüm bu hususlarda gereken kararlar verilecek ve adımlar atılacaktır. Şu anda bedelli askerlik yapanların üç hafta da olsa böyle bir eğitimden geçmeleri bu bakımdan isabetli olmuştur” değerlendirmelerini yaptı.

“HEP DAHA BÜYÜK HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN MÜCADELE ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik olarak hedeflerine güvenle yürüyebilmesi için arkasında mutlaka ciddi bir askerî gücünün bulunması gerektiğine dikkat çekerek, bu üçlü dengenin kurulamaması durumda mutlaka tökezleneceğini vurguladı. “Yakın çevremizde güya dünyanın en zengin ülkeleri var, ama siyasi ve askerî güçleri olmadığı için itibarları da yok” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Aynı şekilde jeopolitik olarak kritik bir siyasi aktör oldukları hâlde diğer şartları sağlayamadıkları için sürekli birilerinin güdümüne girmek zorunda kalan ülkeler bütünüyle bulunduğunu görüyoruz. Kâğıt üzerinde çok büyük asker ve silah sahibi olup da ekonomik ve siyasi yetersizlikleri sebebiyle sürekli istiskale maruz kalan ülkeler de mevcut” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin gerisindeki büyük devlet geleneği ve medeniyet birikimiyle tarihinin her döneminde her üç alanda da ayakta kalmaya önem vermiş bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen gerçekten sıkıntı çektiğimiz, geriye doğru baktığımızda üzüntüyle takip ettiğimiz dönemler yaşamadık mı? Elbette yaşadık. Ama herkesten farklı olarak bu durumu bir kader olarak kabullenmedik. Hep daha ileriye gitmek, hep daha büyük hedeflere ulaşmak için çalıştık, mücadele ettik” diye konuştu.

“TÜRKİYE HERKES TARAFINDAN KÜRESEL BİR GÜÇ OLARAK KABUL EDİLİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin son iki asırdaki kalkınma hamleleri hep içeride kurulan tuzaklarla yavaşlatılmış olsa da hamdolsun, millet olarak bu azmimizden hiç vazgeçmedik” dedi ve Türkiye’nin 16 yılda, siyasi, ekonomik ve askerî olarak tarihî atılımlar gerçekleştirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’nin, dost düşman herkes tarafından bölgesel ve küresel bir güç olarak kabul edildiğini dile getirerek, “Dünyanın neresine giderseniz gidin, Türkiye’nin artan itibarına ve milletimize dönük samimi sevgiye şahit olabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin ekonomide son dönemde birtakım spekülatif ataklara maruz kalmış olmasının dünyanın satın alma paritesine göre en büyük 13’üncü, millî gelire göre 17’nci ülkesi olduğu gerçeğini değiştirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimizin “sizin hayır gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayır vardır” emri mucibince, ülkemize ulaştırılmaya çalışılan bu şerri inşallah kısa sürede hayra tebdil edeceğiz. Gereken tedbirleri aldık, hazırlıkları yaptık, olumlu neticelerini de şimdiden görmeye başladık” İfadelerini kullandı.

“SAHADA, CESARET VE VİCDAN TİMSALİ OLARAK HEDEFLERİMİZE YÜRÜYECEĞİZ”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin darbe girişimi gibi son derece ağır bir travma yaşamasına rağmen, ardı ardına gerçekleştirdiği büyük operasyonlarla gücünü bir kez daha ispat ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Birilerinin artık ayağa kalkamaz hâle getirdiklerini sandığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin nasıl gerçek gücüne kavuştuğunu görenler hâlâ şaşkınlıklarını üzerlerinden atamadılar. Görüldüğü gibi, birileri milletimizin moralini bozmak için senaryolardaki figüranlık rollerinden vazgeçmiyor olsa da Türkiye 2023 hedeflerine doğru yürümeye devam ediyor.”

Konuşmasının devamında, “Önümüze çıkartılan engeller ne olursa olsun, ya bir yol bulacak, ya bir yol yapacak ve onu mutlaka aşacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyasette bunu yapacağız. Ülkemize verdikleri sözleri, gerçekten çok komik sebeplerle tutmayanlara, yine çok komik sebeplerle bize yaptırım uygulamaya kalkanlara, asıl kaybedenin kendileri olduğunu göstereceğiz. Ekonomide bunu yapacağız. Bize kapatılan her kapıya karşılık on kapıyı açarak bize çıkartılan her zorluğa karşılık on kolaylığı devreye sokarak yatırımlarımızı sürdürmeye, ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz. Askerî alanda bunu yapacağız. Savunma sanayimizi güçlendirerek askerlerimizi en iyi eğitimle yetiştirerek, sahada cesaret ve vicdan timsali olarak, varlığımızı yaygınlaştırarak, hedeflerimize yürüyeceğiz.”

Bunun için herkesin kendi alanında işini en iyi şekilde yapması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı olarak şahsım işini iyi yapacak. Kışlaları ve araziyi titreten komandolar olarak sizler işinizi iyi yapacaksınız. Sanayicisi, tüccarı, esnafı sanatkârı işini iyi yapacak. İşte böylece hep birlikte ülkemizi şaha kaldıracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini komandolara görev yerlerinde başarılar dileyerek tamamladı.

 

 

Previous ArticleNext Article

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı için yorumlar kapalı 87012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış törenine katıldı.
Temeli dört yıl önce atılan ve açılışını yaptıkları Yeni Türkevi binasının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî günde aramızda olduğunuz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“NEW YORK’UN SİLÜETİNE TARİHÎ VE GELENEKSEL MİMARİMİZİN GÜZELLİKLERİNİ VE ZARAFETİNİ YANSITIYORUZ”

Bugün, haklı bir gurur yaşadıkların söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gururluyuz; çünkü devletimize, milletimize kalıcı bir eser daha kazandırıyoruz. Gururluyuz; çünkü bu eserle New York’un siluetine tarihî ve geleneksel mimarimizin güzelliklerini ve zarafetini yansıtıyoruz. Gururluyuz; çünkü mimarlarımızın, mühendislerimizin, işçi kardeşlerimizin alın teriyle muhteşem bir eserin inşasını tamamladık” dedi.

Bu göz kamaştırıcı binanın inşasında kullanılan malzeme ve tefrişat unsurlarının büyük ölçüde Türkiye’den getirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarinin ve mühendisliğin en son imkânlarının kullanıldığı binamızın tasarımı, iklim değişikliğini konuştuğumuz şu dönemde, çevreye duyarlılık esasına göre yapıldı. Böylece, ortaya Türkiye’nin büyüklüğünü, birikimini ve artan gücünü yansıtan bir başyapıt çıktı” şeklinde konuştu.

Türkevi binasının bugünkü konumuna gelmesinde birçok ismin payı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Binamız, Dışişleri eski Bakanlarımızdan merhum İhsan Sabri Çağlayangil tarafından devletimize kazandırılan arsa üzerinde yükseldi. 1977-2013 yılları arasındaki ilk hizmet döneminin ardından binamızı yenilemeye karar verdik. Kültürümüzde müstesna bir yere sahip laleden ilham alınarak, Selçuklu motifleri gibi geleneksel öğelerle bezenerek tasarlanan yeni mimarisiyle Türkevi’ne bugün tekrar kavuştuk.”

“TÜRKİYE, ULUSLARARASI BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN TESİSİ İÇİN GÖSTERİLEN ÇABALARA AKTİF KATKI SAĞLIYOR”

Türkevi’nin Birleşmiş Milletler Nezdindeki Daimi Temsilciliğine ve New York Başkonsolosluğuna ev sahipliği yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti New York Temsilciliği’nin de Türkevi’nde faaliyet göstereceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler binasının tam karşısında bu denli önemli bir eseri hayata geçirmemiz ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri olarak uluslararası barışın ve güvenliğin tesisi için gösterilen çabalara aktif katkı sağlıyor. Uluslararası misyonlarda üstlendiğimiz sorumlulukları başarıyla yerine getirdik, getiriyoruz. Küresel sorunların çok taraflılık temelinde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür” diyerek daha adil bir küresel düzeni savunuyoruz. Girişimci ve insani dış politikamızla, uluslararası alanda etkin roller üstlenerek, milyonlarca mazlum göçmene kapılarımızı açarak, daha adil bir sistem tahayyülünün hayata geçirilmesi için çaba harcıyoruz. Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” şeklinde konuştu.

“YENİ TÜRKEVİ, SUNDUĞU İMKÂNLARLA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN VE ÜYE ÜLKELERİN FAALİYETLERİNE DE HİZMET VERMEYE HAZIRDIR”

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e giden süreçte, Türkevi binasının, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temeline bırakmış olduğum mektubumda da vurguladığım üzere, binamız Türkiye’nin başarı hikâyesinin sembollerinden biri olarak inşallah uzunca bir süre hizmet verecektir. Yeni Türkevi, sunduğu imkânlarla Birleşmiş Milletlerin ve üye ülkelerin faaliyetlerine de hizmet vermeye hazırdır” dedi.

Türkevi’nin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan vatandaşlara, soydaşlara, akraba ve dost topluluklara da yeni bir çatı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Genişleyen imkânlarımız sayesinde, Başkonsolosluk hizmetlerimiz burada çok daha verimli bir şekilde yürütülecektir. Siyasi, ekonomik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak yeni binamızın, gerçek bir cazibe merkezi olarak faaliyet göstereceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkevi’nin içinde çalışacak, yaşayacak, ziyarete gelecek insanların samimiyetle sahiplenmesiyle, kullanmasıyla, hakkını vermesiyle arzu ettiğimiz konumuna geleceğini düşünüyorum. İşte bunun için Türkevi binamızın kapılarının herkese açık olduğunun altını tekrar çiziyorum. Dışişleri Bakanlığımızın da binanın işletmesini bu kucaklayıcı anlayışla yürüteceğinden şüphe duymuyorum. New York’un örnek binalarından biri olacak Yeni Türkevi’nin; devletimize, milletimize, Türk-Amerikan toplumuna, Dışişleri Bakanlığımıza, Birleşmiş Milletlere ve New York’a hayırlı olmasını diliyorum. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu binanın inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Açılışa gösterdiğiniz ilgi ve katılımdan dolayı siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.