“Türkiye bugün, hem kendini savunmanın hem de geleceği inşa etmenin çabası içindedir” “Türkiye bugün, hem kendini savunmanın hem de geleceği inşa etmenin çabası içindedir” için yorumlar kapalı 95899

Ziraat Diyarbakır Gençlik Festivali’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir ülkenin kuruluşu ve geleceği kılıçla kalemin ucundadır. Kılıcınız keskin olacak ki vatanınıza ve özgürlüğünüze göz dikenlere fırsat vermeyesiniz. Kaleminiz güçlü olacak ki nesillerinizi eğitim-öğretim yoluyla geleceğe hazırlayabilesiniz. Türkiye bugün, hem kendini savunmanın hem de geleceği inşa etmenin çabası içindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Stadyumu’nun açılış ve Ziraat Diyarbakır Gençlik Festivali’nin kapanış törenine katıldı. Bölge gençlerini sanat, spor ve eğlenceyle buluşturmanın amaçlandığı festivalin kapanış töreninde; Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da hazır bulundu. Diyarbakır Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklığı, Okçular Vakfı ve Türk Telekom’un desteğiyle gerçekleştirilen festivalin kapanış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“BİZ DİYARBAKIR’I HUZURA VE REFAHA KAVUŞTURMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Festivalin Diyarbakır, bölge ve ülke için hayırlı olması temennisinde bulunan ve festivale destek veren kurum ve kuruluşları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleştirilen Gençlik Festivali’nin, Ekim ayında Diyarbakır’da tekrarlanmasını anlamlı bir tercih olarak gördüğünü söyledi.

Sanat, kültür, spor, eğlence ve daha pek çok etkinliğin yer aldığı festivalin, Diyarbakır’ın gelişen ve değişen yüzünün sembolü olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim Diyarbakır’a olan sevgimiz, muhabbetimiz öyle lafta değildir. Biz Diyarbakır’ı istismar etmek değil; imar etmek, geliştirmek, yükseltmek, huzura ve refaha kavuşturmak için çalışıyoruz” dedi.

Bu yıl üçüncü kez Diyarbakır’a geldiğini hatırlatarak şehrin her meselesini takip edip her işini kolay kılmanın yolunu aradıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hele konu Diyarbakırlı gençlerimiz olduğunda, elimizden ne gelirse yapmayı boynumuzun borcu olarak kabul ediyoruz” diye konuştu.

Gençleri işaret ederek karşısında Selahattin Eyyubi’nin torunlarını, Fatih’in evlatlarını ve Asım’ın neslini gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gençlik ki, Peygamberlerin, sahabelerin, nice büyük devlet, kültür, sanat insanlarının şehri Diyarbakır’ın ve ülkemizin geleceğidir” ifadelerini kullandı.

“BÖLGEMİZ ÜZERİNDE HAİN EMELLERİ OLANLARIN MAŞALIĞINI YAPARAK BU HALKA HİZMET EDİLEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Bir ülkenin kuruluşu ve geleceği kılıçla kalemin ucundadır. Kılıcınız keskin olacak ki vatanınıza ve özgürlüğünüze göz dikenlere fırsat vermeyesiniz. Kaleminiz güçlü olacak ki nesillerinizi eğitim-öğretim yoluyla geleceğe hazırlayabilesiniz. Türkiye bugün, hem kendini savunmanın hem de geleceği inşa etmenin çabası içindedir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birkaç yıl önce bölücü terör örgütünün, Diyarbakır’ın ve kimi bölge şehirlerinin bazı mahallelerinde çukurlar kazarak ülkenin ve milletin geleceğini o çukurlara gömmek istediğini; ancak Diyarbakır halkının, bu ihaneti görerek devletinin yanında dimdik durduğunu ve teröristleri hüsrana uğrattığını kaydetti. Terör örgütünün Türkiye sınırları içinde başaramadığını, dışarıda yapmaya çalıştığını fakat ona da izin vermediklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz üzerinde hain emelleri olanların maşalığını yaparak bu halka hizmet edilemez” dedi.

“ADI VE İDDİASI NE OLURSA OLSUN, TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİN İPİNİN UCU AYNI YERE ÇIKAR”

Adı ve iddiası ne olursa olsun, tüm terör örgütlerinin ipinin ucunun aynı yere çıkacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benliklerini 1 dolara Amerika’daki şarlatana satan FETÖ’cüler ve İslam adına Müslümanları katleden DEAŞ’lılar ile kendi halkına, kendi ülkesine kurşun sıkan bölücü teröristlerin hiçbir farkı yoktur. Yüce dinimizin değerlerini istismar ederek bu ülkeye cephe alanlar ile Kürt kardeşlerimizin adını istismar ederek bu millete savaş açanların gerisindeki siluet aynıdır. Türküyle, Kürdüyle, Laz’ıyla, Süryani’si, Arap’ıyla, Balkan veya Kafkas göçmeniyle bu ülkedeki 81 milyon vatandaşımızın tek bir devleti vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Devletimize sahip çıkacağız. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkacağız. Kendine başka kimlik arayan, kendine başka devlet arayan, yakın tarihte pek çok örneğini gördüğümüz gibi, evini de, yurdunu da, ailesini de, onurunu da kaybetmeye mahkûm oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Diyarbakırlılar başta olmak üzere her kesimden insanın ortak gayretiyle, milletin bu tuzağa düşmeyip iradesine sahip çıktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hâlâ birliğin, beraberliğin, kardeşliğin değil de bölücülüğün diliyle konuşanların tek derdi, ellerindeki siyasi ve ekonomik rantı kaybetme korkusudur” değerlendirmesinde bulundu.

Millete; bölünmeyi değil bölüşmeyi, parçalanmayı değil büyümeyi, ayrımcılığı değil kardeşliği, sefaleti değil refahı, korkuyu değil güveni teklif ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet de bu teklife olumlu cevap verdiği için bugün her bakımdan dimdik ayakta duran bir Türkiye’nin olduğunu söyledi.

“BU ÜLKEDE ETNİK AYRIMCILIK YAPAN KARŞISINDA ÖNCE BİZİ BULUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Kim karşınıza bölünmeyle, parçalanmayla, ayrımcılıkla, sefaletle, korkuyla geliyorsa, bilin ki sizin en büyük düşmanınızdır. Bu teklifle gelenin arkasına baktığınızda göreceğiniz tek şey yeminli düşmanlarımız olacaktır. Dün Selahattin Eyyubi’yi, Sultan Kılıçarslan’ı alt edemeyenler, bugün gözlerini size dikmiş durumdalar. Bunların meşrebinde yalanın, iftiranın, vaadin, riyakârlığın sınırı yoktur. Dikkat edin, bu sıfatların aynısını ülkemiz içindeki kimi siyasetçilerde de bulabilirsiniz. Çünkü bunlar asıllarının gölgesidir. Biz, geçmiştekilerden farklı olarak, gölgeleriyle değil asıllarla mücadele ettiğimiz için başarılı olduk.”

Attıkları her adımda karşılarına çıkan engellerin kendilerine bir gerçeği tekrar tekrar hatırlattığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gezi’de amaç ağaç değildi. 17-25 Aralık’ta dert hukuk değildi. Çukur eylemlerinde niyet hak değildi. Suriye’de gaye adalet değildi. 15 Temmuz’da gözetilen ülke değildi. Son ekonomik dalgalanmada işin aslı kur değildi” vurgusunda bulundu.

Buna rağmen, seçim sonuçlarının, kafalarda hâlâ bir takım tereddütlerin bulunduğuna işaret ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm Diyarbakır’a ve aynı tereddütleri yaşayan kardeşlerime sesleniyorum: Bu ülkede etnik ayrımcılık yapan karşısında önce bizi bulur. Bu bölgede bölge ayrımcılığı yapan, şehir ayrımcılığı yapan karşısında önce bizi bulur” şeklinde konuştu.

“DİYARBAKIR’IN SORUNLARINI HEP BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın sorunlarının ve beklentilerinin, ülkenin diğer 80 ilinde olduğu gibi hep birlikte çözeceklerini ifade etti ve “Bunun için de bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Aydınlık geleceğimizin formülü budur. Diğer yolların hepsi, acıya çıkar, gözyaşına çıkar, zulme çıkar, geleceğimizin karartılmasına çıkar” dedi.

Diyarbakırlılardan; kendilerine acıdan, kandan ve gözyaşından başka bir şey vermeyenlerin, zulümden, baskıdan ve korkudan başka bir vaadi olmayanların dönemine son vermelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözünün nuru evladına, mahremin olan evine, kızına, onları Kandil’e kaçıranlara dur demeye hazır mısın?” sözleriyle seslendi.

Şehir halkını, eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye kadar kendilerine her türlü hizmeti getirenlerin yanında yer almaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakırları 2019 Mart’ında yeni bir dönemin kapılarını aralamaya, hep birlikte gençlere huzurlu ve müreffeh bir gelecek inşa etmeye, güçlü ve büyük Türkiye’ye omuz vermeye çağırdı.

Diyarbakır’dan yükselen sesin, dostların kalbini ferahlatıp Türkiye düşmanlarının yüreğini daralttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, “Unutmayın, bu sesi ne kadar yükseltirsek, hedeflerimize ulaşma azmimizi o kadar artacaktır” sözleriyle tamamladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, “ŞÖHRETLER KARMASI” MAÇININ BAŞLAMA VURUŞUNU GERÇEKLEŞTİRDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından festival kapsamında oynanan “Şöhretler Karması” maçı için sahaya çıkarak maçın başlama vuruşunu gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tribünden izlediği ve Hakem Cüneyt Çakır’ın yönettiği maçta Bakanlar Berat Albayrak, Süleyman Soylu, Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Mustafa Varank’ın yanı sıra eski futbolcular de yer aldı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.