“Küresel seviyede iddia sahibi olmayan bir eğitimin millîlik vasfı boş sözden ibarettir” 0 95534

Millî Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyon Belgesi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzdeki gelişmiş ülkelerin başarılarının gerisindeki en önemli unsurlardan biri de kurdukları güçlü eğitim sistemleridir. Küresel seviyede iddia ve donanım sahibi olmayan bir eğitimin millîlik vasfı boş sözden ibarettir. Milletler, eğitime kendi renklerini verirken, aynı zamanda orada dünyaya söyleyecek sözlerini de ifade eder” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyon Belgesi Toplantısı’na katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“EĞİTİMİN İÇERİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA PEK ÇOK ADIM ATTIK”

Konuşmasında eğitim-öğretimin hükûmete geldikleri günden beri önceliklerinin en başında yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığı’nın bütçesini, 7,5 milyar liradan 92,5 milyar liraya yükselttiklerini belirtti. Son 16 yılda eğitimin fiziki altyapısını geliştirmek, önceki dönemlerin yasakçı, baskıcı zihniyetlerinin izlerini silmek için çok çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 yıllık kesintisiz eğitim, kat sayı meselesi, kalabalık sınıflar, öğretmensiz geçen dersler gibi pek çok sorunun üstesinden geldiklerini hatırlattı.

Eğitim-öğretimde yapılan hizmetlerin listesinin epeyce uzun olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar eğitim-öğretim konusunda çok büyük yatırımlara imza attıklarını belirterek “Aynı dönemde eğitimin içeriğinin geliştirilmesi konusunda da pek çok adım attık. Müfredattan sınav sistemlerine kadar çok sayıda farklı projeyi hayata geçirmiş olmamıza rağmen bu konuda arzu ettiğimiz ilerlemeyi kaydedemediğimizi bir özeleştiri olarak her fırsatta ifade ediyorum.” dedi.

Konuşmasında, gelişmiş ülkelerin başarılarının gerisindeki en önemli unsurlardan birinin de kurdukları güçlü eğitim sistemi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, her mesele gibi eğitim de içinden çıktığı toplumun vasatını yansıttığını ifade ederek, “Küresel seviyede iddia ve donanım sahibi olmayan bir eğitimin millîlik vasfı boş sözden ibarettir. Milletler, eğitime kendi renklerini verirken aynı zamanda orada dünyaya söyleyecek sözlerini de ifade eder. Eğitimde çok ileri gidip de ekonomide çok geri kalmış veya tam tersi toplum örnekleri bulmak pek mümkün değildir” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZIN GÖNÜL DÜNYALARINI DOYURMAYI İHMAL ETTİK”

Türkiye’nin sorununun, geçmişte eğitimin, insanı geliştiren değil, insanı formatlayan, dikte edileni nesillere aktaran bir mekanizma olarak görülmüş olmasından kaynaklandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çarpık anlayış, maalesef nesillerimizin heba edilmesine, potansiyelinin, enerjisinin, yeteneklerinin körelmesine yol açmıştır. Bu süreçte ne sınav sisteminin ne ders kitaplarının ne de eğitime dair neredeyse hiçbir şeyin kalıcı olmaması, işin felsefesi konusundaki çarpıklığın neticesidir. Biz çocuklarımızı, zihinlerini bilgiyle doldurarak diploma sahibi yapmanın peşinde koşarken, onların gönül dünyalarını doyurmayı ihmal ettik” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle olduğu için de o diplomalar hep yetersiz kaldı. Çocuklarımızı iyi bir talimle hayata hazırlamak için imkânlarımızı seferber ederken, onların terbiyesini eksik bırakmakla ne büyük hata yaptığımızı attığımız her adımda daha iyi anlıyoruz. Talim ve terbiyeyi, eğitim ve öğretimi birlikte sağlamadan bu işin üstesinden gelemeyiz. Geçmişte, FETÖ gibi terör örgütleri, eğitim sistemimizin işte bu eksiğini kullanarak sinsice ülkemizi ve toplumumuzu ele geçirmeye çalışmışlardır. Aynı şekilde PKK’nın insan gücünün kaynağı da eğitim sistemimizin boşlukları ve hatta yanlışlarıdır. Bunun için 18 başlık altında sıralanan stratejik hedeflerden oluşan 2023 Eğitim Vizyonu’nun, işe insandan başlıyor olmasını isabetli bulduğumu belirtmek isterim.”

“EĞİTİMDE BİR YANLIŞ YAPILDIĞINDA NESİLLER, ASIRLAR KAYBEDİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde bugüne kadar atılan adımlardan istenilen sonuçların alınmamış olmasının muhasebesini yaptıklarını belirterek, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi hazırlanırken geçmişteki tüm çalışmaların değerlendirildiğini söyledi. Dünyanın ve Türkiye’nin sürekli değiştiğine, bu değişim içinde sorunların ve çözüm yollarının da farklılaştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan “Değişimin sürekliliği içinde bu belgenin atılan her adımla birlikte geliştirilmeye ihtiyaç duyulması gayet tabiidir, yani güncellenmesi. Asıl olan, medeniyet perspektifimizi korumaktır. Bunu yaparken ne evrenseli yakalayacağız diye kendimizi inkâr edeceğiz, ne de mevcudu koruma saikiyle dünyadan kopacağız. Elimizdeki vizyon belgesi bu ikisinin de birlikte mümkün olabileceği anlayışı veya bu anlayış üzerine bina edilmiştir. Herhangi bir yatırım yanlış yapıldığında para ve zaman kaybedilir, en fazla hedeflerin gerisine düşülür. Ama eğitimde bir yanlış yapıldığında nesiller, asırlar kaybedilir. Bunun için attığımız her adımı dikkatle hesaplamak, düşünmek, tartmak, analiz etmek ve ondan sonra hayata geçirmek zorundayız” dedi.

“EĞİTİM SİSTEMİNİ DERSHANELERE İHTİYAÇ DUYMAYACAK HÂLE GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim işinin aceleye gelmeyeceğini; bununla birlikte ertelenip, geciktirilme imkânı da olmadığını belirterek, bunun en çarpıcı örneğinin dershaneler meselesi olduğuna dikkat çekti. Kendilerinin iktidara geldiklerinde millete verdikleri söz gereği, eğitim sistemini dershanelere ihtiyaç duymayacak hâle getirmeye çalıştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun geç başarılması yüzünden FETÖ’nün milyarlarca lira kazandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların bedelini ödedik, ama artık onlar tarih oldu. Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Evet, ne yaptıysak, hangi tedbiri aldıysak, hangi sistemi devreye soktuysak, istediğimiz neticeyi o zamanlar elde edemedik, şimdi ediyoruz. Her seferinde birtakım eller devreye girdi ve dershanelerin hacıyatmaz misali ayakta kalmaya devam ettiğini gördük. Daha sonra bu işin arkasından terör örgütlerinin çıktığına şahit olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dershanelerin üzerine kararlı bir şekilde gittiklerinde de işin ucunun darbe girişimine kadar uzandığını belirterek, “Şu anda hâlâ bu sorunun tam manasıyla tabii çözülebildiğini söyleyemem, ama çözüyoruz. Farklı isimler, görüntüler ve kamuflajlar altında bu paralel eğitim sistemi varlığını sürdürüyor. Vizyon belgemizde yer alan, öğretmen standardından okullar arasındaki eğitim-öğretim farkının kapatılmasına kadar bir dizi düzenleme hayata geçtiğinde bu sorunu gerçekçi bir şekilde çözmüş olacağız. Devletimiz için tehdide, velilerimiz için de gerçekten büyük bir yüke dönüşen bu defteri tamamen kapatmadan rahat yüzü göremeyeceğimizden de emin olunuz” diye konuştu.

“2023 EĞİTİM VİZYONUMUZDA ÖĞRETMENLERİMİZ ÇOK ÖNEMLİ YER TUTUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Eğitim deyince öğretmenlerimize ayrı bir parantez açmazsak hem konuyu eksik bırakmış, hem de bu mesleğe haksızlık etmiş oluruz” ifadelerini kullanarak şunları kaydetti: “Öğretmenlerimize en kıymetli hazinemiz olan geleceğimizi, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı emanet ediyoruz. Bundan daha büyük bir itibar, bundan daha büyük bir şeref olabilir mi? Bugünümüze ve geleceğimize dair ne konuşuyorsak, hangi planı yapıyorsak, hangi hedefleri belirliyorsak, hepsinin de gizli öznesi öğretmenlerimizdir. Hani eğitim meselesi bir insan meselesidir diyoruz ya, işte buradaki insanı maddi ve manevi idrakiyle fiilen biçimlendiren öğretmenlerimizdir. Bunun için 2023 eğitim vizyonumuzda öğretmenlerimiz çok önemli yer tutuyor. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde bir öğretmenlik meslek kanunu hazırlanıp çıkarılacak.”

“ÖĞRETMENLİĞE KABULDE UYGULANAN PEDAGOJİK FORMASYON ŞARTINI KALDIRIYORUZ”

Öğretmenlerin hem çalışma şartlarını, hem de birikimlerini mesleğin gereklerine uygun bir seviyeye taşımakta kararlı olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözleşmeli öğretmenliği yeniden düzenliyoruz. Hâlen 4+2 olmak üzere toplam 6 yıl olan sözleşme süresini 3+1 toplam 4 yıla indiriyoruz. Böylece birinci sınıfta öğrencileri devralan bir öğretmenimiz, 4 yıl sonunda bu evlatlarımızı bir üst okula yolcu edip görev süresini tamamlayabilecek. Ayrıca, geri kalmış bölgelerde görev yapan öğretmenlerimizi teşvik edecek birtakım tedbirler alınacak. Öğretmenliğe kabulde uygulanan pedagojik formasyon şartını kaldırıyoruz. Artık bu eğitimi Bakanlığımız kendisi verecek. Her birini gece karanlığını delen birer yıldız olarak gördüğümüz öğretmenlerimize imkânlar nispetinde her türlü desteği sağlamayı sürdüreceğiz” açıklamalarında bulundu.

“EĞİTİMDE DE YENİ YÖNETİM SİSTEMİMİZİN RUHUNA UYGUN REFORMLAR GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Yeni yönetim sistemini oluştururken eğitim-öğretimi önceliklerinin en başına koyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar belli bir başarıyı yakaladıklarını, bundan sonraki hedefin eğitimde kalite olduğunu dile getirdi. Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlardan bir kısmını gençlere ve geleceğe yönelik projeksiyonlar oluşturmak üzere ihdas ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her alanda olduğu gibi, eğitimde de yeni yönetim sistemimizin ruhuna uygun reformlar gerçekleştireceğiz. Eğitim yönetiminde ehliyet ve liyakat olmazsa olmazımızdır. Bakanlığın en üst yöneticilerinden okul müdürlerimize kadar tüm yönetim kademelerimizi bu anlayışla ve dış müdahalelere kapalı bir şekilde çalışır hâle getireceğiz. Enerji ve birikimi yüksek arkadaşlarımızla birlikte hedeflerimize çok daha hızlı bir şekilde yol alacağımıza inanıyorum. Okul yöneticiliği, bunlarla birlikte adanmışlık da ister. Okul yöneticiliği bir gönül işidir gönül, bu çok önemli. Kimse bu parametrelerin dışında bir sebeple kendine görev talep etme hakkı görmemelidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okullara ilave destekler vererek okul yöneticileri ve öğretmenleri velilerle karşı karşıya getiren uygulamaları ortadan kaldıracaklarını belirterek, “Okul yöneticilerimiz ve öğretmenlerimizle velilerimizi eğitim sistemimizin aynı ortak gaye için çalışan ayrılmaz parçaları olarak görmek istiyoruz. Hedefimiz, velilerimizi yardımcı kaynak, soru bankası, özel ders, etüt ve benzeri tüm yüklerden kurtarmaktır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında velilere seslenerek şöyle konuştu: “Lütfen çocuklarınızı merdiven altına teslim etmeyin, lütfen çocuklarınızı hafta sonu kurslar vesaire, buralara teslim etmeyin. Biz öğretmenlerimizi hafta sonu, cumartesi-pazar destek kurslarıyla zaten sizin emrinize veriyoruz ve bu ihtiyaridir, ama ücrete tabi değildir. Onun ücretini aynı şekilde yine devlet olarak, devletiniz olarak biz vereceğiz. Hem buradan öğretmenlerimize de belli bir artı imkân sağlayacağız, hem de çocuklarımızın bu noktadaki eksiğini gidermiş olacağız. Okul yöneticileri ve öğretmenler bu tür meşakkatlerle değil, sadece ve sadece eğitimle, öğrencilerle meşgul olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyon belgesinin neticelerinin kademe kademe alınacağını ve 2023’te de yüzde yüz sonuca ulaşılacağını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Şahıslarla kaim olmayan kalıcı bir program ortaya çıktığını düşünüyorum. Bu atılımla gençlerimize emanet edeceğimiz 2053 ve 2071 vizyonları için sağlam bir altyapı kurmuş olacağız. Bu düşüncelerle bir kez daha 2023 Eğitim Vizyonu’nun hayırlı olmasını diliyorum. Bu çalışmanın ortaya çıkmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” 0 85006

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Meydanı’nda düzenlenen Gebze-Halkalı banliyö tren hattı açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, İstanbul’u bir ucundan, Marmaray’la boğazın altından geçip, diğer ucuna kadar giden banliyö tren hattının Türkiye ve İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.

“GEBZE-HALKALI BANLİYÖ TREN HATTI İSTANBUL TRAFİĞİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR RAHATLAMAYA YOL AÇACAKTIR”

Gebze-Halkalı banliyö tren hattı ile 185 dakikada katedilebilen mesafenin 115 dakikaya ineceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın günde 1 milyon 700 bin yolcu taşıyacağı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un tam 10 ilçesinin doğrudan kullanma imkânı olan ve Marmaray’la birlikte 43 istasyondan oluşan bu hattın, metro, tramvay ve deniz hatlarıyla entegrasyonu ile İstanbul trafiğinde rahatlamaya yol açacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatta çalışacak 440 araçtan 300’ünün Türkiye’de üretilmesinden ayrıca iftihar ettiğini dile getirerek, “Eskiden tren hatları Anadolu yakasında Haydarpaşa’ya kadar geliyordu. Avrupa Yakası’nda da Sirkeci son duraktı. Biz Marmaray’ı inşa ederek bu iki tren hattını birleştirmiş olduk. Bir diğer önemli raylı sistem bağlantısını da Yavuz Sultan Selim Köprüsü bünyesinde kuruyoruz. İnşallah her iki taraftaki metro hatları tamamlandığında, onu da devreye alacağız” dedi.

Bugüne kadar yaklaşık 8,5 milyar lira harcanan Gebze-Halkalı banliyö tren hattının İstanbul’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hat ile İstanbul’un 170 kilometre olan raylı sistem uzunluğunun, 233 kilometreye çıkartıldığını söyledi.

“İKTİDAR VE YEREL YÖNETİM OLARAK EL ELE VEREREK KALKINMA HAMLESİNİ YÜRÜTECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde ulaşım sorununu raylı sistemlerle çözme yoluna gittiğini anımsatarak kapsamlı plan, projelerle Taksim-4.Levent arasındaki metro hattıyla, raylı sistemleri kurmaya başladıklarını, etap etap geliştirilen ağ ile bugün 233 kilometreye çıkardıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar ve yerel yönetim olarak el ele vererek kalkınma hamlesini yürüteceklerini sözlerine ekleyerek İstanbul’a hizmete devam edeceklerini ifade etti.

CHP’li ve HDP’li bazı belediyelerden çöp, çamur ve çukur görüntüleri ile vatandaşların bu belediyelerden şikâyet ettiklerine dair görüntüleri meydandakilere izlettiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin belediyeciliği çöp, çukur, çamur. Kartal’da böyleydi. Önce biz ele aldık, çöpten ilçeleri temizledik. Ümraniye’deki patlamayı biliyorsunuz değil mi? O patlamada 39 vatandaşımız öldü, hesabını verdi mi? Yok veremez mümkün değil, çünkü bunların hayatları hep bunun üzerine kurulu yalan, iftira” diye konuştu.

“MARMARAY’I, BUGÜN ÇOK DAHA İLERİ BİR SEVİYEYE TAŞIMIŞ OLUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hattın Londra-Pekin arasındaki demir İpek Yolu’nun İstanbul etabını oluşturmasının da ayrıca önemli olduğuna dikkati çekerek, “Cumhuriyetimizin ilanının 90’ıncı yıl dönümüne armağanımız olarak hizmete açtığımız Marmaray’ı, bugün çok daha ileri bir seviyeye taşımış oluyoruz” açıklamasında bulundu.

İstanbul’u, sadece ulaşımıyla değil; suyuyla, havasıyla, Haliç’iyle, imarıyla, yeşil alanlarıyla her şeyiyle bambaşka bir konuma taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, verdiğimiz emeklerin karşılığını, İstanbul’u dünyanın en gözde şehri yaparak alıyoruz. Geçtiğimiz yıl İstanbul’u neredeyse nüfusu kadar turist ziyaret etmişse işte bu sebepledir. Gerçi bu rakam İstanbul’un potansiyelinin çok altındadır. İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde sekizincilikten ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarının vizyonunun bir şehrin geleceği bakımından son derece önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden 31 Mart’taki tercihlerinizi buna göre yapmanızı istiyorum. Sandıkta yapılacak hatanın bedelini, sadece o adaya oy verenler değil, tüm şehir ödüyor. Bunu şehrimize ödetmeyelim” uyarısında bulundu.

“İSTANBUL İÇİN ÇOK BÜYÜK HAYALLERİMİZ, HEDEFLERİMİZ VE PROJELERİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşümün de önemine işaret ederek son olarak Kartal’da çöken binanın bu konuda hızlı bir karar alınması gerektiğini ortaya çıkardığını ve bu konuda kararlı olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben diyorum ki buradan hareketle kentsel dönüşüm, değişim projelerimizi hayata geçirelim. Biz, sizin gönüllük esasına göre kira bedellerinizi ödeyeceğiz. Bir taraftan da inşaatlarımızı yatay mimariyle yapacağız. Çünkü biz kaçak yapılan, çarpık yapılaşmayla insanımızın, deprem tehdidinin de olduğu İstanbul’da sıkıntı içinde yaşamasını istemiyoruz. Biz sizden para istemiyoruz ama diyoruz ki bu konuda bize yardım edin” ifadelerini kullandı.

Şehrin geleceğini göremeyen, insana hizmet aşkıyla yanmayan, büyüme potansiyelini fark edemeyen, uygun altyapılar yapamayan yönetimlerin İstanbul’u âdeta kaderine terk ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim hem Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarımız olarak hem büyükşehir olarak hem de ilçeler düzeyinde İstanbul için çok büyük hayallerimiz, çok büyük hedeflerimiz, çok büyük projelerimiz var. Biz İstanbul’a aşığız, sevdalıyız. Bu sevdamızı noktalayamayız” diye ekledi.

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın çok tecrübeli ve şehri en iyi bilenlerden olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kartal’ın da son iki dönemdir CHP’li belediye elinde nasıl ihmal edildiğini, örselendiğini çok iyi bildiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için de AK Parti Kartal Belediye Başkan Adayı Ebubekir Taşyürek’in çok iyi projelerle hazırlanarak göreve talip olduğunu anlattı.

“KARTAL’A HİZMET ETMEK İÇİN PROJELERİMİZLE, YÜREĞİMİZLE HAZIRIZ”

Kartal’da ilçe merkezi ile Uğur Mumcu arasına 16 kilometrelik havaray sistemi, taş ocağı bölgesine Millet Bahçesi ve Tabiat Tarihi Müzesi, Cevizli-Esentepe’de 26 dönümlük bir Millet Bahçesi projeleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski stadın olduğu yeri Kartal Şehir Meydanı olarak düzenleyeceklerini, Kartal’a, şanına layık bir stadyum, otopark ve taraftar lokali kazandıracaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kumcular İskelesi’ne plaj kurulacağını, Kordonboyunu da bir cazibe merkezi hâline dönüştüreceklerini, Yakacık Ayazma’da, tüm Kartal’ı ve adaları görecek bir seyir terasını hizmete sunacaklarını aktararak, “Biz İstanbul’a ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’a hizmet etmek için projelerimizle, adaylarımızla, yüreğimizle hazırız. İstanbul’dan ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’dan, 31 Mart’ta şehrimizin ve sizlerin geleceği için destek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ve beraberindekilerle Gebze-Halkalı banliyö tren hattının açılışını gerçekleştirdi.

Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze-Halkalı banliyö tren hattındaki ilk seferi, makinist koltuğunda gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, vicdansızlığın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde iyiliğin sesi olmuştur” 0 71506

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5. Uluslararası İyilik Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olmuştur. Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Türkiye Diyanet Vakfı 5. Uluslararası İyilik Ödülleri Tevcih Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, İyilik Ödülleri vesilesiyle gönülleri buluşturan Diyanet Vakfı ve Diyanet Teşkilatı’nın yöneticilerine teşekkür ederek, ödüllerin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“GÜNÜMÜZDE, İYİLİK ÖDÜLLERİYLE VÜCUT BULAN HASSASİYETLERE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR”

Yaşanılan çağda karşılığı Hak’tan, Halık’tan ve Allah’tan bekleyerek yapılan çalışmaların altın değerinde olduğuna ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen her şeyin kıymetinin parayla ölçüldüğü, her şeye menfaat penceresinden bakıldığı bir dönemde bu ödüller çöldeki vaha gibidir. Günümüzde, iyilik ödülleriyle vücut bulan hassasiyetlere çok ihtiyacımız var. Zira marifet iltifata tabidir” dedi.

Dünyanın iyi insanların, hayır-hasenat sahiplerinin yüzü suyu hürmetine ayakta durduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu unutmayalım, dünün Firavunları vardı, Nemrutları vardı. Bugünün de Firavunları ve Nemrutları var. Hak-batıl mücadelesi dün olduğu gibi bugünde var. Bu mücadele ilanihaye devam edecek. Öyleyse bizim hak-batın mücadelesinde sabitkadem olmak suretiyle bu mücadeleyi sürdürmemiz lazım” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı hırs, hınç ve haset değil iyiliğin değiştireceğine vurgu yaptı.

“BÖLGEMİZDE VUKU BULAN HADİSELER, YÜZ MİLYONLARCA MÜSLÜMANIN GÖZÜNDEKİ PERDEYİ DE KALDIRDI”

“Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et” ayetini ve “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Derviş Yunus ‘yaratılanı severim, Yaratandan ötürü’ diyerek hepimize yürünecek asıl yolu gösteriyor. İşte bunun için ‘ne verirsen elinle, o gider seninle’ diyen gönül erleri, bize imkânımız, vaktimiz varken iyilikte bulunmayı tavsiye ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7-8 senede bölgede vuku bulan hadiselerin, Müslümanların gözündeki perdeyi kaldırdığına işaret ederek, Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Filistin’de yaşananların, Müslümanlar için iyiyi kötüden, zalimi mazlumdan, dostu düşmandan ayıran bir Furkan olduğunu söyledi.

“Özde demokratlarla sözde demokratlar, gerçek insan hakları savunucuları ile bunların sadece istismarını yapanlar bu süreçte ifşa oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte bazı Müslüman devletlerle beraber Batılı ülkelerin, batılı kurum ve kuruluşların çok kötü bir imtihan verdiklerini kaydetti.

“NETANYAHU, SEN ZALİMSİN”

Kimi Müslüman ülkeler ile Batılıların Suriye’de, varil bombaları, balistik füzeler ve kimyasal silahlarla katledilen bir halkın acısını duymadıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Açlıktan bir deri bir kemik kalmış Yemenli sabilerin göğe yükselen feryatlarını işitmediler. İsrail askerlerinin kameralar önünde katlettiği Filistinli genç kızların, engellilerin, yaşlıların dramlarına en küçük bir hassasiyet göstermediler. İşte Netanyahu, Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde gazeteciler cezaevindeymiş, budan dolayı çok rahatsız olmuş. Netanyahu sen zalimsin, zalim. Şu anda İsrail’de seçim var diye cezaevlerindeki binlerce çocuk, kadın, yaşlı bunları cezaevinde tutan sen değil misin? Onlara zulmeden sen değil misin? Eğer dünyada bir zalim aranacaksa ta kendisi sensin. Mukayesesi kabil olmayan birisisin. Utanmadan, sıkılmadan konuşuyorsun. Şu anda bizim mabetlerimize, Mescid-i Aksa’ya postallarla girenler senin askerin, polisin değil mi? Orada din adamlarımızı dövenler sizin askeriniz, polisiniz değil mi? Bunu neyle izah edeceksin? Bu içerdeki birkaç tane gazeteciye benzemez, bunun izahı da olmaz. Biz tahrik olmayacağız, çünkü biz bu oyunlarla tahrik olmayacak kadar evrensel bir dinin mensuplarıyız, bu oyuna gelmeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da da darbe mahkemelerinin verdiği kararla 9 gencin idam edildiğini anımsatarak, Avrupa Birliği ülkelerinin Mısır’da darbeci Sisi’nin davetine katılmalarını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkelerinin yöneticilerine seslenerek, “Samimi olsaydınız, gerçek demokrat olsaydınız böyle bir idam mekanizmasını çalıştıran ülkenin davetine icabet etmezdiniz. Beni, Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi’yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkûm eden bir anti demokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam” ifadelerini kullandı.

GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu cinayete karşı sesini yükselten ülkelerin, Suudi Arabistan tarafından dışlandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstediğin kadar dışla ama biz hak neyse bugüne kadar onu söyledik ve bizden o katliamın belgelerini isteyenlere de biz belgelerini verdik. Gelin dedik, dinlettik. Amerika’sı, Japonya’sı, Fransız’ı, İngiliz’i, Suudi Arabistan’ın kendisi… Bunları anlattık 15 kişi iki uçakla buraya geliyor, İstanbul’a gelen bu 15 kişi başkonsoloslukta bu katliamı yapıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayetinin takipçisi olduklarını ve cinayeti işleyenlerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasının da takipçisi olacaklarını vurguladı.

“TERÖR BELASI KAPILARINA DAYANANA KADAR TEHLİKENİN FARKINA VARAMADILAR”

“Terör belası kapılarına dayanana kadar, bir kez olsun tehdit ve tehlikenin farkına varamadılar” sözleriyle Avrupa ülkelerinin mülteci sorununa bakış açısını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne Aylan bebeklerin sahile vuran minik bedenleri, ne Akdeniz’de kaybolup giden hayatlar, ne de terör örgütlerinin dağıttığı yuvalar, Batı vicdanının uyanması, harekete geçmesi için ne yazık ki yeterli olmadı. Çok daha vahimi terör gibi bir meselede dahi ‘iyi terörist-kötü terörist’ ayrımına gitmekten çekinmediler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerin Suriyeli, Afganlı, Iraklı mültecilerden esirgedikleri şefkat ve merhameti, FETÖ’cü alçaklara, YPG’li katillere göstermekten hicap duymadıklarına dikkati çekerek, “Şayet bugün binlerce tır silah verilen YPG’li katiller Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturma hevesine kapılıyorsa, bunun müsebbibi terör örgütlerine şaşı bakanlardır. 23 bin tır silah mühimmat, araç gereç nakledilmiştir. Bunları kendilerine hep söyledim ama devamlı kaçıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bugün dünyanın gözleri önünde gençler darağaçlarına gönderiliyorsa, bunun müsebbibi çıkarlarını ilkelerinin önüne koyanladır. Şayet bugün Filistin’de işgal alabildiğine devam ediyorsa, bunun sebebi mesele İsrail olunca hukuku rafa kaldıranlardır. Şayet bugün Arakan’da zulüm sürüyorsa, Afrika’da yoksulluk günden güne derinleşiyorsa, Libya ve Venezuela gibi petrol zengini ülkeler hâlen yoksullukla boğuşuyorsa, bunun sebebi açgözlü sömürgecilerdir” sözlerine yer verdi.

“KARDEŞLERİMİZLE SOFRAMIZI PAYLAŞTIK”

Türkiye’nin, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. İmkânları bizden katbekat fazla ülkeler mültecileri toplama kamplarına mahkûm ederken, biz kardeşlerimizle soframızı paylaştık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sığınmacılara 35 milyar doları aşan bir harcama yapıldığını, Avrupa Birliği’nin ise vereceğini söylediği 1 milyar 750 milyon doları dahi ödemediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Türkmenlere, Araplara, Kürtlere sahip çıktığını, Müslümanlara kapısını açtığı gibi Ezidilere, Hristiyanlara da kapısını açtığını dile getirerek; dünyanın en cömert ülkesi Türkiye’nin, Suriye ile beraber Kırgızistan’dan Afganistan’a, Somali’den Filistin’e, Sudan’dan Libya, Yemen, Bosna’ya kadar gönül coğrafyasının tamamına yardım elini uzattığını söyledi.

“ZALİMLER KARŞINDA EĞİLİP BÜKÜLMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin TİKA, AFAD, Kızılay, Diyanet Vakfı’nın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla dünyanın en zor, en sıkıntılı coğrafyalarında insani yardım faaliyeti yürüttüğünü işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ecdatları gibi 4 kıta 7 iklimde iyilik sancağını göndere çektiğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki kimi gafiller, kimi vicdansızlar anlamasa da biz inşallah imkânlarımızı mazlumlarla paylaşmayı sürdüreceğiz. Zalimler karşında eğilip bükülmeyecek, 3 günlük menfaat için zulme asla alkış tutmayacağız” diye konuştu.

Büyük mütefekkir, şair ve devlet adamı Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de “Kötülere haşmet ve siyaset, iyilere ise daima hürmet lazımdır” tavsiyesinde bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen ödüllerin iyilere hürmetin ve saygının en güzel nişanesi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyilik ödüllerini alan kişi ve kurumlara şükranlarını sunarak, konuşmasını tamamladı.