Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Savunma sanayimizi tahkim etmek için büyük adımlar attık” 0 87747

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi sözleşmeli astsubay mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin caydırıcılığını en üst seviyeye taşımadan, bulunduğu bölgede barış ve emniyet içinde yaşaması mümkün değildir. Bizler bu anlayışla son 16 yılda savunma sanayimizi tahkim etmek için çok büyük adımlar attık. Göreve geldiğimizde yüzde 20’lerde olan yerlilik oranımızı yüzde 65’lere çıkardık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi İkinci Dönem sözleşmeli astsubay mezuniyet törenine katıldı. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Stadyumunda gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“BURADA İNSANIMIZIN HUZURUNA KAST EDEN ALÇAKLARA GÖZ AÇTIRMAYACAK ŞANLI TÜRK JANDARMASINI GÖRÜYORUM”

Törenle birlikte mezun olan 3 bin 253’ü Jandarma Genel Komutanlığı, 98’i Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli olmak üzere toplam 3 bin 351 astsubayının görev yerlerine uğurlanacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 227 kadın astsubayı tebrik etti.

Mezuniyet sevinci yaşayan astsubayları vatana ve millete değerli birer evlat olarak yetiştiren anne babalara ve komutanlara şükranlarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, astsubaylara yapacakları tüm görevlerde Allah’ın kendilerini korumasını ve daima muzaffer eylemesi temennisinde bulundu.

Karşısındaki iftihar tablosunda milletin huzuru ve emniyeti için gece gündüz demeden görev yapacak özveri abidelerini gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her birinizin ışıldayan gözlerinde daha müreffeh, daha güçlü, daha büyük bir Türkiye’nin muştusunu görüyorum. Burada yurdumuzun dört bir köşesinde terör örgütlerine, çetelere, insanımızın huzuruna kast eden alçaklara göz açtırmayacak şanlı Türk jandarmasını görüyorum” diye konuştu.

“BAĞIMSIZLIĞIMIZIN NİŞANESİ BAYRAĞIMIZIN İNMESİNE MÜSAADE ETMEDİK”

Konuşmasında, Türkiye’nin tarih boyunca medeniyetlere beşiklik yapmış, insanlık tarihine yön vermiş, tüm dünyanın gözlerini diktiği, son derece stratejik bir bölgede yer aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1071 Malazgirt Zaferiyle kendimize ebedi vatan kıldığımız bu toprakları, bin yıldır, önce Allah’ın yardımı, sonra da canından vazgeçen ancak cananı bildiği yurdundan vazgeçmeyen milletimizin dirayetiyle muhafaza ediyoruz. Tarih boyunca her türlü saldırıya ve ihanete rağmen medeniyetimizin timsali ezanlarımızın susmasına, bağımsızlığımızın nişanesi bayrağımızın inmesine müsaade etmedik” dedi.

Tarihte bu millete hiçbir zaferin altın tepside sunulmadığını, hiçbir başarının bedel ödemeden kazanılmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Devletimiz, milletimiz sırt sırta verdikçe evelallah bu ülkeyi esir alabilecek hiçbir güç yoktur. Güvenlik güçlerimiz tam bir koordinasyon içinde görevlerini yaptığı sürece, kim tarafından himaye edilirse edilsin bize zarar verebilecek hiçbir terör örgütü yoktur. Milletimiz basiret ve feraset sahibi oldukça, hiçbir tezgâh, hiçbir kışkırtma bizi birbirimize düşüremez.”

Son yıllarda şiddeti artan bir şekilde maruz kalınan saldırıların, Türkiye’nin ekonomik, diplomatik, güvenlik ve savunma noktasında güçlü olmadan ayakta kalamayacağını gösterdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin birlik, beraberlik ve dayanışması kadar devletin iyi eğitim almış, vazife şuuru yüksek, vatanına gönülden bağlı ve ileri teknolojinin imkânlarıyla desteklenmiş güçlü bir orduya, polis ve jandarma teşkilatına sahip olmasının önemli olduğunu vurguladı.

“SAVUNMA SANAYİNDE YERLİLİK ORANINI YÜZDE 65’LERE ÇIKARDIK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin caydırıcılığını en üst seviyeye taşımadan bulunduğu bölgede barış ve emniyet içinde yaşamasının mümkün olmadığını söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler bu anlayışla son 16 yılda savunma sanayimizi tahkim etmek için çok büyük adımlar attık. Göreve geldiğimizde yüzde 20’lerde olan yerlilik oranımızı yüzde 65’lere çıkardık. 2002 yılında yüksek dışa bağımlılık oranıyla 66 savunma projesi yürütülmekte iken, bugün yürütülen proje sayısı 618’e ulaştı.”

“MİLLETİMİZİN CAN GÜVENLİĞİNE KASTEDEN YAPILARI KAYNAĞINDA TESPİT EDİP İMHA EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarında Silahlı Kuvvetlerin kullandığı birçok silahı millî imkânlarla sağlayarak Türkiye’nin hiç kimseye muhtaç olmadığını gösterdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terörle mücadele konseptimizi yeniden ele alarak tehditleri kaynağında tespit edip imha politikasına geçtik. Vatanımızın bekasına, milletimizin can güvenliğine kasteden yapıları artık ülkemiz sınırları içinde karşılamıyor, doğrudan bataklığı kurutacak adımlar atıyoruz. Nitekim bu çabalarımız sayesinde hem bölücü terör örgütüne katılanların sayısının hem de teröristlerin eylem kapasitelerinin ciddi oranda azaldığını görüyoruz. Bir dönem Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde bazı ilçelerimizin sokaklarını işgale yeltenen teröristlerden hâlâ hayatta olanlar bugün saklanacak delik arıyor. Bir dönem sırtları dayadıkları güçlere güvenerek devletimizi tehdit edenler, bugün kaçacak yer bulamıyor. Ancak, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, kime yalvarırlarsa yalvarsınlar, kendilerini bekleyen acı sondan kurtulamayacaklar. Afrin’i özgürleştirdiğimiz gibi, inşallah Münbiç’i de, Ayn el-Arab’ı da, Tel Abyad’ı da, Suriye’nin kuzeyindeki diğer toprakları da bölücü örgütün zulmünden kurtaracağız.”

Güvenlik birimlerini sadece silah, mühimmat, araç gereç, bina, teknolojik altyapı bakımından güçlendirmekle kalmayıp personel eksikliklerini de giderdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ordunun ve emniyet birimlerinin moral, motivasyonunu hiç olmadığı kadar üst seviyelere taşıdıklarını söyledi.

Güvenlik güçlerinin suç ve suçluya karşı yürüttüğü mücadelede çabalarını sekteye uğratan düzenlemeleri engel olmaktan çıkarttıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayata geçirdikleri reformlarla bir taraftan hukuk devleti ilkesinin yerleşmesini sağlarken, diğer taraftan da emniyet güçlerinin görev alanlarıyla ilgili yetkilerini genişlettiklerini dile getirdi.

“HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN ÖZGÜRLÜK ALANI DARALMAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son 16 yılda Türkiye’de hareket alanları daralanlar sadece teröristler, suçlular, insanımızın huzuruna kast eden çeteler olmuştur. Bizim dönemimizde özgürlükleri kısıtlananlar yalnızca kendilerine suç işleme özgürlüğü vehmedenler olmuştur, bunun dışında hiç kimsenin, hiçbir vatandaşımızın özgürlük alanı daralmamıştır, bundan sonra da özgürlük-güvenlik dengesini azami derecede muhafaza ederek çalışmalarımızı yürüteceğiz. Polislerimizin ve jandarmalarımızın hukukun dışına çıkmasına müsaade etmemekle kalmıyor, aynı zamanda görevlerini layıkıyla yapmaları için de kendilerine her türlü imkânı sunuyoruz. Uyuşturucu ve suç çetelerinden terör mücadeleye kadar vatandaşlarımızın huzuru için attıkları her adımda güvenlik birimlerimizin arkalarında olmaya devam edeceğiz.”

“VAZİFENİZİ İCRA EDERKEN GEÇMİŞİ ŞANLI ZAFERLERLE DOLU BÜYÜK BİR MİLLETİN MENSUBU OLDUĞUNUZU ASLA UNUTMAYIN”

Görevlerine başlayacak astsubaylardan hukuka, kanunlara ve görevlerinizle ilgili mevzuata bağlı kalmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suç ve suçluyla mücadelede nasıl kararlı hareket ediyorsanız, vatandaşlarımıza da o derece hassas, o derece saygılı davranmanızı istiyorum. Vazifenizi icra ederken güçlü bir devletin, geçmişi şanlı zaferlerle dolu büyük bir milletin mensubu olduğunuzu asla unutmayın” tavsiyelerinde bulundu.

“Engellediğiniz her terör eylemi, ortaya çıkardığınız her suç, yakaladığınız her fail, bağrından çıktığınız bu topluma karşı sorumluluğunuzu yerine getirmiş olduğunuzun bir işaretidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, desteğinin daima kendileriyle olduğunu söyledi. Mezun olan astsubaylara, “Mezuniyetinizle ailelerinizin ve komutalarınızın yüzünü ağarttınız gibi, başarınızla da milletimizin yüzünü ağartacağınıza inanıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerine ülkenin dört bir köşesinde icra edecekleri vazifelerinde başarı temennisinde bulunarak sözlerini tamamladı.

 

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı gerçekleşti. 0 7777

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj’ın katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda iki ülke arasında ekonomik, ticari, sanayi ve teknik alanlarda iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Mehmet Muharrem Kasapoğlu , protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik tedbirlerin alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,Protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine dair her iki ülkenin kararlılığını ve siyasi iradesini teyit eden bir nitelik taşıdığını dile getiren Bakan Kasapoğlu, Sanayiden tarıma, müteahhitlik hizmetlerinden enerji konularına kadar, iki ülke arasında gerçekleştirilebilecek tüm iş birliği alanları Arnavutluk’taki Türk yatırımlarının 1,8 milyar doları aştığını belirtmek istiyorum. Arnavutluk Ticaret Sicil Ofisi kayıtlarına göre Arnavutluk’ta Türk vatandaşları ve Türkiye menşeli şirketler tarafından kurulan şirket sayısı 570’dir. Türk işletmelerinin 2018 yılında 165 milyon dolar demir-çelik ürünleri, 23 milyon dolar bakır cevheri, 18 milyon dolar krom cevheri, 16 milyon dolar balıkçılık ürünleri ve 13 milyon dolar kadar hazır giyim ürünleri olmak üzere toplam 235 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz. Söz konusu tutar Arnavutluk’un toplam ihracatının yüzde 8,4’ünü oluşturmaktadır” dedi.

Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj ise iki ülkenin hak ettiği ve layık olduğu gibi pozitif gelişmelerin yaşanması gerektiğini belirterek, “2 gündür Ankara’da uzmanlarımız tüm bu sorunları ile birlikte fikir ve görüş alışverişinde bulunarak yeni bir mekanizma geliştirerek, ekonomik ve ticari diyaloğu kolaylaştırmak, projelerimizi daha somut bir aşamaya getirmek için mutabık kaldılar. Ticaret, enerji, sanayi, mesleki eğitim, sağlık, turizm, ulaşım, tarım, çevre gelecek yıl gerçekleşecek toplantılar; her iki taraf gündemleri birlikte kararlaştırdı. Bugün alacağımız kararları somut hale getirmemiz gerekiyor. Hiçbir ayın boş geçmemesi gerekiyor” dedi.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Alman Üniversitesi yeni binaları açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini, Berlin Konferansı’ndan beş gün sonra Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade ederek, bugün gerçekleştirecekleri ikili ve heyetler arası görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Libya başta olmak üzere bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alacaklarını açıkladı.

“ÜNİVERSİTEMİZ, KISA SÜRE İÇERİSİNDE AKADEMİK İŞ BİRLİĞİMİZİN LOKOMOTİFLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”

Türk-Alman Üniversitesinin, iki ülke arasında bilim, kültür ve teknolojik iş birliğini geliştirmek amacıyla 10 Nisan 2010 tarihinde kurulan bir devlet üniversitesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013-2014 akademik yılında faaliyete başlayan üniversitemiz, kısa süre içerisinde akademik iş birliğimizin lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir. Çift dilli eğitim veren üniversitemiz, beş fakülte, bir yüksekokul ve iki enstitüsü ile ülkemizin saygın eğitim kurumlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” açıklamasında bulundu.

Üniversite bünyesinde faaliyete geçecek Teknopark yoluyla sanayi kuruluşları ile iş birliğinin daha da güçleneceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-Alman Üniversitesi’nin bu seviyeye gelmesinde katkısı ve emeği olan herkesi tebrik ediyorum. İnşallah bizler de diğer devlet üniversitelerimize olduğu gibi Türk-Alman Üniversitesine gereken her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

Almanya Şansölyesi Merkel’in bu açılış törenine iştirak etmesinin Almanya’nın projeye verdiği önemin göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyasi hayatından önce Sayın Şansölye’nin de bir bilim insanı olduğunu biliyoruz. Ayrıca Sayın Merkel’in Türkiye ile Almanya arasındaki gençlik değişim programları, eğitim ve kültürel alandaki iş birliğine katkıları 25 yılı aşıyor. 18 Nisan 1994 yılında imzalanan Gençliğe Yönelik Politikalarda İşbirliği Protokolü’nü, Sayın Merkel’in dönemin Federal Gençlik ve Kadın Bakanı olarak ülkesi adına imzaladığını hatırlıyoruz. Sayın Merkel nezdinde Alman makamlarına üniversitemizi sahiplendikleri için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bir buçuk asırlık yolculuğu olan Alman Lisesi gibi Türk-Alman Üniversitesinin de Türk ve Alman dostluğunun bir sembolü hâline gelmesini diliyorum.”

“GENÇLERİMİZE, ÜNİVERSİTE EĞİTİMLERİNİ TAMAMLAYABİLMELERİ İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yükseköğrenim alanında son yıllarda büyük başarılara imza attığını, üniversite sayısını 76’dan 207’ye, öğretim elemanı sayısını 70 binden 170 bine, öğrenci sayısını da 1,6 milyondan 8 milyona yükselttiğini anlatarak, “İstikbalimizin teminatı olan gençlerimize, ailelerine yük olmadan üniversite eğitimlerini tamamlayabilmeleri için her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu.

Üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans öğrencilerine kredi-burs desteğini 2020 yılı itibariyle 550 liraya, yüksek lisansta bin 100 liraya, doktorada ise bin 650 liraya yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtlarda kalan öğrencilere aylık 420 lira da beslenme yardımı yapıldığını söyledi.

Uluslararası öğrenci sayısının da her geçen yıl arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası öğrenci sayısının 15 binden 172 bine ulaştığını, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Avusturya’dan, İtalya’dan, Çin’den, Kore’den, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Türk Cumhuriyetleri’nden gelip Türkiye’de doktorasını, yüksek lisansını yapan öğrenciler bulunduğunu ifade etti.

“BEKLENTİMİZ, ÜLKEMİZİN NİTELİKLİ YABANCI ÖĞRETİM ELEMANLARI İÇİN DE CAZİP HÂLE GELMESİDİR”

Üniversitelerin nitelikli akademik personel ihtiyacını karşılamak için her yıl, yurt dışına dünyanın en iyi okullarında öğrenim görmek üzere, ciddi miktarda öğrenci gönderildiğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bizim yurt dışına gitmiş vatandaşlarımızın değil, diğer ülkelerde yetişmiş bilim adamlarının, araştırmacıların, akademisyenlerin de ülkemize gelmesinin yolunu açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beklentimiz, ülkemizin nitelikli yabancı öğretim elemanları için de cazip hâle gelmesi, bir başka ifadeyle beyin göçünün çekim merkezlerinden biri durumuna dönüşmesidir. Türk-Alman Üniversitesi de bu vizyon çerçevesinde ortaya çıkan ve başarılı bir şekilde uygulamaya konulmuş olan bir projedir. Aynı şekilde, ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir.”

Türkiye’nin yükseköğretim alanında sahip olduğu tecrübesinin dost ve kardeş ülkelerle paylaşılmasına önem verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinin, Kırgızistan ve Kazakistan’da faaliyet gösteren ve bulundukları ülkede saygı gören önemli ortak üniversiteler olduğuna işaret etti.

Afganistan’da, Mevlana Celaleddin Rumi-Belhi Türk-Afgan Kız Üniversitesi kurulması çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da faaliyete geçecek bu eğitim yuvaları ile kadınların bilhassa eğitim ve iş hayatındaki rolünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.

“BİR AN ÖNCE SÜKÛNET SAĞLANMAZSA LİBYA’DAKİ KAOS ORTAMI TÜM AKDENİZ HAVZASINI ETKİLEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın terörden İslam düşmanlığına, kültürel ırkçılıktan yabancı karşıtlığına kadar pek çok sorunla yüzleştiğini dile getirerek iletişim ve ulaşım araçlarının yaygınlaştığı bir dönemde dünyanın neresinde olursa olsun hiç kimsenin bu sorunlara bigâne kalma lüksü olmadığını vurguladı.

Suriye, Yemen, Irak ve Libya’da yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dokuz yıldır Suriye’de devam eden çatışmalardan sadece bizim gibi komşu ülkeler değil, başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa etkilenmiştir. Aynı şekilde şayet bir an önce sükûnet sağlanmazsa Libya’daki kaos ortamı tüm Akdeniz havzasını etkileyecektir. DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütleri ile lejyonerlerin bu ülkede tekrar palazlanmasını istemiyorsak çözüm sürecini hızlandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ULUSLARARASI TOPLUMUN SURİYE’DE DÜŞTÜĞÜ HATAYA LİBYA’DA DÜŞMEMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 bin 400’den fazla kişinin ölümüne, 7 bin 500’den fazlasının yaralanmasına sebep olan, ayrıca 300 binin üzerinde Libyalıyı yerlerinden eden bu krizi sonlandırmanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu hedef doğrultusunda dostumuz ve müttefikimiz Almanya ile güç birliği içerisinde çalışıyoruz. Sayın Putin’le beraber yaptığımız ateşkes çağrısı, 19 Ocak’ta düzenlenen Berlin Konferansı’nın önünü açmıştır. Sayın Merkel nezdinde tüm Alman makamlarına ev sahiplikleri için de ayrıca şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 55 maddeden oluşan Barış Planı, Libya’da siyasi istikrarın yeniden tesisi yönünde önemli bir adım olmuştur. Ancak bu planının başarısı, alınan kararların sahada uygulamaya geçirilmesine bağlıdır. Bu konuda özellikle darbeci Hafter ve destekçileri üzerinde baskı kurulması önem arz ediyor. Dünden itibaren Trablus’taki sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların artması, Mitiga havalimanının hedef alınması, kimin barıştan kimin de kan ve gözyaşının sürmesinden yana olduğunu göstermiştir. Son birkaç haftada yaşadıklarımız, Libya için bir turnusol olmuştur. Bu gerçekler ışığında uluslararası toplumun Suriye’de düştüğü hataya Libya’da düşmemesini temenni ediyoruz. Libya ile beş asırlık tarihî, beşeri ve kültürel ilişkileri olan bir ülke olarak duruşumuz nettir. Libyalı kardeşlerimizin barışı, huzuru ve geleceği için bu zor zamanlarında onların yanında olmayı sürdüreceğiz. Tıpkı Berlin Konferansı’nda olduğu gibi barış için, çözüm için, kan ve gözyaşının durması için atılan adımları güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. Bu süreçte Alman dostlarımızla yakından çalışacak, inşallah ortak menfaatlerimiz doğrultusunda ilişkilerimizi geliştireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e hoş geldiniz dileklerini yineleyerek açılışı yapılan Türk-Alman Üniversitesi eğitim ve sosyal tesis binalarının hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Şansölyesi Merkel, yine hizmet binalarının açılış kurdelesini kesti.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu – Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış töreni