“İstanbul Havalimanı ülkemizin yüz akı, dünyada da örnek olacak bir projedir” 0 74538

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Coğrafi olarak ülkemiz, özellikle de İstanbul, tarih boyunca hep stratejik bir konumda yer almıştır. İstanbul Havalimanımızın hizmete girmesiyle Türkiye, kuzey-güney ve doğu-batı aksları arasındaki en önemli transit merkez konumuna gelmiştir. Havalimanımız, hitap ettiği bu geniş alanda 60 ülkeyi ve 20 trilyon dolarlık ekonomileri birbirine bağlıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapımı tamamlanan İstanbul Havalimanı’nın açılış töreni ve 95’inci yıldönümü kutlanan Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna katıldı. İstanbul Havalimanı’nda gerçekleştirilen tören ve resepsiyonda, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyelerinin yanı sıra devlet kurum ve kuruluşları ile STK’ların temsilcileri, akademi, kültür, sanat, siyaset, spor ve iş dünyasından çok sayıda davetli de hazır bulundu.

Okay Temiz ve grubunun bir konser verdiği açılış törenine ve resepsiyonuna, çok sayıda yabancı devlet ve hükûmet başkanı da iştirak etti. Törende; Arnavutluk Cumhurbaşkanı İlir Meta, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Makedonya Cumhurbaşkanı Corge İvanov, Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir, Bosna-Herkes Başbakanı Denis Zvidzic, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Azerbaycan Meclis Başkanı Oktay Asadov’un yanı sıra pek çok ülkenin ve uluslararası kuruluşun temsilcisi de yer aldı. Törene eşi Emine Erdoğan ile birlikte katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Rusça ve Çince olmak üzere yedi ayrı yabancı dilde canlı olarak yayınlanan bir konuşma yaptı.

Bugün iki büyük mutluluğu bir arada yaşadıklarına değinerek, dünyanın en büyükleri arasında yer alan İstanbul Havalimanı’nın açılışını, yurt dışından gelen dostlarla birlikte gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının tüm dünyaya, bölgeye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

“YENİ HAVALİMANI, İSTANBUL HAVALİMANI OLARAK İSİMLENDİRİLECEK”

Havalimanının açılışının yanı sıra bugün Cumhuriyetin 95’inci kuruluş yıldönümünün gururunu da bugün hep birlikte yaşadıklarına işaret eden ve Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünü Türkiye ile paylaşan konuk devlet ve hükûmet başkanlarına, bakanlara, ülke ve uluslararası kuruluşların temsilcilerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Endonezya’da yaşanan uçak kazasına da değinerek, uçak kazasında ölenlere Allah’tan rahmet diledi ve Endonezya halkına baş sağlığı dileklerini iletti.

İstanbul Havalimanı tam kapasiteyle hizmete girdiğinde, Yeşilköy’deki Atatürk Havalimanı’nın, ticari seferlere kapanacağını fakat havalimanı vasfını koruyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek havacılık fuarları, gerekse başka birtakım faaliyetler için Atatürk Havalimanı, aynı isimle hizmet vermeyi sürdürecektir. Atatürk Havalimanı’nın bu faaliyetler dışındaki alanları ise, söz verdiğimiz şekilde Millet Bahçesi olarak İstanbul halkının kullanımına açılacaktır. Fakat şu andaki kapalı alanları da inşallah ülkemizin, İstanbulumuzun en büyük fuarı hâline getireceğiz. Dolayısıyla orası Atatürk Havalimanı, burası ise İstanbul Havalimanı olarak isimlendirilecektir. Havalimanımızın ismi de hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

“BU DEV PROJENİN HER AŞAMASINDA EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

İstanbul Havalimanı’nın; mimarisi, inşası, işletmesi ve finansmanı ile Türkiye’nin yüz akı, dünyada da örnek olacak bir proje olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu dev projenin etüdünden inşasına ve işletmesine kadar her aşamasında emeği geçen, katkısı olan kamu kurumlarımıza, bankalarımıza, yüklenici firmalara, taşeronlara, mühendisinden işçisine herkese teşekkür ediyorum.”

İstanbul Havalimanı’nı yapmak için 2013 yılında kollarını sıvayıp ihalesini gerçekleştirdiklerinde pek çok çevrenin, projenin sonunun gelip gelmeyeceğini merak ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılının Mayıs ayında, yer teslimi yapılıp inşaat başladığında dahi bu tereddütlerin devam ettiğini söyledi.

Finansmanından inşaatına kadar her boyutuyla dünyada eşine az rastlanır bu dev projenin tamamlanarak, bugün ilk etabının resmî açılış törenini yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam dört etaptan oluşan projenin ilk etabının yılda 90 milyon yolcu kapasiteli olduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm etaplar tamamlandığında kapasitenin 150 milyona yükseleceği, gerektiğinde bunun 200 milyona kadar çıkartılabileceği, ilk etapta üç pistin hizmete açıldığı, 2 milyon metrekareyi bulan kapalı alana, 6,5 milyon metrekare apron büyüklüğüne sahip olduğu bilgilerini paylaştı.

“HAVALİMANI, ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL BOYUNCA BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK”

Havalimanının; terminaller arasındaki ulaşımı sağlayacak raylı sistemi, kargo ve genel havacılık terminalleri, kapasiteyi karşılayacak kapalı ve açık otoparkları, destek birimleri, sosyal tesisleri ve diğer tüm üniteleri ile dev bir eser olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanın önümüzdeki 10 yıl boyunca büyümeye devam edeceğini ve tüm etapların 2028’e kadar tamamlanmasını öngördüklerini sözlerine ekledi.

Kendi enerjisini üreten, çevreci, tabiat dostu ve engelsiz bir proje olan havalimanındaki hizmetler için 120 bin kişinin görev yapacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki her birimin, uluslararası standartların üzerinde, son teknolojiye sahip şekilde tasarlanıp inşa edildiğini belirtti.

Havalimanından şehir merkezine karayolu, raylı sistem ve deniz yolu ile alternatifli ulaşım imkânları sağlanacağını, hava trafiği ve güvenliği konusunda bu projeyle birlikte pek çok yeniliğe imza atılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin, yatırım bedelinin 10 milyar 247 milyon Avro, devlete ödenecek kira bedelinin ise 22 milyar 152 milyon Avro olduğunu aktardı.

“İSTANBUL HAVALİMANI’NIN HİZMETE GİRMESİYLE TÜRKİYE, EN ÖNEMLİ TRANSİT MERKEZ KONUMUNA GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, coğrafi olarak Türkiye’nin, özellikle de İstanbul’un tarih boyunca hep stratejik bir konumda yer aldığını belirterek, “İstanbul Havalimanımızın hizmete girmesiyle Türkiye, kuzey-güney ve doğu-batı aksları arasındaki en önemli transit merkez konumuna gelmiştir. Havalimanımız, hitap ettiği bu geniş alanda 60 ülkeyi ve 20 trilyon dolarlık ekonomileri birbirine bağlıyor” dedi.

İstanbul Havalimanı’nın hizmete girmesiyle, Avrupa hava sahasının yeniden yapılandırılmasının gerekeceğini de dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık en önemli transfer noktası İstanbul olacağı için kıtalar arası uçuşların güzergâhları da büyük ölçüde değişecektir” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji ve su verimliliğinde yüzde 40 tasarruf sağlayacak özellikleri ve teknoloji ağırlıklı yönetimiyle havalimanının, geleceğin dünyasına hitap eden bir akıllı havalimanı olarak faaliyet göstereceğini kaydetti. İstanbul Havalimanı’nın hizmete girmesiyle Avrupa hava sahasının yeniden yapılandırılması gerekeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık en önemli transfer noktası İstanbul olacağı için, kıtalar arası uçuşların güzergâhları da büyük ölçüde değişecektir” ifadelerini kullandı.

“KONUMU VE ÖZELLİKLERİYLE TARİHE DAMGA VURACAK BU ESERİN TÜRKİYE’DE İNŞA EDİLMİŞ OLMASI TESADÜF DEĞİL”

Konumu ve özellikleriyle tarihe damga vuracak bu eserin Türkiye’de inşa edilmiş olmasının tesadüf olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçen 16 yılda eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye her alanda dev yatırımlar yaparak kendisini geleceğe hazırladığını vurguladı.

Sadece havacılık alanında ulaşılan seviyenin dahi başlı başına bir başarı hikâyesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri günden bu yana havalimanı sayısını 26’dan 56’ya çıkardıklarını, hâlen inşası ve projesi devam edenlerle birlikte önümüzdeki yıllarda bu sayının 64’e çıkacağını ifade etti. Yurt dışı uçuş noktaları sayısını 60’dan 316’ya çıkararak Türk Hava Yolları’nın dünyada destinasyon olarak ilk sırada olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçulan ülke sayısını da 50’den 122’ye, büyük gövdeli uçak sayısının 162’den 506’ya, Türk havacılık sektörünün cirosunun 2,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükseldiğini hatırlattı.

“TÜRKİYE, MİLLÎ GELİRİNE GÖRE DÜNYADA 17’NCİ, SATIN ALMA PARİTESİNE GÖRE DÜNYADA 13’ÜNCÜ SIRADA”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Diğer alanlarda da benzer gelişmeler kaydettik. Üstelik bu başarılara bilhassa son beş yılda yaşadığımız nice provokasyona, üzerimizde oynanan nice oyuna, ülkemize kurulan nice tuzağa, maruz kaldığımız nice saldırıya rağmen imzayı attık. Bugün Türkiye millî gelirine göre dünyada 17’nci, satın alma paritesine göre dünyada 13’üncü sıraya yükselmiştir. Bunu devletimizle milletimiz arasında kurduğumuz o güçlü bağdan aldığımız feyzle gerçekleştirdiğimiz hizmetler sayesinde başardık. Tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan, geleceğine güvenle ve ümitle bakan bir Türkiye olarak hedeflerimize doğru kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz.”

Cumhuriyetin ilanının 95. yılında 2023 hedeflerine olan bağlılıklarının, hizmete alınan bu muhteşem eserle bir kez daha güçlendiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal Harbini zafere ulaştıran, yeni devleti kuran ve Türkiye’nin bugünlere gelmesinde emeği, alın teri, kanı olan tüm devlet adamlarını, kahramanları, şehit ve gazileri rahmet ve hürmetle yâd ettiğini ifade ederek, şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Milletin huzurla yaşaması, devletin payidar olması için ülke sınırları içinde ve dışında, gerektiğinde hayatlarını feda etme pahasına görev yapan güvenlik güçlerine şükranlarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülke için dökülen tek damla alın teri de, tek damla kan da asla boşa gitmemiştir, boşa gitmeyecektir; tarih en büyük şahittir, en büyük hakemdir” diye ekledi.

“HEDEFLERİMİZE ULAŞMAYI SADECE KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, TÜM DOSTLARIMIZ İÇİN İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tıpkı açılışını yaptığımız bu eser gibi, yaptığımız her işi milletimizin takdirine ve tarihin murakabesine emanet ediyoruz. Gençlerimize vasiyetimiz olan 2053 ve 2071 vizyonlarımızın altyapısını Cumhuriyetimizin 100. yılı için belirlediğimiz hedeflerimizle oluşturuyoruz. Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmaya, bölgesinde ve dünyada barışın, huzurun, güvenliğin, refahın sembolü hâline gelmeye kararlıdır. Hedeflerimize ulaşmayı sadece kendimiz için değil, tüm dostlarımız için de istiyoruz. Bu anlayışla demokrasideki ve ekonomideki yolculuğumuzu dostlarımızla birlikte sürdürme arzumuzu her fırsatta dile getiriyoruz. Ne mazisinde sömürge ayıbı, ne alnında katliam karası, ne yüreğinde beşere dair husumet lekesi bulunmayan bir milletin mensupları olarak, bize hüsnüniyetle yaklaşan herkesle birlikte yol yürümeye hazırız.”

“HERKES İÇİN HUZURLU, GÜVENLİ VE MÜREFFEH BİR GELECEĞİ BİRLİKTE İNŞA EDELİM”

Bölgedeki ve dünyadaki tüm dost ülkelere herkes için huzurlu, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etme çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin, düşmanlıklara, savaşlara, acılara, zulümlere değil; sevgiye, barışa, dayanışmaya çıkan kapıları birlikte açalım. Gelin, çocuklara, masumlara, mazlumlara umut verecek bir dünyanın müjdesini insanlığa hep birlikte verelim” şeklinde konuştu.

“İnşallah İstanbul Havalimanımız insanları kavuşturup, tanıştıracak, sevgiyi çoğaltıp gönülleri abat edecek, ülkemize, bölgemize ve dünyaya hayırlı bir hizmet olmuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının yapımında emeği geçenlere ve açılışa iştirak edenlere teşekkürlerini yineledi ve Cumhuriyetin 95’inci kuruluş yıldönümünü tebrik etti.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın yapımını üstlenen Limak/Kolin/Cengiz/Mapa/Kalyon Ortak Girişim Grubu’nun yetkililerini platforma davet ederek kendileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Ortak girişim grubu üyeleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına, İstanbul Havalimanı’nın hava trafik kontrol kulesinin cam minyatürünü hediye etti.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı duadan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan havalimanının açılışını, eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, havalimanının yapımını üstelenen firmaların yetkilileri ile konuk devlet ve hükûmet başkanlarıyla birlikte gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törenin ardından, açılışa katılan konuk devlet ve hükûmet başkanlarının onuruna, İstanbul Havalimanı’nda resmî akşam yemeği verdi.

 

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ANKARA SON 10 YILIN EN YÜKSEK İHRACAT ARTIŞINI GÖRDÜ 0 4511

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Başkent Ankara’nın son bir yılda 1 milyar dolarlık artışla 7,7 milyar dolar ihracat yaptığını, bu rakamla en fazla ihracat yapan beşinci il olduğunu söyledi. Başkan Allıoğlu Ankara’nın, son 10 yılın en yüksek ihracat artışını sağladığını da bildirdi.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’nin 2018 yılı ihracat verilerini değerlendirdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik sorunlara rağmen ihracatta önemli artış yaşandığını bildiren Başkan Allıoğlu, Başkent Ankara’nın da ihracatını yüksek oranda arttıran iller arasına girerek, aynı zamanda sanayi şehri olduğunu bir kez daha kanıtladığını söyledi. Allıoğlu; 2018 yılında bir önceki yıla göre ihracatını 1 milyar dolar arttıran Ankara’nın, 7,7 milyar dolara ulaşan ihracatıyla İstanbul, Kocaeli, Bursa ve İzmir’den sonra en fazla ihracat yapan beşinci il olduğunu bildirdi.

En Çok İhracatımız ABD, Almanya, Çin…

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, 2018 yılı ihracat verilerine göre Ankara’nın en fazla ihracatı ABD’ye yaptığını da söyledi. Başkent Ankara; ABD’ye geçtiğimiz yıl 699,7 milyon dolarlık ihracat yapsa da, bir önceki yılın gerisinde kaldı. Nezih Allıoğlu 2017 yılında Ankara’nın ABD’ye 713,4 milyon dolar olan ihracatının 2018’de yüzde 1,92’lik kayıpla 699,7 milyon dolara gerilediğini bildirdi. ABD’nin ardından en çok ihracat yapılan ülke ise Almanya oldu. Başkan Allıoğlu, Ankara’nın 2017’de Almanya’ya 616,8 milyon dolar olan ihracatının, 2018 yılında yüzde 11,5’lik artışla 687,7 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. GGYD Başkanı Allıoğlu, Çin’in ise en fazla ihracat yaptığımız üçüncü olduğunu ifade etti. 2017 yılında Çin’e 568,3 milyon dolar ihracat yapan Ankara, bir yılda yüzde 15,9’luk artışla bu rakamı 2018’de 658,8 milyon dolara çıkardı.

Kimyevi Maddeler, Otomotiv, Makine, Savunma…

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı sektörlerin başında ise kimyevi maddeler ve mamüllerinin geldiğini söyledi.  Allıoğlu, 2018’de bu sektörde bir önceki yıla oranla yüzde 16,2’lik artışla 1,2 milyar dolarlık ihracat yapan Ankara’nın, ikinci en fazla ihracatı ise otomotiv endüstirisi sektöründe yaptığını bildirdi. Ankara’nın 2017’de bu sektörde 906,4 milyon dolar olan ihracatı 2018’de yüzde 27,09’luk artışla 1.152 milyar dolara çıktı. Başkent’in geçen bir yılda ihracatını arttırdığı bir diğer sektör ise makine ve aksamları oldu. Başkan Allıoğlu, bir önceki yıl 943.2 milyon dolarlık ihracatın yapıldığı bu sektörde 2018’de yüzde 20,2’lik artışla ihracat rakamının 1.133 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Ankara, savunma ve havacılık sanayinde lider olduğunu da son ihracat rakamlarıyla bir kez daha gösterdi. GGYD Başkanı Allıoğlu, 2017’de bu sektördeki ihracatı 748,9 milyon dolar olan Ankara’nın, son bir yılda yüzde 29,4’lük artışla ihracatını 969,3 milyon dolara çıkardığını bildirdi.

Son 10 Yılın En Yüksek Artışı

GGYD Başkanı Nezih Allıoğlu TİM’in geçmişe dönük ihracat verilerine bakıldığında ise Ankara’nın, son 10 yılın en fazla ihracatını gerçekleştirdiğini bildirdi. Allıoğlu, şöyle devam etti: “2009 yılında 4,5 milyar dolar, 2010 ‘da 5,1 milyar dolar, 2011’de 5,9 milyar dolar, 2012’de 6,5 milyar dolar, 2013’de 7,2 milyar dolar, 2014 ‘te 7,5 milyar dolar, 2015’te 6,7 milyar dolar, 2016’da 6,2 milyar dolar, 2017’de ise 6,5 milyar dolarlık ihracat yapan şehrimiz, 10 yıl aradan sonra ilk kez yıllık ihracatını 1 milyar dolardan fazla arttırarak 2018’de toplam 7,6 milyar dolarlık bir hacme ulaşmıştır. Ankara, sanayideki gelişimini sürdürmekte, ihracatçımız içinde bulunduğu koşullara rağmen üretimden vazgeçmeden yolunda ilerlemektedir. İhracatçımıza minnettarız, önümüzdeki dönemden çok daha umutluyuz…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BMC Gelecek 50 Yıl Buluşması” programına katıldı 0 75006

“Türkiye, askerî kapasitesi, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorundadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Karasu’da BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün temel atma programına katıldı. Canlı bağlantıyla İzmir’de modernize edilen BMC fabrikasının açılışını ve İstanbul Teknik Üniversitesi test laboratuvarında Türkiye’nin ilk yerli 600 beygir gücündeki motorunun test çalıştırmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından BMC’nin düzenlediği “BMC Gelecek 50 Yıl” programının hayırlara vesile olması dileğiyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımla Türkiye, Sakarya ve gelecek adına tarihî nitelikte adımlar atıldığına dikkati çekti.

“TESİS FAALİYETE GEÇTİĞİNDE 10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiini bir üst lige taşıyacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün birinci kısmının temel atma törenini icra edildiğini belirterek, 222 hektar alan üzerine kurulan tesiste tank, zırhlı araç ve askerî kamyon, ticari araç, motor, hızlı tren ve metro fabrikaları gibi pek çok üretim hattının bulunduğuna işaret etti.

Toplam yatırım büyüklüğü 500 milyon dolara ulaşacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün tüm etaplarıyla faaliyete geçtiğinde 10 bin kişiye istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin Türkiye ekonomisine senelik 5 milyar dolar katma değer oluşturmasını beklediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler ‘Türkiye battı, bitti, yatırımlar durdu, üretim durdu’. Hepsine inat yatırımlar da devam ediyor, üretimler de devam ediyor. Bu ülkeyi hazmedemeyenler bu ülkenin duruşuna katlanamayanlar isteseniz de istemeseniz de bu millet, bu ülke dimdik ayaktadır, dimdik ayakta olarak yoluna devam edecektir” dedi.

KATARLI KARDEŞLERİMİZİN ÜLKEMİZLE SERGİLEDİĞİ DAYANIŞMAYI UNUTMAYACAĞIZ”

BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün hayata geçirilmesinde öncülük eden herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede Türkiye-Katar ortaklığı bulunduğunu anımsatarak, Katar Emiri Şeyh Temim’e de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz darbe girişiminden Ağustos ayında yaşanan kur saldırılarına kadar hemen her konuda Katarlı kardeşlerimizin ülkemizle sergilediği dayanışmayı asla unutmadık, unutmayacağız. Nasıl Türkiye, belli güçlerin Katar’ı kuşatma teşebbüsleri karşısında kara gün dostluğunu göstermişse, Katar da ülkemizin karşılaştığı tüm kritik süreçlerde kadirşinaslığını ispatlamıştır” dedi.

Bundan sonra da savunma sanayinden ticarete, turizmden enerjiye kadar Türkiye-Katar iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur.”

TÜRKİYE KENDİ VATANDAŞLARI YANINDA MAZLUM VE MAĞDURLAR İÇİN BİR EMAN YURDUDUR”

Sadece kardeş ve akraba topluluklar değil; beş asır önce İspanya’daki katliamdan kaçan Musevilerin de engizisyondan kaçan Hristiyanların da Nazi baskısından kaçan kimi Almanların da aradıkları emniyet, huzur ve güveni Türk topraklarında bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kendi vatandaşları yanında mazlum ve mağdurlar için bir ‘eman yurdu’ olmasının temel sebebi, hiç şüphesiz öncelikle milletimizin alicenaplığı ve yüce gönüllüğüdür. Mensubu olmakla iftihar ettiğimiz bu millet, paylaşmanın bereketine, dayanışmanın önemine inanan, iman eden bir millettir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin muhacire ensar olmayı, mazlumlara sahip çıkmayı, alan el olmaktansa veren el olmayı şeref payesi gören bir millet olduğunu dile getirerek, 3.5 milyon Suriyeli muhacire kapısını açan Türk milletinin, ensarın ne, muhacirin ne olduğunu çok iyi bilen bir millet olduğunu da sözlerine ekledi.

Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askerî bakımdan güçlü olduğu dönemlerde, Açe’den Habeşistan’a, Kırım’dan Nijerya’ya, Kafkaslara kadar çok geniş bir coğrafyada güvenlik ve istikrarın teminatı olduğunu vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem sınırları 22 milyon kilometrekareye ulaşan Osmanlı Devleti’nin sağladığı adalet şemsiyesi altında farklı ırklar, farklı kültürler, diller ve dinlerin yüzyıllarca barış içerisinde yaşadığını çok iyi bildiklerini aktardı.

SİLAH, MÜHİMMAT VE ASKERÎ TEÇHİZAT BAKIMINDAN DIŞA BAĞIMLILIĞIN ACISINI ÇOK ÇEKTİK”

Türkiye’nin savunma sanayini geri plana itme lüksü bulunmadığını, Türkiye’nin askerî kapasitesiyle, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millîlik oranı yüzde 20’lerde olan savunma sanayini yüzde 68 oranında millî hâle getirdiklerini, bunu da yeterli bulmayarak, bu oranı daha da artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Türkiye’nin silah, mühimmat ve askerî teçhizat bakımından dışa bağımlılığın acısını çok çektiğini, son olarak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda bunun acısının yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Stratejik ortaklarımız bizi yarı yolda bıraktılar. Muhabere askerde çok çok önemlidir. Muhabere sistemlerimiz çöktü. Stratejik ortaklarımız telsizlerimizi susturdular. Ama şimdi biz onlardan kurtulduk, artık kendi telsimizi kendimiz yapıyoruz. Onlara ihtiyacımız yok. Türkiye, Kıbrıs Türk’ünün Rum çeteler eliyle soykırıma uğramasına engel olduğu için bizzat müttefikleri tarafından cezalandırılmıştır. Şimdi de aynı oyunlar oynanıyor. Nerede? Suriye’de. Fakat şimdi bu oyunları oynayanlar şunu bilmeli ki kullandıkları enstrümanlar, insan olarak söylüyorum, yanlış enstrüman. Bu yanlış enstrümanlar onları aldatıyor ama bizi aldatamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç yıl boyunca, parasını peşin ödediği uçakları teslim alamadığı, bakım ve onarımları için gönderilen uçakları geri alamadığı dönemler yaşadığını anımsatarak, Türkiye’nin üç yıllık dönemde, milyarlarca dolarlık müttefik silahlarıyla donattığı ordusuna yedek parça dahi sağlayamadığı günler yaşadığını kaydetti.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YAŞADIĞI SIKINTILARIN GERİSİNDE TUZAKLAR, DAYATMALAR VE GAFLETLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde insansız hava araçları konusunu dönemin ABD başkanı ile görüştüğünü hatırlatarak, “Maalesef Kongre izin vermedi’ dedi. En sonunda zorla bize kiralama yöntemiyle böyle bir yol denendi O da sağlıklı çalışmadı. İstihbaratta bile aynı durumlara düştük. Biz stratejik ortağız… Stratejik ortak olarak bize bu destek verilmezken, stratejik ortaklığın ötesinde farklı ortaklıkları olan ülkelere çok farklı destekler verdiler” diye konuştu.

Türkiye’ye yönelik destek için öne sürülen şartlar arasında afyon ve kenevir ekimiyle ilgili kısıtlamaların yer almasının da konunun farklı boyutlarının görülmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye bir zamanlar afyon ekimini yasaklayanların kendi ülkelerinde afyon ektiğine dikkat çekti. İlgili bakanlıklara gerekli talimatları verdiğini ve Türkiye’de kenevir ekimi sürecinin başlatılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin bugün ilaçtan savunma sanayine kadar neredeyse her alanda yaşadığı sıkıntıların gerisinde, gizli-açık tuzaklar, dayatmalar, gafletler bulunduğuna işaret etti.

“SAVUNMA SANAYİNDE DIŞA BAĞIMLILIK ORANIMIZI YÜZDE 35’LER SEVİYESİNE DÜŞÜRDÜK”

“Bilhassa savunma sanayii alanında caydırıcılığımız mutlaka çok yüksek olmak durumundadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, savunma sanayii başta olmak üzere tüm kritik alanlarda, sadece kendisine yeterli olmakla kalmayıp, tüm dostlarının ihtiyaçlarını da karşılayabilecek düzeye gelmek mecburiyetindir. Nitekim attığımız adımlar sayesinde 2002 yılında yüzde 80’lere bulan dışa bağımlılık oranımızı yüzde 35’ler seviyesine düşürdük.”

Türk savunma sanayii şirketlerinin yurt dışına, zırhlı araçlar, hava savunma sistemleri, roket sistemleri, simülatörler, sahil güvenlik gemileri, haberleşme, komuta kontrol sistemleri ve yazılımları ihraç ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarının kamu imkânları ile özel sektörün tecrübe ve dinamizminin birleşmesiyle ortaya çıktığını da kaydetti.

Pakistan ile MİLGEM gemilerinin ihracatına yönelik 1,5 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandığı, Ukrayna ile altı tane İHA’nın satışına dair mutabakata varıldığı bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmiş ülkelerin hiçbirinin ürünün yüzde yüz üretimini kendisi yapmadığını, birçok farklı ülkeden farklı parça tedarik ettiğini ve F-35 uçaklarının belli parçalarının Türkiye’den gönderildiğini de sözlerine ekledi.

Sakarya’daki Birinci Ana Bakım Fabrikası’na ilişkin çalışma hakkında da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “19 Aralık’taki Cumhurbaşkanlığı Kararımızın ardından belli bazı kesimler, bu konuyu hemen istismar etmeye başladı. Türk Savunma Sanayinin temellerini atan merhum Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil gibi vatan-millet âşıklarının millî projelerini sabote edenler, şimdi aynı tavrı bizlere, bizim çalışmalarımıza karşı sergiliyorlar. Ülkemizin savunma sanayini on yıllardır bir avuç yabancıya mahkûm edenler, şimdi çıkmışlar utanmadan bizim politikalarımızı eleştiriyorlar.”

“SEKA ÖZELLEŞTİRİLMESİNDE İŞÇİLER MAĞDUR EDİLMEDİ”

Ana muhalefetin ülkeyle ilgili hayati konulardaki tutumunu da eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu provokasyonun başını da Türkiye’deki adı ana muhalefet ama ana muhalefetten başka ne derseniz var. Başını CHP çekiyor. Terör örgütleriyle ‘simbiyotik’” ilişki geliştiren, aynı kaynaklardan beslenen CHP’den, ülkemizin ve milletimizin menfaatine olan böylesi bir meselede elbette yerli ve millî bir tavır beklemiyoruz. 24 Haziran seçimlerindeki yegâne başarısı, bölücü örgütün siyasi uzantılarını Meclis’e taşımak olan bir parti, zaten başka türlü hareket edemez” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin SEKA kâğıt fabrikalarının özelleştirilmesine de karşı çıktığını anımsatarak, özelleştirme sonrasında hiçbir işçinin mağdur edilmediğini, işçilerin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde istihdam edildiğini, fabrikaların belli alanlarının müzeye dönüştürüldüğünü, bazı alanlarının da yeşil alan olarak vatandaşın kullanımına açıldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arifiye’deki mevcut personelin tasfiyesi, işinden, aşından, ekmeğinden edilmesi de asla söz konusu değildir. Burada çalışan kardeşlerimizin özlük haklarında herhangi bir eksilme olmayacaktır” dedi.

Aldıkları kararın fabrikanın verimliliğini, üretkenliğini, teknolojisini artırmak amacında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira orada yapılacak işler fabrika arazisindeki her türlü taşınmazın, üretim, bakım ve onarımda kullanılan her türlü teçhizatın mülkiyeti devlet aittir ve öyle kalacaktır” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki fabrikaya yönelik kararın “özelleştirme” değil, işletme hakkının belli şartlar, belli süreler, belli kısıtlamalar dâhilinde BMC’ye devredilmesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün Sakarya ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Vatanımızın bağımsızlığı uğrunda gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden hayatta olanlara Rabbimden sağlık ve afiyet niyaz ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.