“Engelli bireylerin hayata katılımında, devrim niteliğinde adımlar attık” 0 74770

Gülseren Özdemir Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun açılışında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Engelli bireylerin hayata katılımı konusunda, son 16 yılda devrim niteliğinde adımlar attık. Bugün ülkemizde 513 bin engelli birey, evde bakım hizmetinden yararlanıyor. Ayrıca, ülke genelinde 97 bakım ve rehabilitasyon merkezinde de 7 bin engelliye hizmet veriliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gülseren Özdemir Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun açılışına katılarak bir konuşma yaptı. İstanbul Küçükçekmece’de gerçekleşen açılışta; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de hazır bulundu.

“ZİHİNSEL VE BEDENSEL ENGELLİ ÇOCUKLARA VERİLEN EMEK AYRI BİR SAYGIYA LAYIK”

Konuşmasının başında İstanbul’a böyle bir okul kazandırdıkları için Özdemir ailesine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülseren Özdemir Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun hayırlı olması temennisinde bulundu. Zihinsel ve bedensel engelli çocuklara verilen emeğin hayatın 24 saatini ve ömrün tamamını kapsıyor olması sebebiyle ayrı bir saygıya layık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde bu tür evlatlarımız yıllarca sanki bir utanç sebebi gibi izbe köşelerde gizlenmişler, hayatlarını dört duvar arasında sürdürmüşlerdir. Romanlara, filmlere konu olan bu eski devir görüntülerini ortadan kaldırmak için çok önemli çalışmalar gerçekleştirdik” dedi.

Engelli bireylerin hayata katılımı konusunda, son 16 yılda devrim niteliğinde adımlar attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’de 513 bin engelli bireyin, evde bakım hizmetinden yararlandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca, ülke genelinde 97 bakım ve rehabilitasyon merkezinde de 7 bin engelliye hizmet veriliyor. Özel bakım merkezlerinde hizmet alan engelli sayısı 16 bine yaklaştı. Engelli bireylerin bakımlarına destek olmak için, her birine ortalama 650 lira engelli aylığı ödeniyor” diye ekledi.

“KAMUDA VE ÖZEL SEKTÖRDE ENGELLİ İSTİHDAMINA ÖNEM VERİYORUZ”

Kamuda ve özel sektörde engelli istihdamına da önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar kamuda 54 bin memur, kamu ve özel sektörde 112 bine yakın işçi kadrosunda engelli istihdamını gerçekleştirdiklerini açıkladı. Özel sektörde kota fazlası çalıştırılan engellilerin sigorta primlerinin tamamını destek kapsamına aldıklarını, özel eğitime verilen desteği genişleterek bu hizmetlerden faydalanmak için gereken engel oranını yüzde 20’ye kadar düşürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “3 Aralık 2016 tarihli Resmî Gazete otistik bireylere yönelik özel bir otizm eylem planı hazırladık. Bu plan ülkemizde sayıları bir milyonu bulduğu tahmin edilen aileleriyle birlikte düşünüldüğünde 4-5 milyonluk bir kesim kapsıyor. İçinde altı ana başlığın ve 26 tedbirin yer aldığı bu eylem planı ilgili kurumlarımız tarafından hayata geçiriliyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ile diğer tüm kurumlarımıza otizm eylem planının uygulamasını hassasiyetle takip ettiğimi özellikle belirtmek istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, kökenine, meşrebine, bölgesine, başka hiçbir farklılığına bakmadan herkesi insan nazarıyla gördüklerini ve ona göre hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını belirtti. Bununla da kalmayarak, kadınlara ve engellilere yönelik pozitif ayrımcılık politikalarını hayata geçirdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden istihdama her konuda kadınların ve engellilerin bugün geldiği yerin 16 yıl öncesiyle mukayese etmenin mümkün olmadığını söyledi.

“SINIRLARIMIZ İÇİNDE VE DIŞINDAKİ TÜM MAZLUMLARA EL UZATAN BİR DEVLETİZ”

“Dünyada Türkiye kadar kapsamlı sosyal güvenlik politikaları uygulayan başka bir devlet yoktur” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarının tamamını genel sağlık sigortası şemsiyesi altına alan ve herkese birinci sınıf sağlık hizmeti sunan tek ülke dünyada biziz. Buna Amerika’da dâhil. Sınırlarımız içinde ve dışındaki tüm mazlumlara, mağdurlara el uzatan, ekmeğini bölüşen, imkânlarını paylaşan bir devletiz. Karşılaştığımız onca sıkıntının, uğradığımız onca saldırının üstesinden gelebilmemizde, insan odaklı politikalarımız sebebiyle aldığımız hayır duaların önemli payı olduğuna inanıyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde de aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

“DEVLETİMİZLE MİLLETİMİZ ARASINDAKİ GÜÇLÜ BAĞ, GELECEĞİMİZE GÜVENLE BAKMAMIZI SAĞLIYOR”

“Bir ülkede devletle millet ne kadar bütünleşirse, hedeflere ulaşmak da o derece kolaylaşır” sözleriyle konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi dönemlerinde hayata geçirilen sosyal yardımlarla, eğitim, sağlık, ulaşım hizmetleriyle, güvenlik konusunda gösterdikleri kararlılıkla bu bütünleşmeyi sağlamayı başardıklarını vurguladı. Terör örgütlerine pabuç bırakmayan, 15 Temmuz’da darbecilerin karşısına dikilen, siyasette ve ekonomide oynanan nice oyunları bozan bir ülke hâline de yine bu şekilde gelindiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimizle milletimiz arasındaki o güçlü bağ, geleceğimize güvenle bakmamızı sağlayan en önemli umut kaynağımızdır. Bin yıldır yaşadığımız bu coğrafya bize sadece yaşayacak bir ev değil, aynı zamanda insanlık tarihinin en büyük medeniyetlerinin birikimini de bırakmıştır. Sorumluluğumuz sadece kendimizle sınırlı değildir, geleceğini bizimle birlikte gören, bölgemizdeki ve dünyadaki yüzlerce milyon insanın beklentilerine de karşılık vermek mecburiyetindeyiz; bunun için çok çalışmamız gerekiyor. Bireyler, kamu görevlileri, ticari veya gönüllü kurumlar olarak elimizdeki imkânları bu yönde seferber etmeliyiz” şeklinde konuştu.

“BİRLİĞİMİZE, BERABERLİĞİMİZE, KARDEŞLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin az gelişmiş ülkelere yardımda millî gelire oranla dünyanın bir numarası olduğunu tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, herkesin kendi gücü ve kabiliyeti oranında bu büyük seferberliğe katkıda bulunması gereken bir dönemden geçiyor. Unutmayın, kazanırsak hep birlikte kazanacak, kaybedersek hep birlikte kaybedeceğiz” dedi.

Önümüzdeki dönemde Türkiye’yi iki kat daha büyüterek 2023 hedeflerine ulaştıracaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yeni Türkiye inşallah kendisiyle birlikte bölgesindeki ve dünyadaki herkes için yepyeni bir dönemin kapılarını aralayacaktır. Tabii, bunun için bizim birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkmamız, fitnecilere, fesatçılara, provokatörlere fırsat vermememiz gerekiyor. Bugüne kadar saflarını sıkı tutan milletimizin önümüzdeki dönemde de aynı dirayeti göstereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini Gülseren Özdemir Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun ülkeye ve engelli çocuklara hayırlı olması temennisiyle tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çocuklarımızın geleceğini biraz da bizler hazırlamadık mı? 0 7682

Akıllı sistemler ve teknoloji günlük hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da iletişimi zorlaştırabiliyor. Doğanın insanoğlundan intikam aldığı sık sık zikredilen bir dönemdeyken doğanın bu intikamı biraz da çocuklar için aldığını düşünüyorum. Bizler çocukluğumuzda güçlü bir iletişim kurup, beraber oyunlar oynayarak büyüdüğümüz için günümüz çocuklarının daha izole hayatlarına ister istemez çok üzülüyoruz.

Ama onlara bu geleceği biraz da bizler hazırlamadık mı?

Dünyanın hızlı gelişimi baş döndüren bir hıza ulaştığında çocuklarımızın gelişimine eskisi kadar özen gösteremez olduk. Hayatın olağan akışına kapıldığımız için çocuklarımızın sosyal düzendeki içtenliğine eskisi kadar eğilemedik. Toplumsal olarak teknolojik gelişmenin hızını yakalarken evlatlarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerinin, bireyin yetişkin rolüne hazırlandığı, kimliğini oluşturmaya başladığı çok önemli bir dönem olmakla birlikte, önemli ruhsal hastalıkların ortaya çıkma riskini de barındıran bir süreç olduğunu unutmamalıyız.

Bir taraftan da çocuklarda ve gençlerde depresyon korkutucu bir hızla artmaktadır. Yakın zamanlarda okuduğum bir makalede yazan bir notu sizlerle paylaşmak istiyorum sevgili okurlar; “Major depresyon görülme sıklığı çocuklukta yüzde 1,7 iken ergenlik öncesi yüzde 3’e, ergenlikle birlikte ise yüzde 5’e yükselmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, 10-19 yaşlarındaki çocuk ve gençlerde hastalıklara sebep olan ve fiziksel yetileri kısıtlayan en önemli etkenlerden biridir.”

Bu tespiti okuduğumda ne kadar risk altında olduğumuzu fark ettim. Aslında risk altında olan sadece bugünün çocukları değil, geleceğin büyükleri ve dünyanın geleceği. Evet, belki çocuklarınızı teknolojiden yüzde yüz uzak tutamazsınız, sizin için artık imkansıza yakın bir noktadadır. Ama bağımlılık ve aşırı düşkünlük gözlemlediğiniz de profesyonel destek almakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Veli Sarıtoprak

TÜSİAV Yönetim Kurulu Başkanı

EMEĞİN RENGİ EBRU’YLA HAYAT BULDU 0 15454

Kültür ve sanatın emeğe aktarılmasında önemli bir görev üstlenen HAK-İŞ Konfederasyonu, bu yıl bir ilke imza atarak, geleneksel sanatların önemli dallarından birisi olan ve UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Ebru sanatı eğitimleri düzenleyerek HAK-İŞ üyelerini ve ailelerini ebru sanatıyla tanıştırdı.

HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Ebru Buluşması: Emek Bağlamında Ebru Sanatında Telif Hakları Projesi eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen “Emeğin Renkleri: Ebru” programının ikinci gününe, HAK-İŞ Kültür Sanat Komitesi Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı ve Somut olmayan Kültürel Miras Sanatçısı Sanem Arıkan, ebru sanatı ustası hocalar, üyelerimiz, eşleri ve çocukları katıldı

“Ebru Sanatına Emek Penceresinden Bakıyoruz”

Eğitim programının ikinci gününde bir açılış konuşması gerçekleştiren HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitesi Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, “HAK-İŞ Konfederasyonu Kültür-Sanat Komitesi olarak bu yıl bir ilki gerçekleştiriyor, geleneksel sanatların en önemli dallarından birisi olan ve UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Ebru sanatına emek penceresinden bakıyoruz. Dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını nedeniyle ebru eğitimlerimizi gerçekleştirirken maske, eldiven ve sosyal mesafe kuralına dikkat ediyor, ebru çalışmalarımızı birbirimizin sağlığını koruyarak gerçekleştiriyoruz. Mesafelerimiz uzak olsa da ebrunun bir gönül işi olduğunu, ebru ustalarının da gönüllü yok oluşun temsilcisi olduğunu biliyor, çalışmalarımızı bu ruhla gerçekleştiriyoruz. Ebruyla birlikte aynı zamanda bir gönül işini de icra etmiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

“Ebrunun Her Bir Damlasındaki Emeğe Yakından Şahit Olduk”

Odabaşı, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın katkılarıyla bu yıl ilk defa gerçekleştirdiğimiz Ebru projesiyle kültür ve sanatla sendika hareketin içselleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına öncülük ediyoruz. Ebru sanatındaki emeği görmek amacıyla projemize başladık. Bu süreçte ebru sanatındaki emeği yakından görme fırsatı bulduk. Ebru sanatının her bir damlasında binbir emek olduğuna yakından şahit olduk. Ebru sanatında kullanılan malzemelerin hazırlanmasından ebru sanatının icra edilmesine kadar geçen süreçteki binbir emeği gördük. Ebru ustalarının emeğini daha iyi anladık. O yüzden her bir ebru eserinin ne kadar kıymetli olduğunu anlamış olduk” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı ve Somut olmayan Kültürel Miras Sanatçısı Sanem Arıkan, HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından başlatılan Uluslararası Ebru Buluşması: Emek Bağlamında Ebru Sanatında Telif Hakları Projesi eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen “Emeğin Renkleri: Ebru” programının ikinci gününde de aynı heyecan ve duygularla eğitimlerin gerçekleştirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Arıkan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun ebru eğitimlerini düzenlemesiyle kültür ve sanata verdiği değerin bir kere daha ortaya çıktığını söyledi.