“Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre 13’üncü sıradayız” 0 75035

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre ise 13’üncü sırada yer alıyoruz. İhracatımız, Ekim ayı itibarıyla yıllık 167 milyar dolara yaklaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

3 Kasım tarihi itibarıyla AK Parti iktidarının 16. yılını geride bırakıp, 17. yıla girdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yılda yapılan 14 seçimde seçmenlerden “durmak yok yola devam” mesajı aldıklarını ifade etti. Bu dönemin en önemli özelliğinin, millî iradenin, demokrasini, milletin kararına saygının tam hâkimiyetinin tesis edilmiş olması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ülkemize ve milletimize kazandırdığımız hizmetlerin kısa bir icmalini yaptığımızda, bu teveccühün boşa olmadığını daha iyi görüyoruz” diyerek iktidara geldikten sonra eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaştırma, ekonomi, sanayi, sosyal yardımlar, yurt dışı hizmetler konularında geçmişten bugüne yapılanları sıraladı.

“ÖĞRENCİLERİN GÖNÜLLERİNİ DE DOYURACAK BİR TALİM TERBİYE SİSTEMİ KURMANIN ÇABASI İÇİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin altyapısıyla ilgili eksikleri, mazeretleri, talepleri ortadan kaldırmaya yönelik çok büyük bir hamle başlattıklarını kaydetti. Eğitime ayrılan kamu kaynağını üniversiteler dâhil 10 milyar liradan 120,2 milyar liraya çıkartarak, bütçede ilk sıraya yükselttiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan hizmetlerin, bir lütuf değil sadece milletin emanetini sahibine teslim etmek olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde enerjilerini kalitenin yükseltilmesine teksif ederek, öğrencilerin zihniyle birlikte gönüllerini doyuracak bir talim terbiye sistemini kurmanın çabası içinde olacaklarını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında sağlık alanında kendi dönemlerinde yapılan hizmetlere değindi. “Sağlık ülkemizde en büyük reformları gerçekleştirdiğimiz alanların başında geliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan pek çok hizmete ilaveten şehir hastaneleriyle bu alanda bir çığır açtıklarını ifade ederek, toplamda 44 bin 400 yatak kapasitesine ulaşarak, sağlık hizmetlerinde vatandaşları bir üst sınıfa taşıyacaklarını dile getirdi.

“TEMEL KANUNLARI GÜNÜN İHTİYAÇLARINA UYGUN ŞEKİLDE YENİLEDİK”

Konuşmasında adalet hizmetlerinin kalitesi ve güven düzeyinin bir ülke halkının devletine olan bağlılığının temel kriterlerinden biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte darbecilerin, vesayet güçlerinin altında en çok ezilen, zarar gören kurumların başında adalet sisteminin geldiğini ifade etti. Adalet teşkilatının vatandaşlara en iyi hizmeti verebilmesini temin etmek için, pek çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel kanunları günün ihtiyaçlarına uygun şekilde baştan sona yenilediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet konusunun önceliklerinin başında yer almaya devam ettiğini belirterek, terör örgütleriyle, çetelerle, uyuşturucu tüccarlarıyla, asayişi bozmaya yönelik her türlü eylemle mücadelede, tarihinin en başarılı neticelerini kendilerinin döneminde alındığına dikkat çekti. Terör örgütlerine ülke sınırları dâhilinde ve haricinde vurulan darbelerle milletin huzur içinde hayatını sürdürmekte olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin beslediği, büyüttüğü, üzerimize saldığı ne kadar örgüt varsa hepsini tepeledik, tepeliyoruz, tepeleyeceğiz” dedi.

“İSTANBUL HAVALİMANI İLE ULAŞTIRMADAKİ GÜCÜMÜZÜ İLERİ SEVİYEYE ÇIKARDIK”

Konuşmasının devamında, ulaştırmanın AK Parti’nin en başarılı hizmet alanlarından biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda yapılan yatırım ve hizmetlerden örnekler paylaştı. Marmaray, Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Çankırı Ilgaz Tüneli, Malatya Erkenek Tüneli, Artvin Cankurtaran Tüneli, Rize Ovit Tüneli, İzmir Sabuncubeli Tüneli, Adıyaman Nissibi Köprüsü, Elazığ Ağın Köprüsü gibi yüzlerce dev eseri ülkeye kazandırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi Yüksek Hızlı Tren hatlarıyla donattıklarını belirtti.

Hava yollarında kat edilen mesafenin iftihar vesilesi hizmetlerden biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı’nda ilk etabının resmî açılışı yapılan, yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli İstanbul Havalimanı sayesinde bu sektördeki gücü ve kapasiteyi çok daha ileri bir seviyeye çıkarttıklarını vurguladı.

“İHRACATIMIZ, EKİM AYI İTİBARIYLA YILLIK 167 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI”

Ekonomi alanında gerçekleştirilen hamlelerle, kişi başına düşen millî gelirin 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara yükseldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre ise 13’üncü sırada yer alıyoruz. İhracatımız, Ekim ayı itibarıyla yıllık 167 milyar dolara yaklaştı” dedi. Kamu borç stokunun millî gelire oranını yüzde 60’tan, son dönemdeki tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 9’a düşürmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiklerinde 23 buçuk milyar dolar olan IMF borcunu 2013 yılında sıfırladıklarını hatırlattı.

Konuşmasının devamında, tarım kesimine verilen destek ödemelerini yıllık 1,9 milyar liradan 15 milyar liraya çıkardıklarını, orman varlığını 1,5 milyon hektar artırarak bu konuda dünyadaki nadir ülkelerin arasına girdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin iftihar projesi olan GAP’ı özel bir eylem planıyla bitme aşamasına hamdolsun getirdik. Ilısu ve Silvan barajlarının tamamlanmasıyla GAP projesi zirveye ulaşacaktır” diye konuştu.

“SAVUNMA SANAYİİ, BÜYÜK İLERLEME SAĞLADIĞIMIZ STRATEJİK ALANLARIN BAŞINDA GELİYOR”

Sanayi sektöründe; emeğiyle ve birikimiyle üreten, istihdam ortaya çıkartan, kalkınmaya, gelişmeye katkı veren herkese yönelik destek programlarını hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinin AK Parti döneminde en büyük ilerlemenin sağlandığı stratejik alanların başında geldiğine dikkat çekti. “Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada büyük mücadeleler verdiği bir süreçte savunma sanayindeki yerlilik oranını yüzde 20’den, yüzde 65’e çıkarmış olmamızın çok hayati katkılarını gördük” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopterlerden zırhlı araçlara, insansız hava araçlarından uçaklara, gemiler ve denizaltılardan uydulara, füzelerden elektronik haberleşme sistemlerine kadar her alanda savunma sanayi atılımlarının kesintisiz devam ettiğini bildirdi.

Sosyal yardımları ülke zenginliğini toplumun tüm kesimlerine yayma aracı olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimsesiz çocuğundan yaşlısına, kadınından engellisine, genç kızından madde bağımlısına, terör mağdurlarından romanlarımıza kadar toplumun her kesimini kucaklayan bir sosyal yardım politikası uyguluyoruz. İşte bu anlayışla, iktidara geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım ödemelerini, bu yıl itibarıyla 38 milyar liraya yükselttik” dedi.

Yurt dışı hizmetlerini de Dışişleri Bakanlığı, TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı gibi kurumlar aracılığıyla çok ileri bir noktaya taşıdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete verdikleri sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendileri bu icraatları yaparken, ülkedeki siyaset anlayışının Türkiye’nin geldiği seviyeyle çok da orantılı bir gelişme gösteremediğinin altını çizerek, “Ana muhalefet partisinin gerçekten çapsız, gerçekten kalitesiz, gerçekten kifayetsiz, gerçekten içi de altı da boş siyaset tarzı ülkemizin en büyük handikabıdır” değerlendirmesini yaptı. Demokrasiyi etkili bir muhalefetin güçlendireceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi karşılarındaki muhalefetin durumu yüzünden ülke ve millet adına üzüntü duyduklarını ifade etti.

“İRAN’A YÖNELİK YAPTIRIMLAR DÜNYANIN DENGESİNİ BOZUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM grup konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin sorusu üzerine İran’a yönelik yaptırımlar konusunda değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yaptırımlar konusunda her şey A’dan Z’ye net değil ama biz doğrusu bu yaptırımları doğru bulmuyoruz. Çünkü bize göre bütün bu yaptırımlar dünyanın dengesini bozmaya yönelik adımlardır. Bunlar uluslararası hukuka da diplomasiye de aykırı. Artık dünya, barışa dayalı süreci yaşamak istiyor. Yani emperyal bir dünyada, emperyalist baskılarla yaşamak istemiyoruz. İnsanların bu noktada çok daha huzurlu, barış ve güven içerisinde yaşadıkları bir dünya istiyoruz” diye konuştu. Paris’te yapılacak zirvede büyük ihtimalle bu konuların masaya geleceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada da bu konuları görüşme imkânımız olacak diye düşünüyorum” dedi.

“6 aylık süre sonrasında Türkiye’nin bir yol haritası var mı?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptırımlar konusunda bizim duruşumuz hep net olmuştur. Hele hele petrole yönelik konularda biz hep bunu söylemişizdir; bunlar alternatifsiz bir şeydir, dolayısıyla bir yaptırıma kesinlikle uymayız. Biz buradan şu anda 10 milyar metreküp doğal gaz alıyoruz. Biz bu doğal gazı almadığımız zaman, ben vatandaşımı kışın soğuğunda donduracak mıyım? Biz böyle bir şeye uyamayız, kabullenemeyiz” cevabını verdi.

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın isminin geçtiğine ilişkin bir soruyla ilgili olarak, “Sizin bu gönlünüzden geçenleri temenni ediyorum ki takvim içerisinde gideririz. Biraz sabırlı olmakta fayda var” diye konuştu. Bakanlardan belediye başkanı adayı olup olamayacağına ilişkin soru üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darda zorda kaldık mı niye olmasın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’la görüşmesinde Halkbank konusunun yeniden gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine, “Zaten telefon görüşmemizde geldi. Şimdi de tabii ki Hazine ve Maliye Bakanlarımız birbiriyle görüşmelerini devam ettiriyorlar. Olumlu bir yolda, o da devam ediyor” ifadesini kullandı.

ABD ASKERLERİNİN YPG İLE ORTAK DEVRİYESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, ABD ile YPG’nin Münbiç’teki ortak devriyesini hatırlatması üzerine ise “Maalesef. Bunların hepsini belgelerle, her şeyle Paris’te ayrıca görüşeceğiz. Kabul edilebilir bir şey değil, bizim bunları kabul etmemiz mümkün olmayacağı gibi, böyle bir durum kesinlikle sınırda ciddi olumsuzluklara neden olur. Ben inanıyorum ki Sayın Trump’la bunu konuştuğumuzda da herâalde bu konu ile ilgili süreci durduracaklardır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu. “Fırat’ın doğusuna yönelik bir operasyon söz konusu olacak mı?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu kaç kere söyledim, bir gece ansızın gelebiliriz” cevabını verdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ANKARA SON 10 YILIN EN YÜKSEK İHRACAT ARTIŞINI GÖRDÜ 0 4511

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Başkent Ankara’nın son bir yılda 1 milyar dolarlık artışla 7,7 milyar dolar ihracat yaptığını, bu rakamla en fazla ihracat yapan beşinci il olduğunu söyledi. Başkan Allıoğlu Ankara’nın, son 10 yılın en yüksek ihracat artışını sağladığını da bildirdi.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’nin 2018 yılı ihracat verilerini değerlendirdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik sorunlara rağmen ihracatta önemli artış yaşandığını bildiren Başkan Allıoğlu, Başkent Ankara’nın da ihracatını yüksek oranda arttıran iller arasına girerek, aynı zamanda sanayi şehri olduğunu bir kez daha kanıtladığını söyledi. Allıoğlu; 2018 yılında bir önceki yıla göre ihracatını 1 milyar dolar arttıran Ankara’nın, 7,7 milyar dolara ulaşan ihracatıyla İstanbul, Kocaeli, Bursa ve İzmir’den sonra en fazla ihracat yapan beşinci il olduğunu bildirdi.

En Çok İhracatımız ABD, Almanya, Çin…

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, 2018 yılı ihracat verilerine göre Ankara’nın en fazla ihracatı ABD’ye yaptığını da söyledi. Başkent Ankara; ABD’ye geçtiğimiz yıl 699,7 milyon dolarlık ihracat yapsa da, bir önceki yılın gerisinde kaldı. Nezih Allıoğlu 2017 yılında Ankara’nın ABD’ye 713,4 milyon dolar olan ihracatının 2018’de yüzde 1,92’lik kayıpla 699,7 milyon dolara gerilediğini bildirdi. ABD’nin ardından en çok ihracat yapılan ülke ise Almanya oldu. Başkan Allıoğlu, Ankara’nın 2017’de Almanya’ya 616,8 milyon dolar olan ihracatının, 2018 yılında yüzde 11,5’lik artışla 687,7 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. GGYD Başkanı Allıoğlu, Çin’in ise en fazla ihracat yaptığımız üçüncü olduğunu ifade etti. 2017 yılında Çin’e 568,3 milyon dolar ihracat yapan Ankara, bir yılda yüzde 15,9’luk artışla bu rakamı 2018’de 658,8 milyon dolara çıkardı.

Kimyevi Maddeler, Otomotiv, Makine, Savunma…

GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu, Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı sektörlerin başında ise kimyevi maddeler ve mamüllerinin geldiğini söyledi.  Allıoğlu, 2018’de bu sektörde bir önceki yıla oranla yüzde 16,2’lik artışla 1,2 milyar dolarlık ihracat yapan Ankara’nın, ikinci en fazla ihracatı ise otomotiv endüstirisi sektöründe yaptığını bildirdi. Ankara’nın 2017’de bu sektörde 906,4 milyon dolar olan ihracatı 2018’de yüzde 27,09’luk artışla 1.152 milyar dolara çıktı. Başkent’in geçen bir yılda ihracatını arttırdığı bir diğer sektör ise makine ve aksamları oldu. Başkan Allıoğlu, bir önceki yıl 943.2 milyon dolarlık ihracatın yapıldığı bu sektörde 2018’de yüzde 20,2’lik artışla ihracat rakamının 1.133 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Ankara, savunma ve havacılık sanayinde lider olduğunu da son ihracat rakamlarıyla bir kez daha gösterdi. GGYD Başkanı Allıoğlu, 2017’de bu sektördeki ihracatı 748,9 milyon dolar olan Ankara’nın, son bir yılda yüzde 29,4’lük artışla ihracatını 969,3 milyon dolara çıkardığını bildirdi.

Son 10 Yılın En Yüksek Artışı

GGYD Başkanı Nezih Allıoğlu TİM’in geçmişe dönük ihracat verilerine bakıldığında ise Ankara’nın, son 10 yılın en fazla ihracatını gerçekleştirdiğini bildirdi. Allıoğlu, şöyle devam etti: “2009 yılında 4,5 milyar dolar, 2010 ‘da 5,1 milyar dolar, 2011’de 5,9 milyar dolar, 2012’de 6,5 milyar dolar, 2013’de 7,2 milyar dolar, 2014 ‘te 7,5 milyar dolar, 2015’te 6,7 milyar dolar, 2016’da 6,2 milyar dolar, 2017’de ise 6,5 milyar dolarlık ihracat yapan şehrimiz, 10 yıl aradan sonra ilk kez yıllık ihracatını 1 milyar dolardan fazla arttırarak 2018’de toplam 7,6 milyar dolarlık bir hacme ulaşmıştır. Ankara, sanayideki gelişimini sürdürmekte, ihracatçımız içinde bulunduğu koşullara rağmen üretimden vazgeçmeden yolunda ilerlemektedir. İhracatçımıza minnettarız, önümüzdeki dönemden çok daha umutluyuz…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BMC Gelecek 50 Yıl Buluşması” programına katıldı 0 75006

“Türkiye, askerî kapasitesi, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorundadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Karasu’da BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün temel atma programına katıldı. Canlı bağlantıyla İzmir’de modernize edilen BMC fabrikasının açılışını ve İstanbul Teknik Üniversitesi test laboratuvarında Türkiye’nin ilk yerli 600 beygir gücündeki motorunun test çalıştırmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından BMC’nin düzenlediği “BMC Gelecek 50 Yıl” programının hayırlara vesile olması dileğiyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımla Türkiye, Sakarya ve gelecek adına tarihî nitelikte adımlar atıldığına dikkati çekti.

“TESİS FAALİYETE GEÇTİĞİNDE 10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiini bir üst lige taşıyacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün birinci kısmının temel atma törenini icra edildiğini belirterek, 222 hektar alan üzerine kurulan tesiste tank, zırhlı araç ve askerî kamyon, ticari araç, motor, hızlı tren ve metro fabrikaları gibi pek çok üretim hattının bulunduğuna işaret etti.

Toplam yatırım büyüklüğü 500 milyon dolara ulaşacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün tüm etaplarıyla faaliyete geçtiğinde 10 bin kişiye istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin Türkiye ekonomisine senelik 5 milyar dolar katma değer oluşturmasını beklediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler ‘Türkiye battı, bitti, yatırımlar durdu, üretim durdu’. Hepsine inat yatırımlar da devam ediyor, üretimler de devam ediyor. Bu ülkeyi hazmedemeyenler bu ülkenin duruşuna katlanamayanlar isteseniz de istemeseniz de bu millet, bu ülke dimdik ayaktadır, dimdik ayakta olarak yoluna devam edecektir” dedi.

KATARLI KARDEŞLERİMİZİN ÜLKEMİZLE SERGİLEDİĞİ DAYANIŞMAYI UNUTMAYACAĞIZ”

BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün hayata geçirilmesinde öncülük eden herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede Türkiye-Katar ortaklığı bulunduğunu anımsatarak, Katar Emiri Şeyh Temim’e de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz darbe girişiminden Ağustos ayında yaşanan kur saldırılarına kadar hemen her konuda Katarlı kardeşlerimizin ülkemizle sergilediği dayanışmayı asla unutmadık, unutmayacağız. Nasıl Türkiye, belli güçlerin Katar’ı kuşatma teşebbüsleri karşısında kara gün dostluğunu göstermişse, Katar da ülkemizin karşılaştığı tüm kritik süreçlerde kadirşinaslığını ispatlamıştır” dedi.

Bundan sonra da savunma sanayinden ticarete, turizmden enerjiye kadar Türkiye-Katar iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur.”

TÜRKİYE KENDİ VATANDAŞLARI YANINDA MAZLUM VE MAĞDURLAR İÇİN BİR EMAN YURDUDUR”

Sadece kardeş ve akraba topluluklar değil; beş asır önce İspanya’daki katliamdan kaçan Musevilerin de engizisyondan kaçan Hristiyanların da Nazi baskısından kaçan kimi Almanların da aradıkları emniyet, huzur ve güveni Türk topraklarında bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kendi vatandaşları yanında mazlum ve mağdurlar için bir ‘eman yurdu’ olmasının temel sebebi, hiç şüphesiz öncelikle milletimizin alicenaplığı ve yüce gönüllüğüdür. Mensubu olmakla iftihar ettiğimiz bu millet, paylaşmanın bereketine, dayanışmanın önemine inanan, iman eden bir millettir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin muhacire ensar olmayı, mazlumlara sahip çıkmayı, alan el olmaktansa veren el olmayı şeref payesi gören bir millet olduğunu dile getirerek, 3.5 milyon Suriyeli muhacire kapısını açan Türk milletinin, ensarın ne, muhacirin ne olduğunu çok iyi bilen bir millet olduğunu da sözlerine ekledi.

Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askerî bakımdan güçlü olduğu dönemlerde, Açe’den Habeşistan’a, Kırım’dan Nijerya’ya, Kafkaslara kadar çok geniş bir coğrafyada güvenlik ve istikrarın teminatı olduğunu vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem sınırları 22 milyon kilometrekareye ulaşan Osmanlı Devleti’nin sağladığı adalet şemsiyesi altında farklı ırklar, farklı kültürler, diller ve dinlerin yüzyıllarca barış içerisinde yaşadığını çok iyi bildiklerini aktardı.

SİLAH, MÜHİMMAT VE ASKERÎ TEÇHİZAT BAKIMINDAN DIŞA BAĞIMLILIĞIN ACISINI ÇOK ÇEKTİK”

Türkiye’nin savunma sanayini geri plana itme lüksü bulunmadığını, Türkiye’nin askerî kapasitesiyle, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millîlik oranı yüzde 20’lerde olan savunma sanayini yüzde 68 oranında millî hâle getirdiklerini, bunu da yeterli bulmayarak, bu oranı daha da artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Türkiye’nin silah, mühimmat ve askerî teçhizat bakımından dışa bağımlılığın acısını çok çektiğini, son olarak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda bunun acısının yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Stratejik ortaklarımız bizi yarı yolda bıraktılar. Muhabere askerde çok çok önemlidir. Muhabere sistemlerimiz çöktü. Stratejik ortaklarımız telsizlerimizi susturdular. Ama şimdi biz onlardan kurtulduk, artık kendi telsimizi kendimiz yapıyoruz. Onlara ihtiyacımız yok. Türkiye, Kıbrıs Türk’ünün Rum çeteler eliyle soykırıma uğramasına engel olduğu için bizzat müttefikleri tarafından cezalandırılmıştır. Şimdi de aynı oyunlar oynanıyor. Nerede? Suriye’de. Fakat şimdi bu oyunları oynayanlar şunu bilmeli ki kullandıkları enstrümanlar, insan olarak söylüyorum, yanlış enstrüman. Bu yanlış enstrümanlar onları aldatıyor ama bizi aldatamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç yıl boyunca, parasını peşin ödediği uçakları teslim alamadığı, bakım ve onarımları için gönderilen uçakları geri alamadığı dönemler yaşadığını anımsatarak, Türkiye’nin üç yıllık dönemde, milyarlarca dolarlık müttefik silahlarıyla donattığı ordusuna yedek parça dahi sağlayamadığı günler yaşadığını kaydetti.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YAŞADIĞI SIKINTILARIN GERİSİNDE TUZAKLAR, DAYATMALAR VE GAFLETLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde insansız hava araçları konusunu dönemin ABD başkanı ile görüştüğünü hatırlatarak, “Maalesef Kongre izin vermedi’ dedi. En sonunda zorla bize kiralama yöntemiyle böyle bir yol denendi O da sağlıklı çalışmadı. İstihbaratta bile aynı durumlara düştük. Biz stratejik ortağız… Stratejik ortak olarak bize bu destek verilmezken, stratejik ortaklığın ötesinde farklı ortaklıkları olan ülkelere çok farklı destekler verdiler” diye konuştu.

Türkiye’ye yönelik destek için öne sürülen şartlar arasında afyon ve kenevir ekimiyle ilgili kısıtlamaların yer almasının da konunun farklı boyutlarının görülmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye bir zamanlar afyon ekimini yasaklayanların kendi ülkelerinde afyon ektiğine dikkat çekti. İlgili bakanlıklara gerekli talimatları verdiğini ve Türkiye’de kenevir ekimi sürecinin başlatılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin bugün ilaçtan savunma sanayine kadar neredeyse her alanda yaşadığı sıkıntıların gerisinde, gizli-açık tuzaklar, dayatmalar, gafletler bulunduğuna işaret etti.

“SAVUNMA SANAYİNDE DIŞA BAĞIMLILIK ORANIMIZI YÜZDE 35’LER SEVİYESİNE DÜŞÜRDÜK”

“Bilhassa savunma sanayii alanında caydırıcılığımız mutlaka çok yüksek olmak durumundadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, savunma sanayii başta olmak üzere tüm kritik alanlarda, sadece kendisine yeterli olmakla kalmayıp, tüm dostlarının ihtiyaçlarını da karşılayabilecek düzeye gelmek mecburiyetindir. Nitekim attığımız adımlar sayesinde 2002 yılında yüzde 80’lere bulan dışa bağımlılık oranımızı yüzde 35’ler seviyesine düşürdük.”

Türk savunma sanayii şirketlerinin yurt dışına, zırhlı araçlar, hava savunma sistemleri, roket sistemleri, simülatörler, sahil güvenlik gemileri, haberleşme, komuta kontrol sistemleri ve yazılımları ihraç ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarının kamu imkânları ile özel sektörün tecrübe ve dinamizminin birleşmesiyle ortaya çıktığını da kaydetti.

Pakistan ile MİLGEM gemilerinin ihracatına yönelik 1,5 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandığı, Ukrayna ile altı tane İHA’nın satışına dair mutabakata varıldığı bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmiş ülkelerin hiçbirinin ürünün yüzde yüz üretimini kendisi yapmadığını, birçok farklı ülkeden farklı parça tedarik ettiğini ve F-35 uçaklarının belli parçalarının Türkiye’den gönderildiğini de sözlerine ekledi.

Sakarya’daki Birinci Ana Bakım Fabrikası’na ilişkin çalışma hakkında da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “19 Aralık’taki Cumhurbaşkanlığı Kararımızın ardından belli bazı kesimler, bu konuyu hemen istismar etmeye başladı. Türk Savunma Sanayinin temellerini atan merhum Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil gibi vatan-millet âşıklarının millî projelerini sabote edenler, şimdi aynı tavrı bizlere, bizim çalışmalarımıza karşı sergiliyorlar. Ülkemizin savunma sanayini on yıllardır bir avuç yabancıya mahkûm edenler, şimdi çıkmışlar utanmadan bizim politikalarımızı eleştiriyorlar.”

“SEKA ÖZELLEŞTİRİLMESİNDE İŞÇİLER MAĞDUR EDİLMEDİ”

Ana muhalefetin ülkeyle ilgili hayati konulardaki tutumunu da eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu provokasyonun başını da Türkiye’deki adı ana muhalefet ama ana muhalefetten başka ne derseniz var. Başını CHP çekiyor. Terör örgütleriyle ‘simbiyotik’” ilişki geliştiren, aynı kaynaklardan beslenen CHP’den, ülkemizin ve milletimizin menfaatine olan böylesi bir meselede elbette yerli ve millî bir tavır beklemiyoruz. 24 Haziran seçimlerindeki yegâne başarısı, bölücü örgütün siyasi uzantılarını Meclis’e taşımak olan bir parti, zaten başka türlü hareket edemez” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin SEKA kâğıt fabrikalarının özelleştirilmesine de karşı çıktığını anımsatarak, özelleştirme sonrasında hiçbir işçinin mağdur edilmediğini, işçilerin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde istihdam edildiğini, fabrikaların belli alanlarının müzeye dönüştürüldüğünü, bazı alanlarının da yeşil alan olarak vatandaşın kullanımına açıldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arifiye’deki mevcut personelin tasfiyesi, işinden, aşından, ekmeğinden edilmesi de asla söz konusu değildir. Burada çalışan kardeşlerimizin özlük haklarında herhangi bir eksilme olmayacaktır” dedi.

Aldıkları kararın fabrikanın verimliliğini, üretkenliğini, teknolojisini artırmak amacında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira orada yapılacak işler fabrika arazisindeki her türlü taşınmazın, üretim, bakım ve onarımda kullanılan her türlü teçhizatın mülkiyeti devlet aittir ve öyle kalacaktır” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki fabrikaya yönelik kararın “özelleştirme” değil, işletme hakkının belli şartlar, belli süreler, belli kısıtlamalar dâhilinde BMC’ye devredilmesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün Sakarya ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Vatanımızın bağımsızlığı uğrunda gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden hayatta olanlara Rabbimden sağlık ve afiyet niyaz ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.