“Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre 13’üncü sıradayız” “Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre 13’üncü sıradayız” için yorumlar kapalı 75420

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre ise 13’üncü sırada yer alıyoruz. İhracatımız, Ekim ayı itibarıyla yıllık 167 milyar dolara yaklaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

3 Kasım tarihi itibarıyla AK Parti iktidarının 16. yılını geride bırakıp, 17. yıla girdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yılda yapılan 14 seçimde seçmenlerden “durmak yok yola devam” mesajı aldıklarını ifade etti. Bu dönemin en önemli özelliğinin, millî iradenin, demokrasini, milletin kararına saygının tam hâkimiyetinin tesis edilmiş olması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ülkemize ve milletimize kazandırdığımız hizmetlerin kısa bir icmalini yaptığımızda, bu teveccühün boşa olmadığını daha iyi görüyoruz” diyerek iktidara geldikten sonra eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaştırma, ekonomi, sanayi, sosyal yardımlar, yurt dışı hizmetler konularında geçmişten bugüne yapılanları sıraladı.

“ÖĞRENCİLERİN GÖNÜLLERİNİ DE DOYURACAK BİR TALİM TERBİYE SİSTEMİ KURMANIN ÇABASI İÇİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin altyapısıyla ilgili eksikleri, mazeretleri, talepleri ortadan kaldırmaya yönelik çok büyük bir hamle başlattıklarını kaydetti. Eğitime ayrılan kamu kaynağını üniversiteler dâhil 10 milyar liradan 120,2 milyar liraya çıkartarak, bütçede ilk sıraya yükselttiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan hizmetlerin, bir lütuf değil sadece milletin emanetini sahibine teslim etmek olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde enerjilerini kalitenin yükseltilmesine teksif ederek, öğrencilerin zihniyle birlikte gönüllerini doyuracak bir talim terbiye sistemini kurmanın çabası içinde olacaklarını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında sağlık alanında kendi dönemlerinde yapılan hizmetlere değindi. “Sağlık ülkemizde en büyük reformları gerçekleştirdiğimiz alanların başında geliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan pek çok hizmete ilaveten şehir hastaneleriyle bu alanda bir çığır açtıklarını ifade ederek, toplamda 44 bin 400 yatak kapasitesine ulaşarak, sağlık hizmetlerinde vatandaşları bir üst sınıfa taşıyacaklarını dile getirdi.

“TEMEL KANUNLARI GÜNÜN İHTİYAÇLARINA UYGUN ŞEKİLDE YENİLEDİK”

Konuşmasında adalet hizmetlerinin kalitesi ve güven düzeyinin bir ülke halkının devletine olan bağlılığının temel kriterlerinden biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte darbecilerin, vesayet güçlerinin altında en çok ezilen, zarar gören kurumların başında adalet sisteminin geldiğini ifade etti. Adalet teşkilatının vatandaşlara en iyi hizmeti verebilmesini temin etmek için, pek çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel kanunları günün ihtiyaçlarına uygun şekilde baştan sona yenilediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet konusunun önceliklerinin başında yer almaya devam ettiğini belirterek, terör örgütleriyle, çetelerle, uyuşturucu tüccarlarıyla, asayişi bozmaya yönelik her türlü eylemle mücadelede, tarihinin en başarılı neticelerini kendilerinin döneminde alındığına dikkat çekti. Terör örgütlerine ülke sınırları dâhilinde ve haricinde vurulan darbelerle milletin huzur içinde hayatını sürdürmekte olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin beslediği, büyüttüğü, üzerimize saldığı ne kadar örgüt varsa hepsini tepeledik, tepeliyoruz, tepeleyeceğiz” dedi.

“İSTANBUL HAVALİMANI İLE ULAŞTIRMADAKİ GÜCÜMÜZÜ İLERİ SEVİYEYE ÇIKARDIK”

Konuşmasının devamında, ulaştırmanın AK Parti’nin en başarılı hizmet alanlarından biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda yapılan yatırım ve hizmetlerden örnekler paylaştı. Marmaray, Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Çankırı Ilgaz Tüneli, Malatya Erkenek Tüneli, Artvin Cankurtaran Tüneli, Rize Ovit Tüneli, İzmir Sabuncubeli Tüneli, Adıyaman Nissibi Köprüsü, Elazığ Ağın Köprüsü gibi yüzlerce dev eseri ülkeye kazandırdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi Yüksek Hızlı Tren hatlarıyla donattıklarını belirtti.

Hava yollarında kat edilen mesafenin iftihar vesilesi hizmetlerden biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı’nda ilk etabının resmî açılışı yapılan, yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli İstanbul Havalimanı sayesinde bu sektördeki gücü ve kapasiteyi çok daha ileri bir seviyeye çıkarttıklarını vurguladı.

“İHRACATIMIZ, EKİM AYI İTİBARIYLA YILLIK 167 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI”

Ekonomi alanında gerçekleştirilen hamlelerle, kişi başına düşen millî gelirin 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara yükseldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada millî gelir sıralamasında 17’nci, satın alma paritesine göre ise 13’üncü sırada yer alıyoruz. İhracatımız, Ekim ayı itibarıyla yıllık 167 milyar dolara yaklaştı” dedi. Kamu borç stokunun millî gelire oranını yüzde 60’tan, son dönemdeki tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 9’a düşürmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiklerinde 23 buçuk milyar dolar olan IMF borcunu 2013 yılında sıfırladıklarını hatırlattı.

Konuşmasının devamında, tarım kesimine verilen destek ödemelerini yıllık 1,9 milyar liradan 15 milyar liraya çıkardıklarını, orman varlığını 1,5 milyon hektar artırarak bu konuda dünyadaki nadir ülkelerin arasına girdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin iftihar projesi olan GAP’ı özel bir eylem planıyla bitme aşamasına hamdolsun getirdik. Ilısu ve Silvan barajlarının tamamlanmasıyla GAP projesi zirveye ulaşacaktır” diye konuştu.

“SAVUNMA SANAYİİ, BÜYÜK İLERLEME SAĞLADIĞIMIZ STRATEJİK ALANLARIN BAŞINDA GELİYOR”

Sanayi sektöründe; emeğiyle ve birikimiyle üreten, istihdam ortaya çıkartan, kalkınmaya, gelişmeye katkı veren herkese yönelik destek programlarını hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinin AK Parti döneminde en büyük ilerlemenin sağlandığı stratejik alanların başında geldiğine dikkat çekti. “Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada büyük mücadeleler verdiği bir süreçte savunma sanayindeki yerlilik oranını yüzde 20’den, yüzde 65’e çıkarmış olmamızın çok hayati katkılarını gördük” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopterlerden zırhlı araçlara, insansız hava araçlarından uçaklara, gemiler ve denizaltılardan uydulara, füzelerden elektronik haberleşme sistemlerine kadar her alanda savunma sanayi atılımlarının kesintisiz devam ettiğini bildirdi.

Sosyal yardımları ülke zenginliğini toplumun tüm kesimlerine yayma aracı olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimsesiz çocuğundan yaşlısına, kadınından engellisine, genç kızından madde bağımlısına, terör mağdurlarından romanlarımıza kadar toplumun her kesimini kucaklayan bir sosyal yardım politikası uyguluyoruz. İşte bu anlayışla, iktidara geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım ödemelerini, bu yıl itibarıyla 38 milyar liraya yükselttik” dedi.

Yurt dışı hizmetlerini de Dışişleri Bakanlığı, TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı gibi kurumlar aracılığıyla çok ileri bir noktaya taşıdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete verdikleri sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kendileri bu icraatları yaparken, ülkedeki siyaset anlayışının Türkiye’nin geldiği seviyeyle çok da orantılı bir gelişme gösteremediğinin altını çizerek, “Ana muhalefet partisinin gerçekten çapsız, gerçekten kalitesiz, gerçekten kifayetsiz, gerçekten içi de altı da boş siyaset tarzı ülkemizin en büyük handikabıdır” değerlendirmesini yaptı. Demokrasiyi etkili bir muhalefetin güçlendireceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi karşılarındaki muhalefetin durumu yüzünden ülke ve millet adına üzüntü duyduklarını ifade etti.

“İRAN’A YÖNELİK YAPTIRIMLAR DÜNYANIN DENGESİNİ BOZUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM grup konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin sorusu üzerine İran’a yönelik yaptırımlar konusunda değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yaptırımlar konusunda her şey A’dan Z’ye net değil ama biz doğrusu bu yaptırımları doğru bulmuyoruz. Çünkü bize göre bütün bu yaptırımlar dünyanın dengesini bozmaya yönelik adımlardır. Bunlar uluslararası hukuka da diplomasiye de aykırı. Artık dünya, barışa dayalı süreci yaşamak istiyor. Yani emperyal bir dünyada, emperyalist baskılarla yaşamak istemiyoruz. İnsanların bu noktada çok daha huzurlu, barış ve güven içerisinde yaşadıkları bir dünya istiyoruz” diye konuştu. Paris’te yapılacak zirvede büyük ihtimalle bu konuların masaya geleceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada da bu konuları görüşme imkânımız olacak diye düşünüyorum” dedi.

“6 aylık süre sonrasında Türkiye’nin bir yol haritası var mı?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptırımlar konusunda bizim duruşumuz hep net olmuştur. Hele hele petrole yönelik konularda biz hep bunu söylemişizdir; bunlar alternatifsiz bir şeydir, dolayısıyla bir yaptırıma kesinlikle uymayız. Biz buradan şu anda 10 milyar metreküp doğal gaz alıyoruz. Biz bu doğal gazı almadığımız zaman, ben vatandaşımı kışın soğuğunda donduracak mıyım? Biz böyle bir şeye uyamayız, kabullenemeyiz” cevabını verdi.

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın isminin geçtiğine ilişkin bir soruyla ilgili olarak, “Sizin bu gönlünüzden geçenleri temenni ediyorum ki takvim içerisinde gideririz. Biraz sabırlı olmakta fayda var” diye konuştu. Bakanlardan belediye başkanı adayı olup olamayacağına ilişkin soru üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darda zorda kaldık mı niye olmasın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’la görüşmesinde Halkbank konusunun yeniden gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine, “Zaten telefon görüşmemizde geldi. Şimdi de tabii ki Hazine ve Maliye Bakanlarımız birbiriyle görüşmelerini devam ettiriyorlar. Olumlu bir yolda, o da devam ediyor” ifadesini kullandı.

ABD ASKERLERİNİN YPG İLE ORTAK DEVRİYESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, ABD ile YPG’nin Münbiç’teki ortak devriyesini hatırlatması üzerine ise “Maalesef. Bunların hepsini belgelerle, her şeyle Paris’te ayrıca görüşeceğiz. Kabul edilebilir bir şey değil, bizim bunları kabul etmemiz mümkün olmayacağı gibi, böyle bir durum kesinlikle sınırda ciddi olumsuzluklara neden olur. Ben inanıyorum ki Sayın Trump’la bunu konuştuğumuzda da herâalde bu konu ile ilgili süreci durduracaklardır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu. “Fırat’ın doğusuna yönelik bir operasyon söz konusu olacak mı?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu kaç kere söyledim, bir gece ansızın gelebiliriz” cevabını verdi.

Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80785

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87780

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.