“Çalışma hayatındaki kadınlarımız ülkemizin gücüne güç katmış, başarılarıyla yüzümüzü ağartmıştır” “Çalışma hayatındaki kadınlarımız ülkemizin gücüne güç katmış, başarılarıyla yüzümüzü ağartmıştır” için yorumlar kapalı 85327

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Çalışma hayatındaki 9 milyon 122 bin kadınımız, ülkemizin gücüne güç katmış, üretimleriyle, başarılarıyla yüzümüzü ağartmışlardır. Kadınlara sadece iş hayatında adalet sağlamakla kalmadık, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü en ağır şekilde cezalandırma yoluna gittik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’ne katıldı.

Grand Cevahir Otel’de gerçekleştirilen etkinlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“KADINI İŞ HAYATINDAN, ERKEĞİ EVDEN TECRİT EDEN ANLAYIŞ, AİLE KAVRAMINA DARBE VURUR”

Zirvenin konusunun “ailenin güçlendirilmesi” olarak belirlenmesini isabetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadının, ailenin ayrılmaz bir parçası ve lokomotifi; ailenin de kadınla erkeğin ortak sorumluluğunda teşekkül eden ve yaşayan hayati bir müessese olduğunu söyledi.

Sanıldığı gibi ailede ev işlerinin kadına, geçim işlerinin erkeğe yüklenmesi gibi kati bir ayrımın söz konusu olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadını iş hayatından, erkeği de evden tecrit eden bir anlayışın daha en başından aile kavramına darbe vurarak işe başladığını kaydetti.

Aile kurumunun güçlü olmadığı bir toplumun geleceğinin, kadın ve erkek için aynı derecede karanlık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim medeniyetimizde eşlerin birbirine, Rabbimizin emri üzere rahmet, sevgi, saygı, nazarıyla bakma mecburiyeti vardır. Dikkat ederseniz bu yaklaşım, iki taraflı bir ilişki biçimini tarif eder” diye konuştu.

“KÜLTÜR KÖKLERİMİZDE CİNSİYET AYRIMCILIĞI YOKTUR”

İnsanın, cinsiyetinden bağımsız olarak sorumluluklarının olduğunu; erkek ve kadın olarak ise sahip olduğu özelliklere göre mesuliyetlerinin bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Yaradılıştan beri var olan bu hakikatlere rağmen, kadını ve erkeği ısrarla, insan sıfatının üstünde ve ötesinde haklara, yükümlülüklere tabi tutma gayretleri sonradan ortaya çıkmıştır. Her insanı, cinsiyetinden rengine kadar tüm farklılıklarının ötesinde, Allah’ın yarattığı bir varlık olarak gören bir inancın mensupları olarak, kadına ayrımcılık yapmamız zaten mümkün değildir.”

Türk kültürünün köklerinde cinsiyet ayrımcılığının olmadığını; ancak tarihte yaşanmış, Türk kültürüne ve inancına aykırı bazı yanlış uygulamaları da görmezden gelmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat ‘suimisal emsal olmaz’ ilkesi gereği, sadece kötü örneklerden yola çıkarak bir yere varamayız” dedi.

“EKSİKLERİMİZİ KENDİ GERÇEKLERİMİZ İÇİNDE TARTIŞARAK DOĞRUYU BULACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı ülkelerindeki insan, kadın çocuk ve hayvan hakları konusundaki büyük tartışmaların arkasında yaşanmış çok büyük acıların, ihlallerin ve istismarların bulunduğunu, Türkiye’nin tarihinde ise böyle acı kırılmaların bulunmadığını, sahip olunan inanç ve kültürün buna izin vermediğini kaydetti.

Buna rağmen eksiklerin, varsa yanlışların konuşulup tartışılacağını, yanlışların telafi edilmesi için neler yapabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunulacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat bunu yaparken hareket noktamız, kendi tarihimiz ve kendi kültürümüz değil de, bizden çok farklı tecrübelerin yaşandığı Batı dünyası olursa, doğru yere varamayız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dün kadını en bayağısından bir meta olarak kullanan zihniyetin, bugün kadını, yine meta anlayışıyla ama bu defa ‘eşitlik’ ambalajı içinde kullanıyor olması bizim için şaşırtıcı değildir. Türkiye’nin son 200 yılında, her konuda olduğu gibi, kadın hakları meselesinde de sürekli savrulmalar yaşadık. Asırlar boyunca insanları, boyunlarına, ayaklarına, kollarına zincir vurarak kitleler hâlinde mal gibi satan ve çalıştıran, bunlar içinde kadınları ve çocukları daha da aşağılayan bir dünyanın kodları bize ait değildir. Cenneti annelerin ayakları altına seren, kadına ‘sultan’ benzetmesi yapan, onlara güler yüz göstermeyi, şakalaşmayı, yumuşak olmayı, iyi davranmayı tavsiye eden bir medeniyetin böyle bir referansı olamaz. Biz kendi meselelerimizi, kendi eksiklerimizi, kendi hatalarımızı kendi gerçeklerimiz içinde tartışarak doğruyu bulacağız. Ülkemizdeki kadın hareketlerinin pek çoğunun toplumumuzda makes bulmamasının gerisinde, hareket noktalarının yanlış olması yatar.”

“BUGÜN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NDE 104 KADIN MİLLETVEKİLİ BULUNUYOR”

AK Parti’nin en büyük başarılarından birinin, kadına, çocuğa, yaşlıya, engelliye, dezavantajlı diye tarif edilen kesimlere özel önem vermesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kesimlerin her birinin toplumda hak ettikleri yere gelebilmeleri için çok gayret gösterdiklerini ve çok imkân sağladıklarını söyledi.

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, 53’ü AK Partili 104 kadın milletvekili bulunduğunu, üniversitelerde öğretim elemanlarının, mimar ve avukatların yüzde 44’ü kadınlardan oluştuğunu, hâkim ve savcıların yüze 31’inden, diplomatların yüzde 20’den fazlasının kadın olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın oranının öğretmelerde yüzde 56’yı, bankacılarda ise yüzde 51’i bulduğuna dikkat çekti.

Toplam kamu istihdamında kadın oranının yüzde 38’e yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim dönemimizde kadınların istihdama katılma oranı yüzde 28’den yüzde 38’e, istihdamdaki kadın oranı da yüzde 21’den yüzde 30’a yükseldi. Çalışma hayatındaki 9 milyon 122 bin kadınımız, ülkemizin gücüne güç katmış, üretimleriyle, başarılarıyla yüzümüzü ağartmışlardır. Kadınlara sadece iş hayatında adalet sağlamakla kalmadık, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü en ağır şekilde cezalandırma yoluna gittik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, kadınlara yönelik hizmetlerden, reformlardan ve uygulamalardan örnekler verdi. Ortaya koydukları uygulamalarla ailelerin bir arada hayatlarını huzur içinde sürdürmelerini amaçladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyoruz ki, imkânsızlık veya sair sebeplerle ailede yaşanacak huzursuzluktan en çok ve en önce kadınlarımız etkilenecektir. Bu bakımdan aileye verilen her desteği, kadına verilen destek olarak görmenin yanlış olmayacağını düşünüyorum” dedi.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE KADINLA ERKEĞİ HER ANLAMDA EŞİT TUTARAK ELDE EDİLMİŞ BİR ADALET YOKTUR”

Düzenlenen zirvenin adında yer alan adalet kavramına işaret ederek bu kavramın herkese hakkını verme yönüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkese hakkını vermek demek, bir şeyi herkese eşit şekilde dağıtmak veya herkese aynı şekilde davranmak anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Büyükle küçüğün aynı terazide tartılamayacağını, güçlüyle zayıfın aynı yarışa sokulamayacağını, zalimle mazlumun aynı dairede tutulamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Mevlana’nın ‘adalet bir şeyi yerli yerine koymak, zulüm ise bir şeyi olmaması gereken yere yerleştirmektir’ tanımını önemli gördüğünü dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet, her şeyi yerli yerine koymazsak, zulüm yoluna girmiş oluruz. Cinsiyet konusunda da aynı durum geçerlidir. Yaradılıştan gelen fiziki özelliklerini, duygusal farklılıklarını, becerilerini gözetmeden erkeği ve kadını aynı kefeye koyarak adil davranmış olmazsınız. Dikkat ediniz burada kadının eksikliğinden değil, fıtri farklılığından kaynaklanan bir ayrışma söz konusudur. Dünyanın hiçbir yerinde kadınla erkeği her anlamda eşit tutarak elde edilmiş bir adalet yoktur. Önemli olan, her iki cinsin öne çıkan hususlarını en ideal şekilde değerlendirerek bir denge kurabilmek ve hakların adil bir şekilde dağılmasını sağlamaktır. Cinsiyet ve adalet konusunda yapılmış araştırmalarda ve kullanılan ölçeklerde görülen en büyük eksik işte budur. Kadını ve erkeği aynı çizgiden yarışa başlamaya zorlayarak zaten ilk adımıyla adaletsizliğe açılan bir anlayıştan, insanlığın hayrına sonuçlar üretmesini beklemek mümkün gözükmüyor.”

Gerçeklikten kopuk akımların peşinden gitmek yerine, hak merkezli bir yaklaşımla kadın, adalet, aile meselelerini konuşmanın, tartışmanın daha doğru olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de de geçmişte bu yönde yapılmış yanlışların olduğunu, ideolojik tartışmalarda kadının hep bir sembol olarak kullanılmasının kendilerini rahatsız ettiğini kaydetti.

“TÜRKİYE, KADINLARIMIZIN SİYASİ, SOSYAL, EKONOMİK HAKLARI KONUSUNDA ÇOK İLERİ BİR SEVİYEYE ULAŞMIŞTIR”

“Milletimizin değerlerine, kültürüne, tarihine düşmanlıklarını alenen ifade edemeyenler, husumetlerini genç kızlarımızın, eşlerimizin, annelerimizin başörtüleri üzerinden sahaya yansıtmaya çalışmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek parti devrinde başlayıp yakın zamanlara kadar süren bu tartışmaların, Türkiye’ye çok fazla enerji ve zaman kaybettirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Kızlarımızı okula, aile hayatına, iş hayatına, sosyal ve siyasi hayata kazandırmaya çalışmak yerine, başörtülerini bahane ederek kamudan dışlamaya yönelenler, milletimizden hak ettikleri cevabı hep almışlardır. Hamdolsun bugün Türkiye, o günleri geride bırakmanın verdiği güçle, her alanda olduğu gibi, kadınlarımızın siyasi, sosyal, ekonomik hakları konusunda da çok ileri bir seviyeye ulaşmıştır.”

Önümüzdeki dönemde, kadınların adalet taleplerine hep birlikte daha güçlü cevaplar üreteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, 3. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nin başarılı geçmesi temennisinde bulunarak ve zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek tamamladı.

Zirveye; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, KADEM Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu, KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM üyeleri, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda bakan, akademisyen, araştırmacı, gazeteci ile iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı.

Açılışta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; KADEM Başkanı Gümrükçüoğlu, derneğin “Sığınmacı Kadınların Gözüyle İstanbul” isimli fotoğraf albümünü, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk da tablo hediye etti.

Previous ArticleNext Article

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23441

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan TİM Genel Kurulu’nda Konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan TİM Genel Kurulu’nda Konuştu için yorumlar kapalı 87010

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknolojiyi ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wyndham Grand Levent Oteli’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, ödülleri kazanan sektör birincilerini ve en yüksek ihracat yapan firmalar ile temsilcilerini tebrik ederek başladı.

“Yol, mücadele, dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, olmayı sürdüreceğim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kader arkadaşlığının en somut örneğini tüm dünyayı kasıp kavuran salgın döneminde hep birlikte yaşadıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçıların bu sıkıntılı dönemde nasıl alın teri döktüklerinin, her türlü riski alarak ülkeden ülkeye nasıl koşturduklarının, ortaya koydukları gayretin yakın şahidi olduğunu dile getirerek, “Kendisi de ticaretten gelen birisi olarak bu işlerin öyle oturduğu yerden ahkâm kesmekle gerçekleşmeyeceğini, azim, gayret, kabiliyet, özveri, kararlılık gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Biraz sonra bir çırpıda ifade edeceğimiz rakamların her kuruşunun, her sentinin nasıl kazanıldığının, bunun için hangi mücadelelerin verildiğinin, hangi emeklerin sarf edildiğinin takdirini ancak bunun derdiyle dertlenen yapabilir” diye konuştu.

“İHRACAT BAŞARIMIZ ÜLKEMİZ EKONOMİSİNİN YÜKSELEN GÜCÜNÜN SEMBOLÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ülkenin ekonomisinin güçlenmesiyle diğer alanlarda hangi imkânlarla hangi hareket alanlarına kavuştuğunun gayet iyi farkında olduklarına işaret ederek, şunları kaydetti: “Bunun için de yaptığınız işi sadece para kazanmak olarak görmüyorum. Günümüzde artık ticaret sadece mal alıp, satmaktan ibaret bir hadise olmanın ötesinde misyonlara sahiptir. İhracatçılarımız gittikleri ülkelerde ticaretimizle beraber kültürel ve sosyal ilişkilerimizin de en önemli temsilcileridir. Sizler bu ülkenin ihracatçı sıfatı taşıyan uç beylerisiniz, elçilerisiniz, yeri geldiğinde serdengeçtilerisiniz. Rabbim hepinizden razı olsun.

Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 95 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde somutlaşan ihracat başarımız ülkemiz ekonomisinin yükselen gücünün, artan itibarının, genişleyen etki alanının da sembolüdür. Nitekim sizlerin 5G diye ifade ettiği güçlü alt yapı, güçlü insan kaynağı, güçlü ihracat, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye başlıkları bizim 2023 hedeflerimizin de özeti mahiyetindedir. Hatta biz biraz daha kısaltarak bu hedefleri ve daha fazlasını ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ başlığı altında topluyoruz.”

“İHRACATTAKİ BAŞARILARIMIZ MİLLÎ MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ HÂLİNE GELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracattaki başarılarımız artık millî motivasyon kaynağımız hâline geldi. Ülkemizin küresel fırsatları değerlendirme, tehditlere meydan okuma, hedeflerine bağlılığı, özellikle bu konudaki en önemli göstergelerden biri de ihracatımızdır” şeklinde konuştu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde temsil edilen iş dünyasının son 12 ayın 10’unu rekorlar kıran bir başarıyla kapatarak bu güvenin ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık Türkiye dünya ihracatında yüzde 1 pay seviyesine ulaşarak kritik eşiği yakaladı. Küresel İnovasyon Endeksi’nde sürekli yukarı çıkması bu başarının tesadüf değil, samimi ve yoğun bir gayretin eseri olduğunu açıkça gösteriyor. Gençlerimizin girişimciliğe yönelmelerinde dünyaya bu gözle bakarak vizyonlarını genişletmelerinde, donanımlarını güçlendirmelerinde, cesaretlerini artırmalarında ihracatçılarımızın büyük katkısı var. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknoloji ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür. İşte bunun için ihracatçı sayımızı önce 150 bine, ardından 300 bine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu şekilde son 20 yılda aylık ortalama yaklaşık 3 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkardığımız ihracatımızı ve ihracatçı sayımızı yeniden aynı oranlarda artırabiliriz. İhracatımız içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payının, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayısının, firma başına düşen istihdam rakamının, her geçen yıl artması doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor.”

“KİMSE BİZİ HEDEFLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEKTEN ALIKOYAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ilk bin ihracatçı firma arasına 50 farklı ilden temsilcinin girmesinin artık ihracatın ülke geneline köklü ve kalıcı bir şekilde yayıldığının işareti olduğunu kaydetti. Bu tabloların şekillenmesinde ve bugünkü seviyeye ulaşmasında TİM’in büyük katkıları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin kalkınması, milletin refahı için çalışan iş insanları ürettikçe, ihraç ettikçe, istihdam sağladıkça hep birlikte gelecekte çok daha güvenle bakabilecek bir yere doğru gidildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiç kimsenin bu güzel muhabbet iklimini bozmasına, bu yükselişi durdurmasına, bizi hedeflerimizden uzaklaştırmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Bölgemizde yaşanan siyasi, ekonomik, sosyal krizleri, güvenlik sorunlarını sınırlarımızdan içeriye taşımaya çalışanlara müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmamızı, 2053 ve 2071 vizyonlarını geleceğimizin pusulası hâline dönüştürmemizi engellemek isteyenleri hep hüsrana uğrattık, uğratmayı sürdüreceğiz. Milletimizle ve iş dünyasıyla birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece Allah’ın izniyle kimse bizi hedeflerimizi gerçekleştirmekten alıkoyamaz.”

“İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI YÜZDE 85 SEVİYESİNE ÇIKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ihracatta salgın şartlarına rağmen çok iyi bir performans yakalandığını belirterek, şöyle konuştu: “Hamdolsun bu yıl çok daha iyi bir seviyedeyiz. Aylık, altı aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına bu yıl ulaştık. Mesela 12 aylık ihracatımız ilk defa 200 milyar dolar eşiğini aşarak 17 Eylül itibarıyla 211 milyar dolarla rekor kırdı. Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 52’lik bir artışı ifade eden 19 milyar dolarla bu ayın tüm zamanlardaki rekorunu elde ettik. Eylül ayında da 20 milyar doları bulacağımızı ümit ediyoruz. Daha önemlisi ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 85 seviyesine çıkmış olmasıdır. Geçmişte yüzde 55’ler düzeyine kadar inen bu oranın geldiği seviye Türk ekonomisinin ve ihracatının ne kadar sağlıklı yol aldığının işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci çeyrekte yüzde 21,7 gibi rekor bir büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin bu başarısına mal ve hizmet ihracatının katkısının 10,8 puan olduğunu dile getirerek, net ihracatın büyümeye katkısının da 6,9 puan olarak gerçekleştiğini vurguladı.

Bu oranın son 23 yıldır açıklanan büyüme rakamlarına, en yüksek ihracat katkısı olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada Türkiye’nin ihracattaki bu yükselişiyle karşılaştırılacak pek az örnek olduğunu kaydetti.

İhracatçıların yazdığı bu başarı hikâyesini daha da ileri taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağını çok daha uzak coğrafyalara doğru genişlettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar ihracatın üçte ikisini menzili 2 bin kilometre olan ülkeler oluşturduğunu belirterek, “Artık 8 bin kilometre menzili hedef olan uzak ülkeler stratejisini hayata geçiriyoruz. Amacımız uzak coğrafyalardaki ülkelerin ithalatlarında ülkemizin payını dört kat artırmaktır. Bu doğrultuda 84,5 trilyon dolar büyüklüğüyle dünya ekonomisinin yüzde 64’ünü oluşturan 17 ülkeye ihracatımızı 81,5 milyar dolara çıkarmak için hazırladığımız eylem planını önümüzdeki günlerde açıklıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İHRACATI GELİŞTİRME FONU İLE İHRACATÇILARIMIZA SAĞLADIĞIMIZ DİĞER DESTEKLERE İLAVE BİR FİNANSMAN KAYNAĞI OLUŞTURUYORUZ”

İhracatçılarla yeni kıtalara ve yeni fırsatlara doğru ilerleyecek bir döneme girildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni fırsatlar ve yeni atılımların beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflere ulaşabilmek için bu yeni ihtiyaçları karşılayacak yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün burada artan ihracatımızın hızına uygun finansmanı sağlayacak yeni bir mekanizma kurmakta olduğumuzun müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kuracağımız İhracatı Geliştirme Fonu ile ihracatçılarımıza sağladığımız diğer desteklere ilave olarak sadece sizlerin erişimine açık bir finansman kaynağı oluşturuyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçı birliklerimizin katkılarıyla oluşacak bu fon sayesinde ihracatçılarımızın finansmana erişiminde teminat sorunu ortadan kalkacaktır. İhracatı Geliştirme Fonu’nun şimdiden ülkemize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca EximBank’ı, sermayesini de arttırarak yeniden yapılandırıyor daha işlevsel, daha güçlü hâle getiriyoruz. Böylece nitelikli insan kaynağını arttırmak, rekabetçi ve verimli teknolojik bir altyapı oluşturmak suretiyle ihracatçılarımızın teknik bilgi birikiminin güçlenmesini sağlayacağız. Bu şekilde başlayacak dönüşüm, ihracatçılarımızın hizmet standartlarını ve iş yapma deneyimlerini olumlu yönde geliştirirken, bürokrasiyi azaltacak ve kaynakların verimli kullanımını temin edecektir.”

“İSTANBUL’U FUAR MERKEZİ HÂLİNE GETİREREK, KÜRESEL TİCARETİN KALBİ KONUMUNA ÇIKARMAKTA KARARLIYIZ”

Bugün paylaşacağı bir başka müjdenin de İstanbul’u, ülkenin kapasitesine uygun bir fuar merkezine kavuşturmak için atacakları adım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetiminde ihracatçıların tek çatı kuruluşu Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin de yer alacağı bu fuar merkezini en kısa sürede ülkeye kazandıracaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya, Avrupa ve Afrika’nın buluşma noktası İstanbul’u fuar merkezi hâline getirerek, küresel ticaretin kalbi konumuna çıkarmanın kendileri için bir kararlılık olduğunu belirtti.

Türkiye’nin yaklaşık iki asrı bulan demokrasi ve kalkınma arayışlarında tarihinin en zirve noktasında bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi Devrimi’ni kaçıran, bilgi ve teknoloji devriminde yeteri kadar hızlı davranamayan bir ülke olarak küresel, siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanma sancılarını yaşadığı şu dönemi en iyi şekilde değerlendireceklerini vurguladı.

Geçen 19 yılda kurdukları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı sayesinde, büyük ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlarla ilerleyebildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstikrar ve güven iklimini, vesayetin oyunlarına, terör örgütlerinin saldırılarına, darbe girişimlerine, nice iç ve dış tuzağa rağmen koruyarak bugünlere geldik” dedi.

“Salı günü Amerika’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da ifade edeceğim gibi önümüzdeki dönemde yeni küresel sistemde hak ettiğimiz yeri almak için üzerimize ne düşüyorsa yapmakta kararlıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, bize bu konuda ihtiyacımız olan yönetim kapasitesini sağlamıştır. İş dünyamızın da küresel ekonominin yeni taleplerine ve yönelimlerine hızla cevap verebilecek kabiliyete sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. İhracatçılarımız bu yeni dönemin de lokomotifleri olacaktır. Türkiye’yi nasıl 2023 hedeflerine beraberce ulaştıracaksak, 2053 ve 2071 vizyonlarının da ana taşıyıcılarından birinin sizler olacağından hiç şüphe duymuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İhracatın Şampiyonları Ödülü’ne layık görülen firmaları ve iş insanlarını tebrik ederek, bundan sonraki süreçte de başarılarının devamını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ressam İsmail Acar tarafından resmedilen tabloyla “Türkiye’nin ilk bin ihracatçısı” kitabı takdim edildi. Türkiye’nin 2020 yılında en çok ihracat yapan firmalarına ödülleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Ödül alan firma temsilcileri Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

EN FAZLA İHRACAT YAPAN İLK 10 FİRMA
Türkiye’de 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 firmaya ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi. Geçen yıl en fazla ihracat gerçekleştirerek ödül alan ilk 10 şirket sırasıyla; Ford Otomotiv Sanayi, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları, Vestel Ticaret, Kibar Dış Ticaret, Arçelik, TGS Dış Ticaret, Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları, Türkiye Petrol Rafinerileri ve Mercedes-Benz Türk oldu.