“Akdeniz’de ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz” 0 93580

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Akdeniz’de, kimi ülkelerin kendi iç meseleleriyle uğraşmasını fırsat bilerek, hakları olmayan alanlarda ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Türkiye olarak ne Doğu Akdeniz’de ne de diğer bölgelerde kendi tezlerimizden en küçük bir taviz vermeyecek, milletimizin ve dostlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında İstanbul Sancaktepe’de dün düşen askerî helikopterde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ebediyete uğurlanacak olan Albay Gökselin Aytural, Üsteğmen Aykut Yurtsever, Astsubay Emre Vahit Bekli ile Uzman Çavuş Şahin Aslan’ın ailelerine başsağlığı dileklerimi iletti. Yaralı askere de acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah milletimizi ve askerimizi her türlü kazadan, beladan, afetten muhafaza etsin. Hâlen sınırlarımız içinde ve dışında görev yapan tüm askerlerimize başarılar diliyor, her birini ayrı ayrı selamlıyorum” diye ekledi.

“DOĞU AKDENİZ VE DİĞER BÖLGELERDE KENDİ TEZLERİMİZDEN EN KÜÇÜK BİR TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin iç siyasetinde, bölgede ve dünyada önemli gelişmelerin yaşadığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de, Ege ve Kıbrıs’taki haklar meselelerinin, eskiden beri Türkiye’nin üzerinde hassasiyetle durduğu konular olduğunu söyledi.

Son dönemde hidrokarbon arama faaliyetleri sebebiyle, bu bölgedeki sorunların çok daha büyük çıkar çatışmalarının konusu olmaya başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arkasına kimi Avrupalı devletleri alan Yunanistan’ın ve onunla birlikte hareket eden Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin pervasız davranışları en başta kendileri için bir tehdit ve tehlike kaynağı hâline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’yi, 12 mil meselesinde âdeta Ege Denizi’ne ayak basamaz, Kıbrıs meselesinde kendi haklarını savunamaz duruma getirme gayretlerinin beyhude olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası hukuktan ve teamüllerden kaynaklanan haklarımızı sonuna kadar kullanmakta, buna engel olmak isteyenlere de hadlerini bildirmekte kararlıyız” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılığın kötü; uluslararası ilişkilerde fırsatçılığın ise çok daha kötü olduğunu belirtti ve sözlerinin devamında şunları ekledi: “Akdeniz’de kimi ülkelerin kendi iç meseleleriyle uğraşmasını fırsat bilerek hakları olmayan alanlarda ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Mülteci akını karşısında âdeta tir tir titreyenler, konu petrol, doğal gaz ve siyasi rant olduğunda birden aslan kesiliyor. İnsanlığa karşı vazifelerini yerine getirmeyenlerin ekonomik çıkar için tüm kuralları ve uygulamaları zorlamaları riyakârlıktır. Şu anda 4,5 milyon insanı ülkesinde barındıran bir Türkiye var, diğer tarafta ise botlarla Akdeniz’e açılanları, hatta botlarını şişlemek suretiyle Akdeniz’in, Ege’nin sularına gömenler var. Bunların hangisi acaba insandan yana, insan haklarından yana? Geçmişte bize de defalarca oynanmış bu oyunlara artık karnımız toktur. Türkiye olarak ne Doğu Akdeniz’de ne de diğer bölgelerde kendi tezlerimizden en küçük bir taviz vermeyecek, milletimizin ve dostlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız.”

“KARADENİZ’İN BİR AN ÖNCE ‘BARIŞ DENİZİ’ HÂLİNE GELMESİNİ İSTİYORUZ”

Karadeniz’de bir başka gerilimin giderek tırmandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında bir süredir durgunlaşmış gibi görünen hadiselerin yeniden alevlenmiş olmasından üzüntü duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem Rusya’yı hem de Ukrayna’yı yakın dostu olarak gören, her ikisiyle de kurduğu derin iş birliğini geleceğe taşıma gayretinde bir ülke olarak Karadeniz’in bir an önce ‘barış denizi’ hâline gelmesini istiyoruz” dedi.

Rusya ve Ukrayna’ya, sorunlarını diyalog yoluyla çözmeleri çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın siyasi, ekonomik ve askerî olarak ciddi tehditlerin pençesinde kıvrandığı bir dönemde, Rusya ve Ukrayna’yı karşı karşıya değil yan yana görmekten memnuniyet duyacaklarını dile getirdi.

“BÖLGEMİZDEKİ DEAŞ BALONUNU, TÜRKİYE’NİN FIRAT KALKANI HAREKÂTI PATLATMIŞTIR”

Konuşmasında Suriye meselesine de değinerek konunun Türkiye’nin güvenlik önceliklerinin en başında yer almayı sürdürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın son yıllardaki en ciddi insani krizine sahne olan Suriye’de yaşananlar karşısında belki de tek ilkeli duruşu sergileyen ülke biziz” diye konuştu.

DEAŞ bahanesiyle pek çok ülkenin Suriye topraklarında çıkar ve rant peşinde koşarken Türkiye’nin risk alarak, sahaya girdiğini ve terör örgütüne en ağır darbeyi vurduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık konuşuyorum, bölgemizdeki DEAŞ balonunu Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı patlatmıştır” ifadelerini kullandı.

Dünyayı korkutmak için şişirilen, büyütülen ve dev aynasında gösterilen DEAŞ’ın, nasıl bir proje olduğunun, Türkiye’nin sahaya girmesiyle görüldüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hâlâ Suriye’nin belirli yerlerinde DEAŞ’ın varlığını sürdürüyor gibi gözükmesinin sebebi, aynı oyunun yeniden sahneye konulmak istenmesidir” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buradan tüm dünyaya sesleniyor ve diyorum ki; Suriye’de DEAŞ yoktur, sadece DEAŞ görüntüsü altında bu ülkeyi ve bölgeyi karıştırmak için yedekte bekletilen, eğitilen, donatılan, varlıklarını sürdürmelerine izin verilen birtakım küçük çeteler vardır. Bölgenin petrolünü işletmek için DEAŞ bahanesiyle işgallerini sürdüren diğer terör örgütleri de, onları destekleyen güçler bulundukları yerlerden çıkarlarsa mesele kendiliğinden çözülecektir. Hiç olmadı, biz Türkiye olarak birkaç ay içinde bu örgütün kalıntılarını tamamen bitirmeyi taahhüt ediyoruz. Verelim el ele, nasıl olacakmış gösterelim.”

“PKK’NIN SURİYE KOLUNU OLUŞTURAN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TEK HEDEFİ ÜLKEMİZDİR”

Bir başka oyunun da Türkiye’nin sınırlarında oynandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye sınırlarında tek bir DEAŞ unsuru kalmadığı hâlde, on binlerce kişiyi silahlandıranların ve araç gereçle tahkim edenlerin derdinin terörle mücadele olmadığının açık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Çünkü bu kesimler bizzat teröristlerle yatıp teröristlerle kalkıyor, teröristlerle yiyip teröristlerle içiyorlar. PKK’nın Suriye kolunu oluşturan bu terör örgütünün tek hedefi ülkemizdir. Böyle bir tehdide karşı daha fazla tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Kandil’deki terör elebaşlarının başına güya ödül koyanlar, onların emrindeki teröristlerle her gün iş tutuyorlar. Başlarına ödül koydukları teröristlerden emir alan grupların ülkemize yönelik herhangi bir tehdit oluşturmadığını söyleyenler sadece kendilerini kandırırlar. Ve bu Kandil’dekilerin, dağlara kaçırılan kızları, kadınları ne hâle getirildiklerini, işte artık mızrak çuvala sığmıyor, tüm dünya izliyor. Ve onların ne yazık ki onlardan doğan çocuklar da Avrupa’da, şurada burada satılıyor. Çünkü bunlar hem insan kaçakçısı hem de bu tür gayrimeşru çocukların da pazarlığını, pazarlamasını yapan örgüt, bu kadar tehlikeli bir örgüt.”

“BİZİM HEDEFİMİZDE SADECE ÜLKEMİZE YÖNELİK HUSUMETLERİ GÜN GİBİ ORTADA OLAN TERÖRİSTLER VAR”

Bugün gerçekleştirilecek Millî Güvenlik Kurulu toplantısında bu meseleleri konuşup değerlendireceklerini ve çok önemli kararlar alacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize bugüne kadar verdikleri sözleri tutmayan, oyalama taktikleriyle bizi idare edebileceklerini sananlar artık yolun sonuna geldiklerini görmelidirler. Bizim hedefimizde sadece ülkemize yönelik husumetleri gün gibi ortada olan teröristler vardır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefik olduklarını, stratejik ortak olduklarını söyleyenler, ilişkilerimizi siyasi, ekonomik ve askerî olarak güçlendirerek geleceğe taşımak isteyenler için işte bu bir fırsattır. Ülkemizi hedef alan teröristlerin önünden çekildikleri takdirde Türkiye’nin yanında yer aldıklarını anlayacağız. Aksi takdirde kendi bekamız için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Geçtiğimiz cumartesi günü AK Parti olarak Mart 2019’da yapılacak mahalli idareler seçimi için 40 ilin belediye başkan adaylarını paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın akşam G-20 Zirvesine katılmak ve ardından iki ayrı ülkeye resmî ziyaret yapmak üzere Arjantin’e hareket edeceklerini açıkladı. Güney Amerika dönüşü kalan illerin adaylarını ve şekillenmeye başlayan ilçe adaylarını milletle paylaşacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim tarihine kadar bir yandan siyasi çalışmalarımızı, diğer yandan devlet işlerini beraberce yürüterek, ülkemize ve milletimize hizmet edeceğiz” diye konuştu.

“EKONOMİDE YAZ AYLARINDA MARUZ KALDIĞIMIZ SALDIRILARIN OLUMSUZ ETKİLERİNİ SİLİYORUZ”

Ekonomide yaz aylarında maruz kalınan saldırıların olumsuz etkilerinin yavaş yavaş silindiğine; ancak bazı kesimlerin hâlâ tereddütle yaklaşıp yatırım ve harcamalar konusunda ‘bekle gör’ politikasına devam ettiklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki gün bekleme değil, tam tersine fırsatları değerlendirme günüdür” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en sıkıntılı günlerinde İstanbul Havalimanı Star Rafinerisi, TANAP Türkakım projeleriyle dünya gündeminde en üst sıralarda yer aldığına dikkat çekti ve “Aralık ayıyla birlikte yeni bir yatırım ve istihdam seferberliği başlatarak 2019’a güçlü bir giriş yapacağız. Mahalli seçimleri bu sürecin takozu değil, tam tersine inşallah destekçisi hâline dönüştüreceğiz” dedi.

“BELEDİYECİLİK AK PARTİ’NİN İŞİDİR”

AK Parti’nin, mahalli idarelerdeki başarılarıyla milletin gönlünde yer etmiş bir kadronun öncülüğünde kurulduğunu ve bu tecrübeyi, hükûmete geldikten sonra ülke çapındaki tüm çalışmalara yansıttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu müktesebatla ve güvenle diyoruz ki, kim ne derse desin belediyecilik AK Parti’nin işidir” ifadelerine yer verdi.

Ana muhalefet partisinin tek parti döneminden beri hizmetten, icraattan, yatırımdan, projeden uzak bir anlayışla Türkiye siyasetini âdeta zehirlediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu partinin yönetimindeki belediyelerde, istisnalar hariç, hiçbirinde yönetim başarısı üzerine kurulu bir kadro seçiminin görülemeyeceğini söyledi.

“Belli kesimlerin ideolojik fanatizmlerini istismar ederek kurdukları düzeni korumak CHP yönetiminin başlıca gayesidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşte bu sebeple CHP uzun zamandır oyunu arttırmak için değil, kayıtsız şartsız teslim aldığı kesimlerin gözlerini açmasını engellemek için siyaset yapmaktadır. Ankara’da Çankaya, İstanbul’da Kadıköy, Şişli, Beşiktaş gibi yerlerdeki seçim sonuçlarına bakın hiçbirinin de ülke gerçekleriyle ilişkisinin olmadığını görürsünüz. Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurunda değildir. Hâlbuki buralardaki seçmen profili aynı zamanda Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesimlerden oluşuyor. Kılıçdaroğlu, CHP’li başkanların yönettiği yerlerde hayat kalitesinin yüksekliğinden bahsediyor. Hâlbuki bu ilçelerde yaşayan sağduyulu vatandaşlarımız çok iyi bilir ki CHP’li başkanların yönettiği yerler bugünkü seviyesine belediyelerin değil, büyükşehrin veya hükûmetin yatırımları sayesinde gelmiştir.”

Bugün Kadıköy’den Pendik’e Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı raylı sistemle, Kadıköy’e kadar Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete sunduğu metrobüslerle gidildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında CHP’nin aday belirleme taktiği dahi belediyecilik konusundaki zavallılığını göstermeye yeterlidir” diye konuştu.

“60 BÜYÜKŞEHİR VE İL BELEDİYE BAŞKANIMIZI AÇIKLAMIŞ OLUYORUZ”

Özellikle büyük şehirlerde CHP’nin, AK Parti’nin adaylarını açıklamasını beklediğini, ona göre aday açıklayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bunların kafasında ‘bu şehri kim daha iyi yönetir’ diye bir düşünce kesinlikle yok. Bunun yerine AK Parti’nin ve diğer partilerin oylarını alabilecek aday bulma cinliğine kafa yoruyorlar” ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 büyükşehir ve il belediye başkanımızı açıklamış oluyoruz. Şimdi buradan CHP yönetimine bir ödev veriyorum. İyi takip etsinler, alsınlar bu 60 kişilik listeyi önlerine teker teker her birinin karşısına stratejilerine, taktiklerine, cinliklerine göre isimler koysunlar. Görelim bakalım 31 Mart gecesi milletimiz hizmete talip olanlara mı, yoksa cinlik yapanlara mı itibar edecek?” şeklinde konuştu. CHP’ye gönül veren vatandaşlara, ‘”Gelin 31 Mart’ta bu köhne zihniyete artık bir dur deyin, tercihlerinizi buna göre yapın” çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’in susuzluk sorununun Veysel Eroğlu’nun bakanlığı döneminde çözüldüğünü, İZBAN projesinin kendi dönemlerinde devlet eliyle yapıldığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda AK Parti’nin 20 ildeki belediye başkan adayını açıkladı ve seçim çalışmalarında ve göreve geldiklerinde belediye hizmetlerinde kendilerine başarılar diledi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara ve İzmir belediye başkan adayları açıklandı ama İstanbul açıklanmadı. İstanbul ile ilgili bir sıkıntı mı var, yoksa istişareler devam mı ediyor?” sorusuna, “Arkadaşlar şu anda çalışmalarını yürütüyorlar. Sorun falan herhangi bir şey söz konusu değil” şeklinde cevap verdi.

Basın mensuplarının bazı yayın organlarındaki çıkan haberlere işaret ederek TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın isminin geçtiğini hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim ağzımdan laf çekmeye çalışmayın” dedi.

“EĞER BİR MUTABAKAT YAPIYORSAK KARŞILIKLI JESTLERİMİZ TABİİ Kİ OLACAK”

AK Parti’nin İstanbul gibi bir şehirde aday çıkarmama gibi bir sorunu olamayacağını sürecin devam ettiğini belirten ve hâlen diğer partilerden AK Parti gibi 61 ilin adayını açıklayan bir partinin olmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir aday açıklanıp açıklanmayacağı sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Görüşmelerimizi Sadir Bey (Durmaz) MHP adına, bizden de Mehmet Bey (Özhaseki) teknik çalışmaları yapıyorlar. Bu teknik çalışmaları neticelendirecekler, neticelendirdikten sonra bize takdim edecekler. Kalan yerleri de inşallah biz Sayın Başkanla beraber oturacağız, konuşacağız, nihayete erdireceğiz.”

“AK Parti’nin jest olarak Adana, Osmaniye gibi illerde aday çıkarmayacağı konuşuluyor. AK Parti 81 ilde aday çıkaracak mı? MHP’ye bir jest olabilir mi?” sorusuna “Eğer bir mutabakat yapıyorsak karşılıklı jestlerimiz tabii ki olacak” şeklinde karşılık veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O jest kapsamında Osmaniye, Adana ve Manisa olabilir mi?” sorusuna ise, “Niye olmasın?” diye cevap verdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88782

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94570

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,