“Akdeniz’de ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz” 0 93617

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Akdeniz’de, kimi ülkelerin kendi iç meseleleriyle uğraşmasını fırsat bilerek, hakları olmayan alanlarda ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Türkiye olarak ne Doğu Akdeniz’de ne de diğer bölgelerde kendi tezlerimizden en küçük bir taviz vermeyecek, milletimizin ve dostlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında İstanbul Sancaktepe’de dün düşen askerî helikopterde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ebediyete uğurlanacak olan Albay Gökselin Aytural, Üsteğmen Aykut Yurtsever, Astsubay Emre Vahit Bekli ile Uzman Çavuş Şahin Aslan’ın ailelerine başsağlığı dileklerimi iletti. Yaralı askere de acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah milletimizi ve askerimizi her türlü kazadan, beladan, afetten muhafaza etsin. Hâlen sınırlarımız içinde ve dışında görev yapan tüm askerlerimize başarılar diliyor, her birini ayrı ayrı selamlıyorum” diye ekledi.

“DOĞU AKDENİZ VE DİĞER BÖLGELERDE KENDİ TEZLERİMİZDEN EN KÜÇÜK BİR TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin iç siyasetinde, bölgede ve dünyada önemli gelişmelerin yaşadığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de, Ege ve Kıbrıs’taki haklar meselelerinin, eskiden beri Türkiye’nin üzerinde hassasiyetle durduğu konular olduğunu söyledi.

Son dönemde hidrokarbon arama faaliyetleri sebebiyle, bu bölgedeki sorunların çok daha büyük çıkar çatışmalarının konusu olmaya başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arkasına kimi Avrupalı devletleri alan Yunanistan’ın ve onunla birlikte hareket eden Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin pervasız davranışları en başta kendileri için bir tehdit ve tehlike kaynağı hâline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’yi, 12 mil meselesinde âdeta Ege Denizi’ne ayak basamaz, Kıbrıs meselesinde kendi haklarını savunamaz duruma getirme gayretlerinin beyhude olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası hukuktan ve teamüllerden kaynaklanan haklarımızı sonuna kadar kullanmakta, buna engel olmak isteyenlere de hadlerini bildirmekte kararlıyız” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılığın kötü; uluslararası ilişkilerde fırsatçılığın ise çok daha kötü olduğunu belirtti ve sözlerinin devamında şunları ekledi: “Akdeniz’de kimi ülkelerin kendi iç meseleleriyle uğraşmasını fırsat bilerek hakları olmayan alanlarda ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Mülteci akını karşısında âdeta tir tir titreyenler, konu petrol, doğal gaz ve siyasi rant olduğunda birden aslan kesiliyor. İnsanlığa karşı vazifelerini yerine getirmeyenlerin ekonomik çıkar için tüm kuralları ve uygulamaları zorlamaları riyakârlıktır. Şu anda 4,5 milyon insanı ülkesinde barındıran bir Türkiye var, diğer tarafta ise botlarla Akdeniz’e açılanları, hatta botlarını şişlemek suretiyle Akdeniz’in, Ege’nin sularına gömenler var. Bunların hangisi acaba insandan yana, insan haklarından yana? Geçmişte bize de defalarca oynanmış bu oyunlara artık karnımız toktur. Türkiye olarak ne Doğu Akdeniz’de ne de diğer bölgelerde kendi tezlerimizden en küçük bir taviz vermeyecek, milletimizin ve dostlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız.”

“KARADENİZ’İN BİR AN ÖNCE ‘BARIŞ DENİZİ’ HÂLİNE GELMESİNİ İSTİYORUZ”

Karadeniz’de bir başka gerilimin giderek tırmandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında bir süredir durgunlaşmış gibi görünen hadiselerin yeniden alevlenmiş olmasından üzüntü duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem Rusya’yı hem de Ukrayna’yı yakın dostu olarak gören, her ikisiyle de kurduğu derin iş birliğini geleceğe taşıma gayretinde bir ülke olarak Karadeniz’in bir an önce ‘barış denizi’ hâline gelmesini istiyoruz” dedi.

Rusya ve Ukrayna’ya, sorunlarını diyalog yoluyla çözmeleri çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın siyasi, ekonomik ve askerî olarak ciddi tehditlerin pençesinde kıvrandığı bir dönemde, Rusya ve Ukrayna’yı karşı karşıya değil yan yana görmekten memnuniyet duyacaklarını dile getirdi.

“BÖLGEMİZDEKİ DEAŞ BALONUNU, TÜRKİYE’NİN FIRAT KALKANI HAREKÂTI PATLATMIŞTIR”

Konuşmasında Suriye meselesine de değinerek konunun Türkiye’nin güvenlik önceliklerinin en başında yer almayı sürdürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın son yıllardaki en ciddi insani krizine sahne olan Suriye’de yaşananlar karşısında belki de tek ilkeli duruşu sergileyen ülke biziz” diye konuştu.

DEAŞ bahanesiyle pek çok ülkenin Suriye topraklarında çıkar ve rant peşinde koşarken Türkiye’nin risk alarak, sahaya girdiğini ve terör örgütüne en ağır darbeyi vurduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık konuşuyorum, bölgemizdeki DEAŞ balonunu Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı patlatmıştır” ifadelerini kullandı.

Dünyayı korkutmak için şişirilen, büyütülen ve dev aynasında gösterilen DEAŞ’ın, nasıl bir proje olduğunun, Türkiye’nin sahaya girmesiyle görüldüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hâlâ Suriye’nin belirli yerlerinde DEAŞ’ın varlığını sürdürüyor gibi gözükmesinin sebebi, aynı oyunun yeniden sahneye konulmak istenmesidir” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buradan tüm dünyaya sesleniyor ve diyorum ki; Suriye’de DEAŞ yoktur, sadece DEAŞ görüntüsü altında bu ülkeyi ve bölgeyi karıştırmak için yedekte bekletilen, eğitilen, donatılan, varlıklarını sürdürmelerine izin verilen birtakım küçük çeteler vardır. Bölgenin petrolünü işletmek için DEAŞ bahanesiyle işgallerini sürdüren diğer terör örgütleri de, onları destekleyen güçler bulundukları yerlerden çıkarlarsa mesele kendiliğinden çözülecektir. Hiç olmadı, biz Türkiye olarak birkaç ay içinde bu örgütün kalıntılarını tamamen bitirmeyi taahhüt ediyoruz. Verelim el ele, nasıl olacakmış gösterelim.”

“PKK’NIN SURİYE KOLUNU OLUŞTURAN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TEK HEDEFİ ÜLKEMİZDİR”

Bir başka oyunun da Türkiye’nin sınırlarında oynandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye sınırlarında tek bir DEAŞ unsuru kalmadığı hâlde, on binlerce kişiyi silahlandıranların ve araç gereçle tahkim edenlerin derdinin terörle mücadele olmadığının açık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Çünkü bu kesimler bizzat teröristlerle yatıp teröristlerle kalkıyor, teröristlerle yiyip teröristlerle içiyorlar. PKK’nın Suriye kolunu oluşturan bu terör örgütünün tek hedefi ülkemizdir. Böyle bir tehdide karşı daha fazla tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Kandil’deki terör elebaşlarının başına güya ödül koyanlar, onların emrindeki teröristlerle her gün iş tutuyorlar. Başlarına ödül koydukları teröristlerden emir alan grupların ülkemize yönelik herhangi bir tehdit oluşturmadığını söyleyenler sadece kendilerini kandırırlar. Ve bu Kandil’dekilerin, dağlara kaçırılan kızları, kadınları ne hâle getirildiklerini, işte artık mızrak çuvala sığmıyor, tüm dünya izliyor. Ve onların ne yazık ki onlardan doğan çocuklar da Avrupa’da, şurada burada satılıyor. Çünkü bunlar hem insan kaçakçısı hem de bu tür gayrimeşru çocukların da pazarlığını, pazarlamasını yapan örgüt, bu kadar tehlikeli bir örgüt.”

“BİZİM HEDEFİMİZDE SADECE ÜLKEMİZE YÖNELİK HUSUMETLERİ GÜN GİBİ ORTADA OLAN TERÖRİSTLER VAR”

Bugün gerçekleştirilecek Millî Güvenlik Kurulu toplantısında bu meseleleri konuşup değerlendireceklerini ve çok önemli kararlar alacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize bugüne kadar verdikleri sözleri tutmayan, oyalama taktikleriyle bizi idare edebileceklerini sananlar artık yolun sonuna geldiklerini görmelidirler. Bizim hedefimizde sadece ülkemize yönelik husumetleri gün gibi ortada olan teröristler vardır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefik olduklarını, stratejik ortak olduklarını söyleyenler, ilişkilerimizi siyasi, ekonomik ve askerî olarak güçlendirerek geleceğe taşımak isteyenler için işte bu bir fırsattır. Ülkemizi hedef alan teröristlerin önünden çekildikleri takdirde Türkiye’nin yanında yer aldıklarını anlayacağız. Aksi takdirde kendi bekamız için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Geçtiğimiz cumartesi günü AK Parti olarak Mart 2019’da yapılacak mahalli idareler seçimi için 40 ilin belediye başkan adaylarını paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın akşam G-20 Zirvesine katılmak ve ardından iki ayrı ülkeye resmî ziyaret yapmak üzere Arjantin’e hareket edeceklerini açıkladı. Güney Amerika dönüşü kalan illerin adaylarını ve şekillenmeye başlayan ilçe adaylarını milletle paylaşacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim tarihine kadar bir yandan siyasi çalışmalarımızı, diğer yandan devlet işlerini beraberce yürüterek, ülkemize ve milletimize hizmet edeceğiz” diye konuştu.

“EKONOMİDE YAZ AYLARINDA MARUZ KALDIĞIMIZ SALDIRILARIN OLUMSUZ ETKİLERİNİ SİLİYORUZ”

Ekonomide yaz aylarında maruz kalınan saldırıların olumsuz etkilerinin yavaş yavaş silindiğine; ancak bazı kesimlerin hâlâ tereddütle yaklaşıp yatırım ve harcamalar konusunda ‘bekle gör’ politikasına devam ettiklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki gün bekleme değil, tam tersine fırsatları değerlendirme günüdür” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en sıkıntılı günlerinde İstanbul Havalimanı Star Rafinerisi, TANAP Türkakım projeleriyle dünya gündeminde en üst sıralarda yer aldığına dikkat çekti ve “Aralık ayıyla birlikte yeni bir yatırım ve istihdam seferberliği başlatarak 2019’a güçlü bir giriş yapacağız. Mahalli seçimleri bu sürecin takozu değil, tam tersine inşallah destekçisi hâline dönüştüreceğiz” dedi.

“BELEDİYECİLİK AK PARTİ’NİN İŞİDİR”

AK Parti’nin, mahalli idarelerdeki başarılarıyla milletin gönlünde yer etmiş bir kadronun öncülüğünde kurulduğunu ve bu tecrübeyi, hükûmete geldikten sonra ülke çapındaki tüm çalışmalara yansıttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu müktesebatla ve güvenle diyoruz ki, kim ne derse desin belediyecilik AK Parti’nin işidir” ifadelerine yer verdi.

Ana muhalefet partisinin tek parti döneminden beri hizmetten, icraattan, yatırımdan, projeden uzak bir anlayışla Türkiye siyasetini âdeta zehirlediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu partinin yönetimindeki belediyelerde, istisnalar hariç, hiçbirinde yönetim başarısı üzerine kurulu bir kadro seçiminin görülemeyeceğini söyledi.

“Belli kesimlerin ideolojik fanatizmlerini istismar ederek kurdukları düzeni korumak CHP yönetiminin başlıca gayesidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşte bu sebeple CHP uzun zamandır oyunu arttırmak için değil, kayıtsız şartsız teslim aldığı kesimlerin gözlerini açmasını engellemek için siyaset yapmaktadır. Ankara’da Çankaya, İstanbul’da Kadıköy, Şişli, Beşiktaş gibi yerlerdeki seçim sonuçlarına bakın hiçbirinin de ülke gerçekleriyle ilişkisinin olmadığını görürsünüz. Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurunda değildir. Hâlbuki buralardaki seçmen profili aynı zamanda Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesimlerden oluşuyor. Kılıçdaroğlu, CHP’li başkanların yönettiği yerlerde hayat kalitesinin yüksekliğinden bahsediyor. Hâlbuki bu ilçelerde yaşayan sağduyulu vatandaşlarımız çok iyi bilir ki CHP’li başkanların yönettiği yerler bugünkü seviyesine belediyelerin değil, büyükşehrin veya hükûmetin yatırımları sayesinde gelmiştir.”

Bugün Kadıköy’den Pendik’e Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı raylı sistemle, Kadıköy’e kadar Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete sunduğu metrobüslerle gidildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında CHP’nin aday belirleme taktiği dahi belediyecilik konusundaki zavallılığını göstermeye yeterlidir” diye konuştu.

“60 BÜYÜKŞEHİR VE İL BELEDİYE BAŞKANIMIZI AÇIKLAMIŞ OLUYORUZ”

Özellikle büyük şehirlerde CHP’nin, AK Parti’nin adaylarını açıklamasını beklediğini, ona göre aday açıklayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bunların kafasında ‘bu şehri kim daha iyi yönetir’ diye bir düşünce kesinlikle yok. Bunun yerine AK Parti’nin ve diğer partilerin oylarını alabilecek aday bulma cinliğine kafa yoruyorlar” ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 büyükşehir ve il belediye başkanımızı açıklamış oluyoruz. Şimdi buradan CHP yönetimine bir ödev veriyorum. İyi takip etsinler, alsınlar bu 60 kişilik listeyi önlerine teker teker her birinin karşısına stratejilerine, taktiklerine, cinliklerine göre isimler koysunlar. Görelim bakalım 31 Mart gecesi milletimiz hizmete talip olanlara mı, yoksa cinlik yapanlara mı itibar edecek?” şeklinde konuştu. CHP’ye gönül veren vatandaşlara, ‘”Gelin 31 Mart’ta bu köhne zihniyete artık bir dur deyin, tercihlerinizi buna göre yapın” çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’in susuzluk sorununun Veysel Eroğlu’nun bakanlığı döneminde çözüldüğünü, İZBAN projesinin kendi dönemlerinde devlet eliyle yapıldığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda AK Parti’nin 20 ildeki belediye başkan adayını açıkladı ve seçim çalışmalarında ve göreve geldiklerinde belediye hizmetlerinde kendilerine başarılar diledi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara ve İzmir belediye başkan adayları açıklandı ama İstanbul açıklanmadı. İstanbul ile ilgili bir sıkıntı mı var, yoksa istişareler devam mı ediyor?” sorusuna, “Arkadaşlar şu anda çalışmalarını yürütüyorlar. Sorun falan herhangi bir şey söz konusu değil” şeklinde cevap verdi.

Basın mensuplarının bazı yayın organlarındaki çıkan haberlere işaret ederek TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın isminin geçtiğini hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim ağzımdan laf çekmeye çalışmayın” dedi.

“EĞER BİR MUTABAKAT YAPIYORSAK KARŞILIKLI JESTLERİMİZ TABİİ Kİ OLACAK”

AK Parti’nin İstanbul gibi bir şehirde aday çıkarmama gibi bir sorunu olamayacağını sürecin devam ettiğini belirten ve hâlen diğer partilerden AK Parti gibi 61 ilin adayını açıklayan bir partinin olmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir aday açıklanıp açıklanmayacağı sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Görüşmelerimizi Sadir Bey (Durmaz) MHP adına, bizden de Mehmet Bey (Özhaseki) teknik çalışmaları yapıyorlar. Bu teknik çalışmaları neticelendirecekler, neticelendirdikten sonra bize takdim edecekler. Kalan yerleri de inşallah biz Sayın Başkanla beraber oturacağız, konuşacağız, nihayete erdireceğiz.”

“AK Parti’nin jest olarak Adana, Osmaniye gibi illerde aday çıkarmayacağı konuşuluyor. AK Parti 81 ilde aday çıkaracak mı? MHP’ye bir jest olabilir mi?” sorusuna “Eğer bir mutabakat yapıyorsak karşılıklı jestlerimiz tabii ki olacak” şeklinde karşılık veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O jest kapsamında Osmaniye, Adana ve Manisa olabilir mi?” sorusuna ise, “Niye olmasın?” diye cevap verdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak İşçi Sendikaları (HAK-İŞ) Konfederasyonu 14. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri sadece işçinin, emekçinin hakkını aramakla kalmadığını aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen bir sendika olduğunu söyledi.

“82 MİLYON VATANDAŞIN HER BİRİNİN HAYAT SEVİYESİNİ YÜKSELTECEK İCRAATLAR ORTAYA KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı görevlerinde her zaman işçinin yanında yer aldığının altını çizerek, “Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla, hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Bunun yerine bu ülkenin 82 milyon vatandaşının her birinin hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Zenginliği milletin tamamına mal ederek, herkesin bundan hakkını almasını sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da, fiilen milletimizin, 17 yıl öncesinin çok üzerinde bir refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki gelişmelerle millî geliri üç kattan fazla artırdıklarını, zenginliğin tabanını genişlettiklerini, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’yi dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş sebebiyle borçlanma oranı bir parça yukarı çıksa da Türkiye’nin AB ve OECD ülkeleri arasında çok iyi bir yerde bulunduğuna vurgu yaptı.

İçerdeki reformları hızlandırarak, dış şoklara karşı da daha güçlü hâle gelerek yaşanan sürecin atlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil ve sürdürülebilir bir zeminde yürütme imkânına kavuşacağız. Bu dengeyi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte, her alanda yeniden hedeflerimize uygun bir seviyeye çıkacağız” dedi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI ATAMA GÖREVİ CUMHURBAŞKANINA BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme görevi verdiğini ve gereken her durumda ihtiyaç duyulan adımları atmak, kararları almak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkanlığında yaptığımız görev değişikliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni yönetim sisteminde, Merkez Bankası Başkanını atama görevi, ülkenin diğer politikalarıyla birlikte ekonomi politikasından da sorumlu olan Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilmiş olsaydı, böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.”

Yaşanan tıkanıklığın bedelini ülke ve tüm milletin hep birlikte ödediğini ve bu duruma rıza göstermesinin görevi ihmal olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. İnşallah bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir” dedi.

“TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ ATILIMLARIYLA DÜNYAYI ŞAŞIRTMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Türkiye’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği atılımlardaki başarılarıyla, geçmişten beri hep dünyayı şaşırtmış bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de herkesi bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 31 Mart seçimlerinin ardından, özellikle CHP ve HDP’ye mensup belediyelerde sendikalardan istifa ettirilen 17 bine yakın üyesi ve işten atılan 800’e yakın kişiyle ilgili verdiği mücadeleyi desteklediğini belirterek, “Seçimlerden önce ‘hak, hukuk, adalet’ laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin, seçimlerin ardından haksızlık, hukuksuzluk ve faşizm abideleri hâline dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendika değiştirme baskısının işçinin hak arama mücadelesine yönelik aleni bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Hele hele sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak ekmeğinden-aşından, çoluğunun-çocuğunun nafakasından mahrum etmek, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek, partizanlığın en sefil, en aşağılık hâlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir yılını doldurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda Türkiye’nin döviz-faiz-enflasyon tuzağı başta olmak üzere, pek çok kritik sınamaya maruz kaldığını, Suriye ve Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye açısından hayati önem taşıyan nice uluslararası krizle mücadele ettiklerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin haksız eleştiri ve uygulamalarına göğüs gerdiklerini anlattı.

“BAKANLIKLARIMIZIN VE KURUMLARIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYECEK, ZAFİYET ORTAYA ÇIKAN YÖNLERİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Bu süreçte 4,5 milyon sığınmacının ekonomik, siyasi ve insani yükünü omuzladıklarını, yerel seçimler öncesinde ve sonrasında siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yaşananların yeniden yapılanmanın hem başarılı hem de eksik, aksak yönlerini gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, ortaya çıkan sorunların tamamının da üstesinden gelinebilir ve çözülebilir olması sevindiricidir. Reform ve değişim, insanların kendi hayatları gibi kurumlar için de kesintisiz bir süreci ifade eder. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet ortaya çıkan yönlerini de süratle değiştireceğiz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki bu en önemli yönetim reformunu baltalama peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yüzde 52 ile desteğini verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni daha ileriye nasıl taşıyacakları, eksikliklerini, aksaklıklarını nasıl düzelteceklerinin yollarını aradıklarını belirtti.

İstişareye verdiği önemi dile getirerek, “Tayyip Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını da, elde ettiği tüm başarıları da buna borçludur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle irtibatımızın kesildiği, tabanımızla bağımızın koptuğu, kanaat önderlerimizle muhabbetimizin zayıfladığı gün, zaten bizim de bittiğimiz gün demektir. Hâlbuki bizim daha milletimize yapacak çok hizmetimiz, ülkemizde icra edecek çok işimiz, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var” dedi.

“HAKKA, HAKİKATE, ADALETE, EHLİYET VE LİYAKATE DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ”

Cengiz Han’ın torunu Hülagu ile Kadıhan arasında Bağdat’ın ele geçirilmesi sırasında yaşanan rivayeti naklederek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi bugünlere medeniyetimize, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız, yani özümüze yönelmemiz getirmiştir. Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak, bunun sebebini de yine burada arayacağız. Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Hakka, hakikate, özellikle adalete, emanete, ehliyete, liyakate, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, büyüklenmeye, böbürlenmeye, dar kadroculuğa, özellikle de milletten kopuşa sebep olan her türlü hastalığı bünyemizden söküp atacağız. Bu şekilde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde, Allah’ın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ne sınırlarımıza yığılan teröristler ne onları üzerimize kışkırtan güçler ne yüzümüze dost gözüküp arkamızdan kuyumuzu kazan riyakârlar hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye son 17 yılda kazandırdığı hizmetlerin gerisinde; istikrar ve güven iklimini, gerektiğinde kendinden fedakârlık yapma pahasına koruma iradesini gösterebilmesinin yattığını vurguladı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN DEĞİŞİMİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

İstikrar ve güvene en çok ihtiyaç duyulan zamanın içinden geçilen bu dönem olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık önümüzde, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis bakımından dört yıllık, belediyelerde de beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi vardır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin tökezlemesini, yere kapaklanmasını bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacaklarını, meydanı, dışarıdan ve içeriden bu millete diz çöktürmeye, Türkiye’yi esir almaya çalışanlara terk etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni 15 Temmuzlara olduğu gibi, yeni 28 Şubatlara da fırsat vermeyeceğiz. Siyaset mühendisliği hesaplarının millî iradeye galebe çalamayacağını bir kez daha göstereceğiz. Bunun için de beşer olduğumuzun bilinciyle sigaya, sorgulamaya, derlenip toparlanmaya kendimizden başlayacağız. Allah şahittir ki niyetimiz halistir. Rabbim inşallah yar ve yardımcımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 14’üncü Olağan Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını dileyerek, konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’te Türk askerleriyle bir araya geldi 0 88015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saraybosna’daki Butmir Askerî Üssü’nde görevli Türk askerleriyle bir araya geldi.

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirve Toplantısı ve resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Butmir Askerî Üssü’ndeki AB Barış Gücü bünyesinde, Bosna Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı Millî Destek Birlik Komutanlığı’nda görev yapan Türk askerlerini ziyaret etti.

Askerlerle yemek yiyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan eşlik etti.