“Akdeniz’de ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz” 0 93694

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Akdeniz’de, kimi ülkelerin kendi iç meseleleriyle uğraşmasını fırsat bilerek, hakları olmayan alanlarda ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Türkiye olarak ne Doğu Akdeniz’de ne de diğer bölgelerde kendi tezlerimizden en küçük bir taviz vermeyecek, milletimizin ve dostlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında İstanbul Sancaktepe’de dün düşen askerî helikopterde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ebediyete uğurlanacak olan Albay Gökselin Aytural, Üsteğmen Aykut Yurtsever, Astsubay Emre Vahit Bekli ile Uzman Çavuş Şahin Aslan’ın ailelerine başsağlığı dileklerimi iletti. Yaralı askere de acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah milletimizi ve askerimizi her türlü kazadan, beladan, afetten muhafaza etsin. Hâlen sınırlarımız içinde ve dışında görev yapan tüm askerlerimize başarılar diliyor, her birini ayrı ayrı selamlıyorum” diye ekledi.

“DOĞU AKDENİZ VE DİĞER BÖLGELERDE KENDİ TEZLERİMİZDEN EN KÜÇÜK BİR TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin iç siyasetinde, bölgede ve dünyada önemli gelişmelerin yaşadığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de, Ege ve Kıbrıs’taki haklar meselelerinin, eskiden beri Türkiye’nin üzerinde hassasiyetle durduğu konular olduğunu söyledi.

Son dönemde hidrokarbon arama faaliyetleri sebebiyle, bu bölgedeki sorunların çok daha büyük çıkar çatışmalarının konusu olmaya başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arkasına kimi Avrupalı devletleri alan Yunanistan’ın ve onunla birlikte hareket eden Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin pervasız davranışları en başta kendileri için bir tehdit ve tehlike kaynağı hâline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’yi, 12 mil meselesinde âdeta Ege Denizi’ne ayak basamaz, Kıbrıs meselesinde kendi haklarını savunamaz duruma getirme gayretlerinin beyhude olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası hukuktan ve teamüllerden kaynaklanan haklarımızı sonuna kadar kullanmakta, buna engel olmak isteyenlere de hadlerini bildirmekte kararlıyız” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılığın kötü; uluslararası ilişkilerde fırsatçılığın ise çok daha kötü olduğunu belirtti ve sözlerinin devamında şunları ekledi: “Akdeniz’de kimi ülkelerin kendi iç meseleleriyle uğraşmasını fırsat bilerek hakları olmayan alanlarda ekonomik ve siyasi hâkimiyet kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Mülteci akını karşısında âdeta tir tir titreyenler, konu petrol, doğal gaz ve siyasi rant olduğunda birden aslan kesiliyor. İnsanlığa karşı vazifelerini yerine getirmeyenlerin ekonomik çıkar için tüm kuralları ve uygulamaları zorlamaları riyakârlıktır. Şu anda 4,5 milyon insanı ülkesinde barındıran bir Türkiye var, diğer tarafta ise botlarla Akdeniz’e açılanları, hatta botlarını şişlemek suretiyle Akdeniz’in, Ege’nin sularına gömenler var. Bunların hangisi acaba insandan yana, insan haklarından yana? Geçmişte bize de defalarca oynanmış bu oyunlara artık karnımız toktur. Türkiye olarak ne Doğu Akdeniz’de ne de diğer bölgelerde kendi tezlerimizden en küçük bir taviz vermeyecek, milletimizin ve dostlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız.”

“KARADENİZ’İN BİR AN ÖNCE ‘BARIŞ DENİZİ’ HÂLİNE GELMESİNİ İSTİYORUZ”

Karadeniz’de bir başka gerilimin giderek tırmandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında bir süredir durgunlaşmış gibi görünen hadiselerin yeniden alevlenmiş olmasından üzüntü duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem Rusya’yı hem de Ukrayna’yı yakın dostu olarak gören, her ikisiyle de kurduğu derin iş birliğini geleceğe taşıma gayretinde bir ülke olarak Karadeniz’in bir an önce ‘barış denizi’ hâline gelmesini istiyoruz” dedi.

Rusya ve Ukrayna’ya, sorunlarını diyalog yoluyla çözmeleri çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın siyasi, ekonomik ve askerî olarak ciddi tehditlerin pençesinde kıvrandığı bir dönemde, Rusya ve Ukrayna’yı karşı karşıya değil yan yana görmekten memnuniyet duyacaklarını dile getirdi.

“BÖLGEMİZDEKİ DEAŞ BALONUNU, TÜRKİYE’NİN FIRAT KALKANI HAREKÂTI PATLATMIŞTIR”

Konuşmasında Suriye meselesine de değinerek konunun Türkiye’nin güvenlik önceliklerinin en başında yer almayı sürdürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın son yıllardaki en ciddi insani krizine sahne olan Suriye’de yaşananlar karşısında belki de tek ilkeli duruşu sergileyen ülke biziz” diye konuştu.

DEAŞ bahanesiyle pek çok ülkenin Suriye topraklarında çıkar ve rant peşinde koşarken Türkiye’nin risk alarak, sahaya girdiğini ve terör örgütüne en ağır darbeyi vurduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık konuşuyorum, bölgemizdeki DEAŞ balonunu Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı patlatmıştır” ifadelerini kullandı.

Dünyayı korkutmak için şişirilen, büyütülen ve dev aynasında gösterilen DEAŞ’ın, nasıl bir proje olduğunun, Türkiye’nin sahaya girmesiyle görüldüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hâlâ Suriye’nin belirli yerlerinde DEAŞ’ın varlığını sürdürüyor gibi gözükmesinin sebebi, aynı oyunun yeniden sahneye konulmak istenmesidir” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buradan tüm dünyaya sesleniyor ve diyorum ki; Suriye’de DEAŞ yoktur, sadece DEAŞ görüntüsü altında bu ülkeyi ve bölgeyi karıştırmak için yedekte bekletilen, eğitilen, donatılan, varlıklarını sürdürmelerine izin verilen birtakım küçük çeteler vardır. Bölgenin petrolünü işletmek için DEAŞ bahanesiyle işgallerini sürdüren diğer terör örgütleri de, onları destekleyen güçler bulundukları yerlerden çıkarlarsa mesele kendiliğinden çözülecektir. Hiç olmadı, biz Türkiye olarak birkaç ay içinde bu örgütün kalıntılarını tamamen bitirmeyi taahhüt ediyoruz. Verelim el ele, nasıl olacakmış gösterelim.”

“PKK’NIN SURİYE KOLUNU OLUŞTURAN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TEK HEDEFİ ÜLKEMİZDİR”

Bir başka oyunun da Türkiye’nin sınırlarında oynandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye sınırlarında tek bir DEAŞ unsuru kalmadığı hâlde, on binlerce kişiyi silahlandıranların ve araç gereçle tahkim edenlerin derdinin terörle mücadele olmadığının açık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Çünkü bu kesimler bizzat teröristlerle yatıp teröristlerle kalkıyor, teröristlerle yiyip teröristlerle içiyorlar. PKK’nın Suriye kolunu oluşturan bu terör örgütünün tek hedefi ülkemizdir. Böyle bir tehdide karşı daha fazla tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Kandil’deki terör elebaşlarının başına güya ödül koyanlar, onların emrindeki teröristlerle her gün iş tutuyorlar. Başlarına ödül koydukları teröristlerden emir alan grupların ülkemize yönelik herhangi bir tehdit oluşturmadığını söyleyenler sadece kendilerini kandırırlar. Ve bu Kandil’dekilerin, dağlara kaçırılan kızları, kadınları ne hâle getirildiklerini, işte artık mızrak çuvala sığmıyor, tüm dünya izliyor. Ve onların ne yazık ki onlardan doğan çocuklar da Avrupa’da, şurada burada satılıyor. Çünkü bunlar hem insan kaçakçısı hem de bu tür gayrimeşru çocukların da pazarlığını, pazarlamasını yapan örgüt, bu kadar tehlikeli bir örgüt.”

“BİZİM HEDEFİMİZDE SADECE ÜLKEMİZE YÖNELİK HUSUMETLERİ GÜN GİBİ ORTADA OLAN TERÖRİSTLER VAR”

Bugün gerçekleştirilecek Millî Güvenlik Kurulu toplantısında bu meseleleri konuşup değerlendireceklerini ve çok önemli kararlar alacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize bugüne kadar verdikleri sözleri tutmayan, oyalama taktikleriyle bizi idare edebileceklerini sananlar artık yolun sonuna geldiklerini görmelidirler. Bizim hedefimizde sadece ülkemize yönelik husumetleri gün gibi ortada olan teröristler vardır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefik olduklarını, stratejik ortak olduklarını söyleyenler, ilişkilerimizi siyasi, ekonomik ve askerî olarak güçlendirerek geleceğe taşımak isteyenler için işte bu bir fırsattır. Ülkemizi hedef alan teröristlerin önünden çekildikleri takdirde Türkiye’nin yanında yer aldıklarını anlayacağız. Aksi takdirde kendi bekamız için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Geçtiğimiz cumartesi günü AK Parti olarak Mart 2019’da yapılacak mahalli idareler seçimi için 40 ilin belediye başkan adaylarını paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın akşam G-20 Zirvesine katılmak ve ardından iki ayrı ülkeye resmî ziyaret yapmak üzere Arjantin’e hareket edeceklerini açıkladı. Güney Amerika dönüşü kalan illerin adaylarını ve şekillenmeye başlayan ilçe adaylarını milletle paylaşacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim tarihine kadar bir yandan siyasi çalışmalarımızı, diğer yandan devlet işlerini beraberce yürüterek, ülkemize ve milletimize hizmet edeceğiz” diye konuştu.

“EKONOMİDE YAZ AYLARINDA MARUZ KALDIĞIMIZ SALDIRILARIN OLUMSUZ ETKİLERİNİ SİLİYORUZ”

Ekonomide yaz aylarında maruz kalınan saldırıların olumsuz etkilerinin yavaş yavaş silindiğine; ancak bazı kesimlerin hâlâ tereddütle yaklaşıp yatırım ve harcamalar konusunda ‘bekle gör’ politikasına devam ettiklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki gün bekleme değil, tam tersine fırsatları değerlendirme günüdür” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en sıkıntılı günlerinde İstanbul Havalimanı Star Rafinerisi, TANAP Türkakım projeleriyle dünya gündeminde en üst sıralarda yer aldığına dikkat çekti ve “Aralık ayıyla birlikte yeni bir yatırım ve istihdam seferberliği başlatarak 2019’a güçlü bir giriş yapacağız. Mahalli seçimleri bu sürecin takozu değil, tam tersine inşallah destekçisi hâline dönüştüreceğiz” dedi.

“BELEDİYECİLİK AK PARTİ’NİN İŞİDİR”

AK Parti’nin, mahalli idarelerdeki başarılarıyla milletin gönlünde yer etmiş bir kadronun öncülüğünde kurulduğunu ve bu tecrübeyi, hükûmete geldikten sonra ülke çapındaki tüm çalışmalara yansıttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu müktesebatla ve güvenle diyoruz ki, kim ne derse desin belediyecilik AK Parti’nin işidir” ifadelerine yer verdi.

Ana muhalefet partisinin tek parti döneminden beri hizmetten, icraattan, yatırımdan, projeden uzak bir anlayışla Türkiye siyasetini âdeta zehirlediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu partinin yönetimindeki belediyelerde, istisnalar hariç, hiçbirinde yönetim başarısı üzerine kurulu bir kadro seçiminin görülemeyeceğini söyledi.

“Belli kesimlerin ideolojik fanatizmlerini istismar ederek kurdukları düzeni korumak CHP yönetiminin başlıca gayesidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşte bu sebeple CHP uzun zamandır oyunu arttırmak için değil, kayıtsız şartsız teslim aldığı kesimlerin gözlerini açmasını engellemek için siyaset yapmaktadır. Ankara’da Çankaya, İstanbul’da Kadıköy, Şişli, Beşiktaş gibi yerlerdeki seçim sonuçlarına bakın hiçbirinin de ülke gerçekleriyle ilişkisinin olmadığını görürsünüz. Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurunda değildir. Hâlbuki buralardaki seçmen profili aynı zamanda Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesimlerden oluşuyor. Kılıçdaroğlu, CHP’li başkanların yönettiği yerlerde hayat kalitesinin yüksekliğinden bahsediyor. Hâlbuki bu ilçelerde yaşayan sağduyulu vatandaşlarımız çok iyi bilir ki CHP’li başkanların yönettiği yerler bugünkü seviyesine belediyelerin değil, büyükşehrin veya hükûmetin yatırımları sayesinde gelmiştir.”

Bugün Kadıköy’den Pendik’e Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı raylı sistemle, Kadıköy’e kadar Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete sunduğu metrobüslerle gidildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında CHP’nin aday belirleme taktiği dahi belediyecilik konusundaki zavallılığını göstermeye yeterlidir” diye konuştu.

“60 BÜYÜKŞEHİR VE İL BELEDİYE BAŞKANIMIZI AÇIKLAMIŞ OLUYORUZ”

Özellikle büyük şehirlerde CHP’nin, AK Parti’nin adaylarını açıklamasını beklediğini, ona göre aday açıklayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bunların kafasında ‘bu şehri kim daha iyi yönetir’ diye bir düşünce kesinlikle yok. Bunun yerine AK Parti’nin ve diğer partilerin oylarını alabilecek aday bulma cinliğine kafa yoruyorlar” ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 büyükşehir ve il belediye başkanımızı açıklamış oluyoruz. Şimdi buradan CHP yönetimine bir ödev veriyorum. İyi takip etsinler, alsınlar bu 60 kişilik listeyi önlerine teker teker her birinin karşısına stratejilerine, taktiklerine, cinliklerine göre isimler koysunlar. Görelim bakalım 31 Mart gecesi milletimiz hizmete talip olanlara mı, yoksa cinlik yapanlara mı itibar edecek?” şeklinde konuştu. CHP’ye gönül veren vatandaşlara, ‘”Gelin 31 Mart’ta bu köhne zihniyete artık bir dur deyin, tercihlerinizi buna göre yapın” çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’in susuzluk sorununun Veysel Eroğlu’nun bakanlığı döneminde çözüldüğünü, İZBAN projesinin kendi dönemlerinde devlet eliyle yapıldığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda AK Parti’nin 20 ildeki belediye başkan adayını açıkladı ve seçim çalışmalarında ve göreve geldiklerinde belediye hizmetlerinde kendilerine başarılar diledi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara ve İzmir belediye başkan adayları açıklandı ama İstanbul açıklanmadı. İstanbul ile ilgili bir sıkıntı mı var, yoksa istişareler devam mı ediyor?” sorusuna, “Arkadaşlar şu anda çalışmalarını yürütüyorlar. Sorun falan herhangi bir şey söz konusu değil” şeklinde cevap verdi.

Basın mensuplarının bazı yayın organlarındaki çıkan haberlere işaret ederek TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın isminin geçtiğini hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim ağzımdan laf çekmeye çalışmayın” dedi.

“EĞER BİR MUTABAKAT YAPIYORSAK KARŞILIKLI JESTLERİMİZ TABİİ Kİ OLACAK”

AK Parti’nin İstanbul gibi bir şehirde aday çıkarmama gibi bir sorunu olamayacağını sürecin devam ettiğini belirten ve hâlen diğer partilerden AK Parti gibi 61 ilin adayını açıklayan bir partinin olmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir aday açıklanıp açıklanmayacağı sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Görüşmelerimizi Sadir Bey (Durmaz) MHP adına, bizden de Mehmet Bey (Özhaseki) teknik çalışmaları yapıyorlar. Bu teknik çalışmaları neticelendirecekler, neticelendirdikten sonra bize takdim edecekler. Kalan yerleri de inşallah biz Sayın Başkanla beraber oturacağız, konuşacağız, nihayete erdireceğiz.”

“AK Parti’nin jest olarak Adana, Osmaniye gibi illerde aday çıkarmayacağı konuşuluyor. AK Parti 81 ilde aday çıkaracak mı? MHP’ye bir jest olabilir mi?” sorusuna “Eğer bir mutabakat yapıyorsak karşılıklı jestlerimiz tabii ki olacak” şeklinde karşılık veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O jest kapsamında Osmaniye, Adana ve Manisa olabilir mi?” sorusuna ise, “Niye olmasın?” diye cevap verdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuştu 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’ü Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU MİLLETİN EN ÖNEMLİ DEĞERLERİNDEN BİRİDİR”

Ahirete irtihalinin 81. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ahirete irtihal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maziden atiye giden bu yolculukta ülkesine ve milletine verdiği hizmetlerle adını tarihe altın harflerle yazdıran tüm güzel insanlar, yüreğimizde hep yaşayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarihini, binlerce yıllık devamlılığı içinde kavramak yerine, hâlâ bir asra sıkıştırmaya çalışan ideolojik bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını ifade ederek bu zihniyete sahip siyasetçilerin olmasının da üzücü olduğunu kaydetti.

“Cumhuriyeti yüceltmek için tüm tarihimizi yok saymaya kalkanlar, bize göre, kendi geçmişlerinden utananlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için ondan önceki tarihimize kin kusanlar da, aynı şekilde ‘Atatürk maskesi’ takarak, bu millete olan husumetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyeti bu istismarcı zihniyetin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR BİREYİN SADECE KENDİ ÇIKARINI, HESABINI, KÂRINI DÜŞÜNME LÜKSÜ YOKTUR”

Türk milletinin 2 bin 200 yılı aşkın devlet tarihinin, Selçuklu ve Osmanlı’nın en büyük gurur ve güven kaynakları olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak, Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu milletin en önemli değerlerinden biridir” ifadesini kullandı.

Atatürk’e ve Cumhuriyete yapılacak en büyük katkının, içinden geçilen kritik dönemde birliğe, beraberliğe, kardeşliğe özellikle de 2023 hedeflerine sıkı sıkıya sahip çıkmak olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Eskiler, ‘bal bal diyerek ağız tatlanmaz’ derlerdi. Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez. Bu yıl 96. yıl dönümüne ulaştığımız Cumhuriyetimize en büyük katkıyı, şahsımın başında bulunduğu hükûmetler yapmıştır. Biz bu kavramın lafla istismarını yapmadık, sadece icraatımızla hakkını vermeye çalıştık.  Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, on katı hizmetlere kavuşturarak bilfiil bunun uygulamasını ortaya koyduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatları boyunca Türkiye’nin büyümesi, kalkınması, gelişmesi için tek bir çivi dahi çakmamış kişilerin ağızlarından çıkan Cumhuriyet ve Atatürk sözü, koskoca bir yalandan ibarettir. Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir. Bu kavramlar önde perde gibi kullanılarak, arkada ülkemizin yıllarca demokratik ve ekonomik olarak nasıl sömürüldüğünü en iyi milletimiz biliyor” diye ekledi.

Gazi Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’de hiçbir bireyin sadece kendi çıkarını, hesabını, kârını düşünme lüksü bulunmadığını söyledi.

“TERÖR TEHDİTLERİNİ KAYNAĞINDA KURUTMAK İÇİN KİMSENİN BEKLEMEDİĞİ HAREKÂTLARI HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ABD’den İHA, SİHA ve akıllı bomba alma girişimlerini, alamayınca da kendi üretmeye başlamasını anlatarak, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.

Türkiye’ye yönelik terör eylemlerini, vesayet odaklarının faaliyetlerini ve darbe teşebbüsünü ve son olarak da ekonomik tehditleri anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların hepsini bertaraf ettiklerini, son olarak da Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini kaynağında kurutmak için kimsenin beklemediği harekâtları hayata geçirerek başarıya ulaştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bulduğu her fırsatta ülkesini dışarıya şikâyet eden, kendi tarihine husumet besleyen, kendi medeniyetine nefretle bakan hastalıklı bir anlayışla, böylesi çetin bir mücadele yürütülemez. Öyle ki, bu zihniyet sahiplerinin özellikle mücadelemize destek vermesinden vazgeçtik, sadece ‘gölge etmeyin başka ihsan istemez’ noktasına geldik” değerlendirmesinde bulundu.

“TARİHİMİZ, BİZİM YÖRÜNGEMİZDİR”

“Binlerce yıllık tarihi sürekliliğimiz içindeki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusuna sahip çıkmak, elbette hepimizin görevidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaparken de geçmişe özellikle de Osmanlı ve Selçuklu’ya haksızlık edilmemesi uyarısında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Osmanlı’dan kurtarılabilen miras üzerine kurulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu mirasa, sadece topraklarımız değil, kurumlarımız da geleneklerimiz de dâhildir. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyetin inşası da Osmanlıdan devralınan mevcut idari sistem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu hakikatler apaçık ortadayken, sürekli olarak Osmanlıya hakareti ve aşağılamayı bir siyaset tarzı hâline getirmek, ya cehalettir ya gaflettir ya da art niyettir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihimiz, bizim yörüngemizdir. Yörüngeden çıkan bir gök cismi nasıl sonsuz karanlık içinde kaybolmaya ve muhtemelen yok olmaya mahkûmsa, toplumlar da öyledir. Türk milletini kendi tarih yörüngesinden çıkartmak için geçmişiyle bağını kopartmaya çalışanların amacı da budur. Milletler ve devletler mezarlığı olan tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Allaha şükür, bugüne kadar milletimizi kadim tarih yörüngesinden çıkartmaya kimse muvaffak olamadı. Kimi dönemlerde kısmen de olsa zayıflıklar ortaya çıktı, ama milletimiz güçlü irfanıyla her seferinde işi düzeltmeyi başardı” dedi.

“BİZE DÜŞEN GÖREV, ECDADIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ KENDİ GELECEĞİMİZİ AYDINLATAN BİR IŞIK HÂLİNE GETİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde “Osmanlıda okuma yazma oranı çok düşükmüş”, “Osmanlının kendi silah sanayi yokmuş”, “Osmanlı, yönetimi altındaki haklara zulmedermiş” iddialarının birileri tarafından dillendirildiğine dikkati çekerek bu iddiaların hepsinin de yalan ve iftira olduğunu vurguladı.

Osmanlı’nın da eksikleri bulunabileceğini, bunların tespitini yapmak ve yerli yerine koymanın da tarihçilerin ve uzmanları işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen görev, ecdadımızın güçlü yönlerini kendi geleceğimizi aydınlatan bir ışık hâline getirmektir” tavsiyesinde bulundu.

Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in vefatından bir gün önce kendisine “Evladım Tayyip, buralar evlad-ı Fatihan’dır, buralar Osmanlıdır. Ben gidiyorum, buralar size emanettir” dediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimkiler Bosna Hersek’te bir Osmanlı’nın olduğundan bihaber. Bizim ayak izlerimiz nerelere kadar gitmiş haberleri yok. Kendi milletini, tarihini inkâr edenlerden bir şey olmaz. Türkiye düşmanlığı için malzeme üretenlerin geçmişleri soykırımla, sömürüyle, zulümle, haksızlıkla bezeli olduğu hâlde, kendilerini tam tersi hikâyelerle pazarlamaya çalışıyorlar” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, ecdatlarıyla gurur duymalarını istedi.

“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE DÜNYA ÇAPINDA BİR OYUNCU HÂLİNE GELDİ”

Kemal Karpat başta olmak üzere liyakatlerine kimsenin itiraz edemeyeceği tarihçilerin, Osmanlı toplumunda okuma yazma oranını nüfusun yarısından fazla olarak açıkladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oranın aynı dönemdeki Rusya, İspanya, İtalya başta olmak üzere pek çok ülkeyle karşılaştırıldığında çok yüksek bir oran olduğunu kaydetti.

Balkan Savaşlarıyla başlayan, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi’yle devam eden süreçte, maalesef bu okuryazar nüfusun büyük bir kısmının kaybedildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetle birlikte gerçekleştirdiğimiz harf devrimiyle âdeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde, elbette ülkemiz okuma yazma oranının çok düşük olduğu bir dönem yaşadı. Ama bunun suçunu Osmanlıya yüklemek, tam anlamıyla bir bühtandır. Nitekim zaman içinde Türkiye, yüzde 100’lük bir okuryazarlık seviyesine ulaşmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın silah sanayi olmadığı iddiasının da koskoca bir yalan olduğunun altını çizerek, “Coğrafyamızdaki 600 yıllık hükümranlığı döneminde neredeyse savaşsız tek bir haftası olmayan Osmanlı’nın, silah sanayi olmadığını iddia etmek kadar saçma bir iddia olamaz” ifadesini kullandı.

Osmanlı’nın asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere silah sanayi ihracatı yaptığını, İstanbul’un Fethi başta olmak üzere, tüm önemli savaşlarını, silah sanayindeki yenilikçiliğine ve üstünlüğüne bağlı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sorun, Osmanlının 18. yüzyıldan sonra bu alandaki öncülüğünü ve üstünlüğünü korumayı başaramamış olmasıdır. Dikkat ediniz, hiç olmamasından değil, üstünlüğün kaybedilmesinden söz ediyoruz. Bu durum, ister istemez, daha iyi silahların dışarıdan alınmasını gerektirmiştir. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen Osmanlı son döneminde bu konuda çok önemli hamleler yapmıştır. İkinci Abdülhamit Han’ın İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları, Cumhuriyete miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere, Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde işte böyle bir birikim vardır. Tek Parti yönetimi şayet, Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası, Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikası gibi girişimlere sahip çıkmış olsaydı, bugün Türkiye savunma sanayiinde bambaşka bir yerde olurdu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yılda Türkiye’nin savunma sanayiinde millîlik oranının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıkarttıklarını, hedefin yüzde 100 yerli savunma sanayi olduğunu kaydederek, “Türkiye, 2002 yılında toplam bütçesi 5,5 milyar dolar olan sadece 62 savunma sanayi projesine sahipti. Bugün Türkiye, toplam bütçesi 60 milyar doları bulan ve yakında 75 milyar dolara ulaşacak olan 700 projeyle dünya çapında bir oyuncu hâline geldi” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

HİSAR füze sistemini, SİPER uzun menzilli hava savunma sistemini, Anadolu çıkarma gemisini, ATAK ve GÖKBEY helikopterlerini, Bayraktar, Anka ve Akıncı insansız hava araçlarını sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi projelerinde en çok zorluğun motor da yaşandığını, bunu da yerli uçağın dâhil, her alanda ihtiyacı karşılayacak motor üretecek projeyi hayata geçirerek aşacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’daki tank palet fabrikasında yapılan işletme hakkı devri sözleşmesini diline dolayanların, burada yapılanların ne anlama geldiğinden habersiz olarak sürekli ortalığı karıştırma gayretinde olduklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Dikkat ederseniz, bu işin gece gündüz istismarını yapanlara sorun, satış nedir, işletme devri nedir, daha önce bu fabrika nasıl ve hangi şartlarda çalışıyordu, şimdi ne yapacak gibi soruların hiçbiriyle ilgilenmiyor. Çünkü öyle bir dertleri yok. Tıpkı Atatürk istismarı, tıpkı Cumhuriyet istismarı gibi, bu konuda da kendilerine bir istismar yolu bulmuşlar, gözleri kapalı bir şekilde oradan devam ediyorlar. Sakarya’daki bu tank palet fabrikasının satımı diye bir şey söz konusu değil. BMC fabrikasının yüzde 50’i Katar’ın ortaklığında yüzde 50’i Türk ortaklar olmak üzere kurulan bu  şirket şu anda Karasu’da kendi fabrikalarını yapıyorlar, ayrıca yapılacak. Ve burada da o fabrikanın yapımıyla birlikte buranın işletmesi alınmak suretiyle bu süreç devam ediyor. Dürüst olun, samimi olun, milleti aldatma yoluna gitmeyin. Biz netice, netice, netice diyoruz ama siz maalesef farklı yaklaşıyorsunuz. Hâlbuki şöyle bir etraflarına baksalar hakikatleri görecekler. Tabii, şayet göz kamaştırıcı ise hakikatle yüzleşmek bazılarının işine gelmiyor. Onlar, deve kuşu misali, kafalarına kuma gömüp her yeri karanlık sanıyor diye, Türkiye öyle olmuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyete sahip çıkmak ve Cumhuriyeti emanet edenlere layık olmak için her alanda gece gündüz çalıştıklarının altını çizerek Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en üst ligine çıkartmakta da kararlı oldukları vurgusunda bulundu.

“Atatürk’ü anlamak da anmak da böyle olur, lafla değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygıyla yâd ederek ve şehitleri rahmetle anarak konuşmasını tamamladı.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO -MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 81. yıl dönümü 0 88784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 81. yılı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı.

Anıtkabir’deki tören, devlet erkânının Aslanlı Yol’da yürüyüşü ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki devlet erkânı, Anıtkabir’de saat 09.05’te Atatürk’ün mozolesine çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve şunları yazdı: “Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ahirete irtihalinin 81. yıl dönümünde bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz.

Merhum Atatürk ve silah arkadaşları ile bin yıldır bu toprakları bizlere vatan yapmak için mücadele eden tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları milletimizin kalbinde hep yaşayacaktır. Kendisinin emaneti olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşamak, yaşatmak, geliştirmek, güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ruhu şad olsun.”