Emine Erdoğan, “Geleceği Yazan Kadınlar Projesi” tanıtım toplantısına katıldı 0 91609

Kadınları yazılım konusunda eğitmek, kadınların istihdam kapasitesini ve girişimciliğini artırmak amacıyla geliştirilen “Geleceği Yazan Kadınlar Projesi” tanıtım toplantısında bir konuşma yapan Emine Erdoğan, “Geleceği yazmaya niyetli genç kızlarımızı ve kadınlarımızı, insanı kendine esir eden değil, insana hizmet eden teknoloji dünyasına davet ediyorum. Yolunuz açık, gelecek sizin olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Geleceği Yazan Kadınlar Projesi”nin tanıtım toplantısına katıldı. Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı da hazır bulundu.

Turkcell, TOBB ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun iş birliğiyle kadınları yazılım konusunda eğitmek, kadınların istihdam kapasitesini ve girişimciliğini artırmak amacıyla geliştirilen projenin tanıtım toplantısında Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“GENÇLER ÖZ GÜVENİ SAĞLAM, ÇAĞINA YÖN VEREN İNSANLAR OLMALI”

Konuşmasında, geleceğimizin mimarı gençleri toplantıda görmekte duyduğu memnuniyeti ifade eden ve gençlere hitaben, “Varlığınızla bize heyecan veriyorsunuz” diyen Emine Erdoğan, gençlerin; geçmişini inkâr etmeyen ama geçmişte de kalmayan, öz güveni sağlam, çağına yön veren insanlar olmalarını arzuladıklarını söyledi.

Bilgi teknolojilerinin artık dünyanın yeni çehresini oluşturduğunu, kadınların içinde olmadıkları bir dijital dönüşümün ise kadınların sesinin eksik olduğu bir gelecek anlamına geldiğini ifade eden Emine Erdoğan, kadınların bilgi teknolojilerini tasarladığı bir sürecin, daha güçlü bir geleceğin kapısını açacağını kaydetti.

Yükseköğretim Kurulu’nun verilerine göre bilişim ve teknolojideki kadın oranının yüzde 22 olduğunu aktaran Emine Erdoğan, geleceği şekillendirecek bir alanda kadınların düşük oranlarda kalmış olmasına dikkat çekti. “Geleceği elinde bulunduran teknolojik alan, adil olmayan bir cinsiyet algısıyla şekillenmeye çoktan başlamış görünüyor” diyen Emine Erdoğan, kadınların şimdiden bu alanda varlık göstermemeleri durumunda eski kalıplar, gelecekte de varlığını sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

“KADINLARIN ÖNCELİKLE ZİHİNLERİNDEKİ PRANGALARI KIRMALARI GEREKİYOR”

Kadınların kod yazmayı ve yazılım öğrenmeyi, üniversitelerin bilim ve teknoloji bölümlerinde hatırı sayılır bir nüfus oluşturmayı sağlamaları gerektiğinin altını çizen Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Bu zor değil sadece çabalamamız gerekiyor. Etrafımızda gördüğümüz şeyler meydana gelmeden önce yalnızca birer fikirdi. Uçmanın, denizin altından gitmenin, başka gezegenlere seyahat etmenin önce fikri vardı. Sonra o fikir üzerine hayaller kuruldu ve hayal edilen her şey gerçeğe dönüştü. Kadınların öncelikle zihinlerindeki prangaları kırmaları gerekiyor.”

“Yaratılmaya çalışılan tek tip insan modeline, çok yönlü hayatlarınızla meydan okuyun” çağrısında bulunan Erdoğan, “Çalışan kadının nasıl olması gerektiğini kendi değer yargılarınızla şekillendirin. Dünya tarihinin seyrini değiştirmiş insanlara baktığınızda, hep çok farklı alanlarda çığır açan işler yaptıklarını görürsünüz. İçinizdeki büyük potansiyele ket vurursanız hem kendinize haksızlık etmiş ve hem de kendinizi azımsamış olursunuz” ifadelerini kullandı.

“TEKNOLOJİ İNSANLIĞI ESİR ALMAMALI”

Konuşmasında teknolojinin insanlığı esir almaması gerektiğinin de altını çizen Emine Erdoğan, “Hayatta ne yapıyorsak yapalım bunu yalnızca insanlığa fayda sağlamak, kendimizi ve yaşamı keşfetmek için yapalım. Mesleklerimiz ya da uğraşılarımız içinde kat ettiğimiz yolun her adımı, varoluş amacımızı hatırlamamıza hizmet etmeli” şeklinde konuştu.

Teknoloji üretmenin yalnızca bir zümreye ait olmadığını gösteren ve ilk günden beri kadınları güçlendirmek için çalışan Turkcell ve TOBB’u tebrik eden Emine Erdoğan, “Geleceği yazmaya niyetli genç kızlarımızı ve kadınlarımızı, insanı kendine esir eden değil, insana hizmet eden teknoloji dünyasına davet ediyorum. Yolunuz açık, gelecek sizin olsun” dedi.

Etkinlikte proje kapsamında oluşturulan deneyim alanını ziyaret ederek, dünyada bir ilk olan ve görme engellilerin tek başlarına bisiklet sürmesi için geliştirilen telefon uygulamasının fikir sahibi ile tanışan Emine Erdoğan, bisikletin nasıl kullanıldığına ve çalıştığına ilişkin yetkililerden bilgi aldı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Abidesi’ne çiçek bıraktı 0 98780

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen program kapsamında 15 Temmuz Şehitler Abidesi’ne çiçek bıraktı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde kendisini bekleyen 15 Temmuz şehitlerinin yakınları ve gazilerle bir süre sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Mehter Takımı’nın seslendirdiği 15 Temmuz Marşı eşliğinde 15 Temmuz şehitlerinin yakınları ve gazilerle birlikte 15 Temmuz Şehitler Abidesi’ne yürüyerek çiçek bıraktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitler için dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak İşçi Sendikaları (HAK-İŞ) Konfederasyonu 14. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri sadece işçinin, emekçinin hakkını aramakla kalmadığını aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen bir sendika olduğunu söyledi.

“82 MİLYON VATANDAŞIN HER BİRİNİN HAYAT SEVİYESİNİ YÜKSELTECEK İCRAATLAR ORTAYA KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı görevlerinde her zaman işçinin yanında yer aldığının altını çizerek, “Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla, hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Bunun yerine bu ülkenin 82 milyon vatandaşının her birinin hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Zenginliği milletin tamamına mal ederek, herkesin bundan hakkını almasını sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da, fiilen milletimizin, 17 yıl öncesinin çok üzerinde bir refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki gelişmelerle millî geliri üç kattan fazla artırdıklarını, zenginliğin tabanını genişlettiklerini, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’yi dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş sebebiyle borçlanma oranı bir parça yukarı çıksa da Türkiye’nin AB ve OECD ülkeleri arasında çok iyi bir yerde bulunduğuna vurgu yaptı.

İçerdeki reformları hızlandırarak, dış şoklara karşı da daha güçlü hâle gelerek yaşanan sürecin atlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil ve sürdürülebilir bir zeminde yürütme imkânına kavuşacağız. Bu dengeyi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte, her alanda yeniden hedeflerimize uygun bir seviyeye çıkacağız” dedi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI ATAMA GÖREVİ CUMHURBAŞKANINA BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme görevi verdiğini ve gereken her durumda ihtiyaç duyulan adımları atmak, kararları almak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkanlığında yaptığımız görev değişikliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni yönetim sisteminde, Merkez Bankası Başkanını atama görevi, ülkenin diğer politikalarıyla birlikte ekonomi politikasından da sorumlu olan Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilmiş olsaydı, böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.”

Yaşanan tıkanıklığın bedelini ülke ve tüm milletin hep birlikte ödediğini ve bu duruma rıza göstermesinin görevi ihmal olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. İnşallah bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir” dedi.

“TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ ATILIMLARIYLA DÜNYAYI ŞAŞIRTMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Türkiye’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği atılımlardaki başarılarıyla, geçmişten beri hep dünyayı şaşırtmış bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de herkesi bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 31 Mart seçimlerinin ardından, özellikle CHP ve HDP’ye mensup belediyelerde sendikalardan istifa ettirilen 17 bine yakın üyesi ve işten atılan 800’e yakın kişiyle ilgili verdiği mücadeleyi desteklediğini belirterek, “Seçimlerden önce ‘hak, hukuk, adalet’ laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin, seçimlerin ardından haksızlık, hukuksuzluk ve faşizm abideleri hâline dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendika değiştirme baskısının işçinin hak arama mücadelesine yönelik aleni bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Hele hele sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak ekmeğinden-aşından, çoluğunun-çocuğunun nafakasından mahrum etmek, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek, partizanlığın en sefil, en aşağılık hâlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir yılını doldurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda Türkiye’nin döviz-faiz-enflasyon tuzağı başta olmak üzere, pek çok kritik sınamaya maruz kaldığını, Suriye ve Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye açısından hayati önem taşıyan nice uluslararası krizle mücadele ettiklerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin haksız eleştiri ve uygulamalarına göğüs gerdiklerini anlattı.

“BAKANLIKLARIMIZIN VE KURUMLARIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYECEK, ZAFİYET ORTAYA ÇIKAN YÖNLERİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Bu süreçte 4,5 milyon sığınmacının ekonomik, siyasi ve insani yükünü omuzladıklarını, yerel seçimler öncesinde ve sonrasında siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yaşananların yeniden yapılanmanın hem başarılı hem de eksik, aksak yönlerini gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, ortaya çıkan sorunların tamamının da üstesinden gelinebilir ve çözülebilir olması sevindiricidir. Reform ve değişim, insanların kendi hayatları gibi kurumlar için de kesintisiz bir süreci ifade eder. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet ortaya çıkan yönlerini de süratle değiştireceğiz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki bu en önemli yönetim reformunu baltalama peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yüzde 52 ile desteğini verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni daha ileriye nasıl taşıyacakları, eksikliklerini, aksaklıklarını nasıl düzelteceklerinin yollarını aradıklarını belirtti.

İstişareye verdiği önemi dile getirerek, “Tayyip Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını da, elde ettiği tüm başarıları da buna borçludur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle irtibatımızın kesildiği, tabanımızla bağımızın koptuğu, kanaat önderlerimizle muhabbetimizin zayıfladığı gün, zaten bizim de bittiğimiz gün demektir. Hâlbuki bizim daha milletimize yapacak çok hizmetimiz, ülkemizde icra edecek çok işimiz, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var” dedi.

“HAKKA, HAKİKATE, ADALETE, EHLİYET VE LİYAKATE DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ”

Cengiz Han’ın torunu Hülagu ile Kadıhan arasında Bağdat’ın ele geçirilmesi sırasında yaşanan rivayeti naklederek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi bugünlere medeniyetimize, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız, yani özümüze yönelmemiz getirmiştir. Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak, bunun sebebini de yine burada arayacağız. Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Hakka, hakikate, özellikle adalete, emanete, ehliyete, liyakate, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, büyüklenmeye, böbürlenmeye, dar kadroculuğa, özellikle de milletten kopuşa sebep olan her türlü hastalığı bünyemizden söküp atacağız. Bu şekilde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde, Allah’ın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ne sınırlarımıza yığılan teröristler ne onları üzerimize kışkırtan güçler ne yüzümüze dost gözüküp arkamızdan kuyumuzu kazan riyakârlar hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye son 17 yılda kazandırdığı hizmetlerin gerisinde; istikrar ve güven iklimini, gerektiğinde kendinden fedakârlık yapma pahasına koruma iradesini gösterebilmesinin yattığını vurguladı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN DEĞİŞİMİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

İstikrar ve güvene en çok ihtiyaç duyulan zamanın içinden geçilen bu dönem olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık önümüzde, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis bakımından dört yıllık, belediyelerde de beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi vardır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin tökezlemesini, yere kapaklanmasını bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacaklarını, meydanı, dışarıdan ve içeriden bu millete diz çöktürmeye, Türkiye’yi esir almaya çalışanlara terk etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni 15 Temmuzlara olduğu gibi, yeni 28 Şubatlara da fırsat vermeyeceğiz. Siyaset mühendisliği hesaplarının millî iradeye galebe çalamayacağını bir kez daha göstereceğiz. Bunun için de beşer olduğumuzun bilinciyle sigaya, sorgulamaya, derlenip toparlanmaya kendimizden başlayacağız. Allah şahittir ki niyetimiz halistir. Rabbim inşallah yar ve yardımcımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 14’üncü Olağan Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını dileyerek, konuşmasını tamamladı.