“İSEDAK üyelerinin kendi aralarındaki ticarette millî para birimlerini kullanması gerek” 0 85035

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEDAK 34. Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, İSEDAK üye ülkelerini, kendi aralarında yatırım ve ticaret yapmaya çağırarak, “Kendi meselelerimizi kendimiz çözebilmemiz için elimizdeki platformları, araçları en iyi şekilde kullanmamız gerekiyor. Aramızdaki ticarette millî para birimleri kullanmamız, kollarımıza vurulan emperyalist prangaları parçalamamız bakımından son derece önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 34. Bakanlar Kurulu oturumuna katıldı. İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“FİLİSTİNLİLER DAVALARINA SAHİP ÇIKTIĞI MÜDDETÇE İŞGALCİLER HEDEFLERİNE ASLA ULAŞAMAYACAKTIR”

Mekke’den, Medine’ye, Saraybosna’dan İslamabad’a, Kahire’den Kabil’e İstanbul’un kardeş şehirlerini, Filistin ve Kudüs’ü selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlar, hakkı, adaleti ve özgürlüğü savunan insanlar olduğu sürece Filistin’in de var olmaya devam edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle hiçbir baskı, hiçbir zulüm Filistinlilerin kalplerindeki hürriyet ateşini söndürmeye yetmeyecektir. Cesaret ve fedakârlık abidesi olan Filistinliler davalarına sahip çıktığı müddetçe işgalciler hedeflerine asla ulaşamayacaktır” dedi.

Toplantının, bölgenin âdeta kaderinin belirlendiği Birinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 100. yılında icra edildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün savaşlara son vereceği düşünülen; ancak daha kanlı mücadelelere kapı aralayan bu savaşın üzerinden yüzyıl geçse de travmalarının hâlen devam ettiğini ifade etti.

“COĞRAFYAMIZI LİME LİME EDENLER BUGÜN FARKLI ORTAKLIKLAR ÜZERİNDEN DAYANIŞMALARINI PERÇİNLİYOR”

Bölgenin, savaşın mağduriyetinin ve yıkıcı etkilerinin en fazla yaşandığı yerlerin başında geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarıyla doğrudan bağlantılı sorunlara çözüm üretilmesinin, bu problemlerin kaynağının iyi tespit ve teyit edilmesiyle mümkün olacağını belirtti.

“Büyük savaşın 100. yıl dönümünü bir anma merasiminden ziyade bir anlama, idrak etme, özellikle bir fırsata dönüştürmemiz gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlar ve binlerce yıldır aynı coğrafyada kaderleri birbirine örülmüş milletlerin hiçbir komplekse kapılmadan bunu yapabilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Geçmişte yaşanmış her hadisenin, acı tatlı her vakanın, iyi okunup analiz edilmesi, üzerinde hassasiyetle düşünülmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öte yandan tarih kendini ancak sarih bir zihne, samimi bir çabaya açar. Bize dayatılan bakış açılarıyla tarihi okumak anlamaya değil mevcut önyargıları büyütmeye yarayacaktır” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi tarihimizi oryantalist bir anlayışla ele almak, ancak Müslümanlar arasındaki çatışmalardan beslenenlerin işini kolaylaştıracaktır. Kalıpların ve önyargıların zihinlerimize vurduğu prangalardan kendimizi kurtararak meseleye yaklaşmamız hayati öneme sahiptir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 yıl önce bitmiş olsa da Birinci Dünya Savaşı’nın bu coğrafyaya bıraktığı enkazın henüz tam anlamıyla kaldırılamadığını vurguladı. Müslümanların beşeri, siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda hâlen bu savaşın yol açtığı sıkıntılarla yüzleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Emperyalist niyetlerle savaşı Orta Doğu ve Afrika’ya taşıyanlar bugün huzur ve refah içinde hayatlarını sürdürürken, bizler bir asır sonra dahi onların yol açtığı çatışma ve gerilimlerin bedelini ödüyoruz. Coğrafyamızı lime lime edenler bugün farklı birlikler, ortaklıklar üzerinden dayanışmalarını perçinlerken, biz hâlen birbirimize düşüyor, giderek daha çok parçalanıyoruz. Burada çok açık ve net olarak ifade etmek isterim ki; Suriye’den Irak’a, Yemen’den Filistin’e kadar tüm bölge yaşadığımız krizin, gerilimin, kan ve gözyaşının temelinde büyük savaş ile yapılan dizayn vardır.”

Batı başkentlerinde kotarılan ve Lawrence gibi karanlık tiplerle hayata geçirilen bu dizaynın en büyük mağdurunun Filistinliler olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistinlilerin sadece topraklarını kaybetmediğini, aynı zamanda dünyanın en ağır haksızlıklarına da maruz bırakıldığını kaydetti.

“FARKLILIKLARIMIZI KAŞIMAYA ÇALIŞANLARIN OYUNLARINA GELMEMELİYİZ”

Bölgenin tarihî, sosyal ve beşeri dinamikleriyle bağdaşmayan politikaların sadece Filistin’de değil, diğer yerlerde de acıya, yıkıma, kardeş kavgasına sebebiyet verdiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birinci Dünya Savaşıyla beraber Batılı ülkeler asırlardır kendi bünyelerini kemiren hastalıkları Orta Doğu’ya ihraç etmişlerdir. Bu alışverişte onların payına güvenlik ve refah düşerken, öteki tarafa çatışma ve sefalet kalmıştır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 100. yıl dönümünde yapmamız gereken; tarihten ders almak, ders çıkarmaktır. Bize düşen maziden ilham alarak çok daha aydınlık bir geleceği inşa etmektir. ‘Bir damla petrol, bir damla kandan daha kıymetlidir’ mantığıyla hareket edenlerin kurduğu tuzaklara artık düşmemeliyiz. Sınırları kanla çizilmiş olan coğrafyada gönüllerimize yeni hudutlar, yeni duvarlar örmemeliyiz. Farklılıklarımızı kaşıyarak bizleri birbirimize kırdırmaya çalışanların oyunlarına artık gelmemeliyiz. Senelerce Batı toplumlarını eser alan Avrupa’da çok büyük yıkımlara, katliamlara sebep olan ve Birinci Dünya Savaşıyla coğrafyamıza zerk edilen hastalıkların başında ırkçılık ve mezhepçilik bulunuyor. Bilhassa mezhep taassubu bugün birçok yerde İslam toplumlarını içeriden zayıflatan, dış müdahalelere açık hâle getiren en ciddi sorundur. Kişinin meşrebini dininin önüne koyması, hatta mezhebini dinleştirmesi şeklinde tezahür eden bu fitnenin İslam’da asla yeri yoktur.”

Allah’ın ve Hz. Peygamber’in çizdiği İslam kardeşliğinin sınırlarını daraltmanın kimsenin haddi ve hakkı olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Peygamber’in Veda hutbesindeki sözlerine atıfta bulunarak, İslam kardeşliğine ilişkin çizilen kırmızıçizgilerin ihlal edilemeyeceğine ve buna kayıtsız kalınamayacağına vurgu yaptı. Kardeşlik hukukunun gözetilip birlik ve beraberlik içinde hareket edildiği sürece hiçbir sorunun aşılmaz olmayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çözümü başkalarında değil, bu topluluğun içinde arayacağız, başka yere gitmeye gerek yok. Meselelerimizin halli için yardımı, katkıyı başkalarından değil, öncelikle kardeşlerimizden, birbirimizden bekleyeceğiz” sözlerine yer verdi.

“KÂĞIT ÜZERİNDE KÜRESEL BARIŞI SAĞLAMAKLA MÜKELLEF YAPILAR DAHA ÇOK DAİMİ ÜYELERİN ÇIKARLARINI KORUYOR”

Filistin meselesinden iç savaşlara kadar her konuda çözüm için kapısı çalınan uluslararası kuruluşların hayal kırıklığına uğrattığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha biz oralardan ne bekliyoruz, ne umuyoruz? Onlar bizim hayrımıza hiçbir zaman çalışmayacaktır” diye konuştu. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi gibi kâğıt üzerinde küresel barış ve istikrarı sağlamakla mükellef yapıların, daha çok daimi üyelerin çıkarlarını korumak için çalıştığını çok yakından tecrübe ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramların sadece kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece anlamlı olduğunu defalarca gördük” ifadelerini kullandı.

‘Dünya 5’ten büyüktür’ itirazının gerisinde bu acı tecrübelerin, bu hayal kırıklıklarının, bu çifte standartların bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dönem başkanlığında İslam İşbirliği Teşkilatı’nı daha aktif, hadiselere daha müdahil hâle getirme mücadelelerinin sebebinin bu olduğunu kaydetti.

“EMPERYALİSTLERİN ÇİZDİĞİ SINIRLARA ALDIRMADAN, KOMŞULUK HUKUKUMUZU ÖNCE BİZ GÖZETECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Suriye’deki krizi bu ülkenin toprak bütünlüğü temelinde başkaları değil, biz hâl yoluna koyacağız. Yemen’de binlerce çocuğu açlığa ve ölüme mahkûm eden çatışmaları inisiyatif alarak bizzat biz bitireceğiz. Afganistan’da camide namaz kılanlara yönelik kalleş eylemleri önce biz lanetleyeceğiz. Berlin’den Paris’e, Brüksel’den Moskova’ya kadar nerede olursa olsun teröristtin kimliğine bakmadan, masumların öldürülmelerine önce biz karşı çıkacağız. Filistinli sivilleri tüm dünyanın gözleri önünde katletmekten çekinmeyen haydutluğa, devlet terörüne herkesten önce biz tepki göstereceğiz. Lübnan ve Ürdün’deki kamplarda 70 yıldır vatan hasretiyle yanan Filistinli mültecilerin hak ve hukukunu başkalarından önce biz koruyacağız. Vatandaşlarımızın Kudüs’ü ziyaretlerini teşvik ederek işgalcilerin Kudüs’ün kandillerini söndürmesine önce biz engel olacağız. Arakan’da Rohingyaların evlerinin yakılması, kardeşlerimizin etnik temizliğe uğraması karşısında önce biz sesimizi yükselteceğiz. İslam medeniyetinin kadim şehirlerinin birer birer yok edilmesine, DEAŞ bahanesiyle bölgemizde yeni terör devletlerinin oluşturulmasına önce biz itiraz edeceğiz.”

FETÖ, PKK, El-Kaide, Boko Haram, El-Şebab gibi proje örgütleri üzerinden geleceğin karartılmasına, önce Müslümanların hayır demesi gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emperyalistlerin çizdiği sınırlara aldırmadan, komşuluk hukukumuzu önce biz gözeteceğiz. Kardeşliğimizin zedelenmesine etnik, kültürel ve mezhebi fay hatları üzerinden kan dökülmesine önce biz müsaade etmeyeceğiz. Ancak bu şekilde acılarımızı bir nebze dindirebilir, çocuklarımıza barış ve huzur dolu bir gelecek hazırlayabiliriz” diye ekledi.

YERLİ VE MİLLÎ PARAMIZI KULLANMAKTAN BAŞKA ÇIKIŞ YOLU YOK”

“Kendi meselelerimizi kendimiz çözebilmemiz için elimizdeki platformları, araçları en iyi şekilde kullanmamız gerekiyor. Aramızdaki ticarette millî para birimleri kullanmamız, kollarımıza vurulan emperyalist prangaları parçalamamız bakımından son derece önemlidir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEDAK’a üye ülkeleri, kendi aralarında yatırım ve ticaret yapmaya, İslam Ülkeleri Tercihli Ticaret Sistemi’nin yürürlüğe girebilmesi için ilgili ülkeleri taviz listelerini güncellemeye çağırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli ve millî paramızı kullanmaktan başka çıkış yolu yok, aksi takdirde döviz kuru altında ezilmeye devam edeceğiz” diye ekledi.

ABD’deki mevcut yönetimin gümrük vergilerini yükselterek dünya ticaretinde korumacı eğilimleri artırdığına dikkat çekerek ticaret savaşlarının küresel ticarete, üretime ve refaha ciddi zararlarının olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarife dışı engellerin azaltılması ve gümrük işlemlerinin kolaylaştırılmasının, dünya ticaretine yeni bir açılım sağlayıp bir can simidi olacağını söyledi.

Üye ülkelerin gümrüklerindeki altyapıların acilen modernleştirilmesi, bilgi teknolojilerinin daha yaygın kullanılması, gümrük işlemlerinin daha da basitleştirilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tercihli ticaret sistemi, altın borsası, gayrimenkul borsası ve İstanbul Tahkim Merkezi gibi inisiyatiflerin bir an önce uygulamaya konulabilmesi için çalışmaların hızlandırılması gerektiğine işaret etti.

İSEDAK çatısı altında yürütülen faaliyetlerin etkinleştirilmesi, millî düzeyde de çok güçlü bir koordinasyon ve takip altyapısını gerektirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu amaçla Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın bünyesinde İSEDAK Millî Koordinasyon Komitesi’ni kurduklarını aktardı.

Üye ülkeleri de İSEDAK faaliyetlerinin millî düzeyde koordinasyonu için uygun görecekleri önlemleri almaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını 34. İSEDAK toplantısının üye ülkeler için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“82 milyonun her bir ferdine aynı kalitede hizmet sunuyoruz” 0 91505

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ataşehir ilçe mitinginde yaptığı konuşmada, “Bize oy versin, vermesin tüm illerimize, ilçelerimize, 82 milyonun her bir ferdine aynı kalitede hizmet sunuyoruz. Ankara’daki, Adıyaman’daki, Konya’daki insanımızı nasıl görüyorsak, İzmirli, Edirneli, Tuncelili, Hakkârili vatandaşlarımıza aynı nazarla bakıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında, İstanbul’da AK Parti Ataşehir ilçe mitingine katıldı. Kayışdağı Caddesi’nde düzenlenen mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“HİZMET SİYASETİ YAPIYORUZ”

Türkiye olarak çok kritik, tarihî bir seçimin arifesinde olunduğuna işaret ederek 31 Mart’ta sadece belediye başkanlarının, meclis üyelerinin ve muhtarların belirlenmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde yaşanan hadiseler, ekonomimize yönelik artan saldırılar, 31 Mart seçimlerini sıradan bir mahalli idareler seçimi olmaktan çıkarmıştır” dedi.

Bu seçimlerin, sadece belediye değil, aynı zamanda beka seçimleri olduğunu ve seçimlerde Türkiye’nin Cumhuriyetin 100’üncü yılına nasıl girileceğinin oylanacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak 31 Mart’a bu şekilde bakıp bu anlayışla hazırlandıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kandil ve Pensilvanya destekli zillet ittifakı, kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklar yaparken, biz çoktan yola revan olduk. Onlar bazı belediye başkanlıkları için Ankara’da birbirlerini yerken, biz Aydın’dan Sivas’a, Kastamonu’dan Çorum’a ülkemizin dört bir yanında milletimizle kucaklaştık. Onlar, daha şimdiden çıkar hesaplarının, rant kavgalarının içinde boğulurken, biz tüm Türkiye’yi dolaşmaya başladık” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi istismar siyaseti değil, hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizerek, “Bize oy versin, vermesin tüm illerimize, ilçelerimize, 82 milyonun her bir ferdine aynı kalitede hizmet sunuyoruz. Ankara’daki, Adıyaman’daki, Konya’daki insanımızı nasıl görüyorsak, İzmirli, Edirneli, Tuncelili, Hakkârili vatandaşlarımıza aynı nazarla bakıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, çoğu zaman CHP’li belediyelerdeki hizmet açığını kapatmak için bu il ve ilçelerde daha fazla çalışıp daha fazla eser ürettiklerine dikkat çekti.

ATAŞEHİR’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

İzmir’ ve Muğla pek çok yerde büyükşehir belediyeleri beceremediği için içme suyu sorununu kendilerinin çözdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da da CHP’li ilçe belediyelerinin vermesi gereken hizmetlerin önemli bir kısmını kendilerinin hayata geçirdiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u ve Ataşehir’i ayağa kaldıran ne kadar proje, eser, yatırım varsa, hepsinin altında devletimizin ve büyükşehir belediyemizin imzası vardır” diye ekledi.

Marmaray, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli, Yüksek Hızlı Tren, İstanbul Havalimanı, gibi son dönemde İstanbul’un hizmetine sunulan büyük yatırımlara ve İstanbul’da gerçekleştirilen ve yapımları hâlen devam eden hizmet ve projelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Ataşehirliler için yapılan ve yapımları devam eden bazı hizmetleri de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “İstanbul’un en güzel seyir noktalarından biri olan Kayışdağı’na, teleferik hattı ve seyir terası inşa ediyoruz. Biliyorsunuz Kayışdağı’ndaki Darülaceze de bu kardeşinizin eseridir. Belediye başkanıyken orayı yaptım. Kadıköy-Ataşehir-Maltepe ilçelerini etkileyen Bostancı-Kayışdağı yol ve kavşak düzenlemesini hayata geçiriyoruz. TEM ve E-5 arasındaki yeni bir koridoru nisan ayına kadar tamamlayarak Bostancı kavşağı bölgesindeki trafik sıkışıklığını rahatlatıyoruz” dedi.

“KADIKÖY HALİ’Nİ TUZLA’YA TAŞIYACAĞIZ”

Kadıköy Hali’ni Tuzla’ya taşıyacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buraya yeraltı otoparkı, hükûmet konağı, 30 bin metrekarelik yeşil alan, 50 bin metrekarelik şehir meydanıyla muhteşem bir eser kazandıracağız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız Erenköy Gümrüğü ile İETT garajlarını kaldırıyor. Yerine 300 bin metrekarelik bir millet bahçesini inşa ediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Hastanesi’nin yan tarafındaki 180 bin metrekarelik araziyi hazineye devrettik. İnşallah buraya da bin 200 yataklı bir devlet hastanesi yapacağız, mevcut yetmiyor” değerlendirmesini yaptı.

Hem İstanbul Büyükşehir hem de Ataşehir için tecrübeleri, birikimleri, çalışkanlıklarıyla temayüz etmiş kişileri aday gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a hamdolsun biz de kahtırical, yani adam kıtlığı yok, ülkemizin her bir şehrine, ilçesine ve beldesine gönülden hizmet edecek tertemiz yol arkadaşlarımız, dava arkadaşlarımız var” diye konuştu.

“BİZ ÜLKEMİZE ÇAĞ ATLATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu koltuklara, ‘Türkiye’ye ve Türk Milletine hizmet etmenin aracı’ olarak baktıklarının ve bu makamları ‘geride hoş bir sada bırakmanın vasıtası’ olarak gördüklerini dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP ise Ataşehir’de müfettişlerce pek çok yolsuzluğu tespit edildiği için görevden el çektirilen birini aday gösterdi. Adı yolsuzluk iddialarıyla ayyuka çıkmış böyle bir zatın tekrar aday gösterilmesi sizlere yapılmış en büyük saygısızlıktır. Bunun adı Ataşehir’in aklıyla, izanıyla alay etmektir. Bunun adı Ataşehirli kardeşlerimizin basiretini, ferasetini hafife almaktır. Bunun adı Ataşehir’in kaynakları çarçur edilmeye, iç edilmeye, eşe dosta peşkeş çekilmeye devam etsin demektir. Bunun adı yolsuzluğun, hırsızlığın ve ayrımcılığın ödüllendirilmesidir.”

CHP belediyeciliğinin geçmişinin; çöp, çukur, çamurun yanı sıra yokluk, yolsuzluk ve yalanla anıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin İstanbul’u bu 3 Ç’den ve 3 Y’den kurtardıklarını belirtti. .

1994 yılında yönetimini teslim aldığı İstanbul ile bugünkü İstanbul arasında âdeta asırlık fark olduğunu, hükûmetleri döneminde Türkiye’ye, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, on katı hizmet kazandırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemize çağ atlattık; ama maalesef CHP bir arpa boyu yol gidemedi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin şöyle sürdürdü: “Karşımızda hâlâ tek parti döneminin o baskıcı, ceberut, tahammülsüz, istismarcı siyasetinde direnen bir CHP var. Karşımızda hâlâ üç kuruşluk menfaatleri için Kandil’deki terör baronlarına taşeronluk yapmaya istekli bir parti var. Ancak terör örgütleriyle, PKK’yla, FETÖ’yle yürüdüğü yol CHP’yi kendi felaketine doğru götürmektedir. CHP’nin peşine takılan diğer partilerin de akıbeti aynı olacaktır. Bunlar dörtlü çetedir dörtlü. İnşallah 31 Mart’ta Ataşehir başta olmak üzeri tüm İstanbul bu terör sevdalılarına hak ettiği dersi verecektir. İnşallah Ataşehirli kardeşlerim, adı yolsuzluklar, adı usulsüzlüklerle anılan bu adaya sandıkta esaslı bir ders verecektir.”

31 Mart tarihinin, Ataşehir’in CHP esaretinden kurtuluş ve gönül belediyeciliğine kavuşma günü olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” vurgusunda bulunarak tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber ve ATV ortak yayınına katıldı 0 85006

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Haber- ATV- A Para- A News- A2- A Haber Radyo ortak canlı yayınına konuk oldu.

Mabeyn Köşkü’nde gerçekleştirilen ve “Başkan Erdoğan ile Gündem Özel” başlığıyla ekrana gelen programda kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİ NEYİ GEREKTİRİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

Soçi’deki Suriye Zirvesi’yle ilgili soruya verdiği cevapta zirvenin 5. toplantısını İstanbul’da yapacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdikleri zirvelerin çok verimli ve faydalı olduğunu, artık herkesin Türkiye’nin gücünü ve samimiyetini anladığını,  zirve kapsamında İran ve Rusya ile birlikte ortak arayışı sürdüreceklerini, Türkiye’nin ulusal güvenliği neyi gerektiriyorsa onu yapacaklarını söyledi.

“ABD’NİN ÇEKİLME KARARINI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

ABD Başkanı Donald Trump’ın 24 saat içerisinde Suriye’ye dair çok önemli bir açıklama yapacağına ilişkin duyurunun hatırlatılarak, “Trump’ın ne açıklamasını bekleyebiliriz?” sorusunun yöneltilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ABD Başkanı Trump’ın Kongre’den bir para talebinin olduğuna işaret etti Trump’ın Demokratların desteğini alabilmek için ‘DEAŞ’a karşı zaferi kazandık’ şeklinde bir açıklama yapabileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bir zafer ilanı olabilir. Bu ilanı yaparken de burada tabii DEAŞ’ın coğrafi hâkimiyetini sonlandırmak gibi bir dert yok. DEAŞ’ı tamamen bitirmek ve DEAŞ’a kaynaklık eden özellikle ortamı sonlandırmak olabilir. Başka bir şey de olmaz diye düşünüyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın göreve geldiğinden bu yana yanındaki generallerin sürekli değiştiğini yönetimin Suriye’den çekilme konusunda kendi içinde uzlaşıdan uzak bir görünüm sergilediğine dikkat çekerek ABD’nin çekilme kararını yakından takip ettiklerini, kendi planlarını hayata geçirme noktasında bunu kullanmakta da kararlı olduklarını kaydetti.

Kobani döneminde eski ABD Başkanı Barack Obama’nın kendisini arayarak ‘Kobani’de bize yardımcı olun, oradaki Kürtleri kurtaralım. Aksi takdirde 24 saatte bu insanlar yok edilecek’ dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ABD’nin silah desteği vererek orada âdeta bir terör örgütü oluşturduğunu vurguladı. Kobani’den o dönemde 300 bine yakın Kürt kökenli Suriyelinin geldiğini ve hâlâ büyük bir kısmının Türkiye’de devlet güvencesi altında yaşadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir de kalkıyorlar utanmadan, sıkılmadan, ‘Türkiye Kürtlere düşmanlık ediyor.’ Bu nasıl düşmanlıktır, Kobani’den gelenler şu anda Türkiye’de yaşıyor. Türkiye onlara her türlü güvenceyi vermiş, her türlü korumayı yapıyor. Bize ‘Böyle böyle Kürtlere olumsuz yaklaşımlarınız varmış.’ Elinize, dilinize dursun, bilmeden bunları nasıl söylüyorsunuz, nasıl konuşuyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“FETÖ ELEBAŞININ İADESİNE İLİŞKİN ABD’NİN HÂLÂ SAMİMİ DAVRANMIYOR”

FETÖ elebaşının iadesine ilişkin de ABD’nin hâlâ samimi davranmadığını, Türk yargısının kendisiyle ilgili onca kararı varken ve Türkiye tarafından onunla ilgili 85 klasör dosya gönderilmesine rağmen örgüt elebaşının gönderilmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka ülkelerden FETÖ mensuplarının iadesine ilişkin “Biz iade sürecinin şu anda takipçisiyiz. Bir kısmını paketledik, yeni paketler de gelecek” dedi.

Soru üzerine gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim bu işi uluslararası mahkemeye taşıma noktasında kararlılığımız var” diyerek, konuyla ilgili gerek Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları ile Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) çalışmaları olduğunu, cinayetin nasıl, nerede, kimler tarafından işlendiğine ilişkin bilgileri bu yargıyı yapacak olan mercilere teslim edeceklerini açıkladı.

“BİZİM TARİHİMİZDE SOYKIRIM YOKTUR”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 24 Nisan’ı sözde Ermeni soykırımını anma günü ilan etmesine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri rahatsız olacak diye gerçekleri dile getirmekten geri durmayacaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’nın tarihinde ‘modern tarihin ilk soykırımı’ olarak adlandırılan 600 bin Katolik’in hayatını kaybettiği Vendee soykırımının olduğunu, 1839’da Gabon’u bir köle ticaret merkezi hâline getirdiklerini, 1872-1954 yılları arasında Vietnam’da 500 binden fazla Vietnamlının, 132 yıl Fransız işgali altında kalan Cezayir’de 1,5 milyon Cezayirlinin Fransızlar tarafından katledildiğini ve Fransa’nın Burkina Faso, Moritanya, Çad, Kamerun’daki benzer katliamlarını hatırlattı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a “Sen daha siyasette yenisin, önce bunun tarihini bir öğren” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Macron, sen önce bir defa bu işi hallet. Bizim tarihimizde soykırım yoktur. ‘Ermeni soykırımı’ diye sözde bu ifadeyi dikkatli kullan. Önce bu işin bir tarihini öğren. Ermeniler, bizim ülkemizde hiçbir zaman soykırıma tabi tutulmadığı gibi şu anda ülkemizde 100 bin civarında vatandaş, vatandaş olmayan Ermeni var. Bunlar bizim ülkemizde yaşıyorlar. Yaşamaya da devam edecekler. Biz bunların mesela vatandaş olmayanları Ermenistan’a gönderebilirdik ama göndermedik. Çünkü kendi ülkelerinde bunların huzuru yoktu ama şu anda nereden çıktıysa bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü, Macron çıktı Ermenileri öptü. Hayırlı olsun.”

“AVRUPA BİRLİĞİ YETKİLİLERİ DÜRÜST DEĞİL”

“Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde kapıda bekletilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? AB sürecinde neredeyiz?” sorusuna verdiği cevapta AB’nin tavrına ilişkin, “Ben buna ikiyüzlülük demiyorum, çok yüzlülük diyorum, bunu iktidara geldiğimizden bu yana bize karşı hep uyguladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB yetkililerinin dürüst olmadığını ve yalan söylediklerini ifade etti. AB’nin Türkiye ile yaptığı vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasında sözlerini tutmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi almamalarını artık açıklıyorum, ifşa ediyorum; tek sebebi var, biz Müslümanız, bizi Müslüman olduğumuz için almıyorlar. Çıkın açıklayın bunu, bunu da açıklayamıyorlar. ‘Nereden biliyorsun bunu?’ Bunu yine bu ülkelerin içinde görev yapmış Dışişleri Bakanlarından öğrendim. İtirafları… Vakti saati geldiğinde ismini de açıklarım. Bunlar bu kadar açık, net ortada” sözlerine yer verdi.

ASKERLİK SÜRESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerlik süresine ilişkin sorulan soruya cevaben nihai noktayı henüz koymadıklarını belirtti ve milletin askerlikten bağını koparmadan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyacının karşılandığı, yükümlü her vatandaşın askerlik eğitimi aldığı, kamuoyunda olumlu algılanacak bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bedelli askerlik ile dövizli askerlik uygulamalarında ödenecek tutarın aynı olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TSK’nın personel kaynağı noktasında herhangi bir sıkıntıya girmeyeceği ve ihtiyaçlarının gözetileceği yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını belirtti.

Kartal’da çöken Yeşilyurt Apartmanı’yla ilgili olarak iki dönemdir görev yapan CHP’li Kartal Belediye Başkanı’nın beş gün sonra olay yerine gittiğine ve ana muhalefet partisi liderinin bundan dahi haberi olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Peki Bay Kemal 21 kişinin şehit olduğu böyle bir vakada, sen neredesin? Sen de oraya bir uğrayamaz mıydın? Ne olurdu, yuhalanırdın diye mi korktun? Dokuz şehidimizin cenazesini kaldırdık. İstifa eden Akif Hamzaçebi o gün oradaydı ama Bay Kemal gene yoktu. Niye yoktun Bay Kemal? Sen nerede varsın?”

“SAĞLIK ALANINDA DOKTOR, SAĞLIK MEMURU VE HEMŞİRE SAYISINI ARTIRACAĞIZ”

AK Parti iktidarları döneminde sağlık alanında yaşanan dönüşüme de değinilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet liderinin SSK genel müdürü olduğu dönemde hastanelerde ölenlerin rehin alındığını, SSK’lıların eczanelerden ilaç alamadığını hatırlattı. Şimdi artık daha ileri bir noktaya geçilerek, şehir hastaneleri döneminin başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3 bin 600 yataklı Bilkent’teki Ankara Şehir Hastanesi’nin çok yakın bir zamanda açılışının yapılacağını aktardı. Ankara Şehir Hastanesi’ne komşu hastanelerin taşınmaya ve hastanede hasta kabulüne başlandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanında doktor, sağlık memuru ve hemşire sayısını artıracaklarını dile getirdi.

“TAHAMMÜLSÜZLÜK, BİZİM DEĞERLERİMİZE UYGUN DEĞİL”

Sanatçı Ferman Akgül’ün konser için gittiği Avustralya’da rahatsızlandığı ve orada aldığı sağlık hizmetinden memnun kalmadığı, bunun üzerine sosyal medyada Türkiye’nin sağlık sisteminin daha iyi olduğuna dair yaptığı sosyal medyada paylaşımının ardından kendisine yönelik bir linç kampanyasının yürütülmesine ilişkin görüşü sorulan ve “Sizinle toplantı yapan sanatçılar, sporcular, sinemacılar linç kampanyasına maruz kalıyorlar, şahsınız da öyle. Ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktada üzüldüğünü, ülkede eğer bir ayrımcılık varsa, bunun sanatçılardan veya siyasetçilerden kaynaklanmadığının ortaya çıktığını, tam aksine birilerinin düşünce dünyasına uymayacak hareketler içerisine girildiği zaman bunun yapıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumu 16-17 yıldır yaşadıklarını ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama kim ne derse desin sanatçı zaten sanatıyla, bir defa kendisine olan muhabbeti her zaman kazanacaktır ve biz de her zaman onların yanındayız. Nitekim bu son sinema yasasıyla ilgili attığımız adım da bunun bir emaresidir. Şunu bir defa bilmemiz lazım, bu nefret dili hiçbir zaman kazanamaz, bunu bileceğiz. Tahammülsüzlük, zaten bizim değerlerimize de uygun değil. Onlar istedikleri kadar tahammülsüzlük göstersinler. Şunu bilmemiz lazım, mahalle baskısı nerede ve nasıl yaşanıyor, herkesin çok iyi görmesi lazım. Şu anda benim milletim de işte bu mahalle baskısının nerelerden geldiğini, nasıl olduğunu görmek suretiyle de 31 Mart’ı buna göre değerlendirmesi lazım diye düşünüyorum.”

“ZİNCİR MARKETLERDE RAKAMLAR CİDDİ MANADA DÜŞÜŞ GÖSTERMEYE BAŞLADI”

Ekonomideki son duruma ilişkin değerlendirmesinin sorulduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye kur, döviz ve enflasyon üzerinden operasyon çekilmeye çalışıldığını, son günlerde taze sebze ve meyve fiyatlarının yükseltildiğine değindi. Sektörü ve zincir marketleri, fiyatları geri çekmeleri konusunda uyardıklarını, uyarıları dikkate alınmadığı için de belediye tanzim satış noktalarını devreye soktuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu adımın hemen ardından fiyatların yarı yarıya düştüğünü, zincir marketlerde rakamların ciddi manada düşüş göstermeye başladığını söyledi.

Seçim sonrası şartların düzelmemesi durumunda bunu daha yaygın hâle getireceklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Bakkallarımıza, küçük marketlere varıncaya kadar onlarla da bunu konuşup, bu adımları atarak çok daha geniş bir satış ağını kurmuş olacağız. Bu tabii marketleri ciddi manada rahatsız edecek. Çünkü bunun arkasından ne gelecek? Eğer fiyatlarda uygun bir yere inmezlerse bu defa biz diğer ürünlere de gireceğiz. Ama bizim kesinlikle bu alanlarda da bulunmak diye bir derdimiz yok. Baktık ki her şey yerli yerine oturdu hemen biz anında çekiliriz, bizim orada kalmak diye bir derdimiz yok.”

CUMHUR İTTİFAKI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘zillet’, kendisinin ‘illet’ olarak tanımladığı millet ittifakının, ‘AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir yapılanma’ ve ‘yönetimde AK Partiyi alt edememenin bir neticesi’ olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın temellerinin ise 15 Temmuz darbe girişiminden hemen 7 Ağustos’ta Yenikapı’da atıldığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yle MHP’nin azami müştereklerinin olduğunun altını çizdi ve şunları kaydetti: “Yani bizim müşterek yanlarımız aramızda çok farklıdır. Geçmişten bugüne ve geleceğe… Ben şimdi soruyorum. Ey benim sevgili milletim, acaba bu CHP, HDP, İYİ Parti, Saadet Partisi, bu dörtlünün bırakın azami müştereğini acaba asgari müşterekleri var mı? Yani ‘en az şu konuda müşterek yanları vardır’ diyebileceğiniz var mı? Örneğin Saadet Partisi ile HDP arasında böyle bir birliktelik olabilir mi? Veya İYİ Parti ile HDP arasında olabilir mi? CHP ile HDP arasında müşterekler olabilir, orada da İYİ Parti ile onların arasında böyle bir müşterek yanların fazla olduğuna ihtimal vermiyorum fakat bunlar basit menfaatler uğruna terör örgütünün başındakileri bile savunur hâle geldiler.”

“MİLLETİN PARASINI, TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SİYASETE SIZMIŞ TEMSİLCİLERİNE YEDİRTMEYECEĞİZ”

HDP’nin birçok ilde aday göstermeme kararının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘AK Parti’yi nasıl Batı’da kaybettiririz, Doğu, Güneydoğu’yu da nasıl kazanırız?’ düşüncesiyle hareket edildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teröre mesafe koymayan bu dörtlü çeteye, şunu hatırlatıyorum, er veya geç eriyeceksiniz, biteceksiniz. Bu millet, sizin bu yaptıklarınızı affetmeyecek” ifadelerini kullandı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde belediyelerine kayyum atanan şehirlerde bölge halkının huzur ve belediye hizmeti gördüğünü, öncesinde bu şehirlerin hizmet almadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben vatandaşıma sesleniyorum; ey benim Kürt kardeşim, yine bu oyuna gelecek misin? Bütün bu hizmetler size boşuna verilmedi. Bütün bu hizmetler marifet iltifata tabidir anlayışıyla bunu ortaya koyanları herhalde yalnız bırakmayacaksın ki bu yolculuk 31 Mart’tan sonra da aynı şekilde devam etsin” diye konuştu. 31 Mart’ta seçilenler içinde teröre bulaşmış olanlara da asla göz açtırmayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz bu devletin, bu milletin parasını, vergisini bu terör örgütlerinin siyasete sızmış temsilcilerine bundan sonra yedirtmeyeceğiz. Bu konuda kararlılığımız var. Bunu da herkesin bilmesini istiyorum” vurgusunda bulundu.

İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ

“Bu yıl istihdam seferberliği olacak mı?” şeklindeki soru üzerine bu konuda TOBB ile bir toplantı yaptıklarını, kendilerinden 2,5 milyon civarında bir istihdam seferberliği sözü aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Henüz onlardan atılmış ciddi bir adım yok ama Hazine ve Maliye Bakanımız da süreci takip ediyor, ben de süreci takip edeceğim. Çünkü bu adımların atılması olmazsa olmaz” dedi.

31 Mart seçimlerinde bütün büyükşehirler noktasında iddialı olduklarını ve hepsine de kalifikasyonu çok yüksek arkadaşlarını aday olarak koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennim odur ki 31 Mart akşamı, milletimizle beraber gülelim ve bütün hedefimiz özellikle memlekete, millete bir güven gelsin” şeklinde konuştu.