Emine Erdoğan, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü etkinliğine katıldı 0 75262

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları tarafından düzenlenen 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü programına katıldı. Emine Erdoğan programda yaptığı konuşmada, kadınların olmadığı bir siyasi ve toplumsal yaşamda, toplumsal ilerlemeden bahsedilemeyeceğinin altını çizdi.

Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 84. yıl dönümü vesilesiyle AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, AK Parti teşkilatına mensup kadınlara hitap eden Emine Erdoğan, 5 Aralık’ın Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkı dolayısıyla bir milat olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, kadınların olmadığı bir siyasi ve toplumsal yaşamda, toplumsal ilerlemeden bahsedilemeyeceğinin altını çizdi.

“FARKLI DİN, DİL VE ETNİK KÖKENE SAHİP TÜM KADINLARIMIZLA HUZUR İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Yakın geçmişte başörtülü kadınlar için kayıp yıllar olsa da bu ayıbın ortadan kaldırıldığını söyleyen Emine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Çok şükür ki büyük mücadelelerin sonunda bu ayıp ortadan kalktı. Şimdi farklı din, dil, etnik kökene sahip tüm kadınlarımızla huzur içinde yaşamak istiyoruz. Nazım’ın dediği gibi: ‘Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür! Bir orman gibi kardeşçesine!’ Yaşayacaksak hep beraber, birbirimize saygı göstererek, farklılıklarımızı bağrımıza basarak yaşayacağız. Belli bir zümrenin inanç ve ideolojileri, varlığını başka yaşam tarzlarını istila ederek devam ettiriyorsa, bu gözyaşından beslenmektir. Allaha şükür ki gözyaşı artık kimsenin ekmeğine katık olmuyor.

AK Parti’de kadınların yerine değinen Emine Erdoğan, “Kadının değiştirici ve dönüştürücü gücü partimizin en önemli yakıtıdır. Partimizde kadınlar hiçbir zaman ikincil görevlerde düşünülmedi. Kadınlar hiçbir zaman siyasetin nesnesi yapılmadı. Onları her zaman siyasetin öznesi olarak gördük, görmeye de devam edeceğiz” dedi.

Yerel seçimler yaklaşırken, AK Parti’nin ince işçilik döneminde kadın duyarlılığına olan ihtiyaca vurgu yapan Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin ihtiyaçlarını ilmek ilmek örmeliyiz. Kadın duyarlılığının, zevkinin yansımasını özellikle şehirlerimizde görmeliyiz. Kültür, sanat ve çevre konuları, yeni dönemin esas meseleleridir.”

Toplantıya, AK Partili kadın milletvekilleri ve bakanlar ile kadın kolları il başkanları ve teşkilat mensubu kadınlar katıldı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı gerçekleşti. 0 7777

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj’ın katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda iki ülke arasında ekonomik, ticari, sanayi ve teknik alanlarda iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Mehmet Muharrem Kasapoğlu , protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik tedbirlerin alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,Protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine dair her iki ülkenin kararlılığını ve siyasi iradesini teyit eden bir nitelik taşıdığını dile getiren Bakan Kasapoğlu, Sanayiden tarıma, müteahhitlik hizmetlerinden enerji konularına kadar, iki ülke arasında gerçekleştirilebilecek tüm iş birliği alanları Arnavutluk’taki Türk yatırımlarının 1,8 milyar doları aştığını belirtmek istiyorum. Arnavutluk Ticaret Sicil Ofisi kayıtlarına göre Arnavutluk’ta Türk vatandaşları ve Türkiye menşeli şirketler tarafından kurulan şirket sayısı 570’dir. Türk işletmelerinin 2018 yılında 165 milyon dolar demir-çelik ürünleri, 23 milyon dolar bakır cevheri, 18 milyon dolar krom cevheri, 16 milyon dolar balıkçılık ürünleri ve 13 milyon dolar kadar hazır giyim ürünleri olmak üzere toplam 235 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz. Söz konusu tutar Arnavutluk’un toplam ihracatının yüzde 8,4’ünü oluşturmaktadır” dedi.

Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj ise iki ülkenin hak ettiği ve layık olduğu gibi pozitif gelişmelerin yaşanması gerektiğini belirterek, “2 gündür Ankara’da uzmanlarımız tüm bu sorunları ile birlikte fikir ve görüş alışverişinde bulunarak yeni bir mekanizma geliştirerek, ekonomik ve ticari diyaloğu kolaylaştırmak, projelerimizi daha somut bir aşamaya getirmek için mutabık kaldılar. Ticaret, enerji, sanayi, mesleki eğitim, sağlık, turizm, ulaşım, tarım, çevre gelecek yıl gerçekleşecek toplantılar; her iki taraf gündemleri birlikte kararlaştırdı. Bugün alacağımız kararları somut hale getirmemiz gerekiyor. Hiçbir ayın boş geçmemesi gerekiyor” dedi.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Alman Üniversitesi yeni binaları açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini, Berlin Konferansı’ndan beş gün sonra Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade ederek, bugün gerçekleştirecekleri ikili ve heyetler arası görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Libya başta olmak üzere bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alacaklarını açıkladı.

“ÜNİVERSİTEMİZ, KISA SÜRE İÇERİSİNDE AKADEMİK İŞ BİRLİĞİMİZİN LOKOMOTİFLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”

Türk-Alman Üniversitesinin, iki ülke arasında bilim, kültür ve teknolojik iş birliğini geliştirmek amacıyla 10 Nisan 2010 tarihinde kurulan bir devlet üniversitesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013-2014 akademik yılında faaliyete başlayan üniversitemiz, kısa süre içerisinde akademik iş birliğimizin lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir. Çift dilli eğitim veren üniversitemiz, beş fakülte, bir yüksekokul ve iki enstitüsü ile ülkemizin saygın eğitim kurumlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” açıklamasında bulundu.

Üniversite bünyesinde faaliyete geçecek Teknopark yoluyla sanayi kuruluşları ile iş birliğinin daha da güçleneceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-Alman Üniversitesi’nin bu seviyeye gelmesinde katkısı ve emeği olan herkesi tebrik ediyorum. İnşallah bizler de diğer devlet üniversitelerimize olduğu gibi Türk-Alman Üniversitesine gereken her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

Almanya Şansölyesi Merkel’in bu açılış törenine iştirak etmesinin Almanya’nın projeye verdiği önemin göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyasi hayatından önce Sayın Şansölye’nin de bir bilim insanı olduğunu biliyoruz. Ayrıca Sayın Merkel’in Türkiye ile Almanya arasındaki gençlik değişim programları, eğitim ve kültürel alandaki iş birliğine katkıları 25 yılı aşıyor. 18 Nisan 1994 yılında imzalanan Gençliğe Yönelik Politikalarda İşbirliği Protokolü’nü, Sayın Merkel’in dönemin Federal Gençlik ve Kadın Bakanı olarak ülkesi adına imzaladığını hatırlıyoruz. Sayın Merkel nezdinde Alman makamlarına üniversitemizi sahiplendikleri için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bir buçuk asırlık yolculuğu olan Alman Lisesi gibi Türk-Alman Üniversitesinin de Türk ve Alman dostluğunun bir sembolü hâline gelmesini diliyorum.”

“GENÇLERİMİZE, ÜNİVERSİTE EĞİTİMLERİNİ TAMAMLAYABİLMELERİ İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yükseköğrenim alanında son yıllarda büyük başarılara imza attığını, üniversite sayısını 76’dan 207’ye, öğretim elemanı sayısını 70 binden 170 bine, öğrenci sayısını da 1,6 milyondan 8 milyona yükselttiğini anlatarak, “İstikbalimizin teminatı olan gençlerimize, ailelerine yük olmadan üniversite eğitimlerini tamamlayabilmeleri için her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu.

Üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans öğrencilerine kredi-burs desteğini 2020 yılı itibariyle 550 liraya, yüksek lisansta bin 100 liraya, doktorada ise bin 650 liraya yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtlarda kalan öğrencilere aylık 420 lira da beslenme yardımı yapıldığını söyledi.

Uluslararası öğrenci sayısının da her geçen yıl arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası öğrenci sayısının 15 binden 172 bine ulaştığını, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Avusturya’dan, İtalya’dan, Çin’den, Kore’den, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Türk Cumhuriyetleri’nden gelip Türkiye’de doktorasını, yüksek lisansını yapan öğrenciler bulunduğunu ifade etti.

“BEKLENTİMİZ, ÜLKEMİZİN NİTELİKLİ YABANCI ÖĞRETİM ELEMANLARI İÇİN DE CAZİP HÂLE GELMESİDİR”

Üniversitelerin nitelikli akademik personel ihtiyacını karşılamak için her yıl, yurt dışına dünyanın en iyi okullarında öğrenim görmek üzere, ciddi miktarda öğrenci gönderildiğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bizim yurt dışına gitmiş vatandaşlarımızın değil, diğer ülkelerde yetişmiş bilim adamlarının, araştırmacıların, akademisyenlerin de ülkemize gelmesinin yolunu açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beklentimiz, ülkemizin nitelikli yabancı öğretim elemanları için de cazip hâle gelmesi, bir başka ifadeyle beyin göçünün çekim merkezlerinden biri durumuna dönüşmesidir. Türk-Alman Üniversitesi de bu vizyon çerçevesinde ortaya çıkan ve başarılı bir şekilde uygulamaya konulmuş olan bir projedir. Aynı şekilde, ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir.”

Türkiye’nin yükseköğretim alanında sahip olduğu tecrübesinin dost ve kardeş ülkelerle paylaşılmasına önem verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinin, Kırgızistan ve Kazakistan’da faaliyet gösteren ve bulundukları ülkede saygı gören önemli ortak üniversiteler olduğuna işaret etti.

Afganistan’da, Mevlana Celaleddin Rumi-Belhi Türk-Afgan Kız Üniversitesi kurulması çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da faaliyete geçecek bu eğitim yuvaları ile kadınların bilhassa eğitim ve iş hayatındaki rolünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.

“BİR AN ÖNCE SÜKÛNET SAĞLANMAZSA LİBYA’DAKİ KAOS ORTAMI TÜM AKDENİZ HAVZASINI ETKİLEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın terörden İslam düşmanlığına, kültürel ırkçılıktan yabancı karşıtlığına kadar pek çok sorunla yüzleştiğini dile getirerek iletişim ve ulaşım araçlarının yaygınlaştığı bir dönemde dünyanın neresinde olursa olsun hiç kimsenin bu sorunlara bigâne kalma lüksü olmadığını vurguladı.

Suriye, Yemen, Irak ve Libya’da yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dokuz yıldır Suriye’de devam eden çatışmalardan sadece bizim gibi komşu ülkeler değil, başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa etkilenmiştir. Aynı şekilde şayet bir an önce sükûnet sağlanmazsa Libya’daki kaos ortamı tüm Akdeniz havzasını etkileyecektir. DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütleri ile lejyonerlerin bu ülkede tekrar palazlanmasını istemiyorsak çözüm sürecini hızlandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ULUSLARARASI TOPLUMUN SURİYE’DE DÜŞTÜĞÜ HATAYA LİBYA’DA DÜŞMEMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 bin 400’den fazla kişinin ölümüne, 7 bin 500’den fazlasının yaralanmasına sebep olan, ayrıca 300 binin üzerinde Libyalıyı yerlerinden eden bu krizi sonlandırmanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu hedef doğrultusunda dostumuz ve müttefikimiz Almanya ile güç birliği içerisinde çalışıyoruz. Sayın Putin’le beraber yaptığımız ateşkes çağrısı, 19 Ocak’ta düzenlenen Berlin Konferansı’nın önünü açmıştır. Sayın Merkel nezdinde tüm Alman makamlarına ev sahiplikleri için de ayrıca şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 55 maddeden oluşan Barış Planı, Libya’da siyasi istikrarın yeniden tesisi yönünde önemli bir adım olmuştur. Ancak bu planının başarısı, alınan kararların sahada uygulamaya geçirilmesine bağlıdır. Bu konuda özellikle darbeci Hafter ve destekçileri üzerinde baskı kurulması önem arz ediyor. Dünden itibaren Trablus’taki sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların artması, Mitiga havalimanının hedef alınması, kimin barıştan kimin de kan ve gözyaşının sürmesinden yana olduğunu göstermiştir. Son birkaç haftada yaşadıklarımız, Libya için bir turnusol olmuştur. Bu gerçekler ışığında uluslararası toplumun Suriye’de düştüğü hataya Libya’da düşmemesini temenni ediyoruz. Libya ile beş asırlık tarihî, beşeri ve kültürel ilişkileri olan bir ülke olarak duruşumuz nettir. Libyalı kardeşlerimizin barışı, huzuru ve geleceği için bu zor zamanlarında onların yanında olmayı sürdüreceğiz. Tıpkı Berlin Konferansı’nda olduğu gibi barış için, çözüm için, kan ve gözyaşının durması için atılan adımları güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. Bu süreçte Alman dostlarımızla yakından çalışacak, inşallah ortak menfaatlerimiz doğrultusunda ilişkilerimizi geliştireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e hoş geldiniz dileklerini yineleyerek açılışı yapılan Türk-Alman Üniversitesi eğitim ve sosyal tesis binalarının hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Şansölyesi Merkel, yine hizmet binalarının açılış kurdelesini kesti.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu – Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış töreni