“Küresel ticaret sisteminin parametrelerini yok sayan keyfilikleri tasvip etmiyoruz” 0 51695

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ile birlikte katıldığı Türkiye-Venezuela İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Tek taraflı yaptırımları ve ticareti kısıtlayıcı önlemleri doğru bulmuyoruz, bu çok yanlış bir şey. Bu uygulamaların istikrarsızlıkları daha da derinleştireceğini düşünüyoruz. Siyasi meselelerin bir halkın toptan cezalandırılarak çözüme kavuşturulamayacağı geçmişteki acı tecrübelerle sabittir” şeklinde konuştu.

Resmî ziyaret için Venezuela’nın başkenti Caracas’ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile birlikte Türkiye-Venezuela İş Forumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Venezuela bağımsızlık kahramanı Simon Bolivar’ı anarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, onun ülkesinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. “Tüm kıta genelinde destansı bir direnişe, asırları ve sınırları aşan büyük bir özgürlük mücadelesine liderlik eden Simon Bolivar’ı doğduğu topraklarda saygıyla yâd ediyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müteveffa Chavez’in başlattığı, kıymetli dostum Maduro’nun da kararlılıkla devam ettirdiği o Bolivarcı ruh, Venezuela’nın modern sömürgeciliğe karşı mücadelesinde yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Türkiye olarak bizler de başkentimizin en merkezi caddelerinden birine adını verdiğimiz Simon Bolivar’ın hatırasını yaşatacak, yeni nesillerin onun hayatını ve mücadelesini öğrenmesine çaba göstereceğiz” dedi.

“VENEZUELA’YLA EKONOMİK İLİŞKİLERİMİZ GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL BARINDIRIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretin Türkiye’den cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olması nedeniyle tarihî öneme sahip olduğuna işaret ederek, düzenlenen toplantının da iki ülke arasındaki ekonomik-ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlaması temennisinde bulundu.

İki ülke arasında sağlam dostluk ve dayanışma bağları bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Venezuela’yı, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde ülkemizin ortağı olarak görüyor, iş birliğimize ve dostluğumuza büyük değer atfediyoruz. Venezuela’yla ekonomik ilişkilerimiz güçlü bir potansiyel barındırıyor. Bu potansiyelden en iyi şekilde istifa etmemizde fayda görüyoruz. Kazan-kazan anlayışıyla Venezuela’yla iş birliğimizi çeşitlendirmeye ve her alanda derinleştirmeye gayret ediyoruz.”

Ekonomik ilişkilerin daha ileri taşınması konusunda neler yapılabileceğini yapılacak görüşmelerde ele alacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamlarından da büyük beklentileri olduğunu belirtti. İstanbul’da başlatılan sürecin güçlenerek sürdürülmesinin gereğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret, yatırım, enerji, madencilik, savunma sanayi, turizm, tarım, ulaştırma, sağlık, eğitim, güvenlik alanlarını iş birliği potansiyelimiz olan alanlar olarak belirlemiş bulunuyoruz. İkili ticaretin sürdürülebilir bir şekilde artırılmasına yönelik yeni yaklaşımları devreye almamız gerekiyor. Resmî makamlar olarak iş çevreleri için iş ortamını iyileştirmeye yönelik tedbirler almalı ve iş birliğini sürdürmeliyiz. Bu toplantı, her iki ülkenin iş adamlarına ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında Türkiye’yle Venezuela tarafından en üst düzeyde verilen önem ve değerin en güzel örneğidir. Sizlerden beklentimiz, bu desteği her iki ülkenin faydasına olacak şekilde verimli projelere, güçlü iş birliklerine dönüştürmemizdir” diye konuştu.

“BAŞKAN MADURO, KUDÜS KONULU İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI ZİRVESİ’NE KATILARAK DÜNYAYA GÜÇLÜ BİR MESAJ VERDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu aşamaya gelinceye kadar pek çok adım atıldığını ve çok badireler atlatıldığını ifade ederek, engelleme girişimlerine veya tehditlere aldırmadan her iki ülkenin menfaatlerini ilerletmenin çabası içinde olduklarını vurguladı. “Sadece ekonomi alanında değil, bölgemizi ve tüm dünyayı etkileyen sorunlarla da Başkan Maduro ile yakın temas hâlinde olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun, Kudüs konulu İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi’ne Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı sıfatıyla iştirak ederek, bütün dünyaya güçlü bir mesaj verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “İslam düşmanlığının, artı Batılı ülkeler tarafından yabancı karşıtlığının körüklendiği bir dönemde Sayın Başkanın bu örnek tavrının son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. Elbette Venezuela’nın mazlum ve mağdurla sergilediği bu güçlü dayanışmasının bazı çevreleri rahatsız ettiğinin de farkındayım. 5 Ağustos’ta meydana gelen elim hadise Sayın Maduro ile beraber Venezuela halkının bağımsızlık iradesine de yönelik kalleşçe bir saldırıdır. Venezuela halkının iradesini gasp etmeye yönelik bu tür teşebbüsleri aslı tasvip etmediğimizin altını da çizmek istiyorum. Türkiye’den Venezuela’ya cumhurbaşkanı düzeyinde ilk kez yapılan bu ziyaretimin bu noktada verilmiş güçlü bir mesaj olduğunu düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belirlenen ekonomik hedeflerin lafta bırakılmayıp, icraata da dönüştürüldüğünü ifade ederek, 2016 yılında sadece 84 milyon dolar olan ikili ticaret hacminin 2018 yılının ilk 9 ayında 1 milyar dolar seviyesini aştığını bildirdi. İkili ticaretin dengeli bir şekilde geliştirilmesinin önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin Venezuela’ya ihracatını da artırmamız, ticaretimize daha dengeli, daha sürdürülebilir bir yapı kazandırmamız gerekiyor. Biz Venezuela’nın ihtiyaçlarının büyük bir kısmını kendilerine ulaştırabilecek güce ve imkânlara sahibiz, bunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bunun için de siz değerli iş adamlarımıza önemli bir sorumluluk düştüğüne inanıyorum” diye konuştu.

“TÜRK EKONOMİSİNİN 200 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM ÇEKMESİ TESADÜF DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin coğrafi konumu ve yükselen ekonomisiyle yatırımcılara ve iş çevrelerine büyük fırsatlar sunduğuna dikkat çekerek, dünyada hem Afrika’ya, hem Asya’ya, hem de Avrupa’ya bu derece etkin erişim imkânı sunabilen başka bir ülke olmadığını söyledi. İstanbul’dan dört saatlik bir uçuşla 60’dan fazla ülkeye ulaşılabildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Sahip olduğumuz genç, eğitim düzeyi yüksek nüfusumuz, iş kültürümüz, gelişmiş altyapımız ve coğrafi konumumuz uluslararası yatırım çekmekteki en önemli avantajlarımız arasındadır. Türk ekonomisinin 2002’den beri yaklaşık 200 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım çekmesi asla tesadüfi değildir. 210 ekonomik bölgeye ihracat yapan ve 222 ülkeden ithalat gerçekleştiren bir ülkeyiz. Bu yılın ilk 9 ayında ihracatımız 123, ticaret hacmimiz 297 milyar doları geçti. Yıllık ihracatımız da 168 milyar dolara yaklaştı.”

Türkiye ekonomisinin tüm engelleme girişimleri ve saldırılara rağmen sahip olduğu sağlam temeller üzerinde güçlü bir performans sergilediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz satın alma gücü paritesine göre dünyanın 13’üncü ve Avrupa’nın 5’inci büyük ekonomisidir. 2017 yılında yakaladığımız büyüme ivmesini 2018 yılının ilk yarısında da sürdürdük. Geçen yıl 6,3 büyüyerek OECD ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranına sahip olduk” dedi.

“THY’NİN VENEZUELA’YA YAPTIĞI UÇUŞ SAYISINDA ARTIŞ OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’nin önemli bir turizm merkezi olduğuna işaret ederek, “Turizmi sadece ekonomik bir olgu olarak değil aynı zamanda milletler arasında dostluk ilişkilerini geliştiren bir faaliyet olarak değerlendiriyoruz. Venezuela’yla karşılıklı turist sayımız da, Türk Hava Yolları’nın doğrudan uçuşlarının etkisiyle artıyor” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “İzlediğimiz insani ve girişimci dış politikanın önemli bir unsuru olan Latin Amerika ve Karayipler açılım stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şu anda Türk Hava Yolları Caracas seferlerini devam ettiriyor. Ama şu anda artık ihtiyaca cevap vermiyor. Demek ki biraz daha frekansları artıracağız ve buradaki uçuşlar arttıkça inanıyorum Türkiye’den Caracas’a-Venezuela’ya, Venezuela’dan Türkiye’ye gelişler daha da artacaktır.”

Konuşmasında Türkiye’nin açılım politikalarının uzun vadeli ve çok yönlü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diplomatik temsil ağını son 7 yılda 2,5 katına çıkardıklarını bildirdi. Son olarak 19 Kasım tarihinde Paraguay’da açılan büyükelçilikle bölgedeki büyükelçilik sayısını 16’ya yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sao Paulo Başkonsolosluğumuz dâhil 17 temsilciliğimizle bölgede en geniş temsil ağına sahip ülkelerden biri konumuna ulaştık. Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ticari ve ekonomik ilişkilerimizde de son 10 yılda önemli mesafe aldık. Bölge ile ticaret hacmimiz 2016 yılında yaklaşık 7 milyar dolar iken, 2018 yılının ilk 9 ayında şimdiden 9.2 milyar doları aşmış bulunuyor” dedi.

“TEK TARAFLI YAPTIRIMLARI VE TİCARETİ KISITLAYICI ÖNLEMLERİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Latin Amerika ve Karayipler bölgesine dönük projelerde bölgesel örgütlerle iş birliğinin de çok önemli bir yer tuttuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Tek taraflı yaptırımları ve ticareti kısıtlayıcı önlemleri doğru bulmuyoruz, bu çok yanlış bir şey. Bu uygulamaların istikrarsızlıkları daha da derinleştireceğini düşünüyoruz. Siyasi meselelerin bir halkın toptan cezalandırılarak çözüme kavuşturulamayacağı geçmişteki acı tecrübelerle sabittir. Böylesi bir dönemde Türkiye ve Venezuela’nın dayanışma sergilemesi çok daha büyük önem kazanmıştır. Son aylarda ağır bir ekonomik saldırıya maruz kalan bir ülke olarak küresel ticaret sisteminin parametrelerini yok sayan keyfilikleri tasvip etmiyoruz. Türkiye olarak kural temelli şeffaf bir ticaret sistemi çerçevesinde tüm ülkelerle işbirliğinden yana ön yargısız bir tutum izliyoruz. Ekonomik alandaki tecrübelerimizi her iki ülkenin faydasına olacak şekilde Venezuelalı dostlarımızla paylaşmaya hazırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün karşılaşılan sorunların en başında terörizm geldiğini vurgulayarak, Türkiye’nin, PKK, YPG, PYD, DEAŞ ile ve 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu olan FETÖ terör örgütüyle mücadele ettiğini belirtti. “Bunlar sadece Türkiye için değil faaliyet gösterdikleri ülkeler için de tehlike oluşturan küresel düzeyde terör örgütleridir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela’nın FETÖ ile mücadelede kendilerine verdiği destek konusunda teşekkürlerini ifade etti.

“ZİYARETİMİZLE, VENEZUELA İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ İLİŞKİLERDE YENİ BİR SAYFA AÇILDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretle Venezuela ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açıldığını belirterek, “Ülkelerimiz arasındaki coğrafi mesafe ilişkilerimizi kuvvetlendirmek ve iş birliğimizi çeşitlendirmek için bir engel olarak görülmemelidir. Gönüllerimiz arasına mesafe koymadığımız sürece coğrafi uzaklıkların hiçbir önemi yoktur” dedi.

Türkiye’nin, belli ülkelerin manipülatif saldırılarına ve ekonomik tetikçilerin sabotajlarına maruz kalan Venezuela’nın yanında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı “Bundan iki asır önce Simon Bolivar’ın mücadelesi barbarca köleliğin karanlık örtüsünün Venezuela’nın üstünden kalkmasını sağlamıştı. Dostum Maduro’nun da Venezuela halkının desteği ve dayanışmasıyla ekonomik kuşatma girişimlerini akamete uğratacağına inanıyorum. Bu tarihî ziyaretin Türk milletinin Venezuela halkıyla dayanışmasının sembolü olarak görülmesini diliyorum. Yaşasın Türkiye-Venezuela dostluğu diyorum.”

BAŞKAN MADURO: “TÜRKİYE, OLAĞANÜSTÜ GEÇMİŞİ, ÇALIŞMA AZMİ VE ÇABALARIYLA İNSANLIK TARİHİNE KATKI SAĞLAYAN BİR ÜLKE”

Venezuela Devlet Başkanı Maduro ise yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinin merkezinde ticari konuların olduğunu belirterek, “Daha önce hiç olmadığı kadar güçlü ve dinamik ekonomik temeller oluşturduk. Bu yüzden, Türk ve Venezuelalı bakanların, iş adamlarının katılım gösterdiği bu forum oldukça önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ile Venezuela arasındaki ticaret hacminin 800 milyon dolardan fazla olduğunu dile getiren Venezuela Devlet Başkanı Maduro, kısa sürede iki ülkenin ticari ilişkilerini güçlendirdiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, olağanüstü geçmişi, çalışma azmi, çabalarıyla insanlık tarihine katkı sağlayan bir ülkedir. Türkiye ve Venezuela olarak bir araya geldik. Bugün 4,5 milyar avrodan fazla yatırım potansiyeline sahip bu başarılı iş forumuna ev sahipliği yapıyoruz. Türk iş adamlarına, İstanbul’da da dediğim gibi ‘Venezuela’nın kapıları sizlerin yatırımına sonuna kadar açıktır, gelin, inşa edin, yatırım yapın’ diyorum.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, tüm dünyayı ve insanlığı kucaklayan, sorunlara adil çözümler bulmak için çabalayan bir ülkedir” 0 88790

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 74. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, BM’nin potansiyeli ve etkinliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Güvenlik Konseyi’nde, adalete ve hakkaniyete uygun köklü reformları derhâl gerçekleştirmeliyiz. Türkiye, girişimci ve insani dış politika anlayışıyla, tüm dünyayı ve insanlığı kucaklayan, sorunlara adil çözümler bulmak için çabalayan bir ülkedir. Dünyanın en cömert insani yardım yapan ülkesi, en fazla yerlerinden edilmiş kişiyi kabul eden devleti unvanlarımız boşuna değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 74. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, dünyanın küresel düzeyde adaletsizliğin yol açtığı pek çok sorunla ve sancıyla yüz yüze olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne hakların ne de sorumlulukların gerektiği gibi paylaşılmadığını ifade etti. Adaletsizliğin; istikrarsızlığı, güç mücadelelerini, krizleri, israfı beraberinde getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki şu an içinde bulunduğumuz kurum, İkinci Dünya Savaşı sonrası, işte bu adaletsizliği ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuştu.  Oysa bugün uluslararası camia, geleceğini tehdit eden terör, açlık, sefalet, iklim değişikliği gibi sorunlara kalıcı çözüm üretme kabiliyetini giderek yitiriyor” dedi.

“DÜNYANIN BİR TARAFI LÜKS İÇİNDE HAYATINI SÜRDÜRÜRKEN, DIĞER TARAFTA AÇLIĞIN KOL GEZMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Genel Kurul’un bu yılki temasının “ Yoksulluğun ortadan kaldırılması, kaliteli eğitim, iklim değişikliğiyle mücadele ve kapsayıcılık için çok taraflı çabaların canlandırılması” olarak belirlenmesinin isabetli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın bir tarafı yüksek refah seviyesi ve lüks içinde hayatını sürdürürken, diğer tarafta açlığın, sefaletin, cehaletin kol gezmesi kabul edilemez. Dünyanın şanslı bir azınlığı dijital teknolojiyi, robotları, yapay zekâyı, obeziteyi tartışırken, 2 milyarı aşkın insanın yoksulluk, 1 milyara yakın insanın açlık sınırının altında yaşıyor olması çok acıdır” ifadesini kullandı.

“Şayet her birimiz güvende değilsek hiçbirimizin güvende olamayacağı gerçeğine sırtımızı dönemeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM kürsüsünden yıllardır insanlığın kaderinin sınırlı sayıdaki ülkenin isteğine bırakılamayacağını söylediğini hatırlatarak, “Burada, sizlerin huzurunda tekrar ediyorum; Dünya 5‘ten büyüktür. Zihniyetimizi de kurumlarımızı da kurallarımızı da değiştirme zamanı çoktan gelmiştir” dedi.

“NÜKLEER SİLAHLAR KONUSUNU ADALET TEMELİNDE BİR ÇÖZÜME KAVUŞTURALIM”

Nükleer güç sahibi ülkeler ile buna sahip olmayan ülkeler arasındaki adaletsizliğin dahi tek başına, dünyanın dengelerini bozmaya yettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Nükleer güce dayalı kitle imha silahlarının tümden yok edilmek yerine, her krizde bir koz olarak ortaya konması, herkes gibi bizi de rahatsız ediyor.  Bu güç, ya herkes için yasak ya herkes için serbest olmalıdır. Gelin, insanlığın tamamının huzurlu geleceği için bu sorunu bir an önce adalet temelinde bir çözüme kavuşturalım.”

Dakikada 13 kişinin hava kirliliğinden öldüğü, küresel ısınmanın dünyanın geleceğini tehdit ettiği bir dönemde, bu sorunlara hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk iş olarak; Birleşmiş Milletler’in potansiyeli ile etkinliğinin güçlendirilmesi ve özellikle Güvenlik Konseyi’nde, adalete, hakkaniyete uygun köklü reformların derhâl gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE, SORUNLARA ADİL ÇÖZÜMLER BULMAK İÇİN ÇABALAYAN BİR ÜLKE”

Türkiye’nin, girişimci ve insani dış politika anlayışıyla, tüm dünyayı ve insanlığı kucaklayan, sorunlara adil çözümler bulmak için çabalayan bir ülke olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyanın en cömert insani yardım yapan ülkesi, en fazla yerlerinden edilmiş kişiyi kabul eden devleti unvanlarımız boşuna değildir. Bu politikanın somut bir başka örneğini, üçüncüsünü 2020 yılında ülkemizde düzenleyeceğimiz Afrika Birliği-Türkiye Ortaklık Zirvesi’yle sergileyeceğiz.  Bu salondaki tüm ülkeleri, adalet, ahlak, vicdan esası üzerine bina ettiğimiz politikalarımıza ve girişimlerimize destek vermeye davet ediyorum.”

Suriye’nin, insanlığın vicdanını yaralayan ve küresel adaletsizliğin adeta sembolü hâline gelen bir coğrafya durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de 2011’den beri yaşanan krizin, rejim ve terör örgütleri ile onları cesaretlendiren güçler tarafından ısrarla sürdürülmeye çalışıldığına dikkat çekerek, 1 milyon insanın ölümüne, 12 milyonu aşkın insanın yerinden edilmesine, bunların yarısının da ülke dışında yaşamak zorunda kalmasına yol açan Suriye krizini artık sona erdirme zamanının geldiğine vurgu yaptı.

“DEAŞ’A İLK VE EN CİDDİ DARBEYİ VURAN ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye, DEAŞ tehdidinden en çok zarar gören ülkedir.  Bu örgüt bir yandan sınırlarımızı taciz ederken, diğer yandan çeşitli şehirlerimizde gerçekleştirdiği ve yüzlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği canlı bomba eylemleriyle doğrudan kalbimize saldırmıştır. Suriye’de DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke Türkiye’dir.  Fırat Kalkanı Harekâtı ile yaklaşık 3 bin 500 DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirerek, örgütün Suriye’deki çöküş sürecini başlattık.  Dünyanın dört bir yanından DEAŞ’a katılmak üzere harekete geçen teröristleri tespit etme, ülkemize giriş yasağı koyma, sınır dışı etme konusunda da yine en önde geliyoruz.”

Türkiye’nin, millî gelire oranla, dünyanın en fazla insani yardımda bulunan ülkesi olduğunu ve 5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki sığınmacıların 3 milyon 650 binini Suriye’den gelenlerin oluşturduğunu belirterek, son sekiz yılda sığınmacılar için 40 milyar dolar harcama yaptıklarını ifade etti.

“SIĞINMACILAR İÇİN FEDAKÂRCA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ ÇALIŞMALARDA TEK BAŞIMIZA BIRAKILDIK”

“Ülkemize gelen sığınmacılardan 365 bini, Suriye’de güvenli hâle getirdiğimiz bölgelere geri döndü” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların yarıya yakınının 18 yaşının altında olduğuna ve Türkiye topraklarında doğan Suriyeli çocuk sayısının ise 500 bine yaklaştığına dikkat çekti.

Sığınmacılara sadece barınma değil, eğitim ve sağlık başta olmak üzere her türlü imkânı sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna karşılık dünya, canlarını kurtarmak için çıktıkları yolculukları ya Akdeniz’in karanlık sularında ya da sınırlara gerilen tel örgülerin önlerinde sonlanan milyonlarca mazlumu çok çabuk unuttu. Ama biz, cansız bedeni kıyıya vuran Aylan bebeklerin görüntülerini unutmadık, unutmayacağız” ifadesini kullandı.

“Sadece bu yılın ilk sekiz ayında 32 bin düzensiz göçmeni denizlerde boğulmaktan kurtardık. Yine bu yılın ilk sekiz ayında, Suriyeliler dışındaki 58 bin düzensiz göçmeni ülkelerine geri gönderdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen diğer bölgelerden gelenlerle birlikte bugün Türkiye, 5 milyon mazlumu topraklarında barındıran bir ülke durumundadır. Sığınmacılar için fedakârca yürüttüğümüz bu çalışmalarda maalesef tek başımıza bırakıldık” dedi.

“SURİYE’DE KALICI SİYASİ ÇÖZÜME ULAŞILDIĞINDA, TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ DE TESİS EDİLMİŞ OLACAK”

Suriye’de; rejimin, PKK-YPG ve DEAŞ’ın kontrolündeki yerlere geri dönüş olmadığına dikkat çeken ve Suriye’den kaçanların geri döndüğü tek yerin Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği bölgeler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki insani krizin çözümünde üzerinde durulması gereken üç önemli husus olduğunu belirterek, “Birincisi, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin tesisi konusunda kritik bir süreç olarak gördüğümüz Anayasa Komitesi’nin etkin ve verimli bir şekilde çalıştırılmasıdır. Geçtiğimiz hafta başında Rusya ve İran’la birlikte bu konuda Ankara Zirvesi’nde aldığımız kararla, çok önemli bir başarıya imza attık. Suriye’de, kalıcı siyasi çözüme ulaşıldığında, bu ülkenin toprak bütünlüğü de kendiliğinden tesis edilmiş olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

İdlip’teki muhtemel katliamların ve yaklaşık 4 milyon kişilik potansiyel göç dalgasının önüne geçilmesini ikinci önemli başlık olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu konuda Rusya ile Soçi’de vardığımız mutabakat, bir takım aksiliklere rağmen, hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Türkiye’nin yeni bir göç dalgasını daha karşılamaya ne tahammülü ne de imkânı vardır. Bu sebeple, İdlip’te güvenliğin ve istikrarın sağlanması hususunda tüm ülkelerin Türkiye’nin çabalarına destek vermesini bekliyoruz” dedi.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNE AYNI MESAFEDEN BAKAN BİR ANLAYIŞI YERLEŞTİRMEDEN SURİYE’DE KALICI ÇÖZÜM BULUNAMAZ”

Suriye’nin dörtte birini işgal eden ve sözde Suriye Demokratik Güçleri adıyla meşrulaştırılmaya çalışılan Fırat’ın doğusundaki PKK-YPG terör yapılanmasının ortadan kaldırılmasının üçüncü önemli konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm terör örgütlerine aynı mesafeden bakan bir anlayışı yerleştirmeden Suriye meselesine kalıcı çözüm bulunamayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Amerika Birleşik Devletleri ile burada bir güvenli bölge oluşturulması konusundaki görüşmelerimiz sürüyor. Niyetimiz, ilk etapta 30 kilometre derinliğinde ve 480 kilometre uzunluğunda bir barış koridoru tesis ederek, uluslararası toplumun desteğiyle burada 2 milyon Suriyelinin iskânını sağlamaktır. Şayet bu bölgenin derinliğini Deyrizor-Rakka hattına kadar indirebilirsek, ülkemizden, Avrupa’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden kendi topraklarına geri dönecek Suriyeli sayısını 3 milyona kadar çıkartabiliriz. Gerçekleştirmekte kararlı olduğumuz bu konuda Türkiye olarak gerekli hazırlıkları yapmaya başladık.”

Türkiye öncülüğünde, Lübnan, Irak ve Ürdün’ün de katılımıyla bir uluslararası konferans planlandığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Aralık ayında Cenevre’de gerçekleştirilecek olan ve eş-başkanlığını Türkiye’nin üstleneceği Küresel Mülteci Forumunun başarısına da önem verdiklerini vurguladı.

“TÜM DÜNYAYI, SURİYE’DEKİ İNSANİ KRİZİ DURDURMAK İÇİN İNİSİYATİF ALMAYA DAVET EDİYORUM”

“Güvenli bölgelere dönüşleri desteklemek için Birleşmiş Milletler öncülüğünde bir bağışçılar konferansı düzenlenebileceğini düşünüyoruz” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletlerde kabul edilen Küresel Göç Mutabakatı ve Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat’ın da etkin şekilde işletilmesine ihtiyaç vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de, hakka, hukuka, vicdana uygun şekilde sağlanacak istikrar ve güven ortamının, komşusu Irak’ı da hem DEA, hem PKK tehdidi bakımından rahatlatacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurul salonundan, tüm dünyayı, Suriye’deki bu insani krizi durdurmak için inisiyatif almaya, çabalarımızı desteklemeye davet ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Teknolojik dönüşüm sürecinde yeni teknolojilerin pazarı değil, üreticisi olmak istiyoruz” 0 98809

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yaptığı konuşmada, “Teknolojik dönüşüm sürecinde yeni teknolojilerin pazarı değil, üreticisi olmak istiyoruz. Bunun için katma değerli üretim öncülüğünde küresel rekabet gücümüzü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, kritik teknolojilerde inşallah atılım sağlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen, TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne (TEKNOFEST İstanbul) katıldı.

Sergilenen ve yarışmalara katılan eserleri inceleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra vatandaşlara hitap etti.

Türkiye’nin millî teknoloji hamlesinin sembolü hâline gelen etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen, T3 Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 19 yarışma alanı ve ilave altı yeni başlıkta 17 bin 400’e yakın takım ve 2 bin finalist, 50 bin yarışmacı başvurusu ve 10 bin finalist ve Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamı ile 122 ülke katılımcısı ile TEKNOFEST’in rekor kırdığını söyledi.

“ULUSLARARASI LİDER ARAŞTIRMACILAR PROGRAMI’NA ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DE DEVAM EDECEĞİZ”

Geçen yılki TEKNOFEST’te, bilim insanlarının Türkiye’ye dönüş seferberliğini başlattığını, dünyanın her yerindeki Türk bilim insanlarını Türkiye’ye davet ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız bu seferberliğin ilk somut ürünü oldu. Çağrıyı açtığımız ilk günden itibaren müthiş bir taleple karşılaştık. Dünyanın en iyi üniversitelerinde, araştırma merkezlerinde ve üst düzey şirketlerinde çalışan Türk ve yabancı akademisyenler bize başvurdu” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda bilime ve teknolojiye yaptıkları altyapı yatırımlarıyla güçlü bir ekosistem inşa ettiklerini, sayısı 207’yi bulan üniversite, bin 191 Ar-Ge merkezi, 349 tasarım merkezi, 84 teknoloji geliştirme bölgesi ve 112 bin araştırmacının bu ekosistemin temel aktörleri olduğunu dile getirdi.

Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye’ye gelen üst düzey araştırmacıların bilimsel çalışmalar yaparak, gençlere örnek olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu programdan, 98’i Türk, 29’u yabancı olmak üzere 127 üst düzey araştırmacı faydalanarak, kritik Ar-Ge projelerinde önemli roller üstlenecekler.  Yoğun ilgiyle karşılaştığımız Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’na önümüzdeki dönemde de devam edeceğimizin müjdesini de buradan sizlerle paylaşmak istiyorum” diye konuştu.

“2023’E GİDEN YOLDA YENİ BÜYÜME HİKÂYEMİZİ, TEKNOLOJİ VE YENİLİKÇİLİK ANLAYIŞIYLA YAZACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî teknoloji hamlesi ruhuyla hazırlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin kamuoyu ile paylaşıldığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Teknolojik dönüşüm sürecinde yeni teknolojilerin pazarı değil, üreticisi olmak istiyoruz. Bunun için katma değerli üretim öncülüğünde küresel rekabet gücümüzü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, kritik teknolojilerde inşallah atılım sağlayacağız. 2023’e giden yolda yeni büyüme hikâyemizi, teknoloji ve yenilikçilik anlayışıyla yazacak ve gençlerimize daha nitelikli iş imkânları oluşturacağız. Nitekim, bugün burada ortaokul, lise, üniversite takımları ile profesyonellerin ayrı ayrı geliştiği ve yarıştığı her etkinliği âdeta millî teknoloji hamlemizin yeni bir ayak sesi olarak görüyorum. Hava ve Kara Araçları Sergileri ile şu anda nitekim binler, on binler bu sergileri dolaşıyor, gösteriler gibi ilave etkinliklerle TEKNOFEST, âdeta bir teknoloji şöleni havasında geçmektedir. Burada kalbine teknoloji ve havacılık sevgisi aşıladığı her bir evladımız, geleceğimize yakılmış birer ışık olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salı günü başlayan TEKNOFEST’e şu ana kadar 500 bini aşkın kişinin ziyaret ettiğini, bu sayının 1 milyona ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, “Her şey hayal ile başlar. Hayal ile inanç birleştiğinde ise ortaya başarı çıkar. Millet olarak yıllarca hayal kurmamıza engel olmaya çalıştılar. Bize giydirilen ve kesinlikle üç beden, beş beden küçük gelen gömlekle yaşamamızı istediler” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN TÜRKİYE, EĞİTİMDEN SAĞLIĞA HER ALANDA GÜÇLÜ ALTYAPIYA SAHİPTİR”

Merhum sanatçı Cem Karaca’nın “Tamirci çırağı” adlı eserinin sözlerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Evet… Biz de tutumları giydik. Bize de ‘Siz geri kalmış bir ülkesiniz, geri kalmış bir milletsiniz, öyle kalın’ dediler. Geçmişte pek çok devlet adamı bu kısır döngüyü kırmak için gayret göstermiş, kimileri bir parça yol da almıştır. Ama maalesef, 17 yıl önce ülkenin yönetimini devraldığımızda, Türkiye hâlâ geri kalmışlık zinciriyle bağlanmış bir hâldeydi. Öncelikle, 81 vilayetimizin altyapı sorunlarını çözerek, milletimizi özlemini çektiği hizmetlere kavuşturmak için kolları sıvadık. Bunun yanında, vesayetle çetin bir mücadeleye girişerek, demokrasimizi güçlendirdik, millî iradenin üstünlüğünü tahkim ettik. Aynı şekilde, ekonomimizi uluslararası rekabete uygun şekilde reforme ederek, üretimin, istihdamın, ihracatın, elbette büyümenin ve teknolojinin gelişmesini sağladık. Böylece, mahkûm edilmek istendiğimiz geri kalmışlık zincirlerini birer birer parçaladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadelelerinin kolay olmadığı, 17 yılda birçok vesayet odağı, terör örgütü ve çetelerle mücadele ettiklerini anlatarak, “Hamdolsun, biz milletimizle birlikte bu saldırıların hepsini de birer birer boşa çıkarmayı başardık. Bugün Türkiye, eğitimden sağlığa her alanda güçlü altyapıya sahiptir. Böylece, sadece kendimize yeni ve parlak bir gelecek inşa etmekle kalmadık. Aynı zamanda gözünü ve yüreğini bize yöneltmiş yüzlerce milyon kardeşimize de umut verdik, mücadele azmi aşıladık” şeklinde konuştu.

“MİLLETİN İSTİKLALİ VE İSTİKBALİ İÇİN HİÇBİR MÜCADELEDEN GERİ DURMADIK”

Büyük devlet ve millet olmanın aynı zamanda büyük dertlerle, sorunlarla, büyük saldırılarla mücadele etmeyi gerektirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye şayet kendisine biçilen ‘geri kalmış veya az gelişmiş ülke’ rolünü kabul edip, başını kasap bıçağının önüne kuzu kuzu uzatmış olsaydı, şu anda yaşadığımız sıkıntıların çoğu gündemimizde olmayacaktı. Ama bu millet, tarihinin hiçbir döneminde esareti, müstemleke olmayı, zillet içinde yaşamayı kabul etmemiştir ve etmeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin istiklali ve istikbali için hiçbir mücadeleden geri durmadıklarının altını çizerek, bu milleti “göbeğini kaşıyan adam”, “bidon kafalı” diyerek küçümseyenlerin üzerine gittiklerini, terör örgütleri aracılığıyla Türkiye’ye rota tayin etmeye kalkanların suratına şamar gibi indiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte bugün Diyarbakır’da evlatları dağa kaçırılan o analar dimdik duruyorsa bunun bir sebebi var. Çünkü onların da ruh köklerinde ne var? Bir dinamizm var, ölümden korkmuyorlar, üzerine üzerine gidiyorlar ve ‘Evlatlarımız gelene kadar da buradan ayrılmayacağız’ diyorlar. Buradan Kandil’e sesleniyorum, bu terör örgütlerinin içinde yanında, arkasında olan onlara siyasi destek olanlara sesleniyorum; Bu ülkede katil aranıyorsa bunların adresini aramaya gerek yok. Bunlar, parlamentoya kadar sızmış olanlar ve kimseyi aldatamazsınız. Sokağa insanları çağırıp ondan sonra Diyarbakır’da 53 evladımızı öldürenleri bu millet unutmuyor ve unutmayacaktır da. Sonuna kadar bu işin takipçisiyiz, takipçisi olacağız. Bunları bırakamayız. Eğer biz bırakırsak ebedi âlemde şehitlerimiz bize bunun hesabını sorar.”

“TEKNOFEST, TÜRKİYE’Yİ YENİDEN BİR KISIRDÖNGÜYE HAPSETMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI VERİLECEK EN GÜZEL CEVAP”

“İşte ‘Gerektiğinde, hayatımız pahasına darbecilerin silahlarının karşısına dikilip, tıpkı Sultan Alparslan gibi, ‘ya şehit ya muzaffer olacağız’ dedik, tıpkı Gazi Mustafa Kemal gibi, ‘ya istiklal, ya ölüm’ dedik” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, maruz kaldıkları her saldırıya da milletle beraber “ya olacağız ya öleceğiz” diyerek karşı koyduklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için bakan ve milletvekillerinin de bulunduğu geniş bir heyetle ABD’ye hareket edeceğini bildirerek bölgesel, küresel gelişmelere dair düşündüklerini tüm devletlerin temsilcileri önünde ifade edeceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gizli saklı değil, açık ve net. Devlet başkanlarıyla, liderlerle yapacağımız ikili görüşmelerde kendilerine bunları açık ve net olarak anlatacağız. Dünya ekonomisi toplanacak onlarla onları konuşacağız.  Türkiye’nin bu büyük meydan okumasının elbette bir bedeli vardır. Ama biz bu topraklarda yaşamaya karar vermekle, zaten her türlü bedeli ödemeyi göze almış bir milletiz. Dolayısıyla, bize gizli açık tehditlerle bedel ödetmeyi düşünenler, bunun hesabını yapanlar, beyhude bir işle uğraştıklarını bilmelidirler” değerlendirmesinde bulundu.

TEKNOFEST’in Türkiye’yi yeniden bir kısırdöngüye hapsetmeye çalışanlara karşı verilecek en güzel cevap olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, ülkemizi hedeflerinden alıkoymak isteyenlere cevabımızı, hayallerimizi, heyecanımızı, azmimizi, inancımızı kaybetmeden çalışarak, çok çalışarak, daha çok çalışarak vereceğiz. Bizim milletimiz bir şeye inandığında ve yola çıktığında, Allah’ın izniyle, onu durdurabilecek hiçbir güç yoktur” diye konuştu.

Yapılan yatırımlar, icraatlar, reformlarla büyük ve güçlü Türkiye’nin yolunu açtıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’nın ilmini alarak kendilerine amaç edineceklerini ve daha da gelişeceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2019’un başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik ederek katılımcı ve katkı veren gençlere, teknoloji sevdalılarına, bilim adamı ve araştırmacılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından TEKNOFEST 2019’da yarışarak birincilik elde eden ürünlerin tasarımcılarına ödüllerini takdim etti.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,