“Venezuela’yla ilişkilerimizi ileriye taşımakta kararlıyız” 0 52499

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yla birlikte gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Venezuela’yı Latin Amerika açılım politikamızda önemli bir konumda değerlendiriyoruz. İlişkilerimizde son iki yılda yakalanan büyük ivmeyi muhafaza etmekte ve ilişkilerimizi daha da ileriye taşımakta kararlıyız. Gerek siyasi, gerek askerî, gerek ekonomik, ticari, kültürel, her alanda bu ilişkilerimizi geliştirmenin kararlılığı içerisindeyiz” dedi.

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta resmî ziyaret için bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerden sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A EL LİBERDATOR NİŞANI TAKDİM EDİLDİ

Miraflores Sarayı’ndaki toplantıdan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a El Libertador Nişanı ve Simon Bolivar’ın kılıcının replikası takdim edildi. Takdim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek bu devlet nişanı, gerekse Simon Bolivar’ın kılıcının replikası şahsım ve milletim olarak bizlerde unutulmaz bir hatıra olarak kalacaktır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerek orijinal, gerekse replika olarak 50’ye yakın kılıç var, bir tanesi de Simon Bolivar’ın kılıcı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Takdim törenin peşinden anlaşmaların imzası ve ortak basın toplantısına geçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında; yapılan görüşmeler vesilesiyle Türkiye-Venezuela arasında bugüne kadar atılan adımları ve gerek ikili gerekse bölgesel olarak bundan sonra yapılabilecekleri değerlendirme fırsatı bulduklarını belirterek, gösterilen misafirperverlik için teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili ilişkilerde son dönemlerde yakalanan ivmeyi çeşitli düzeylerde tesis edilen diyalog mekanizmalarına borçlu olduklarını belirterek, karşılıklı üst düzey ziyaretlerin artarak devam etmesi arzusunda olduklarını ifade etti.

“VENEZUELA, LATİN AMERİKA AÇILIM POLİTİKAMIZDA ÖNEMLİ KONUMDA”

Başkan Maduro’ya yönelik suikast girişimi nedeniyle geçmiş olsun dileklerini yinelediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Venezuela’yı Latin Amerika açılım politikamızda önemli bir konumda değerlendiriyoruz. İlişkilerimizde son iki yılda yakalanan büyük ivmeyi muhafaza etmekte ve ilişkilerimizi daha da ileriye taşımakta kararlıyız. Gerek siyasi, gerek askerî, gerek ekonomik, ticari, kültürel, her alanda bu ilişkilerimizi geliştirmenin kararlılığı içerisindeyiz. Bugünkü ziyaretimle birlikte artık yeni bir safhaya geçtiğimize inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke ekonomisinin birbirleriyle yarışmadığını, tam tersine birbirlerini tamamladığını söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Birbirimizle rekabet etmememiz, yeni iş birliği imkânları ve ortak yatırım potansiyeli sağlıyor. Görüşmelerimizde ‘kazan-kazan’ ilkesi üzerine inşa ettiğimiz ilişkilerimizi çok daha ileriye taşıyacak siyasi iradenin mevcut olduğunu gördük. 17 Mayıs’ta Sayın Maduro’yla gerçekleştirdiğimiz video konferans sırasında ticaret bakanlarımız tarafından ticaretin geliştirilmesi anlaşması imzalanmıştı. Keza bugünkü ziyaretim vesilesiyle bu alanda imzaya hazır hâle getirilen ve bir kısmı da daha sonra imzalanmak üzere, müzakerelerinde ilerleme sağlanan anlaşmalarımız oldu. İnşallah bu anlaşmalar sayesinde ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha sağlam temellere oturtacağız.”

Konuşmasında Türk Hava Yolları’nın 2016 yılından bu yana İstanbul-Havana-Caracas-İstanbul güzergâhında haftada üç sefer düzenlediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek doluluk oranlarıyla yapılan bu seferlerin Türkiye-Venezuela arasındaki beşeri ve ticari münasebetleri daha da güçlendireceğine inandığını belirtti.

“CARACAS’A, İKİ ÜLKE DOSTLUĞUNA YAKIŞIR BİR CAMİ YAPMAYI PLANLIYORUZ”

İki ülkenin altyapı, inşaat, sivil havacılık, savunma sanayi, enerji, madencilik, sağlık, tarım ve turizm gibi pek çok alanda bilgi ve tecrübelerini paylaşabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Venezuela’nın talebi üzerine Caracas’ta iki ülke dostluğuna yaraşır bir cami inşa etmeyi planlıyoruz ve kendilerinden yer talebinde bulundum ve kendileri de buna olumlu bir yaklaşım göstermek suretiyle gerçekten milletimin de memnuniyetini böylece ifade etmiş olayım. Arkadaşlarımız tahsis edilmesi öngörülen alanları inceleyerek gerekli fizibilite çalışmalarını tamamlayacaklardır. Venezuela Bolivar Üniversitesi’nde Mustafa Kemal Atatürk ve Ankara Üniversitesi’nde Simon Bolivar kürsülerinin kurulması kararından da ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”

Konuşmasının devamında, Venezuela’nın sadece kendi toprakları içinde değil dünya genelinde Bolivarcı geleneği el üstünde tutmakta olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkan Chavez’in başlattığı dünyadaki mazlum ve mağdurlarla dayanışma politikası kıymetli dostum Maduro tarafından sürdürülmektedir. Bugün Venezuela, Filistin davasının en güçlü destekçileri arasındadır. Sayın Maduro, İsrail’in Kudüs’e ve Filistinli kardeşlerimize yönelik saldırıları karşısında İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak düzenlediğimiz zirvelere Bağlantısızlar Dönem Başkanı olarak katılmış ve orada bizim de düşüncelerimizi aynen paylaşmıştır” değerlendirmesini yaptı.

“KİMSE, BOLİVAR’IN BU TOPRAKLARDA YAKTIĞI ÖZGÜRLÜK ATEŞİNİ SÖNDÜREMEYECEK”

Venezuela’nın bu asil tavrının ülkeleri işgal ve sömürüden beslenen çevreleri rahatsız ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çevrelerin son dönemde işi Sayın Maduro’nun canına kastetmeye kadar vardırmalarının sebeplerinden birisi de budur. Ancak hiçbir baskı, hiçbir kalleş eylem, hiçbir tehdit ve şantaj Venezuela halkının iradesine pranga vurmak suretiyle kontrolü altına alamayacaktır. Simon Bolivar’ın iki asır önce bu topraklarda yaktığı özgürlük ateşini de söndüremeyecektir” diye konuştu.

Venezuela’nın en yüksek şeref nişanı olan El Libertador Nişanı’nın kendisine verilmiş olmasını da son derece anlamlı bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nişanın Türkiye ile Venezuela arasındaki dostluğun timsali olacağına inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde ilişkilerimizi daha da geliştirmek maksadıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Değerli dostum Maduro’ya ve çok değerli hanımefendiye ziyaretimiz sırasında şahsıma, eşime ve heyetime göstermiş oldukları ilgi ve misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye-Venezuela iş birliğinin her alanda güçlenerek devam etmesi konusundaki ortak kararlılığımızı vurgulamak istiyorum.”

VENEZUELA DEVLET BAŞKANI MADURO: “TÜRKİYE VE VENEZUELA ÇOK BÜYÜK TARİH YAZACAK”

Venezuela Devlet Başkanı Maduro ise yaptığı açıklamada; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ülkelerine yaptığı ziyaretten dolayı müteşekkir olduklarını belirterek, ziyaretin kendileri için çok anlam taşıdığını ifade etti. Venezuela’nın, Simon Bolivar’ın yakmış olduğu ateşin sembolü ve sentezi bir ülke olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında bunu vurguladığını belirten Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Kollarımızı açtığımız zaman arkadaşlarımıza, kucağımızı açtığımız zaman bunu gerçekten yaparız. Biz kalbimizi ve kucağımızı size açtık, Türk toplumuna kalbimizi ve kucağımızı açtık ve bunu gerçekten yaptık” dedi.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, basın toplantısında şunları kaydetti: “Türkiye ve Venezuela çok büyük tarihe sahip ve daha büyük tarih yazacağız beraber, çok büyük bir tarihe imza atacağız. Bu yapmış olduğunuz ziyaret ise bu yeni bir sürecin açılışını yapan bir ziyaret, daha önceki süreçlerin bir üstüne çıktık ve 21. yüzyıla devam edeceğiz bu şekilde. Emin olun ki bunu yapmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro, basın mensuplarının görüşmelerine ve gündemdeki konulara ilişkin sorularını da cevapladılar.

“VENEZUELA’DAKİ FETÖ OKULLARININ MAARİF VAKFI’NA DEVREDİLMESİ İKİ ÜLKE DAYANIŞMASININ NİŞANESİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Caracas’ta kapatılan FETÖ okullarına yönelik bir soruya cevaben, Venezuela’nın FETÖ’nün faaliyet gösterdiği 160 ülkeden biri olduğunu, kendisinin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya durumu bildirdikten sonra iki okulun Maarif Vakfı’na devredildiğini söyledi. Millî İstihbarat Teşkilatı’nın Venezuela istihbaratına son durumla ilgili bilgi aktardığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunların iki ülke arasındaki yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel nişanesi olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dayanışmanın aynı şekilde devam edeceğine olan inancını sözlerine ekledi.

“BAŞKAN MADURO’YA SUİKAST GİRİŞİMİNİ LANETLİYORUM”

Bir başka soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasiye inanmış bir insan olarak, tüm siyasi hayatımı demokrasi mücadelesine vermiş bir insan olarak halkların iradesinin üzerinde insan planında başka irade görmüyorum, göremiyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 seçime girdiğini, referandumlarla beraber bunun 16 olduğunu belirterek, bütün seçimleri kazanan bir partinin genel başkanı olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ama buna rağmen bize ülkemizde de Batı’da da her yerde hâlâ diktatör derler. Bazen de sultan derler. Ortak yanlarımız var. Biz bunlara hiç kafamızı takmıyoruz. Biz şuna inanıyoruz, halkımız eğer bizi işin başına getirdiyse biz güçlüyüz. Ama birileri iş başına getirmedi. Dolayısıyla da şu anda haklın iradesiyle iş başına gelmiş olan dostum Maduro’yu bana düşen tebrik etmek, alkışlamaktır. Bugüne kadar da onu yaptım. Kendisine yapılan suikast girişimini de lanetliyorum. Çünkü halkının iradesiyle iş başına gelmiş olan bir devlet başkanına karşı böyle bir girişimde bulunmak çok ciddi bir hıyanettir, ihanettir, alçaklıktır. Onu alkışlayanlarda ona öyle bakanlar da aynı konumdadır. Bunları 15 Temmuz 2016’da ülkemizde yaşadık. Bize aynı şekilde suikast girişiminde bulundular. FETÖ denilen o çete bunu yaptı. Bizim maalesef 251 vatandaşımız şehit oldu, 2 bin 193 vatandaşımız yaralandı. Bunları biz yaşadık. Bunlara karşı da ciddi operasyonlar yaptık yapıyoruz. Temenni ederim aynı şeyler Venezuela’nın başına gelmesin. Biz yaşadık başkaları bunu yaşamasın.”

İki ülke arasında yapılan anlaşmalarla bölgeye nasıl bir mesaj verilmek istendiğine ilişkin soruyu da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz kiminle dostluk kuracağımızı, kiminle ticari ilişkilerde bulunacağımızı bir yerlerden izin alarak mı yapacağız? Eğer biz bağımsız bir ülkeysek, halkının iradesiyle hareket eden bir ülkeysek… Benim nüfusum 81 milyon, halkımın iradesiyle iş başına gelmişiz, biz birilerinden icazet alarak, izin alarak faaliyette bulunmadık bugüne kadar, bundan sonra da bulunmayız. Bizim izin alacağımız tek merci vardır, o da halkımızdır. Ne zaman alırız? Seçimden seçime halkımızın karşısına gideriz, halkımız onayını verirse yola devam ederiz. Onay vermezse yola devam edemezsin, çekilirsin bir köşeye.”

Basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro tarafından onuruna verilen resmî akşam yemeğine katıldı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” 0 85006

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Meydanı’nda düzenlenen Gebze-Halkalı banliyö tren hattı açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, İstanbul’u bir ucundan, Marmaray’la boğazın altından geçip, diğer ucuna kadar giden banliyö tren hattının Türkiye ve İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.

“GEBZE-HALKALI BANLİYÖ TREN HATTI İSTANBUL TRAFİĞİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR RAHATLAMAYA YOL AÇACAKTIR”

Gebze-Halkalı banliyö tren hattı ile 185 dakikada katedilebilen mesafenin 115 dakikaya ineceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın günde 1 milyon 700 bin yolcu taşıyacağı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un tam 10 ilçesinin doğrudan kullanma imkânı olan ve Marmaray’la birlikte 43 istasyondan oluşan bu hattın, metro, tramvay ve deniz hatlarıyla entegrasyonu ile İstanbul trafiğinde rahatlamaya yol açacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatta çalışacak 440 araçtan 300’ünün Türkiye’de üretilmesinden ayrıca iftihar ettiğini dile getirerek, “Eskiden tren hatları Anadolu yakasında Haydarpaşa’ya kadar geliyordu. Avrupa Yakası’nda da Sirkeci son duraktı. Biz Marmaray’ı inşa ederek bu iki tren hattını birleştirmiş olduk. Bir diğer önemli raylı sistem bağlantısını da Yavuz Sultan Selim Köprüsü bünyesinde kuruyoruz. İnşallah her iki taraftaki metro hatları tamamlandığında, onu da devreye alacağız” dedi.

Bugüne kadar yaklaşık 8,5 milyar lira harcanan Gebze-Halkalı banliyö tren hattının İstanbul’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hat ile İstanbul’un 170 kilometre olan raylı sistem uzunluğunun, 233 kilometreye çıkartıldığını söyledi.

“İKTİDAR VE YEREL YÖNETİM OLARAK EL ELE VEREREK KALKINMA HAMLESİNİ YÜRÜTECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde ulaşım sorununu raylı sistemlerle çözme yoluna gittiğini anımsatarak kapsamlı plan, projelerle Taksim-4.Levent arasındaki metro hattıyla, raylı sistemleri kurmaya başladıklarını, etap etap geliştirilen ağ ile bugün 233 kilometreye çıkardıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar ve yerel yönetim olarak el ele vererek kalkınma hamlesini yürüteceklerini sözlerine ekleyerek İstanbul’a hizmete devam edeceklerini ifade etti.

CHP’li ve HDP’li bazı belediyelerden çöp, çamur ve çukur görüntüleri ile vatandaşların bu belediyelerden şikâyet ettiklerine dair görüntüleri meydandakilere izlettiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin belediyeciliği çöp, çukur, çamur. Kartal’da böyleydi. Önce biz ele aldık, çöpten ilçeleri temizledik. Ümraniye’deki patlamayı biliyorsunuz değil mi? O patlamada 39 vatandaşımız öldü, hesabını verdi mi? Yok veremez mümkün değil, çünkü bunların hayatları hep bunun üzerine kurulu yalan, iftira” diye konuştu.

“MARMARAY’I, BUGÜN ÇOK DAHA İLERİ BİR SEVİYEYE TAŞIMIŞ OLUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hattın Londra-Pekin arasındaki demir İpek Yolu’nun İstanbul etabını oluşturmasının da ayrıca önemli olduğuna dikkati çekerek, “Cumhuriyetimizin ilanının 90’ıncı yıl dönümüne armağanımız olarak hizmete açtığımız Marmaray’ı, bugün çok daha ileri bir seviyeye taşımış oluyoruz” açıklamasında bulundu.

İstanbul’u, sadece ulaşımıyla değil; suyuyla, havasıyla, Haliç’iyle, imarıyla, yeşil alanlarıyla her şeyiyle bambaşka bir konuma taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, verdiğimiz emeklerin karşılığını, İstanbul’u dünyanın en gözde şehri yaparak alıyoruz. Geçtiğimiz yıl İstanbul’u neredeyse nüfusu kadar turist ziyaret etmişse işte bu sebepledir. Gerçi bu rakam İstanbul’un potansiyelinin çok altındadır. İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde sekizincilikten ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarının vizyonunun bir şehrin geleceği bakımından son derece önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden 31 Mart’taki tercihlerinizi buna göre yapmanızı istiyorum. Sandıkta yapılacak hatanın bedelini, sadece o adaya oy verenler değil, tüm şehir ödüyor. Bunu şehrimize ödetmeyelim” uyarısında bulundu.

“İSTANBUL İÇİN ÇOK BÜYÜK HAYALLERİMİZ, HEDEFLERİMİZ VE PROJELERİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşümün de önemine işaret ederek son olarak Kartal’da çöken binanın bu konuda hızlı bir karar alınması gerektiğini ortaya çıkardığını ve bu konuda kararlı olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben diyorum ki buradan hareketle kentsel dönüşüm, değişim projelerimizi hayata geçirelim. Biz, sizin gönüllük esasına göre kira bedellerinizi ödeyeceğiz. Bir taraftan da inşaatlarımızı yatay mimariyle yapacağız. Çünkü biz kaçak yapılan, çarpık yapılaşmayla insanımızın, deprem tehdidinin de olduğu İstanbul’da sıkıntı içinde yaşamasını istemiyoruz. Biz sizden para istemiyoruz ama diyoruz ki bu konuda bize yardım edin” ifadelerini kullandı.

Şehrin geleceğini göremeyen, insana hizmet aşkıyla yanmayan, büyüme potansiyelini fark edemeyen, uygun altyapılar yapamayan yönetimlerin İstanbul’u âdeta kaderine terk ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim hem Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarımız olarak hem büyükşehir olarak hem de ilçeler düzeyinde İstanbul için çok büyük hayallerimiz, çok büyük hedeflerimiz, çok büyük projelerimiz var. Biz İstanbul’a aşığız, sevdalıyız. Bu sevdamızı noktalayamayız” diye ekledi.

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın çok tecrübeli ve şehri en iyi bilenlerden olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kartal’ın da son iki dönemdir CHP’li belediye elinde nasıl ihmal edildiğini, örselendiğini çok iyi bildiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için de AK Parti Kartal Belediye Başkan Adayı Ebubekir Taşyürek’in çok iyi projelerle hazırlanarak göreve talip olduğunu anlattı.

“KARTAL’A HİZMET ETMEK İÇİN PROJELERİMİZLE, YÜREĞİMİZLE HAZIRIZ”

Kartal’da ilçe merkezi ile Uğur Mumcu arasına 16 kilometrelik havaray sistemi, taş ocağı bölgesine Millet Bahçesi ve Tabiat Tarihi Müzesi, Cevizli-Esentepe’de 26 dönümlük bir Millet Bahçesi projeleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski stadın olduğu yeri Kartal Şehir Meydanı olarak düzenleyeceklerini, Kartal’a, şanına layık bir stadyum, otopark ve taraftar lokali kazandıracaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kumcular İskelesi’ne plaj kurulacağını, Kordonboyunu da bir cazibe merkezi hâline dönüştüreceklerini, Yakacık Ayazma’da, tüm Kartal’ı ve adaları görecek bir seyir terasını hizmete sunacaklarını aktararak, “Biz İstanbul’a ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’a hizmet etmek için projelerimizle, adaylarımızla, yüreğimizle hazırız. İstanbul’dan ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’dan, 31 Mart’ta şehrimizin ve sizlerin geleceği için destek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ve beraberindekilerle Gebze-Halkalı banliyö tren hattının açılışını gerçekleştirdi.

Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze-Halkalı banliyö tren hattındaki ilk seferi, makinist koltuğunda gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, vicdansızlığın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde iyiliğin sesi olmuştur” 0 71506

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5. Uluslararası İyilik Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olmuştur. Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Türkiye Diyanet Vakfı 5. Uluslararası İyilik Ödülleri Tevcih Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, İyilik Ödülleri vesilesiyle gönülleri buluşturan Diyanet Vakfı ve Diyanet Teşkilatı’nın yöneticilerine teşekkür ederek, ödüllerin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“GÜNÜMÜZDE, İYİLİK ÖDÜLLERİYLE VÜCUT BULAN HASSASİYETLERE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR”

Yaşanılan çağda karşılığı Hak’tan, Halık’tan ve Allah’tan bekleyerek yapılan çalışmaların altın değerinde olduğuna ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen her şeyin kıymetinin parayla ölçüldüğü, her şeye menfaat penceresinden bakıldığı bir dönemde bu ödüller çöldeki vaha gibidir. Günümüzde, iyilik ödülleriyle vücut bulan hassasiyetlere çok ihtiyacımız var. Zira marifet iltifata tabidir” dedi.

Dünyanın iyi insanların, hayır-hasenat sahiplerinin yüzü suyu hürmetine ayakta durduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu unutmayalım, dünün Firavunları vardı, Nemrutları vardı. Bugünün de Firavunları ve Nemrutları var. Hak-batıl mücadelesi dün olduğu gibi bugünde var. Bu mücadele ilanihaye devam edecek. Öyleyse bizim hak-batın mücadelesinde sabitkadem olmak suretiyle bu mücadeleyi sürdürmemiz lazım” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı hırs, hınç ve haset değil iyiliğin değiştireceğine vurgu yaptı.

“BÖLGEMİZDE VUKU BULAN HADİSELER, YÜZ MİLYONLARCA MÜSLÜMANIN GÖZÜNDEKİ PERDEYİ DE KALDIRDI”

“Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et” ayetini ve “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Derviş Yunus ‘yaratılanı severim, Yaratandan ötürü’ diyerek hepimize yürünecek asıl yolu gösteriyor. İşte bunun için ‘ne verirsen elinle, o gider seninle’ diyen gönül erleri, bize imkânımız, vaktimiz varken iyilikte bulunmayı tavsiye ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7-8 senede bölgede vuku bulan hadiselerin, Müslümanların gözündeki perdeyi kaldırdığına işaret ederek, Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Filistin’de yaşananların, Müslümanlar için iyiyi kötüden, zalimi mazlumdan, dostu düşmandan ayıran bir Furkan olduğunu söyledi.

“Özde demokratlarla sözde demokratlar, gerçek insan hakları savunucuları ile bunların sadece istismarını yapanlar bu süreçte ifşa oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte bazı Müslüman devletlerle beraber Batılı ülkelerin, batılı kurum ve kuruluşların çok kötü bir imtihan verdiklerini kaydetti.

“NETANYAHU, SEN ZALİMSİN”

Kimi Müslüman ülkeler ile Batılıların Suriye’de, varil bombaları, balistik füzeler ve kimyasal silahlarla katledilen bir halkın acısını duymadıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Açlıktan bir deri bir kemik kalmış Yemenli sabilerin göğe yükselen feryatlarını işitmediler. İsrail askerlerinin kameralar önünde katlettiği Filistinli genç kızların, engellilerin, yaşlıların dramlarına en küçük bir hassasiyet göstermediler. İşte Netanyahu, Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde gazeteciler cezaevindeymiş, budan dolayı çok rahatsız olmuş. Netanyahu sen zalimsin, zalim. Şu anda İsrail’de seçim var diye cezaevlerindeki binlerce çocuk, kadın, yaşlı bunları cezaevinde tutan sen değil misin? Onlara zulmeden sen değil misin? Eğer dünyada bir zalim aranacaksa ta kendisi sensin. Mukayesesi kabil olmayan birisisin. Utanmadan, sıkılmadan konuşuyorsun. Şu anda bizim mabetlerimize, Mescid-i Aksa’ya postallarla girenler senin askerin, polisin değil mi? Orada din adamlarımızı dövenler sizin askeriniz, polisiniz değil mi? Bunu neyle izah edeceksin? Bu içerdeki birkaç tane gazeteciye benzemez, bunun izahı da olmaz. Biz tahrik olmayacağız, çünkü biz bu oyunlarla tahrik olmayacak kadar evrensel bir dinin mensuplarıyız, bu oyuna gelmeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da da darbe mahkemelerinin verdiği kararla 9 gencin idam edildiğini anımsatarak, Avrupa Birliği ülkelerinin Mısır’da darbeci Sisi’nin davetine katılmalarını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkelerinin yöneticilerine seslenerek, “Samimi olsaydınız, gerçek demokrat olsaydınız böyle bir idam mekanizmasını çalıştıran ülkenin davetine icabet etmezdiniz. Beni, Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi’yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkûm eden bir anti demokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam” ifadelerini kullandı.

GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu cinayete karşı sesini yükselten ülkelerin, Suudi Arabistan tarafından dışlandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstediğin kadar dışla ama biz hak neyse bugüne kadar onu söyledik ve bizden o katliamın belgelerini isteyenlere de biz belgelerini verdik. Gelin dedik, dinlettik. Amerika’sı, Japonya’sı, Fransız’ı, İngiliz’i, Suudi Arabistan’ın kendisi… Bunları anlattık 15 kişi iki uçakla buraya geliyor, İstanbul’a gelen bu 15 kişi başkonsoloslukta bu katliamı yapıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayetinin takipçisi olduklarını ve cinayeti işleyenlerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasının da takipçisi olacaklarını vurguladı.

“TERÖR BELASI KAPILARINA DAYANANA KADAR TEHLİKENİN FARKINA VARAMADILAR”

“Terör belası kapılarına dayanana kadar, bir kez olsun tehdit ve tehlikenin farkına varamadılar” sözleriyle Avrupa ülkelerinin mülteci sorununa bakış açısını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne Aylan bebeklerin sahile vuran minik bedenleri, ne Akdeniz’de kaybolup giden hayatlar, ne de terör örgütlerinin dağıttığı yuvalar, Batı vicdanının uyanması, harekete geçmesi için ne yazık ki yeterli olmadı. Çok daha vahimi terör gibi bir meselede dahi ‘iyi terörist-kötü terörist’ ayrımına gitmekten çekinmediler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerin Suriyeli, Afganlı, Iraklı mültecilerden esirgedikleri şefkat ve merhameti, FETÖ’cü alçaklara, YPG’li katillere göstermekten hicap duymadıklarına dikkati çekerek, “Şayet bugün binlerce tır silah verilen YPG’li katiller Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturma hevesine kapılıyorsa, bunun müsebbibi terör örgütlerine şaşı bakanlardır. 23 bin tır silah mühimmat, araç gereç nakledilmiştir. Bunları kendilerine hep söyledim ama devamlı kaçıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bugün dünyanın gözleri önünde gençler darağaçlarına gönderiliyorsa, bunun müsebbibi çıkarlarını ilkelerinin önüne koyanladır. Şayet bugün Filistin’de işgal alabildiğine devam ediyorsa, bunun sebebi mesele İsrail olunca hukuku rafa kaldıranlardır. Şayet bugün Arakan’da zulüm sürüyorsa, Afrika’da yoksulluk günden güne derinleşiyorsa, Libya ve Venezuela gibi petrol zengini ülkeler hâlen yoksullukla boğuşuyorsa, bunun sebebi açgözlü sömürgecilerdir” sözlerine yer verdi.

“KARDEŞLERİMİZLE SOFRAMIZI PAYLAŞTIK”

Türkiye’nin, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. İmkânları bizden katbekat fazla ülkeler mültecileri toplama kamplarına mahkûm ederken, biz kardeşlerimizle soframızı paylaştık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sığınmacılara 35 milyar doları aşan bir harcama yapıldığını, Avrupa Birliği’nin ise vereceğini söylediği 1 milyar 750 milyon doları dahi ödemediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Türkmenlere, Araplara, Kürtlere sahip çıktığını, Müslümanlara kapısını açtığı gibi Ezidilere, Hristiyanlara da kapısını açtığını dile getirerek; dünyanın en cömert ülkesi Türkiye’nin, Suriye ile beraber Kırgızistan’dan Afganistan’a, Somali’den Filistin’e, Sudan’dan Libya, Yemen, Bosna’ya kadar gönül coğrafyasının tamamına yardım elini uzattığını söyledi.

“ZALİMLER KARŞINDA EĞİLİP BÜKÜLMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin TİKA, AFAD, Kızılay, Diyanet Vakfı’nın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla dünyanın en zor, en sıkıntılı coğrafyalarında insani yardım faaliyeti yürüttüğünü işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ecdatları gibi 4 kıta 7 iklimde iyilik sancağını göndere çektiğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki kimi gafiller, kimi vicdansızlar anlamasa da biz inşallah imkânlarımızı mazlumlarla paylaşmayı sürdüreceğiz. Zalimler karşında eğilip bükülmeyecek, 3 günlük menfaat için zulme asla alkış tutmayacağız” diye konuştu.

Büyük mütefekkir, şair ve devlet adamı Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de “Kötülere haşmet ve siyaset, iyilere ise daima hürmet lazımdır” tavsiyesinde bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen ödüllerin iyilere hürmetin ve saygının en güzel nişanesi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyilik ödüllerini alan kişi ve kurumlara şükranlarını sunarak, konuşmasını tamamladı.