ASTOP “Dünya Gönüllüler Günü” ödülleri sahiplerini buldu 0 5620

Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (ASTOP), 5 Aralık Dünya Gönüllüler (Sivil Toplum Kuruluşları) Günü kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO)’da ödül töreni düzenledi. Törene AK Parti Ankara Milletvekili Barış Aydın, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Sivil Toplum Kuruluşları Başkan ve üyeleri katıldı.

BAŞKAN SARITOPRAK: “BU ÜLKE HEPİMİZİN”

Ödül töreninin açılış konuşmasını sivil toplum ve gönüllülük denildiğinde ilk akla gelen isim olan TÜSİAV Başkanı ve ASTOP kurucu onursal Başkanı Veli Sarıtoprak yaptı.

Başkan Sarıtoprak; 50 yıllık sivil toplum geçmişinden anekdotlar paylaşarak Türkiye’de sivil toplum ve gönüllü çalışmaların geldiği noktayı anlattı. Türkiye’yi kalkındırmak için her bir bireyin “ben ülkem için ne yapabilirim” demesi gerektiğini belirten Sarıtoprak, bu anlamda sivil toplum camiasına da büyük görevler düştüğünü dile getirdi.

BAŞKAN BARAN: “5 ARALIK TARİHİ ÇOK ÖNEMLİ”

Ödül töreniöncesinde konuşan ve ASTOP Sivil Toplum Gönüllüsü Beratına layık görülen ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO olarak daima sivil topluma ve Ankara’nın gelişimine katkı sağladıklarını belirtti. Baran; “Birleşmiş Milletler, 5 Aralık tarihini gönüllülerin çalışmalarını ve faydalarını bütün dünyaya duyurmak ve katılımı arttırmak için Dünya Gönüllüler Günü olarak kutlanmasına karar vermiştir. 1985 yılından bu yana ülkemizin de aralarında bulunduğu 123 ülkede bu gün kutlanıyor. Ayrıca yine 5 Aralık, dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 84’üncü yıldönümü. Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı Fransa ve İtalya’dan 11 yıl önce, Romanya’dan 12 yıl önce, Bulgaristan’dan 13 yıl önce, Belçika’dan 14 yıl önce ve İsviçre’den de 36 yıl önce verilmiş. Bu nedenle Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle ve minnetle anıyorum. 5 Aralık ayrıca Dünya Türk Kahvesi Günü, Dünya Toprak Günü ve Dünya Mühendisler günü.” diyerek 5 Aralık tarihine denk gelen özel günleri kutladı.

Ülkemizde 95 bine yakın sivil toplum örgütü olduğunu ve bu kuruluşlarda yaklaşık 9 milyon gönüllünün yer aldığını belirten Baran, sivil toplum örgütlerinin etkinliğinin, bir ülkenin çağdaşlık seviyesinin ve katılımcı demokrasi anlayışının vazgeçilmezi olduğunu söyledi. Baran sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çeşitli görüşlerden ve inançlardan insanları bir araya getiren, birlikte saygı içerisinde yaşamalarını sağlayan sivil toplum örgütleri, yürüttükleri faaliyetlerle de bulundukları topluma değer katarlar. Gönüllülüğü çalışma esası olarak görenler, bütün toplumlar için gerçekten çok önemlidir. Daha huzurlu ve iyi bir toplum ancak, bireylerin karşılık beklemeden çalışmasıyla mümkündür. İçinde yaşadığımız toplumu, doğayı yani tümüyle dünyayı daha güzel hale getirmek, ancak ve ancak gönüllülerin çabasıyla mümkündür.Arapça kalp kavramının karşılığı olan gönül sözcüğü, insanın manevi varlığını ve modern gücünü de ifade ediyor. Yani gönüllülük insanın kalbinden gelen ve manevi anlamda da onu doyuran bir eylem olarak ortaya çıkıyor. Sivil toplum örgütlerinin eylemlerini güzelleştiren, gönüllülük esasına dayanmasıdır. Yapılan her eylem insanın mutluluğuna ve huzuruna hizmet etmek niyetiyle başlıyor.”

Sivil toplumcu kimliği ile tanınan ve daha önce ATO, ASO, TÜGİAD, ASİAD, İMKON, TÜSİAV, ANGİAD, Türk Polis Teşkilatı Güçlendirme Vakfı ile Ankaragücü ve Gençlerbirliği Spor Kulübü gibi birçok STK’da yöneticilik ve başkanlık yapan AK Parti Ankara Milletvekili Barış Aydın, Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak nitelediği parlamento çatısı altında bir sivil toplumcu olarak hizmet verdiğini belirtti. Aydın, sivil toplum kuruluşlarının birbirlerini tamamlayıcı çalışmalar içerisinde olması gerektiğini söyledi.

Törende Veli Sarıtoprak Özel Ödüllerine’ne Selçuk Solmaz ve Nükhet Küçükel Ezberci – Banu Küçükel layık görüldü. Diğer ödüller ise; TÜSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak, TÜSİAV Dönem Sözcüsü Mustafa Zengin, TÜSİAV Koordinatör Üyesi Altan Palabıyıkoğlu, TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı Zafer Yıldırım, ASİAD Başkanı Eda Ersoy, BESİYAD Başkanı Ahmet Münir Yaşar, GÜ Mezunlar Derneği Başkanı Oya Hacıalioğlu, GGYD Başkanı Nezih Allıoğlu, GÜÇ-VAK Başkanı Gülgen Dural, KAİSDER Başkanı Göknur Atalay, KGPD Başkanı Rüveyde Akbay, ORSİAD Başkanı Nedret Yener, OSİAD Başkanı Ahmet Kurt, SEİS Başkanı Metin Demir, TÜKAL Başkanı Betül Turan, TÜKD Başkanı Meral Güler, YATSİAD Başkanı Yıldıray Yoldar tarafından sahiplerine takdim edildi. Ödüle layık görülen isimler ise şu şekilde: Halil İbrahim Yılmaz, İsmail Küçükkaya, Ersin Akınözü, Erdoğan Çolak, Zübeyde Ozanözü, Niyazi Akdaş, Ayşegül Çakmak Genç, Murat Atan, Birten Gökyay, Prof. Dr. Nuray Kırdı, Dr. Gülseren Buğdaycıoğlu, Süheyla Gürkaan, Ali Yücelen, Doç. Dr. Yeşim Çaplı, Murat Tarman, Mehmet Arpacı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak İşçi Sendikaları (HAK-İŞ) Konfederasyonu 14. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri sadece işçinin, emekçinin hakkını aramakla kalmadığını aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen bir sendika olduğunu söyledi.

“82 MİLYON VATANDAŞIN HER BİRİNİN HAYAT SEVİYESİNİ YÜKSELTECEK İCRAATLAR ORTAYA KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı görevlerinde her zaman işçinin yanında yer aldığının altını çizerek, “Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla, hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Bunun yerine bu ülkenin 82 milyon vatandaşının her birinin hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Zenginliği milletin tamamına mal ederek, herkesin bundan hakkını almasını sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da, fiilen milletimizin, 17 yıl öncesinin çok üzerinde bir refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki gelişmelerle millî geliri üç kattan fazla artırdıklarını, zenginliğin tabanını genişlettiklerini, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’yi dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş sebebiyle borçlanma oranı bir parça yukarı çıksa da Türkiye’nin AB ve OECD ülkeleri arasında çok iyi bir yerde bulunduğuna vurgu yaptı.

İçerdeki reformları hızlandırarak, dış şoklara karşı da daha güçlü hâle gelerek yaşanan sürecin atlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil ve sürdürülebilir bir zeminde yürütme imkânına kavuşacağız. Bu dengeyi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte, her alanda yeniden hedeflerimize uygun bir seviyeye çıkacağız” dedi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI ATAMA GÖREVİ CUMHURBAŞKANINA BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme görevi verdiğini ve gereken her durumda ihtiyaç duyulan adımları atmak, kararları almak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkanlığında yaptığımız görev değişikliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni yönetim sisteminde, Merkez Bankası Başkanını atama görevi, ülkenin diğer politikalarıyla birlikte ekonomi politikasından da sorumlu olan Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilmiş olsaydı, böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.”

Yaşanan tıkanıklığın bedelini ülke ve tüm milletin hep birlikte ödediğini ve bu duruma rıza göstermesinin görevi ihmal olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. İnşallah bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir” dedi.

“TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ ATILIMLARIYLA DÜNYAYI ŞAŞIRTMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Türkiye’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği atılımlardaki başarılarıyla, geçmişten beri hep dünyayı şaşırtmış bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de herkesi bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 31 Mart seçimlerinin ardından, özellikle CHP ve HDP’ye mensup belediyelerde sendikalardan istifa ettirilen 17 bine yakın üyesi ve işten atılan 800’e yakın kişiyle ilgili verdiği mücadeleyi desteklediğini belirterek, “Seçimlerden önce ‘hak, hukuk, adalet’ laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin, seçimlerin ardından haksızlık, hukuksuzluk ve faşizm abideleri hâline dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendika değiştirme baskısının işçinin hak arama mücadelesine yönelik aleni bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Hele hele sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak ekmeğinden-aşından, çoluğunun-çocuğunun nafakasından mahrum etmek, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek, partizanlığın en sefil, en aşağılık hâlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir yılını doldurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda Türkiye’nin döviz-faiz-enflasyon tuzağı başta olmak üzere, pek çok kritik sınamaya maruz kaldığını, Suriye ve Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye açısından hayati önem taşıyan nice uluslararası krizle mücadele ettiklerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin haksız eleştiri ve uygulamalarına göğüs gerdiklerini anlattı.

“BAKANLIKLARIMIZIN VE KURUMLARIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYECEK, ZAFİYET ORTAYA ÇIKAN YÖNLERİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Bu süreçte 4,5 milyon sığınmacının ekonomik, siyasi ve insani yükünü omuzladıklarını, yerel seçimler öncesinde ve sonrasında siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yaşananların yeniden yapılanmanın hem başarılı hem de eksik, aksak yönlerini gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, ortaya çıkan sorunların tamamının da üstesinden gelinebilir ve çözülebilir olması sevindiricidir. Reform ve değişim, insanların kendi hayatları gibi kurumlar için de kesintisiz bir süreci ifade eder. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet ortaya çıkan yönlerini de süratle değiştireceğiz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki bu en önemli yönetim reformunu baltalama peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yüzde 52 ile desteğini verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni daha ileriye nasıl taşıyacakları, eksikliklerini, aksaklıklarını nasıl düzelteceklerinin yollarını aradıklarını belirtti.

İstişareye verdiği önemi dile getirerek, “Tayyip Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını da, elde ettiği tüm başarıları da buna borçludur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle irtibatımızın kesildiği, tabanımızla bağımızın koptuğu, kanaat önderlerimizle muhabbetimizin zayıfladığı gün, zaten bizim de bittiğimiz gün demektir. Hâlbuki bizim daha milletimize yapacak çok hizmetimiz, ülkemizde icra edecek çok işimiz, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var” dedi.

“HAKKA, HAKİKATE, ADALETE, EHLİYET VE LİYAKATE DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ”

Cengiz Han’ın torunu Hülagu ile Kadıhan arasında Bağdat’ın ele geçirilmesi sırasında yaşanan rivayeti naklederek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi bugünlere medeniyetimize, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız, yani özümüze yönelmemiz getirmiştir. Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak, bunun sebebini de yine burada arayacağız. Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Hakka, hakikate, özellikle adalete, emanete, ehliyete, liyakate, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, büyüklenmeye, böbürlenmeye, dar kadroculuğa, özellikle de milletten kopuşa sebep olan her türlü hastalığı bünyemizden söküp atacağız. Bu şekilde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde, Allah’ın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ne sınırlarımıza yığılan teröristler ne onları üzerimize kışkırtan güçler ne yüzümüze dost gözüküp arkamızdan kuyumuzu kazan riyakârlar hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye son 17 yılda kazandırdığı hizmetlerin gerisinde; istikrar ve güven iklimini, gerektiğinde kendinden fedakârlık yapma pahasına koruma iradesini gösterebilmesinin yattığını vurguladı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN DEĞİŞİMİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

İstikrar ve güvene en çok ihtiyaç duyulan zamanın içinden geçilen bu dönem olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık önümüzde, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis bakımından dört yıllık, belediyelerde de beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi vardır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin tökezlemesini, yere kapaklanmasını bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacaklarını, meydanı, dışarıdan ve içeriden bu millete diz çöktürmeye, Türkiye’yi esir almaya çalışanlara terk etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni 15 Temmuzlara olduğu gibi, yeni 28 Şubatlara da fırsat vermeyeceğiz. Siyaset mühendisliği hesaplarının millî iradeye galebe çalamayacağını bir kez daha göstereceğiz. Bunun için de beşer olduğumuzun bilinciyle sigaya, sorgulamaya, derlenip toparlanmaya kendimizden başlayacağız. Allah şahittir ki niyetimiz halistir. Rabbim inşallah yar ve yardımcımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 14’üncü Olağan Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını dileyerek, konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’te Türk askerleriyle bir araya geldi 0 88015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saraybosna’daki Butmir Askerî Üssü’nde görevli Türk askerleriyle bir araya geldi.

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirve Toplantısı ve resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Butmir Askerî Üssü’ndeki AB Barış Gücü bünyesinde, Bosna Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı Millî Destek Birlik Komutanlığı’nda görev yapan Türk askerlerini ziyaret etti.

Askerlerle yemek yiyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan eşlik etti.